Etiket: Sanığı

  • Cinayet sanığı baba oğul adliyede

    Eskişehir’de bulunan bir eğlence merkezinde sandalyeye ceket asma nedeniyle çıkan bıçaklı kavgada, işletmede müzisyen olarak çalışan kişiyi öldürdükleri ileri sürülen baba ile oğlu adliyeye sevk edildi.

    İstiklal Mahallesi’nde bulunan bir eğlence merkezinde yaşanan olayda, H.K. (59) ve oğlu E.K. (25), eğlence merkezinde, sandalyeye ceket asma nedeniyle yan masada oturan kişilerle tartışması büyüyerek eğlence merkezinin yaşandığı sokakta da devam etmiş, bu sırada bıçakla yaralanan iş yeri çalışanı Seydihan Çalışkanoğlu (34), kaldırıldığı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

    Kavganın ardından bir taksiye binip sürücüsünü tehdit ederek kaçtığı öğrenilen H.K. ve oğlu E.K., Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Gasp ve Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Yıldıztepe Mahalesi’nde bir eve düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan baba ve oğlu, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • FETÖ/PDY sanığı Keskin: “Adımız darbeci yüzbaşıya çıktı, bundan bir türlü kurtulamıyoruz”

    Malatya’da darbe girişimi esnasında karargah nizamiyesinde polisle çatıştığı ve darbe teşebbüsünde aktif olarak rol oynadığı iddianamede yer alan Yüzbaşı Kemal Keskin, “Adımız darbeci yüzbaşıya çıktı, bundan bir türlü kurtulamıyoruz” dedi.

    Malatya’da görülen FETÖ/PDY davasının 8’inci duruşmasında son olarak savunma yapan o dönem 2. Ordu Komutanlığında Hareket Plan Subayı olarak görev yapan Yüzbaşı Kemal Keskin savunma yaptı. Savunmasında, 15 Temmuz 2016 tarihinde lojmandayken Albay Bahadır Erdemli’nin kendisini telefonla arayarak terörle ilgili mesele olduğunu ifade ederek karargaha çağırdığını ileri süren Keskin, sonrasında yanına gittiği Erdemli’nin kendisine muhtemel bir terör eylemi karşısında tatbikat yapıldığını söylediğini ileri sürdü.

    Verilen tatbikat emri ile 2 nolu nizamiyeye geçmesinin emri verildiğini savunan Keskin, daha sonra ordu komutanı ve kurmay başkanının 1 nolu nizamiyeden karargaha giriş yaptığını dile getirdi.

    Albay Bahadır Erdemli’nin ’kimse kışladan çıkmayacak, içeri girmeyecek’ diye kendisine emir verdiğini ileri süren Keskin, “Nizamiyeyi terk edemedim, öyle bir durumda da orayı terk etmenin uygun olmayacağı düşündüm. Vurulduğum anda dahi orayı terk etmedim. Nizamiye dışına çıkmadım. Sivile silah doğrultmadım, ateş etmedim. Kimseye de ateş emri vermedim” ifadelerinde bulundu.

    Malatya Valisi Mustafa Toprak’ın da ilerleyen saatlerde kendisinin bulunduğu nizamiyeye geldiğini ifade eden sanık Kemal Keskin, “Nizamiyeye gelen Malatya Valimiz Mustafa Toprak’a içeride olumsuz bir durum olduğu ifade edilmiş, Valimize 2. Ordu Komutanımız, olumsuz bir durum olmadığını ifade etmiş. Ben de her şeyin normal olduğunu kendisine söyledim” dediğini ileri sürdü.

    “Adımız darbeci yüzbaşıya çıktı, bundan bir türlü kurtulamıyoruz” diyen Keskin, “Nizamiyeyi terk etmedik, dışarı çıkmadık, vatan, Mehmetçikler şahittir. Kimseye ’oğlum hazır olun dışarı çıkın’ demedim. Bize ’sıkın, sıkmazsan ben sana sıkarım’ emri verdiğimiz söyleniyor. Kimseyi tehdit etmedim, kimseye bir şey söylemedim. İfadelerin hepsi copy-paste, hepsi bir kalemden çıkmış. Bu ifadelerin bilerek, kasıtlı bir şekilde şahsımı o istedikleri kolaja oturtmak için verildiğini düşünüyorum” iddiasında bulundu.

    Darbe girişimi süresince kendisine kimsenin ’nizamiyeyi terk et’ veya ’terk etme’ demediğini öne süren Keskin, “Bana ’nizamiyeyi kimseye ve araçlara açmayacaksın’ denildi. Havaya ikaz ateşi açılmıştır. Yapılan ikaz ateşine karşı polisler ateş açmıştır. Zırhlı aralara tekerlek dışında bir yere nişan almadım. Araçların silah sistemine, camına nişan alınmadı, kesinlikle ateş edilmedi” diye konuştu.

    Keskin savunmasını şöyle sürdürdü:

    “Karargahta silah arkadaşlarımın başına ne geleceğini düşündüm. Kimseye ateş etmemiş, silah çekmemişken, karşıdaki zihniyet açık ve nettir. Görev yerini terk etmeyerek, kan kaybına rağmen bulunduğum yeri terk etmedim. O mermiyi yiyen adam çeker gider, terk etmedim. Bütün olayların başından sonuna bulunduğum yer nizamiyedir. Jandarma, polis ve sivillere ateş emri vermedim. Bu vatan evlatlarının hiçbir suçu yoktur. Benim kafamda tek bir şey var ordu komutanımız ve karargahın güvenliğidir.”

    Soru cevap kısmında Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un ’Valinin geliş saatini 03.00 söyledin. Daha önce valinin nizamiyeye gelmiş olma ihtimali var mı’ sorusu üzerine Keskin, valiye giriş çıkışların ordu komutanının emriyle yasaklandığını ileri sürdü.

    Mahkeme Başkanı Koç’un “Adem Huduti ile bir telefon görüşmesi yaptığını söyledin, savunmanda buna yer vermedin. Adem Huduti ile görüştün mü” sorusu üzerine ise sanık Kemal Keskin, “Sayın komutanımız ile görüştüğümüz oldu. Olayın vahametini söyledim. Diğer ordu komutanlarımız açıklamalar yapıyordu. Ben de olayların bu hale geldiğini görünce, bizden ses yok. Bahadır Albayımızın telefonundan görüştük. Sayın komutanım bu sıkıntılı bir süreç. Whatsapp’tan bu darbede yer almadığınızı hükümetimizin lehine bir yayın yapmasını istedim” diye konuştuğunu iddia etti.

    Mahkeme Başkanı Vedat Koç, duruşmayı yarın sabaha ertelerken, şu ana kadar davada 36 sanığın savunması yapıldı.

  • Kayınpeder cinayeti sanığı: “Amacım korkak olmadığımı göstermekti”

    Samsun’da pompalı tüfekle kayınpederini öldürüp, kayınvalidesini de yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan damadın yargılanmasına başlandı.

    Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Derebançe Mahallesi’nde 29 Kasım’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tarık Yıldız (32) eşi Ayşe Yıldız (29) kendisinden ayrılıp baba evine dönen kayınbabasının evinin önüne giderek burada kendilerini dışarı çağırdı. Önce havaya pompalı tüfekle ateş açan damat Tarık Yıldız, evden dışarı çıkan kayınbabası Arif Aktürk (56) ile kaynanası Havva Aktürk’e (56) doğru pompalı tüfekle kurşun yağdırdı. Olayda Arif Aktürk ve eşi Havva Aktürk yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Arif Aktürk acil serviste hayatını kaybetti.

    Olaydan sonra polis tarafından yakalanarak tutuklanan Tarık Yıldız hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası istemiyle dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasında kendini savunan Tarık Yıldız, “Ayşe Yıldız ile 4 yıldır evliyiz. Evliliğimiz boyunca sürekli tartıştık. Kayınpederime bu durumu anlattım. Ancak, eşimi ve çocuğumu alıp gitti. Daha sonra eşimden ve çocuğumdan ayrı kalınca pişmanlık duyup onları eve geri getirdim. Eşim şiddet gördüğünü iddia ederek polise şikayette bulundu. Bir ay evden uzaklaştırma cezası aldım. Sonra çocuğumu bana göstermediler. Çocuğun velayeti konusunda her defasında eşim sorun çıkardı. Eşimin ailesine karşı saygılı davrandığım için beni korkaklıkla suçladılar. Evlerinin önüne gelip pompalı tüfekle 3-4 el havaya ateş açtım. Amacım korkak olmadığımı göstermekti. Onları korkutmak istedim. Kayınpederim bana hakaretler etti. Aracıma binip geri geri giderken kayın pederim ve kayınvalidem peşimden geldiler. Bir anda bana saldırdılar. Kayınvalidemin elinde sopa vardı. Kayınpederim elimdeki tüfeğini almak isterken tüfek ateş aldı. Daha sonra yine tüfek ateş aldı. Sırtımda bir acı hissettim. Dönerek baktığımda kayınvalidemin elinde sopa vardı. Tüfek yine ateş aldı. Kimlerin vurulduğunu bilmiyorum. Kaçarken ’ambulans çağırın’ sesleri duydum ve vurulan olduğunu anlatım. Sonra polis geldi ve silahı yere bırakıp teslim oldum” dedi.

    “Babamı karşıdan ateş ederek vurdu”

    Duruşma da tanık olarak dinlenen Ayşe Yıldız, “4 yıllık evliliğimizde kavgalarımız olduğu doğrudur. Her defasında kendisi bana şiddet uyguluyordu. 4 yıl boyunca evliliğimizi ayakta tutmak için çalıştım. Beni sürekli boşayacağını söylüyordu. Olay sabahı annem, evin önüne Tarık gelmiş diye bizi uyandırdı. 2 el silah sesi duydum. Babam evden dışarı çıkmak istedi. ’Elinde silah var’ deyince ’kuru sıkı silahtır’ dedi. Gittiğini düşünerek evden dışarı çıktım. Bu sırada araçtan inip elinde tüfekle anne ve babamın yanına geldi. Silah sesi duydum. Ben şoka girdim. Anne ve babamın vurulduğunu gördüm. Babamın onunla hiçbir teması olmadı. Babamı karşıdan ateş ederek vurdu” diye konuştu.

    “Araçtan indi ve ateş etti”

    Olayda kocası ölen ve kendisi de yaralanan Havva Akktürk ise, “Silah sesi duyduk. Eşim evden dışarı çıkmak istedi. Kendisini göndermedik. Polisi aradık. Gitti diye rahatlayarak evden dışarı çıktık. Tarık aracın şoför koltuğundaydı. Araçtan indi ve ateş etti. Önce bana mı yoksa eşime im ateş etti onu hatırlamıyorum. Bize ateş ederken 5-6 metre mesafedeydi. Eşimle arasında arbede olmadı. Ben de kendisine vurmadım. Olay çok kısa sürede oldu. Olay nedeniyle şoke oldum. Şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

    Duruşmada dinlenen tanıklar da Tarık Yıldız’ın olay sırasında eşi Ayşe Yıldız’a da ateş ettiğini ancak Ayşe Yıldız’a müdahale edip eğilerek saklamaya çalıştıklarını söylediler.

    Duruşma mahkemeye gelmeyen 2 tanığın dinlenmesi için 5 Mayıs’a ertelendi.

  • Tele dolandırıcılık sanığı 19 sahte polis ve savcı tutuklandı

    Adana merkezli olarak tele dolandırıcılara yönelik 15 ilde yapılan sahte savcı ve polis operasyonunda gözaltına alınan 38 kişiden 19’u tutuklandı.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Adana Emniyet Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında, telefon dolandırıcılarına yönelik 15 ilde yaklaşık 100 adrese yapılan baskında, vatandaşları milyonlarca lira dolandıran çete çökertilmiş, 46 kişi gözaltına alınmıştı. Şahıslardan 8’i ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, 38 kişi bir hafta boyunca sorgulandı. Sorgularının ardından zanlılar adliyeye sevk edildi. Zanlılardan 19’u tutuklanırken, 1 kişiye ev hapsi cezası verildi. 14 şahıs adli kontrol şartıyla, 4 şahıs ise savcılıktan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

  • ’Alacak-verecek’ cinayetinin sanığı hakim karşısında

    Zonguldak’ta geçen yıl alacak-verecek meselesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma sonucu 32 yaşındaki Fahrettin Berber’i öldüren 78 yaşındaki tutuklu sanık Ömer B., hakim karşısına çıktı.

    Zonguldak Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya “kasten öldürme” suçundan yargılanan tutuklu sanık Ömer B.’nin yanı sıra taraf avukatları ve olayda ölen Fahrettin Berber’in eşi Gözde Berber katıldı. Duruşmada Ömer B.’nin torunu Sinan B., olay günü yaşananları anlattı.

    Dedesi Ömer B. ile olay günü dayısının çiftliğine gittiklerini anlatan Sinan B., şöyle devam etti:

    “Fahrettin Berber orada alacak verecek meselesini konuşuyordu. Önce dayımla sonra dedem konuşmaya dahil oldu. Aralarında tartışma çıktı. Fahrettin Berber, dedemle dayıma ‘siz yalancısınız yeter artık sıkıldım sizden, bıktım sizden’ dedi. Dedemle dayım borcu ödeyeceklerini söylediler. Fahrettin Berber daha sonra arabaya binerek uzaklaştı. Biz dedemle birlikte dedemin evine gittik. Otururken dedemin Fahrettin Berber ile telefonda konuştuğunu duydum. Alacak verecek meselesini konuşuyorlardı. Dedem, ‘istersen hayvanları gel al’ diyordu. Daha sonra Fahrettin Berber bir arkadaşıyla geldi. Hep birlikte kapının önünde oturduk. Dedem, Fahrettin Berber’e borcunu ödeyeceğini söyledi. Fahrettin Berber ise ‘yeter bıktım sizden, senin ümüğünü sıkarım’ dedi. Ondan sonra ayağa kalktı. Elindeki tabureyi yere atıp kırdı. Dedeme küfür etti. O da içeri kaçtı. Kaçmasının nedeni Fahrettin’in dedemin üzerine yürümesiydi. Bir iki dakika sonra patlama sesi geldi. Fahrettin yere yığıldı. O sırada dedem 112’yi aramamı söyledi.”

    “Savcılığa şikayet ettim”

    Mahkemede konuşan tutuklu sanık Ömer B. ise “Benim maktulden milyarlarca alacağım vardı. Ben her yere kendisini şikayet ettim. Çaycuma Savcılığına aramızda geçen olayla ilgili şikayette bulunmuştum. Onun da araştırılmasını talep ediyorum” dedi.

    Bunun üzerine söz alan Fahrettin Berber’in eşi Gözde Berber ise “Sanık tarafından şikayet dilekçesi verildiği halde sanık tarafından öldürülen eşim 17 defa arandı. Madem şikayetçiydi neden eşimi arıyordu” diye tepki gösterdi. Mahkeme, dosyadaki eksiklikler ve sanık Ömer B.’nin raporlarıyla Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek görmenin yüzde kaç olduğu, gözün bu haliyle hedef belirleyip belirleyemeyeceği, hedef belirleyebiliyorsa mesafe sınırının belirlenmesini istedi.

    Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, duruşma da ileri bir tarihe ertelendi.

    Olay günü

    İddialara göre olay, Zonguldak’ın Gökçebey ilçesine bağlı Bodaç köyünde geçen yıl 7 Haziran’da meydana geldi. Akaryakıt istasyonu sahibi olduğu öğrenilen Fahrettin Berber (32) ile Ömer B. (77) alacak verecek meselesi yüzünden tartışmaya başladı. Büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. İddialara göre Ömer B., av tüfeği ile Fahrettin Berber’e tek el ateş etti. Fahrettin Berber, olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak tüm müdahaleler rağmen kurtarılamadı.