Etiket: Sanık

  • Tutuklu sanık Albay Mehmet Ergün:

    Malatya’da 76 sanıklı FETÖ/PDY davasının 4. gününde dinlenen dönemin Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanı Albay Mehmet Ergün, “Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadığım net bir şekilde ortadadır” dedi.

    Yakınca Spor Salonu’nda 3 gündür devam eden davanın bugünkü celsesinde Mahkeme Başkanı Vedat Koç, SEGBİS’te yaşanan ses sıkıntısı sebebiyle diğer illerdeki tutuklu bulunan sanıkların Malatya E Tipi Cezaevi’ne naklinin yapılarak, mahkemeye getirilmesine karar verdi. Ardından mahkeme 15 Temmuz günü 2. Ordu Komutanlığında Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanlığını devreden ancak kalkışma sırasında kışlada olan Albay Mehmet Ergün’ün savunmasına geçti.

    Tutuklu sanık Albay Mehmet Ergün, 15 Temmuz’da yaşanan darbe kalkışmasını kınayıp, “Hain darbe girişimini lanetliyorum, şehitleri minnetle, gazileri saygı ile anıyorum” diyerek başladı. Darbe gecesi 2.Ordu Komutanlığında yaşadıklarını anlatan sanık Ergün, görevi devretmesine rağmen izin kağıdını imzalatmak için karargahta bulunduğunu söyledi. Akşam saatlerinde Albay Bahadır Erdemli kendisini telefonla arayarak mesaj emrinin gelip gelmediğini sorduğunu ileri süren Ergün, “Televizyonda İstanbul’daki köprüdeki olayları gördük. PKK ya da DEAŞ terör örgütlerinin saldırı yapabileceğini ön görüyorduk. 20.00-22.40’ta sözde sıkıyönetim mesajı geldi. Sinan Babaçoğlu ile inceledik. Sinan Babaçoğlu, Engin Erikli’yi arayıp bir konuşma yaptı. ’Alaya gelin’ dedi. Kendi ismimin listede olup olmadığına baktım. Benim herhangi bir görevlendirmemin olmadığını gördüm. İlk aklımıza gelen mesajı 2. Ordu Komutanlığına iletmek istedik ama generallere ulaşamadık. ’Generaller toplantıda’ diye bize mesaj geldi. Televizyondan gelişmeleri takip ediyorduk. Bunun bir kalkışma olabileceğine dair haberleri duymaya başladık. Kurmay başkanımız, Engin Erikli’yi arayarak, birliklerinize sahip olun emrini verdi. Bahadır Erdemli’yi askeri hattan aradım. ’Emir komuta bende değil’ diye telefonu Engin Erikli’ye uzattım. Engin Erikli’ye emir verdi. Bu emri uygulamayacağımız yönünde mutabık kaldık” diye konuştu.

    Ayrıca Ergün, 16 Temmuz günü eşi ile arasında yaşanan bir diyaloğu da anlattı. Ergün, eşinin kendisine ‘Sizin karargahta bir olay çıktı mı? diye sorduğunu, bunun üzerine ise kendisinin ‘Hamd olsun bir olay çıkmadı’ dediğini, eşinin de ‘Eğer sizin orada bir olay çıksaydı seni asla affetmezdim” dediğini ileri sürdü.

    Tuğgeneraller Mustafa Serdar Sevgili ve Zeki Karataş ile hiçbir darbe girişimi bağlantısının olmadığını ileri süren Ergün, darbe girişiminden önceden haberi olduğunun ise doğru olmadığını savundu. Ergün, ‘İsteseydim kışladaki askerleri çok rahat dışarı çıkarabilirdim, gerekirse Alayın yeni komutanı Engin Erikli’yi nizamiyeden içeri aldırmazdım. Ordu Komutanlığından benim emir komutayı almam istenmemiştir” şeklinde ifade verdi. Tutuklu sanık Ergün, iddianamede de yer alan kendisinin o gece birlikleri dışarı çıkarmak istediği ile alakalı olarak ise “Ben isteseydim 55 dakika içinde en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadığım net bir şekilde ortadadır” diye konuştu.

    FETÖ’cülerin FETÖ’cü olmayanların isimlerini vererek davayı sulandırmak istediklerini ileri süren Ergün, “22 yıl çalıştım, hiçbir arkadaşım bana FETÖ’cü dememiş. Herhangi dershanesine gitmedim, çocuklarım okullarına gitmedi. Bankasında hesabım yok. Hain FETÖ terör örgütü üyeleri ile hiçbir irtibatım ve bağlantım olmadı. Bana verilen görev içerisinde Anayasa kurallarına bağlı milliyetçi bir subaydım, şu anda vatandaşım. Fırsat verilirse, yeniden göreve hazırım. Tahmin üzerine suçlama yapılamaz” dedi.

    Ergün, savunmasında son olarak ise “Sayın Cumhurbaşkanının çağrısına, emirlerine demokrasi ve halkın yanında yer aldım. Suçsuz olduğuma inanıyorum. Delillerin toplanmış olması sebebiyle en azından adli kontrol kararıyla tahliye edilmemi arz ederim” dedi.

    Duruşma, Ergün’ün mahkeme heyeti ve avukatlardan gelen soruları cevaplaması ile sürüyor.

  • Cumhurbaşkanın eski Başyaveri sanık Ali Yazıcı ifade veriyor

    Muğla Marmaris’te Cumhurbaşkanı’na suikast girişiminde, suikast timine Cumhurbaşkanının Marmaris’te kaldığı oteli söylediği iddia edilen Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın eski Başyaveri sanık Albay Ali Yazıcı’nın mahkemede ifadesi alınmaya başlandı.

    Muğla 2’nci ağır Ceza Mahkemesinde salonda bulunan sanıkların suçsuz olduğunu söyleyen Yazıcı “Burada bulunan tüm sanıklar benim kendilerine yardım etmediğimi söyledi. Ben suçlu olabilirim. Ben suçsuzum demiyorum. Ama onlar suçsuz” dedi.

    Yazıcı “Beni bu göreve Cumhurbaşkanımız seçti. 27 Temmuz tarihinden 15 Temmuz tarihine kadar hep Cumhurbaşkanımızın yanındaydım. Sadece özel programlarında yanında yer almazdım. O dönem ben resmi olduğum için yanında olamazdım. Bayram dolayısıyla beni serbest bıraktı. Ben de Tokat’a ailemin yanına gittim. 14 Temmuz tarihinde Ankara’ya geri döndüm. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına gittim. Orada beni Muhafız Alayı Albayı görünce ‘Senin burada ne işin var’ diye sordu. Ben de ailemin Tokat’ta olduğunu söyledim. O bana Cumhurbaşkanı nerede diye sordu? Ben de kendisine ‘bilmiyorum’ dedim. Bana internetten Cumhurbaşkanının Marmaris’te olduğunu gösterdi. Ben yine ‘bilmiyorum’ dedim. Daha sonra Kara ve Hava Yarbaylarını arayarak “Cumhurbaşkanı Marmaris’teymiş. İnternette gördüm. Bir araştırın bakalım dedim” dedi.

    Eski Yaver Yazıcı, “Cumhurbaşkanının Antalya’da programı vardı. Uluslararası bir futbol organizasyonuydu. Ben de oraya gitmek için uçak bileti ayırttım. Daha Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayından ayrılırken yanıma Emin Yarbay diye birisi geldi. Sivil kıyafetliydi. Bana ‘Komutanım ben de Antalya’ya gideceğim. Sizinle gelebilir miyim’ diyerek arabama bindi. Bunu nasıl izah edeceğimi bilmiyorum ama Emin Yarbay’ı ilk defa gördüm. Ben arabayı kullanırken benim cep telefonumu karıştırmaya başladı. Bu arada Mahkeme Başkanı Yazıcı’ya ‘Sizin alt rütbenizde olan birisi nasıl sizin telefonunuzu kurcalar’ diye sordu. Yazıcı, “Bunu izah edemiyorum. Akla mantığa sığmıyor. Bende 4 aydır bunu kendime izah edemiyorum. Size nasıl izah edeyim” dedi.

    Antalya’ya gitmek için yola çıktıklarını belirten Yazıcı, “Emin Yarbay bana ‘Özel Kuvvetlerdeyim’ komutanım dedi. Kendisinden kuşkulandım. Arabadan indirmek istedim. Ancak şüphe duydum. Afyonda yemek yedik. Saat 21.30 sıralarında Cumhurbaşkanlığı genel sekreterinden telefon geldi. Albayım hareketlenme var dedi. Bende Cumhurbaşkanımızın telefonu kayıtlı değil. Ben kendisiyle görüşeceğim zaman danışmanını arıyorum. Danışmanını aradım ulaşamadım. Daha sonra özel kalem müdürünü aradım” dedi.

    Sanık eski Başyaver’in ifadesinin alınmasına devam ediliyor.

  • Sanık Yarbay Hüseyin Yılmaz;

    15 Temmuz darbe girişimi esnasında Cumhurbaşkanına suikast timine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerini Başyaver ali Yazıcıya bildirdiği ileri sürülen Pilot Yarbay Hüseyin Yılmaz, adı geçen kişinin kendisi olmadığını söyledi.

    Sanık Yılmaz ifadesinde, “Olay günü çocuğumun doğum günü vardı. Saat 22.54’e kadar evimde olduğumu o gün çekilmiş fotoğraflar ile ispatlayabilirim. İsmimin karıştırıldığın düşünüyorum. Çünkü aynı isimde Hüseyin Gazi Yılmaz, Hüseyin Taşkıran ve Hüseyin Yıldırım isimli kişiler de var” dedi.

    “O Hüseyin ben değilim”

    O gece 143’üncü filoya çağrıldım. İçeri girerken cep telefonumu kontrol ettim. Darbe olduğunu gördüm. Güvenlik önlemleri de çok fazlaydı. Darbenin emir komuta ile değil, bir grubun yapmaya çalıştığını, diğer bir grubun da engellemeye çalıştığını gördüm. İçeri girdiğimde kurmay subaylar vardı. Onların da çok endişeli olduklarını gördüm. Ben darbecilere karşı görev verileceğini sanarak gittim. Ancak dışarıda da askeri alandan çıkanların halk zarar verdiği için kendimi içeride emniyette hissettim. Benden hiçbir görev talep edilmedi. Edilseydi de yapmazdım. 16 Temmuz günü öğleden sonra teslim oldum. İddia edilen söz konusu şahıs ben değilim” dedi.

    Bu arada mahkeme Başkanı sanık Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’i ayağa kaldırarak, ‘Görüştüğün Hüseyin bu muydu’ diye sordu. Sönmezateş ise ‘Kesinlikle bu değil’ dedi.

  • Sanık Dalaman Deniz Hava Üs Komutanı Albay Cenk Bahadır Avcı:

    15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığından suikast timinin helikopterine yakıt verdiği gerekçesiyle tutuklanan Dalaman Deniz Hava Üs Komutanı Albay Cenk Bahadır Avcı hakim karşısında ifade verdi.

    “Yılmaz General mesajları güvenmememi istedi”

    Cenk Bahadır Avcı ifadesinde “15 Temmuz günü mesai bittikten sonra lojmana geçtim. Nöbetçi subay beni arayarak ‘Deniz Hava Komutanlığından aradılar tüm uçuşların iptal olduğunu söylediler’ dedi. Bu arada Deniz Hava Harekat Komutanı beni aramış. Sonra kendisine geri döndüm. VİP uçuş için bir uçak hazırlamam gerektiğini söyledi. Bende tamam dedim. Daha sonra meydana gittim. Bu arada haber merkezinden bir görev yazısı geldi. Genel Kurmay Başkanlığından gelen yazıda sıkıyönetim ilan edildiği yazılıydı. Aynı yazılı mesaj Deniz Kuvvetlerinden de geldi. Daha sonra Deniz Hava Üs Komutanı Tezcan Kızılelma’yı aradım. Gelen mesajları bildirdim. Ardından Garnizon Komutanını aradım. Yanında Hava Kuvvetlerinden Yılmaz Generalin olduğunu söyledi. Durumu anlattım. Kısa süre sonra geleceklerini söylediler. Ardından gece saat 24.00 sıralarında Yılmaz General makamında olduğunu mesajları görmek istediğini söyledi. Mesajları götürdüm. İnceledi. Bana bu mesajlara güven olmayacağını, bir Tuğgeneralin imzasıyla sıkıyönetim olmaz. Emniyet tedbirlerini al. Sıralı amirlerinden başka kimseden emir alma. Ben de Deniz Hava Üs Komutanı Tezcan Kızılelma’yı aradım. Oda donanma komutanıyla temasta olduğunu söyledi” dedi.

    “Vali helikoptere yakıt vermeme emri verdi”

    Muğla Jandarma Alay Komutanı Yavuz Özfidan telefonla beni aradı. Marmaris etrafında uçan ve etrafa ateş açan bir helikopter olduğunu, bu helikopterin bize ait olup olmadığını sordu. Ben de kendisine ‘Bizim helikopterimiz değil’ dedim. Bu arada sık sık telefonla görüşmeye devam ettik. Odama girdiğim sırada tanımsız bir hava aracının üsse yaklaştığı bildirildi. Bir süre sonra helikopter bizim üsse indi. Bu arada kule ve ben helikoptere telsizden anons geçtik. Ancak cevap vermediler. Daha sonra Gart kanalından kendilerine ‘İzinsiz iniş yaptıklarını etraflarının sarıldığını, motor susturarak teslim olmalarını’ istedik. Bunun üzerine helikopter kalkarak havalandı. Bu arada durumu Muğla İl Jandarma Komutanı Yavuz Albay’a bildirdim. Bir süre sonra helikopter yeniden geldi. Piste ineceği sırada Deniz Kuvvetleri Komutanlığından inen helikoptere yakıt vermemiz emredildi. Biz helikoptere yakıt vermeye başladık. Bu sırada Yavuz Albay’ı arayarak helikopterin geldiğini aldığım emir üzerine yakıt vermeye başladığımı söyledim. Bu arada Muğla Valisi telefonu alarak bana ‘Helikoptere yakıt verme. Helikopterin kalkmasına izin verme’ emri verdi. Ben telefonu kapattığımda helikopterin yakıt alım işi bitmişti. Helikopter hemen kalktı durduramadık” dedi.

    Cumhurbaşkanının Avukatından saat düzeltmesi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın sanığa, “O gece HTS kayıtlarına göre Akıncı Kışlası ile görüştünüz mü’ diye sordu. Sanık ‘Hayır’ yanıtını verdi. Avukat Aydın, ‘İfadenizde sürekli saat 02.30-03.00 sıralarında Alay Komutanı beni aradı diyorsunuz. Kayıtlara geçmesi için söylüyorum. HTS kayıtlarına göre görüşmeniz saat 03.36 olarak görüşmüşsünüz. Bunun da kayıtlara geçmesini istiyorum” dedi.

    Mahkeme Başkanından sanık Avcı’ya sorular

    Mahkeme Başkanı sanığa ‘O gece şüpheli helikopter Tuğgeneral Tezcan Kızılelma’nın talimatı ile mi kalktı’ sorusuna, sanık ‘Doğrudur Başkanım’ derken mahkeme Başkanı tekrar sanığa, ‘Kızılelma’ya vali ve alay komutanının emrinden bahsettiniz mi?’ diye sordu. Sanık da ‘Doğrudur. Yine de yakıt ikmali yapılması yönünde emir verdi’ dedi.

  • Sanık Teknisyen Astsubay Aydın Özsıcak;

    Cumhurbaşkanına suikast davası duruşmasında helikopterdeki teknisyen sanık Astsubayların ifadesi alındı. Sanıklardan Aydın Özsıcak, Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazasında helikopterden parça söktüğü iddiasının sorulması üzerine ‘Sökmedim, sadece incelerken görüntülenmişim’ diye cevap verdi.

    Sanık Astsubay Aydın Özsıcak, mal varlığına el konulması nedeniyle avukat tutamadıklarını belirterek, ilk savcılık sorgusunda verdiği ifadelerinde aşırı yorgunluk nedeniyle ne dediğinin çok farkında olmadığını, bu nedenle bugün verdiği ifadenin geçerli sayılmasını istedi. Özsıcak, “14 Temmuz’da devir teslim olması nedeniyle görevliydik. 15 Temmuz için de görev verildi. Aslında yorgundum. Göreve gidecek durumda da değildim. Ancak personel sıkıntısı olduğundan dolayı görevi kabul ettim. Personel sıkıntısı olmasıydı görevi kabul etmezdim. O gün 21.30’a kadar dinlendim. Daha sonra Çiğli’ye üç helikopter ile uçuşa geçtik. Çiğli’de cep telefonlarını kapattık. Gece boyunca helikopterin başından ayrılmadık. Burada bize Marmaris’e varıp bekleyeceğimiz söylendi. Marmaris denilince benim aklıma Aksaz geldi. Aksaz’a gideceğimizi düşündüm” dedi.

    Sanık Özsıcak, mahkeme başkanının ‘VIP uçuşu olmasına rağmen silahlı personel binmesi anormal bir şey olduğunu anımsatmadı mı?’ sorusu üzerine ‘Hayır dikkatimi çeken bir şey olmadı’ diye cevap vererek, “Eğer bir operasyon olduğunu düşünseydik silah alır, zırh giyerdik. Gerekli tedbirleri alırdık” dedi.

    “Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazasını kader olarak düşünüyordum”

    Mahkeme heyetinin sanık Özsıcak’a “Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinden parça söktüğünüze yönelik iddiaya ne diyeceksiniz?” sorusuna, teknisyen sanık Özsıcak, “Görüntülerde yer almışım. Ancak, ben Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinden parça sökmedim. Bunun bir kader olduğunu düşünüyorum” diyerek, ifadesi kayıtlara geçerken “Helikopterden parça sökmedim, incelerken görüntülendim” sözünü yineledi.

    “Dayım ve kayınpederim 15 Temmuz gazisi”

    Öte yandan teknisyenlerden sanık Astsubay Murat Gösterit, göreve çıktığı gece tedirginlik yaşadığını, bunun üzerine Sönmezateş’e anormal biri durum var mı diye sorduğunu belirterek, ‘Sönmezateş rahat ol bir problem yok’ dedi. Bir problemin olduğunu hissediyordum, ancak bu olayın darbe girişimi olabileceğini rüyamda görsem bile inanmazdım. Kayınpederim ve dayım da 15 Temmuz gazisi” şeklinde konuştu.