Etiket: Sandıkta

  • Ceylin Atik’in cesedinin sandıkta taşındığını gördüğü iddia edilen kişi ortaya çıktı

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde 10 Haziran 2017 tarihinde kaybolduktan 3 gün sonra komşusunun evinde cesedi bulunan 10 yaşındaki Ceylin Atik’in davasında 12. celse görülürken, tutuklu karı-kocayı cesedi sandıkta taşırken gördüğü iddia edilen kişinin yakını mahkemede ifade verdi. “Ben bu cinayetin benim paramdan dolayı işlendiğini düşünüyorum” diyen Kemal Çeneli, Ceylin’in cansız bedenini sandıkta taşınırken kızının gördüğünü söyledi. Duruşmada Ceylin Atik’in babası Murat Atik’in bugünün Dünya Çocuk Hakları Günü olduğunu hatırlatması ise duygusal anlar yaşattı.

    Ödemiş 50’nci Yıl Ortaokulu öğrencisi Ceylin Atik (10), 10 Haziran 2017 tarihinde kaybolmuş ve 3 gün sonra da komşusunun evlerinde ölü bulunmuştu. Olaydan sonra tutuklanan Şükriye T. ve eşi Serkan T. hakkında ’çocuğa veya beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, tutuksuz sanık Raziye Ö. hakkında ise ’suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Ceylin Atik cinayetiyle ilgili dava, 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edildi. 12. celsede tutuklu karı-kocayı cesedi sandıkta taşırken gördüğü iddia edilen kişinin yakını tanık olarak ifade verdi. Mahkemeye kendi hür iradesiyle geldiğini ifade eden tanık Kemal Çeneli, cinayetin kendi parasından dolayı işlendiğini iddia etti. Oğlunun Serkan T.’nin yanında çalıştığını ve iş kazası nedeniyle 125 bin TL tazminat davası kazandığını ve bu paranın çalındığını öne süren Çeneli, sanıkların parasını aldığını iddia etti. Çeneli, “Ben bu cinayetin benim paramdan dolayı işlendiğini düşünüyorum ve huzursuzum. Benim evime rahatlıkla girip çıkabilen Şükriye T.’dir. Benim oğlum sanayide Serkan T.’nin yanında çalışıyordu. Bu para benim param, 125 bin TL tazminat parasıdır. Paramız çalındıktan sonra emniyete giderek davacı, şikâyetçi olmuştuk. Ben durumu öğrenmek için adliyeye geldiğimde bana parmak izi ve kamera görüntüleri geldi. ’Hırsızlar ortaya çıkacak’ denildi. Gündüzleri tarlada çalışıyoruz, akşam eve geliyoruz. Cumartesi günü akşamı eve geldiğimizde her zamankinden farklı ağır bir koku geliyordu. Benim oğlum iş kazası nedeniyle dört parmağını kaybetti. Bu iş kazasından dolayı tazminat 125 bin TL almıştı. Benim evde bulunan çekyatın altında muhafaza ediyorduk. Paranın çalındığını söyledim. Serkan T.’nin tedirgin olduğunu hissettim paranın çalınmasından dolayı. Bir hafta sonra bu cinayet oldu. Serkan panikledi. ’Acaba kimdir?’ dedi. Şükriye T. gelip eşimin boynuna sarılıp, ’Sizin bu hırsızı bulacağım’ dedi. Aynı konuşmayı bir hafta sonra Ceylin Atik kaybolduğunda da dedesi Mustafa Atik’in yanına giderek söylemişti” dedi.

    Duruşmaya tutuklu bulunduğu İzmir’deki cezaevinden bağlanan sanık Şükriye T. ise, Kemal Çeneli’ye yönelik ifadeler kullanarak, “Bunlar bana tuzak kurdular. Gelip kapıma özür dilediler” dedi.

    Sandığı taşırken kızı görmüş

    Geçen celsede Atik ailesinin avukatı Mehmet Kaymak, “Yaptığımız incelemeler doğrultusunda Ceylin’in içerisinde olduğu sandığı taşındığını gördüğünü belirten bir tanık ile ilgili önümüzdeki mahkemede ortaya çıkararak olayın daha iyi aydınlanmasını sağlayacağız. Emniyet güçlerinin konuyla ilgili bilgisi bulunuyor. Kişinin ifade vermeye çekindiği konusundayız” demişti. Kemal Çeneli, bu konu hakkında da bilgi verdi. Çeneli, kızının gece geç saatlerde minik Atik’in cesedi taşınırken gördüğünü kendisine anlattığını aktardı. Çeneli, “Kızım Şükriye ve Serkan T.’yi gece 01.30-02.00 gibi sandık indirip çıkartırken görmüş” dedi.

    Kemal Çeneli, “Sözü edilen edilen hırsızlık olayından dolayı Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2018/497 esas dosya numarasında dava açıldı. Ben hırsızlık olayını ikisinin yaptığını düşünüyorum” dedi. Bunun üzerine sanık Serkan T.’nin avukatı Aydan Güler, sanığın 15 yıldır sanayide çalıştığını ve bu fidyeye ihtiyacının olmadığını savunarak, sanığın oturduğu evin kendisine ait olduğunu ve bankada parasının olduğunu söyledi. Güler, sanığın sabıkasının olmamasına da dikkat çekti.

    Sanık Serkan T. ise, “Hırsızlık olayı meydana çıktığında polise ben yönlendirdim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Emniyete ben götürdüm” şeklinde konuştu.

    Ceylin Atik’in babası: “Bugün Dünya Çocuklar Günü”

    Serkan T., “Ben haksızlığın içindeyim. Benim hiçbir ilgim yok. Bu çocuğu ben hiç görmedim. Ben 15 yıllık sanayide esnafım. Benim parayla işim olmaz. Benim defterimde iş yerimde alacaklarım var ve kaldı. Ben o çocuğun hangi sandık içine konulduğunu bile bilmiyorum. Benim evimde iki tane sandık var ve ne şekilde, nasıl konulduğunu bilmiyorum. Tüm aşamalarda gördüklerimi, bildiklerimi anlattım. Yine anlatırım. Şükriye gerçeği söyle, günahıma giriyorsun” dedi. Şükriye T. ise daha sonra cinayetin sandıkta taşınmasından haberi olmadığını söyledi.

    Duruşmada Ceylin Atik’in babası Murat Atik, bugünün Dünya Çocuk Hakları Günü olduğunu hatırlattı. Baba Atik’in bunu hatırlatması üzerine duygusal anlar yaşandı.

    İddia makamı savcı da duruşmada mütalaasını verdi. Mahkeme heyeti, duruşmayı 21 Aralık tarihine erteledi.

  • Öğrenciler temsilcilerini sandıkta belirlediler

    Van’ın Erciş ilçesi Reşit Çelik İlk ve Ortaokulu öğrencileri, okul temsilcilerini oy kullanarak belirlediler.

    Sahil Kent Mahallesi’nde bulunan okulda yapılan seçimlerde 5 aday kıyasıya yarıştı. 530 öğrenci, okul idaresi gözetiminde kurulan sandıklarda oy kullanarak temsilcilerini seçtiler. Seçimde en çok oyu alan 4/C sınıfı öğrencisi Aleyna Avcı okul temsilcisi oldu.

    Okul idaresi, yapılan etkinlikle birlikte öğrencilerin en temel haklarından olan seçme ve seçilme hakkını yaparak ve yaşayarak öğrendiklerini belirttiler.

  • Kılıçdaroğlu: “Yerel seçimlerde sandıkta ittifak yapacağız”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bize soruyorlar yerel yönetimlerde ittifak yapacak mısınız diye? Sandıkta ittifak yapacağız. Biz kiminle ittifak yapacağız. Önce yıllar yılı AK Parti’ye oy verip bugün hayal kırıklığına uğrayan AK Parti’li kardeşlerimizle ittifak yapacağız” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen partisinin belediye başkanları toplantısında konuştu. Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları bildiklerini, vatandaşın mutsuz olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Bir belirsizlik süreci içinde yine bir seçime gideceğiz. Yarın sabah Türkiye’de ne olacağını kimse bilmiyor? Biz uyarıyoruz, sorumlu bir siyasal partinin genel başkanı olarak uyarıyorum; bu şekliyle hükümet, bu şekliyle saray Türkiye’yi yönetemez. Yönetim farklı bir şeydir, bilgi, birikim, deneyim ister. 16 yıldır deneyim kazanmadılar, yapboz politikasıyla doğruyu bulmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

    “Yerel yönetimlerde hiçbir siyasal parti CHP’li belediyelerin eline su dökemez”

    “Kimin ne yaptığı belli değil. Ofis üstüne ofis kuruluyor, atamayla gelen bakanlar yetkileri bazen parlamentonun üstünde” diyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin oturup düşünmesi lazım. Türkiye, sadece CHP’lilerin değil, AK Parti’lilerin de ülkücülerin de Saadet Partili kardeşlerimin de 81 milyonun Türkiye’sidir. 81 milyonun sorumluluğu vardır. Huzuru hepimiz istiyoruz. Ama 16 yılda geldiğimiz noktaya bakıyoruz, huzur yok. Demek ki önümüzde ciddi bir süreç var. Bu süreci hepimiz dikkatle değerlendirerek sandığa gitmek zorundayız. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yerel yönetimlerde hiçbir siyasal parti CHP’li belediyelerin eline su dökemez. Bazı hizmetlerimizi eksik görebilirler, bazılarını yanlış bulabilirler ama eğri oturup doğru konuşalım. Yerel yönetimler, metro deyince akla CHP gelir. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de metronun temelini atanlar CHP’li belediyeler. İlk tanzim satış mağazalarını, halk ekmek fabrikalarını, ilk tercihli yol uygulamasını CHP’li belediyeler yaptı” açıklamasında bulundu.

    Kent kültürüyle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “İstanbul hepimizin göz nuru. Hepimizin göz bebeği gibi korumamız gereken bir kent. Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul. İstanbul’a ne yapıldı? Sonunda kalkıldı ve itiraf edildi. Sarayda oturan zat 81 milyonun önünde ’Biz İstanbul’a ihanet ettik’ dedi. Ama hiçbir CHP’li belediyenin olduğu yerde o beldeye asla ihanet edilmemiştir” şeklinde konuştu.

    “Bizim belediye başkanlarımızın birileri tarafından zorla istifa ettirilen belediye başkanları değildir”

    CHP olarak insanı hor görmediklerini, yoksulluğu teşhir etmediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Ama bunlar yapıyorlar. CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde vatandaş nefes alır. 4 mevsimin güzelliğini CHP’li belediyelerin olduğu yerde görür. Karabasan gibi çökmez vatandaşın sırtına. CHP’li belediyelerin kapıları vatandaşa sonuna kadar açıktır. Bütün ibadethaneler tertemizdir, hepsine bakılır. Dolayısıyla biz belde halkı nasıl yaşamak istiyorsa ona her türlü hizmeti vermeyi temel ilke edinen gelenekten geliyoruz. Bütün bunları yaparken belediye başkanlarımızın olağanüstü baskılar altında olduğunu biliyoruz. Siyasal iktidar hazmedemiyor, her türlü baskıyı kuruyor. Kendi belediyelerine bir şey demiyor ama bizim belediyelere müfettiş üstüne müfettiş gönderiyor ’acaba bir şey bulabilir miyim?’ diye. Göndermezseniz, namertsiniz. Korkulacak bir şeyimiz yok ki. Bizim geleneğimizde halka hesap vermek vardır zaten. Her kuruşun hesabını vermek bizim görevimizdir zaten. Bizim belediye başkanlarımızın birileri tarafından zorla istifa ettirilen belediye başkanları değildir, bizim belediye başkanlarımız bütün baskılara rağmen direnen, halkına hizmet etmek için çaba harcayan belediye başkanlarıdır. Büyük fedakarlıkla bu görevi yapıyorlar” dedi.

    “Niçin istifa ettirildiler kimse bilmiyor”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ama onların belediyelerine bakın İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı, Ankara, Balıkesir, Bursa, Niğde, Düzce belediye başkanları görevlerinden istifa etmek zorunda kaldılar. Niçin istifa ettirildiler kimse bilmiyor. Kusurları yoksa neden istifa ettirdiniz? Bu belediye başkanlarının ilerde çocuklarına anlatabilecekleri bir gerekçe yoktur. Eleştirebilirsiniz, adaletin yerine geçip belediye başkanını boynunu vurmak asla doğru değildir. Korkudan ses çıkaramıyorlar. Neden? Verilmeyecek hesapları mı var? Ama bizim belediye başkanlarına her türlü baskıyı yapıyorlar, nefes bile aldırmıyorlar, görevlerinden alıyorlar ama biz bütün belediye başkanlarımıza güveniyoruz. Hepsiyle gurur duyuyoruz.”

    “Ankara ve İstanbul dahil alacağız”

    Önümüzdeki süreçte yerel seçimler olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Yerel seçimlerde önemli hedefler koyduk. Şu anda Tekirdağ, İzmir, Aydın, Muğla, Eskişehir ve Hatay büyükşehir belediyelerimiz var. Önümüzdeki süreçte Balıkesir, Denizli, Uşak, Mersin, Adana, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul dahil alacağız. İstanbul bugün vurguncuların elindeyse ve 20 yıla yakın süredir yiyile yiyile bitirilemiyorsa İstanbul’a tarihi kimliği kazandırmak bizim için onur ve şeref olacaktır. Biz yerel yönetimlerde söz sahibiyiz. Eksikliklerimiz var onları zaman içinde tamamlıyoruz. Eksikliklerimizin kaynaklarına bakıyoruz. Eğer AK Partili bir belediye başkanı kentsel dönüşüm için başvurduğunda bir hafta içinde Bakanlar Kurulu kararı çıkıyor CHP’li belediye başvurduğunda yıllarca karar çıkmıyorsa orada bir sorunumuz var. O eksiklik bizim belediyelerden değil siyasal iktidarın engellemelerinden kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

    “Sandıkta ittifak yapacağız”

    Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Bize soruyorlar yerel yönetimlerde ittifak yapacak mısınız diye? Sandıkta ittifak yapacağız. Halktan, beldeden, ayrımcılıktan yana olmayan, halkına hesap veren bütün belde halkına diyeceğiz ki gelin bizim belediye başkanımıza oy verin diyeceğiz. Sandıkta mutabakatı sağlayacağız. Belediyelerimizi göstereceğiz örnek olarak. Halkımıza şunu söylüyoruz, ‘sen bulunduğun kentin Beşiktaş, Sarıyer, Çankaya, Yenimahalle, Muğla gibi mi olmasını istiyorsun? Tereddütsüz yapacağın tek şey var CHP’li belediyeye oy vereceksin.’ Nerede bir CHP’li belediye varsa orada huzur vardır. Biz kiminle ittifak yapacağız. Önce yıllar yılı AK Parti’ye oy verip bugün hayal kırıklığına uğrayan AK Parti’li kardeşlerimizle ittifak yapacağız. Gelin görün belediyecilik hizmeti nasıl veriliyormuş göreceksiniz.”

    “Belli makamlarda oturan kişilerin yalan söyleme hakları yoktur”

    Belli makamlarda oturan kişilerin yalan söyleme haklarının olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bu kendi halkına kötülük etmektir. Kalktı Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat, ’Bakın burada İnönü’yü görüyorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin Türk bayrağı değil, Amerikan bayrağı’ açıklamasını yaptı. Sonra gerçek ortaya çıktı. Soruyorlar Macaristan’dan gelirken ve 180 derece çark ederek ’ben tek bayrak demedim ki zaten. Gösterdiğim fotoğrafta zaten tek mi çift mi belli. İki tane çubuk orada görünüyor.’ Bunu söylemiş. Birinci yalan elinde Türk bayrağı yok diyor. En azından makamına saygı duy kendine saygı duymuyorsan. İnönü gidip Katar şeyhinden bedava uçak almadı. Birisinin önünde diz çökmedi. 7 düvele diz çöktürdü. Cumhurbaşkanlığı makamı kimseye yalan söyleme özgürlüğü tanımaz. Yalancıdan da zaten bırakın Cumhurbaşkanı bir siyasi partinin genel başkanı da olmaz, insan da olmaz” diye konuştu.

    “Bu seçimde dananın kuyruğu kopacak”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise yaptığı konuşmada, “Bu seçimde dananın kuyruğu kopacak. Büyük kentlerde kazanlar kaynıyor. Sadece genel merkezden başlatılan kampanya değil her bölgeye ayrı ayrı kampanyalar hazırlayacağız. Türkiye’nin her vatandaşıyla ittifak yapacağız. Yerel seçimlerde siyaset en belirleyici ayrım olmaktan çıkar. Durmadan yürüdük. Şimdi tur bindirmek için koşmaya başlayacağız. Bu seçim çok güzel şeyler olacak” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık. Önümüzdeki dönem milletimizin karşısına tüm bu eksiklerimizi tamamlayarak çıkacağımızdan emin olun” dedi.

    Seçim sonuçlarının büyük oranda belli olmasından sonra İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi önünde kendisini bekleyen partililere hitap etti. Geleneksel balkon konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sandıkta partilerine verdiği mesajı aldıklarını belirtti.

    “Sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik”

    Eşi Emine Erdoğan ile birlikte balkona çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu kalabalığı selamladı. “Hiç endişeniz olmasın, beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik, sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’ya neden geç geldiğini şu sözlerle açıkladı:

    “İstanbul’da Cumhurbaşkanlığı Konutunda yaşanan elim bir kazada küçük bir evladımız ağır bir yalanma geçirdi. Onun hastanede ameliyata girinceye kadar doktorlar ve aile ile bir arada oldum, izinlerini alarak rücu ettik. Şuanda ameliyatta. Rabbimin bu evladımıza Şafi ismi şerifi ile muamele etmesi için sizlerden dua istiyorum.”

    “Amerika’daki oylara bakıyorum, oradaki oylar da oradan ana muhalefete baya oy gelmiş”

    FETÖ ihanet çetesine ve onlarla birlikte hareket edenlere sokakları hep birlikte dar ettiklerini belirten Erdoğan, “Ülkemizi, bayrağımızı, ezanımızı, özgürlüğümüzü, namusumuzu darbecilerin pençesinden hep birlikte kurtardık. Nereye kaçtılar? Amerika’ya. Şimdi Amerika’daki oylara bakıyorum, oradaki oylar da oradan ana muhalefete baya oy gelmiş. Halep oradaysa arşın sandıkta. Size 16 Nisan halkoylamasında sandıktaki iradenizde yine bizim yanımızdaydınız. Bugün ülkemiz gelecek 1 asrının belirleyicisi olan 24 Haziran seçimlerinde yine yanımızda oldunuz. 24 Haziran seçim sonuçlarının ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. Bu seçimin galibi demokrasidir. Milli iradedir. Milletimizin bizatihi kendisidir. Bu seçimin galibi 81 milyon vatandaşımızın her bir ferdidir” dedi.

    Türk siyasi tarihinin en yüksek katılımlı seçiminde sandığa giderek bu demokrasi şölenine katılan tüm vatandaşlara teşekkür eden Erdoğan, “Siz tarih yazıyorsunuz. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde seçimler bizdekinin yarısını bile bulmayan katılımlarla yapılıyor. Türk milleti sandıkta tezahür ettiği iradesine sahip çıkarak demokrasiye ve haklarına ve özgürlüklerine ne kadar önem verdiğini bu seçimde tekrar göstermiştir. Dün darbecilerin tanklarını, toplarını, uçaklarını, helikopterlerini, silahlarını çıplak elleri ile durduran bu millet bugün aynı ellerle istiklaline ve istikbaline sahip çıkmıştır. Türkiye 24 Haziran gecesini geleceğine bu sabah olduğundan çok daha fazla güvenle bakarak tamamlayacaktır. İşte YSK Başkanı az önce bu seçimin galibini salt çoğunlukla Erdoğan olduğunu açıklamıştır. Bildiğiniz gibi en yakın arkadaşımızla aramızda fark 20 puanın üzerinde, 22 puan. Şahsıma, ittifakıma ve partime güvenen tüm kardeşlerime, milletime şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı’nın bir diğer kanadı olan MHP’nin Genel Başkanı Sayın Bahçeli’ye ve MHP’nin tüm mensuplarına teşekkür ediyorum. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun yadigarı Alperenlere teşekkür ediyorum. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun, sandığa giderek demokratik hakkını kullanan her vatandaşıma teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık”

    “Türkiye bu seçimde pek çok yeniliğin yanı sıra partilerin ittifak tecrübesini de yaşamıştır” açıklamasında bulunan Erdoğan, bunun hem partiler hem de Türkiye açısından hayırlı bir tecrübe olduğunu kaydetti. Erdoğan, “Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık. Önümüzdeki dönem milletimizin karşısına tüm bu eksiklerimizi tamamlayarak çıkacağımızdan emin olun. AK Parti’yi milletimizle kurduk, bugüne kadar milletimizle getirdik. Bu günden sonra da gözümüz ve kulağımız yine milletimizde olacaktır. Yarından itibaren milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için koşturmaya başlıyoruz. Yeni yönetim sistemi ile hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamlamıştık. Meclis toplanıp cumhurbaşkanlığı yeminimizi yapana kadar bu çalışmaları tekrar gözden geçirecek ve kemale erdireceğiz. Yemin töreninin hemen ardından da bakanlarımızı, bürokratlarımızı belirleyip, programımızı uygulamaya başlayacağız. Türkiye’nin kaybedecek tek bir anının olmadığı bilinci ile gece gündüz çalışacağız. Türkiye bir demokrasi imtihanını daha tüm dünyaya örnek olacak şekilde geride bırakmıştır. Milletimiz bu defada tercihini kavgadan yana değil, hizmetten yana kullanmıştır” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye tercihini büyümeden, gelişmeden, dünyanın itibarlı ülkesi olmaktan yana kullanmıştır”

    Seçimlerden sonra yapılacak çalışmalara ilişkin konuşan Erdoğan, “Her bir vatandaşımızın huzurunu ve refahını daha ileriye taşıyacağız. Rabia’mızı çok daha gür bir sesle ifade edeceğiz” dedikten sonra tek vatan, tek bayrak, tek devlet ve tek millet vurgusunu yineledi.

    Türkiye’nin seçimini demokrasisine, hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaktan, reformları devam ettirmekten yana kullandığının altını çizen Erdoğan, “Türkiye tercihini büyümeden, gelişmeden, kalkınmadan, yatırımdan, dünyanın itibarlı, onurlu, sözü geçen bir ülkesi olmaktan yana kullanmıştır. Türkiye tercihini 2023 hedeflerinden, 2053 ve 2071 vizyonlarından yana kullanmıştır. Türkiye tercihini PKK’dan FETÖ’ye kadar tüm terör örgütleri ile kararlı bir şekilde mücadele etmekten yana kullanmıştır. Bu sonuçlar aynı zamanda Suriye topraklarını özgürleştirmeye ve ülkemizdeki misafirlerin güvenle evlerine dönüş yollarını açmaya devam edeceğimizin ifadesidir. Bu sonuçlar aynı zamanda, Türkiye’nin dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların ve mağdurların elini tutmaya devam edeceğinin ifadesidir. Ülkemize kem gözle bakan terör örgütlerinden, küresel çıkar çevrelerine kadar herkesin karşısında dimdik durulacağının ifadesidir. Demokrasi ve ekonomideki hedeflerimize bir adım daha yaklaştığımızın ifadesidir. Milletimiz bu seçim sonuçları ile o kadar çok çevreye o kadar çok mesaj vermiştir ki, dünyanın tüm siyaset bilimcileri bir araya gelip yıllarca çalışsa yine de bunu zor çözer. Böyle bir milletin mensubu olmakla, evladı olmakta ne kadar iftihar etsem, Rabbime ne kadar hamdetsem azdır” açıklamasında bulundu.

  • Kula’da 2 seçmen seyyar sandıkta oy kullandı

    Manisa’nın Kula ilçesinde yaşlı ve bakıma muhtaç 2 vatandaş, evlerine getirilen seyyar sandıkta oylarını kullandı.

    Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri dolayısıyla önceden başvuruları kabul edilen yaşlı ve yardıma muhtaç vatandaşların evlerine bu seçimlerde ilk defa seyyar sandık götürüldü. 34 bin 703 seçmenin 135 sandıkta oy kullanacağı Manisa’nın Kula ilçesinde de kurulan 1 adet seyyar sandıkta 2 seçme oyunu kullandı. Seyyar sandıkta oy kullanmak için başvuru yapan 4 vatandaştan 2’si oylarını evlerine getirilen sandıkta kullanırken, bir seçmen kimliğinin olmaması, diğer seçmen ise sağlık problemlerimden dolayı oy kullanamadığı bildirildi.