Etiket: Sanayicilere

  • Mehmet Müezzinoğlu sanayicilere seslendi

    Kocaeli’de iş adamlarıyla bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “2017 sonu itibarıyla işsizlik oranları 9.5 oranına indirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Bir dizi ziyaretlerde bulunmak için Kocaeli’ye gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmit Şubesi’ni ziyaret etti. Bakan Müezzinoğlu daha sonra Kocaeli Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis toplantısına katıldı. Toplantıya Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’da hazır bulundu. Ziyarette konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “İstihdam oranlarındaki azalma işsizlik oranlarındaki artışı meydena getirdi. Kasım ayı işsizlik oranı 12.1 olarak açıklandı. Aralık ayı açıklamasında da minimum bir artış gelecek. Bu süreçten sonra da 2017 sonu itibarıyla işsizlik oranları 9.5 oranına indirmek” dedi.

    “İşsizlik oranını 9.5 seviyelerine çekmeyi hedefliyoruz”

    2016 yılından istihdama katılım 480 bin. Bu rakamlar bize Türkiye’nin her yıl asgari 1 milyon istihdama katılana iş bulmamız lazım. 980 bin rakamı 2016 yılı itibarıyla bizim karşımıza istihdama yeni katılım olarak geldi. AK Parti iktidarları döneminde biz bunu 700-750 bin istihdama katılımları karşıladık. Türk milletinin üzerine oynanan oyunlarıda kimileri kedinin fareyle oynayabildiği süreçleri yaşadık. Bu süreçten sonra işsizlik oranlarında arzu ettiğimiz o büyümeyi yakalayamadık ve artış oldu. 2016’daki gelişmelere baktığımızda işsizlik oranlarında 12.1’lik düzeylere geldik. Muhtemelen 12.3-12.4 oranlarıyla tamamlayacağız. Bu süreçten sonra da 2017 sonu itibarıyla işsizlik oranları 9.5 oranına indirmek” dedi.

    Her yıl 1 milyon vatandaşa istihdam sağlanması gerektiğini belirten Bakan Müezzinoğlu,”Bu ülkede her yıl 1 milyon istihdam oluşturmamız lazım, yeni alanlar oluşturmamız gerekiyor. 2016 yılında biz bunun 400 bin’ini karşılamışız. Hedefimiz ise 900 bin’di. 500 bin’lik bir açığımız var. Bu açığı 2017’ye taşıdık. 2017’deki 1 milyon istihdamı da göz önüne koyduğumuz zaman, bu yıl içerisinde 1.5 milyonluk istihdam başarmamız lazım” diye konuştu.

    “500 bin çalışan entegre olursa 773 TL’lik masrafları bizden”

    İş Başı Eğitim programı hakkında bilgiler veren Bakan Müezzinoğlu, “Sizinde iyi bildiğiniz İş Başı Eğitim programı. İş başı eğitimde amacımız 500 bin kişi dışa entegre olmasın. 3 aylık iş başı eğitim programında bin 502 TL’yi biz çalışanımıza veriyoruz. Bunun dışında sağlık sigortasını da biz üstleniyoruz ve size yük olmadan 500 bin istihdam alanı oluşturabilecek yeni çalışanlarınız hızlı bir şekilde İŞKUR’la iletişime geçerek sağladık. 500 bin kişi işinize uyum sağlayabilecekse bunun eğitimden sonrası da bize ait olacak ve 773 TL‘yi bizim hesabımıza yazacaksınız. Onun dışındaki alın terinin karşılığını da sizler karşılayın. 100 bin gence girişimcilik desteği veriyoruz. Bu anlamda sizin yanınızda olmak,istihdam maliyetlerinizi azaltma adına bu yıl seferberlik ilan ettik. Bu seferberliği ülkenin kaderi, geleceği adına verdik. Daha çok üretip daha çok ihraç etmeliyiz, dünyadaki rekabette daha güçlü olmalıyız” diye konuştu.

    “Geriye dönük alacaklar için başvuru süresi 2 yıla indirmeyi planlıyoruz”

    İş mahkemelerinde yaşanan sorunlara çözüm getireceklerini belirten Bakan Müezzinoğlu, “İş mahkemelerinde vicdanların bile zorlandığı kararları alıyoruz. Bununla ilgili Adalet Bakanlığımızla birlikte iş mahkemeleri Kanununda yeni bir çalışmayı tamamladık. Bu çalışmayı inşallah önümüzdeki haftalarda Bakanlar Kuruluna taşıyacağız. Bu kanunla iş verenlerin bir taraftan dinamikleri yükselecek diğer tarafından çalışan kardeşlerimizin de çalışma kalitelerini yükselteceğiz. Bu anlamda inşallah ara buluculuk kurumunu getiriyoruz. İstiyoruz ki bu ara bulucu kurumları hemen masaya otursun ve sorunları 1 ay içerisinde çözmeye çalışsın. Bu kurumun yüzde 60-70 arası problemleri çözebileceğine inanıyorum. Ondan sonra anlaşılamadı yine mahkeme yolunu açık tutalım. 10 yıl önce ayrıldığım bir iş yerinde avukat bir arkadaş dedi ki şu hakkını ararsan, bana vekaletini ver, yarısı senin yarısı benim’ böyle bir hukuk yok. Bu gibi sorunları da gene değerlendirmemizde 2 yıl’a indirmek” ifadelerini kullandı.

    “Kıdem tazminatı konusu referandum sonrasına”

    Kıdem tazminatı sorununa değinen Bakan Müezzinoğlu son olarak şu ifadelere yer verdi:

    “Kıdem tazminatı herhalde ülkemizin en temel sorunlarının başında yer alıyor. Bu sorunlarda bir taraftan işçilerin yüzde 80’nin kıdem tazminatından yararlanamadığı, iş verenin ne zaman karşıma bir yük gelecek dediği bir süreci artık herkesin görebildiği şeffaf ve sürdürülebilir bir kıdem tazminatı fonunu bu referandum sürecinden sonra masaya geniş bir şekilde getireceğiz. Engellilerle ilgili olarak köy engelliler üretim merkeziyle ilgili bir rapor geldi. Engellilerle ilgili masamızda şöyle bir çalışma var. İş yerlerimize söylüyoruz ki yüzde 3 istihdamı engellilerden sağlayacaksınız. Bizde bununla ilgili arkadaşlarımıza engellileri ilgilendiren 10 meslek grubu belirleyelim ve bununla ilgili desteğimizi verelim dedik.”

  • Sanayicilere Ar-Ge ve Tasarım Merkezi uyarısı

    Sistem Global Danışmanlık Gaziantep Bölge Koordinatörü Yeminli Mali Müşavir Erol Çember, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde birçok sanayi kuruluşunun Ar-Ge ve Tasarım Merkezi kurabilme kapasitesine sahip olmasına rağmen sağlanan teşvik ve desteklerden bilgisi olmadığı için yararlanamadığını söyledi.

    Sistem Global Danışmanlık Gaziantep Bölge Koordinatörü Çember, yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin her geçen gün daha da büyüdüğünü ve geliştiğini ve belirtti. Türkiye’nin bu büyümesinde özel sektörün, özellikle de sanayi sektörünün çok önemli rol üstlendiğine dikkati çeken Çember, mevcut ülke kalkınmasının sürdürülebilmesi ve daha da ileriye taşınabilmesi için sanayinin çok daha rekabetçi bir yapıya taşınması gerektiğinin altını çizdi. Yeni ve yenilikçi fikir, buluş, proje ve endüstriyel araştırmaların modern ekonomilerin en mühim unsuru olduğunu vurgulayan Çember, yenilikçi çalışma ve araştırmaların büyüme ve gerçek refahın kaynağı haline geldiğini ifade etti. Çember, “Ülkemizin uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesini sağlayacak en önemli husus, bilim ve teknolojide sağlayacağımız ilerlemedir” diye konuştu.

    Bilhassa Ar-Ge ve inovasyon kültürünü, becerisini ve kapasitesini artırmanın ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşmada kilit rol üstleneceğini kaydeden Çember, bu alanlardaki yetkinliğin arttırılması için devlet tarafından değişik destek programları ve mekanizmaları geliştirilip uygulandığını anlattı. Bunların sürekli güncellenerek iyileştirildiğini söyleyen Çember, bu kapsamda Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerinin desteklenmesi konusunda önemli yasal düzenlemelerin yürürlüğe girdiğini ifade etti. Ar-Ge ve tasarım projelerini desteklemek amacıyla geliştirilen önemli mekanizmalardan birisinin de Ar-Ge ve tasarım merkezleri olduğunu hatırlatan Çember, merkezlerle teknolojik bilgi üretim kapasitesini güçlendirme, yüksek kalite ve standartlarda ürünler geliştirme ve nitelikli iş gücü istihdamını artırmanın hedeflendiğini dile getirdi.

    Ar-Ge ve tasarım merkezlerine destekler

    Yeminli Mali Müşavir Çember, Ar-Ge ve tasarım merkezi kuran firmalara da önemli destek ve muafiyetler sağlandığına dikkat çekerek, işletmelerin Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerine daha çok yatırım yapmaya özendirmeyi hedefleyen bu düzenlemelerin en çekici tarafının barındırdığı teşvik ve destekler olduğunu vurguladı.

    Hem Ar-Ge ya da tasarım merkezi kurma hem de bu teşviklerden faydalanılması fırsatının kaçırılmamasını isteyen Çember, “Ar-Ge ve tasarım destekleri kimi zaman işletmeye fon girişi, kimi zaman da işletmeden fon çıkışını azaltması uygulanmalarıyla şekillenmiştir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde birçok sanayi kuruluşu Ar-Ge ve tasarım merkezi kurabilme kapasitesine sahipken devletin sağladığı teşvik ve desteklerden bilgisi olmadığı ve güncel yasal düzenlemeleri takip edemediği için teşvik ve desteklerden yaralanamıyor. Oysa Ar-Ge ve tasarım merkezi kuran sanayi işletmeleri, kurumlar vergisi indiriminden, gelir vergisi stopajı teşvikinden, sigorta primi işveren hissesi desteğinden, damga vergisi istisnasından ve gümrük vergisi istisnası ile bir çok avantajdan yararlanma imkanlarına sahip” dedi.

    Bölgede danışmanlık hizmeti veriyor

    Çember, Sistem Global Danışmanlık firmasının Türkiye’de olduğu gibi Gaziantep ve Çukurova’yı da içine alan bir bölgede Ar-Ge ve tasarım teşviklerine yönelik uygulamalar hakkında farkındalık oluşturma misyonuyla danışmanlık hizmeti verdiğini ifade etti. Çember, “Gerek düzenlediğimiz eğitim seminerleri yardımıyla, gerekse de sektör temsilcilerinin yasal düzenlemeler hakkında bilgilendirilmesi yoluyla, sanayicilerimizin bu konularda bilgi sahibi olabilmeleri ve sağlanan bu teşviklerden faydalanabilmeleri, ülke ekonomisine daha fazla katkı yapmalarını sağlayabilmeleri için çalışmalarımızı yürütmeye devam etmekteyiz” şeklinde konuştu.

    Çember, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için sanayi sektörüne, bu sektörün de büyümesi ve gelişmesi için ise yeni düzenlemelerin oluşturduğu fırsatlardan etkin bir şekilde yararlanması gerektiğini vurguladı. Ülkenin 2023 hedeflerini ve sanayicilerin yeni fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmasını çok önemsediklerini dile getiren Çember, “Bu nedenle sanayi kuruluşlarımızın ilgili mevzuat hükümlerini ayrıntılı olarak değerlendirebilmeleri ve uygulama süreçlerini gerçekleştirmelerinde katkı sunmaya büyük önem veriyoruz. Yapılan bu yasal düzenlemelerle, gerek Ar-Ge ve gerekse tasarım merkezlerinin sayısının giderek hızla artacağını ve ülke ekonomisine beklenen ve arzu edilen katkıyı sağlayacağına inancımız tamdır” diye konuştu.

  • Bakan Özlü, sanayicilere Ergene örneğini verdi

    Edirne’de temaslarda bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Lalezar Tesisleri’nde sanayici ve iş adamlarıyla öğlen yemeğinde bir araya geldi.

    Yemeğin ardından açılış konuşması yapan Bakan Özlü, yeşil üretimin, her yerde çok önemli olduğunu belirterek, “Sanayiciler olarak, Ergene Havzası ile ilgili sıkıntıları en iyi sizler biliyorsunuz. Geçmişte atılan yanlış adımlar, zaman içinde birikerek, büyük bir problemlere dönüştü” dedi.

    Edirne’nin tarihi ile ön plana çıktığını belirten Bakan Özlü, Osmanlı’ya başkentlik yaptığını söyledi. Edirne’nin potansiyeline inandıklarını kaydeden Bakan Özlü, “Potansiyel derken sadece sanayi sektörünü kastetmiyorum. Edirne’nin turizmde ve tarımda da çok daha başarılı bir performans gösterebileceğini düşünüyoruz. Sadece Kırkpınar’ı daha iyi değerlendirsek bile, bu şehre çok ciddi ekonomik katkılar sağlayabiliriz. Biliyorsunuz, Marmara’nın doğusu, Türkiye’nin hem üretim hem de tüketim merkezidir. Trakya’nın batısını da, doğusundaki bu üretim ve tüketim imkanlarından en iyi şekilde yararlanacak şekilde organize etmemiz gerekiyor. Edirne’de ve Trakya’nın tamamında, çok daha fazla sanayi yatırımının yapılabileceğini düşünüyoruz. Bu konuda, sizlere her türlü desteği vermeye de hazırız. Ancak iki hususa dikkat çekmek istiyorum. Birincisi, Edirne’de ve Trakya’da yapılacak yatırımların yüksek katma değerli, teknoloji yoğun, nitelikli yatırımlar olmasını istiyoruz. İkincisi, bu bölgede yapılacak yatırımlarda çevre hassasiyetini en üst düzeyde tutmak gerektiğini düşünüyoruz. Yeşil üretim, her yerde çok önemlidir. Ancak Trakya gibi önemli bir tarım havzasında, bu hususa çok daha büyük bir dikkat göstermemiz gerekiyor. Sanayiciler olarak, Ergene Havzası ile ilgili sıkıntıları en iyi sizler biliyorsunuz. Geçmişte atılan yanlış adımlar, zaman içinde birikerek, büyük bir problemlere dönüştü. Bu problem, sadece tarımı değil, sanayiyi de olumsuz etkiledi. Çevre dostu üretim yapmayı, bir yük olarak, bir maliyet olarak görmeyelim. Tam aksine, yeşil üretim, bugün küresel rekabet gücü kazanmada, en az teknoloji kadar önemli bir husustur. Yarın, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu da bu bölgeye gelecek. Tekirdağ’da, Bakanımız ve sanayicilerimizle birlikte, Ergene Havzası’yla ilgili son gelişmeleri değerlendireceğiz” dedi.

    “15 Temmuz’da FETÖ ile ülkemize saldıranlar, masaya PKK kartını sürdüler”

    Öte yandan, Van’da, Elazığ’da ve Bitlis’te gerçekleşen terör saldırılarında şehit olanlara Allah’tan rahmet dilediğini belirten Bakan Özlü, “Öyle anlaşılıyor ki, 15 Temmuz’da FETÖ ile ülkemize saldıranlar, sonrasında da masaya PKK kartını sürdüler. Herkesin şunu bilmesi gerekiyor: Türkiye, bu tür terör hadiseleriyle, hizaya çekilecek bir ülke değildir. Bu toplum, özellikle 15 Temmuz’dan itibaren, var olan birlik ve beraberliğini daha da artırmıştır. Her türlü kötülük, her türlü terör ve şiddet, bu birlik ve beraberliğin karşısında yenilmeye ve ezilmeye mahkumdur. Toplumsal kaos ortamı oluşturmaya çalışan, Türkiye’yi zayıf düşürmeyi ve yolundan döndürmeyi hedefleyen terör örgütlerine asla izin vermeyeceğiz. Türkiye’yi büyütmeye ve güçlendirmeye hep birlikte devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Özlü, yaptığı konuşmasının ardından sanayici ve iş adamlarının sorunlarını dinleyerek, sorularını yanıtladı.

    Bakan Özlü, Edirne’deki programının ardından Kırklareli’ne hareket etti.

  • Bankacıların sanayicilere baskı yaptığı iddiası

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, sanayici ve iş adamları üzerinde baskı kurmaya çalıştığı iddia edilen bankacılarla ilgili, “Darbecilerin yapamadığını yapmaya kalkışmasınlar” dedi.

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, sık sık görüştüğü sanayici ve iş adamlarının son zamanlarda bazı banka müdürleri ve kredi birimleri ile sorunlar yaşadığı yönünde şikayetler aldığını belirterek, banka müdürlerine tepki gösterdi. Günü gelmeyen kredi borçlarının geri istendiğini, bazı bankaların kredi departmanları ve müdürleri tarafından sıkıştırıldığı gibi şikayetler aldığını belirten Erdoğan, “Son zamanlarda bizleri arayan veya toplantılarda görüştüğümüz sanayici ve iş adamlarımız bankalardan şikayetçi olmaktalar. Günü gelmeyen kredileri borçlarının geri çağrıldığını, istendiğini, bazı bankaların kredi departmanları ve müdürleri tarafından sıkıştırıldığı gibi şikayetler alıyor. Sanayici ve iş adamlarımız böyle bir durum karşısında, hem çalışma şevklerinin kırıldığını, hem de yıllara yayılan kredilerin geri ödemelerinin bir anda mümkün olamayacağını ortaya koymaktadırlar. Bu durum elbette sanayici ve iş adamlarımıza çok büyük bir sıkıntı vermektedir. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, ilgili bakanlarımızın uyarılarına rağmen bu tutumlarından vazgeçmeyen bankacılar hakkında bize sürekli ihbarlar geliyor. Bu nedenle Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu ile sürekli görüşme halindeyiz. Eğer bu bankalar bu tutumlarından vazgeçmezse en ağır bir şekilde müeyyide uygulanmasını sağlayacağız. Bazı banka müdürlerinin, ’bizim genel müdürlüğümüz var, biz oraya bağlıyız’ gibi ifadelerde bulunduğunu duymaktayız. Eğer bu söylenenler doğru ise o genel müdürlüklerin de BDDK’ya bağlı oldukları unutulmasın. Bankalar ve bankacılar esnafımıza, sanayicilerimize iş adamlarımıza gereken kolaylık göstermek zorundadırlar. Sakın 15 Temmuz’da darbeci ve işgalcilerin başaramadığı zararı vermeye kalkmasınlar. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

    Erdoğan esnaf, sanayici ve iş adamlarına çalışma ve yatırımlarına kaldıkları yerden devam etmeleri konusunda çağrıda bulunarak, işleri zorlaştıran bankacılar konusunda da en ufak şikayetlerine kendisine haber verilmesini istedi. Erdoğan, “Esnafımızın, sanayicimizin, iş adamımızın içi rahat oldun, en ufak bir problemde, aksi bir durumda hemen bizleri bilgilendirsinler. Bizler gereğini yaparız” diye konuştu.

  • Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, İnegöl’de sanayicilere seslendi

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Bursa’nın İnegöl ilçesinde OSB Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen Sanayimizin Sorunları, Çözüm Önerileri İstişare Toplantısı’nda sanayici ve işadamları ile bir araya geldi.

    Bakan Özlü’yü Bursa Valisi İzzettin Küçük ve AK Parti Bursa Milletvekilleri Hüseyin Şahin ile Hakan Çavuşoğlu, İnegöl Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, siyasiler ile mobilyacılar karşıladı. Toplantıda ilk konuşmayı payan İnegöl OSB Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Şahin, “Programın yapılması konusunda emeği bulunan Bursa Milletvekilimiz Sayın Hüseyin Şahin’e teşekkür ediyorum. Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. 15 Temmuz gecesi yapılan hain kalkışmaya karşı Türk milleti olarak topyekün direndik. Hainlerin sokağa çıkma yasağına rağmen Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokakları doldurduk, hain yapıya direndik. Demokrasi ve milli idaremizi darbecilere teslim etmedik. Büyük kahramanlıklar yaşandı, şehitler verdik. Hep birlikte 40 yıldır planlanan bu kirli oyunu bozduk. Bu program 15 Temmuz’dan önce bugün ve bu saat için planlanmıştı, hiçbir aksama olmadı. Oysa geçmişte bir anayasa kitapçığı fırlatıldığı için ekonomimizin felç olduğunu hep beraber hatırlıyoruz. 16 Temmuz sabahı işimizin başına geçerek çalışmaya devam ettik, piyasalarda çok önemli oynamalar olmadı. Enerjimiz kesilmedi, zam olmadı. Bölgemizde 15 Temmuz’dan bugüne kadar enerji tüketiminde azalma olmadı. Bu, Türk ekonomisinin sağlam temeller üzerine oturduğunun ve güçlü bir devlet olduğumuzun göstergesidir. Payı olan herkese teşekkür ediyorum. 2016 yılı başından bugüne kadar bölgemizde enerji tüketimi bir önceki yıla kadar yüzde 6,5 artmıştır. Bölge sanayicileri olarak ülkemiz için canla başla üretmeye devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız önderliğinde 2023 hedeflerine ulaşma çabasında çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

    Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ise, “Ekonomi, istihdam, büyüyen sanayi bunu özlüyor. Bunu özlediği için de 15 Temmuz darbe teşebbüsüne tüm renkleriyle direndi. Bu salonda bulunan tüm arkadaşlarımız partimizin önünde, belediye meydanındaydılar. Bir kez daha yürekten kutluyorum. Biz birlikte Türkiye’yiz, birlikte büyüyüp gelişeceğiz, muhasır medeniyetler seviyesine, 2023 hedeflerine bu şekilde ulaşacağız. Hayat devam ediyor. Hiçbir sıkıntı yok. Teşriflerinden dolayı Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum. Toplantımızın hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    Bursa Valisi İzzettin Küçük de, “Bakanımızın ilimize bu günlerde gelmesi bizim için çok önemli. Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden biri olan Bursa, darbe girişimini sarsıntısız atlatmıştır. Bu işadamlarımızın Türkiye’nin geleceğine olan güvenini gösteriyor. İleri teknolojinin kullanıldığı bir sanayiye sahibiz. Katma değer alanında sıçrama yapacaksak bunun merkezlerinden biri Bursa olacak. 15 Temmuz’dan sonra burada olmanız bize büyük bir moral verecektir. Sizin göstereceğiniz hedefler sanayicilerimizde Türkiye perspektifini yeniden algılama açısından çok önemli olacaktır. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum, hoş geldiniz” diye konuştu.

    “Büyümeyi ve kalkınmayı sağlayacak olan özel sektördür”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “15 Temmuz’dan sonra ilk ziyaretimden bahsedildi. Bakan olarak ilk ziyaret ettiğim il Bursa’dır, İnegöl’dür. Bu buluşmayı ülkemizin içerisinde bulunduğu bu kritik süreçte gerçekleştiriyor olmamız çok anlamlı. 15 Temmuz gecesinde tarihimizin en ağır ihanetlerinden birini yaşadık. 15 Temmuz ömrümüzün en uzun gecesi oldu. Şükürler olsun 16 Temmuz sabahından itibaren ekonomik ve sosyal hayatımız normale döndü. 15 Temmuz gecesinin bu ülkemizde hepimiz için ne büyük bir değer taşıdığını anladık. Hepimizin gönlünde yatan vatan ateşi güçlü bir şekilde harlandı, alev aldı. O tarihten itibaren sorumluluklarımız arttı, bundan sonra çok daha çalışacağız. Sanayicilerimiz ve iş insanlarımız bugüne kadar bu ülkenin kalkınması için çok büyük efor sarf ettiler. Esas vazife şimdi başlıyor. Bu akşam bir araya geldiğimizde sizlerle birlikte bu ülkenin geleceğini konuşabiliyorsak bunu milletimize, 15 Temmuz’da göstermiş oldukları kahramanlığa borçluyuz. Milletimiz sayesinde önümüzü daha iyi görebiliyoruz. Aziz milletimize borcumuzu ödemek zorundayız. Doğru politikaları uygulayarak iş dünyamızın önünü açıp borcumuzu ödemeye çalışacağız. Sizler de daha fazla üretim, ihracat, istihdam oluşturarak bu borcu ödeyeceksiniz. Son 14 yılda ekonomi ve demokraside büyük mesafeler kat ettik. 15 Temmuz kalkışması aslında Türk demokrasisi için bir şok testidir ve demokrasimiz bu testi başarıyla geçti. Test edildi, onaylandı. Millet olarak 15 Temmuz gecesi ve sonrasında hiçbir kazanımdan geri adım atmayacağımızı ortaya koyduk. Ciddi bir sınava girdik. Milletimiz demokrasiye canı pahasına sahip çıkacağını ispat etti. Bu toplumun demokrasiyi ne kadar içselleştirdiği umarım anlaşılmıştır. Ekonomimiz de bu süreçte çok başarılı bir sınav verdi. Borsa ve döviz kuruna baktığımızda olayın büyüklüğüne nispeten çok küçük hareketlilikler yaşandığını görüyoruz. Bu süreçte daha önceki dönemde ekonomide gerçekleştirilen reformları açıkça gördük. Türkiye ekonomisi şuanda dünyanın en sağlam ekonomilerinden biridir. Türkiye ekonomisinin bu süreçte verdiği sınavı aynı durumda verebilecek başka bir ekonomi olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir ekonominin varlığı rekabetçi bir özel sektör oluşturmamız için bize fırsat veriyor. Büyümeyi ve kalkınmayı sağlayacak olan özel sektördür. Özel sektör eliyle gerçekleşmeyen bir büyüme sıhhatli ve sürdürülebilir değildir. Hükümet olarak önceliğimiz özel sektörün önünü açmaktır. 65. Hükümet kurulduğunda yatırımcının önüne turkuaz halı süreceğimizi söylemiştik. Bu kararlılığımız devam ediyor. 15 Temmuz’dan sonra OHAL ilan ettik. Bu OHAL devlet için ilan edildi. Temel hak ve hürriyetlere titizlikle dikkat edeceğimizi vurguladık. Günlük hayatımızı hiç etkilemeyeceğini ifade ettik. OHAL’in amacı FETÖ ile mücadeledir. OHAL sayesinde kanun hükmündeki kararnamelerin hızlı çıkmasını sağladık. TBMM 15 Temmuz’dan önceki takvimi neyse aynı takvimle çalışmaya devam ediyor ve iş dünyamızın beklentileri hayata geçiriliyor. Geçmişte de düzenlemelerde bulunmuştuk. Damga vergisi ile harçlardan kaynaklanan işlemleri önemli ölçüde azalttık. İhracatçılar için yeşil pasaport uygulaması hayata geçirilecek. Yatırım ortamının iyileştirilmesi toplamını yaptık, neler yapmamız gerektiğini tüm taraflarla istişare ettik. Ekonomimizin en temel yapısal problemlerinden biri tasarruflarımızın yetersiz olmasıdır. Bu konuda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye uzun vadeli plan ve programlarına kararlılıkla devam ediyor, geriye bakmıyor, geleceğine odaklanıyor. Bir yandan iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz bir yandan da daha iyi üretim yapmanız için adımlar atacağız. Bakanlık olarak hedefimiz ülkemizdeki sanayi üretimini nicelik ve nitelik olarak artırmaktır. Rekabetçi bir sanayi sektörü oluşturmak istiyoruz. Daha fazla katma değer üretmenin yolu etkinliğimizi artırmaktan geçiyor. Tasarım konusuna dikkat çekmek istiyorum. İnegöl’de ağırlıklı olan mobilya ve tekstilde tasarım önem taşıyor. Tasarım yapan firmaların yapmayanlara göre daha iyi durumda olduklarını net bir şekilde görüyoruz. Hazır giyim, mobilya gibi sektörlerde tasarım yapanlarla yapmayanların aralarındaki fark çok ciddi… Kâr konusunda 2 kat fark oluşuyor. Tasarım merkezlerinin AR-GE merkezi gibi desteklenmesinin önünü açtık” dedi.

    “Geçmişten ders alalım ama geçmişe takılıp kalmayalım”

    Bakan Özlü, “Geçmişten ders alalım ama geçmişe takılıp kalmayalım. 15 Temmuz’un etkisinden kurtulalım. İşlerimize devam edelim, yatırım kararlarımızı ertelemeyelim. Türkiye’de yaşananların iç yüzünü yabancı dostlarımızla paylaşalım. Batı medyasının yanlışlarını anlatalım. Türkiye bugün her zamankinden daha güçlü bir ülkedir. Hep beraber çok daha güçlü bir ülke inşa edeceğiz. Bugün İnegöl’de demokrasi nöbetine de katılacağız. Sizleri de bu nöbete davet ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından söz alan İMOS Başkanı Yavuz Uğurdağ, Bakan Özlü’ye İnegöl mobilyası ile ilgili bilgiler verdi. MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ise, AR-GE yasasından dolayı Özlü’ye teşekkür etti. Güleç, İnegöl’ün mobilyada fikir ürettiğini belirterek kurumsallaşa sorununa değinerek İnegöl Teknoloji ve Tasarım Enstitüsü talebinde bulundu ve İnegöl’ün 2023 hedefindeki ihracat rakamının bu sayede 3 milyon dolara çıkabileceğini iddia etti.

    İflas ertelemeleri konusuna değinilmesi üzerine yeniden söz alan Bakan Özlü, “İflas erteleme konusunun ekonomimizde meydana getireceği sıkıntılar gündeme geldi. Bununla ilgili toplantılar yapıp görüşmelerde bulunacağız. Gerekli tedbirleri alacağız, konuya vakıfız” dedi.

    İnegöl’de mobilya üzerine yapılan çalışmaları belirten OZZO Mobilya Firma sahibi Vehbi Şimşek, “İnegöl’de bazı okullara el konulmuşken bunları ihtisas okulları yapma konusunda bize yardımcı olur musunuz?” diyerek talepte bulundu.

    Talebin üzerine söz alan Bakan Özlü, “Bina yapma sıkıntımız yok. Önemli olan İnegöl’de mobilya sektörünü besleyip destekleyecek bir okulun, üniversitesinin kurulmasıdır. YÖK Başkanı ile bunu konuşarak gündeme getireyim” dedi.

    FETÖ operasyonundan içeri alınan sanayiciler tarafından yazılan çeklerin geri döndüğünün ve sıkıntı yaşanmasının belirtilmesi üzerine konuşan Bakan Özlü, “Bu bir türbülans. Bir yerde olay olduğunda polis herkesi yere yatırıp ayıklamaya çalışıyor. Belki orada hiç suçu olmayanlar da var. Bu alınan tedbirler sürekli olaylar değil, zamanla durgunlaşacak, sakinleşecektir. Bu konu bizim gündemimizde var. Sizden ricam birkaç hafta sabırlı olmanız, netleşecektir. Bazı işadamları yakınları bizi arayarak içeri alındıklarını belirttiler, birkaç gün sonra arayıp suçsuzluklarının kanıtlandığını belirttiler. Hiçbir gelişmiş ülkede darbe konuşulmaz. Maalesef böyle bir girişime maruz kaldık. 2016 yılındayız. Burası Afrika Cumhuriyeti değil. Burası gelişmiş bir ülke. Bu ülkede darbe yapmayı planlamak, düşünmek, bu yolla iktidara gelmeyi düşünmek akıllara zarar bir şey. Normal bir aklın, mantığın kabul etmeyeceği bir şey. Biraz sabırlı olmalıyız” diye konuştu.

    İGİAD Başkanı Hakan Özdemir’in KDV indirimi ile ilgili sorularını yanıtlayan Bakan Özlü, “Taleplerinizi Maliye Bakanımıza ileteceğim. Mobilya sektöründe KDV yüzde 18, bunun ile ilgili indirim istiyorsunuz. Yüzde 8-10 gibi bir rakama indirilmesi konusunda talebiniz var. Reform çalışmaları peş peşe geliyor. Yatırım politikalarının iyileştirilmesi üzerine çalışılıyor. Eximbank’ta 100 bin dolarda 1,500 dolar para alınıyor, bunun alınmaması için de talepte bulunacağım. KOSGEB’de girişimci işlemi yapıyor, faturayı getiriyor biz ödüyoruz. Bunu avanstan itibaren yapabilmek için çalışıyoruz. Yeni finansal modeller hakkında çalışıyoruz. Gerekli notumu aldım” dedi.

    Bakan Özlü, “2016 yılı bütçesi içerisinde ayrılan bir meblağ var. Biz OSB’lerde boş olan yerlerde daha çok emek yoğun sektörleri hedef alan binalar yapıp bin metrekareden 10 bin metrekareye kadar, bunu çok makul ücretlerle kiralamayı planlıyoruz. Bu hükümet planlarında da var bizim çalışmalarımızda da var. Bununla ilgili usul ve esasları tespit ettik, yakında bir Bakanlar Kurulu kararı çıkaracağız. Sanayicilerimiz, girişimcilerimiz elindeki parayı binaya, arsaya yatırıp işletme bütçesinden mahrum kalıp bankalara borçlanmayacaklar. Önümüzdeki dönemde sadece bina ile ilgili değil yatırımcılar için arazi üretme, mekân üretme konusunda da çalışacağız. Bir şey yapmaya çalışıyorsunuz zeytin, mera gibi kanunlara takılıyor. Zeytin bahçeleri de bizim meralar da bizim OSB’ler de bizim. Öyle bir şey yapmamız lazım ki hepsini ıslah etmeliyiz. 1’e 10 zeytin ağaçları dikelim ama düzenli olsun. OSB’ler için de araziler üretelim. Önceliklerimiz arasında bu var. Yatırımcıya, sanayiciye anahtar teslim fabrika binası vermek istiyoruz” dedi.

    Belediye Meclis Üyesi Nedim Bayram’ın patent kanunu ile yaşanan sıkıntıları dile getirmesi üzerine konuşan Bakan Özlü, “Patent yasası komisyondan geçti. Son olaylar olmasaydı, terörle mücadeleyle ilgili düzenlemeler olmasaydı patent kanunu öncelikli kanunlar arasında bulunuyordu. Patent yasasını 1-2 ay içerisinde çıkaracağız” dedi.