Etiket: Santrallerinde

  • Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 20 MW’lık Van güneş santrallerinde elektrik üretimi başladı

    Akfen Yenilenebilir Enerji’nin Van Edremit’te toplam 20 MW gücündeki iki lisanslı güneş santrali enerji üretimine başladı. Şirketin gelecek yıl aynı bölgede yapımı başlanacak üçüncü lisanslı güneş santralinin de devreye girmesiyle Türkiye’nin güneşlenme süresi en yüksek illerinden Van, 30 MW’lık güneş enerji santraline kavuşmuş olacak. Üç santral tam 120 bin kişinin enerji ihtiyacını karşılayacak.

    Türkiye’nin en büyük güneş ve rüzgar enerjisi kredisini aldıktan sonra 5 bölgede 327 MW gücünde 13 yerli enerji santralinin yapımına hız veren Akfen Yenilenebilir Enerji, 530 milyon dolar değerindeki yatırımlarını ardı ardına hayata geçiriyor. Son yıllardaki yatırım atılımıyla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yerli ve yenilenebilir enerji santrallerinin önemli bir oyuncusu haline gelen Akfen Yenilenebilir Enerji’nin lisanslı güneş projelerinden ikisi Van’da elektrik üretimine başladı.

    Yapılan bilgilendirmede; Eylül ayı sonunda ardı ardına kabulleri yapılan Van Edremit ilindeki Omicron Erciş ve Omicron Engil santralleri toplam 20 megavat gücüne sahip. Santraller üretilen enerjiyi ulusal elektrik ağı üzerinden tüm Türkiye’ye ulaştırarak 80 bin kişinin enerji ihtiyacını karşılayacak. Akfen Yenilenebilir Enerji tarafından Van’da yapımına başlanacak 10 MW gücündeki lisanslı projenin üçüncü santrali PSI Engil ise gelecek yıl devreye alınacak.

    Van Gölü’nün hemen yanında sıralanıyorlar

    Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeline sahip en yüksek illerinden Van’da işletilecek olan 3 santral Van Gölü’nün yanı başındaki toplam 600 dönümlük arazi üzerinde bulunuyor. Yıllık 60 GWh elektrik üretmesi beklenen santraller, 25 bin 804 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salınımını engelleyecekler. Yaklaşık 66 milyon dolara mal olacak güneş santralleri sayesinde Van önemli bir ekonomik değere kavuşurken, 120 bin kişinin yıllık enerji ihtiyacı tamamen yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak.

  • (Özel Haber) Enerji santrallerinde ‘yerli üretim’ için ‘milyonluk’ atak

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının çıkardığı Yenilebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) Yönetmeliği ile artık yenilebilir enerji kaynak alanları oluşturulacak. Bu sayede hem güneş, hem de rüzgar enerji santrallerine dayalı elektrik üretiminin gerçekleştirilmesi hız kazanarak, yerli enerji üretimi ile dışa bağımlık azalacak.

    Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 20’sini karşılayan İzmir’in Çeşme ilçesinde 80 milyon TL’lik yatırımla kurulan ABK Çeşme RES’in Proje Koordinatörü Erman Kaya, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) Yönetmeliği’nin enerji santrallerine dayalı elektrik üretimini artıracağına dikkat çekti.

    “Yerli üretim cari açığı düşürecek”

    Türkiye’nin artan elektrik ihtiyacını karşılamada yenilebilir enerjinin hükümet politikası olarak desteklendiğini belirten Kaya, daha fazla ve daha hızlı yatırım yapılmasını sağlayacak olan YEKA ile yerli üretimin gerçekleştireceğini belirterek, “Hükümetimizin enerji politikasında yenilebilir enerji başı çekmektedir. Bu politika çerçevesinde Yenilebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) kaynak alanları çıkacak. Bu da ülke ekonomisine katkı sağlayarak hem cari açığı giderek düşürecek hem de enerji üretiminde yerli parçaların da önünü açmış olacak” dedi.

    “Üretilen elektrikle dışa bağımlılık azalacak”

    Enerji sektöründe prosedürlerin yavaş ilerlediğini ve bunun da önüne geçmek için hükümetin YEKA ile bu yönde adım attığına işaret eden Erman Kaya, “Bu sayede hükümetimiz kaynak alanlarını belirliyor. Artık lisanslama diye bir şey kalmayacak, bütün izin aşamalarını hükümetimiz verecek ve biz hemen işe koyulup, ülke ekonomisinin kurulu gücünü arttırabileceğiz. Mevcut durumda santraller en az 3-4 seneden önce faaliyete girmiyor. Ama YEKA ile birlikte artık bu 3-4 yıllık süreçleri yarı yarıya indirmiş olacağız. Hem zamandan tasarruf edeceğiz hem de ülke ekonomisine katkı sağlamak amacıyla yerli üretimin önünü açmış olacağız. YEKA bölgeleri dediğimiz zaman artık küçük bölgeleri konuşmayacağız. Bin megavattan bahsediyoruz. Kaynak alanları ne kadar artırılırsa kurulu gücümüz de o kadar artacak. Tabi ki bu da dengeyi değiştirecek. Çünkü şu anda cari açığımız büyük ve bu da zaten dışarıdan almış olduğumuz doğalgazdan kaynaklanıyor. Yerli katkılarla ürettiğimiz elektrikle dışa bağımlılık azalacak” diye konuştu.

    “Elektrik faturaları günden güne düşecek”

    Yerli enerjinin daha fazla kullanılır hale gelmesinin vatandaşın cebine de yansıyacağını kaydeden Kaya, “Yenilebilir enerji istiyoruz. Çünkü hammaddesi doğa, herhangi bir şekilde atığı yok. Bundan dolayı ithalat azalacak çünkü hammaddemizi doğamız veriyor. Bu anlamda YEKA ile birlikte inşallah yenilebilir enerjinin önü açılacak ve üretimlerimiz artacak. Bu da vatandaşın cebine kısa vadede zaten yansıyacaktır. Elektrik faturaları da günden güne düşecek. Bundan sonraki etaplarda da yenilenebilir enerjinin önü açılacak ve yerli üretim ile bunu halka da yansıyacak” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin yüzde 20’lik ihtiyacını İzmir karşılıyor”

    Türkiye’nin toplam rüzgar enerjisi kurulu gücünün 5 bin 150 megavat (MW) olduğunu aktaran Kaya, bunun neredeyse yüzde 20’sinin sadece İzmir’den sağlandığını ifade etti. İzmir’deki kurulu rüzgar enerjisi gücünün son kabuller ile bin MW’ı geçtiğini ifade eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’nin 10 bin MW denizde, 38 bin MW karada olmak üzere toplam rüzgar potansiyeli 48 bin MW. Şu an karadaki potansiyelin yüzde 14’ünü yani 5 bin 150 MW’ını kullanıyoruz. Elektrik İşleri Etüt İdaresinin verilerine göre İzmir’de 12 bin MW potansiyel bulunmakta. İşletmedeki RES’lerin yüzde 38’i Ege Bölgesinde yer almakta olup inşaat halinde olan RES’lerin yüzde 50-70’i de Ege Bölgesi’ndedir. İnşaat halinde ki RES’lerin yüzde 27’si İzmir’dedir. Bu rakamlar bize şunu gösteriyor; yenilenebilir enerjinin önemi artmakta olup gerek ülkemizin enerji bağımsızlığı gerekse dünyamızın iklim değişikliği ile mücadelesinde İzmir, ülkemizin yenilenebilir enerji başkenti olma yolundadır.”

  • Klima Santrallerinde Türk Mühendislerinin Başarısı

    Teknoklima firması, yerli üretim olan üstün teknolojili klima santrallerini yurt dışına ihraç ediyor. 7 Mayıs tarihine kadar devam edecek olan İstanbul Fuar Merkezinde (CNR Expo) yapılan ISK-SODEX Uluslararası Isıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarına katılan Teknoklima, başarılarıyla tüm katılımcıların dikkatini üzerine çekti. Yerli üretim olan ve yüksek teknoloji kullanılan klima santralleri yurt dışına ihraç yaparak bu alandaki başarısıyla adından söz ettirdi. Özellikle Boreas klima santralleri ürün grubu yurt dışında geniş yer buldu.

    ’’YURT DIŞINDA GENİŞ YER BULDU’’

    Teknoklima firmasının Genel Müdürü Uğur Darcan, firma olarak 15 yıldır Türkiye’de hizmet verdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Ürün grubumuza son 3 senede kattığımız Boreas isimli imalat olan yeni teknolojik klima santralleri, endüstriyel klima uygulamalarında kullandığımız ürünümüzdür. İki yıllık bir gelişimin sonunda 2013 yılında sektöre tanıttık. Boreas üstün teknolojik özellikleri ve yüksek Eurovent sertifikasyonuyla da sektörde geniş yer bulmuş bir ürün grubudur. Bu cihaz endüstriyel mekanların havalandırılması, soğutulması ve iklimlendirilmesinde kullandığı gibi kapalı yüzme havuzları klimatizasyonu gibi özel lokasyon uygulamalarında da kullandığımız ürün. Türkiye’de geliştirdiğimiz bu yüksek teknoloji ürün aynı zaman yurt dışı pazarlarında da geniş yer buldu. Bunlardan biri Ortadoğu pazarı, diğeri Avrupa pazarı olmak üzere geniş oranda ihracat gerçekleştiriyoruz.’’

    Boreas’ın Türk mühendislerinin başarısı olduğuna dikkat çeken Darcan, “Yüksek teknoloji geliştirerek imal ettiğimiz bir ürün grubu. Boreas Türkiye’de teknoloji ithal eden bir endüstrinin teknolojiyi Avrupa’ya ihraç eden, yeni parlayan yıldızı olmuştur.” dedi.

    ’’AVRUPA’YA İHRACAT YAPIYORUZ’’

    İskandinav ülkelerinden ünlü ve eski bir klima firmasıyla anlaşma yaptıklarını belirten Darcan, şunları söyledi:

    “Bu firma İsveç kökenli oldukça eski bir klima imalatçısıdır. Benzer ürün gruplarının uzun süredir Avrupa’da imalatını gerçekleştiriyor. Avrupa ve Ortadoğu pazarına uygun yüksek teknolojili klima imalatçıları içinde karşılıklı bir üretim anlaşması imzaladık. Bu kapsamda kendilerinin Avrupa içinde ihtiyaç duydukları yüksek teknolojili klima cihazlarını hem Avrupa hem de Ortadoğu pazarı olmak üzere kendilerinin ismiyle üretimini Türkiye’deki tesislerimizde geliştiriyoruz. Bundaki en önemli unsur bizim klima cihazlarında kullandığımız yüksek teknoloji ve bu teknolojinin Avrupalı sertifikasyon kuruluşları tarafından sertifikalandırılmış olmasıdır.”

    ’’KLİMA SANTRALLERİNDE UZAY TEKNOLOJİSİ’’

    Klima santrallerinde kullanılan uzay teknolojisi hakkında bilgi veren Darcan, sözlerini şöyle sürdürdü: ’’Fiber karbon dünyada aslında uzay teknolojisinden kullanılan bir teknoloji. Partner bir kuruluşumuzun teknolojik gelişimini klima santrallerine aktardık. Boreas’la uzay teknolojisini yani yüksek performanslı güçlendirilmiş fiber karbon uygulamasını ilk defa klima santral teknolojisine adapte etmiş olduk. Benzer şekilde cihaz üzerindeki elektronik aksam, gözetme camı yerine elektronik kamera kullanılması, farklılaşmış elektronik ve mekanik teknolojilerin klima santral teknolojisine adaptasyonu Boreas’ın getirdiği yeniliklerdir.’’

    ’ÇEVRECİ ÜRÜN KULLANIYORUZ’

    Klima santrallerinde kullandıkları ürünlerin çevreci olduğunun altını çizen Darcan, ’’Özellikle çevreci diyebileceğimiz ürün gruplarının klima santrali imalatında ve kapak izolasyonlarında poliüretan yerine çevreci, çevreye zarar vermeyen kaya yünü izolasyon kullanıyoruz. Anti bakteriyel özellikleri var. Hijyen aplikasyonlarında kullanıyoruz. Bu anlamda çevreci ve doğa dostu diyebiliriz’’ dedi.

    Fuarı değerlendiren Darcan, ’’İlgi ilk gün için çok iyi. 2-3 gün içinde artarak devam etmesini bekliyoruz. Sadece Türkiye içinde değil özellikle yurt dışı pazarlardan da yoğun müşteri talebi, ortaklık, partner ve distribütörlük talepleri geliyor. Özellikle ürün gruplarında geliştirdiğimiz teknolojinin tüm çevreler ve ülkeler bazında beğenilerek takdir edilmesi anlamında bizde olumlu yaklaşım uyandırıyor’’ diye konuştu.