Etiket: Sanayiin

  • (Özel Haber) Bağlar Deresi, vatandaş ile organize sanayiin arasını açtı

    Balıkesir’de Organize Sanayi Bölgesi’nin yakınından geçen Bağlar Deresi’nin kirliliği bölgede yaşayan Kesirven Mahallesi sakinlerini kara kara düşündürüyor. Vatandaşların OSB’nin arıtmasının çalışmadığı iddialarını beraberinde getiren dere kirliliği olayında, OSB yönetimi arıtmada bir sorun olmadığını sorunun fabrikaların yağmur suyu kanallarından kaynaklandığını açıkladı.

    Altıeylül ilçesine bağlı Kesirven Kırsal Mahallesi’nde yaşanan dere kirliliği mahalle sakinlerini tedirgin ediyor. Mahalle sakinleri bundan 3-4 yıl öncesine kadar tertemiz akan derenin OSB’deki arıtma tesisinin çalışmamasından dolayı kirlendiğini ileri sürdü. Kesirven Kırsal Mahallesi sınırları içinde tarlaların arasından geçerek Üzümlü Çayı’na dökülen ‘Bağlar Deresi’ kirliliğiyle vatandaşları kara kara düşündürüyor. Dere boyunca yer alan tarlalarını kirli suyla sulayamayan köylüler OSB Müdürlüğü’ne yaptıkları başvurudan yanıt alamadıklarını iddia ediyorlar. Mahalle sakinleri dereden hayvanların bile su içmediğini belirterek, yaşanan kirlilikle birlikte tarlalarını sulayamadıklarını belirttiler.

    Köy sakini Mehmet Kızmaz Bağlar Deresi’nin 2,5 kilometre uzunlukta olduğunu ve Üzümlü Çayı’na döküldüğünü belirterek deredeki kirlilikten dolayı hayvanların bile su içmediğini ifade etti. Kızmaz şunları söyledi:

    “Bu dere eskiden beri Bağlar Deresi olarak geçer. Ama OSB kurulmadan önce çok güzeldi. OSB kurulalı, yani bundan birkaç sene öncesine kadar deremiz çok temiz akıyordu. Ama şu anda 3-5 seneden beri çok kirli akıyor. Hayvanlarımız buradan su içemiyor, köylülerimiz de tarlalarını buradan sulayarak ürün yetiştiremiyor. Bu dere OSB’den döküldüğü Üzümlü Çayı’na kadar toplam uzunluğu 2,5 kilometre. Deredeki suyun kirliliğinden dolayı buralarda kokudan ne tarlaları işleyebiliyoruz ne de hayvanlarımız gelip de bir yudum su içebiliyor. OSB’deki arıtmayı Mayıs ayında devreye soksalar, derenin suyu tertemiz olur. İlk zamanlarda OSB’deki arıtmayı devreye sokuyorlardı ve deremizin suyu tertemiz akıyordu, derenin dibi görünüyordu. Biz telefonla aradığımızda arıtma tesisinin arızalı olduğu, tamir için gerekli makine parçasının gelmediğini, gelince de devreye alınacağını söyleyerek oyalıyorlar. Bununla ilgili kim çözüm üretecekse bu konuşla ilgilenmesi lazım. Arıtmayı yaz ayında devreye alırlarsa kirliliğin yaşanmayacağını düşünüyoruz. Çünkü kışın yağan yağmurlar deredeki kirliliği temizliyor.”

    “Sebze satmak içimize sinmiyor”

    Kesirven Kırsal Mahallesi sakinlerinden Aydemir Barut ise kirlilik yaşayan Bağlar Deresi’nin civarında 15 dönüm arazisinin bulunduğunu belirterek, yaşanan kirlilikten dolayı tarlalarını sulayamadığını söyledi. Barut, “Bağlar Deresi’nin çevresinde benim 15 dönümden fazla arazim var. Eskiden sebze bahçesi yapıyorduk. Ama sanayi geldiğinden beri sebze bahçesi yapamıyoruz. Bu dereden sulama yapıp da ürettiklerimizi insanlara yedirmek içimize sinmiyor. Dereden sulama yapmadığımız için de ekemediğimizden dolayı bu da gelirimizi etkiliyor. Yetkililerden arıtmadan suyun temiz çıkmasını istiyoruz. Köyümüze Çimento Fabrikası da çok yakın. Eskiden buradan çıkan tozdan duramıyorduk. Özelleştirdiler şimdi bir gram toz yok. OSB’deki arıtma da çalıştığı takdirde deremizin suyu da eskisi gibi zorun olmaz” dedi.

    Sorun yağmur suyu kanallarında

    Konuyla ilgili İHA muhabirinin ulaştığı Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Mesut Eray ise derenin kirliliğine açıklık getirdi. Müdür Eray, “Organize Sanayi Bölgesi’nin arıtmasında hiç bir sorun yok, çalışıyor. Sorun şuradan kaynaklanıyor. Bazı fabrikaların yağmur suyu kanalları oraya akıyor, deşarjlar yapılıyor. Bununla ilgili herhangi bir tespitimiz olduğunda, yada bir şikayet olduğunda müdürlük olarak biz görevimizi yapıyoruz. Zaten bu anlamda bazı fabrikalara kesilmiş cezalar bulunuyor. Bu işin tespit edildiğinde cezası var. Balıkesir’de zaten 7 kurumun olduğu bir komisyon var. Bunlar arıtmayı denetliyor. Şikayet olduğunda yada normal zamanda da belli aralıklarla biz denetlememizi yapıyoruz. Hatta şuanda arıtmamızı 3 kat büyütüyoruz. Bakanlıktan onay alındı. 3 bin 300 metreküp olan kapasite 10 bin metreküpe çıkıyor. Aynı zamanda teknolojik olarak daha sınıf atlıyor. Bu kapasite artırımı bittiğinde yağmur suyu kanallarını da arıtmaya dahil edeceğiz. Zaten Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kısa süre önce arıtmamızı denetledi ve bir sorun olmadığı anlaşıldı” dedi.

  • Sanayiin Devleri Güç Birliği Yaptı

    Türkiye ekonomisine yön veren Bursa ve İstanbul, üretimden gelen güçlerini stratejik ortaklığa dönüştürdü. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) arasında imzalanan protokol ile Marmara Havzası’nın yüksek teknolojili ve inovatif ürünlerin merkezi olması hedefleniyor.

    İki oda arasındaki stratejik iş birliği protokolü BTSO Altıparmak hizmet binasında imzalandı. İmza törenine BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk ve her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Tören öncesi gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Marmara Havzası’nın ekonomik gücünü iş birliği içinde daha da yukarıya taşımak istediklerini söyledi. Bu kapsamdaki ilk toplantıyı İSO Yönetim Kurulu ile 18 Kasım 2015 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, bu buluşmanın ardından her iki odanın yönetim kurulu üyelerinden çalışma grubu oluşturduklarını dile getirdi.

    “KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİN PAYINI ARTTIRMALIYIZ”

    İş birliği protokolünün odak noktasını 1. bölge olarak tarif ettikleri Marmara Havzası’nın katma değerli üretim ve yüksek teknolojili yatırımların merkezi yapma hedefinin oluşturduğunu belirten İbrahim Burkay, “Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yılı için belirlediğimiz kalkınma hedeflerimiz ihracata dayalı büyümeden geçiyor. Ancak bu hedefe, klasik sanayi üretimi ile ulaşamayız. Kişi başı milli gelir hedefimizi 25-30 bin dolar seviyesine, ihracatımızı 500 milyar Dolar’a yükseltmenin yolu, katma değerli üretimin payını da arttırmaktan geçiyor. Türkiye’nin bu sıçraması, ileri teknolojili üretime geçişle ve bunu başarabilecek 1. bölge şehirlerinin yeniden kurgulanması ile mümkün. Ülkemizin ileri teknoloji ihracatının yüzde 60’ını, orta ileri teknolojilerde de ihracatın yüzde 80’ini karşılayan 1. bölgemiz yine Türkiye’nin zenginlik üreten merkezi olacaktır” dedi.

    BİLGİ, TEKNOLOJİ VE İNOVASYON TEMELLİ BİR BÖLGE

    ABD ekonomisine yön veren San Francisco Havzası ve Almanya’daki Baden Württemberg bölgelerinin uyguladığı stratejilerin İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi önemli üretim merkezlerinin bulunduğu Marmara Havzası’nda hayata geçmesi gerektiğine inandıklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Bizim talebimiz, Güney Marmara Havzası’nın bilgi, teknoloji ve inovasyon temelli faaliyetlerin desteklediği bir bölge olarak kurgulanmasıdır. İSO ve BTSO’nun örnek iş birliği ile bölgesel planlama mantığında yüksek katma değerli, yüksek teknolojili ve ihracat odaklı sektörler ile yeni nesil teknoloji ve girişim alanlarına dönük çalışmalar başlatacağız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin kendi otomobilini üretme noktasında cesur ve doğru bir adım attığını vurgulayan İbrahim Burkay, Bursa iş dünyası olarak ilk Türk markasının üretimine talip olduklarını hatırlatarak, “İstanbul Sanayi Odamız ile ortak görüşümüz, merkezi Bursa’da olacak yerli otomobil üretimini İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’daki ana ve yan sanayimizi de entegre ederek planlanmasıdır” dedi.

    “ÇALIŞMALARIMIZ SOMUT BİR ÜRÜNE DÖNÜŞTÜ”

    İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin önde gelen iki güçlü odası olarak bir süredir yaptıkları görüşmeler ve birlikte yürüttükleri ortak çalışmaları somut bir ürüne dönüştürdüklerini söyledi. Bahçıvan, “İSO ile BTSO’nun geçmişten gelen köklü bilgi ve tecrübeleriyle bütüncül bir vizyon eşliğinde, yeni çağın üretim anlayışını ortaya koyan bir anlayışla oluşturdukları işbirliği protokolü ezber bozan bir uygulamaya örnek teşkil ediyor” dedi.

    “BÖLGEDE SİNERJİ OLUŞTURACAK”

    Bursa’nın Marmara Bölgesi’nde İstanbul’dan sonra ticari potansiyel açısından bölgenin en büyük ili durumunda olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, İstanbul’un da Türkiye ekonomisinin geçirdiği tüm dönüşümlerde merkezi rol oynadığını dile getirdi. Bahçıvan, “Tarihsel, coğrafi ve ekonomik özellikleriyle değerlendirdiğimizde Marmara Bölgesi’nin bir sanayi havzası olarak bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini görüyoruz. Gelişmiş sanayi altyapılarıyla İstanbul ve Bursa’nın böyle bir perspektifte özel bir konumu olacaktır. Bölgede en önde gelen bu iki şehrin işbirliği Kocaeli başta olmak üzere bölgedeki diğer şehirleri de olumlu etkileyerek bir sinerji oluşturma potansiyeline sahiptir” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından İbrahim Burkay ve Erdal Bahçıvan stratejik iş birliği protokolüne imza attı.