Etiket: Sanık

  • Donanma Davası’nda bir sanık tahliye edildi

    Kocaeli’de FETÖ/PDY kapsamında Donanma Davası’nda tutuklu sanıklardan Hayrettin İmren’in Bartın’da görevli iken mahrem abisi olduğu iddia edilen Yavuz Aslan tahliye edildi.

    Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde özel olarak yaptırılan 250 kişi kapasiteli salonda Hayrettin İmren’in Bartın’da görevli iken mahrem abisi olduğu iddia edilen Yavuz Aslan savunmasını yaptı. Aslan, savunmasında Hayrettin İmren’i tanımadığını söyledi. Hayrettin İmren de Yavuz Aslan ile daha önce hiç görüşmediğini belirti.

    Daha önce Bartın’a hiç gitmediğini söyleyen Yavuz Aslan “1-2 defa ablamın yanına Ankara harici Sakarya’dan öteye hiç gitmedim. Ben Hayrettin İmren’i tanımam, mahrem abiliğini yapmadım. Kendisi de beni tanımadığını ifadesinde söyledi. “Bylock’u hiç yüklemedim kullanmadım. 12 senedir aynı hattı 5 yıldır da aynı telefonu kullanıyorum. O telefonda emniyette el konulmuştur. İçeriği incelendiğinde kullanmadığım da ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    Duruşmanın sona ermesi ile birlikte mahkeme heyeti tutuklu sanıklardan Yavuz Aslan’ın tutukluluk süresi ve suçun vasfı ile delilerin durumu göz önüne alınarak bihakkın tahliyesine karar verdi. Aslan’nın başka bir suçtan tutuklu bulunduğu için cezaevine yazı yazılmasına yer olmadığına karar verildi.

    Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

  • Darbeci sanık Kaygusuz savcılıktaki ifadesinde uydurma isimler vermiş

    FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin açılan davanın 23. celsesi başladı. Duruşmada savunma yapan eski Kurmay Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz, daha öncesinde verdiği savcılık ifadesinde yer alan isimlerin uydurma olduğunu belirtti.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan davanın 23. celsesi devam ediyor. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Duruşma, öğleden önce savunması tamamlanan eski Kurmay Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz’un çapraz sorgusu ile devam etti.

    Sanık Kaygusuz’un savunmasında NATO’dan söz etmesine istinaden bir mağdur müşteki, “NATO’yu niye vurgulayarak söylüyor? Başkanım, NATO’yu müdahaleye çağırıyor” dedi. Mahkeme Başkanı Selfet Giray da, “Boş verin, NATO kimmiş? Biz burada davamızın ne olduğunu biliyoruz” diyerek tartışmaları sonlandırdı.

    Mahkeme Başkanı Giray, iddianamede yer alan fotoğraf ve kamera tespit tutanaklarına ilişkin görüntülerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Kaygusuz, tüm soruları “Bilmiyorum”, “İnceledikten sonra savunmamda cevap vereceğim” diyerek cevapsız bıraktı. Bunun üzerine Başbakanlık avukatı İskender Binar, “Bu davada ’hatırlamıyorum’, ’bilmiyorum’larda rekor sana ait. Hatırlamıyorsun, bilmiyorsun ama biz yine de birkaç soru sormayı deneyelim. Darbe teşebbüsünü biliyor musun? Bu uçakların Akıncı Üssü’nden kalktığı konusunda bir bilgin yok mu? Kurmay Yüzbaşı olarak yorumunuz nedir, Akıncı’dan kalkmıyorsa nereden kalkabilir ki?” diye sordu. Sanık Kaygusuz da, “Türkiye’nin herhangi bir üssünden kalkmış olabilir” dedi.

    Müşteki avukatları, Kaygusuz’a savcılıkta verdiği isimleri tanıyıp tanımadığını sordu. Kaygusuz, savcılık ifadesinde verdiği isimlere ilişkin, “Uydurma isimlerdi onlar” dedi.

    “Akıntıya kürek çekiyoruz”

    Kursiyerlere silah dağıtılması konusunda Hakan Karakuş’un Kaygusuz’u işaret ettiği iddiası konusunda bir sanık avukatı, Karakuş ve Kaygusuz’un yüzleşmesini istedi. Mahkeme Başkanı Giray, talebi kabul ederek sanık Karakuş’a söz verdi ve kursiyerlere silah alması konusunda bir emir verip vermediğini sordu. Karakuş, “Odamda 10 tane tabanca vardı, yeleklere konulmak üzere vermiştim, ama kime verdiğimi hatırlamıyorum. Bir takım kursiyerler evine gidip silahını almış olabilir ama ben kimseye gidin silah alın diye talimat vermedim” iddiasında bulundu. Bunun üzerine avukat da, “Karakuş 2 gün önce verdiği kendi ifadesiyle bile çelişiyor, başka soru sormayacağım. Akıntıya kürek çekiyoruz hep beraber” dedi.

    Duruşmada diğer bir sanık Mustafa Azimetli’nin savunmasına geçildi.

  • Darbeci sanık Avcı’nın eşindeki kroki Savcılığa gönderildi

    Muğla 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden ‘Cumhurbaşkanı’na Suikast girişimi’ davasında sanıklardan Cenk Bahadır Avcı’nın eşi duruşma salonunda salonun krokisini çizdiği ileri sürülen kağıdın araştırılması için Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi kararı çıktı.

    Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, oturum sonunda verilen ara kararı açıkladı. Açıklamada, “Cenk Bahadır Avcı’nın eşi olduğu anlaşılan Elif Didem Avcı tarafından çizilen ve duruşma salonunun krokisi olduğu anlaşılan üzerinde el yazısı ile bazı küçük bir iki hotun da bulunduğu kağıdın gerekli araştırmanın yapılması ve gereği için Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” denildi.

    Ara kararda ayrıca sanıklardan suikast timinin lideri olduğu açıklanan eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in avukatı Nevra Hükkamoğlu’nun müvekkili hakkında medyada çıkan ve MASAK raporuna dayanan haberlerle ilgili ihtarname çekebilmek için noterde yazı yazılması hususundaki talebi de mahkemenin bu konuda herhangi bir yetkisinin bulunmadığı açıklandı. Duruşmaya yarın sabah devam edecek.

  • Müebbetle yargılanan sanık beraat etti

    İZMİR (İHA) – İzmir’de, iddiaya göre kız meselesi yüzünden çıkan kavgada bir kişiyi bıçakla yaraladığı için hakkında ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan müebbet hapis cezasıyla dava açılan, 5 ay tutuklu kaldıktan sonra ilk mahkemesine çıkan Ramazan Tilaver, yargılama sonucu beraat etti.

    Davaya konu olay, Karabağlar ilçesinde, 14 Mayıs 2016 tarihinde meydana geldi. Olayı soruşturan cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianameye göre, aynı mahallede birbirine yakın oturan ve her ikisi de bayan kuaförü olan Ramazan Tilaver (30) ile Barış T. arasında, kız meselesinden dolayı husumet çıktı. Zaman zaman ikili arasında olay çıkarken, olayın büyümemesi için her iki tarafın büyükleri olaya dahil olup tarafları barıştırmak istedi. Olay günü, Barış T.’nin babası Zeki T., Ramazan Tilaver’in amcasının evine gitti. Taraflardan Ramazan gelmeyince Zeki T. evine geri döndü. Zeki T. ile oğlu Barış T., evlerinin balkonunda otururken araba ile geçen Ramazan Tilaver, balkonda oturan Zeki T.’ye seslenerek, “Zeki amca gel, amcam Enver’in yanına gidelim konuşalım” derken, bu sırada bir alt katta oturan Zeki T.’nin kardeşi ve yakınları, Zeki’nin Ramazan ile gitmesini istemediği için aşağı inip, iddiaya göre Ramzan Tilaver’e saldırdı. Araçta kardeşi ile olan Tilaver elinden yaralanırken, aracı ile saldırganlardan güçlükle kaçtı. Bu olay sonrası T. ailesi, yakınları ve komşuları Zeki T.’nin evinin önünde toplandı. Orada olan mahalle büyüğü İ.D.’nin evinde, her iki tarafın buluşup konuyu tatlıya bağlamak için anlaşıldı. Ancak Ramazan Tilaver buraya gelmeyince, İ.D.’nin evinin önünde toplanan grup dağılmaya başladı. Dağılan grup ile kargaşanın çıktığı olayda eli kapıya sıkıştığı için hastaneye giden ve tedavi sonrası annesi ve kardeşleriyle aracına doğru giden Ramazan Tilaver karşılaştı. İddiaya göre, burada Tilaver ile T. ailesinin yakınları arasında arbede çıktı. İddiaya göre, arbede sırasında Barış T.’nin yanına misafir olarak Ağrı’dan gelen akrabası Mustafa T., Ramazan Tilaver tarafından sol göğsünden bıçaklandı. Mustafa T. hastanede tedavi edilirken, Tilaver olay sonrası kendisi polise teslim oldu. Ramazan Tilaver, olayı kendisinin yapmadığı yönünde ifade vermesine rağmen sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı hazırladığı iddianamede, Ramazan Tilaver hakkında ‘Adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan müebbet hapis istedi. İddianame, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi ve görülmeye başlandı.

    İlk duruşmada tahliye

    İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinde, 28 Eylül 2016’da görülen ilk duruşmada tutuklu sanık Ramazan Tilever’in savunmasını yapan avukat Çiler Nazife Koşar, “Tutuklama kararının gerekçesinde, suçun müvekkilim tarafından işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesine, hangi somut olgulardan hareketle ulaşıldığı açıklanmamıştır. Müştekinin ve tamamı müştekinin yakın akrabası olan tanıkların ifadeleri dışında iddia edilen suçlamaya dayanak teşkil edecek somut bir olgu gösterilmemiştir. Öte yandan, dosyada mevcut Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 14.05.2016 tarihli raporunda; ‘Darp iddiasıyla acil servise başvuran hastanın yapılan ortopedik muayenesinde, sağ el 5. metakarp basis kırığı saptandı’ denilerek, müvekkilim Tilaver’in olay günü sağ elinde kemik kırığı olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit sanık Ramazan Tilaver ile kendisine saldıran grup arasında yaşanan boğuşmayı ve müvekkilin tüm aşamalarda kendisini korumak için mücadele ettiği yönündeki savunmalarını doğrular niteliktedir. Kaldı ki sağ elini kullanan müvekkilim, sağ el bileği kırık bir şekilde, müştekiyi bıçakla yaralaması hayatın olağan akışına aykırıdır” dedi.

    Sanık avukatı Çiler Nazife Koşar, şöyle devam etti:

    “Yirmi beş veya otuz kişi müvekkil ve kardeşi Bayram Tilaver’in bulunduğu eve doğru ellerinde sopa, bıçak ve silah olduğu halde gelmişlerdir. Müvekkilin yanında kalp rahatsızlığı olan annesi de olduğu için bir an önce olay daha da büyümesin diyerek annesi ve erkek kardeşini olay yerinden uzaklaştırmaya çalışmıştır. O sırada Fırat T., o kalabalığın arasında öne çıkarak müvekkile doğru bıçak sallamış, müvekkil de Fırat’ı ittirmiş, olay yerinde birkaç metre ötede duran annesi ve kardeşini korumaya çalışmıştır. Müvekkile, yarım saat arayla aynı kalabalık iki defa saldırmıştır. Fırat T., müvekkil Tilaver’e bıçakla saldırınca, müvekkil Fırat T.’yi kalabalığa doğru itmiştir, çünkü hemen yanlarında bir uçurum vardır ve hatta kalabalıktan birisi Ramazan’ın kardeşi Bayram T.’yi o uçurumdan atmaya kalkmış, komşulardan Süleyman M. isimli şahıs buna engel olmuştur. Yargılama konusu olayda, sanık müvekkil Ramazan Tilaver isnat edilen suçu işlememiştir, Mustafa T.’yi yaralayan kişi değildir. Soruşturma dosyasında toplanan deliller arasında, müşteki Mustafa T. ve akrabaları olan tanıkların bir biriyle çelişen ve gerçekleri yansıtmayan ifadelerinden başka, sanık Ramazan Tilaver aleyhine delil bulunmamaktadır” diye konuştu.

    Avukat Koşar, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, ilk duruşmada, yaklaşık 5 aydır cezaevinde tutuklu bulunan sanık Ramazan Tilaver’i tahliye etti.

    İddianamenin aksine duruşma savcısı mütalaasında kesin delil olmadığını belirtti

    İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinde davanın beşinci ve karar duruşmasına tutuksuz sanık Ramazan Tilaver ve sanık avukatı Çiler Nazife Koşar katıldı. Duruşma Savcısı Zafer Sercan Yetişer, esas hakkında verdiği mütalaasında, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak ele alındığında dinlenen tanık anlatımlarının gerek birbiriyle gerek sanık ve müşteki anlatımlarıyla gerekse de olaya ilişkin delillerle çeliştiğinin değerlendirildiğini belirtti. Ayrıca sanık Tilaver’in olayın hemen öncesinde sağ elinde saptanan kırık, hastane raporunda da belirtildiği gibi sağ eliyle atılı suçu işlediği hususundaki kuşkunun daha da yoğunlaştığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delillere ulaşılamadığı sonucuna ulaşıldığından sanık Tilaver’in beraatına kara verilmesini talep etti.

    5 ay cezaevinde kaldı, beraat kararı çıktı

    Sanık avukatı Çiler Nazife Koşar, müvekkili Tilaver hakkında yapılan yargılamaya yönelik, müvekkilin atılı suçu işlediği hususunda ispata yarar şüpheden uzak kesin ve yeterli deliller olmadığından ve ayrıca yüklenmek istenen suçların unsurları da asla bulunmadığından, müvekkil hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti sanığa son sözünü sorarken sanık Ramazan Tilaver, ‘’Beraatımı talep ediyorum. İşlemediğim bir suçun 5 ay süresince tutuklu kalarak cezasını çektim” dedi.

    Mahkeme heyeti, sanığın suçu işlediğinin sabit olamamasından dolayı beraatına karar verdi.

    Avukat Koşar: “Haksız tutululuk için tazminat davası açacağız”

    Müvekkilini ilk mahkemede tahliye eden ve yargılamada müvekkilinin suçsuzluğunu kanıtlayarak beraat edilmesini sağlayan avukat Çiler Nazife Koşar, “Müvekkilim suçsuz yere 5 ay cezaevinde tutuklu kaldı. Suçsuzluğunu kanıtladık ve beraat etti. Haksız tutukluluk için maddi ve manevi tazminat davası açacağız” ifadelerini kullandı.

  • Eniştesini öldüren sanık: “Susma hakkımı kullanmak istiyorum”

    Bursa’da eniştesini öldüren sanık, susma hakkını kullandı.

    Geçtiğimiz ekim ayında merkez Nilüfer’e bağlı Sakarya Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Cihan S. (32), ev taşıyan eniştesi Serdar Uğurlu’ya (29) 3 el ateş etti. Uğurlu olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli gözaltına alındı.

    “Tutuksuz yargılanmak istiyorum”

    Sanık hakkında 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı. Duruşmaya katılan sanığın ablası ve hayatını kaybeden şahsın eşi Nilüfer Uğurlu, babası Selim Uğurlu ve ağabeyi Sinan Uğurlu, sanığa tepki gösterdi. Bunun üzerine Uğurlu’nun yakınları mahkeme başkanı tarafından uyarıldı. Yaşanan olaylardan sonra psikolojisinin bozulduğunu ifade eden sanık, “Ben susma hakkımı kullanmak istiyorum. Şuanda konuşmak istemiyorum. Bir sonraki duruşma savunma yapacağım. Tutuksuz yargılanmak istiyorum” dedi.

    Sanığın ablası ve hayatını kaybeden Uğurlu’nun eşi Nilüfer Uğurlu ise, kardeşinden şikayetçi olduğunu, en ağır şekilde cezalandırılmasını ve psikolojik rahatsızlığının olmadığını söyledi.

    Mahkeme heyeti, eksik evrakların tamamlanmasını, gelmeyen şahitlerin zorla getirilmesi ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.