Etiket: Sanıkları

  • Aladağ yurt yangını davası sanıkları 7. kez hakim karşısında

    Adana’nın Aladağ ilçesinde kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 10’u öğrenci toplam 12 kişinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili 2’si tutuklu toplam 14 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

    Tutuklu sanıklar yurt müdürü Cuma Ali Genç ve Aladağ Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur geniş güvenlik önlemleri altında cezaevi aracı ile mahkemenin görüleceği Kozan Ticaret Odası binası önüne getirildi. Polis ve çevik kuvvet ekipleri tarafından alınan güvenlik önlemleri altında tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ramazan Keleş, Mahik Kılıç, Mustafa Öztaş, Ramazan Dede ve dernek çalışanı Mahmut Deniz ile Aladağ İlçe Milli Eğitim ve İl Milli Eğitimde görevli Mehmet Aktaş, Mehmet İpek, Zeki Yılmaz, Davut Gökçeli, Ramazan Arı, Cihan Ünal ve Bayram Aydın ile avukatlar, sanık ve mağdur yakınları duruşma salonuna alındılar.

    Aladağ yurt yangını davasının 7. duruşması Kozan Ticaret Odası toplantı salonunda kurulan mahkemede görülmeye başlandı.

  • İznik’teki cinayetin sanıkları hakim karşısına çıktı

    Bursa’da, geçtiğimiz yıl zeytinlikte kız arkadaşının ağabeyi ve kardeşi tarafından vurularak öldürülen Hüseyin Koç ile ilgili davada tutuklu ağabey ve kardeşin yargılanmasına başlanıldı.

    Olay, 27 Aralık tarihinde meydana geldi. İddiaya göre, Hüseyin Koç, S.U. ile 2 yıldır gönül ilişkisi yaşıyordu. Can U., tesadüfen ablasının cep telefonunda mesajları gördü. Can U., Koç’a aynı telefondan ablası adına mesaj atarak Karataş mevkiindeki zeytinlikte buluşma teklif etti. Koç da buluşmayı kabul etti. Arkadaşı Eşref C.’yi de yanına alarak buluşma noktasına gelen Koç, karşısında U. ailesini gördü. Tartışmanın ardından Can U. silahla Koç’u vurarak öldürdü. Cinayetin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konulan Onur U. ve Can U.’nun yargılanmasına İnegöl Ceza Mahkemesi’nde başlanıldı.

    Hakim karşısına çıkarılarak savunmasını yapan sanıklardan Onur U., “Olay günü ben, eşim, abimin eşi, ablam ve annem olmak üzere çarşıya yılbaşı alışverişi yapmak için gitmiştik. Çarşıda alışveriş yaptıktan sonra geri döndük. Mahallede bir kalabalık vardı, annem ve babama kardeşim Can’ın arabasıyla hızlı bir şekilde ayrılıp gittiğini söylemişler. Annem ve babam kardeşimin peşinden koşarak gitmişler. Ben de onların peşinden koştum yola doğru gittiğimde patika bir yolda kardeşimin aracını gördüm. Kardeşim Can’ın Eşref C. ile kavga ettiğini gördüm. Annem Eşref’in üzerine kapanmış yapma diyordu. Babam da kardeşim Can’ı çekiştiriyordu. Sonra babamın haydi binin arabaya şeklinde sözlerini duydum. Can’ın arabasına binip oradan ayrıldık. Kavganın ardından kardeşim Can, buradan gidelim diyordu. Aracına binip Gemlik’e gittik. Gemlik’te kardeşim Can’ın haber bültenlerine girdiğini gördüm. Can ’sadece kavga ettik korkutmak amacıyla bir el ateş ettim, ben onu vurmuşum’ diyerek anlatıyordu. Kardeşimin kullandığı silah hiç elime geçmedi. Suçu kabul etmiyorum” dedi.

    Suça sürüklenen çocuk Can U. ise savunmasında, “Olay günü ben işten gelmiş oturuyordum. Ablam Serpil ile telefonumuzu ortak kullanıyorduk, telefonu kız arkadaşımla mesajlaşma amacıyla aldım, bir süre sonra telefona yabancı bir numaradan mesaj geldi, bu mesajı ablama gösterdim ablam numara yabancı olduğu için mesajın kimden geldiğini bilmediğini söyledi. Bunun üzerine gelen numarayı kopyalayıp WhatsApp üzerinde kimin olduğu buldum. Tekrar ablama gösterdim biraz zorladım, ablama bağırdım sonrasında ablam olayı anlattı. Ablam, Hüseyin Koç tarafından cinsel ve sözlü tacize uğradığını söyledi. Hüseyin ile mesajlaşmaya devam ettim. Bir gün sonra işten erken çıkıp Hüseyin ile buluştum. Hüseyin’in yanına gitmeden, evden yanıma silahımı almıştım. Hüseyin’in yanına gittiğimde küfürleştik. O sırada Hüseyin bana yumruk salladı. O sırada kaçarken silah patladı, Hüseyin yere düştü. Yere düşüncü korktum panikledim, kaçmaya başladım. Kaçarken Eşref denk geldi. Onla da kavga etmeye başladım. Babam o sırada gelip bana tokat attı. Arabaya binip mahalleye geldik. mahallede birkaç kişi, buradan gitmeniz gerek dediler. Biz de korktuk Gemlik’e gittik. Gemlik’te İznik haberlerine baktım, Hüseyin’in öldüğünü öğrendim. Ben maktulü öldürmek için olay yerine gitmemiştim” dedi.

    Tanık Eşref C. ise, “Serpil ile Hüseyin tarlaya giderek konuşmaya başladı. Aradan birkaç dakika geçtikten sonra Serpil’in kardeşleri, babası ve annesi geldi. Babası, Onur’a bir silah verdi. O sırada Hüseyin kaçacaktı. Onur havaya ateş etti. Ardından da Hüseyin’e ateş etti. Hüseyin yere düştü. Hüseyin’in öldüğünden emin olana kadar başında beklediler. Bana da seni de öldürürüz dediler. Hüseyin’e ateş eden Onur’dur” dedi.

    Mahkeme Onur U. ve Can U.’nun tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmanın 29 Kasım tarihine ertelenmesine karar verdi.

  • Tahliye edilen Büyükada davası sanıkları Türkiye’den ayrıldı

    Büyükada davasında tutuklu yargılandıktan sonra dün görülen duruşmada tahliyelerine karar verilen Alman vatandaşı Peter Steudtner ve İsveç vatandaşı Ali Ghravi Türkiye’den ayrıldı.

    5 Temmuz’da Büyükada gözaltına alınan ve tutuklu yargılandıktan sonra dün görülen duruşmada tahliye edilen Alman vatandaşı Peter Steudtner ve İsveç vatandaşı Ali Ghravi Türkiye’den ayrılmak üzere akşam saatlerinde Atatürk Havalimanı’na geldi. Dış Hatlar Terminali’nde bilet işlemlerini tamamlayan Steudtner ve Ghravi pasaport kontrolünün ardından saat 19.10’da Almanya’nın Berlin şehrine giden uçakla İstanbul’dan ayrıldı.

  • FETÖ sanıkları hakim kaşısında

    Bursa’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında eski Vali Şahabettin Harput ve bazı iş adamlarının da aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi. Prostat ameliyatı geçirdiği öğrenilen Harput, duruşmaya katılmadı.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından 17 Ağustos’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanan eski Bursa Valisi Şahabettin Harput ve 28’i tutuklu 60 sanığın yargılanmasına 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Sanıklar hakkında ‘silahlı terör örgütü yöneticisi olma ve terörizmin finansmanının kanununa muhalefet’ suçlarından 20’şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Etkin pişmanlıktan yararlanan ve tutukluluğu devam eden Mahmut K., “Eski Vali Harput Orhangazi Üniversitesi’nin mütevelli heyetindeyken ben de heyetteydim. O yüzden tanışıyoruz. Ayrıca bana atılan bazı maillerle ilgili de hususlar öne çıkarılmış. Mesela Bank Asyayla ilgili, muhasebecilerimin attığı maillerde borçlu olduğumuz bankaların bilgileri vardı. Bunların içinde Bank Asya da vardı. Aleyhimde ifade veren şahitlerin çoğu aynı davada yargılanıyor. Onlar etkin pişmanlıktan yararlandığım için iftiraya varan suçlamalar yöneltmişler. Ben zaten her şeyi itiraf ettim ve devletimin yanında yer aldığımı gösterdim” dedi.

    FETÖ’nün din simsarı olduğunu vurgulayan Mahmut K., “Bir zamanlar dindar insan yetiştirmek istediğini düşündüğümüz bu hizmet hareketine ben de insani duygularla girmiştim. Bunu da itiraf ettim emniyette. Bu örgütle ismimin anılmasından dolayı utanıyorum, pişmanım. Biz bu din simsarları tarafından nasıl kandırıldığımızı gördük. Bu hainlerin teşebbüsünden sonra, ben de bu konuda dersimi aldım. Eğer yardım yapmak istiyorsam devletimin gösterdiği, izin verdiği sosyal yardımlaşma unsurlarıyla yapmak gerektiğini anladım” açıklamasını yaptı.

    Savunma yapan diğer tutuklu sanık Mecit Ö. ise, daha önceden verdiği ifadesinin arkasında olduğunu belirtti.

    Mahkeme heyeti, sanıkların dinlenmesinin ardından duruşmaya yarına kadar ara verdi. Öte yandan prostat ameliyatı geçirdiği öğrenilen Harput duruşmaya katılmadı.

  • Silahlı saldırı sanıkları hakim karşısında

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırının sanıkları hakim karşısını çıktı.

    10 Aralık 2016 tarihinde meydana gelen olayda, kişi veya kişiler, otomobille geldikleri Akhisar Mahallesi’nde, Lütfü H.’ye ait berber dükkanına silahla ateş açtıl. Saldırıda berber Lütfü H. ile dükkanın önünde bulunan 43 yaşındaki Vahid R. vücutlarına isabet eden saçmalarla yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Olayın ardından dükkanın önünde toplanan vatandaşlar tepkilerini dile getirirken, saldırı toplumsal olaya dönüştü. Çevik kuvvet ekibinin müdahale ettiği olayda silahlı saldırıya karışan 3 kişi tutuklandı.

    Sanıklar İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık Halil K. savunmasında, “Olaydan bir hafta önce ağabeyim Murat darp edildi. Ağabeyimin sakat kalma ihtimalini öğrenince çok üzüldüm. İnegöl’e geldiğimde ağabeyimin evinin yakılacağını duydum. Olayın yaşandığı berber dükkanının önüne geldim. O sırada iki kişi bana güldü. Ben de aracımdaki pompalı tüfekle dükkana doğru ateş ettim. Korkutmak maksadıyla ateş ettim. Aracı ağabeyimin çocuğuna teslim ettim. Daha sonra otobüsle Bursa’ya gittim. Pişmanım, keşke bunların hiçbiri olmasaydı. Beraatimi istiyorum” dedi.

    Diğer tutuklu sanık Serkan K. ise, “Akhisar girişinde önümüzü 20 kişi kesti, konuşmaya fırsat vermeden bizi dövdüler. Daha sonra amcamın darp edildiğini duydum. Ben kimseye ateş etmedim. Beraatimi istiyorum” dedi.

    Diğer tutuklu sanık Kamil M.’de savunmasında, “Bursa’daydım. Olay yerine gitmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

    Silahlı saldırıda yaralanan Lütfü H., “Olay sırasında sırtım dönük tıraş yapıyordum. Kafamı dışarıya çevirmem ile yere düşmem bir oldu. İkinci ateşte vurularak yere düştüm. Bize ateş edeni net olarak görmedim. Şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum” dedi.

    Olay sırasında yaralanan Vaid R. de savunmasında, “Olay sırasında berber dükkanının önünde duruyordum. Arkadan ateş edildi. İlk ateşte ben yaralanıp yere düştüm. Ayağa kalkarken kırmızı aracın içinden ateş edildiğini fark ettim. 4 el ateş edildi” diye ifade verdi.

    Mahkeme heyeti, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanan Halil K., Serkan K. ve Kamil M.’nin tutukluluk halellerinin devamına, mahkemenin 19 Ekim 2017 tarihine ertelenmesine karar verdi.