Etiket: “Sanıyorlar

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca Türkiye yıkılacak”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanma bahane edilerek ülkemizin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekerek “Tabi meselenin dolar olmadığı avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir. Füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz” dedi.

    Partisinin İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde yapılan İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Erdoğan, konuşmasında son günlerde yaşanan döviz kurlarındaki dalgalanmaları dikkat çekti. Erdoğan, “Biliyorsunuz son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanma bahane edilerek ülkemizin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışılıyor. Tabi meselenin dolar olmadığı avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir. Füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır. Zaten daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz. Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki finans araçlarını devreye sokunca bu millet diz çökecek. Sanıyorlar ki bize farklı hukuk uygulayınca bu ülke teslim olacak” ifadelerini kullandı.

    “Ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor?”

    “Biz birilerinin bize saldırısını anladık da ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor?” diye soran Erdoğan “Yeni bir genel sekreter atadı. Sayın Hamzaçebi’ye teşekkür ediyorum. Fakat genel başkanı ondan hiç nasibini almamış. O başka telden çalıyor o başka telden çalıyor. Kılıçdaroğlu ağzınlan kuş tutsan avucunu yalarsın avucunu. Sen zannediyormusun bu döviz baronlarını yanında yer aldığında sana bu ülkede paye verecekler. Asla. Bunca zamandır girdin kaybettin, girdin kaybettin hala koltuğu bırakamadın. Ama koltuk seni bıraktı. Şimdi de döviz baronlarıyla hareket ediyorsun. Sana bir şey mi gelecek oradan biz emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Ey milletim bu gafillere Türkiye’nin nasıl bir ülke olduğu göstermeye hazır mıyız ? Bu gafillere içte ve dışta Türkiye’nin nasıl bir halk olduğunu göstermeye var mıyız ?” diye konuştu.

    Konuşmasına Mevlana Hazretleri’nin “Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük, bir başka bahar için sadece yaprak döktük” ifadeleri ile devam eden Erdoğan, şunları söyledi:

    “Türkiye bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya kalmıyor. Hatırlayın, 2002 yılında iktidara geldikten sonra vesayet güçlerinin pek çok engellemesiyle karşı karşıya kaldık. Hepsiyle mücadele ederek ülkemize demokraside sınıf atlattık. Türkiye’yi dünyanın satın alma paritesine göre 13’üncü büyük ekonomisi haline getirdik. Ülkemizi dünyanın 10 ekonomisi arasına sokacak yeni bir hamlenin eşiğindeyken bir anda ardı ardına saldırılarla karşılaşmaya başladık. Gezi olaylarıyla, 17- 25 Aralık Emniyet ,yargı darbe girişimiyle, terör eylemlerinin tırmandırılmaya çalışılması derken, 15 Temmuz’a geldik. Bunların dışında daha pek çok büyüklü küçüklü saldırıyla dikkatimiz dağıtılmaya çalışıldı. Bir dizi çelmenin ardından 15 Temmuz’da ülkemizi tam manasıyla esir almaya çalıştılar. Biz cevabımızı Suriye operasyonlarımızla verdik. Bugünde ekonominin araçlarını kullanarak aynı işi yapmaya çalışıyorlar. Cevaplarını yine vereceğiz. Türkiye gibi bir ülkeyi küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar hem bölgemizde hem kendi siyasetlerinde bunun bedelini ödeyeceklerdir. Bu milletin ahını alan herkes eninde sonunda belasını bulmuştur. ’Men sabara zafer’ Kim sabrederse zafere ulaşır, sabredeceğiz, mücadelemizle müjdelenen zafere ulaşacağız. Yeter ki saflarımızda gedik açtırmayalım. Yeter ki kurulan tuzaklara düşmeyelim yeter ki kendi stratejilerimizden kopmayalım.”

    “Burası çatladı kapı ülkesi mi ya; Burası Türkiye Türkiye”

    “Biz büyürken gelişirken etki ve güç alanımızı genişletirken, anlaşılan o ki birilerini ayağına basıyoruz” vurgusunu yapan Erdoğan, “Şayet Suriye’de sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoruna ses çıkarmasaydık. Göz dikilmesine rıza gösterseydik. Bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Bu oyun önümüze geldiğinde biz ölürüz de böyle bir istihsale rıza gösteremeyiz dedik. Yarın akşam saat 18’e kadar kadar göndereceksiniz. Burası çatladı kapı ülkesi mi ya. Burası Türkiye Türkiye. Ne yapıyorsunuz. Biz besleme değil, ayakları üzerinde dimdik duran 81 milyonluk bir Türkiyeyiz. Biz mazisi asırlara sari bir ülkeyiz. Bugün Amerika 300 yıllık bir ülke. Biz şöyle geçmişe bir baktığınız 6 asır bali bir mazimiz var. Seçluklu’ya gidersek, daha geriye gidersek daha da derin. Öyleyse hesabı ona göre yapın, öyle rastgele değil” şeklinde konuştu.

    “Ortada ne çöken ne batan bir ülke bir ekonomi yok”

    Erdoğan, bir yanda darbeciler ile bir yanda vesayetçiler ile bir yanda onların içerdeki tetikçileri ile uğraşırken diğer taraftan da etrafımıza sarılan zincirleri birer birer kırdıklarını hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Diplomatik alanda sergilenen iki yüzlülükleri de birer birer deşifre edip muhataplarımızın yüzüne vurduk. Sahada bizimle boy ölçüşemeyenler, reel ekonomi ile ülkemizin gerçekleri ile hiçbir ilgisi olmayan fiktif kur oyunlarını devreye soktular. Buradan size ve tüm milletime soruyorum. 15 Temmuz’dan bir gün önce 2.8 lira olan dolar kurunun dün itibariyle 6 lirayı aşması nasıl bunun bir gerekçesi olabilir. Bu dönemde Türkiye üretiminde rekor kırılmış, ihracatında rekor kırılmış, istihdamda rekor kırılmış bir ülkedir. Bununla da kalmamış tüm büyük yatırımlarını tıkır tıkır yürütmüş, programlarını hedeflerini, uygun şekilde hayata geçirmiş bir ülkeyiz. Daha da ötesi kendisine daha büyük daha iddialı hedefler belirlemiş onun altyapısını yapmış ve bir Türkiye inşa ettik. Ortada ne çöken ne batan bir ülke bir ekonomi yok. İş adamları ile yatırımcılarla sendikalarla her gün oturup konuşuyoruz. Ekonominin gerçek durumunu başarılarıyla sıkıntılarıyla gayet iyi biliyoruz. Ama benim iş adamlarım Kılıçdaroğlu değil ki ya o zaten batmış. Onun ayakta duracak mecali yok. O siyasette de çökmüş ekonomi de de çökmüş. Onun için onların atıp tutmalarına sakın kulak asmayın. Onların bu ülkede sevdası yok. Bu ülkeye aşkı yok, bu ülke ile dertleri yok. Onun derdi yok. Komik gerekçelere dayandırılarak yürüten operasyon bize meselenin ve başka olduğunu derdin başka olduğunu gösteriyor.”

    Bahçeli’ye teşekkür

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Dövizinizi bozdurun” çağrısına destek vermesi nedeniyle konuşmasında kendisine teşekkür eden Erdoğan “Ben bu vesileyle sayın Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Milli olanlar, yerli olanlar bu ülke ile derdi olanlar bu meselelerde tam manasıyla kendilerini apaçık gösteriyor. Her şey burada örtüşüyor. Ortak paydamız millilik. Mesele bu. Yerli ve milli. Demek ki hedef aynı olunca istikamet aynı olunca bakıyorsunuz konuştuklarınız da birbiri ile örtüşüyor. Bütün bunlara rağmen içimizdeki birileri hala gözlerini gerçeklere kapamış, işi başka taraflara çekmeye çalışıyorsa artık onlara diyecek bir sözümüz kalmadı. İktidarı ile muhalefeti ile bizi seveni ile sevmeyeni ile hepimiz aynı gemideyiz ya. Bu gemi yürüdüğünde hep birlikte kazandığımız gibi gemi su aldığında da hepimiz aynı akıbete düçar olacağız. Onun için gelin Türkiye’ye hep birlikte sahip çıkalım. Hepimiz birlikte Türkiyeyiz. Bu ülkenin ve milletin en büyük düşmanları ekonomi kötüye gidiyor biraz daha sarsılırsak Tayyip Erdoğan’dan kurutuluruz diyen kifayetsizler. Hamdolsun milletimiz bu nebbaşlara itibar etmiyor, her fırsatta derslerini veriyor. Bir süredir yaşanan dün de zirveye çıkan bu oyun karşısında da milletimizin aynı duruşu sergilemesinden memnuniyet duyuyorum. Kardeşlerim milletimiz bu oyunu görmüş ve ülkesine sahip çıkmıştır. Türkiye içine sıkıştırılmaya çalışıldığı bu kur faiz enflasyon sarmalından en kısa sürede çıkacaktır, hiç endişe etmeyin” ifadelerini kullandı.

    “Ne yaparsanız yapın”

    “Bunun en büyük panzehiri üretimdir, ihracattır, istihdamdır, büyümedir, faizi minimize etmektir” vurgusunu yapan Erdoğan “Bak yine söylüyorum. Eğer bu faizi biz minimize etmezsek gerçek formülü söylüyorum; faiz zengini daha zengin fakiri daha fakir yapar maalesef bir sömürü aracıdır ve ne yaparsanız yapın biz ekonomideki hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın biz terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri durmayacağız. Ne yaparsanız yapın Suriye ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız. Ne yaparsanız yapın ezanlarımızın semalarımızda yankılanmasına, bayrağımızın göklerde nazlı nazlı dalgalanmasına engel olamayacaksınız. Rize, Karadeniz ve tüm Türkiye bize sıkılan döviz kurşunlarını sahiplerinin başına çalmaya hazır mısınız ? Bunun için kendi paramıza sahip çıkaya var mısınız ? Yastık altlarındaki değerlerimizi ekonomiye kazandırmaya var mısınız ? Ülkemize yönelik saldırılar ortadayken hiç kimsenin döviz üzerinden kar zarar hesabı yapmaya hakkı yoktur. Bu toprakları bizlere vatan kılmak için gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerimizin, kanlarını döken gazilerimizin elleri böyle davrananların yakalarında olacaktır” dedi.

    “Türkiye’nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara bizim hiç ihtiyacımız yoktur”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde bir şiir de okuyarak “Ne diyor şair ‘Yaşamaz ölümü göze almayanlar. Zafer göz yummadan koşana gider. Bayrağa kanının alı çalmayanın göz yaşı boşana boşana gider. Kazanmak istersen sende zaferi gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahraman peri, susandan kaçarda coşana gider.’ Biz susmayacağız. Demokrasiden ekonomiye her alanda coşkun bir sel gibi hedeflerimize akmaya devam edeceğiz. Devlet olarak alacağımız tedbirler üzerinde ilgili bakanlıklarımız, kurumlarımız gece gündüz çalışıyorlar. En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin, Rusya Ukrayna gibi ülkelerle ticaretimizi milli para birimlerimiz üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz. Şayet Avrupa ülkeleri de dolar cenderesinden çıkmak istiyorlarsa onlarla da benzer bir sistemi kurmaya hazırız. Gerek bu yöntemle gerek diğer alternatifleri devreye sokarak orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarında kurtarmakta kararlıyız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Türkiye’nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara bizim hiç ihtiyacımız yoktur. Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış hiçbiri umrumuzda değil. Biz bu günlere milletimize güvenerek, miletimizle birlikte mücadele ederek geldik. Bundan sonra da aynı şekilde bu yola devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz. Bizim krizden çıkış formülümüz budur. Hep söylüyorum kimseden inayet beklemeyeceğiz. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Savunma sanayinde biz bunu yaptık. Geldiğimizde yüzde 25 ihtiyacımızı karşılıyorduk. Şimdi yüzde 60. Bak nerden nereye geldik. Bu durup dururken olmadı bu iktidarımız döneminde oldu. İhracatta bunu yaptık. Göreve geldiğimizde bizim 36 milyar dolarlık ihracatımız söz konusuydu şimdi 163 milyar dolara çıktı. Nereden nereye geldik. İstihdam da bunu yaptık, turuzimde bunu yaptık. İnşallah bu yıl 40 milyon turistte doğru gidiyoruz. Diğer alanlarda da bunu yaparak bize parmak sallayanları pişman edeceğiz” diye konuştu.

    Öte yandan Erdoğan, toplantının ardından bu akşam Rize Şehir Stadı’nda oynanacak ÇAYKUR Rizespor-Kasımpaşa lig maçını izleyecek.

  • Bakan Yılmaz: “Kendilerini devletin sahibi sanıyorlar ve vatandaşa maraba gözüyle bakıyorlar”

    UŞAK (İHA) – Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 16 Nisan’da yapılacak olan referandumla ilgili CHP’nin tutumunu eleştirerek, “Bunlar kendilerinin oyunu altın hisse olarak görüyor. Kendilerini devletin sahibi sanıyorlar ve vatandaşa maraba gözüyle bakıyor” dedi.

    Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Uşak İl Danışma Kurulu Toplantısı’na katılan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye’nin 2002’den 2017’ye kadar her alanda büyüdüğünü ifade etti. Bakan Yılmaz, “Uşak, AK Parti’yi hep diğer partilerin önüne koydu. Uşak, bizim milletvekillerimizin, belediye başkanlarımızın veya il başkanlarımızın kara kaşı ve kara gözü için destek vermedi. Hizmet olmasa, Uşak böylesine bir desteği AK Parti’ye vermezdi. Milletin gözü en iyi terazidir. Biz milletin verdiği vekaletin hakkını verdik. Şimdi bazıları ehliyet ve liyakatle ilgili eleştiriler ortaya atıyorlar. Onlara 2002 ve bugünün Türkiye’sini göstermek lazım. 2002’de 3 bin dolar olan milli gelir, bugün 10 dolara yükseldi. Enflasyon yüzde 30’un üstündeydi ve şimdi yüzde 8’lerde, ki bu millet yüzde 150 enflasyonları da gördü. Kamu borç yükü yüzde 74’ten 32.8’e geriledi. Yatırımlar 2002’de 8 buçuk yılda bitiyordu, şimdi ise 3,5 yılda sonlanıyor. Bölünmüş yol 80 yılda 6 bin 100 kilometre yapıldı, 24 bin 891 kilometreye yükseldi. Şimdi bu rakamlar kimin ehliyetli ve kimin liyakatli olduğunu ortaya koymuyor mu?” dedi.

    “Uşak’a 2 yeni lise yapılacak”

    Eğitim alanındaki gelişmelere değinen Bakan İsmet Yılmaz, AK Parti döneminde 560 binin üzerinde öğretmen ataması yapıldığını ve önümüzdeki günlerde 20 bin yeni öğretmenin kamuda görev alacağını belirtti. Türkiye’deki her 3 öğretmenden 2’sinin AK Parti döneminde eğitim vermeye başladığını kaydeden Bakan Yılmaz, “2002’de öğretmen başına 28 öğrenci düşüyordu, günümüzde ise 18 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Türkiye artık eskiye göre çok daha güçlü ve zengin. Eğitimden konu açılmışken hemen müjdeyi vereyim ve Uşak’a da 2 yeni okul inşa edeceğiz. Fen lisesi ve sosyal bilimler lisesi olmak üzere 2 yeni okulumuz önümüzdeki günlerde, Uşak’ımıza kazandırılacak. 2002’de eğitime 11 milyar lira ayrılıyordu ve bu rakam o günün genel bütçesi içinde yüzde 10’du ve bugün ise 20 milyar liraya çıktı. Şu anda bütçedeki oranımız yüzde 20, yani eğitime desteği yüzde 100 oranında artırdık” diye konuştu.

    “CHP KENDİNİ ALTIN, HALKI MARABA GÖRÜYOR”

    16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği referandumu hakkında konuşan Bakan İsmet Yılmaz, CHP’nin tutumunu eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı sisteminin yasama ve yürütme açısından daha verimli olacağını ifade eden Bakan Yılmaz, şöyle söyledi:

    “Cumhurbaşkanı, yasama, yürütme ve yargının başıdır. Bu konu, mevcut Anayasa’da geçiyor ve Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın uyumsuz olması durumunda işler karışıyor. Şu andaki Cumhurbaşkanı ve Başbakan dava arkadaşı olduğu için sorun yok. Peki yarın farklı görüşlerden isimler yürütmenin başına gelirse ne olacak? Yeni sistem daha kapsayıcı. 2002’de, yüzde 34’le tek başına iktidar olduk ve 7 Haziran’da yüzde 46 ile tekrar iktidara geldik. Oysa yeni sistemde yüzde 51 gibi bir oy alarak iktidara gelebiliyorsunuz. Yani toplumsal uzlaşı ve birlikteliği sağlayan lider bu ülkeyi yönetecek. 7 Haziran’daki gibi hükümet ne olacak düşüncesi bitecek ve yeni seçilen başkan ekibiyle ertesi gün hükümeti kurup çalışmalara başlayabilecek. Bu sistem kabul edilirse Türkiye üst lige yükselecek. Milli irade, 15 Temmuz’da olduğu gibi her konuda belirleyici olacak.”

    “CHP korku siyaseti yapmaya çalışıyor. Rejimin değişeceğini ve tek adamlığa geçileceğini ileri sürüyor” diyen Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Bunların kaygısı demokrasi değil. 12 Eylül darbesi Cumhurbaşkanı seçilmediği için yapılamadı. Bunlar zayıf hükümetler istiyorlar. CHP bunu yapamazsınız diyor ve kendisini altın hisse sanıyor. Kendilerini devletin sahibi sanıyorlar ve vatandaşa maraba gözüyle bakıyor. Biz anayasa değişikliğini hazırladık ve millete sunduk. Bizim gözümüzde milletin üstüne hiçbir güç yoktur”.

    Bakan Yılmaz, konuşmasının ardından parti mensuplarının hediyelerini kabul etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Bakan Ala: “Yedi Düvelin Maşası Olarak Saldıranlar Ne Elde Edeceklerini Sanıyorlar”

    Çanakkale savaşlarında en fazla şehit veren Bursa, zaferin 101. yılında geçen sene Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Kireçtepe Jandarma Şehitliği’nde kahraman ecdada vefa için tek yürek oldu. İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Yedi düvel bir araya gelmiş, bu kapılardan dönmüşken, o yedi düvelin maşası olarak saldıranlar ne elde edeceklerini sanıyorlar. Buradaki dedelerinden, şehitlerden utanmıyorlar mı? Haya etmiyorlar mı?” dedi.

    Çanakkale Savaşı’nda 6-8 Ağustos 1915’te kahramanca çarpışan ve İngiliz kuvvetlerini Karakol Dağı ve Kireçtepe’de durdurup, grup komutanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı Anafartalar Grubu’nun kuzey yanını koruyan Gelibolu ve Bursa Jandarma Taburlarının üç bölüğündeki şehitlerin yer aldığı bölgeye savaş devam ederken 1915’te bugünkü şehitlik yapıldı. Boş mermi kovanlarından yapılan bir anıtın da bulunduğu ve günümüze ulaşan orijinal şehitliklerden biri olan Kireçtepe Şehitliği’ndeki anıt önünde Ulu Önder Atatürk’ün çekilen bir fotoğrafı da önemli bir belge olarak tarihe not olarak düştü. Kahraman ecdada vefa borcunu en iyi şekilde ödemek için harekete geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Garnizon Komutanlığı işbirliğiyle zaferin 100. yılına denk gelen geçtiğimiz yıl şehitliği ecdada yakışır hale getirdi. Çalışmalar kapsamında sismik çalışmayla tespit edilen mezarların yeri ortaya çıkarıldı. Tescilli mevcut şehitlik alanının orijinal hali korunarak, şehitliğin etrafında dairesel olarak gezinti yapılabilecek şekilde yürüyüş yolu yapıldı ve şehitliğin etrafını çevirecek olan duvar limra taşı ile kaplanarak özgün hale getirildi. Mevcut şehitlikte bulunan top mermisi kule anıtın aslına uygun olarak rekonstrüksiyonu yapılarak, gerçeğiyle uyumlu olarak restitüsyonu sağlandı. Yürüyüş yolu Afyonkarahisar’dan getirilen ve her biri 70 kilogram olan bin 100 travertenden, duvarları ise Antalya’dan getirilen taşlardan inşa edilen şehitliğe Miralay Mustafa Kemal’in birliği ziyareti sırasında çekilmiş fotoğrafı da konuldu. Zaferin 100. yılında yaklaşık 5 bin Bursalı’nın katıldığı duygusal bir törenle ziyarete açılan şehitlik, bu yıl yine ziyaretçi akınına uğradı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Ecdada Saygı’ etkinliği kapsamında 140 otobüsle Bursa’dan yola çıkan 7 binin üzerinde vatandaş, kahraman atalarını bu yıl da gurur, gözyaşı ve dualarla andı. Şehitleri anma törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Çanakkale Valisi Hamza Erkal, Bursa Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık, Bursa’dan gelen ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşların temsilcileri ile 7 bine yakın Bursalı katıldı. Tören, İçişleri Bakanı Ala’nın anıta çelenk bırakması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

    “VEFA BORCUMUZU ÖDEMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, her karışını kanlarıyla suladıkları bu toprakları vatan haline getiren tüm ecdada vefa borçlarını kısmen de olsa ödemeye çalıştıklarını söyledi. Osmanlı devletinin kurucuları Osman ve Orhan Gazi’den Kurtuluş Savaşı ile destan yazan Atatürk’e ve canlarını seve seve bu vatan için feda eden ecdadı saygı ve minnetle andıklarını belirten Başkan Altepe, ecdada olan vefa borcunu ödeyebilmek için tarihi ve kültürel miras yatırımlarına ağırlık verdiklerini söyledi. Balkan coğrafyasında Çanakkale Kireçtepe’ye kadar nerede bir ecdat yadigarı varsa oraya el uzattıklarını kaydeden Altepe, “Kurtuluş Savaşı ile ilgili Bursa’mızdaki 12 şehitlik ile 93 tarihi mezarı ayağa kaldırdık. Dünya tarihinin yeniden yazıldığı, düşman çizmesinin ülkemize girmemesi için, bu ülkenin bağımsız kalması için seve seve ölüme giden bu kahraman ecdadımızı da unutmadık. Bu vatanın her metrekaresi için onlarca şehit verildi. Bu mücadeleye en çok katkı koyan en kritik zamanda cepheden cepheye koşan Bursa ve Gelibolu jandarma taburuyla burada tarih yazıldı. Bizde isimleri tarihimize altın harflerle yazılan bu kahraman ecdadımızın bulunduğu alanı yine ecdadımıza yakışır hale getirdik. Son olarak yol düzenleme çalışmasıyla birlikte yaklaşık 7 milyon liralık bir harcama ile şehitliğimiz ecdada yakışır hale getirildi” diye konuştu.

    “BURSA OSMANLI’NIN DNA’SIDIR”

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, şehitliğin ihya edilmesi yönündeki çalışmaları nedeniyle Başkan Altepe başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Bu tür çalışmaların Bursa’ya çok yakıştığını dile getiren Bakan Ala, “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olmak Osmanlı’nın onurunu taşımak, Osmanlı’ya yakışır hizmetler yapmak demektir. Bu bizim vazifemizdir. Biliyorsunuz insanda DNA vardır. Bu DNA küçük bir hücredir ama insanın bütün özelikleri orada kodlanmıştır. Bursa da Osmanlı’nın DNA’sıdır. Osmanlı’da ne varsa Bursa’da o var. Onun için Osmanlı nerede ise Bursa orada. Benim için de ayrıca Bursa gibi bir şehrimizin TBMM’de onurla temsil etme görevi verdiğiniz için ayrı ayrı hürmetlerimi sunuyorum” dedi.

    Çanakkale şehitleri denildiğinde sözün bittiğini, yedi düvelin bir araya gelerek hiçbir şey elde edemeden bu kapıdan döndüğünü dile getiren Bakan Ala, “Yedi düvel bir araya gelmiş, bu kapılardan dönmüşken, o yedi düvelin maşası olarak saldıranlar ne elde edeceklerini sanıyorlar. Buradaki dedelerinden, şehitlerden utanmıyorlar mı? Haya etmiyorlar mı? Bu şehitlerin torunlarının bu ülkeyi şaha kaldırmak için çalışmaları gerekmez mi? Bu aziz hatıraya ihanet edenler hiçbir zaman kazanamayacaklar. Yedi düvele Çanakkale’den haykırıyoruz. Bu Çanakkale ruhu yaşadıkça cihan devleti Osmanlı’nın torunları yine cihanın bütün dünyanın gıpta ile bakacağı başarılara imza atacaktır” diye konuştu.

    Çanakkale Valisi Hamza Erkal da, Türkiye’nin manevi başkenti olan Çanakkale’nin son kale olduğunu belirterek, “Bu kale geçildiği anda tüm ülkenin teslim olduğu, ezanların sustuğu, bayrakların indiği ülke haline gelecektik. Bu nedenle ecdadımız büyük önem verdiler. O zaman Osmanlı bakiyesi olan toprakların her köşesinden insanlarımız gelip burada birlik oldular ve yedi düvele karşı inanılmaz bir zafer kazandılar” dedi.

    Bursa Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık ise, Bursa ve Gelibolu Seyyar Jandarma Taburları hakkında bilgi verdi. Seferberlik ilan edildikten sonra bin 100 kişilik Bursa Seyyar Jandarma Taburu’nun Bursa’dan törenlerle Çanakkale cephesine uğurlandığını ifade eden Saldık, “Bursa Seyyar Jandarma Taburu Kireçtepe bölgesine Anafartalar’ın kuzey yan emniyeti için Gelibolu Taburu ile mevzilenmiştir. Bu iki jandarma taburu, 6-7 Ağustos 1915 tarihlerinde son büyük çıkarmayı yapan düşman kuvvetlerine karşı büyük savunma mücadelesi vermiş, düşmanın 10 bin mevcutla yürüdüğü cephede bin 500 mevcutla destansı bir savunma icra etmiştir” dedi.

    Konuşmaların ardından şehitliğe fidan diken protokol üyeleri, daha sonra şehitliğe gezip, mezarlara karanfil bıraktı.

  • Bakan Yılmaz: “Sanıyorlar Ki Bu Anayasaya Cumhurbaşkanımızın İhtiyacı Var”

    Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni anayasa ve başkanlık sistemiyle ilgili, “Herkes sanıyor ki bu anayasaya Cumhurbaşkanımızın ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptırmak isteyip de yaptıramadığı bir şey var mı? Partiyi kendisi kurmuş, başbakanı kendisi göstermiş” dedi.

    ÖNSİAD’ın Esenler’de bulunan dernek binasında gerçekleşen kahvaltıya Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Esenler Kaymakamı Yüksel Ünal, Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek, Tekstilkent Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Kulak, ÖNSİAD Genel Başkanı Rasim Erdoğmuş ve dernek üyeleri katıldı.

    Kahvaltı sonrası konuşan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başkanlık sistemi hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Herkes sanıyor ki bu anayasa Cumhurbaşkanımızın ihtiyacı var diye düşünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptırmak isteyip de yaptıramadığı bir şey var mı? Partiyi kendisi kurmuş, Başbakanı kendisi göstermiş. Dolayısıyla Başkanlık talebi ve yeni anayasa talebi Tayyip beyin veya Sayın Cumhurbaşkanımızın talebi değil, bu milletin ihtiyacıdır. Allah göstermesin 7 Haziran’da bir koalisyon çıksaydı, koalisyonda çok net söylüyorum ne zaman gideceği de belli olmaz. Tek bir kişinin atamasından dolayı koalisyon hükümetlerinin bozulduğu görülmüştür bu ülkede. Bir bakanın istifa ettiği görülmüştür. Bir telekominikasyon kurumu kurulmuştur. Telekominikasyon kurumu ulaştırma bakanlığına bağlıydı. Kemal Derviş gelmişti. Kemal Derviş kendi dediği kurula girdi. Kendi bağlı olduğu Ulaştırma Bakanlığında Deniz Öksüz istifa etti” dedi.

    “KOALİSYON PAMUK İPLİĞİNE BAĞLIDIR”

    “Koalisyon pamuk ipliğine bağlıdır” diyen Yılmaz, “Eğer 7 Haziran’daki devam etseydi Türkiye sıkıntıya düşerdi. 14 yıllık dönemde AK Parti tek parti olduğu dönemde bulunduğu için herhalde bunları konuşmasak deniliyor ama bizden sonraki nesillere böyle bir sıkıntılı dönemi bırakmamak için mutlaka yeni bir anayasa şart. Dolayısıyla bunu kabul edersek Türkiye için yeni bir anayasa şart. Hiç bir şeyi değiştirmesek bu anayasayı alsak yeniden yazsak bile en azından bu milletin vekilleri tarafından sivil bir anayasa yapılmış olması dahi başarıdır. Çünkü bunlar anayasa yapamazlar. Geçmişte bir şekilde vesayet altında olanlar biz anayasa yapamayız diyenler var. Veya bu meclis anayasa yapamaz diyenler var. İşte onları bu yapamaz dediklerinin doğru olmadığı göstermek için bile aynı anayasayı yazsak. Bu milletin temsilcilerinden çıkmış bir anayasa ile bu ülkeyi yönetmek bu millete farklı bir öz güven daha kazandıracaktır” diye konuştu.

    Konuşmaların sonunda ÖNSİAD Yönetim Kurulu tarafından Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a hediye takdim edildi. Program daha sonra hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.