Etiket: Sancar

  • Düziçi’nde Aziz Sancar Eğitim Köyü Açılıyor

    Aziz Sancar Eğitim Köyü, Düziçi Belediye Başkanı Ökkeş Namlı’nın desteği ile Proje Koordinatörü İngilizce Öğretmeni Harun Reşit Sevimli tarafından hayata geçiriliyor.

    Düziçi Belediye Başkanı Ökkeş Namlı, 10 Aralık 2015 tarihinde kimya alanında Nobel Ödülü’ne layık görülen Aziz Sancar’ın da bilgisi ve onayı alınarak dünyaca ünlü Haruniye Kaplıcalarına yürüyüş mesafesinde olan 110 dönümlük çamlık orman arasındaki tesislerin eğitim köyüne dönüştürüleceğini ve burada özellikle başarılı ve maddi durumu yetersiz öğrencilerin kampa alınacağını bildirdi.

    Düziçi Belediyesi’nin tüm imkanlarını seferber ederek kamp alanının alt yapı ve üst yapı eksiklerini tamamlamak için 100 kişilik ekiple kolları sıvadıklarını açıklayan Başkan Ökkeş Namlı, “En kısa zamanda tüm eksikler giderilecek, Düziçi Belediyesi marifetiyle eğitim köyü mayıs ayında açılacaktır” dedi.

    Düziçi Belediye Başkanı Ökkeş Namlı, öğretmen ve öğrenci başvurularının alınmaya başladığını, eğitim köyü ile ilgili her türlü bilgiye ’azizsancaregitimkoyu.net’ ile 0 850 346 57 47 no’lu tesis numarasından ulaşılabileceğini ifade ederek, Eğitim Köyü’nün Türkiye’ye, ile ve Düziçi’ne hayırlı olmasını diledi.

  • Sancar, “2015 Yılı Memura İhanet Yılı Olarak Tarihe Geçti”

    Türk Sağlık Sen Ardahan Şube Başkanı Ramazan Sancar, 2015 yılını değerlendirdiği açıklamasında, “2015 yılını kamu ve sağlık çalışanları açısından değerlendirdiğimizde ise yapılacak tasvir; bu yılın tam bir ihanet yılı olarak tarihe geçtiğidir” dedi.

    Türk Sağlık Sen Başkanı Ramazan Sancar, 2015 yılını değerlendirdiği açıklamasında kamu ve sağlık çalışanlarının sorunlarına değindi. Sancar, “2015 yılında imzalanan toplu sözleşme memurlarımız için yeni bir oyunun parçası olarak sahneye konulmuş ve enflasyon farkı hesabı değiştirilerek memurların yüzde 1,8 zarar etmesine neden olunmuştur. 2015 yılını mücadele yılı ilan edenler, mücadele şöyle dursun kazanılmış hakların bile yok edildiği bir sözleşmeye imza atmışlardır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları için 2015 yılı ise zulüm, ihanet, umut tacirliği ve yalanlarla çalışanların oyalandığı bir yıl olmuştur. Aile hekimliğinde haksız ve hukuksuz angarya cumartesi nöbetleri 2015’in ocak ayında başlamıştır. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının bu angaryaya tepki koyarak aldığımız karar doğrultusunda iş bırakmaları ile örnek bir mücadele yaşanmıştır. Ceza puanları arttırılmış fakat bu mücadelede yine de geri adım olmamıştır. Türk Sağlık-Sen olarak biz bu süreçte onların haklı mücadelesinin hep destekçisi olduk. Birçok ilde verilen cezaları açtığımız davalarla iptal ettirdik ve mücadelede hiç hız kesmedik. 2015 yılının mart ayında ise malum-sen umut tacirliği yaparak yıpranma payı, kreş döner sermayelerin emekliliğe yansıtılması gibi hususlarda müjdeler vermiştir. Broşürler bastırıp smslerle hayırlı olsun demişlerdir. Fakat 2015 yılında bunların hiçbiri gerçekleşmemiştir. Kreş genelgede, Yıpranma payı bilim komisyonlarında kalmış somut bir adım atılmamıştır. Daha bu fiyaskolarının hesabını vermeden bu seferde 2015 yılını döner sermayelerin emekliliğe yansıtılması için mücadele yılı ilan etmişlerdir. Ama ne bir kez alanlara çıkmışlar ne de mücadelenin zerre kadar bir belirtisini göstermişlerdir. 2015 yılında görevde yükselme sınavı yapılmış ve tam bir hüsranla sonuçlanmıştır. Yetersiz kadro ve zor sorular nedeniyle kadrolar boş kalmıştır. Şube müdürlüğü sınavında ise sözlü sınavda hak ve hukuk ayaklar altına alınmış, yazılı sınavın birincisi elenerek adam kayırmada zirve yapılmıştır. 2015 yılında sadece lisans tamamlama hayata geçmiş o da başvurularda yaşanan sıkıntılar, üniversite kontenjanlarının az olması, kayıtlarda çalışanlara zorluklar çıkartılması ile adeta çalışanlara zehir edilmiştir. Uzaktan eğitimde örgün eğitimi dayatan birçok üniversite sağlık çalışanları için lisans tamamlamayı imkansız hale getirmiş, çalışanların emek ve paralarının heba olmasına neden olmuştur. Sağlık Bakanlığı bu aşamada çalışanlarına sahip çıkmamış üniversitelerin insafına terk etmiştir. 2015 yılında ortalama her ay bin sağlık çalışanı şiddete uğramış iki değerli doktorumuz hastanede katledilmiştir. Tutuklu yargılama ile ilgili düzenleme bulunmasına rağmen bunun uygulanması ciddi oranda aksamış, şiddet yine yapanın yanına kalmıştır. Şiddet uygulayanlar eli kolu serbest dolaşmaya devam etmektedir. Üniversite hastanelerinde özellikle hemşire eksikliği nedeniyle bazı servislerin kapatıldığı görülmüş, aşırı iş yükü ve olumsuz çalışma şartları çalışanların hem beden sağlıklarını hem de psikolojilerini bozmuştur. Türk Sağlık-Sen olarak şunu açıkça ifade etmek isteriz ki; iş güvencemiz bizim dokunulmazımız ve nefsi müdafaa alanımızdır. İş güvencesine yönelik her girişimin karşısında tüm platformlarda mücadele edeceğimizi herkes bilmelidir. 2015 yılı tüm bunları değerlendirdiğimizde kamu çalışanları için kayıp, zarara uğranılan ve ihanetin her türlüsünü gördükleri bir yıl olmuştur. Umarız 2016 yılı böylesine sıkıntıların yaşandığı bir yıl olmaz. Bunun içinde kamu çalışanlarına önemli bir görev düşmektedir. O da yetkili olan sendikaların 2015 yılında neler yaptığını görerek 2016 yılında onlara gereken dersi vermekle olacaktır. Aksi takdirde kamu çalışanlarını bunlar yeni felaketlere sürükleyeceklerdir. Türk Sağlık-Sen olarak biz çalışandan aldığımız gücümüzü yine çalışanlar için tüm platformlarda kullanmaya devam edeceğiz. Haktan ve adaletten yana olan tavrımızı tavizsiz bir şekilde sürdüreceğiz. Mücadeleye devam edeceğiz. 2016 yılının insanlığa, coğrafyamıza, ülkemize ve milletimize huzur getirmesini diliyor tüm kamu çalışanlarının daha iyi şartlarda bir çalışma hayatına kavuşacakları bir yıl olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • CHP’de Teoman Sancar Dönemi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli İl Başkanlığı seçimlerinde Teoman Sancar, yeni il başkanı oldu.

    CHP Denizli İl Başkanlığı 35. Olağan Kongresi tamamlandı. 3 CHP üyesinin adaylığını açıkladığı seçimlerde kongre öncesi Hakan Kılınç adaylıktan çekildiğini açıkladı. 578 delegenin oy kullandığı seçimlerde mevcut başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu ile Teoman Sancar yarıştı. Yapılan oylama sonucu Teoman Sancar oyların 319’unu alarak il başkanı seçilirken, Çavuşoğlu ise 257 oy alabildi.

    CHP’de çok önemli bir göreve geldiğinin bilincinde olduğunu belirten CHP Denizli İl Başkanı Teoman Sancar, “Demokrasinin bilincinde olan bir partinin neferlerinin verdiği oyların ardından seçimleri kazanmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu andan itibaren sokak sokak, kapı kapı partimizi insanlara nasıl daha iyi anlatırız bunun derdinde olacağız. Bana oy veren vermeyen herkese teşekkür ederim” dedi.

    Teoman Sancar’ın yönetimi şu isimlerden oluştu: “Hasan Alkan, Alim Aslan, Tuncay Bacaksız, Musa Bingöl, Berna Bozkurt, Musa Coşkun, Ümmü Çizmeci, Zekayi Demiray, Emrah Cihan Deniz, Faik Genç, Tevfik Ger, Gülşen Güngör, Firdevs Kandemir, Tevfik Kendirli, Özdilek Koçoğlu, İsmail Sarıkaya, Huriye Peker Şimşek,Yusuf Tonka, Erdoğan Yalçın Tugay.”

  • Prof. Dr. Üstün Ergüder: “Aziz Sancar Türkiye’de Kalsaydı, Aziz Sancar Olabilir Miydi?”

    Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde “Yüksek Öğretimin Fırtınalı Sularında” isimli bir konferans veren eski Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, “Aziz Sancar Türkiye’de kalsaydı Aziz Sancar olabilir miydi?” dedi.

    Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Prof. Dr. Üstün Ergüder tarafından “Yüksek Öğretimin Fırtınalı Sularında” isimli bir konferans düzenlendi. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Bülent Ecevit Üniversitesi rektör yardımcıları, çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan eski Boğaziçi Rektörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, Türkiye’deki yüksek öğretimin eksileri ve artıları hakkında bilgiler verdi. Eğitim sistemi ile ilgili Avrupa ve Amerika’dan örnekler veren Ergüder, Nobel Kimya Ödülü alan ilk Türk Bilim Adamı Aziz Sancar için, “Aziz Sancar Türkiye’de kalsaydı Aziz Sancar olabilir miydi? Yakın arkadaşım Tosun Terzioğlu, hep şöyle der; ’Türkiye öyle bir yer ki, iyi iş hiçbir zaman cezasız kalmaz.’ Amerika’daki sistem deliyi baş tacı ederken, bizdeki sistem akıllıyı deli ediyor” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de çok sayıda üniversite olduğunu ve bunun uzun vadede topluma fayda sağlayacağını düşündüğünü ifade eden Prof. Dr. Ergüder, “Üniversitelerin kuruluş sırasında bir akreditasyon sürecinden geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani şu kadar hocan olsa, şunlar olsa iyi olur demek lazım. Yani kuruluş akreditasyonu vermek. Ondan sonra elini ayağını çekip sürekli kalite değerlendirmesi yapmak ve YÖK’ten ayrı kalite ajansı kurmak. Bu kalite ajansının üniversitelerin performansını ölçmesini ve o performansa göre de bazı üniversitelere mükafat bazı üniversitelere de ceza verebilmeli” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nobel Ödülü Sahibi Sancar Onuruna Akşam Yemeği Verdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nobel Kimya Ödülü Sahibi Prof. Dr. Sancar onuruna akşam yemeği verdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2015 Yılı Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir akşam yemeği verdi. Yemekte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan; Prof. Dr. Aziz Sancar’a ise eşi Esta Gwendolyn Sancar ve kızı Rose Lorraine Eifer Sancar eşlik etti. Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan yemekte Sancar’a Ankara simidi ikram etti.

    Prof. Dr. Sancar’ın onuruna verilen yemeğe; Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Acar, TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Talip Alp, Sağlık Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Keleştimur, UNAM Direktörü Prof. Dr. Hilmi Volkan Demir, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar, Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Karaman, Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tayfun Özçelik, Bilkent Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Güvenen, Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Ali Doğramacı, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öztürk, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin gibi Türkiye’de bilimsel çalışmaları ile öne çıkan bilim adamları ve bilim kurumlarının yöneticileri de katıldı.

    Yemekte ayrıca Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Genel Sekreter Yardımcısı Dr. İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanları Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ve Prof. Dr. Davut Kavranoğlu da hazır bulundu.