Etiket: Sanık

  • DEAŞ mensubu 35 sanık hakkındaki iddianame kabul edildi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından DEAŞ mensubu 35 sanık hakkında hazırlanan iddianame, gönderildiği İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, TBMM bahçesi ve AK Parti Ankara İl Başkanlığı ile Küçükçekmece’deki Zeynebiye Camii çevresinde terör eylemi için keşif yapan zanlı da yer alıyor.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından DEAŞ terör örgütü mensubu 35 sanık hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Dosya üzerindeki incelemelerini tamamlayan mahkeme, iddianameyi kabul etti. Mahkeme, 29 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek, ilk duruşmanın 20 Nisan 2017 tarihinde yapılmasını kararlaştırdı. İddianamede, 29’u tutuklu, 2’si firari 35 şüpheliden A.K, E.G., F.K., O.K., S.S. ve S.K.’nın “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması isteniyor. Diğer 29 şüphelinin ise “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7 yıl 6 aydan 15’er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

    TBMM, AK Parti ve Zeynebiye Camii çevresinde keşif yapan terörist de iddianamede

    İddianamede, TBMM bahçesi ve AK Parti Ankara İl Başkanlığı ile Küçükçekmece’deki Zeynebiye Camii çevresinde keşif yapan S.S. adlı zanlı da yer alıyor. DEAŞ adına faaliyet gösteren S.S.’nın çatışma bölgelerinde DEAŞ terör örgütü bünyesinde emir düzeyinde faaliyet gösteren teröristler ile doğrudan irtibatlı olduğu, şahsın terör örgütü üyelerinden talimatları Trucrypt ve Teamviewer adlı programlar vasıtasıyla aldığı belirtiliyor. S.S.’nin örgüt adına eylem yapmak üzere keşif faaliyetlerinde bulunduğu ve eylemi gerçekleştirecek eylemci arayışı içerisinde bulunduğu kaydedilen iddianamede, şahsın bu amaçla Ankara ilinde bulunan TBMM, AK Parti İl Başkanlığı civarı ve Küçükçekmece ilçesi Halkalı Merkez Mahallesi Zeynebiye Caddesi Orkide Sokak üzerinde bulunan Caferi mezhebine mensup vatandaşların yoğun olarak kullandığı yerlerin etrafında eylem amaçlı keşif çalışması yaptığı ifade ediliyor. Zanlıya yönelik yapılan teknik takipte elde edilen fotoğraflar da iddianamede yer alıyor.

  • Cezaevinden izinli çıkıp eşini öldüren sanık başka bir kadını da vurmuş

    İzmir’in Seferihisar ilçesinde, hükümlü bulunduğu cezaevinden izinli çıkıp boşanma davası açan eşi Simge Alay’ı pompalı tüfekle öldüren Kadir Alay’ın, 2013 yılında Aydın’da emlakçılık yapan Banu G.’yi, evlenme teklifini reddettiği pompalı tüfekle yaraladığı ortaya çıktı. İlk duruşması görülen ve duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile bağlanan sanık Kadir Alay, “Ben Simge’yi ölecek kadar çok seviyordum” dedi.

    Olay, geçtiğimiz 25 Nisan günün saat 23.00 sıralarında, Payamlı Mahallesi 5001 Sokak’ta meydana geldi. İlk evliliğinden iki çocuk dünyaya getiren Simge Alay (23), şiddet nedeniyle eşinden boşandı. Çocuklarının velayeti babalarına verilirken, Simge Alay ailesinin karşı çıkmasına rağmen Kadir Alay (47) ile evlendi. Simge Alay’ın hayatı, ikinci evliliğinin ilk günlerinden itibaren iddiaya göre gördüğü şiddet nedeniyle kabusa döndü. Bu süreçte karnından bıçaklanan Simge Alay, korktuğu için şikayetçi olamadığını ileri sürdü. İddiaya göre şiddetin artması ile birlikte dayanamayan Simge Alay, eşi Kadir Alay’a boşanma davası açarken, şikayetçi oldu. Kadir Alay’a mahkeme uzaklaştırma cezası verirken, çeşitli suçlardan arandığı tespit edilen Alay tutuklandı. Evini ayıran Simge Alay’ın eşi Kadir Alay kısa süre önce hapis yattığı cezaevinden izinli çıktı. Bundan habersiz olan Simge Alay, evinin önünde Hakan Ç. adlı kişiyle Kadir Alay’ın pompalı tüfekle saldırısına uğradı. Simge Alay olay yerinde hayatını kaybederken, Hakan Ç. yaralandı. Olaydan sonra kaçan Kadir Alay, jandarmanın takibi sonucu olaydan yaklaşık 4 ay sonra 22 Ağustos’ta yakalandı.

    Sanığa ağırlaştırılmış iki kez ömür boyu hapis istendi

    Hazırlanan, iddianamede Kadir Alay hakkında ’tasarlayarak eşini kasten öldürme’ ve ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından biri ağırlaştırılmış iki kez ömür boyu hapis cezası istendi. Sanığa yardım ettikleri iddiasıyla da tutuksuz sanıklar Münir B., Faruk Ş., Üzeyir K., Aykan K. ve Miyase D. hakkında da ’suçluyu kayırma’ suçundan 5’er yıla kadar hapis cezası istendi. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan davaya, tutuksuz sanıklar Münir B., Faruk Ş., Üzeyir K., Aykan K., Miyase D. ve tutuksuz sanıkların avukatları, Simge Alay’ın annesi Fevziye ve babası Arif Korucu ile avukatları Seda Ayaz Aksoy, Aile ve Sosyal Politiklar İl Müdürlüğü avukatı Emine Şentügekçi ve Hakan Ç. katıldı. Muğla Cezaevinde tutuklu bulunan sanık Kadir Alay ise cezaevinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile bağlandı.

    “Eşimi ölecek kadar çok seviyordum”

    Muğla Cezaevinden mahkemeye SEGBİS ile katılan sanık Kadir Alay, savunmasını yazılı olarak mahkeme heyetine verdiğini, şimdi savunma yapmak istemediğini, gelecek davaya avukat tutacağını ve İzmir’e naklini istediğini söyledi. Avukat Seda Ayaz Aksoy sanığın verdiği yazılı ifadenin okunmasını istedi. Sanığın yazılı olarak verdiği savunmasında, “Ben daha önce evlilik yaptım, iki çocuğum var. Eşimden boşandım. Facebook’ta gezinirken Simge ile tanıştım. Yazışmaya başladık, ardından yüz yüze görüştük. Yaşı çok gençti. Sarı saçları beni etkiledi. Evli ve iki çocuğu olduğunu öğrenince şaşırdım. Kendisine bir anda aşık oldum. Eşinin kendisini dövdüğünü ve ondan boşanacağını söyledi. Bende kendisine evlenme teklifi ettim. Çoban Arif’in kızı olduğunu öğrendim. Babası buna karşı geldi. Babası beninle buluştuğunu öğrenince dövmüş. Simge eşinden boşandı. Bende kendisini kaçırdım. Borç yapıp evlendim. Simgeyi ölecek kadar, deli gibi seviyordum. Yanında çok mutluydum. Bir an yanından ayrılamıyordum. Eşim eski alışkanlıklarından bir türlü vazgeçmiyordu. Uyuşturucu ve alkol kullanıyordu. Kendine çok zarar veriyordu. Uyuşturucu alınca kendinden geçiyordu. Sokakta alkol alanların yanından kaç kez alıp eve getirdim. Bugün kadar kendisine bir tokat bile atmadım. Bir çocuk gibi kendisine bakıyordum” dedi.

    Sanık yine ifadesinde, “Uzun sarı saçlarına hayrandım, beni saçları mest etmişti. Köyde sünnet düğününe gittik. Küçük bir çocuk elinde not kağıdıyla geldi. Kağıtta ‘Ben Hakan, senden hoşlanıyorum’ yazıyordu. Orada olay çıkmasın diye bir şey yapmadım. Birkaç gün sonra Hakan yine arabasıyla evin balkonunun önüne gelip, ‘Sarı saçlım’ şarkısını yüksek sesle açıp dinlemeye başladı. Eşime Facebook’tan mesaj bile atmış. Hakan’ı bulup konuştum, benimle evli olduğunu bilmediğini, bir daha böyle bir şeyin olmayacağını söyledi. Evde biraz tartıştık, eşim benden şikayetçi oldu. Polisler gelip karakola götürdü. Orada kesinleşmiş cezam çıkınca cezaevine götürdüler. Cezaevindeyken bile ona çok iyi baktım. Parasız bırakmadım. Mektuplaşıyorduk. Son mektubunda benden boşanmak için dava açtığını söyledi. Bende bunu kabul ettim. Cezaevinden izinli çıktım. Beni başkasıyla aldattığını öğrendim. Hakan alkol aldırıp zorla tecavüz etmiş. Boşanma davasını da kendisi zorla açtırmış. Ben eşimi seviyordum. Birlikte yakaladığımda ikisini öldürürdüm. Hakan eşimden boşanmak için beni tehdit ediyordu. Herkes namus ve şerefi için yaşar. Hakan namusumu kirletti. Gözümden sakındığım eşimi kandırmış. Hasımlarım ve can güvenliğim için silah taşıyordum. Olay gecesi bindiğim aracın arkasından bir motosiklet geliyordu. Motosiklette Hakan ile eşim vardı. Önümüze geçtiler. Az ileride Hakan eşimi dövüyordu. Eşim can havliyle bağırıyordu. Tüfeği alıp yanlarına gittim. Eşim yerden kalkıp, Hakan’ı ittirdi. Ben önce korkutmak için havaya ateş ettim. Ardından ayaklarına doğru ateş ettim. Eşimin ölümüne neden olan Hakan’dır. Keşke eşim yerine Hakan ölseydi. Kendisi dışarıda rahat rahat dolaşıyor. Kendisinden bu olaylara neden olduğu için şikayetçi ve davacıyım” şeklinde konuştu.

    “Sanık beni takip ediyordu”

    Simge Alay’ın öldürüldüğü gün yanında olan arkadaşı Hakan Ç. mahkemeye verdiği ifadesinde şöyle konuştu:

    “Olay günü akşamı Simge’yi kendime ait motorla evinin önüne bıraktım. Simge motordan indikten sonra ateş edildi. Simge yere yığıldı. Sonra bana ateş edildi. Dönüp ateş edilen yere baktığımda bize 15 metre uzaklıkta, çam ağacının arkasında Kadir Alay’ı gördüm. Kadir Alay bize pusu kurmuştu. Bizi vurduktan sonra 50 metre uzaklıktaki araca yürüdü. Araca yaklaşır yaklaşmaz araç hemen hareket etti. Araç sanırım önceden hazır haldeydi. İçinde biri var mı görmedim ama sanık araca yaklaşır yaklaşmaz hazır olan araç hemen hareket etti” dedi.

    Hakan Ç., olaydan 3 gün önce sanık Kadir Alay’ın kendisini takip ettiğini, sanığın kendisini takip ederken iki defa farklı araçlarda gördüğünü söyledi. Hakan Ç., “Benim kendisini gördüğümü fark edince aracın koltuğunu yatırarak benden saklanmaya çalıştı” diye konuştu.

    Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi

    Sanığın Simge Korucu’yu tehdit ettiğini ileri süren Hakan Ç., şöyle devam etti:

    “Sanık Kadir, Simge’yi bir kaç defa dövmüştü. Simge, sanık tarafından bıçaklandığını bana anlattı. Sanık Kadir, Simge’yi tehdit etmiş bıçakladığını kimseye söylemeyeceksin, bıçağın üzerine düştüm, kazayla oldu diyeceksin, eğer benim bıçakladığımı söylersen seni de aileni de öldürürüm diye söylemiş. Bunları Simge bana anlattı. Simge bana Kadir Alay ile yaşadığı sıkıntıları anlatıyordu. Kadir’in kendisini tehdit ettiğini ve baskı yaptığını ve fuhşa zorladığını anlattı. Kadir Alay, Simge’yi Urla ve Didim’e götürüp burada fuhuş yaptırmak istemiş, Simge karşı çıkmış. Bunların hepsini Simge bana anlattı.”

    Mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesinin ardından, sanık Kadir Alay’ın tutukluluk halinin devamına, İzmir’deki cezaevine nakline karar verip duruşmayı erteledi.

    Daha öncede evlenme teklifini reddeden kız arkadaşını yaralamış

    Öte yandan, Kadir Alay ile ilgili önemli bir ayrıntı daha ortaya çıktı. İddialara göre, olay 15 Ağustos 2013 günü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde meydana geldi. Motosiklet tutkunu bankacı Banu G., uzun süre arkadaşlık yaptığı Kadir Alay’ın evlilik teklifini reddedip ayrıldı. Kadir Alay, genç kadının peşini bırakmayıp, tekrar görüşmek istedi ancak, yakın çevresine kendisine çok baskı yapıp, bunalttığını söylediği Kadir Alay’ın görüşme teklifini de geri çevirdi. Bunun üzerine sinirlenen Alay, kadının kullandığı otomobili takibe aldı. Kuşadası Devlet Hastanesinin karşı sokağında önünü kestiği aracı durdurdu. Kadir Alay, otomobilin camından uzattığı pompalı tüfekle Banu G.’yi her iki bacağından da yaraladığı öğrenildi.

  • Genç kadını 15 yerinden bıçaklayan sanık:

    Bursa’nın Gemlik ilçesinde, genç kadını sokak artasında 15 yerinden bıçaklayarak öldüren sanık, cinayeti tasarlayarak işlemediğini söyledi.

    Bir müddet önce eşinden boşanan 39 yaşındaki Nurcan Efe, Gemlik ilçesinde arkadaşıyla yürürken, İnegöl’de tanıştığı Dursun Efe ile karşılaştı. Nurcan Efe’nin kendisiyle görüşmek istememesi üzerinden belinden bıçağı çıkartan Dursun Efe, genç kadını sokak ortasında bıçaklayıp öldürdü. Olayın ardından bıçakla kendisini de yaralayan ve bir apartmanın giriş katında baygın halde bulunan Dursun Efe, tedavisinin ardından 15 gün sonra tutuklandı.

    Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tasarlayarak kasten öldürmek’ suçundan hakkında müebbet hapis cezası istenen sanığın yargılanmasına devam edildi. İlk duruşmadaki ifadelerini tekrarlayan sanık, “Olay günü Nurcan Efe ile ilişkimiz devam ediyordu. Aramızda sadece soğukluk vardı. Daha önce münakaşa yaşadığımızdan dolayı Nurcan telefon numarasını değiştirmişti. Ben olaydan önce cep telefonum ve gözlüğümü Nurcan’a vermiştim. Onları geri istedim. Olay günü alkollüydüm. Nurcan ve Şahsene ile evin önünde karşılaştım. Nurcan ile konuşurken bana hakaret etmeye başladı. Ben de sinirlerime hakim olamayıp kendisini bıçakladım. Onu tasarlayarak öldürmedim” dedi.

    Öldürülen Nurcan Efe’nin bir oğlu ile sanık Dursun Efe’nin boşandığı eşi Cemile D. şahit olarak dinlendi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.

  • Annesinin sevgilisini öldüren sanık ‘pişmanım’ dedi

    Bursa’da geçtiğimiz ağustos ayında annesinin sevgilisini öldüren sanık, pişman olduğunu söyledi.

    Geçtiğimiz ağustos ayında merkez Osmangazi ilçesi Mollafenari Mahallesi Kestanelik Caddesi’nde meydana gelen olayda, Kazım A. (22) annesi Şahsene S.’nin birlikte yaşadığı sevgilisi Ayhan Arlı’yı (41) göğsünden bıçakladı. 112 ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Arlı hayatını kaybetti. Olayın ardından şüpheli 10 gün sonra Uludağ’ın eteklerinde ormanlık alanda saklandığı barakada gözaltına alındı.

    Bursa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında “kasten adam öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Kazım A.’nın yargılanmasına başlandı. 2011 yılında cinayet işleyen ve daha sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan akli dengesinin yerinde olmadığına ilişkin rapor sonrası serbest bırakılan Kazım A., “Olay günü kız kardeşimden, cep telefonunu istedim. Amacım kiminle konuşup mesajlaştığını görmekti. Vermedi. Gece evde tekrar cep telefonunu istedim. Yine, ’hayır’ dedi. Aramızda tartışma çıktı. Bu sırada kilot ile karşıma çıkan annem ile nikahsız yaşayan Ahmet Arı, bana küfür etti. Bende elime geçirdiğim bıçağı ona salladım. Bu sırada annem ile kardeşimi de yaralamışım. Sonra dışarı çıkıp komşulardan Ahmet Arı’nın hastaneye kaldırılması için ambulans çağırmalarını, polise haber vermelerini söyledim. Pişmanım. Olayın şokundan hala kurtulamadım” dedi.

    Kazım A.’nın annesi Şehzade ve kız kardeşi Nevriye A. sanıktan şikayetçi olmadı. Mahkeme heyeti, 2011 yılında işlediği bir cinayet sonrası “akli dengesi yerinde değildir” raporu ardından serbest bırakılan Kazım A.’nın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İstanbul’da Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Kazayla arkadaşını vurduğu iddia edilen sanık hakim karşısında

    Zonguldak’ta, yaşadığı kavgayı anlatırken arkadaşını tabanca ile kazayla vurarak ölümüne sebep olan sanığın yargılanmasına başlandı.

    İddialara göre olay, geçen yıl Eylül ayında meydana geldi. İsmail D., iddialara göre Göbü köyündeki sahilde birlikte alkol aldığı arkadaşı Cemal Erdemir’e (24) daha önceden yaşadığı bir kavgayı anlatmak istedi. İsmail D., bu sırada silahı nasıl çıkarttığını göstermek isterken, tabancanın ateş alması sonucu çıkan kurşun, arkadaşı Cemal Erdemir’in başına isabet etti. Ağır yaralanan Erdemir, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Üç gün sonra jandarma ekiplerine teslim olan zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    “Kasten Öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talebiyle 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan sanık, olay gününü anlattı. Ölen Cemal Erdemir’in ailesinin de katıldığı duruşmada ifade veren sanık, “Başımdan daha önce geçen bir olay vardı. Tehdit edildiğimi düşünüyordum. Mermi silahın ağzındaydı. Bir anda ateş aldığını düşünüyorum. Aramızda fazla mesafe yoktu. Bunu kesinlikle kasten yapmadım” dedi.

    Cemal Erdemir’in eşi Sevcan Erdemir ise sanığın cezalandırılmasını talep ederek şikayetini yineledi. Duruşma ise ileri bir tarihe ertelendi.