Etiket: Şansı

  • İleri Yaşta Gebelik Şansı

    Türkiye’de 10 çiften 7’sinin yaşadığı problem çocuk sahibi olamamak. Çiftlerin çocuk sahibi olamamasının altında birçok farklı sebep yatıyor. 35 yaş üzerindeki anne adaylarında bebek sahibi olamamanın en önemli nedenlerinden biri ise yumurta hücrelerinde oluşan genetik bozukluklar. Ancak gelişen teknoloji ile bu sorunun büyük bir oranla çözüme kavuşuyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Op.Dr. Cem Çelik ileri yaşta gebe başarısını arttıran yöntemleri anlattı.

    “Embriyoscope ismi verilen teknikle embriyolar anne rahmini taklit eden özel cihazlar içinde 24 saat kamerayla takip edilebiliyor. Böylece daha kaliteli embriyo seçerek gebelik şansı yükseltiyor” diyen Op.Dr. Cem Çelik, “Bunun yanı sıra PGT (Embriyonun Genetik Tanı Yöntemi) ile Kaliteli embriyo transferine rağmen başarısız sonuç alındığı takdirde anne adayının vücudundan alınan bağışıklık sistemi hücreleriyle embriyonun rahme tutunma kapasitesini arttırılabilir. Bu yönteme gebelik aşısı adı verilir” dedi.

    Özellikle 35’in üzerindeki anne adaylarında bebek sahibi olamamanın en önemli nedeni yumurta hücrelerinde oluşan genetik bozukluklardır. Yapılan çalışmalar 40 ve üzeri yaşlardaki kadınların kendi yumurtasıyla gebe kalabilme oranı ciddi bir şekilde azaldığını gösteriyor. Genetik ayıklama yöntemiyle kromozamal olarak sağlıklı embriyolar belirlenip, bu embriyolar transfer edilirse 40 yaşındaki bir kadından 20’li yaşlardaki bir kadına kadar yüksek gebelik oranları elde etmek mümkün olduğunu belirten Op.Dr. Cem Çelik, buradaki önemli sorunun ileri yaşlarda genetik ayıklama için yeterli sayıda embriyo elde edememek olabileceğini söyledi.

    Genetik ayıklama sonrası normal embriyo elde edilip bu embriyonun transferi yapılırsa gebelik oranları artabileceğine dikkat çeken Op.Dr. Cem Çelik, “40’lı yaşlardaki kadınlarda en büyük problem yumurta sayısı 2-3’ü pek geçmemesidir. Bu yumurtalardan da ancak 1-2 tanesi embriyo oluşturabilir. Yaş itibariyle embriyolarda yüzde 60-80 kromozamal bozukluk oranı göz önüne alındığında, az sayıda embriyoda genetik ayıklama ve analiz sonrasında hiç normal embriyo bulamama ihtimali çok yüksektir” dedi. Genetik test öncesi embriyolardan embriyo dondurma yöntemiyle bir havuz oluşturuluyor. Bu şekilde ‘Normal’ olan embriyolar transfer ediliyor. Bu yöntemle hastaların tedavi maliyeti düşürülüyor” dedi.

  • Doktorların ’Yaşama Şansı Çok Az’ Dediği Üçüzler 4 Yaşında

    Ordu Fatsalı Emin-Kübra Mermi çiftinin 14 hafta erken doğan ve doktorların ’yaşama şansı çok az’ dediği üçüzler 4 yaşına girdi.

    Doğdukları hastanede her biri 900 gram ağırlığıyla 2 ay kuvözde yaşadıktan sonra yaşama tutunan üçüzler, 1 yıl sonra normal kilolarına kavuştu. Emin-Kübra Mermi çifti, üçüzlerin 4. yaşına basmalarından dolayı tüm ailenin katıldığı doğum gününde doğum günü pastası kesti. Üçüzler Hamza Yiğit, Muhammet Efe ve Fatma Zümra dördüncü yaşlarına girerken, ailesi üçüzler ile yaşamanın çok keyifli olduğunu dile getirdi.

    Baba Emin Mermi, “Çocukların bakımında ilk bir yıl çok zorlandık diyebilirim. Ailemle beraber ihtiyaçlarını gidermeye çalıştık ve halen de çalışıyoruz. Üçüzlere bakmak zor olsa da farklı bir heyecanı var diyebilirim. Üçüzlerle daha çok annesi ve babaannesi ilgileniyor. Ben çalıştığım için fazla zaman ayıramasam da evde olduğum zaman çocuklarımla yakından ilgileniyorum. Üçüz çocuk sahibi olmak çok güzel, çok farklı bir duygu ve bu duyguyu herkesin tatmasını isterim. Üçüzlerimiz 4 yaşına girdi ve bizler de tüm ailemizle birlikte güzel bir yaş günü yapmak istedik” dedi.

    Anne Kübra Mermi ise, “Çocuklarımın 4. yaşına girmesinden dolayı çok mutluyum. Her sorun ile ben ilgileniyorum, gerçekten çok yoruluyorum ama bu yorgunluk güzel bir yorgunluk. Bakımları biraz zor ama Allah bize üçüz nasip etti, bizler de çok mutluyuz. Kayınvalidem bakım konusunda bana çok yardımcı oluyor. Ben tüm gün çocuklarımla ilgileniyorum ve bu durumdan da çok mutluyum. Üçüzlerimiz doğdukları zaman iki ay boyunca kuvözde kaldılar. O süre zarfında doktorlar yaşamaları için pek umut vermiyorlardı fakat çok şükür iki ay sonra sağlıklı bir şekilde evimize döndük. O an imkansızı başardık, güzel bir mutluluk oldu. Üçüz olduklarını öğrendiğimiz zaman inanamadık. Hamileliğimde doktorum ilk önce ikiz dedi, bir hafta sonra üçüz olduklarını söyledi. Sağlıklı bir şekilde doğum yaptım ve çocuklarımızın bugün 4. yaşını kutluyoruz. Allah sağlıklı uzun ömür versin” diye konuştu.

    Dede İbrahim Mermi de üçüzlerin eve renk kattığını belirterek, “Ben de çok mutluyum, bir anda 3 torun sahibi oldum. Babaları zaten ikizdi, torunlarım da üçüz olunca evin içi neşe doldu. Akşam eve geldiğimde ilk önce torunlarımı görmek istiyorum, onları görmeden duramıyorum. Evin içinde cıvıl cıvıl sesleri, hangisini alıp seveyim diye düşünürken hepsini sırayla alıp, ayrı ayrı seviyorum. Aralarında hiç ayrım yapmıyorum, hepsini de seviyorum” ifadelerini kullandı.

  • İleri Yaştaki Anne Adaylarında “Altın Yumurta” İle Tüp Bebek Şansı

    Üreme Sağlığı ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Hakan Özörnek tüp bebek tedavilerinde biraz daha “zorlu hasta” grubuna giren ileri yaştaki anne adaylarından dünyada da henüz yeni uygulanan bir tedavi ile adeta “altın yumurta” elde ettiklerini söyledi.

    Op. Dr. Hakan Özörnek, bir kadının yumurta rezervinin doğduğu anda belli olduğunu ve bunun hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğini söyledi. Kadın kaç yaşında ise yumurtasının da aynı yaşta olduğunu ifade eden Op. Dr. Özörnek, kadınla birlikte ’yaşlanan yumurta’ların gebelik şansını azalttığını ifade etti. Özörnek, 20-30’lu yaşlardaki anne adaylarından 8-10 yumurta toplarken, 40’lı yaşlardaki hastalardan yumurta toplama sayısı 1-2’ye düştüğünü kaydetti.

    YUMURTALIK REZERVİ NEDİR?

    Her kadın doğduğunda kendisine ait belli bir yumurta sayısına (yumurta rezervi) sahiptir (1-2 milyon), ergenlik döneminde bu yumurta sayısı 400 bine iner, yani yaş ilerledikçe yumurta havuzundaki yumurta sayısı azalır. Yaş ilerledikçe özellikle de 36-37 yaşından sonra yumurta sayısı ve kalitesi azalır, yaklaşık 25 bine düşer. 40 yaşından sonra bu olay daha da hızlanır. Ortalama 45-50 yaş civarında yumurtalar iyice tükenir ve menopoz dönemi başlar. Artık yumurtalıklar fonksiyonlarını sürdüremez ve adet kanamaları kesilir.

    YUMURTALIK REZERVİ NASIL ÖLÇÜLÜR?

    Bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin (yumurtaların) sayısı ve kalitesi hamile kalabilme kapasitesini belirler. Yumurta Rezervi azalan kadında gebe kalma şansı da azalır, hatta gebelik olsa bile düşük riski artar. Bu sebeple özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde yumurta rezervlerinin değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Çünkü her zaman kadının kronolojik yaşı ile yumurtalık yaşı paralel gitmeyebilir, bazen yumurtalığın yaşı kadının yaşından daha büyük olabilir. Yani kadının yaşı 25-30, yumurtalığın yaşı 40 olabilir. Yumurta rezervlerinin değerlendirilmesinin sonucuna bağlı olarak infertilite (kısırlık) tedavisi için uygulanacak yöntem hakkında ve kişinin hamile kalabilme şansı hakkında önemli bilgiler elde edilir.

    Yumurta Rezervinin yüksek olması kadının yumurtalıklarındaki foliküllerin fazla ve hamile kalma şansının yüksek olduğunun göstergesidir.Günümüzde kadınların geç yaşlarda evlenmeye karar verdikleri ya da evlenseler bile kariyer planları nedeni ile çocuk sahibi olmayı ötelemeleri ileride çocuk sahibi olmaları önündeki en büyük engellerden biri.

    Op. Dr. Hakan Özörnek bir kadının evli olsun olmasın 30 yaşına geldiğinde yumurtalık rezerv ölçümü yaptırmasının önemli olduğuna dikkat çekti.Hakan Özörnek artık yumurta rezervi düşük olan bekâr kadınların da yumurta dondurma hakkına sahip olduklarını hatırlattı. Evli kadınların da hemen çocuk sahibi olmayacaklar ise yumurta rezervi açısından kontrol edilmelerinin yerinde olacağını anlatan Özörnek, böylece çocuk sahibi olma şansının tespit edilerek aile planlamasının buna uygun olarak yapılabileceğini söyledi.

    Ultrason taraması, doğurganlık hakkında fikir edinilmesinde çok önemli bir role sahip. Çünkü bu yöntemle hem yumurta rezervi hem de yumurta sayısı hakkında bilgi ediniliyor. Genellikle adetin 2.-3. günü yapılan ultrason taramasıyla foliküller inceleniyor. Her iki tarafta en az dörder adet folikül bulunması, kadının iyi bir yumurtalık rezervine sahip olduğuna işaret ediyor.

    HORMON TESTLERİ

    Günümüzde yumurtalık rezervini en iyi belirleyen hormon testi AMH (Anitmülleriyan Hormon) dır. Bu test yumurtalık kapasitesini bizlere gösteriyor. En büyük avantajı adetin her döneminde yapılıyor olmasıdır. Bu testin sonucu 1 in altında çıkarsa “acele et” anlamına gelir.

    Jinekolojik muayene ve tetkiklerin ardından yumurta sayısı ve kalitesi hakkında tam bir fikre sahip olmak mümkün. Bu durumda herhangi bir jinekolojik hastalığınız olmasa bile, yumurta rezervinde bir sorun ortaya konmuşsa, hamilelik sürecini ertelememeniz öneriliyor.

    YUMURTA REZERVİNİN AZALMASINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?

    – Yaş,

    – Sigara alışkanlığı

    – Önceden geçirilmiş yumurtalık ve kist ameliyatı

    – Çikolata kisti (endometrioma)

    – Kemoterapi veya Radyoterapi

    – Bazı genetik hastalıklar, örneğin frajil X sendromu, mozaik turner sendromu

    – Ailede erken menopoz

    ALTIN YUMURTA İLE ANNELİK ŞANSI

    İleri yaştaki anne adayları için dünyada yeni bir uygulamaya gidildiğini anlatan Op. Dr. Özörnek, yeni uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi;

    “ Anne adaylarında adetin başında 10 günlük bir tedavi ile yumurta topluyoruz bu yumurtaları donduruyoruz. Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra bir kez daha aynı şekilde ilaç tedavisi uygulayarak ikinci kez yumurta topluyoruz. Bu şekilde elde ettiğimiz 4-5 yumurtayı genetik teste tabi tutuyoruz. Çünkü 40 Yaşın üzerindeki kadınlarda transfer edilen 2 yumurtadan 1’inin genetik olarak kusurlu olma ihtimali çok yüksek. Bu durumda gebe kalma şansı azalıyor ya da gebelik düşük ile sonuçlanıyor. Yani bir adet döngüsünde 2 defa yumurta topluyoruz. Bu şekilde daha fazla yumurta toplayarak sağlıklı ve kaliteli yumurta ve yüksek gebelik şansını aynı anda yakalamış oluyoruz. “

    “ Çifte uyarım” adı ile bilinen bu yöntemin yaklaşık 3 yıldan bu yana dünyada uygulandığına dikkat çeken Op. Dr. Hakan Özörnek, uygulama sonuçlarının başarılı ve güvenli olması sebebi ile artık kendisinin de hastalarına bu yöntemi uygulamaya başladığını bildirdi.

    Bu yöntemle bulunan yumurtaları “ altın yumurta” olarak adlandırdıklarını söyleyen Op. Dr. Hakan Özörnek bu şekilde anne adaylarının hamile kalma şanslarının çok önemli oranlarda arttığını sözlerine ekledi.

  • Bakan Kılıç: “Bu Ülkenin Geleceğine Kast Edenlerin Önümüzde Durma Şansı Yok”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, ülkenin geleceğine kast edenlerin önlerinde durma şanslarının olmadığını söyledi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan ile Samsun’dan milletvekili seçilen Ahmet Demircan, Fuat Köktaş, Hasan Basri Kurt ile Orhan Kırcalı, AK Parti İlkadım İlçe Başkanlığındaki parti üyelerine teşekkür ziyaretinde bulundu.

    Bakan Kılıç ve beraberindekiler ilk olarak Havza, Vezirköprü, Ladik, Asarcık ve Kavak ilçelerindeki parti üyeleriyle bir araya geldi. Daha sonra AK Parti İlkadım İlçe Başkanlığına gelen Bakan Kılıç ve milletvekilleri burada partililere seçim çalışmalarından dolayı teşekkür ettiler.

    İlk olarak AK Parti İlkadım İlçe Başkanı Adnan Varol ve İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’un partililere seslenmesinin ardından AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Hasan Basri Kurt, Fuat Köktaş ve Ahmet Demircan’da parti üyelerine teşekkür ettiler.

    “BU SEÇİMİN KAYBEDENİ YOK. BU SEÇİMDE HERKES KAZANDI”

    Daha sonra partililere teşekkür eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, “1 Kasım’da beklediğimizin üzerinde güzel bir sonuç elde ettik. Halkımız çok önemli bir mesajı yine bize verdi. Tıpkı 7 Haziran’da verdiği gibi. 1 Kasım seçiminin bana göre çok özel kılan bazı sonuçları var. Ben burada 3 sonucu çok önemli kılıyorum. Birincisi, seçimin güvenlik içinde geçmiş olması, ikincisi Türkiye genelinde ortalaması yüzde 85 ama Türkiye geneli katılım yüzde 87’lerde yurt dışı da eklendiğinde yüzde 85’lik katılımla Türk demokrasi tarihine çok önemli bir aşama kaydettiğimiz bir seçimdir. Üçüncü olarak da, uç partilere doğru yönelmiş vatandaşlarımızın tekrar merkezde AK Parti çatısı altında birleşmeleridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada biliyorsunuz ayrışmalar, marjinal gruplara yönelmeler çok sık yaşanırken, Türkiye’de dünya standartlarında bir seçim gerçekleşmiş. Bize bundan sonra düşen görev, hedeflerine çok daha hızlı bir şeklide yol almaktır. Çünkü Türkiye seçim döneminde 5-6 aylık gibi bir dönem kaybetti. Bu seçimin kaybedeni yok. Bu seçimde herkes kazandı. Yalnızca ‘hayır’ siyaseti yapanlar kaybetti. Terörden beslenerek siyaset yapanlar kaybetti. Blok siyaseti yapanlar kaybetti. Onun dışında bütün vatandaşlarımız kazandı. Ne mutlu bize” dedi.

    “MİLLET HER ZAMAN EN DOĞRUSUNU SÖYLER”

    13 yıldır iktidar yürüyüşlerine devam ettiğini belirten Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “2001 yılında kurulan partimiz, kurucu genel başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Kasım 2002 yılında ilk kez iktidara geldi. O günden beri 13 yıldır iktidar yürüyüşümüz devam ediyor. 7 Haziran’da ufak bir dönem oldu. Biz 7 Haziran’da da sandıktan çıkan sonucu milli iradeye saygı gösterdik. Milletimiz 1 Kasım seçimlerine giderken bunu sandıkta değerlendirdi. Biz her zaman milletimizin yanında olduk. Hiçbir zaman milletimizin söylediğine kırılmadık. Şimdi bazıları Samsun’da diyor ki, ‘kırgınız, üzgünüz’ biz hiçbir zaman kırılmadık. Millet her zaman en doğrusunu söyler. Her zaman milletimiz için çalıştık. Oyla ölçmedik. Demokrat olmamakla itham edenler, milletinin verdiği mesajı anlamamakla itham edenlere sadece şunu söylüyorum, biz her zaman öz eleştirimizi yaptık. Ama sizin yaptığınız açıklamalar milletimizin size ne söylemek istediğini halen anlayamadığınız anlamına geliyor. İnşallah sizde bir gün anlarsınız. Çünkü biz anladık” diye konuştu.

    “BU ÜLKENİN GELECEĞİNE KAST EDENLERİN ÖNÜMÜZDE DURMA ŞANSI YOKTUR”

    Kimsenin bu ülkenin geleceğine kimsenin kast edemeyeceğini ifade eden Bakan Kılıç, “Bu yolu biz beraber yürüdük. Kardeşliğe, birliğe, beraberliğe kimse fitne sokamayacak. Fitne sokmaya çalışanlarında karşısında biz duracağız. Bu nereden gelirse gelsin. Paralelinden de gelirse aynı, dikeyinden de gelirse aynı. Hiçbir şekilde bu ülkenin geleceğine kast edenlerin önümüzde durma şansı yoktur. Çünkü biz inanıyoruz. Biz bu millete inanıyoruz. Biz medeniyetimize inanıyoruz. Bu uğurda oy vermek isteyenlerin yüreğine bu düşünceyi veren rabbimize inanıyoruz. Dolayısıyla rabbim bizleri mahcup etmesin” şeklinde konuştu.