Etiket: Sanıkları

  • Kırklareli’ndeki darbe girişimi davası sanıkları savunma yaptı

    Fetullahçı terör örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kırklareli Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı kışladan zırhlı askeri araçlarla İstanbul’a gitmek için yola çıkan, vatandaşlar ve polis tarafından otoban girişinde durdurulan 81 eski asker savunma yaptı.

    Kırklareli Halk Eğitim Merkezinde oluşturulan duruşma salonunda Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen duruşmaya, eski Tuğgeneral Cemalettin Doğan ve eski Yarbay Latif Çiçek’in de aralarında bulunduğu 33’ü tutuklu, 81 sanık katıldı.

    Duruşmanın birinci gününde Cumhuriyet Savcısı Mustafa Öztürk’ün mütalaası okundu. Ardından avukatların ve sanıkların savunmalarına geçildi. Sanık Astsubay Çavuş Cemalettin Bayrak, savunma yaparak savcılığın mütalaasını kabul etmedi.

    “Askerlik mesleğini seçtiğim için çok pişmanım”

    Bayrak savunmasında, 25 günlük askerken tutuklandığını ve 11 aydır cezaevinde yattığını söyledi. Bayrak, “Meslekte 25 gün mesai yaptım. Suçum olmadığı halde 11 aydır tutukluyum. Bu durumu ve görevini iyi yapmayan herkesi kınıyorum. Askerlik mesleğini seçtiğim için çok pişmanım. Nasıl bir meslek ise hem kahraman hem de vatan haini yapıyor. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

    “Mahkemeye olan güvenim sarsıldı”

    Sanık İsmail Tunç da savunmasında, “Eşim kanser oldu. Tedavi görmeye başladı. Eşim ölürse bundan mahkeme heyeti suçludur. Eşim tedavi görmeye başladı. Çocuğum da bakımsız kaldı ve başkalarına ’anne ve baba’ diyor. Benimle aynı konumdaki diğer sanıklar tutuksuz yargılanıyor. Baklavacılar, kavurmacılar, damatlar aklanmaktadır. Adalet bunun neresindedir. Mahkemeye olan güvenim sarsıldı” şeklinde ifade verdi.

    Sanıklar, “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” suçlarından ayrı ayrı 4 kez ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne üye olmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanıyor.

  • Uyuşturucu cinayetinin sanıkları hakim karşısında

    Bursa’da kendilerine zorla uyuşturucu sattıkları iddiasıyla bir kişiyi öldüren 2 sanığın yargılanmasına başlandı.

    Geçtiğimiz aralık ayında merkez Yıldırım ilçesi Ortabağlar Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Ömer A. (20) ile Recep Ö. (19), kendilerine uyuşturucu sattırdıkları iddiasıyla Metin Yıldırım’ı (46) silahla öldürdü. Olayın ardından iki sanık tutuklandı.

    Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde iki sanık hakkında ‘tasarlayarak öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Duruşmada konuşan Ömer A., “Maktulü bir yıldır pastanesinden alışveriş yaptığım için tanıyorum. Olay günü aracın içerisinde bana ve diğer sanık arkadaşıma ağır hakaretlerde bulundu. Bende buna kızarak arkasından araçtan indim. Seslendikten sonra bana doğru dönünce bir yüzüne ateş ettim. Daha sonra diğer mermileri de arkasını dönünce ateşledim. Bu olayı diğer sanıkla tasarlayarak yapmadık” dedi.

    Diğer tutuklu sanık Recep Ö. ise, “Maktulü 4 yıldır tanıyorum. Beni uyuşturucu içmeye ve satmaya alıştırdı. Olay günü aramızda tartışma çıktı. Bize hakaret ve tehditkar sözler söyledi. Bunun üzerine diğer sanık maktulun arkasından araçtan indi. Bu sırada 5 el silah sesi duydum. Ömer’in hangi pozisyonda ateş ettiğini görmedim” dedi.

    Maktul yakınları her iki sanıktan da şikayetçi olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, maktulün sabıka kaydının UYAP sisteminden çıkartılmasına, şahitlerin dinlenmesine ve eksik evrakların tamamlanmasına karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Tecavüz cinayetinin sanıkları hakim karşısında

    Bursa’da kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla komşusunu öldüren genç kadın ve azmettiricisi olduğu iddia edilen kocasının yargılanmasına başlandı.

    Geçen eylül ayında merkez Osmangazi ilçesinde meydana gelen olayda, 4 çocuk annesi N.A. (33), kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla komşusu Ü.Ş.’yi (30) öldürmüştü. Namus meselesi yüzünden cinayeti işlediğini ifade eden genç kadın tutuklandı. N.A.’nın 4 yaşındaki oğlunun babasının Ü.Ş. olabileceğini söylemesi üzerine DNA testi yapıldı. Alınan kan örnekleri sonrası anne-baba-çocuk ilişkisinin yüzde 99.9 olduğu tespit edildi.

    “Uyarılarıma rağmen kendisinden kurtulamayacağımı anladım”

    Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinde haklarında ‘kasten adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezası talebiyle dava açılan kadın ve tutuksuz yargılanan kocası ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan N.A., “4 yıl önce terasta maktul bana zorla tecavüz etti. Bu tecavüz olayından sonra sürekli telefon açıp, kapımın önüne gelerek, olayı anlatacağını söyleyip, tehdit ediyordu. Daha sonra hamile kaldım. Oğlumun ondan olabileceğini söyledim. Ü. beni kıskanmaya başladı. Bu sebeple silah verdi. ’Bir kişi bir şey yaparsa gözünü kırpmadan vur’ dedi. Olaydan 3 gün önce evimin önüne gelip, beni kolumdan tutup arka sokağa sürükledi. Orada beni darp edip zorla bir arkadaşının evine götürüp tecavüz etti. Ü., eşime mesaj atarak, ‘Sen koynunda yılan besliyorsun, o benim koynuma girdi’ diye mesaj attı ve eşimle aramızda tartışma oldu. Benden ayrılır düşüncesiyle eşim beni eve kapattı. Artık bu işin bittiğini ve gelmeyeceğimi Ü.’ye söyledim. Olay gecesi yatak odamın camını tıklattı. Pencereyi açtığımda küfür etmeye başladı. Uyarılarıma rağmen kendisinden kurtulamayacağımı anladım. Evde yatağın altındaki tabancayı alıp rastgele bir el ateş ettim. Karanlıkta kaçarken arkasından iki el daha ateş ettim. Yaşadıklarım, çektiğim sıkıntılar ve çaresizliğim had safhaya gelmişti. Eşimin kesinlikle bu olayla ilişkisi yoktur. Silahtan bile haberi yoktu” dedi.

    “Eşimden hiç şüphem olmadı”

    Sanığın tutuksuz yargılanan kocası M.A. ise “Olaydan üç gün öncesine kadar eşimin Ü. ile ilişkisini bilmiyordum. Eşimden hiç şüphem olmadı. Ü. bana mesaj atınca eşimi sıkıştırdım. Olaydan 1 gün önce doğruladı. Eşimi darp ettiğinden dolayı karakola gidip şikayette bulunduk. Olay anında pastanedeydim. Kesinlikle kendisini yönlendirmiş değilim. Suçlamayı kabul etmiyorum” diye konuştu.

    Müşteki yakınları ise sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi.

    Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Zonguldak’ta FETÖ sanıkları hakim karşısında

    Zonguldak’ta FETÖ/PDY soruşması kapsamında aralarında öğretmen, esnaf, işçi, din görevlisi ve emeklilerin de bulunduğu 15’i tutuklu 17 sanığın yargılanmasına başlandı.

    FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan 15 sanık, sabah saatlerinde cezaevi araçlarıyla Zonguldak Adliyesine getirildi. 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde hazır bulunan sanıklar için adliye binası önünde geniş güvenlik önlemleri alındı.

    “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklara etkin pişmanlık yasası da hatırlatıldı.

    Sanıklardan A.K. sıklıkla iyilik yapma arzusuyla 2010 yılına kadar sohbet düzenlediğini söyledi. A.K., “Pensilvanya’da yaşayan terör örgütü liderinden Bank Asya’ya para yatırılması konusunda herhangi bir talimat almadım. Yapı içerisinde bütün faaliyetlerimi hayır yapmak için yaptım. Sohbetleri vermek için ise kimseden talimat almadım. Bu yapının içinde olduğum süre içinde hayır işlerinin dışında başka bir faaliyette bulunmadığımı açıkça söylemek istiyorum” dedi.

    Sanıkların yargılanmasına devam ediliyor.

  • Mahalle kavgası cinayetinin sanıkları hakim karşısında

    Gaziantep’te kendisini polise şikayet ettiği iddiasıyla berber kardeşi ile tartışan Yunus Emre Kırık’ı bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen Ayhan Deniz’in yargılanmasına başlandı.

    Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinde kasten adam öldürmek suçundan müebbet hapis cezası talebiyle yargılanan Ayhan Deniz bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.

    Duruşmada hakkındaki iddiaları kabul etmeyen tutuklu sanık Ayhan Deniz, ’’Benim evim olay yerine yakındı. Ramazan ayı olduğu için erkenden uyumuştum. Gece saat 01.00 sıralarında kız kardeşim beni uyandırarak, ’Abi dışarıda olay var’ dedi. Dışarıya baktığım sırada kardeşim Fatih’in kuaför dükkanı önünde kargaşa vardı. Ben hemen oraya gittim, olay yerindeki ağabeyime sorduğumda bir kaç şahsın burada kendilerine küfür ederek kaçtıklarını söyledi. Bunun üzerine biz de polis çağırdık. Polisler şahısları bulmak için uzaklaştıkları sırada Yunus Emre Kırık ve arkadaşları elinde silahla tekrar üzerimize doğru geldiler. Kırık’ın elindeki tabanca ateş etmek istediği sırada tutukluk yaptı. Bu sırada maktulün ağabeyi de aracı ile olay yerine, kardeşi Yunus Emre Kırık’a tokat atıp olay yerinden uzaklaştırdı. Bir süre sonra maktulün babası ve ağabeyi dükkana gelerek özür diledi ve meselenin kapatılmasını rica etti. Biz de kabul ettik. Ben eve gitmek üzere sokağa çıktım. Silah sesi duydum. Eve doğru baktığımda maktulün bu kez av tüfeği ile evime doğru ateş ettiğini gördüm. Daha sonra maktulün babası oğlunun yanına giderek tüfeği oğlundan aldı. Ben polise teslim etmek üzere babasından tüfeği almak istedim. Bu sırada sağ arka kalçamda bir acı hissettim. Dönüp baktığımda maktul elinde bıçakla kaçıyordu. Ben de arkasından kovalamaya başladım. Niyetim maktulü yakalayıp polise teslim etmekti. Yakaladığım sırada aramızda tekrar boğuşma yaşandı. Ben yine vücudumun bazı yerlerinden yaralandım. Bir süre sonra onun da yaralandığını gördüm. Sokakta ambulans çağırın diye bağırmaya başladım. Kardeşim Fatih beni de bir araca bindirerek hastaneye gönderdi. Maktulün neden bize saldırdığını bilmiyorum. Bıçağı ben hiç elime almadım. Ben bıçaklamadım, bıçak onun elindeydi ve boğuşma sırasında yaralandı. hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum’’ dedi.

    “Ambulans çağırın ikimiz de yaralıyız”

    Duruşmada tutuksuz yargılanan sanığın kardeşi Fatih Deniz ise “Maktul ve arkadaşları işsiz güçsüzdüler. Dükkanımın yakınında bulunan okulun bahçesinde alkol alarak küfür eder taşkınlık çıkarırlar. Ben bu durumu defalarca maktulün ailesine söylememe rağmen bir düzelme olmadı. Zaman zaman bu rahatsızlıktan dolayı polis çağırmıştık. Maktulün bize olan kini bundan dolayıdır. Olay saati ben kuaförde müşteriyi tıraş ederken, dışarıdan tartışma sesleri duydum. Dışarı çıktığımda maktul ağabeyim Servet’e küfür ediyordu. Biz kalabalık çıkınca kaçtılar. Bu sırada diğer ağabeyim Ayhan da gelmişti. Polisi aradık, polis geldi çevrede araştırma yaptı ancak polisler şahısları görmedi. Maktul daha sonra tekrar gelerek ağabeyimin evine ateş etti. Ailesi maktulün elinden tüfeği aldı. Bir süre sonra ağabeyim Ayhan’ın vurulduğunu duydum. Gidip baktığımda ağabeyim ve maktul yan yana yatıyordu. Ağabeyim bana ’ikimiz de yaralıyız, çabuk ambulans çağırın’ dedi. Ben olaylar daha da büyümesin diye bıçağı alıp kuaför dükanıma bıraktım. Yeğenime bıçağı al güvenli bir yere sakla kimse almasın dedim. Bu sırada ağabeyimi hastaneye götürmüşlerdi. Ben de hastaneye gittim. Olayda kullanılan bıçak daha sonra yeğenimin göstermesi ile polis tarafından bulundu. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.

    Maktulün babası Cebbar Kırık ve annesi Bahar Kırık ise oğulları Yunus Emre’nin ölümünden sorumlu tutulan tüm sanıkların cezalandırılmalarını istedi.

    Mahkeme tanıkların dinlenmesi ve olay yerinde keşif yapılması için ileri bir tarihe ertelendi.

    Edinilen bilgiye göre olay, 3 Temmuz 2016 tarihinde Kayaönü Mahallesi Lefkoşe Caddesi üzerinde yaşanmıştı. Olayda iki grup arasında tartışma çıkmış, tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi sonucu Yunus Emre Kırık ve Ayhan Deniz bıçakla yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı. Yunus Emre Kırık (20) yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiş, olay sonrası yaralı Ayhan Deniz ve 3 yakını gözaltına alınmıştı. Olay sonrası Ayhan Deniz tutuklanarak cezaevine gönderilirken diğer 3 yakını ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.