Etiket: Sanayii

  • Savunma Sanayii Başkanı Demir, Eskişehirli sanayicilerle buluştu

    Savunma Sanayii Başkanı Demir, Eskişehirli sanayicilerle buluştu

    Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Eskişehir Sanayi Odasında (ESO) sanayicilerle bir araya geldi.

    Bir takım ziyaretleri gerçekleştirmek için Eskişehir’e gelen Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir son olarak Eskişehir Sanayi Odasını ziyaret etti. Burada sanayicilerle bir araya gelen Savunma Sanayii Başkanı Demir, Türk firmalarının küresel çapta işler yapmaları için her türlü desteğe hazır olduklarını iletti. Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı(EYDEP) kapsamında dünya arenasındaki rekabete birçok Türk firmasını çıkarmak istediklerini sözlerine ekleyen Demir, “Bizler diğer adımda da yani dünya ölçeğinde, global ölçekte rekabetçi şirketler çıkartmak adına da başkanımızın da bahsettiği EYDEP Projesini hayata geçirmek istiyoruz. Burada amacımız şu, global ölçekte şirketler çıkaracak isek ve onların alt yüklenicileri olacaklar ise belirli bir kalite standardı, şirkette belirli bir seviye üretim kalitesi ve belli bir sistemin görülmesi gerekiyor. Biz de şunu diyoruz; Biz Türkiye’de bu tür şirketler olduğunu biliyoruz. Bunların sayısının kolaylıkla arttırılabileceğini biliyoruz. Bu açıdan dünyada, rekabetçi olma adına global şirketlerin hangi nitelikleri aradığını, hatta yurtiçindeki yerli ana yüklenicilerden başlayarak, onların ne tür kalifikasyonlar istediklerini sıralayalım. Bir check list yapalım. Bununla firmalarımıza gidelim. Bu check list maddeleri üzerinden geçelim. Eğer firmamız buradaki maddelerin hepsine uyuyor ise, bu nitelikleri taşıyor ise her tarafa bu firmamızın reklamını yapabilir, onlar adına konuşabilir, onların dünya piyasasına çıkmasıyla ilgili her türlü desteği verebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “Bu şirketlerimiz, dünya liginde oynayacak oyuncular haline gelsinler diyoruz”

    Türk firmalarının küresel çapta işler yapmaya başladıktan sonra kolay kolay o işlerden ayrılmadığını belirten Savunma Sanayii Başkanı, daha önce bunun defalarca ispatının olduğunun altını çizdi. Bu firmaların ilişkilerinin karşılıklı memnuniyetle devam ettiğini ifade eden Demir, “Eğer eksikler varsa; ‘Eksikler oldu. Kusura bakmayın, siz kenarda durun.’ demek yerine o eksiklikleri tamamlamakla ilgili olarak el birliği ile çalışalım. Bu şirketlerimiz, dünya liginde oynayacak oyuncular haline gelsinler diyoruz. Çünkü Türkiye’nin üretim kalitesi, imalat kalitesi ve iş yapma tarzı olarak rekabetçi olduğunda veya global sistemde tedarikçi olduğunda, çeşitli örneklerle gördük ki, Türk şirketleri bir kere adımını atınca ondan sonra kolay kolay o işten çıkmıyorlar. Karşı tarafta büyük bir memnuniyet oluşuyor. Biz buna güveniyoruz ve bunun ispatı da var. O halde adımımızı bir kere kapıdan atmak önemli. Bunun için çalışacağız. EYDEP Programını bu açıdan destekliyoruz ve hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu hem global ölçekte hem yerli üreticiler açısından da bir kalite garantisi, bir süreklilik garantisi oluşturacaktır. Sanayimizi ve hizmet sektörümüzü belirli bir yere taşıyacaktır diye düşünüyoruz. Bununla beraber aynı kavram içinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla iş birliği yapmaya devam edeceğiz. O açıdan sanayimizle yan yanayız. EYDEP Programı çerçevesinde, gerek güvence sistemi, kalite yönetim sistemi olsun, gerek imalat teknikleri olsun, gerek hassas ölçüm, kalibrasyon ve test imkanları olsun, kurumsal kaynak yönetim sistemi olsun, bu gibi konuların dört dörtlük olarak firmalarımızda yer alması çok önemli. Onların belli bir standardı sağlaması için bu anlamda yan yanayız. Sizle beraberiz ve sürekli olarak atılması gereken adımların, sizler tarafından beraberce atılması, varsa sorunların gündeme getirilmesi, yeni çözümlerin beraber bulunması ve aynı yolda beraber yürümemiz önemli. Bu açıdan hepimiz paydaşız. Hepimiz aynı hedefe doğru yürüyoruz” dedi.

  • Trabzon Silah Sanayii Türkiye genelinde teknik servis ağını genişletiyor

    Trabzon Silah Sanayi A.Ş (TİSAŞ) Yurtiçi Satış ve Pazarlama Müdürü Oğuz Bekar, 16 şehirde açtıkları teknik servis ağına yeni iller katacaklarını belirterek tabancalara yerinde onarım hizmetini başlatarak emek, zaman ve maddi kayıpları ortadan kaldırdıklarını söyledi.

    Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren TİSAŞ’ın fabrikasında basın toplantısı düzenleyen TİSAŞ Yurtiçi Satış ve Pazarlama Müdürü Oğuz Bekar, sektörde ilk yetkili teknik servis ağını kuran şirket olduklarını, bu durumun rakiplerince de hayranlık ve beğeniyle karşılandığını belirtti. Bekar “Onarım yada bakım gerektiren tabancaların fabrikaya gönderilmesinin kargo ile mümkün değil. Diyarbakır’da bireysel olarak bizim tabancamızı alan bir kullanıcımız, üretim ya da kullanıcı hatasıyla ilgili bir sıkıntı olduğunda tabancasını alarak izin belgeleriyle beraber fabrikaya getirmesi gerekiyordu. Yaklaşık 2 yıl önce Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden tüm üretici firmalar olarak resmi bir tebligat aldık. Kargolarda silah taşıma yasağının olacağı ve böyle bir yola başvurulması durumunda ağır yaptırımların her iki tarafı da bağlayacağına dair tebligat aldık” ifadelerini kullandı.

    Bekar, bu gelişmenin ardından Türkiye genelinde yetkili teknik servis ağı kurma çalışması başlattıklarına vurgulayarak şunları söyledi: “Bu sefer biz insanları buraya kadar yormak yerine insanların ayağına gidelim dedik ve belirlediğimiz illere ziyaret yaptık. Her ilde güvenilir referansları geniş, tecrübesi en az 5 yıl ve üzeri emniyet birimleri tarafından da güvenlik araştırmaları yapılmış en maharetli ustalarla gittik ve tanıştık. Bu yaklaşık 4 ayımızı aldı. Her bir teknik servis adayımızla prensipleri görüştük ve anlaştık. Maalesef sektör biraz kirletilmiş ve gayri yasal işlere açık. O yüzden çok seçici ve titiz davrandık. Sonrasında bu arkadaşlarımızı bir eğitimden geçirdik. Aktif olarak illerinde silahımızı kullanan insanlara hizmet vermeye başladılar. Bu sayede sektörde inanılmaz bir farkındalık oluşturduk.”

    “Doğu ve Güneydoğu’da daha yoğun bir teknik servis ağımız oldu”

    Silah kullanıcılarının teknik servis hizmetini memnuniyetle karşıladığını belirten Bekar, “16 ilde teknik servis ağımızı kurmuş bulunuyoruz. Doğu ve Güneydoğu’da daha yoğun bir teknik servis ağımız oldu. Bunun nedeni de yıllık satışımızın yüzde 65’i doğu ve güneydoğudaki asker, emniyet mensupları ve sivil kullanıcılarımız olduğu için. Orada farklı çeşit ve sayıda kullanımda olan tabanca stoğumuz bulunuyor” diye konuştu.

    Türkiye’de halen tabanca bakımı ve kullanımı konusunda bilgi eksikliklerinin olduğunu söyleyen Bekar, şirket olarak hazırladıkları videolarla insanları bilgilendirmeye çalıştıklarını belirtti.

    “Tabancayı yağa bulayıp temizlediğimizi zannediyoruz”

    Teknik servislere gelen arızalı tabancalarda genellikle kullanıcı hatası tespit edildiğini anlatan Bekar, sözlerini şöylme tamamladı:

    “Tabanca bizde bir kültür ama maalesef halen daha bırakın tabancayı doğru kullanmayı tabanca temizliğini dahi doğru bilmiyoruz. Tabancayı yağa bulayıp temizlediğimizi zannediyoruz. Bu tam tersi tabancayı daha kötü bir hale getiriyor. Bu daha yoğun bir barut ve kurum tabakası oluşturuyor. İnsanlar tabancayı çok iyi temizlediklerini zannediyorlar. İşin daha ilk aşamasında bir bilgi eksikliği var. Sonrasında tabancanın muhafazasından tutun da kullanılan mühimmat farklılığına kadar nedenler gelebiliyor. 9 milimetre tabancada MP 5 mermisini deneyebilen bir milletiz. Ama hiç kimse kendisini eleştirmeden ’bu şirketin hatasıdır’ diyor. Bu ve benzeri şeylerle çok fazla zaman, emek ve para kaybediyoruz. O yüzden bunu biz yerinde daha kısa ve daha tanıdık isimlerle bu işi hızlandırmak istedik.”

  • Savunma Sanayii Başkanı Demir, TEI’yi ziyaret etti

    Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi ve beraberindeki heyet TEI’nin Eskişehir yerleşkesini ziyaret etti.

    TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit’in bilgilendirme toplantısı ile başlayan ziyaret, tesis turu ile devam etti. ANKA’ya güç verecek PD170 turbodizel havacılık motorunu yerinde gözlemleyen Demir, daha sonra Katmanlı İmalat Atölyesi’nin açılışını gerçekleştirdi.

    Açılış töreninde konuşan Genel Müdür Akşit, “Katmanlı imalatın gerek üretim gerekse tasarım alanında sıralanan çok sayıda avantajı sebebi ile, havacılık ve savunma teknolojilerindeki kullanım oranları artmaktadır. Bu kapsamda dünya çapında ürünler sağlayan büyük havacılık firmaları konuya yüksek araştırma bütçeleri ayırarak alışılagelmiş üretim tekniklerinin kullanıldığı kritik komponentleri katmanlı imalat ile üretmek için projeler geliştirmektedir. Ülkemizde de Savunma Sanayi Başkanlığımız geçmiş yıllarda YAKUT, ELEKTRON ve ATOM gibi projeleri başlatarak bu teknolojiyi en baştan yakalamaya yönelik önemli adımlar attı. Biz de bu desteği kullanarak, dünyada lider motor şirketleri ile aynı anda gerekli çalışmaları tamamladık ve bu teknolojiyi özgün motorlarımızın üretiminde kullanmaya başladık” şeklinde konuştu.

    Ardından konuşan Savunma Sanayii Başkanı Demir, bu gibi projelerin Savunma Sanayii Başkanlığının görünmeyen yanı olduğu, bunun gibi ön plana çıkmayan birçok proje ile savunma sanayiimize destek sağladıklarını aktardı.

    Açılışın ardından T625 helikopterine güç verecek TS1400 Turboşaft motorunun test alanı ziyaret edildi ve çekirdek motorun testi gerçekleştirildi. Ülkemizin ilk millî helikopter motoru olacak bu motorun, deniz seviyesi maksimum kalkış gücü 1400 shp ve deniz seviyesi maksimum tek motor (30 sn.) gücü 1660 shp’dır. Turboşaft motoru, bu güç isterlerini karşılayacak şekilde çalışırken 20 bin ft servis tavanı ve 23 bin rpm şaft çıkış hızı koşullarını sağlayacak.

  • Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile Airbus’tan yeni uçak yapıları için anlaşma

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ve Airbus, Airbus uçak programları için hareketli parçaların yapılarında araştırma ve geliştirme konusunda ortak anlaşma imzaladı. İki şirket, gelecekteki ticari uçak tasarımlarında çözüm ortağı olarak anlaşma sağladı.

    Anlaşma, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil ve Airbus Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya Strateji Başkanı Marco Miklis tarafından İstanbul Airshow 2018’de düzenlenen törenle imzalandı. Anlaşmanın Airbus ve Türk Havacılık Uzay Sanayii arasındaki teknoloji ve inovasyon araştırma ortaklığını genişletme ve geliştirmede önemli olduğunun altını çizen Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, “Türkiye’de teknolojik ortaklıklarımız arasına yeni ve çok önemli bir katkı daha sağladık. Dünyanın önemli şirketlerinden Airbus ile gelecekteki ticari uçak teknolojileri için yaptığımız anlaşma, şirketimizin teknolojik atılımlarında iddialı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor” dedi.

    Airbus Kafkasya ve Orta Asya Strateji Başkanı Dr. Marco Miklis ise, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile 30 yıldır devam eden ortak çalışmalarımıza bir yenisini daha katmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türk havacılığının dünya havacılığına kattığı değeri göz önünde bulunduruyoruz. Airbus olarak bizler de bu doğrultuda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile birlikte katkı sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ve Airbus, veri odaklı kabiliyetleri geliştirmek üzere kaynakları ve bilgiyi birleştirerek daha uygun maliyetli ve çevre dostu uçaklar için gelişmiş üretim yöntemleri üzerine ortak anlayış geliştirecekler.

  • Bakan Özlü Konya’da Türkiye Gıda Sanayii Zirvesi’ne katıldı

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı kapsamında 5 odak sektör belirlediklerini belirterek, “Bunlar kimya ve ilaç sanayi, gıda sanayi, elektronik ve yarı iletkenler sanayi, makine ve teçhizat, motorlu kara taşıtları sanayi sektörleridir. Odak sektörler programımızın temel amacı sanayimizin katma değerini iki katına çıkarmak ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmaktır. Bu sektörlere vereceğimiz desteklerle ve teşviklerle ülkemizi yüksek teknolojinin şampiyonlar ligine çıkaracağız” dedi.

    Konya’da Türkiye Gıda Sanayii Zirvesi programına katılan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı çerçevesinde ilk zirveyi 15 Şubat tarihinde İzmir’de makine sanayi ile gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “Ardından çelik sanayi, bilişim ve yazılım sanayi, elektronik sanayi, otomotiv sanayi, inşaat malzemeleri sanayi, ilaç ve tıbbi cihaz sanayimizin değerli temsilcileriyle bir araya geldik” dedi.

    Düzenlenen bu zirvelerdeki temel amaçlarının Türk sanayisinin dinamosu olan değişik sektörlerin temsilcilerini dinlemek olduğunu vurgulayan Bakan Özlü, amaçlarının sektör temsilcilerinin görüşlerini almak ve hep birlikte ’ortak akıl, ortak vizyon ve ortak strateji belirlemek olduğunu ifade etti. Bakan Özlü, “Ülkemizin orta yüksek ve yüksek teknoloji yolculuğunda birbirimizi anlamak, uyum içinde hareket etmek ve somut çözümlere imza atmak istiyoruz. Bildiğiniz gibi Yüksek Teknolojiye Geçiş Programımız kapsamında 5 odak sektör belirledik. Bunlar; kimya ve ilaç sanayi, gıda sanayi, elektronik ve yarı iletkenler sanayi, makine ve teçhizat, motorlu kara taşıtları sanayi sektörleridir. Odak sektörler programımızın temel amacı sanayimizin katma değerini iki katına çıkarmak ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmaktır. Bu sektörlere vereceğimiz desteklerle ve teşviklerle ülkemizi yüksek teknolojinin şampiyonlar ligine çıkaracağız. Çünkü bugünün ve geleceğin dünyasında en büyük yarış, en büyük mücadele teknoloji yarışı ve teknoloji mücadelesidir. Özellikle Endüstri 4.0 sürecinde bütün sektörler bilimden ve teknolojiden güç almak, Ar-Ge ve inovasyonla büyümek durumundadırlar. 4. Sanayi devriminin yansımaları, bütün sektörlerde olduğu gibi gıda sanayinde de kendini iyice hissettirmeye başlamıştır. Endüstri 4.0 süreci gıda sanayimiz için çok büyük bir fırsat penceresidir. Sektörümüz tarımla ve perakende ile olan bağlantıları nedeniyle hammadde, nakliyat ve pazarlama ileri teknolojiye dayanmak durumundadır. Bunun için robotik sistemler, sensör teknolojileri, lazer teknolojiler gibi bir dizi platform, gıda sanayimizin geleceği açısından anahtar işlevi görmektedir. Bu nedenle gıda sektörümüzde yer alan bütün firmalarımızın Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına büyük önem vermeleri gerekiyor. Halihazırda 42 milyon dolar Ar-Ge harcaması bulunan gıda sanayi sektörümüz, 36 adet Ar-Ge merkezine sahiptir. Türkiye gıda sektörünün büyüklüğü yanında 36 Ar-Ge merkezi yeterli değildir. 47 bin işletmenin, 500 bine yakın istihdamın, 52 milyar dolar cironun, 12 milyar dolar ihracatın kaynağı olan gıda sanayimizin daha fazla Ar-Ge yatırımına, daha fazla Ar-Ge merkezine odaklanması şarttır” dedi.

    “2017 yılında 6 milyar dolarlık ithalatımıza karşılık 12 milyar dolar tutarında ihracat rakamına ulaşılmıştır”

    Bakanlık olarak Ar-Ge Merkezi açmak isteyen bütün firmaları ayrım yapmadan desteklediklerini belirten Bakan Özlü, “Ar-Ge merkezleri için gerekli asgari personel sayısını 30’dan 15’e indirerek, nitelikli projelerin küçük ölçekte de oluşmasına imkan sağladık. Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileştirilmesinden elde edilen kazançların yüzde 50’sini gelir ve kurumlar vergisinden istisna ettik. Üniversite öğretim elemanlarının Ar-Ge projelerinden elde ettikleri gelirlerin yüzde 85’ini hiçbir kesintiye tabi olmaksızın alabilmesini mümkün kıldık. Öğretim elemanlarının Ar-Ge merkezlerinde sürekli ya da kısmi süreli çalışmasına olanak sağladık. Ar-Ge ve tasarım projelerinde kullanılmak için ithal edilen eşyaya gümrük vergisi, fon, damga vergisi ve harç istisnası getirdik. KOSGEB tarafından gıda sanayine yönelik bin 511 firmaya 23,3 milyon TL, TÜBİTAK tarafından 46 firmaya 5 milyon TL destek sağladık. 311 adet organize sanayi bölgemizden 5 tanesini Samsun, Ezine, Kandıra, Tarsus ve Şanlıurfa Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak yapılandırdık” diye konuştu.

    Gıda sanayisinin dış ticaret fazlası veren sektörlerden biri olduğunu kaydeden Bakan Özlü, “2017 yılında 6 milyar dolarlık ithalatımıza karşılık 12 milyar dolar tutarında ihracat rakamına ulaşılmıştır. Gıda sanayimiz bu yönüyle net ihracatçı sektör konumundadır. Gelişen teknoloji ile birlikte ortaya çıkan iyi tarım uygulamalarının ülkemiz genelinde yaygınlaştırılmasının gıda sanayi sektörüne düzenli ve ucuz hammadde temini açısından faydalı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca tüketim harcamalarında yüzde 20’lik paya sahip olan gıda ürünlerinde internet üzerinden satış, helal gıda, organik gıda, özel beslenme amaçlı gıdalar gibi yeni trendler ortaya çıkmıştır. Bu trendler, üreticilerimiz için yeni pazarlama fırsatları sunmaktadır. Gıda sanayimizin geneline bakıldığında; iç tüketimi yüzde 90 oranında karşıladığı görülmektedir. Ancak ölçek üretimi, düzenli tarımsal girdi temini ve bazı kritik hammaddelerde; dışa bağımlılık söz konusudur. Gıda sanayimizin, bu eşiği atlaması ve üretimde yüksek teknolojiyi kullanarak daha verimli üretime geçmesi gerekmektedir. Gıda sanayinde üretim kadar, ürettiklerimizi tüketiciye etkin bir şekilde ulaştırmak da büyük önem taşımaktadır. Gıda sanayi zincirinde üretimden tüketime değer zincirindeki kayıpları azaltmak için ambalajlama, taşıma, depolama ve tüketime sunma aşamalarında verimliliğimizi arttırmalıyız. Bu alanlarda teknolojinin sunduğu fırsatları kullanmalıyız” dedi.

    “Türk tarımı ve gıda sektörümüz daha fazla teknolojiyle sıçrama yapabilir”

    Bakan Özlü, “Gıda sanayimiz, ülkemizin stratejik sektörlerinden biridir. Gıda demek, hayat demektir. İnsan hayatıyla doğrudan ilgili, böylesine önemli bir sektörü, ancak stratejik bir bakış açısıyla geleceğe taşıyabiliriz. Gıdaya yönelik üreteceğimiz stratejiler, mutlaka teknolojiye dayanmalıdır. Çünkü geleceğin tarlaları, çayırları, seraları; sadece tarım ve gıda sektörünün sorumluluğunda olmayacak. Geleceğin tarlaları teknolojinin de sorumluluğunda olacak. Bu nedenle tarladan sofraya kadar teknoloji gerçeğine şimdiden hazırlıklı olmamız gerekiyor. Tarımdaki nüfusun azaldığı, tarım alanlarının daraldığı bir dünyada ve Türkiye’de tarımsal üretimi sıçratacak yegâne araç teknolojidir. Türk tarımı ve gıda sektörümüz daha fazla teknolojiyle sıçrama yapabilir. Bunun için tarımın ve çiftçilerimizin teknoloji odaklı bir şekilde dönüştürülmesini, bakanlık olarak gündeme almış bulunuyoruz. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza bağlı tüm kurumlar bütün imkanlarıyla tarımsal sanayinin hizmetinde olacak. TÜBİTAK, Tarım 4.0 uygulamaları için ihtiyaç duyulan her alanda hizmete hazırdır. KOSGEB, tarım ve gıda teknolojilerine yatırım yapmak isteyen herkese, kaynak sunmaya devam edecektir. Bakanlığımız ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında Ar-Ge ve inovasyon başta olmak üzere çeşitli işbirliği mekanizmalarını hayata geçireceğiz. Örneğin kimyasal ilaçlar, tarımda yenilenebilir enerji, dışarıdan ithal ettiğimiz aşı ve mayaların Türkiye’de üretimi gibi konularda bakanlık olarak bütün imkânlarımızı seferber edeceğiz. Teknolojik inovasyonu tarım uygulamalarının merkezine koyacağız” diye konuştu.

    Bugün düzenlenen Gıda Sanayi Zirvesi’ni Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı’nın önemli bir aşaması olarak gördüklerini aktaran Bakan Özlü, “Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı’na tüm paydaşlarımızdan, tüm sektörlerimizden ve sanayicilerimizden ciddi bir farkındalık ve katkı bekliyoruz. Bu anlamda kanun yaparken, mevzuat hazırlarken, destek paketleri oluştururken, teknik düzenlemeler yaparken, sizlerle birlikte uyum içinde hareket etmek istiyoruz. Sizlerin fikirleri, önerileri, talepleri, eleştirileri ve değerlendirmeleri; hepimiz için son derece kıymetlidir. Türkiye Gıda Sanayi Zirvesi’nin tüm paydaşlarımız için faydalı geçmesini diliyorum. Bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Son 15 16 yılda hayalin ötesinde gerçekleşmeler yaptık”

    Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkan Vekili Rint Akyüz ise, “Bundan iki yıl önce adı bile anılmayan gıda savunması gibi konu başlıkları da bu anlamda sektördeki gelişmelere de yön vermektedir. TGDF bir yandan artan nüfusu beslemek için gıda üretiminin artırılması gerçeği, diğer yandan iklim değişikliğinin tarım ve gıda üretimini üzerindeki yıkıcı etkilerini göz önünde tutarak gıda üretiminde sürdürülebilirliği uzunca bir süredir öncelikli gündem maddesi haline getirmiştir” dedi.

    AK Parti Konya Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız da, “Türkiye’de çok iyi örnekler çıktı. Hükümetimizin, Meclisimizin ve bakanlarımızın ve bakanlıklarımızın ortaya koyduğu çalışmaya özel sektörün entegre olması bu anlayışa eşlik etmeleri ve birlikte yürümeyi becermemiz sayesinde son 15, 16 yılda hayalin ötesinde gerçekleşmeler yaptık. Yeterli buluyor muyuz? Hayır. Daha fazlasını yapacak mıyız? Evet” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya Konya Valisi Yakup Canbolat, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı ile davetliler katıldı.