Etiket: Sancar

  • Prof. Dr. Aziz Sancar, Öğrencilere Galatasaray Üyelik Kartını Gösterdi

    Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar Gebze Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği konferansta Galatasaray kulübüne üye olduğunu belirterek üyelik kartını katılımcılara gösterdi.

    Gebze Teknik Üniversitesi’nde öğrencilere yüksek seviyeli bir araştırmanın nasıl yapıldığı hakkında konferans veren Nobel Ödüllü Türk Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, konferans sonrasında kendisine dün akşam Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanan Türkiye Kupası Finali’nin sorulması üzerine Galatasaray kulübüne üye olduğunu söyledi ve cüzdanından Galatasaray üyelik kartını çıkartarak öğrencilere gösterdi. Küçüklüğünde futbolcu olmak istediğini söyleyen Prof. Dr. Sancar, “Gerçekten futbolcu olmak isterdim. Ama Galatasaray’ın yeri hep ayrı olmuştur. Ben Galatasaray taraftarıyım ancak Fenerbahçe, Beşiktaş veya başka bir kulübü ayırmam. Ben futbolcu olmak istediğim yaşlarda hep milli takımda oynamak istemişimdir” dedi.

    Nobel Ödüllü Bilim Adamı Prof. Dr. Sancar, daha sonra Gebze Teknik Üniversitesi Anaokulu’nun minik öğrencileri tarafından kendisine verilen hediyeyi kabul etti ve minikleri tek tek öperek teşekkür etti. Programın sonunda Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün’ün telefonuyla salondaki herkesin bulunduğu özçekim yapıldı.

  • Nobel Ödüllü Aziz Sancar Kocaeli’de

    Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, Gebze Teknik Üniversitesi tarafından kendi ismi verilen Biyoteknik ve Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nın açılışını yaptı.

    Gebze Teknik Üniversitesi’nde kendi ismi verilen Biyoteknik ve Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nın açılışına katılan Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, açılışın ardından yüksek dereceli bilimin nasıl yapıldığını göstermek adına Gebze Teknik Üniversitesi öğrencilerine konferans verdi. Konferans öncesinde basın mensupları ve akademisyenlerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Sancar, “İnsanımızın bilime ne kadar değer verdiğini gözümle görüyorum. Bu memleketimiz için ümit veriyor. İnşallah çocuklarımız, gençlerimiz bunu devam ettirirler. Bizi Avrupa ve Amerika düzeyinde yarışma düzeyine getirirler. Yanımda açıkça sayısını bilmiyorum ama çok Türk öğrenci ve doktora sonrası Türk araştırmacılar çalışmıştır. Nuri’nin onların arasında ayrı bir yeri vardır. Ona çok güveniyorum. Ama Nobel, bir dereceye kadar İsveçlilere bağlı. Kime verilir, kime verilmez orasına onlar karar verirler” dedi.

    “NOBEL ALMAK İÇİN ÇALIŞIRSANIZ, ALAMAZSINIZ”

    Nobel ödülü almak için çalışan bir bilim adamının bu ödülü hiçbir zaman alamayacağını belirten Prof. Dr. Sancar, “Hepinizden rica ediyorum. Ne Rektör Bey, ne de basın lütfen Nuri’nin üstüne gitmeyin. İlla Nobel’i alacak diye bir şey yok. Nuri burada güzel bilim yapacak. Ondan eminim. Güzel bilim yapacak. Dünya çapında bilim yapacak ve iyi bilim insanı yetiştirecek ondan eminim. Bana ilk sırada tebriklerini gönderen meşhur bir kimya profesörü, Nobel alacak mı diye oturmuş sabahın köründe televizyonun başında bekliyor. Onun saatinde Nobel’in açıklanmasını bekliyor. Onun gibiler Nobel almaz” ifadelerini kullandı.

    “TEMEL BİLİMLERİN DESTEKLENMESİNİ ÇOK İSTİYORUM”

    Dünya üzerindeki tüm teknolojik ve bilimsel gelişmelerin temel bilim sayesinde yapıldığının altını çizen Nobel Ödüllü Bilim Adamı, “Temel Bilim yapan bir araştırmacı olarak temel bilimlerin desteklenmesini çok istiyorum. Çünkü teknoloji olunca çoğunu dışarıdan alıyoruz. Bu demek oluyor ki, benim anlayışıma göre, biz yine dışarıya bağlıyız. Mesela, burada kullandığımız en kritik makinalar, bilimsel makinalar, Amerika’dan, Avrupa’dan geliyor. Bence Türkiye’den Avrupa ile yarışmanın en zor tarafı, bir makine bozulduğunda onu tamir edecek adamın Türkiye’de olmaması. Onu ya yapana göndereceksiniz ya da günlüğü bin dolar ödeyerek adamı buraya getireceksiniz. Bu büyük bir sorun. Biz temel bilimi kendimiz yapalım, bununla teknolojimizi geliştirelim. Bu yüzden Temel Bilim’in desteklenmesi benim için çok önemli” dedi.

    “YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALAR 1982 YILINDAN BERİ DERS KİTAPLARINDA”

    Bugüne kadar yaptığı çalışmaların dünya çağında duyulduğunu, ancak Türk halkının bu çalışmaları Nobel kazandıktan sonra öğrendiğini söyleyen Prof. Dr. Aziz Sancar, “Bizim gerçekten güzel çalışmalarımız vardı. Bunlar ders kitaplarına geçmişti. Benim 1982 yılından beri ders kitaplarına geçmiş buluşlarım var. Üniversite okuyan çocuklarımız bu bilgileri burada da bilir, Çin’de de bilir. Ama Türk halkının bundan haberi yoktu. Sağ olsunlar, İsveçli arkadaşlarımız Nobel verince birden bütün Türk halkı öğrendi. O bakımdan, gerçekten halkımızın bilime olan ilgisi arttı. İnşallah temel bilimin önemini halkımız kavrar ve politika ile uğraşmaktan ziyade biraz da bilime yönelirler. Çünkü gelişmiş bir ülke olabilmek için bunu yapmamız gerekiyor. Örneğin, Suudi Arabistan, Petrokimya teknolojisinde oldukça ileri bir ülke. Suudi Arabistan’da temel bilim yok. Dünyanın her tarafından bilim adamı ithal ediyorlar. Bana da, ‘Gel bizim üniversitemizde Profesör ol’ diye davetiye gönderdiler. Ama temel bilimlerle uğraşan bilim insanlarını kendi içlerinden yetiştirmiyorlar. Bu bir sosyal bilim konusu tabiî ki. Neden yapmadıklarını bilmiyorum. Ama Suudi Arabistan durumuna düşmeyelim. Petrokimya’da, teknolojide kendi ilerlememizi yapalım. Belki ben temel bilimlerin üzerine biraz fazla düşüyorum. Ben temel bilimciyim. Bu genlere ben memleketimizde çok inanıyorum. Bu genleri bizim memleketimizde kurmamız lazım, yerleştirmemiz lazım” şeklinde konuştu.

    “BİR DÖNEMDE 2 DERS VEREN HOCALAR ARAŞTIRMA YAPABİLİR”

    Bir bilim adamının ders vermekten dolayı araştırma yapamaması hakkındaki soruyu da cevaplayan Prof. Dr. Sancar, “Ben yılda 14 ders veriyorum. Kasım ayında 13 e Aralık ayında 1 ders veriyorum. Geri kalan zamanımı araştırma ile geçiriyorum. Fakat Amerika’da bazı üniversiteler ders vermek için, bazı üniversiteler de sadece araştırma yapmak için faaliyet gösteriyor. Bizde bu sistemin karışımı var. Derse girmekten ötürü araştırma yapamadıklarını söyleyen hocaların hakkı var. Eğer günde 5 ders verirsen, ben öylesini de görmüştüm, araştırma yapmaya imkanın yok. Ama bazı hocalarımızın o imkanı var. Bazıları bir dönemde 2 ders veriyor. Onlar araştırma yapabilir” ifadelerini kullandı.

    ÖĞRENCİLERE YÜKSEK SEVİYELİ ARAŞTIRMA SUNUMU YAPTI

    Basın mensupları ve akademisyenlerin sorularını cevaplayan Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, daha sonra Gebze Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda, öğrenciler için hazırladığı bir sunum gerçekleştirdi. Sunum öncesinde öğrencilere hitap eden Prof. Dr. Sancar, “2 tane sunum hazırlamıştım. Biri genel bir konuşma, diğeri de son buluşlarımız hakkında bir konuşma. Genel konuşmayı bir çok yerde yaptım ve gerçeği söylemek gerekirse aynı konuşmayı yapmaktan bıktım. Burası Gebze Teknik Üniversitesi, bilim ve araştırma yeri, o bakımdan teknik bir konuşma yapacağım. İnşallah faydası olur. Ayrıntılarını belki anlamayabilirsiniz. Büyük konuşmuyorum. Bu yüksek seviyeli bir araştırmadır. Çocuklarımıza yüksek seviyeli bir araştırmanın nasıl olduğunu göstermek istiyorum” dedi.

    Konuşmasının ardından insan genleri hakkındaki İngilizce sunumunu yapan Nobel Ödüllü Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, salondaki akademisyenlerin beğenisini topladı.

  • Nobel Ödüllü Bilim Adamı Aziz Sancar, Üstün Zekalı Çocuklarla Buluştu

    Nobel Ödüllü Türk Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, “Eğitimcilere gereken değerin verilmiyor.Bence bir öğretmenin bir doktor kadar gelirinin olması lazım. Onlar çocuklarımızın gelişmesi için doktordan , mühendisten daha önemli” dedi.

    Tüm Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER), Dahiler ve Üstün Zekalılar Günü kapsamında üstün zekalı çocukları, ailelerini ve eğitimcileri bir araya getirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Davut Paşa Kampüsü, Kongre Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğin onur konuğu ise Nobel Ödüllü Bilim Adamı’mız Prof. Dr. Aziz Sancar oldu.

    Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan dünyaca ünlü Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, üstün zekalı çocuklarla buluşmak üzere Türkiye’ye geldi. Sancar, TÜZDER’in Dahiler ve Üstün Zekalılar Günü kapsamında gerçekleştirdiği “Dahiler Dahildir” adlı organizasyonda eğitimcilere ve velilere “Üstün Zekalılarda Motivasyon” konulu bir sunum yaptı. Ayrıca dahi ve üstün zekalı çocukların sergiledikleri bir dizi etkinliğe de eşlik etti. Boğazhisar Eğitim Kurumları öğrencilerinin de sunumlarının yer aldığı etkinlikte, dahi ve üstün zekalı çocuklar robot, bilim, teknoloji ve sağlık alanlarında kendi buluşlarını sergiledi.

    ÜNLÜ AKADEMİSYENLER ORGANİZASYONDA KONUŞMA VE SUNUM YAPTI

    TÜZDER, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Boğazhisar Eğitim Kurumları iş birliğiyle yürütülen “Dahiler Dahildir” programı çerçevesinde düzenlenen oturumlarda, ulusal ve uluslararası çeşitli üniversitelerde bu konuda çalışmalar yapmakta olan konuk akademisyenler “Üstün Zekalılarda Motivasyon, Üstün Zekanın Öngörülemez Gelişimi, Üstün Zekalıların Unutulanları, Üstün Zekalıların Eğitiminde Örnek Uygulama – Dahi Park” başlıklarıyla konuşmalar ve sunumlar yaptı.

    ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDEKİ SON GELİŞMELER ANLATILDI

    Hisar Intercontinental Hospital’in de sağlık sponsorluğunu yaptığı Dahiler Günü programında; üstün zekalı çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasının önemi, bu çocukların gelişimi için çok önemli bir yere sahip olan okulların niteliği; üstün zekâlı çocukların eğitimindeki son gelişmeler, zeka gelişiminde atölye çalışmalarının önemi, bu çocukların ailelerinden, öğretmenlerinden, toplumdan ve milli eğitim sisteminden beklentileri konuları ele alındı. Dahi Park ve STEM uygulamalarına dair sunum ve etkinlikler katılımcılarla paylaşıldı.

    Aziz Sancar, programda eğitimcilere ve velilere “Üstün Zekalılarda Motivasyon” konulu bir sunum yaptı. Ayrıca dahi ve üstün zekalı çocukların sergiledikleri bir dizi etkinliğe de eşlik etti. Boğazhisar Eğitim Kurumları öğrencilerinin de sunumlarının yer aldığı etkinlikte, dahi ve üstün zekalı çocuklar robot, bilim, teknoloji ve sağlık alanlarında kendi buluşlarını sergiledi.

    “ÖĞRETMENLERE GEREKEN DEĞERİ VERMİYORUZ”

    Öğretmenlere sadece Türkiye’de değil tüm dünyada gereken değerin verilmediğini söyleyen Aziz Sancar,” Onlara gereken değeri vermiyoruz. Ne burada , ne Amerika’da ne de diğer tanıdığım ülkelerde öğretmenlere gereken değeri vermiyoruz. Bence bir öğretmenin bir doktor kadar gelirinin olması lazım. Onlar çocuklarımızın gelişmesi için doktordan , mühendisten daha önemli ama bu Türkiye’ye mahsus bir sorun değil.Bütün dünyada böyle, Amerika’da böyle orada hangi anne babaya sorarsanız oğlum doktor olsun rahat bir yaşamı olsun der. Hiç kimsenin çocuğum öğretmen olsun dediğini ben görmedim. O bakımdan öğretmenlerin desteklenmesi lazım” dedi.

  • Aziz Sancar Nobel Ödülünü Anıtkabir’e Taktim Etti

    Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, Nobel ödülünü Anıtkabir’e takdim etti.

    Anıtkabir’de düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar katıldı. Tören basına kapalı gerçekleşti.

  • Prof. Dr. Sancar, Ayakta Alkışlandı

    DNA onarımı mekanizmaları konusunda yaptığı çalışmalarla Nobel Kimya Ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar, “Nobel Cumhuriyet sayesinde, Atatürk sayesinde alındı” dedi.

    DNA onarımı mekanizmaları konusunda yaptığı çalışmalarla Nobel Kimya Ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar ve eşi Gwen Sancar, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen Büst Açılış ve Onur Nişanı Takdim Töreni’ne katıldı.

    Sancar’ın büstü, Tıp Fakültesi girişinde tıp dünyasına önemli hizmetlerde bulunan 8 Türk Bilim İnsanının büstünün bulunduğu mekana yerleştirildi. Hacettepe Üniversitesi’nin sanatçı öğretim üyesi Prof. Mümtaz Demirkalp’in yaptığı büstün açılışı Prof. Dr. Sancar ve eşi Gwen Sancar ile birlikte gerçekleştirildi.

    “BENİ YETİŞTİREN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE MİNNETTARIM”

    Açılış sırasında Sancar, kendisi için bir onur olduğunu dile getirerek, “Hacettepe Üniversitesi Türkiye’mizin en önemli üniversitelerinden biridir ve tıp, bilim alanında büyük katkıları olmuştur. Beni bu şekilde onurlandırdıkları için Türk Halk Sağlığı’na büyük katkıları olan büyük insanlarımızın, tarihi insanlarımızın içinde beni de saydıkları için minnettarım. Beni yetiştiren ve bugüne getiren Türkiye Cumhuriyeti’ne, hocalarıma minnettarım” ifadelerini kullandı.

    Açılış sonrası Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Haluk Özen, Hacettepe Senatosunun bilim alanında evrensel sorunların çözümüne katkıda bulunmuş bilim insanlarına Onur Nişanı verilmesine 2016 yılında karar verdiğinin altını çizdi.

    “NOBEL’İ ALAN İLK TÜRK DEĞİLDİNİZ AMA”

    Prof. Dr. Özen, “Siz bu ödülü alan ilk Türk doktoru oldunuz. Siz Nobel’i alan ilk Türk değilsiniz ama Nobel ile birlikte ülkemizi yücelten ilk Türk bilim insanısınız. Siz ülkemizi ve bizi gururlandırdınız, mutlu ettiniz, senatomuz 11 Mayıs 2016 tarihi ile size Hacettepe Üniversitesi’nin ilk Onur Nişanı’nın takdim edilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir” diye konuştu.

    Prof. Dr. Özen konuşmasının ardından Prof. Dr. Sancar’a Onur Nişanı’nı takdim etti.

    Öğrencilere Nobel dersi ile ilgili bir konferans veren Prof. Dr. Sancar ise başından geçen bir olayı şöyle anlattı:

    “Bir ay önce bir Türk hanım lise son sınıfta olan çocuğuyla ziyarete geldi, ’Oğlum sizin üniversiteye gitmeyi düşünüyor’ dedi. ’Sizinle tanışmak istiyor, onunla konuşur musunuz?’ dedi. Tabii dedim oturduk, konuştuk. Siz ne üzerine çalışıyorsunuz? Ben DNA onarımı üzerinde çalışıyorum dedim. ’Hocam bu kadar mı?’ diyor. Ben de dedim ki, Hakan bak bu şekli yaratmak için ben hayatımın 45 yılını verdim eğer bilim adamı olmak istiyorsan bu böyle olur. O bakımdan ya bilim adamı ol veya başka bir şey ol dedim.”

    NOBEL’DEN SONRA HAYAT

    Prof. Dr. Sancar, Nobel’in hayatını çok değiştirdiğini, Türkiye’nin genç insanlarından ve boyacısından başbakanına herkesin kendini tebrik ettiğini vurgulayarak, “Ben belki çok milliyetçiyim bunu herkes çok biliyor ama Türk Dünyası’nın her tarafından çok tebrik aldım. Ben Kazakları Ruslaşmış sanıyordum ama Kazaklar peşimi bırakmıyor. Bunlar bana gerçekten çok dokundu. Bize, Türkiye’ye gerçekten çok büyük ilgi var, inşallah görevimizi yaparız ve onlara önderlik ederiz. Gerçekten milletimiz, memleketimiz beni takdir etti, çok hoşuma gitti. Eşim ve manevi kızımla Anıtkabir’i ziyaret ettik çünkü plan yapmıştık” dedi.

    “NOBEL CUMHURİYET VE ATATÜRK SAYESİNDE ALINDI”

    Prof. Dr. Sancar’ı, “Nobel Ödülü alınırsa Anıtkabir’e bırakılacaktı. Nedenini biliyorsunuz bu Nobel Cumhuriyet sayesinde, Atatürk sayesinde alındı” sözleri üzerinde bütün salon ayakta alkışladı.