Etiket: “Sanayileşme

  • ETSO Meclis Başkanı Özakalın: “2. OSB ile Erzurum’da sanayileşme hamlesi başlayacak”

    ETSO Meclis Başkanı Özakalın: “2. OSB ile Erzurum’da sanayileşme hamlesi başlayacak”

    AK Parti Erzurum Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği memleketinde, Vali Okay Memiş’le birlikte 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulundu.

    Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Meclis Başkanı Saim Özakalın, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı ve partililer tarafından havalimanında karşılanan eski Sağlık Bakanı, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Recep Akdağ buradan Erzurum-Pasinler Karayolu üzerindeki 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne geçti. 2. OSB Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda, bölgede yapılan çalışmalar masaya yatırıldı. Toplantıda, 2. OSB Müteşebbis Heyet Başkanı Vali Okay Memiş yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

    Toplam 216 hektar üzerine kurulan 2. OSB’nin 1. Etabında 36 Sanayi Parseli, 2. Etabında ise 43 sanayi parselinin yer aldığını ifade eden Vali Memiş, 1. Etap altyapı çalışmalarının 2018 yılında tamamlandığını belirterek, bu kısımda 33 sanayi parselinin arsa tahsisinin yapıldığını dile getirdi. 2. Etap altyapı çalışmalarının da devam ettiğini kaydeden Vali Memiş, bu etaptaki çalışmaların da 2020 yılı Aralık ayına kadar tamamlanmasının planlandığını söyledi.

    Vali Memiş bölgede yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi; “2.Etapta yer alan sanayi parsellerinden 4 adet sanayi parselinin arsa tahsisi yapıldı. Toplamda 37 Sanayi parselinin arsa tahsisi yapıldı. Bu Sanayi parsellerinden 30’unun yapı ruhsatı alındı. Yapı ruhsatı alan firmalardan 6’sı inşaatlarını tamamlayarak yapı kullanma izin belgesi aldı. 3 fabrika binasının inşaatı da devam etmektedir. Yapı kullanma izin belgesi alan firmaların 1 tanesi iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı aldı. Ayrıca 3 firma bina temel atma çalışmalarına başladı. Toplamda arsa tahsisi yapılmış 6 adet firmanın bina inşaatı tamamlanmış ve 6 adet firmanın bina inşaatı devam etmektedir.”

    Yeni tahsisi yapılmış olan 5 firmanın da hafriyat çalışmalarına başladığını belirten Vali Okay Memiş, projeleri tamamlanıp yapı ruhsatı alması durumunda da bina inşaatına başlayacaklarının bilgisini verdi. 2. OSB’de 4 adet Sanayi parseli üzerinde yapılan Tekstilkent projesi kapsamında 2 Bin kişinin istihdam edileceği toplam 4 adet tekstil fabrikasının 3 ayrı firmaya kiralandığını anlatan Memiş, bunlardan üçünün faaliyete geçtiğini, maske üretimi yapacak dördüncü fabrikanın da Haziran ayında üretime başlayacağını ifade etti. Vali Okay Memiş ayrıca yatırımcıların 2. OSB’yi tercih etmeleri için yapılan çalışmalar, Tekstilkent Projesi’nin hayata geçirilme süreci, firmaların yatımları ve Erzurum ekonomisine, istihdamına sağlayacağı katkılar hakkında da bilgiler verdi.

    Toplantıya ETSO’yu Temsilen katılan ETSO Meclis Başkanı ve 2. OSB Müteşebbis Heyet Başkan Vekili Saim Özakalın da, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2. OSB’nin her aşamasında yer aldığını belirterek, özellikle son dönemde Vali Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar’ın büyük desteğiyle şehrin sanayileşmesi anlamında çok ciddi adımlar atıldığını söyledi. Özakalın, “Sayın Valimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyemiz gerek bizler gerekse gerekse bölgedeki yatırımcılarımız 2. OSB’de neye ihtiyacımız olsa asla bizi kapısından boş çevirmedi. Her zaman desteklerini en üst seviyede bizlere sunmaya gayret ettiler. Sayın Valimiz Tekstilkent Projesi’nin ilk aşamasında KUDAKA’dan sağlanan 8 milyon liraya ek olarak sağladığı 12 milyon liralık kaynakla bu projenin daha güçlü bir yatırıma dönüşmesine büyük destek verdi. Bu konuda kendisine şehrimiz adına minnettarlığımızı sunuyorum” dedi.

    “Erzurum ve 2. OSB çekim merkezi olacak”

    Yerel ve ulusal yatırımcıların Erzurum’daki yeni adresi olan 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin, şehrin sanayileşme hamlesini başlatacağına inandığını ifade eden Özakalın şunları söyledi; “1974’te faaliyete geçen 1. OSB’yle başlayan şehrimizdeki sanayileşme çalışmaları, 2018’de gerçek anlamda yatırımcılara ev sahibi olmaya başlayan 2. OSB ile daha da üst seviyelere çıkacaktır. ETSO olarak, şehrimize yatırım yapmak isteyen gerek yerel, gerekse ulusal yatırımcılara rehber olmaya, onların sekreteryasını yapmaya çaba gösterdik. Onlara en üst seviyede destek olmaya gayret ettik. Pandemi sürecinde bile yerel yatırımcılarımızın bizden yer tahsisi talebi oldu. Özellikle yerel firmalarımız yatırımlarını öz kaynaklarıyla yapmaya çaba gösterdi. Yer tahsisi yaptığımız firmalar yatırımlarını tamamladığında yaklaşık 1000 kalifiye personeli fabrikalarında istihdam edecek. Yine, Tekstilkent’e yatırım yapan firmalarımızda da 2 Bin kişiyi istihdam edeceğini düşünürsek 2. OSB’nin yakın gelecekte şehrimizin istihdamına ne kadar ciddi bir katkı sağlayacağını görebiliriz. Aynı şekilde, yakın coğrafyamızda yer alan ülkelerdeki siyasi ve politik çalkantıların sona ermesiyle bu ülkelere bölgemizdeki 5 sınır kapısı ile ulaşma imkanına sahip olan firmalarımız ihracata yönelerek 2. OSB’yi ve Erzurum’u bir çekim merkezi haline getireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”

    “2. etap yeni yatırımcılarını bekliyor”

    2. OSB’nin süt ve süt ürünleri sektöründe Erzurumlu yatırımcıların ortaklık kültürüyle gerçekleştirdiği bir yatırıma da ev sahipliği yapacağının altını çizen Özakalın, “Şehrimizde bu sektörde üretim yapan 9 firmamız bir araya gelerek, markalaşma adına önemli bir yatırımın temellerini attılar. İnşallah bölgemizdeki bu yatırım, farklı sektörlerdeki yeni birlikteliklere de örnek olacak ve Aşkale Çimento benzeri bütün ülkeye örnek olmuş yeni markaların doğmasına vesile olacaktır. Bunların yanı sıra karma bir OSB olan bölgemizdeki farklı sektörlerdeki yatırımcılarımız da yeni makine ve ekipmanlarla kendi sektörlerinde parmakla gösterilecek firmalar haline gelecek. Bölgemizdeki 2. Etap çalışmalarının da yaklaşık 1 yıl içerisinde tamamlanmasını planlıyoruz. Buradaki çalışmaların aksamadan yürümesi için başta Valiliğimiz olmak üzere, Büyükşehir Belediyemiz ve müteşebbis heyette yer olan Odamız, Yakutiye Belediyemiz ve diğer kurumlarımız yoğun bir çaba gösteriyoruz. İnşallah 2. Etap’ta daha cazip teşviklerle yeni yeni yatırımlara ev sahipliği yapacağız. ETSO olarak bu anlamda sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmek için her zaman desteğimizi sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Toplantının ardından Vali Memiş, Milletvekili Akdağ ve beraberindekiler, Tekstilkent’te incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldılar.

  • Prof. Dr. Şimşek’ten ’’Sanayileşme Maceramız Ve Nuri Demirağ’’ Konferansı

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet üyesi ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Muğla Sıtkı Kocaman Üniversitesi’nde ’’Sanayileşme Maceramız ve Nuri Demirağ’’ konulu bir konferans verdi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın da katıldığı konferansta Nuri Demirağ’ın olumsuzluklar içinde Türkiye’de çalışmalar yaptığını ifade eden Prof. Dr. Muhittin Şimşek, öğrencilere günümüzde bütün imkânlara rağmen çok şeyin yapılabileceğini söyleyerek öğütlerde bulundu. Nuri Demirağ’ın ilklerin adamı olduğunu, bu anlamda ilk boğaz köprüsü projesini Atatürk’e sunduğunu ifade eden Şimşek, Demirağ’ın sermayedarın olmadığı, toplu iğne bile yapacak kadar sanayileşmenin olmadığı iddia edilen 1930’ların Türkiye’sinde Divriği’den çıkan bir müteşebbis olduğunu, ülkeyi bir uçtan bir uca demir ağlarla örmekle kalmayıp, ülkenin ihtiyacı olan uçakları ürettiğini, sahibi olduğu bugünkü Atatürk Havalimanı’nın arazisinde “Gök Okulu” açıp gençleri pilot olarak yetiştirdiğini, İstanbul’a ilk boğaz köprüsü projesi yaptığını, kaynağını bulduğunu, Divriği’nin bir maden yatağı olduğunu, yaptırdığı çalışmalarla 14 çeşit madenin çıkarılması için teşebbüslerde bulunduğunu belirtti. Şişmek, Türkiye’nin en zengin iş adamı olan Nuri Demirağ’ın ölürken kızına, “Dünyaya 30 yıl geç gelseydim Türkiye’nin kaderi değişirdi” dediğini anlattı. Şimşek, “Dünya, coğrafya ve ülkeler değişiyor, sizler, bizler hepimiz değişiyoruz. Değişmeyen iki şey vardır; ölüler ve delilerdir. Eğer biz ülke olarak bu döneme damgamızı vurmak istiyorsak değişimi yönetmek mecburiyetindeyiz. Artık değişimi takip etmek değil, takip edilen olmak istiyoruz” dedi.

    Prof. Dr. Şimşek, bilginin önemine de değinerek, “Bilgi ve tecrübe hayat boyu birikerek artan kavramlardır. Ben sizlere bir cep telefonunu örnek vermek istiyorum. Normal şartlar altında ortalama yüz gram ağırlığa sahip olduğunu düşündüğümüz bir telefon, sadece demir ve bakır gibi maddelerden oluşmaktadır. Bu iki yüz gramlık nesne ham halde maddi değer olarak çok düşük iken; demir, bakır ve camdan oluşan nesne bilgi ile harmanlanınca ortaya maddi değeri yüksek olan ve hepimizin kullandığı cep telefonu olarak karşımıza çıkıyor. Demir, bakır, cam türevi maddeler tek başına büyük bir değer temsil etmezken, bilgi ve tecrübe ile birleşerek maddi değeri yüksek nesneler olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte bizler bilgi ve becerileri nesneler üzerinde gerektiği şekilde kullanırsak, bilim ve teknoloji açısından maddi ve manevi değeri yüksek maddeler üretebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Konferans Prof. Dr. Muhittin Şimşek’e, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar tarafından plaket takdimi ile sona erdi.

  • Dadan: “Sanayileşme Tehdidinin Çekirdeği Kimya Ve Ağır Sanayidir”

    Erdek Körfezi Dayanışma Platformu adına konuşan Dr. Kadir Dadan, sanayileşme tehdidinin çekirdeğinin kimya ve ağır sanayi olduğunu söyledi.

    Erdek Körfezi Dayanışma Platformu, Erdek Körfezi için yapılması düşünülen liman ve sanayileşme projesi ile ilgili basın açıklaması yaptı.

    Erdek Körfezi Dayanışma Platformu adına konuşan Dr. Kadir Dadan, “’Mücadele açısından tarihi bir dönemeçte bulunduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Bu sorumluluk, kişisel olduğu kadar ait oldukları siyasi partinin de sorumluluğudur. Bu çerçevede ilgili siyasi partilerin bölgemizdeki üyelerinin de bu tercihleri sorgulaması ve yön vermesi beklentimizdir. Bölgemizde sanayileşmenin önünü açacak anahtar limandır ve içinde bulunduğumuz zaman diliminde siyasiler tarafından şekillendirilmeye çalışılan konu, bu limanın büyüklüğü, nasıl yapılacağı kimin işleteceği konularıdır. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur ve Bandırma Belediyesi temsilcilerinin de katılımıyla Ocak ayı sonunda Rotterdam limanına bir gezi düzenlenmiştir. Basına yansıyan görüşlerine göre Dursun Mirza da bu taleplere itiraz etmemektedir. Bölgemizdeki sanayileşme tehdidinin çekirdeği kimya ve ağır sanayidir. Bu sanayiler, örneği Dilovası’nda açıkça görüldüğü gibi çevre dostu bir sanayi değildir. Büyük liman ve enerji santralleri, bu büyüklükteki kimya ve ağır sanayi için elzemdir. Dolayısıyla birbirini gerektiren ve Erdek Körfezinde geri dönüşsüz bir yıkım oluşturacak bu tehditlere bütünüyle karşı çıkılmalıdır. Platformumuzun ileri sürdüğü Sanayiniz Batsın söyleminin temelinde yatan gerçeklik budur” dedi.

    Dünya’da çevre dostu bir liman işletmesi olmadığını dile getiren Dadan, “Kabul edilebilir kirlilik düzeyi vardır. Erdek Körfezi’nde yaşayanlar için bu düzey sıfırdır. Erdek Körfezi’nde kurulacak bir limanın bu büyüklükteki gemilerin hizmetinde tam verimde işletilmesi mümkün görünmemektedir. Rotterdam uyuşturucu ve fuhuşun serbest olduğu bölgelerdir. Suç, pahalılık ve işsizlik oranları çok yüksektir. Tüm bunların kökeninde çok uluslu bir liman şehri olması yatmaktadır. Biz, bölgenin ekolojisi, toplumsal yapısı ve mevcut ekonomisi göz önüne alındığında, bu bölgede tarımsal amaçlı ve kamusal nitelikte Dünya çapında bir araştırma enstitüsünün kurulmasının daha doğru olduğunu savunuyoruz. Dolayısıyla hükümetimizi bölgemizdeki sanayileşme kararını gözden geçirmeye, geleceğimizi karartacak kimya ve ağır metal sanayi taleplerini geri çevirmeye, tarım ve hayvancılığı desteklemeye çağırıyoruz. Bu nedenle Güney Marmara batacağına, Sanayiniz batsın diyoruz” ifadelerini kaydetti.