Etiket: Santimetre

  • Bursa’nın üst kesimlerinde 15 santimetre kar var

    Bursa’da sabah saatlerinde etkisini arttıran yağış sonrası şehrin özellikle batı ve üst kesimlerinde kar kalınlığı 15 santimetreye ulaştı.

    Bursa’da sabah saatlerinde etkisini göstermeye başlayan kar yağışı hayatı durdurma noktasına getirdi. Kar kalınlığı şehir merkezinde 10, Uludağ’ın etekleri ile Nilüfer’in üst kesimlerinde 15 santimetreye ulaştı.

    Yoğun kardan dolayı belediye görevlileri ise tuz atarak ve küreme yaparak kapanan yolları açma çalışmalarını sürdürüyor.

    Özellikle Mollafenari, Kuştepe ve İvazpaşa gibi Uludağ’ın eteklerinde dar ve dik yokuşlu yollara Osmangazi Belediyesi’nin mini kamyonetleri müdahale ederek küreme ve tuzlama çalışması yaptı.

  • Boyunuz ameliyat ile 14 santimetre uzayabilir

    NCR İnternational Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Cebesoy, ağırlıklı olarak boyu 150 santimetreden kısa olanlar için uygulanan ameliyatla boyun 14 santimetre uzatıldığını kaydetti. Cebesoy, boy uzatma ameliyatlarının estetik kaygılarla da tercih edildiğini söyledi.

    Prof. Dr. Oğuz Cebesoy, boy kısalığının ailesel veya genetik kökenli olabileceğini dile getirerek, genetik kökenli boy kısalığına her yaşta, ailesel kökenli boy kısalığına ise büyüme patlamasının bittiği 12 yaşından sonra ameliyat ile müdahale etmeyi tercih ettiklerini söyledi. Cebesoy, ameliyat ile bacaklardan ve uyluklardan 7’şer santimetre olmak üzere toplamda 14 santimetre boy uzaması sağlanabildiğini söyledi.

    Estetik amaçlı boy uzatma

    Estetik amaçlı boy uzatmanın mümkün olduğunu dile getiren Cebesoy, “Tıbbi olarak bunu yapmak mümkündür. Kişide boy kısalığının ruhi bir saplantı haline geldiği görülürse, kişi öncelikle psikiyatrik bir konsültasyona yönlendirilir. Psikiyatrik konsültasyonda ‘Eğer bu tedavi yapılmazsa söz konusu hastada kalıcı psikiyatrik sıkıntılara neden olur’ raporu gelirse, o zaman hastaya her türlü olası komplikasyonlar anlatılarak tedavi yapılabilir” dedi.

    12 yaş üstü kişiler için boy uzatma

    12 yaş üstündeki kişilerde boy uzatma ameliyatında hangi tekniklerin kullanıldığını anlatan Cebesoy, “Hastanın kemik yapısı uygunsa kombine teknik ile içeriye bir implant yerleştirerek, hem dışarıdan hem de içerden bir cihazla uzatma yapılır. Yöntemin en büyük avantajı hastanın tedavi süresinin üçte iki oranında kısaltılmasıdır. Bir diğer yöntem ise tamamen içeriye yerleştirilen implantlarla gerçekleştirilir. Uzaktan kumandalı, manyetik veya elektro-motor esaslı cihazlardan faydalanılır. Uzaktan kumandalarda teleskopik çiviler kendi kendine uzar. Bunlar biraz maliyetli tedavilerdir çünkü kullanılan implantlar yurt dışından getirilmektedir. Bu implantları da sigorta karşılamamaktadır. Eksternal fiksatör ile uzatmada kemikte yapılan tüm işlemlerde minimal invaziv yöntemler kullanılmaktadır. Büyük cilt kesileri yapılmadan en fazla bir santim büyüklüğündeki birkaç kesiden operasyon gerçekleştirilmektedir. Kemiği zayıflatarak bir kırık oluşturulur. Daha sonra eksternal fiksatör denilen cihaz takılıp ilk 7 gün kırık bölgede yeterli materyalin oluşması beklenir. O materyal de oluştuktan sonra adeta sakızı iki ucundan çekerek uzatır gibi günde bir milimetrelik uzatma hastanın kendisi ya da yakını tarafından yapılmaya başlanır” ifadelerini kullandı.

    Boy uzatma ile ilgili başka yöntemleri de anlatan Cebesoy, “Günde dört kere altı saatte bir 0.25 milimetre uzatma gerçekleştirilmektedir. Bu ağrısız bir uzatma sürecidir. Hastalar her 15 günde bir muayene edilmektedir. Amacımız uzatma periyodunun gidişatını incelemek, oluşan yeni kemik dokusunun durumunu teşhis edebilmektedir. Eğer yapılan kontrolde kemik dokusunun iyi oluşmadığı tespit edilirse, uzatma hızı yavaşlatılabilmekte, bir milimetreden yarım milimetreye düşürülebilmektedir. Bazen de tam tersine kemik oluşumunun iyi gittiği belirlendiğinde, 1,5 milimetreye çıkartılabilmektedir. Tabii bu arada kemikle beraber etrafındaki kaslar, bağ dokuları, sinirler ve damarlar da uzamaktadır. Dolayısıyla kontrollerde ‘bu dokularda da oluşan bir problem var mı’ diye bakılmaktadır. Hedeflenen uzatma miktarına ulaşıldığında ise, uzatılan doku kemik kıvamına gelip sertleşene kadar beklenmektedir. Sonrasında da ‘eksternal fiksatör’ denilen cihaz çıkartılmaktadır. Eğer bir cücelik söz konusuysa 3-5 yıl aralıklı olmak üzere bir-iki seans daha tedavi yapılmaktadır” diye konuştu.

  • Sapanca Gölü 1 haftada 13 santimetre yükseldi

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), hava sıcaklık değerlerinin düşmesi ile birlikte yaşanan kısa süreli kar yağışını Göl Tesisleri’ne kurulan kamera ile görüntüledi. Kurum yaptığı açıklama ile Sapanca Gölü’ndeki su seviyesinin son 1 haftadaki yağışlarla birlikte 13 santimetre yükseldiğini açıkladı.

    Hava sıcaklık değerlerinin düşmesi ile birlikte yaşanan kısa süreli kar yağışı SASKİ tarafından görüntülendi. Her 30 saniyede bir çekilen 813 fotoğraf video haline getirilerek kar yağışı ve kar bulutlarının hareketlerine ilişkin bir video ortaya çıkarıldı. SASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Özellikle son bir haftada yaşanan yağışlar ve son olarak kar yağışı şehrin su kaynaklarının beslenmesi ve yenilenmesi için önemli katkı sağladı. Sapanca Gölü’nde 22 Şubat Perşembe itibariyle 31.85 santimetre olan su seviyesi, 1 Mart Pazartesi günü yapılan kontrollerde 31.98 santimetre olarak ölçüldü. Gölün seviyesi kar yağışı ile 3 santimetre, son 1 haftada ise toplamda 13 santimetre yükseldi” denildi.

  • Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki: “Son 100 yılda Dünyadaki deniz suyu 19 santimetre yükseldi”

    Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan beldesinde çevre ve çevre kirliği, Özel Çevre Koruma alanlarındaki SİT derecelendirmelerindeki yeni düzenlemeler hakkında açıklama yapan Çevre ve Şehircilik bakanı Mehmet Özhaseki, Sit derecelendirmelerinde yapılan çalışmaların henüz onaylanmadığını ve çalışmanın tamamlanmasının ardından Muğla’da yöre vatandaşları ile de bir araya geleceklerini açıkladı.

    “100 yılda deniz suyu 19 santimetre yükseldi”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhakesi, çevre tahribatı ile ilgili yaptığı açıklamada, zamansız, mevsimsiz, garip bir takım tabiat olaylarının vukua gelmesinin, sellerin, yangınların, toprak kaymalarının insanoğlunun karşısına çıkmasının tek sebebinin insanoğlunun tabiatı tahrip etmesi ve bozmasından kaynakladığın açıkladı. Bakan Özhaseki, “Yapılan tespitlerde son 100 yıl içerisinde dünyadaki deniz suyu 19 santimetre yükselmiş. Atmosferdeki karbon salgını yüzde 42 artmış. Aynı zamanda toprak üzerindeki ısı da bir derece artmış. Bilim adamları diyor ki; eğer bu 3-4 dereceye çıkarsa, hatta ikiye yaklaşırsa, bir felaket ile karşı karşıya kalırız. Birçok canlının hayatı son bulabilir. Bunu 2 seviyesinde tutmak lazım. Daha da artmaması lazım” dedi.

    “Çin ve Hindistan dünya kirliliğinin yüzde 25’ine sahip”

    Dünyayı kirleten ülkeler sıralamasına da değinen Özhaseki, “Dünyayı kirleten ülkeler sıralamasında kimler var derseniz, Çin ve Hindistan yüzde 25’lerle birinci geliyorlar. Hiç umurlarında değil. Basıp devam ediyorlar. Her türlü yatırımı yapıyorlar. Dünya kirlenirmiş, atmosfer mahvolurmuş, canlıların hayatı son bulurmuş dikkat bile etmiyorlar. Ardından Amerika geliyor yüzde 18’lerle. Dünyayı kirleten ülkeler sıralamasında bunlarından ardından şaşıracaksınız yüzde 15’lerle Avrupa Birliği Ülkeleri geliyor. Türkiye’nin kirlettiği oran ise yüzde 0,7. Bu halde iken biz büyük bir çaba içindeyiz. Çünkü biz bu işi adeta bir ibadet gibi görüyoruz” dedi.

    “Yatırımları çevreye zarar vermeden yapacağız”

    Türkiye’nin büyüyen bir ülke olduğunu ve yatırımları yaparken, çevreye zarar vermeden ve tahrip etmeden yapacaklarını belirten Özhaseki, “Bakanlık olarak bir hedef koyduk. 2023 yılına kadar evlerden dışarı atılan bütün kirli sular tamamıyla temizlenecek. Her sene 150-200’e yakın arıtma tesisi yapılıyor programa aldık. 20223’te tamamen bitmiş olacak. Katı atık depolama alanları da böyle” dedi.

    Muğla’daki SİT alanları tespiti

    Muğla’da197 adet doğal SİT tespitinin bulunduğunu belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bunları son olarak 31 bölgeye ayırdık biz. Derecelendirmede bir çaba içerisindeyiz. Ekolojik olarak bir bilimsel rapor hazırlıyoruz. Buradaki vatandaşlarımızın aklına şu gelmesin. ‘Bunlar derecelendirmeyi değiştirerek, yatırımlar diyerek tabiatı tahrip edecek bir ortama geliyor’ asla böyle bir şey olamaz. Asla. Çok net söylüyorum. Çok önceden yapılmış, tahmini olarak, yüzeysel, dışarıdan bakıp, şurası Sit bölgesi olsun denilerek yapılmış, bu bir olsun, bu iki olsun denilerek bilimsel bir tabana dayanmadan yapılan bu tespitler bir müddet sonra çevredeki halkı da rahatsız ediyor, vatandaşı da rahatsız ediyor. Ev yapamaz hale getiriyor toprağına ve en tabu hakkını da kullanamaz hale getiriyor. Mülk sahiplerini de canından bezdiriyor. Böyle bir kötülüğün de mutlaka önlenmesi lazım. Ekolojik temeli olan, bilimsel bir rapor hazırlanıyor. Biz bu raporları hala onaylamadık. Bu raporlar bittiğinde buraya gelerek bu insanlarla paylaşacağız. Hiç kimse endişe etmesin bundan. Birinci derece dediğimizi alanları kesin korunacak olanlar olarak ayırıyoruz. Oraya asla zarar verdirmeyiz, kimseyi sokmayız ve oranın tahrip olmasına izin vermeyiz. Özel şahıs mülkiyeti varsa kamulaştırırız orasını. Bunu net söylüyorum. İkincisi 2’nci derece SİT diye tarif ettiğimiz iş ise nitelikli koruma alanları olacak. Burada sadece günübirlik küçük bungalov gibi ihtiyaç giderilecek tesislerin yapılmasına izin vereceğiz. Bunun dışında herhangi bir tesise yine izin verilmeyecek. Bir de sürdürülebilir olanlar var. Buralarda tesis yapılabilir, oteller de yapılabilir, ticari mekânlar da yapılabilir. Oradan herkes yararlanabilir ve turizm de gelişir. Bunların çalışması devam ediyor” dedi.

  • Kayseri’de 2 metre 88 santimetre boyundaki kartal figürlü koltuk alıcısını bekliyor

    KAYSERİ (İHA) – Kayseri’de bir mobilyacının yaptığı, 2 metre 88 santimetre boyundaki, kartal figürlü el oyması koltuk alıcısını bekliyor.

    30 yıldan bu yana mobilya işi ile uğraşan mobilya ustası Murat Koç’un yaptığı 1 ton ağırlığındaki, 2 metre 88 santimetre boyundaki ve bin 234 parçadan oluşan kartal figürlü , el oyması koltuk alıcısını bekliyor.

    İstanbul’da yapılmış olan ve Kazakistanlı bir iş adamının 1 milyon dolara satın aldığı kartal figürlü bir koltuğu gördükten sonra, nasıl daha iyisini yaparım düşüncesi ile koltuğun yapımına başladığını söyleyen Murat Koç, “5 kişi ile birlikte 7 aylık bir çalışmanın sonucunda bu eser ortaya çıktı. 10 metreküpe yakın birinci sınıf çam kullandım. Bir ton ağırlığında, bin 234 parçadan meydana geliyor. Çok yorulduk ama bittiğinde yorgunluğumuzu unuttuk ve çok şık bir parça ortaya çıktı.” diye konuştu.

    Demonte olan ve söküldüğünde 6 parça halinde istenilen yere taşınabilen koltuk için alıcı beklediğini dile getiren Mobilya Ustası Murat Koç, “Emeğin değeri biçilmez, çünkü bu tamamen el sanatı. Hepsi komple el işi. Sonuçta babamızdan kalan bir meslek bu bize. Bunu yaparken de zaten birlikte kafa yorduk. Şu anda bir fiyat biçmedik ama alıcı bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.