Etiket: Saniyede

  • Bakan Fikri Işık: “Foton Teknolojisi Sayesinde 10 Terabayt Veri, 1 Saniyede Taşınacak”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık İstanbul’da katıldığı 8’inci İntel Teknoloji Konferansı’nda bilgisayar teknolojileri ve mimarisinde köklü değişiklik yaşanacağını belirterek, “Foton teknolojisini kullanan optik bilgisayarlar sayesinde 10 terabayt verinin 1 saniyede taşınması hedefleniyor” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 8’inci İntel Teknoloji Konferası’na katıldı. Konferansa Bakan Işık’ın yanı sıra İntel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem, Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt ve davetliler katıldı.

    Konferansta ilk olarak Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem, İntel teknolojisi hakkında bilgiler verdi. Ardından İntel teknolojisinin hakkında sinevizyon gösterimi yapıldı. Gösterimin sonrasında ise İntel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, sisler arasında lüks bir otomobille sahneye geldi. Otomobilden inen Aydın daha sonra sunumunu yaptı.

    KELEBEK KANATLARI HAREKETE DUYARLI SENSÖRLE KIPIRDADI

    Sunumun ardından sahneye gelen dansçı grubun gösterisi ise adeta nefes kesti. Gösteride dansçıların ortasında sabit olarak bekleyen kadının üzerindeki kelebek kanatları dikkat çekerken, bu kanatların harekete duyarlı sensör sayesinde kıpırdadığı görüldü.

    Konferansta konuşma yapan Bakan Fikri Işık, “Türkiye’nin yeni nesil teknolojileri geriden takip eden değil, bu teknolojileri üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke olmak için neler yapmamız gerektiğini birlikte tartışalım. Gelecekle ilgili yapılan konuşmalar, tahminler ve öngörüler zaman zaman muhataplara fantastik gelebiliyor. Tahminleriniz ne kadar somut verilere dayanıyor olursa olsun yaptığınız iş tamamen fütüristik bir iş gibi algılanabiliyor. Bakınız bilim kurgu edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Jules Verne ünlü romanı Ay’a Seyahat’i 1865 yılında yayınlamıştı. 1865 yılında Ay’a yolculuk yapma fikri, bilim kurgunun ötesinde adeta bir fanteziydi. İnsanoğlu sadece 1 asır sonra Neil Armstrong’un ’Benim için küçük ama insanlık için büyük’ diye tabir ettiği adımla o fanteziyi bir gerçeğe dönüştürmeyi başardı” dedi.

    “Bugün dünyada internet erişimi olan insan sayısı 3 milyar civarında olmasına rağmen 13-14 milyar civarında akıllı cihaz bulunmaktadır” diyen Bakan Fikri Işık, “Nesiller internet sayesinde artık arabalar, binalar, beyaz eşyalar ve giysilerde akıllı cihaz özelliği kazanıyor ve kazanacak. Nasıl bugün akıllı telefonumuza bir uygulama indiriyor ve geliştiriyorsak, yarın otomobilimize ve çamaşır makinemize de bir uygulamayı indirebileceğiz. Otomobilimizi satın aldıktan sonra geliştirmek istiyorsak, otomatik park sistemini veya yokuş kalkış destek sistemini internet üzerinden bir uygulama gibi otomobilimize indirme imkanımız olacak. Mesela bir giyim mağazasında hangi model gömleğin daha fazla satıldığını akıllı raflar tespit edecek. Bu raflar bu bilgiyi doğrudan fabrikaya aktaracak. Siparişi yapacak olan fabrika, hangi modelden ne kadar üreteceğine veri akışı sayesinde insan unsuru olmadan doğrudan kendisi karar verecek” ifadelerini kullandı.

    “FOTON TEKNOLOJİSİ SAYESİNDE 10 TERABAYT VERİNİN 1 SANİYEDE TAŞINMASI HEDEFLENİYOR”

    Büyük ve köklü firmaların geleceğin dünyasında çok zorlanacaklarını söyleyen Bakan Işık, “Dünyadaki en büyük şirketler, en iyi teknoloji firmaları gibi listelerin zirvesi yıldan yıla değişiklik gösterecektir. Biliyorsunuz, bir fotoğraf makinesi markası dijital makineye zamanında adapte olamadığı için iflas etti. Cep telefonun pazarı olan bir firma, akıllı telefonlara geçiş sürecinde pazardaki üstün pozisyonunu kaybetti ve çok çok gerilere düştü. Önümüzdeki dönemlerde bu tip hikayelerle daha sık karşılaşacağız. Mesela bilgisayar teknolojileri ve mimarisinde köklü değişiklik yaşanacak. Foton teknolojisini kullanan optik bilgisayarlar sayesinde 10 terabayt verinin 1 saniyede taşınması hedefleniyor. Buna ve benzer süreçlere uyum sağlayamayan firmalar bugün ne derece büyük olursa olsunlar yarının dünyasında yer alamayacaklar” şeklinde konuştu.

    “YERLİ OTOMOBİLİ GELİŞTİRİRKEN SADECE OTOMOBİL ÇIKARTMAKLA YETİNMEK İSTEMİYORUZ”

    İnternet yoluyla her cihazın bilgi teknolojilerinin ürününe dönüştüğünü kaydeden Bakan Işık, “Bu nedenle yerli otomobil projemizi geliştirirken ortaya sadece bir otomobil çıkartmakla yetinmek istemiyoruz. Sürücü kontrol ünitesi veya otonom araç gibi alanlarda dünyaya yeni teknolojilerde sunmak istiyoruz. Bu vesileyle başta İntel olmak üzere pek çok firmamızı Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerine büyütmeye veya yeni Ar-Ge merkezi kurmaya davet ediyorum. Uluslararası kuruluşların ülkemizde Ar-Ge laboratuvarlarını kurmak için teşvik ederek başlattığımız bir diğer programda öncül Ar-Ge laboratuvarları destek programıdır. Bu program kapsamında Türkiye’de kurulacak Ar-Ge laboratuvarlarının belirli giderlerini yılda 10 milyon Türk lirasına kadar geri ödemesiz olarak destekliyoruz. Destek programından faydalanmak isteyen 6 uluslararası firmanın başvuru sürecini başlattık ve değerlendirmeler devam ediyor. Tüm uluslararası firmaları bu programdan yararlanmaya davet ediyorum. Teknoloji firmalarını bilişim vadisinde yer almaya orada oluşacak ekosistemden faydalanmaya davet ediyorum” diye konuştu.

  • Marmarabirlik Saniyede 1160 Gram Ürün Satıyor

    Saniyede 1160 gram ürün satışıyla ambalajlı pazarın yüzde 70’ine sahip olan Marmarabirlik, son 5 yılda yüzde 77 büyüdü. Başkan Asa, “2016’da satışlarımızı en az yüzde 10 artırarak 350 milyon lira ciroya ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

    Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, Marmarabirlik’in son 5 yıldır Ar-Ge yatırımları ve ürün çeşitliliği ile birlikte satışlarını artırdığını belirterek, özellikle yerel zincir marketlerin de satış ağına dahil edilmesiyle artık her eve ürünlerinin girmeye başladığını söyledi. Asa, Marmarabirlik’in 2015 yıl sonu itibariyle saniyede 1 kilo 160 gram ürün satışıyla ambalajlı pazarın yüzde 70’ine sahip olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

    “32 bin üretici ortağımızın daha fazla kazanması için 365 gün 24 saat üretim yapıyoruz. Saniyede 1160 gram ürün satışı yapmış oluyoruz ki, bu rakamlar Marmarabirlik’in kurulduğu günden bu yana ulaştığı en yüksek satış rakamlarıdır. 2016’da satış rakamlarımızı ambalajlı zeytin ve özellikle zeytinyağında en az yüzde 10 artırarak, 350 milyon TL ciroya ulaşmayı; 2017 yılı sonunda ise 45 bin tonluk satış rakamına ulaşmayı hedeflemekteyiz. İhracatta da yine 2016 yıl sonu hedefimiz 6 bin 500 tonluk satış rakamlarına ulaşmaktır.”

    5 YILDA YÜZDE 77 BÜYÜME

    Her yıl tüketicilere sundukları kaliteyi daha da yukarıya taşıdıklarını belirten Asa, “Diğer yandan da ürün çeşitliliğimize yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Marmarabirlik olarak 2010 yılından bu yana gerçekleştirilen değişim ve dönüşüm politikalarıyla istikrarlı bir büyüme ivmesi yakaladık ve 2015 yılında ciromuzun 314 milyon TL gerçekleşmesiyle birlikte 5 yılda yüzde 77’lik büyüme oranına ulaştık. Önümüzdeki yıllarda yerel zincirlere yaptığımız satışları ve EDT (ev dışı tüketim) alanındaki satışlarımızı daha da artırmayı, dolayısıyla Gemlik tipi sofralık zeytin üretiminde ambalajlı ürün pazarının yüzde 80’ine ulaşmayı öngörmekteyiz” ifadelerini kullandı.

    “GÜVENİLİR MARKAYI SEÇİN”

    Başkan Asa, son dönemlerde zeytinyağı üretimi ile ilgili sıkıntılar sebebiyle tağşişin arttığına işaret ederek, tüketicilere güvenilir markaları tercih etmeleri uyarısında bulundu. Asa, şöyle devam etti:

    “Ürünün az olduğu gerekçesiyle fiyatlar artmakta, buna bağlı olarak tağşişte de artış görülmektedir. Marmarabirlik’in stoklarında herhangi bir sıkıntı yoktur. Tüketicilerimiz her geçen gün artan satış ağı ile Marmarabirlik ürünlerine rahatlıkla ulaşabilir, güvenle tüketebilirler. Marmarabirlik ürünleri aynı zamanda hiçbir katkı maddesi kullanılmadan tamamen doğal fermantasyon yöntemi ile tüm hijyen ve kalite standartlarına uygun olarak ambalajlanmakta ve tüketiciye sunulmaktadır. Merdiven altı üretim ile elde edilen tağşişli ürünün arttığı bu dönemde, tüketicilerimize hem sofralık zeytinde hem de zeytin yağında güvenilir markaları seçmelerini tavsiye ediyoruz.”

  • (Özel Haber) Lüks Otomobilin Camını İki Saniyede Açtılar, Çalamadan Kaçtılar

    Sancaktepe’de lüks bir otomobilin camını 2 saniyede açan 2 şüpheli, aracın yedek anahtarını bulamayınca kaçarak kayıplara karıştı. Polis, şüphelilerin peşine düşerken, olay anı güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi.

    Olay, Akpınar Mahallesinde gece 03.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, lüks bir otomobili gözüne kestiren 2 şüpheli aracı çalmak için harekete geçti. Önce aracın çevresini kolaçan eden şüpheliler, daha sonra aracın yanına giderek tam 2 saniye içerisinde otomobilin camını açarak içeri girdiler. Şüphelilerden biri çevrede gözcülük yaparken diğer şüpheli aracın içerisine girerek torpidoda yedek kontak anahtarını aradı. Şüpheliler yedek anahtarı bulamayınca aracı olay yerinde bırakıp kaçtılar.

    Araç sahibi Melik Aymak, “İki saniye de camı açmışlar. Gece 03.00’te gelip aracın torpido gözündeki yedek anahtarı alıp aracı çalmak istemişler. Bu tip araçların tamamında fabrikasyon yedek anahtar vardır. Bunu bilen hırsızlar bakmışlar, anahtar torpido da olmayınca gitmişler” dedi.

    İhbar üzerine kamera kayıtlarını inceleyen Sancaktepe Asayiş Büro Amirliği ekipleri, eşkallerini tespit ettikleri şüphelileri yakalamak için soruşturma başlattı.

  • Onur Aır, Saniyede 11 Bilet Satarak Rekor Kırdı

    Onur Air, saniyede 11 bilet sattığı zaman dilimiyle ilgili olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için başvuruda bulunacak.

    Onur Air’in bir saatte sattığı bilet rekoru ise 20 bin 157 adet oldu. Şirket, 2016 yılı için 550 bin bileti 39 TL ve 39 USD’den satışa sunmuştu.

    Onur Air Genel Müdürü Teoman Tosun, tüm 2016 yılı için satışa sunulan kampanya biletlerinin an itibariyle 370 binden fazlasının satıldığını belirterek, “Kampanyanın başladığı ilk günlerde 3 Aralık günü saat 16.00 ile 17.00 arasında 20 bini aşkın bilet satıldı. Bu saat dilimi içerisinde bir saniyede 11 bilet satılan oran ise en kısa zaman diliminde en yüksek bileti sattığımız an oldu. Kampanya sonunda bu kayıtları bir rekor olarak tescil ettirebiliriz” diye konuştu.

    Şirketin bu süreçte 200 bin adet civarında da kampanya dışı olağan bilet satışı gerçekleştirdiği açıklandı.

    Kampanya sırasında gerçekleşen satış oranlarının Türkiye’de bugüne kadar uçak sayısına oranla gerçekleşmiş en yüksek satış olduğu tahmin ediliyor.

    Kampanya kapsamında, Onur Air aynı gün 90 bin’i aşkın bilet satarak bugüne kadarki en yüksek satış grafiğini yakaladı. Kampanyanın 14. gününde satışa sunulan 550 bin biletin 374.682 adedi satıldı. Bilet alanların en yüksek tercihi 2016 yaz aylarında denize kıyısı bulunan tatil şehirleri oldu. Kampanya dahilinde en çok bilet satışının yapıldığı şehir Antalya. Kampanyada en çok tercih edilen dış hat noktası Amsterdam.

    İsmi açıklanmayan tek bir kişinin aldığı en fazla bilet sayısı 84 tek yön bilet ile İstanbul-İzmir arasında.

  • Prof. Dr. Elmacı: “23 Saniyede Bir Kişi Kafa Travmasından Hayatını Kaybediyor’’

    Memorial Şişli /Ataşehir Hastaneleri Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, dünyada 7 saniyede bir kafa travması meydana geldiğini, 23 saniyede bir ise bir kişinin kafa travmasından hayatını kaybettiğini belirtti.

    Memorial Hizmet Hastanesi’nde 2.’si düzenlenen “Nöroanestesi ve Nöroyoğunbakım” konferansında kafa travmaları, ortaya çıkan hasar ile teşhis ve tedavi yolları ele alındı. Beyin cerrahi, nöroloji, radyoloji ve anestezi uzmanlarının bir araya geldiği konferansta konularının uzmanı doktorlar bilgi alış verişinde bulundu.

    ’’DÜNYADA 7 SANİYEDE BİR KAFA TRAVMASI MEYDANA GELİYOR’’

    Kafa travmalarının toplumsal bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Memorial Şişli/Ataşehir Hastaneleri Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, istatistiklere göre dünyada 7 saniyede bir kafa travması meydana geldiğini, 23 saniyede bir ise bir kişinin bu travmalara bağlı olarak hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’de kafa travmalarını en fazla trafik kazalarında görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Elmacı, “Ülkemizde yılda 110 bin trafik kazası olduğu hesaplanıyor. Bu kazalarda 5 bin kişi hayatını kaybediyor.Bunların önemli bir kısmında kafa travmasının söz konusu olduğunu biliyoruz. Kafa travmasını önlemek adına ciddi önlemler almak gerekir. Kafa travması yaşandıktan sonra ilk yardımın uygun şekilde yapılması ve tedavilerin planlanması gerekir. Çocuklarda kafa travmalarını daha ciddi şekilde takip etmemiz gerekiyor. Kendi durumunu ifade edemediği için çocuklarda gözlem süresinin daha uzun, müşahedenin daha yakından yapılması, ailelerin de bu konuda bilgilendirilmesi kafa travması geçirmiş çocuklarının takibini yapabilmeleri bakımından önemlidir’’ diye konuştu.

    ’’KAFA TRAVMASI GEÇİREN ÇOCUKLARA KESİNLİKLE KANI SULANDIRAN ASPİRİN GİBİ İLAÇLAR VERİLMESİN’’

    Motorlu araç kullananların yanı sıra çocuklar ve yaşlılarda düşmelere bağlı olarak meydana gelen kafa travmalarına dikkat çeken Memorial Şişli Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Akdemir, gereksiz tomografi çekilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Akdemir tomografinin teşhiste önemli bir adım olduğunu ancak içerdiği radyasyondan dolayı kullanılacağı zamanın iyi belirlenmesi gerektiğini dile getirerek, “Kafa travmalarını hafif, orta ve ağır olarak üçe ayırıyoruz. Orta ve ağır travmalarda tomografi çekilmesi kaçınılmazdır. Hafif travmalarda tomografi çekilmesini özellikle aile yakınları, anne ve babalar çok istiyor. Hafif kafa travmalarında tomografi kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Özellikle çocukluk döneminde çekilen tomografi çocuğun radyasyon alması sonucu ilerleyen dönemde farklı hastalıkların oraya çıkmasına neden olabilecektir. Kafa travması geçiren kişi yürüyor, eli ayağı oynuyor ve sara nöbeti geçirmiyorsa ailelerin tomografi çekilmesi konusunda çok ısrarlı olmamaları hatta çekilmesi istenilen tomografilerde bunu sorgulamaları gerekiyor” dedi.

    Prof. Dr. Akdemir kafa travmalarında kullanılan ağrı kesici ilaçlara da dikkat çekti. Aspirin gibi kan sulandırıcı ağrı kesicilerin kullanılmasının tehlikeli olduğunu hatırlatan Akdemir içeriğinde parasetemol bulunan ağrı kesicilerin alınması ya da hiç ağrı kesici kullanılmamasını söyledi.

    “KAFA TRAVMASI, YOĞUNLUK AÇISINDAN TÜMÖR HASTALIKLARININ ÖNÜNE GEÇEBİLİR’’

    Nöroanestesi ve Nöroyoğunbakım günleri konferansında konuşan Memorial Hizmet Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü’nden Uz. Dr. Ramazan Sarı, kafa travmalarının yoğunluk açısından tümör hastalıklarını geçeceğini belirtti. Sarı, kafa travmalarında şuur kaybının önemli olduğunu ifade ederek, ” Özellikler çocuklarda en çok merak edilen kusma konusudur. Kafa travmalarından sonra bir kez yaşanan kusmanın çok önemi yoktur. Özellikle tekrarlayan, durmayan şuur kaybına ile birlikte giden kusmalar ciddiye alınmalıdır. Bunun dışında gözlerde kayma, sara hastaları gibi vücutta kasılma gibi durumlar oluşması, belirgin şişlik olması halinde mutlaka bir beyin cerrahının bulunduğu sağlık merkezine başvurulması gerekir’’ dedi.

    KAFA TRAVMASINDA GİDİLEN MERKEZ ÖNEMLİ

    Kafa travmalarından hemen sonra gidilecek sağlık merkezini her zaman seçme şansı olmadığını vurgulayan Memorial Hizmet Hastanesi Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı Dr. Sedef Tavukçu Özkan,” Kafa travmalarında önemli olan ilk merkeze ulaşılmasıdır. Ciddi bir travma söz konusu ise o zaman daha çok bu konuyla spesifik olarak ilgilenen merkezle ulaşmakta sağ kalım açısından çok önemli farklar var. Zamanlama, doğru tedavi, doğru algoritmik yaklaşım çok önemli. Bu hasta grubunda ilk müdahale yapıldıktan sonra bu merkezlere gitmenin önemi tartışılmaz’’ ifadelerini kullandı.