Etiket: Santralinin

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tufanbeyli Linyit Santrali’nin Açılışını Yaptı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı sıkıntıların pek çoğunun gerisinde Türkiye’yi 2023 hedeflerinden uzaklaştırma amacı olduğunu belirterek, Türkiye’de bu gerçekleri kavrayamadıkları için aynı üslup ile konuşan ve aynı amaca hizmet edenler olduğunu, kendisinin bu kişilere “Mankurt” dediğini söyledi.

    Enerjisa Tufanbeyli Linyit Santrali’nin açılışı için Adana’nın Tufanbeyli ilçesine gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ile birlikte açılışı yapılan santrali gezdi. Türkiye’nin en büyük özel linyit santrali olan ve yatırım bedeli 1.1 milyar dolar olan Türkiye’nin en yüksek kuru tip soğutma kulesine sahip Tufanbeyli Linyit Santrali’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sabotaj girişimlerine rağmen hedeflerine kararlılıkla ilerlediğini belirtti. Sabancı Grubu’na ve santralin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, “Enerjisa Tufanbeyli Santrali 450 megawat kapasiteye sahip, yatarım itibariyle 1.1 milyar dolarlık dev bir yatırım. Burada 6 milyar dolarlık doğal gaza denk kömür kullanılarak 1.5 milyon konutun tüketimini karşılayabilecek enerji üretilecek. İnşaat sürecinde çalışan 4 bin 500, işletme döneminde bin kişiye istihdam olacak bu santral yılda 5.5 milyon ton linyit kömür işleyecek. Türkiye’nin en büyük özel sektör linyit santrali olan bu tesis, sahip olduğu yeni ve çevre ile uyumlu teknolojisi sayesinde Uluslar arası standartlarda üretim yapılacak. Bu tip yatırımlarda birçok ‘istemezük’ diyenler çıkar. Bunların üzerine gitmek suretiyle onlara bunu kabul ettirmek durumundayız, tüm milletimizin çıkarı için, ülkemizin çıkarı için. Türkiye’nin en yüksek, Avrupa’nın 4. büyük soğutma kulesi sayesinde bu fabrikadaki emisyon değerlerinin uluslararası standartların da altına düşürüldüğünü öğrendim. Santralin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Sabancı Grubu başta olmak üzere çalışanlarına ve ilgili kurumların hepsine teşekkür ediyorum” dedi.

    “ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA ENERJİ ALANINDA İHTİYAÇ DUYACAĞIMIZ ENERJİ YATIRIMI 110 MİLYAR DOLAR OLARAK HESAPLANIYOR”

    Enerjinin Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu alanların en başında geldiğini, 2003 yılında enerji ithalatının 11.5 milyar dolar olduğunu, bu rakamın 2014 yılında 55 milyar dolara yükseldiğini söyleyen Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl petrol fiyatlarındaki düşüş sayesinde enerji ithalatımızı 38 milyar dolarda tutabildik. Cari açığımızın önemli bölümü enerji hammaddelerinin ithalatından kaynaklanıyor. Geçtiğimiz yıl 63 milyar dolar civarında olan dış ticaret açığımızın yarısından fazlası enerji kaynaklıdır. Ülkemiz geliştik, büyüdükçe, her alanda ileriye gittikçe enerji ihtiyacımız artıyor. Milletimizin refah düzeyinin yükselmesi, şehirleşmenin artması, teknolojinin daha etkin kullanılması enerji talebini yükseltiyor. ‘Bir ülkenin refah düzeyi ne durumdadır?’ sorusunun cevabı enerji tüketimi ile orantılıdır. OECD ülkeleri arasında enerji talep artışının en fazla olduğu ülke Türkiye’dir. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda ilerledikçe enerji talebimiz de katlanarak sürecektir. Önümüzdeki 10 yılda enerji alanında ihtiyaç duyacağımız enerji yatırımı 110 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Bunun için kömür ve su gibi kendi kaynaklarımızı, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakları daha etkin kullanarak enerjideki talebi karşılamayı ve dışa bağımlılığımızı asgariye indirmeyi hedefliyoruz. Bunun için de illa ithal kömür alalım gayreti içinde olanlar var. Ben şahsen ithal kömürün ülkemize gelmesine karşıyım. Niye karşıyım, cari açığı tahrik ettiği için karşıyım. Benim yerli kömürüm var, kalografik değeri düşüktür olabilir, ithal kömürden 5 kullanacağın yerde bundan 10 kullanırsın ama yerli kömür kullanırsın ve yerli kömürü kullanmak suretiyle cari açığımızı daha da düşürürüz. Bu arada özellikle son 13 yılda bu alanda birçok adımlar atıldı. Hem kamu kaynaklarını hem de özel sektörün imkanlarını seferber ettik. Sadece güneş ve rüzgar gibi doğal enerji kaynakları ile Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamak mümkün değil. Kömür ve su kaynaklarımızı mutlaka en ileri seviyede değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Bugün burada açılışını yaptığımız tesis kömür kaynaklarımızın etkin kullanımı bakımından çok önemli ve örnek bir yatırımdır. Dünyada kömür yüzde 29’lu oranla en çok kullanılan enerji kaynağı olarak petrol ve doğal gazın önündedir. Bizim yeterli petrolümüz ve doğal gazımız olmayabilir ama zengin sayılabilecek kömür kaynaklarımız var. Öyleyse bu imkandan en iyi şekilde istifade etmek durumundayız. Dünyada da enerji talebini karşılama bakımından kömürün liderliği elden bırakmayacağı görülüyor. Bizdeki bazı çevrecilerin kömür, hidroelektrik ve nükleer santraller karşıtı eylemleri hiçbirinizi yanıltmasın, bunlara çok fazla kulak asmaya gerek yok. Gereğini yapmak durumundayız. Benim için aslolan milletimin menfaatidir. Bunların karşısına dikilenlerin hepsi teferruattır. Bunların dikili ağacı yoktur bu ülkede. Köprü yaparsın karşı çıkarlar, baraj yaparsın karşı çıkarlar, her şeyin karşısındalar. Ağaç dikersin karşısındalar. Sadece Avrupa ülkelerine baktığımızda kömür ile ilgili karşımıza çıkan fotoğraf şudur; Polonya yüzde 84, Almanya yüzde 45, İngiltere yüzde 39, Romanya yüzde 33, Danimarka yüzde 34 oranında elektrik üretimini kömür ile gerçekleştiriyor. Dünyada da durum farklı değil. Kömüre dayalı elektrik enerjisi üretimi Çin’de yüzde 75, Hindistan’da yüzde 73 seviyesinde. Ülkemizde bu rakam yüzde 28,5. Bunun da sadece yüzde 13.5’i yerli kömür. Avrupa ülkelerinde halen 135 nükleer santral faaliyet gösteriyor. Bu rakam dünya genelinde 444. İnşa halinde 62 nükleer santral var. Türkiye 2 tane nükleer santral inşaat teşebbüsünde bulundu diye kıyametler kopuyor. Ülkemizin kömür rezervleri son keşiflerle 15 milyar ton olarak tespit edilmiş durumda. Açılışını yaptığımız bu santral yılda 5.5 milyon ton kömür kullanacak. Dolayısıyla bizim bunun gibi daha onlarca santrali rahatlıkla besleyecek toplamda 25 bin megawatlık potansiyeli destekleyecek rezervlerimiz mevcut. Bu da bizim doğal gaz ithalatımızın önemli bir bölümüne tekabül ediyor. Yerli kömüre dayalı elektrik üretimini ne kadar artırırsak doğal gaz ile üretilen elektrik ihtiyacımız o kadar azalacaktır. Yeni geliştirilen, açılışını yaptığımız bu fabrikada uygulanan teknolojiler artık kömürün kirli, çevreye zarar veren enerji kaynağı olduğu algısını tamamen yıkıyor. Bu tür çevre dostu santrallerin ülkemizde üretilmesini sağlamak için yürütülen projeleri de takip ediyor ve destekliyorum” diye konuştu.

    “İHRACATINI 500 MİLYAR DOLARA, DIŞ TİCARETİNİ 1 TRİLYON DOLARA ÇIKARTACAK TÜRKİYE’NİN BİRİLERİNİ OLDUKÇA RAHATSIZ ETTİĞİ AÇIKÇA GÖRÜLÜYOR”

    Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda atılmış her adımın kendisi için çok değerli olduğunu belirten Erdoğan, “Çünkü son yıllarda yaşadığımız sıkıntıların pek çoğunun gerisinde Türkiye’yi bu hedefinden uzaklaştırma, saptırma amacı var. Dünyanın en büyük 10 ekonomisi haline gelmiş Türkiye’nin birilerinin işine gelmediğini çok iyi görüyoruz ve anlıyoruz. Eğer Türkiye’de bugün terör belası ile karşı karşıyaysak bunun en önemli sebeplerinden birisi Türkiye’nin ilk 10’a yürüme sürecidir. Bunlar ülkemizi terör belasıyla bu amacından uzaklaştırmanın gayreti içindeler. Ama biz bu amacı da biliyoruz ve bunu da yıkacağız. İhracatını 500 milyar dolara, dış ticaretini 1 trilyon dolara çıkartacak Türkiye’nin birilerini oldukça rahatsız ettiği açıkça görülüyor. Savunma sanayinde dışa bağımlılığından kurtulmuş bir Türkiye’ye birilerinin tahammülü olmadığı belli. Burada olduğu gibi kendi rezervlerini kullanarak potansiyelini harekete geçirecek, enerji konusunda kaynak çeşitlendirmesini başarmış bir Türkiye birilerinin işine gelmiyor. Özellikle Avrupa’da nüfus hızla yaşlanırken, Türkiye’nin genç, eğitimli ve dinamik nüfusu ile yükselen bir güç olarak yıldızının parlaması bazı çevreleri endişelendiriyor. Olay bu kadar basittir. Maalesef, ülkemizde de bu gerçekleri kavrayamadıkları için aynı üslupla konuşanlar, aynı amaca hizmet edenler var. Ben bunlara ‘Mankurt’ diyorum. Sevindirici olan bunların hiçbirisi milletimizin de, girişimcilerimizin de, iş adamlarımızın da umurunda değil. Sabancı ailesi sizin de umurunuzda olmasın, E.ON sizin de olmasın. El ele verin ve bu yolda yürümeye devam edin. Milletimiz kendi hedeflerine odaklanmış bir şekilde önüne çıkan, çıkartılan tüm engelleri sabırla ve dirayetle aşarak yoluna devam ediyor. Girişimcilerimiz, iş adamlarımız hem ülke içindeki hem de dünyanın dört bir yanındaki çalışmalarını sürdürüyorlar. Hükümetimiz kendi programını uyguluyor, bakanlıklarımız kendi alanlarında bir yandan mevcut projeleri tamamlamak, bir yandan yeni projeleri hayata geçirmek için çalışıyor. Türkiye sabotaj girişimlerine rağmen hedeflerine kararlılıkla ilerliyor. Ekonomi verileri tüm ‘öldük, bittik’ yaygaralarına rağmen hem de beklentilerin ötesinde bir büyümeye, ilerlemeye işaret ediyor. Açıklanan rakamlar, hayata geçirilen projeler, bilhassa bu felaket tellallarına her seferinde büyük bir hayal kırıklığı yaşatıyor” şeklinde konuştu.

    “BİZİM UYGULAMALARIMIZIN ULAŞTIĞI YERE BUNLARIN HAYALLERİ BİLE ULAŞAMIYOR”

    Antalya’da Botanik Sergisi’nin maliyetinin 1.8 milyar olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bunu yaparken hedefimiz dünyaya önemli bir mesajı vermek. Dikkat edin, bir botanik fuarı. Başarı ile açılış gerçekleşti. İstanbul-İzmir otoyolunun iki önemli aşamasında yapılan törenlere iştirak ettik. Sevgili Adanalılar, milletim, Osman Gazi Köprüsü ile Asya’yı Avrupa’ya tekrar bağladık. O gün 40 kilometrelik bir otoyolun açılışını yaptık. Düşünebiliyor musunuz, İstanbul-İzmir şuanda 8.5 saat, ama şimdi 3.5 saatin altına düşüyor. Vatanı sevmek bu, milleti sevmek bu. Kaza riskini azaltıyorsunuz, oradaki yakıttan ciddi manada tasarruf ediyorsunuz. Bu yolculukta giderken sağına-soluna bak yeşil, tam bir çevreci yol, bunu görüyorsunuz. Onların böyle bir derdi yok. Biz dertliyiz, dertli olan dağları deler, dağları aşar. Türkiye’nin en büyük tünelleri bu yolda. Bunlar önemli şeyler. Hamdolsun bizim uygulamalarımızın ulaştığı yere bunların hayalleri bile ulaşamıyor. Osman Gazi adını verdiğimiz İzmit Körfez geçişi köprüsünün son vidalarını sıktık. Bugün de burada milyar dolarlık yatırım olan termik santralimizin açılışını yapıyoruz. Buradan Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde 360 milyon liralık bir yatırım olan Samsun Makine Sanayi ile toplamda 1 milyar liralık yatırıma karşılık gelen 49 ayrı tesisin açılışını gerçekleştireceğiz. Türkiye burada. Ey Avrupa, ey dünya, eğer Türkiye’nin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsan buraya bak. Terör sadece bizim değil tüm insanlığın sorunu, terör olayları üzerinden Türkiye’yi okumaya kalkarsan yanılırsın. Tamamı siyasi hesapların ürünü, tamamı ideolojik çarpıtmalarla, yalanlarla bezeli raporlar Türkiye’yi anlatmıyor, anlatamaz. Türkiye’yi anlamak için bakacağın yer işte burasıdır. Bu tesise bakacaksın. Bizi 2023 hedeflerine yaklaştıran her projeyi hayata geçiren herkese, başta Sayın Başbakanımız ve bakanlarımız olmak üzere hükümetimize, milletvekillerimize, iş adamlarımıza STK’lara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “2002 YILINDA 31 BİN MEGAWAT KURULU GÜCE SAHİP OLAN TÜRKİYE, 74 BİN MEGAVAT KURULU GÜCÜ AŞMIŞTIR”

    Yerli kömür için sektörü desteklemeye devam edeceklerinin altını çizen Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ise, “Özellikle bu kadar yeni, güçlü, modern bir tesisi Türkiye enerji sektörüne kazandırdığı için Sabancı ailesine teşekkür ediyorum. Yatırım tutarı, yıllık üretim kapasitesi, istihdama yapacağı katkı ile Tufanbeyli santrali bizim için önemli anlamlar ifade ediyor. 2002 yılında 31 bin megavat kurulu güce sahip olan Türkiye, 74 bin megawat kurulu gücü aşmıştır. Yerli kömür için özel sektörümüzü desteklemeye devam edeceğiz. Kömürün iyi şekilde değerlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, kömür madenlerinde iş güvenliği standartlarının istenilen düzeye gelmesi için sadece kömür üzerinde bir yasal düzenleme için çalışıyoruz. Dünyanın kömürden vazgeçtiği söylemi doğru değil. Dünya kömüre ve kömürden enerji üretimine yatırım yapmaya önümüzdeki on yıllar boyunca devam edecek. Enerji kaynakları bakımından zengin olmayan Türkiye’nin kömürden faydalanmaması düşünülemez. Önümüzdeki 10 yılda Türkiye’nin hedeflediği büyüme rakamlarını tutturması için 50 bin megawata yakın yeni yatarım yapmak durumundayız. Enerji sektöründeki dengeli portföyümüzü her geçen gün artıracağız. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz ve karbon emisyon ölçümlerine baktığımızda Batı’daki bir çok gelişmiş ülkeden çok daha iyi noktadayız. Dünyaya karbon emisyonunda çok daha fazla kirleten ülkelere göre Türkiye çok düşük oranlarda dünyadaki örnek ülkelerden birisi” dedi.

    Yerli kaynakların verimli kullanılarak yeni elektrik santrallerinin kurulmasının önemini anlatan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da, “Toplam 450 megawat kurulu gücünde olan Tufanbeyli Santrali tam kapasite ile çalıştığında 1.5 milyon hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayacak. Tesis, bölgenin sosyal ve ekonomik hayatına da katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

    ADANA’YA SON YILLARDA 4 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

    Tufanbeyli Linyit Santrali’nin Türkiye’nin özel sektör tarafından ileri teknoloji ile çevre dostu olarak tasarlanan en büyük linyit santrali olduğunu söyleyen Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, “Enerji Bakanlığı ve EPDK’nin liderliğinde elektrik piyasasının serbestleşmesinde önemli adımlar atıldı. Kendilerine çalışmaları için teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de bu sektörün liberalleşmesi adımların daha da artacağına, daha verimli bir enerji piyasasına işlerlik kazandırılacağına olan inancımız tamdır” dedi.

    Son yıllarda Adana’ya 4 milyar dolar yatırım yaptıklarının altını çizen Güler Sabancı, “Ülkemizin yerli enerji kaynaklarına yaptığımız yatırımlar ülke ekonomisinin büyümesi, cari açığın iyileştirilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Tufanbeyli Santralimizde olduğu gibi linyit rezervlerimizin ekonomiye kazandırılmasıyla Türkiye’nin doğal gaz ithalat faturasının 6 milyar dolar azalacağı öngörülüyor” diye konuştu.

    Tufanbeyli Linyit Santrali’nin açılışına Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Güler Sabancı’nın yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ile EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı. Erdoğan, protokol ile birlikte santralin açılışını gerçekleştirdikten sonra programlara katılmak üzere Adana’ya hareket etti.

  • 99 Baraj Ve Hidroelektrik Santralinin Toplu Açılış Merasimi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğalgazda dışa bağımlı olmamız, karşımıza hiç beklenmedik zamanlarda hiç ummadık sorunlar çıkartabiliyor. Bunun için kendi kaynaklarımızı süratle devreye almalıyız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu’nda kamu ve özel sektör tarafından tamamlanan 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılış merasimine katıldı. Programda konuşan Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerin de tetiklemesiyle sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirtti. Vatandaşlara seslenen Erdoğan, “Bu süreci herhangi bir ekonomik, sosyal, siyasi kayıp yaşamadan geçebilmemiz için istikrar ve güven ortamına sımsıkı sarılmalıyız. 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan kısmi belirsizliğin içeride ve dışarıda kimlere, nasıl cesaret verdiğini sizler de gördünüz. Hamdolsun 1 Kasım seçimleriyle milletimiz yeniden istikrar ve güven ortamını tahkim etmiş, 2019 yılına kadar ülkemizin önünü açmıştır. 2015 yılı tüm zorluklara rağmen kayıp bir yıl olmamıştır” dedi.

    Konuşmasında 2015 yılının ekonomi rakamlarını değerlendiren Erdoğan, geçen yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 4’lük büyüme oranı ve 25 çeyrektir kesintisiz süren büyüme istikrarıyla Türkiye’nin bu alanda OECD ülkeleri içinde ikinci, G-20 ülkeleri içinde ise dördüncü sırada yer aldığına dikkat çekti. Geçen yılın ilk 11 ayında elde edilen sonuçlara göre bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 1,3 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin bu oranla 23 Avrupa Birliği (AB) ülkesinin önünde yer aldığını vurguladı.

    “TÜRKİYE’NİN BÜYÜDÜĞÜNÜ SÖYLERKEN KENDİMİZİ KANDIRMIYORUZ”

    Geçen yıl yaşanılan en ciddi olumsuzluğun “ihracatın düşmesi” olduğunu anımsatan Erdoğan, “İhracatımız bir önceki yıla göre yüzde 12’lik gerilemeyle yaklaşık 144 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tüm bunlara karşı dış ticaret açığımızın yüzde 22,2 azalmış olmasını önemli bir kazanım olarak görüyorum. Otomotiv ve konut satışı gibi ekonomi bakımından önemli verilerimizin tamamında da bir önceki yıla göre ilerleme kaydetmiş durumdayız. Uluslararası yatırımlar konusunda da benzer bir olumlu tabloyla karşı karşıyayız. 2014 yılında 12,7 milyar dolar olan ülkemize yapılan doğrudan uluslararası yatırım tutarı, geçtiğimiz yılın ilk 11 ayında 14,1 milyar dolara yükseldi. Bu tabi bizim için ideal değil çünkü biz 22 milyar doları görmüş bir ülkeyiz. Bunu aşmamız lazım ve aşacağız. Bir Türkiye’nin büyüdüğünü, geliştiğini söylerken kendi kendimizi kandırmıyoruz. Daha iyi olacak, buna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BÖLGEMİZDE YAŞANAN SORUNLAR İLANİHAYE DEVAM EDECEK DEĞİL”

    Erdoğan, 2002-2014 yılları arasında dünya dış ticaret hacminin 2,9 katına çıkarken Türkiye’nin dış ticaret hacminin 4,6 katına yükseldiğini belirtti. Küresel finans krizinin süren etkilerine rağmen Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasından taviz vermediğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bölgemizde yaşanan sorunlar ilanihaye devam edecek değildir. Daha da önemlisi Türkiye artık sadece bulunduğu bölgeyle sınırlı bir ticaret vizyonunu geride bırakmış, tüm dünyayı kucaklayabilecek bir duruma gelmiştir. İşte son Rusya krizinde hep birlikte gördük, bu ülkenin anlamsız ve bizden ziyade kendisine zarar veren tutumu karşısında ilgili kurumlarımızın desteğiyle ihracatçılarımız hemen farklı pazarlara, diğer pazarlara yöneldiler. Sağolsunlar. Mesele bu. Aradığı zaman, azmettiği zaman evelallah bu millet, taşı sıkar, suyunu çıkarır. Bundan hiç endişem yok. Dünyanın neresine gidersek gidelim orada mutlaka iş adamlarımızla karşılaşıyorum. Onların başarı hikayelerini dinliyorum. İş adamlarımızı ben günümüzün alperenleri olarak, akıncıları olarak görüyorum. Bu kardeşlerimiz gittikleri yerlerde sadece ticaret imkanlarını araştırmıyor aynı zamanda ülkemizin kültürünün, tarihinin, medeniyetinin temsilcisi olarak hareket ediyorlar. Bana göre parayla birlikte gönül kazanmak için de çalışmayan iş adamımız vazifesini eksik yapıyor demektir.”

    “DOĞALGAZDA DIŞA BAĞIMLI OLMAMIZ, KARŞIMIZA HİÇ BEKLENMEYEN SORUNLAR ÇIKARABİLİYOR”

    2016 yılının geçtiğimiz yıldan “çok daha iyi, çok daha bereketli, çok daha hayırlı” bir yıl olacağını söyleyen Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışan, üreten, eser ortaya koyan herkese, özellikle iş adamlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Enerji sektörünün bu bakımdan önemli ve öncelikli bir alan olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

    “Nasıl Türkiye’nin hidroelektrik enerji üretimini, 2003 yılındaki 26 milyar kilowatsaatten 91 milyar kilowatsaate çıkarmışsak inşallah 2019 yılında bu rakamı 127 milyar kilowatsaate de ulaştıracağız. Hep beraber, elele bunu başaracağız. İşte gördünüz, doğalgazda dışa bağımlı olmamız, karşımıza hiç beklenmedik zamanlarda hiç ummadık sorunlar çıkarabiliyor. Bunun için kendi kaynaklarımızı süratle devreye almalıyız. İş adamlarımızdan daha fazla yatırım bekliyorum. Nükleer santral başta olmak üzere enerjide dışa bağımlılığımızı asgariye indirecek diğer imkanları da kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. 2023 Türkiyesi, diğer hedeflerimizle birlikte enerji alanında da bizi 2053 ve 2071 vizyonumuza taşıyabilecek altyapıya sahip olmalıdır. Her kim ki bu ülkenin ve milletimizin geleceği için taş üstüne taş koyuyorsa Allah ondan razı olsun. Bizim desteğimiz de sonuna kadar onların yanındadır. Her kim ki bu ülkenin ve milletin tekerine çomak sokmaya çalışırsa biz sonuna kadar onlarla da mücadele edeceğiz. Bu da böyle bilinsin.”

    “YEŞİLİ BİZ İSMİNDE ’YEŞİL’ OLANLARDA ÇOK DAHA FAZLA SEVERİZ”

    Açılışı yapılan 99 baraj ve hidroelektrik santrali kapsamında iş adamlarının her türlü teşekkür ve desteği hak ettiklerini belirten Erdoğan, barajların insaşı ve yapımında emeği geçen mimar, mühendis ve işçilere teşekkürlerini iletti. “Sözde akademisyenlerin” HES’lerin önüne geçmek için neler yaptıklarını iyi bildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Biliyorsunuz bunlar ’Greenpeace’çiler vesaire hep bir araya gelirler, böyle bir şeyler yapıp önünü kesmeye çalışırlar. Yeşili biz isminde ’yeşil’ olanlardan çok daha fazlasıyla severiz. Onlarınki ’Greenpeace’dir, bizimki tam manasıyla bir yeşildir. Çünkü bu barajlar farklı güzellikler katar, hem çevreye hem o oluşan barajdaki imkanlara ve mesela ben şimdi Yusufeli’ni düşünüyorum. Yusufeli bittiği zaman orası ne tür güzellikler arz edecek. Çünkü baraj ve barajın yanında yeni Yusufeli’nin ilçe olarak inşası ve ihyası o projeleri bizzat takip ettim. Sağolsun Bakanım, projeyi getirdi, gösterdi. Bambaşka bir Yusufeli bambaşka bir şehir ortaya çıkacak. Diğer yerler de böyle. Mesela Kayseri’de bir Yamula Barajı’nı düşünün, öyledir. Eskiden birileri geldi, ’Kayseri’ye deniz getireceğim’ dedi. Onlar getiremedi ama biz Kayseri’ye deniz getirdik, Yamula Barajı’yla getirdik. Lafla olmuyor bu işler, attığınız hayati adımlarla oluyor.”

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 7 İLE CANLI BAĞLANARAK TOPLU AÇILIŞ YAPTI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Artvin, Ardahan, Erzincan, Tokat, Adana, Düzce ve Sakarya’ya canlı telefon bağlantısıyla bağlanarak kamu-özel sektör ortaklığıyla yapımı tamamlanan 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılışını gerçekleştirdi. Açılış töreninde bazı illerdeki yoğun kar yağışı ekranlara yansıdı.

    Toplu açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ile iş adamları ve diğer davetliler katıldı.

  • Erzincan’ın İlk Güneş Enerji Santralinin Açılışı Yapıldı

    Erzincan’ın ilk güneş enerji santralinin açılışı gerçekleştirildi.

    Erzincan Organize Sanayi Bölgesinde kurulan santralin açılış törenine Vali Süleyman Kahraman, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Aldemir, Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu, Vali Yardımcısı Ahmet Türköz, Erzincan İŞGEM Müdürü Gürbüz Odabaşı katıldı.

    Açılışı gerçekleştirilen santralde bilgilendirmede bulunan Erzincan İŞGEM Müdürü Gürbüz Odabaşı, “Güneş enerjisi santrali 43 Kw/ saat elektrik üretmektedir. KUDAKA’dan sağlanan destekle 210 bin TL ‘ye mal olmuştur. Bu proje Erzincan’a örnek olması ve yatırımcılarına ucuz elektrik temin etmek amacıyla gerçekleştirilmiş olup Erzincan da kurulan ilk Güneş Enerji Santralidir. 176 Adet Güneş Paneli ve 2 Çevirici’den oluşmaktadır. Bin metrekare alanda tesis edilmiştir. Tesis 2 ay gibi kısa sürede bitirilmiş olmasına rağmen Elektrik üretim izinlerini almak 6 ay sürmüştür.” dedi.

    Erzincan İŞGEM Müdürü Gürbüz Odabaşı’nın konuşmasının ardından santralin açılışı gerçekleştirilerek, kurulduğu alan gezildi.