Etiket: Sanlav

  • Sanlav: “Sosyal medya kullanımı ürkütücü boyutlara ulaştı”

    Sosyal medyayı etik, etkili ve güvenli kullanma yollarına değinen Sosyal Medya Uzmanı Sanlav, Türkiye ve Dünyada sosyal medya kullanımının şaşırtıcı ve ürkütücü boyutlara ulaştığını söyledi.

    İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Kurumsal İletişim Müdürü ve Sosyal Medya Savaşları kitabının yazarı Ümit Sanlav, İstanbul Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün programında Bahçelievler okul müdürleri ve yöneticileri ile buluştu. Sosyal medyayı etik, etkili ve güvenli kullanma yollarına değinen Sanlav, Türkiye ve Dünyada sosyal medya kullanımının şaşırtıcı ve ürkütücü boyutlara ulaştığını söyledi.

    En az Japonya kullanıyor

    We Are Social’in hazırladığı sosyal medya raporunda Türkiye’nin günde yaklaşık 3 saat sosyal medya kullanımı ile üst sıralarda yer almasına rağmen; Japonya, Güney Kore gibi ülkelerin bir saatin altında kullanımlarla en az kullananlar arasında olduğuna değinen Ümit Sanlav, Instagram kullanımında dünyanın ikinci ülkesi olmamıza dikkat çekti.

    Her geçen gün ortaya çıkan yeni güvenlik açıklarına rağmen, Facebook’un 2.3 milyar kullanıcı sayısına ulaşması ve dünyanın en kalabalık ülkesinden daha fazla vatandaşı olmasının çok büyük bir güç olduğunu ifade eden Sanlav, teknoloji üretmenin önemine dikkat çekti.

    Teknolojiyi doktorun elinde hayat kurtaran, katilin elinde can alan neştere benzeten Ümit Sanlav, “Türkiye’de ve uluslararası arenada Türkiye ve devlet aleyhine bazı algı operasyonları yapılmakta, sosyal medya mecraları bu operasyonlara alet edilmekte. Bu anlamda hukuki ve teknik yollardan birtakım mücadeleler verilse de, yerli ve milli teknolojimizi üretmediğimiz sürece net bir çözüm bulunamayacaktır. Kendi arama motorumuzu, kendi sosyal paylaşım sitelerimizi kurmamız gereken bu ortamda, İHA, SİHA ve savunma sanayi alanında yüzde 20’den yüzde 65’e çıkan yüzde 100 yerli ve milli üretim, Aselsan gibi bir yüz akı markamıza yapılan yatırımlar, teknoloji üretimi konusundaki ümitlenmemizi sağlıyor” dedi.

    Bireysel anlamda sosyal medya güvenliğine dikkat çeken Sanlav sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sosyal medya ortamları hızlı iletişime açık olduğu kadar, güvensiz iletişime de en açık mecradır. Her gördüğünüz olaya inanmamak kadar, arkadaş listenizi tanıdığımız ve güvendiğiniz kişilerden oluşturmak da önemli. Sosyal medyada her gördüğünüz erkek erkek olmayabilir, her gördüğünüz kadın kadın olmayabilir, her gördüğünüz çocuk çocuk olmayabilir. Tanımadığınız kişilerden gelen istekleri kabul etmeyin, özel hayatınızın kapılarını açmayın.

    Sosyal medya hesaplarınız üzerinden üye olmayın

    Üyelik gerektiren platformlara sosyal medya hesaplarınız üzerinden üye olmayın. Zararlı yazılım içeren uygulamaları tespit edemeyebilir, arkadaş listenizi, özel ve sizde kalması gereken tüm bilgilerinizi o uygulamaya açmış olabilirsiniz.

    Her uygulamayı indirmeyin

    İndirilen uygulamalar, telefonunuzda depoladığınız fotoğraf ve videolarınıza erişim yetkisi ister ve bunu vermezseniz indiremezsiniz. Güvenmediğiniz uygulamalara bu imkanı vermeyin. Telefonunuzda özel fotoğraflarınızı depolamayın. Kimlerin ve hangi programların telefonunuzda gezindiğini bilemeyebilirsiniz.

    Yer bildirimi yaparken dikkat

    Temel hedefi bilgiye ulaşmak ve paylaşmak olan sosyal medya ortamlarına atılan bilginin, gizli kalması beklenmemelidir. Özel olan özelde kalmalı, güvenlik tedbirlerine dikkat edilmelidir. Seyahat ve tatillerde yer bildirimi yapmak ve evimizden paylaşımlarda konum bilgisi vermek, hırsızlara davetiye çıkartmak olabilir”.

    Programın sonunda İHÜ Kurumsal İletişim Müdürü Sanlav, üniversitenin liselerle yaptığı işbirliklerine de değinerek, lise müdürlerine; Türkiye Liseler İhtisas Programı (TÜLİP) ve İHÜ Lise Kış Okulu başta olmak üzere, okullara verilebilecek akademik destekle ilgili bilgilendirme yaptı.

  • Sanlav: “Özel hayatınızın kapılarını herkese açmayın”

    Sosyal Medya Uzmanı Ümit Sanlav, gençleri sahte sosyal medya profilleri açarak istismar edenlere karşı uyardı.

    Sosyal Medya Savaşları Kitabı Yazarı Ümit Sanlav, Enka Okulları Bilişim Günleri Etkinliğinde ENKA öğrencileriyle buluştu. Etkinliğin final gününde liseli gençlere, ’Etkili Sosyal Medya Kullanımını’ anlatan Ümit Sanlav, sosyal medyanın sınırsız faydaları olduğu gibi yanlış kullanıldığında da sınırsız zararları olabileceğine dikkat çekti. Günümüzde sosyal medyanın adeta dijital kimliklerimiz haline geldiğini söyleyen Medya ve PR Danışmanı Ümit Sanlav, “bu alan iyi değerlendirenler için bir avantaj, yanlış kullananlar için de büyük risk unsurları taşıyor” dedi.

    “Bankalar, onunla kredi veriyor, işe alımlarda o referans alınıyor”

    Gençleri özellikle öğrenim ve işe alım süreçlerinde mülakatlarını yapacak olan kişilerin sosyal medya hesaplarını inceleyecekleri konusunda uyaran Sanlav; “Hakkında bilgi ve fikir sahibi olmak isteyenler, akrabalarınız, dostlarınız, öğretmenleriniz, ileride de patronlarınız, müdürleriniz; sosyal medya davranışlarınızı kontrol ediyor. Bankalar sosyal medya hesaplarınızı inceleyerek, iş hacminiz ve yaşam standartlarınız hakkında fikir sahibi olup, kredi kriterlerinizi belirliyor. Nasıl gözükmek istiyorsanız öyle profiller oluşturarak, sosyal medyayı avantaj haline getirebilirsiniz” şeklinde konuştu.

    Yapılan anket ve araştırma sonuçlarına göre her 10 gençten 9’unun sosyal medya bağımlısı olduğuna da dikkat çeken Sanlav, gençleri özellikle sosyal medyanın tehlikelerine karşı da şu cümlelerle uyardı:

    “Sosyal medya bağımlılığı günümüzün en önemli bağımlılık türlerindendir. Farkında olmadan bağımlı olduğumuz bu mecralar, narsisizm ve asosyal davranışlar sergilememize neden olurken, ders çalışırken, arkadaş ortamlarında, ya da benzer durumlarda odaklanılması gereken asıl konudan uzaklaştırarak, yaşam kalitemizi olumsuz etkiliyor.

    Arkadaş listemizi güvendiğimiz ve tanıdığımız kişilerden oluşturmalıyız. Sosyal medyada her gördüğümüz erkek erkek olmayabilir, her gördüğümüz kadın kadın olmayabilir, her gördüğümüz çocuk çocuk olmayabilir. Sahte ve başkalarına ait fotolarla yaşını, görünümünü, vermek istediği imajı istediği şekilde kontrol edebilen art niyetli insanlar olduğunu unutmamalıyız. Tuzaklarına düşürdükleri çocukları ve genç yaşta kızları, ailelerine şikayet edecekleri şantajı ile hırsızlık, cinsel istismar gibi konularda kullanan sapıklar var. Bu duruma dair pek çok adli vaka örneği de var.

    Nasıl ki evimizin kapısını çalan birini Mevlana’dan güzel sözler söylüyor diye, güzel bir görünümü var diye, içeri buyur etmiyorsak, sosyal medya hesaplarımıza da her önüne geleni kabul etmemeliyiz. Sosyal medya alanlarımız özel alanlarımızdır. Temel amacı bilgiye ulaşmak ve paylaşmak olan sosyal medya ortamlarına atılan bilginin, gizli kalması beklenmemelidir. Özel olan özelde kalmalı, güvenlik tedbirlerine dikkat edilmelidir. Seyahat ve tatillerde yer bildirimi yapmak ve evimizden paylaşımlarda konum bilgisi vermek, hırsızlara davetiye çıkartmak demektir”.

  • Sanlav: “Sosyal medya dijital kimliklerimizdir”

    Etkili Sosyal Medya Kullanımı etkinliğinde konuşan Sosyal Medya Uzmanı Ümit Sanlav, sosyal medyanın Türkiye aleyhine yapılan algı operasyonlarına alet edildiğini ve kalıcı çözümün yerli teknoloji üretiminde olduğunu söyledi.

    Öncü Yöneticiler Derneği ‘Etkili Sosyal Medya Kullanımı’ adlı etkinlik düzenledi. Etkinliğe konuşmacı olan Sosyal Medya Savaşları kitabı Yazarı, Medya Ve PR Danışmanı Ümit Sanlav, Sosyal medyanın sınırsız ve sonsuz faydalarına rağmen, yanlış kullanıldığında oluşabilecek zararlı etkilerine ve sosyal medyada iyi görünmenin yollarına değindi.

    Öncü Yöneticiler Derneği yöneticilerinden Esenyurt Anadolu Lisesi Müdürü Gülsen Figen Fidan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe; Esenyurt Kaymakamı Ekrem İnci, Esenyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Paşali Beşli, Esenyurtlu yöneticiler ve okul müdürleri katıldı.

    “Paylaşım yapmadan önce içeriği iyi düşünün”

    Sosyal medyada etkili hesaplar oluşturulması ve sosyal medya hesaplarının kurumsal yönetimini anlatan Sanlav, ‘Sosyal medya kişisel ve kurumsal anlamda dijital kimliklerimizdir’ isimli bir sunum gerçekleştirdi. Sosyal medyada iyi görünmenin belli başlı esaslarını aktaran Sanlav, “Paylaşım yapmadan önce içeriğini iyi düşünün, çünkü sosyal medya hesaplarımız artık CV’lerimiz. Bankalar kredi verirken, işverenler işe alırken, sosyal medya hesaplarımızı inceliyorlar. Sosyal Medya kendimizi ifade etme şekli olduğundan, sevincimizi, öfkemizi, hüznümüzü, acımızı oradan paylaşır olduk. Öfke ile ani mesajlar paylaşmak, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir” dedi.

    “Sosyal medyada tanımadığınız kişilerden gelen istekleri kabul etmeyin”

    Sosyal medyadan paylaşım yaparken başkalarını rencide etmemek gerektiğini belirten Sanlav, “Kendimize dair hoş paylaşımlar yaparken başkalarını rencide etmemeli, başkalarının mahremiyetlerine saygılı olmalıyız. Arkadaş listemizi güvendiğimiz ve tanıdığımız kişilerden oluşturmalıyız. Sosyal medyada her gördüğümüz erkek erkek olmayabilir, her gördüğümüz kadın kadın olmayabilir, her gördüğümüz çocuk çocuk olmayabilir. Tanımadığımız kişilerden gelen istekleri kabul etmemeliyiz. Evimizin kapısını her çalanı içeri buyur etmiyorsak, sosyal medya hesaplarımıza da her önüne geleni kabul etmemeliyiz. Günlük hayatta geçerli olan nezaket ve etik kurallar sosyal medyada da geçerli olmalı. Gerçek hayatta yapılamayacak hiçbir şey çevrimiçiyken de yapılamamalı, başkasından fotoğraf, fikir ve görüş alırken, kaynağı ya da sahibi belirtilmelidir” diye konuştu.

    Sosyal medyada güvenlik tedbirlerine dikkat ekmek gerektiğinin altını çizen Sanlav, “Temel hedefi bilgiye ulaşmak ve paylaşmak olan sosyal medya ortamlarına atılan bilginin, gizli kalması beklenmemelidir. Özel olan özelde kalmalı, güvenlik tedbirlerine dikkat edilmelidir. Seyahat ve tatillerde yer bildirimi yapmak ve evimizden paylaşımlarda konum bilgisi vermek, hırsızlara davetiye çıkartmak demektir. Sosyal medyada rastladığımız terör propagandası yapan ve terör sempatizanı hesapları, siber@egm.gov.tr, siber.ankara@egm.gov.tr, siber.istanbul@egm.gov.tr adreslerine ihbar ederek milli ve ulusal değerlerimize sosyal medya üzerinde de sahip çıkmalıyız” şeklinde konuştu.

    “Karizması yüksek sosyal medya hesabı kurulmalı”

    Kurumsal hesapların içerik yönetimi ile ilgili de konuşan Sanlav, Kurumsal bir sosyal medya hesabının önceliklerine ilişkin, “Öncelikle sağlam ve karizması yüksek bir sosyal medya hesabı kurulmalı, bu hesap üzerinden işletmeye dair tutarlı ve amacına yönelik algı oluşturulmalı, daha sonra bu algı yönetilerek hedef kitle harekete geçirilmeli” diye özetledi.

    “Sosyal medya neşter gibidir”

    Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Sanlav, bir yöneticinin “Sosyal medya yoluyla yapılan algı operasyonlarını” sorması üzerine şöyle cevap verdi;

    “Sosyal medya neşter gibidir. Doktorun elinde can verir, katilin elinde can alır. Mısır’da Arap Baharında, Türkiye’de Gezi olaylarında, Kobani eylemlerinde provokasyon amaçlı kullanılmışsa da, 15 Temmuz darbe girişiminin önlenmesinde ana enstrüman oldu. Sivil toplum Kuruluşları (STK) ve siyasi partilerin WhatsApp gruplarından örgütlenen vatandaş sokağa çıkarak tankların önüne yattı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yine bir sosyal medya mecrası olan FaceTime ile televizyon kanallarına bağlandı, kişisel ve kurumsal sosyal medya hesaplarından milletini demokrasiye ve devletine sahip çıkmaya davet etti. Vatandaş da canını, kanını ortaya koyarak vatan hainlerinin bu kirli planını bozdu.

    Gerek Türkiye’de gerek uluslararası arenada Türkiye ve devlet aleyhine bazı algı operasyonları yapılmakta, sosyal medya mecraları bu operasyonlara alet edilmekte. Bu anlamda hukuki ve teknik yollardan bir takım mücadeleler verilse de, yerli ve milli teknolojimizi üretmediğimiz sürece net bir çözüm bulunamayacaktır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mimarı olduğu 2023 Vizyonunda yer alan en önemli çalışma bana göre, teknolojik yönden tam bağımsız bir Türkiye çalışmalarıdır. Kendi arama motorumuzu, kendi sosyal paylaşım sitelerimizi kurmadığımız sürece sosyal medya savaşlarında başarılı olmamız mümkün değildir”.

    Ümit Sanlav kendisinin de bir dönem içinde yer aldığı Yıldız Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi gibi kurum ve kuruluşların, teknoloji üretecek AR-GE personeli yetiştirmek konusunda ciddi çalışmalarda bulunduğunu da sözlerine ekledi.

  • İletişim Uzmanı Sanlav: “Sosyal medya, darbeye karşı direnişte başrol oynadı”

    İletişim Uzmanı Ümit Sanlav: “15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vatandaşı sokaklara davet etmesinde kullanılan sosyal medya, darbeye karşı direnişte başrol oynadı” dedi.

    Sosyal Medya Savaşları Kitabı Yazarı ve İletişim Uzmanı Ümit Sanlav, başarısız olan 15 Temmuz darbe girişimine direnme sürecindeki sosyal medya kullanımını değerlendirdi. Vatandaş ve devlet adamlarının darbe gecesinde sosyal medyayı etkili kullanmalarının darbenin gerçekleşmemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Sanlav, “Çevrimiçi platformlardan yapılan çağrılar, haberler ve başta Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzaktan bağlandığı canlı yayınlar; vatandaşın sağlıklı bilgilendirilmesi ve kahramanca direnişi ile birleşince, darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı” dedi. Daha önce dünyada ve Türkiye’de sosyal medyayı kullanan eylemelere dair bilgi veren Sanlav: “Sosyal medya olayı olarak görülen bir çok olayda sosyal medyanın kullanımı aslında önemli farklılıklar göstermektedir. Örneğin Arap baharı olarak adlandırılan olaylarda, Tunus, Suriye ve Libya’da sosyal medya, olan biteni aktarmak için kullanılırken, Mısır’da eylemlerin organize edilmesinde kullanılmış ve halkın sosyal medyada örgütlenerek sokağa dökülmesi sağlanmıştır. Aynı şekilde Türkiye’de gerçekleşen Gezi olayları, Kobani eylemleri gibi eylemlerde de sosyal medya üzerinden örgütlenilmiştir” diye konuştu.

    “Darbe girişimi anında sosyal medya”

    Sosyal medyada aylar öncesinde Türkiye’ye yapılması planlanan darbeye ilişkin pek çok işaret ve algı operasyonlarına dair paylaşımların görüldüğüne dikkat çeken Sanlav, ”İnternet kullanıcıları; herhangi bir mahkeme kararı olmamasına rağmen Twitter, Facebook ve YouTube’a erişemedi. Nitekim saat 21.15’te Boğaz Köprüsünün tanklarla kesilmesi ile başlayan hain girişim hakkında saatlerce çeşitli hurafeler dolaşsa da, kesin olarak ne yapılmaya çalışıldığı uzun süre anlaşılamadı. Yani bir anlamda sosyal medyaya erişimin engellenmesi darbeciler açısından işe yaramıştı. Türk kullanıcılardan gelen erişim şikayetleri üzerine resmi hesabından 00:53’te Türkçe ve İngilizce tweetler atan twetter, “Kasıtlı olarak hizmetimizin ülke çapında yavaşlatıldığından şüpheleniyoruz” yazdı. Sosyal Medya erişiminin sağlandığı ilk dakikalarda saat 00:30’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk’e FaceTime üzerinden canlı bağlantı sağladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüntüsü, programın sunucusu Hande Fırat’ın telefon görüntüsü ile yayına verildi. Vatandaşları bu mecradan demokrasi ve vatana sahip çıkmaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kişisel ve Cumhurbaşkanlığı resmi Twitter ve Facebook hesaplarından da darbeye karşı direniş çağrılarını tekrarladı.Bu ana kadar whatsapp üzerinden irtibat sağlayan vatandaş Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine, darbe girişimine direnmeye başladı. Bu direniş sosyal medya mecraları tarafından da desteklendi ve büyüdü” dedi.

    Başbakanlık resmi Twitter hesabının da kararlı bir şekilde darbeye karşı direnişte olduğuna vurgu yapan Sanlav, “Başbakan Yıldırım tweetlerinde, darbe girişiminin ordunun emir komuta zinciri dışında gerçekleştirildiğini ordu komutanlarının ifadesi ile dile getirdi.Erişimin normale döndüğü sosyal medyada organizasyon bütünlüğünü #DarbeyeHayır etiketi ile sağlanırken, operasyonlar, yetkililerden gelen açıklamalar ve tüm gelişmeler paylaşılmaya devam etti. Meydanlara çıkanlar, Facebook ve Periscope üzerinden canlı yayınlar ile ülke genelindeki durumu anlık olarak aktardı” dedi.

    “Darbe girişimi sonrası sosyal medya”

    “Darbe karşıtları sosyal medya üzerinden 15 Temmuz’da #DarbeyeHayır derken, 16 Temmuz’da #MilletçeMeydanlardayız etiketi ile meydanlarda toplanmaya devam etti” diyen Sanlav, “Darbeci vatan hainleri ne sosyal medyada ne de silahlı mücadelede istediğini elde edemeyince, bu kez vatan ve demokrasi sevdalılarının vatanına ve bayrağına sahip çıkma operasyonunu değersizleştirmek, itibarsızlaştırmak için düğmeye bastı. ifadelerini kullandı.

  • Sanlav: “Eğitimi Dijital Hale Getirelim, Çocukları Değil”

    MEB YEĞİTEK’in düzenlediği Eğitim Teknolojileri Zirvesinde bir konuşma yapan Ümit Sanlav, eğitimde kullanılan sosyal medya uygulamalarının faydalarının anlattı, sosyal medya bağımlılığına dikkat çekti.

    Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından Ankara’da düzenlenen “Eğitimde Fatih Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi”nde; öğretmen, akademisyen, öğrenci, eğitim teknologları ve servis sağlayıcılar, fikir ve tecrübelerini paylaştılar. Açılış konuşmalarını Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve YEĞİTEK Genel Müdürü Dinçer Ateş’in yaptığı etkinlikte 12 ayrı panel düzenlendi. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Akademisyenlerinden Işıl Boy Ergül’ün oturum başkanlığını yaptığı “Üç Boyutlu Teknolojiler” panelinde, hayatımıza yeni giren 3D yazıcılar gibi diğer üç boyutlu çalışmaların eğitime katkıları ve sağladıkları öğrenme kolaylıkları anlatıldı. Daha önce YTÜ katkılarıyla düzenlenen Eğitim Teknolojileri Zirvesi ETZ14 ve ETZ15’in Koordinatörü olan Işıl Boy Ergül, 5 Mart’ta düzenlenecek olan ETZ16’nın yeni sürprizlerle, teknoloji ve eğitim sektörünü bir araya getireceğini söyledi.

    “HER 10 GENÇTEN 9’U DAHA YATAKTAN KALKMADAN SOSYAL MEDYA ETKİLEŞİMLERİNİ KONTROL EDİYOR”

    Moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi Akademisyenlerinden Bilal Eren’in yaptığı “Sosyal Medya ve Bloglar” oturumunda konuşan Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Sanlav, kısa bir süre öncesine kadar tamamen eğlence ve oyun amacıyla kullanılan sosyal medyanın eğitimde faydalanılan uygulamalarına değindi. Günümüz teknolojik şartlarında bilgiye ulaşmanın kolaylığına değinen Sanlav, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Kimileri için eğlence, kimileri için vazgeçilmez bir iletişim aracı durumunda olan “Sosyal Medya”, her kesimden ilgilisinin vazgeçilmezi olarak hayatımızın başköşesine yerleşti. Eğitim alanında da, EBA, E-Okul, Klass Dojo, K12.net.tr, RosettaStone, Vitamin, gibi birçok örnekleri olan programlarla, hem öğrenme hızlanıyor, hem sınırsız ve sonsuz bilgi kaynağı öğrencilere sunuluyor, hem de velilerin eğitime katılımı sağlanabiliyor. Veliler; öğrencinin ödevleri, sınav sonuçları, takviye gereken konular hakkında bilgi sahibi olurken, e-öğrenme kaynaklarıyla çocuklarının eksiklerini tamamlayabiliyorlar. Teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak, öğrenciler için artık çok kolay. Dolayısıyla öğrenciye bilginin kendisi değil, elde edilen bilginin verimli şekilde kullanmasının öğretildiği bir eğitim anlayışı gerekli. Bu da eğitim ve teknolojin birbirini desteklemesiyle mümkün.”

    Kısa bir süre öncesine kadar tamamen sanal olan internet ortamının, gerçek bilgilerin kullanılmasıyla sanallıktan çıkıp, hayata entegre olmasıyla “Sosyal Medya” kavramının doğduğunu belirten Ümit Sanlav sosyal medya bağımlılığına dikkat çekerken “Yapılan araştırmalarda her 10 gençten 9’u daha yataktan kalkmadan sosyal medya etkileşimlerini kontrol ediyor. Eğitimi dijital hale getirirken, gençleri dijital hale getirmemeye özen gösterilmelidir” dedi.

    Yazdığı Sosyal Medya Savaşları isimli kitabı, zirveyi takip eden Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sunan Ümit Sanlav, Bakan Avcı ile sosyal medya bağımlılığı konusunda bir süre sohbet etti.