Etiket: Sanıkları

  • Film gibi cinayetin sanıkları hakim karşısında

    Gaziantep’te Suriyeli iş adamı İmad Edin Ali’nin ikinci eşi ve oğlunu boğazını keserek öldürdükleri iddia edilen ilk eşi ve şoförünün de aralarında bulunduğu 5 kişinin yargılanmasına başlandı.

    Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’Tasarlayarak öldürmek, çocuğu kasten öldürmek, konut dokunulmazlığını ihlal etmek ve cinayete azmettirmek’ suçlarından ömür boyu hapis cezası talebi ile yargılanan iş adamının ilk eşi Khanah Bakr, kardeşi Masoud Ali, şoförü Hani Rajab ve tetikçi oldukları iddia edilen Mesud Şeho ile Muhammed Haruf hakim karşısına çıktı.

    Cinayete azmettirdiği gerekçesiyle tutuklu yargılanan iş adamının ilk eşi Khanah Bakr, “Ben şoför Hani’ye ’bana kiralık katil bulun’ şeklinde bir talepte bulunmadım. Eşimin İmad Edin’in ikinci eşinin Türkiye’de olduğundan bile haberim yoktu. Şoförün böyle bir iddiada bulunmasını anlamıyorum. Olayla hiçbir alakam yoktur” dedi.

    İlk yengesi ile iş birliği yaparak ağabeyinin ikinci eşini öldürdüğü iddia edilen iş adamının kardeşi Masoud Ali ise, savunma yapmak için süre istedi.

    Sanıktan şaşırtan iddia

    49 yaşındaki kadını ve 11 yaşındaki çocuğu bıçaklayarak öldürüp boyunlarını kestiği iddia edilen Muhammed Haruf ise hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek olay yerine cinayet işlemek maksadıyla gitmediğini söyledi. Muhammed Haruf, “Ben sanıklardan sadece Mesud Şeho’yu tanırım. Kendisi ile Dörtyol’da tanışmıştık. Bana Gaziantep’te işleri iyi olan dayısının oğlu olduğunu ve bize iş yeri açabileceğini söyledi. Daha sonra birlikte Gaziantep’e geldik ve Masoud Ali ile tanıştım. Bize iş konusunda yardımcı olabileceğini ancak, ’önce bana bir konuda yardım etmeniz gerekiyor’ dedi. Masoud Ali bize, eşi ve çocuğunun kaçırıldığını ve kendisinin de ailesini kurtarmak için, kaçıran şahsın eşinin ve oğlunun bağlayarak fotoğrafların çekip kendisine göndermelerini istedi. Bu konuda bizden yardım istedi ancak biz kabul etmedik. Masoud Ali 20 gün sonra beni tekrar arayarak iş bulduğunu söylemesi üzerine tekrar Gaziantep’e geldim. Bir otelde buluştuk. Bana çok iyi bir iş bulduğunu ve günlük 100 TL kazanabileceğimi, ancak daha önceden bahsettiği fotoğraf çekmesi için yardımcı olmamı istedi. Bu kez kabul ettim ve ikimiz birlikte olayın yaşandığı evin yakınında bir parka gittik, daha sonra şoför Hani de yanımıza geldi. Mesoud Ali bize, ’Siz ikiniz çocuğun ve kadının kollarından tutacaksınız ben de fotoğraflarını çekeceğim’ dedi. Daha sonra ben, şoför Hani ve Mesoud Ali apartmana çıktık” diye konuştu.

    Cinayet anı kan dondurdu

    Cinayetleri iş adamı İmad Edin Ali’nin kardeşi Masoud Ali’nin işlediğini söyleyen tutuklu Muhammed Haruf’un cinayet anı ile ilgili ifadeleri ise kan dondurdu. Haruf’un ifadesinde “Kapıyı bize Ghada Sheıkhounı açtı, biz itekleyerek içeri girdik. Ben kadını tuttum, Masoud Ali ise çocuğu tuttu. O sırada şoför Hani ise, aşağıya doğru inerek kaçtı. Masoud Ali yeğeni olan Muhammed Nour Ali’nin (11) kafasını yere vurdu, çocuk bayıldı. Masoud Ali çok anormal davranıyordu. Bıçakla bir taraftan kadına vururken bir yandan da çocuğu içeri çekmeye çalışıyordu. O sırada elindeki bıçağın sapı kırıldı. Masoud mutfaktan bir bıçak daha getirerek kadına vurmaya devam etti. Ben işin renginin değiştiğini anlayarak ona engel olmaya çalıştım ama bıçağı bana da salladı ve geri çekilerek oradan kaçtım. Olaydan sonra para alacağım iddiaları doğru değil. Şoför Hani de bize yardım etmek için eldiven giydi ancak içeri girmedi” dediği öğrenildi.

    “Türkiye’de bir eşim ve çocuğum olduğunu kimse bilmesin”

    Çocuğu kasten öldürmek ve tasarlayarak öldürme gibi suçlardan tutuklu bulunan, iş adamı İmad Edin Ali’nin şoförü Hani Rajab (28), savunmasını Türkçe yapacağını belirterek, “Benim olayla hiçbir ilgim yoktur. Müşteki benim patronumdur, ben sadece çocuğunu okula götürmek sureti ile şoförlüğünü yaparım. Diğer zamanlarda ve patron yurt dışında olduğu zaman şirketin tüm işleriyle ben uğraşırım. Olaydan bir gün önce ben patronum ve kızını havalimanından alarak Gaziantep’e getirdim. Olay günü saat 14.00 sıralarında patronumun oğlu Muhammed Nour Ali bana annesinin telefonundan ’ben hazırım, okula gideceğim’ şeklinde mesaj attı. Ben çocuğu evden almak üzere apartmanın önüne gittiğimde patronun kardeşi Masoud’un evin yakınındaki parkta oturduğunu gördüm. Ben aracı Mesud’un göremeyeceği bir yere park ettim. Çünkü patronum bana Türkiye’de bir eşim ve çocuğum olduğunu kimsenin bilmesini istemediğini söylüyordu. Mesoud daha sonra beni fark etti, kendisine burada ne aradığını sorduğumda bana bu apartmanda boş bir daire olduğunu ona bakmaya geldiğini söyledi. Daha sonra Mesoud apartmana girdi ben de arabada bekledim. Çocuğa aşağıya in diye mesaj attım ancak çocuk bir türlü gelmedi. Bir süre sonra Mesoud’un binadan çıktığını gördüm. Patronumu aradım, çocuk inmedi telefona da cevap vermiyorlar dedim. Bana eve çıkmamı söyledi. Daha sonra çıkıp kapıyı çaldım, komşulara sordum ancak kendilerinden haber alamadım” şeklinde konuştu.

    İlk eşinin tahliyesini istedi

    Öte yandan duruşmaya katılan iş adamı İmad Edin Ali’nin avukatı ise, sanıkların gerçekleri gizledikleri kanaatinde olduklarını belirterek, sanıklardan Şoför Hani’nin olayın kilit ismi olduğuna dikkat çekti. Sanıklardan iş adamının ilk eşi olan Khanah’ın olayla ilgisinin bulunmadığını ileri süren müşteki avukatı tahliyesini talep etti.

    Yaşanan olaydaki tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, duruşma mevcut delillerin toplanması için 22 Kasım 2016 tarihine ertelendi.

    Olay

    17 Mayıs 2016 tarihinde Şahinbey ilçesi Akkent Mahallesi Sefa Sitesinde bir apartmanın 5’inci katında Suriyeli anne ve 11 yaşındaki oğlu bıçaklanarak ve boğazları kesilerek öldürülmüştü. Polis ekiplerinin çevrede yaptığı araştırma sonucu ulaştığı güvenlik kamerası görüntülerinde teşhis edilen ve aile ile yakın akraba oldukları ileri sürülen 5 kişi gözaltına alınmıştı.

  • ’Zirve’ sanıkları adliyede

    Zirve Yayınevi cinayetiyle ilgili davada 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan 5 sanık, tutuklanma talebi ile gözaltına alındıktan sonra adliyeye getirildi.

    28 Eylül’deki karar duruşmasında Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesince 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan 5 sanığın elektronik kelepçeli adli kontrol kararının devamına hükmedilmişti.

    Kararın ertesi günü Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz ederek sanıklar hakkında Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen “Hükmen tutuklanmalarına yer olmadığına” dair kararın kaldırılmasını talep etti. İtiraz üzerine mahkeme sanıklar hakkında ilgili kanun gereğince tutuklanmalarına yönelik yakalama emri çıkarılmasına oy birliğiyle karar verdi.

    Kararın ardından Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım ve Salih Gürler Malatya’da, Cumali Özdemir Darende’de, Hamit Çeker ise Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan 5 sanık sabah erken saatlerde geniş güvenlik önlemleri altında Malatya Adliyesine getirildi. 5 sanık adliye binasının tutuklu girişinden içeri alındı.

  • TIR garajı cinayeti sanıkları hakim karşısında

    Bursa’da, TIR parkında işlenen cinayetle ilgili davanın görülmesine devam edildi.

    Geçen aralık ayında, Otosansit TIR Parkı’nda, kamyonların karıştığı hasarlı kazanın ardından iki aile arasında çıkan tartışma güçlükle yatıştırılmış, olaydan bir hafta sonra Yöndem ailesinin işlettiği çay ocağına kalabalık grup halinde gelen Yaman ailesinin fertleri ile karşı taraf arasında kavga çıkmıştı. Tabanca, bıçak ve sopaların kullanıldığı kavgada göğsünden tabancayla vurulan İbrahim Yaman kaldırıldığı hastanede ölmüş, çay ocağı işleten Ü.Y., İ.Y., M.Y., Z.Y., ve E.Y., ile nakliyecilik yapan B.Y. ve C.Y. yaralanmıştı. Polis 6 kişiyi gözaltına almış, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden S.Y., ile E.Y., ‘adam öldürmek’ suçundan tutuklanmıştı. Güvenlik kamerası görüntülerini de izleyen savcılık, S.Y. ve E.Y. hakkında ‘adam öldürmek’ suçlarından müebbet hapis, tutuksuz 16 sanık hakkında ise ‘yaralama’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açmıştı.

    Davanın duruşması Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davaya katılan müşteki sanık C.K.Y., “Olay günü çay ocağının önünde bulunuyordum. Karşı taraf silahlarla geldi. Birinin elinde muşta vardı. Ş.Y. elinde beyzbol sopası ile kafama vurdu. Darbe alınca şuurumu kaybettim. Kavga 15-20 dakika sürdü. Bana vuran şahıstan şikayetçi değilim” dedi.

    Diğer müşteki sanık İ.Y. ise, “Olay sırasında ben kimseye vurmadım. Ben İ.Y.’yi tutmaya çalışırken, ismini bilmediğim, ancak bana denilene göre Ş.Y., K.Y. ile F.K. bana vurmuşlar. Bir tanesinin darbesi ile sağ kulağımın arkasından yaralandım. Ne ile vurduklarını bilmiyorum. Bana vuran kişilerden şikayetçiyim. Ancak davaya katılmak istemiyorum” diye konuştu.

    Diğer müşteki sanıklar N.Y., Ü.Y. ve Y.Y. de mahkeme gelerek ifade verdi. Mahkeme heyeti,. S.Y. ile E.Y.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Kanlı Asker Eğlencesi Sanıkları Hakim Karşısında

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, asker eğlencesinde çıkan ve bir gencin öldüğü, biri ağır 3 kişinin yaralandığı kavganın sanıklarının yargılanmasına devam edildi.

    11 Nisan 2015 tarihinde meydana gelen olayda, askere gidecek 20 yaşındaki Onur K. için düzenlenen asker eğlencesinde kavga çıkmış, yaklaşık 100 kişilik grubun karıştığı kavgada bir kişi ölmüş, biri ağır 3 kişi de yaralanmıştı. Kavgaya karıştıkları belirlenen 16 kişi gözaltına alınarak olaydan bir gün sonra adliyeye çıkarılmıştı. Mahkeme 16 sanıktan 9’unu tutuklamış, tutuklanarak cezaevine gönderilen 9 gençten 8’i daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    Biri tutuklu 16 sanığın İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması sürüyor. Sanıklar dün saat 10.00’da ikinci kez hakim karşısına çıktı. Öldürme ve yaralama suçundan yargılanan tutuklu sanık İbrahim B. ilk duruşmada, “Eğlence sırasında oyun oynamaya kalktık. Biz oyun oynarken Adem Kacır oturuyordu. O sırada bize doğru küfretmeye başladı. Oyunu bırakıp araca doğru yöneldim. 5 dakika sonra kavga çıktı. Melih’in yaralandığını gördüm. Adem’in elinden bıçağı almaya çalışanlar oldu. Adem elindeki bıçağı sağa sola savuruyordu. Ben de o sırada üzerimde bulunan bıçakla kendimi korumak için sağa sola sallıyordum. O sırada yere düştüm ve başıma çok yakın mesafeden kuru sıkı silahla ateş edildi. O sırada şoka girdim ve bıçağı salladım” şeklinde ifade vermişti.

    Mahkeme heyeti, öldürülen Adem Kacır’ın otopsi raporu, ölüm muayenesi ve tutanağın Bursa Adli Tıp Kurumu’ndan alınması için duruşmayı 17 Mart’a erteledi. Tutuklu sanık İbrahim B.’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verildi.