Etiket: Sanık

  • Aytaç Baran’ı Öldürdüğü İddiasıyla Tutuklu Yargılanan Sanık Tahliye Oldu

    Diyarbakır’da İhya-Der Başkanı ve HÜDA PAR üyesi Aytaç Baran’ın silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması, güvenlik gerekçesiyle alındığı Kayseri’de bugün görüldü. Duruşmada, hakkında “Tasarlayarak adam öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tek tutuklu sanık D.G. tahliye edildi.

    Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu sanık D.G., Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edilirken, Aytaç Baran’ın babası Mehmet Baran, Aytaç Baran’ın eşi Gülşen Baran ve avukatlar duruşma salonunda hazır bulundu. HÜDA PAR Kurucu Başkanı Hüseyin Yılmaz da avukat olarak davaya müdahil oldu.

    Tercüman eşliğinde Kürtçe ifade veren tutuklu sanık D.G., “Bekçilik yaptığım için silah taşıyordum. PKK terör örgütüne ve hiçbir derneğe üye değilim. Gizli tanık olarak dinlenen kişinin ifadesine itibar edilmemeli. Gizli tanık huzurda dinlensin. Beyanlarını kanıtlaması gerekir. Bana komplo kuruldu, bu işin içinde karanlık güçler var. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu.

    Aytaç Baran’ın eşi Gülşen Baran ve babası Mehmet Baran ise suçluların cezalandırılmasını talep ettiler.

    Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu tutuklu sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ile suçun vasfının değişme ihtimalini de göz önünde tutarak, tahliyesine karar verdi. Ayrıca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak Baran cinayeti öncesi bir grup tarafından toplantı yapıldığı iddia edilen Eşit Özgür Yurttaş Derneği ve çevresinde kamera kayıtları bulunup bulunmadığının incelenmesine karar vererek duruşmayı 3 Mayıs’a erteledi.

    OLAY

    9 Haziran 2015’te İlim Hizmet Yardımlaşma ve Araştırma Derneği (İhya Der) Başkanı ve Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) üyesi Aytaç Baran, merkez Yenişehir İlçesi Şehitlik Mahallesi 59. Sokak’ta uğradığı silahlı saldırıda yaralandı. Vücuduna 4 kurşun isabet eden ve Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Baran, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Yapılan operasyonda şüpheli D.G. yakalanarak tutuklanırken, diğer şüpheli Sezgin Demirok polisle çıkan başka bir çatışmada öldürüldü.

    ADLİYE ÖNÜNDE GAZETECİLERE AÇIKLAMA YAPTILAR

    Mağdur avukatı Abdulgani Orhan, duruşma sonrası Kayseri Adalet Sarayı önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, gizli tanığın sanıkla teşhis yapılması gerektiğini, verilen kararın hukuk garabeti olduğunu söyledi. HÜDA PAR Kurucu Başkanı Hüseyin Yılmaz da avukat olarak davaya müdahil olduğunu Aytaç Baran’ın pusu kurularak katledildiğini söyledi. Yıldız, mahkemenin dosyayı kapatma telaşında olduğunu da sözlerine eklerken, Aytaç Baran’ın babası Mehmet Baran ise suçluların cezalandırılmasını isteyerek, Kayseri’ye geldiklerini ancak adaleti bulamadıklarını ifade etti.

    OĞLU AYTAÇ YASİN DE KAYSERİ’DE

    Öte yandan, 4 çocuk babası Aytaç Baran’ın 5 yaşındaki oğlu Hüseyin ve Baran öldürüldükten birkaç gün sonra doğduğu öğrenilen Aytaç Yasin Baran isimli sekiz aylık oğlu da Kayseri’ye geldi.

  • Emlakçı Kadını Öldüren Sanık: “Sinir Hastasıyım Kendimi Kontrol Edemiyorum”

    Yenişehir’de geçen yıl 6 Haziran günü ortadan kaybolan ve cipi İznik Gölü kıyısında terk edilmiş halde bulunan emlakçı Sadiye Şensözlü’yü öldürdüğü iddiasıyla tutuklu bulunan sanık İ.E. hakim karşısına çıktı. Olay günü Şadiye Şensözlü ile sohbet etmek için buluştuklarını belirten İ.E., “Onu kasten öldürmedim. Sinir hastasıyım kendimi kontrol edemiyorum” dedi.

    Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde, emlakçı Sadiye Şensözlü’yü (51) tabancayla öldürdüğü iddiasıyla hakkında “kasten adam öldürmek ve ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan ömür boyu hapis istemiyle tutuklu bulunan İ.E.’nin (46) yargılanmasına başlandı. Daha önce hırsızlık, dolandırıcılık ve yaralama suçlarından sabıkası bulunan sanık, mahkemede sinir hastası olduğunu belirtti. Duruşmaya hayatını kaybeden Şadiye Şenözlü’nün çocukları da katılarak sanıktan şikayetçi oldu.

    Şadiye Şensöslü’yü kasten öldürmediğini belirten İ.E. “Şadiye benim arkadaşım olur. Kendisi ile herhangi bir tartışmam yoktu. Kendisini kasten öldürmedim. Değişik suçlardan sabıkam olduğu için silah taşıyorum. Olay günü Şadiye hanımla buluştuk. Araçla gezdikten sonra Orhangazi ilçesindeki Sölöz çöplüğüne gittik. Arabada sohbet ediyorduk. Şadiye hanım sigara içince ben arka koltuğa geçtim. Sohbet sırasında silahımı görmek istedi. Ben de silahın şarjörünü çıkartıp kendisine uzattım. O anda silah ateş aldı. Silahın namlusunda kurşun olduğunu unutmuşum. O anda patladı silah. Mermi başına isabet etti. Hemen arabadan indim. Hastaneye götürme niyetim vardı. O anda olayın şoku ile aracı kullanamayacağımı anladım” dedi.

    “CAN ÇEKİŞMESİNİ BEKLEDİM”

    Olay gerçekleştikten sonra Şensöslü’yü arabadan indirip yere bıraktığını belirten İ.E., ”Cesedin başında durup can çekişmesini bekledim. Olay yerinde bir saat durduktan sonra arabayı alıp 20 km kadar uzaklaştım. Arabayı göl kenarına bıraktım. Cesedi saklamadım. Bulunsun diye ortada bıraktım. Ben sinir hastasıyım kendimi kontrol edemiyorum” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • 5 Tutuklu Sanık İçin Tahliye Talebi

    Kırşehir’de 8 Eylül tarihinde düzenlenen ‘Teröre Lanet Bayrağa Saygı’ yürüyüşü sonrasında çıkan olayların ardından 5 tutuklu sanık için avukatlar tahliye talep edecek.

    Tutuklu 5 sanık için sanık avukatları tarafından yapılan tutuklulukların kalkma talebi için avukatlar müracaat yaparken Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklulukların kaldırılmaması yönünde karar çıktı.

    Tutuklu bulunan 5 sanık için avukatlar dilekçe yoluyla müracaatta bulunarak sanıkların bırakılmasını sürekli istediklerini belirtti.

    8 Eylül’de çıkan olaylarda Kırşehir Ağır Ceza mahkemesi tutuklu 5 sanığın tutukluluk hallerinin devam etmesi gereği kararını verirken çıkan olaylar sonrasında bağlantılı olduğu gerekçesi ile HDP binasının taşlanması ve iş yerlerinin tahrip edilmesi davalarının birleştirilmesi kararı verilmişti. Kırşehir’de yaşanan olayların ardından mahkeme süreci devam ederken yargılama sürecinde avukatlar 5 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin sonlandırılması için sanıkların tahliyelerini talep edecek.

  • 8 Köpeği Zehirlemekle Suçlanan Sanık Beraatini İstedi

    İzmir Ege Üniversitesi kampüsü içerisinde, sekiz köpeği zehirlediği iddiası ile hakkında dava açılan ve yargılanan mühendis beraatini istedi. Mahkeme heyeti, görüntülerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar vererek davayı erteledi.

    İzmir Ege Üniversitesi Kampüsü içerisinde, 8 köpeği zehirlediği iddiası ile hakkında dava açılan mühendis L.S.’nin yargılanmasına başlandı. İzmir Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan L.S., ’Haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hale getirme, değerini düşürme ve mala zarar verme’ suçundan hakim karşısına çıktı. Yapılan ilk duruşmada hakkındaki iddiaları kabul etmeyen L.S., beraatini isteyerek hakkındaki iddiaları yalanlandı. L.S., sabah ve öğle yemeğinden artan yiyecekleri çöp bidonlarına atmak istediğini ancak kenarına düştüğünü belirterek “Artık olmayan yemekleri kapıyı açıp orada bulunan bir köpeğe verdim. Ben köpekleri zehirlemedim. Zehirlememe de bir neden yok; beraatimi istiyorum” dedi. Davaya katılan şikayetçiler ile avukatları Güleç Akkan, Hatice Betül Harmanşah, Zübeyde Sema Ermiş ve Görgem Özbecerikli ile hayvanseverler, köpekleri zehirlediği kamera kayıtları ile tespit edildiği iddia edilen sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

    L.S.’nin avukatı Ömür Kabak ise tutuksuz yargılanan müvekkilini savunarak, “Köpekler sahipsizdir. Bu konuda Bornova Kaymakamlığı müvekkilime sahipsiz köpek olduklarından dolayı 12 bin 24 lira idari para cezası kesti. Biz buna itiraz ettik. Köpekleri müvekkilim öldürmedi” dedi.

    Köpekleri zehirlenen Coşkun Harmanşah ise şikayetçi olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sahibi olduğum iki köpeğim olay günü zehirlendi. Otopside tarım ilacı ile zehirlendiği ortaya çıktı. Şikayetçiyim.”

    OLAY NASIL YAŞANDI?

    Olay, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi otoparkında 14 Mayıs 2015 tarihinde meydana geldi. İki köpek, öğrenciler tarafından ölü bulundu. Aynı gün kampüsün değişik yerlerinde bir çok köpek zehirlendiği ve 8 köpeğin öldüğü ortaya çıktı. Güvenlik kamera kayıtları izlenerek, iddialara göre L.S.’nin kimliğine ulaşıldı. Zehirlenen köpeklerin sahipleri Coşkun Harmanşah, Özlem Değirmenci ve Mübin Sıtkı Ulusoy ile Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği, olayın ardından suç duyurusunda bulundu.

  • Üç Cinayete Karışan Sanık Yakalandı

    Konya ve Antalya’nın Akseki ilçesinde 12 yıl önce işlenen 3 cinayetle ilgisi olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşmiş müebbet hapis cezası bulunan ve 1 yıldır aranan İzzet Yıldırım düzenlenen operasyonla yakalandı.

    Konya’da 2003 yılının Aralık ayında ’Pehlivan Dayı’ lakaplı Mustafa Durna (65) ile 2004 yılı Mart ayında yine başka bir örgütün lideri olduğu iddia edilen Hüsamettin Bedercan ve Antalya’nın Akseki ilçesinde de Suat Şaran’ın öldürülmesi olaylarına karıştığı gerekçesiyle aranan “Kürt İzzet” lakaplı İzzet Yıldırım (55) ailesiyle birlikte kaldığı eve polis tarafından düzenlenen operasyonla yakalandı.

    SANIĞIN YAKALANMASI İÇİN ÖZEL EKİP KURULDU

    İzzet Yıldırım, 2004 yılında farklı çetelerin hesaplaşması sonucunda işlenen cinayetlerle ilgisi olduğu gerekçesiyle yakalanarak cezaevine gönderildi. Yargılamanın uzaması ve uzun tutukluluk süresi nedeniyle tahliye olan Yıldırım hakkında daha sonra müebbet hapis cezası verildi. Yaklaşık 1 yıl önce cezanın Yargıtay tarafından onanmasının ardından Asayiş Şube Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliğinde kurulan özel bir ekip, sanığı yakalamak için çalışma başlattı. Şehirde bulunduğu süre içinde yakalanmamak için adamlarıyla yaptığı şaşırtmacalarla polisten kaçmayı başaran ve sürekli şehir dışına gidip gelen İzzet Yıldırım’ın merkez Selçuklu ilçesi Bedir Mahallesi’nde bir evde olduğu tespit edildi. Yıldırım 2 gün önce gece saatlerinde ailesiyle birlikte kaldığı eve düzenlenen operasyon sonucunda evin balkonunda bulunan sedirin altında saklanmış halde yakalandı. Poliste, “Suç işlemek amacıyla örgüte üye olma, taammüden adam öldürme, kasten adam öldürme, silahla tehdit” gibi çok sayıda suç kaydı bulunan İzzet Yıldırım, sıkı güvenlik önlemleri altında Asayiş Şube Müdürlüğü’nden adliyeye götürüldü. Çıkarıldığı mahkemede cezası yüzüne okunan Yıldırım cezaevine gönderildi.

    İNFAZ POLİSİNDEN ÖNEMLİ BAŞARI

    Öte yandan, Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliği, 2015 yılına ait yakalanması gereken 14 bin kişiden 13 bin 819’unu yakalayarak yüzde 98 başarı sağladı. Suçluları adalete teslim etme oranında Türkiye’deki İnfaz Bürolar içinde ilk sırada yer alan Konya İnfaz Büro Amirliği ekiplerinin geçen yılın dosyalarında yer alan 181 kişinin de yakalanması için de çalışmalarını aralıksız şekilde devam ettirdiği açıklandı.