Etiket: Sanayicilere

  • Uganda’dan Ankaralı sanayicilere yatırım çağrısı

    Uganda Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Stephan Mubiru, ASO’da Ankaralı sanayicilerle bir araya gelerek, Uganda’ya yatırım çağrısında bulundu.

    Ankara Sanayi Odası’nda (ASO) Uganda Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Stephan Mubiru, ülkesinden gelen çok sayıda işadamı, parlamenter ve bürokratla birlikte Ankaralı sanayicilerle biraraya geldi. Mubiru, Uganda’ya yatırım çağrısında bulundu.

    Toplantının açılışında konuşan ASO Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, Ankara sanayisi, ASO 1 ve 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) başta olmak üzere Ankara’daki OSB’lerle ilgili genel bir bilgi verdi. Ardıç, Ankara sanayiinde öne çıkan sektörleri ve olası işbirliği noktalarını konuk heyete anlattı.

    Ankara’nın yüksek teknoloji içeren katma değeri yüksek ürünler ürettiğini, rekabetçi firma ve ihracatçıların olduğu bir kent olduğunu söyleyen Ardıç, “2018 yılı verilerine göre Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu içerisinde 39 Ankara firması yer almaktadır. Türkiye’nin İlk 1000 ihracatçı firması arasında da 44 Ankara firması bulunmaktadır. Ankara, müteahhitlik, madencilik, iş makinaları ve savunma sanayi gibi güçlü sektörleri ile ön plana çıkmaktadır. Savunma sanayinin oluşturduğu altyapı ve talep sonucu makine ve metal sanayi başkentin ekonomisinde önemli bir seviyeye ulaşmıştır” diye konuştu. Ardıç, ASO olarak Uganda ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Uganda İş Konseyi Başkanı ve ASO Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Ata ise Türkiye’nin Afrika vizyonu içinde Uganda’nın özel bir yeri bulunduğunu belirterek, ”Uganda’nın sahip olduğu kaynakların ekonomiye kazandırılmasına her türlü katkıyı vermeye hazırız. Uganda ile olan dış ticaret hacmimizin İş Konseyi olarak önümüzdeki dönemde daha artması için gerekli çalışmaların yapılmasını planlıyoruz” dedi.

    AK Parti Ankara Milletvekili ve Parlamentolar Arası Uganda Dostluk Grubu Başkanı Nevzat Ceylan da iki ülke büyükelçiliklerinin sadece birkaç yıl önce açılmış olmasına rağmen ülkeler arasında çok iyi ilişkiler kurulduğunu belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 30 milyon dolar olduğunu dile getiren Ceylan, “Ticaret hacmini yeterli görmüyoruz, artırmalıyız. Ekonomik ilişkilerimizin gelişmesine katkı sunacak, imzaya hazır olan ’Yatırımların Karşılıklı Teşviki Anlaşması’ ve ’Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması’nın mümkün olan en kısa sürede imzalanmasını arzu ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın ziyareti sırasında serbest ticaret anlaşması imzalanması da gündeme gelmişti. Bu konuda da birlikte çalışmalıyız” dedi.

    Uganda Büyükelçisi Stephen Mubiru de ülkelerinin tarımsal üretim ve Madencilik sektörü açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydederek, Türk yatırımcılarla işbirliği yapmak istediklerini bildirdi. Türk işadamlarını ülkelerine yatırıma davet eden Büyükelçi Stephen Mubiru, “Uganda ekonomik ve siyasi anlamda istikrarlı bir ülke. Tarım, altın, petrol , doğalgaz, su ürünleri ve turizm alanlarında çok geniş kaynaklara sahip. İki ülke arasında karşılıklı ortaklıklar kurmak istiyoruz. Ankaralı firmalarının da ülkemizde yatırım yapmasını bekliyoruz. Iki ülke arasında ki ticaret hacmini hep birlikte geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

    Uganda Parlementosu Dış İlişkiler Kurulu Başkanı Hon Katutamu Hood ise iki ülke arasında imzalanan işbirliği anlaşmasının uzun süredir mevcut olan ticari ilişkileri güçlendirdiğini belirtti. İki ülke arasında ki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmek istediklerini dile getiren Hood, “Uganda’nın yabancı yatırımlara kolaylıklar tanıyordığını, özel sektörü teşviklerle desteklediğini söyledi. Kamu ve özel sektör ortaklığında enerji, madencilik ve altyapı çalışmalarına destek verildiğini belirten Hodd, Ankaralı yatırımcıları Uganda’ya davet etti.

    Konuşmaların ardından her iki ülke işadamları ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Bazı görüşmeler ASO üyesi sanayicilerin üretim tesislerini ziyaretiyle sürdürüldü.

    ASO gerçekleşen toplantıya ASO Başkan Yardımcısı Seyit Ardıç, Uganda Büyükelçisi Stephen Mubiru, AK Parti Ankara Milletvekili ve Parlamentolar Arası Uganda Dostluk Grubu Başkanı Nevzat Ceylan, DEİK/Türkiye-Uganda İş Konseyi Başkanı ve ASO Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Ata, Uganda Parlementosu Dış İlişkiler Kurulu Başkanı Hon Katutamu Hood, Uganda heyeti ve ASO üyesi sanayiciler katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay sanayicilere seslendi

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay sanayicilere seslendi

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Yeni yönetim sistemimizin imkanları sayesinde maruz kaldığımız saldırıları hep birlikte bertaraf ettik. Faiz-döviz kuru ve enflasyon üçgeninde yaşanan manipülasyonun telafisi için sanayicimize, ihracatçımıza ve esnafımıza yönelik çok önemli destek programlarını hızla uygulamaya koyduk. Yeni hükümet sistemimiz sayesinde ekonomimize yapılan tüm müdahalelere zaman kaybetmeden karşılık veriyoruz. Türkiye’nin dik duruşu sizin dik duruşunuzdur, sizin dik duruşunuz da bizlerin dik duruşudur” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin aylık olağan toplantısına katıldı. ‘Yeni Hükümet Sistemi’nin Ekonomimiz ve İş Dünyası İçin Önemi ve Etkileri’ ana gündemi ile gerçekleştirilen toplantıda Oktay, risk olarak sunulan bir çok şeyi fırsat olarak gördüklerini söyledi.

    Oktay, “Küresel tedarik zincirine entegrasyon yabancı yatırımların özellikle Ar-Ge alanına çekilmesi ve yeşil teknolojiler gibi çevreye de duyarlı olması gibi temalar küresel sanayi politikalarında daha fazla yer alıyor” ifadelerini kullanarak, “Yapay zeka çok uzun zamandan beri uygulanan artırılmış gerçeklik dediğimiz olay da artık kendisine uygulama alanı bulan önümüzdeki 20 yıla baktığımızda da bütün alanların başta olmak üzere hayatımızı değiştirecek bir teknolojiden bahsediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Yeni gerçekliklere de kendimizi adapte etmek zorundayız”

    Oktay, Türkiye’nin böyle bir dönemde bugünkü ve geçmişte kullanılan teknolojilerle geleceğe bakma şansının olmadığını kaydederek, “Artık eski alışkanlıklarımızla sadece bugünün risklerini konuşup geleceğe bakamayız dolayısıyla yeni gerçekliklere de kendimizi adapte etmek zorundayız” dedi.

    Bütün bu teknolojik gelişmelerin Türkiye’deki karşılığına değinen Oktay, “Biz kendi kavramımızı kullanmak istedik ve ‘Milli Teknoloji Hamlesi ve Dijital Türkiye’ dedik. Bu ifadeleri kavramsallaştıralım. Savunma sanayi ve bilişim gibi stratejik alanlar başta olmak üzere her alanda milli ve yerli üretimimizi teşvik etmek önem arz etmektedir” diye konuştu.

    “Savunma sanayinde iddialıyız ama tek bir sektörle bir yere gidemeyiz”

    Fuat Oktay, Türkiye’nin savunma sanayinde bir ivme yakaladığının altını çizerek “Savunma sanayi özellikle insansız hava araçları noktasında savaş uçakları da dahil artık iddialı olduğumuz bir alan ama tek bir sektörle bir yere gidemeyiz. Çalışan mühendisinden yöneticisine kadar kamu ve özel sektördeki firmalara kadar bir özgüven oluştu. Biz ısrarla bunu diğer sektörlere yaymak istiyoruz. Tek bir sektörler baharın gelemeyeceğimizi biliyoruz” şeklinde konuştu.

    Sağlık sektörü ve ilacın hem geliştirilmesi hem de yerlileştirilmesi boyutunun konuşulduğunu söyleyen Oktay, “20 yıl geriye baktığımızdaki bugünün sağlık sektörüyle karşılaştırılması mümkün değil. Şimdi şehir hastaneleri ile birlikte ikinci seviyeyi yakalayacağız” ifadelerini kullandı.

    “Yakın geçmişte parlamenter sistemin, koalisyon hükümetlerin bitmeyen siyasi krizler ve ekonomik belirsizlikler hafızalarda tazeliğini korumaktadır” diyen Oktay, “Parlamenter sistem sebep olduğu belirsizlik ortamının yanı sıra çok başlılığın hüküm sürdüğü hantal ve yavaş işleyen bir idari sistem olarak onlarca yıldır tartışmalarımızın ana gündem maddesini oluşturdu. Erkler arasından yaşanan sorunların ekonomimize verdiği zararlar

    hafızalarımızda” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanılığı hükümet sisteminin sahip olduğu bu dinamizm ve esneklikle Türkiye’nin kalkınması ve küresel ölçekte güçlü bir aktör olabilmesi için sanayicilere fırsatlar sunduğunu kaydeden Oktay, “Kamunun fabrika açtığı veya yatırım yaptığı bir yapıdan bahsetmiyoruz. Israrla özel sektör dinamizmi ile büyümek istiyoruz. Bunun için sizlerin mutlak şekilde öncü olması gerekiyor. Bunun öncülüğü Türkiye’de yapacak bir yer varsa bunun İSO olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Oktay, “Biz ise sizin önünü açacak ve istikrarı sağlayacağız. Biz dünyada hiçbir ülkenin kazanamadığı bir tecrübeyi kazandık. Bir pazarda sorun varsa anında yeni bir pazara çok hızlı bir şekilde açılabiliyoruz. Riskin yönetimi konusunda müthiş bir kabiliyet kazandık.

    “Sizin dik duruşunuz da bizlerin dik duruşudur”

    “Yatırımcılar için belirsizliklerin azaltılmasıyla yeni sistemle birlikte daha yüksek yatırım potansiyeli olan bir ülke konumuna geleceğimize yürekten inanıyorum” diyen Oktay, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Yeni yönetim sistemimizin imkanları sayesinde maruz kaldığımız saldırıları hep birlikte bertaraf ettik. Faiz-döviz kuru ve enflasyon üçgeninde yaşanan manipülasyonun telafisi için sanayicimize, ihracatçımıza ve esnafımıza yönelik çok önemli destek programlarını hızla uygulamaya koyduk. Yeni hükümet sistemimiz sayesinde ekonomimize yapılan tüm müdahalelere zaman kaybetmeden karşılık veriyoruz. Türkiye’nin dik duruşu sizin dik duruşunuzdur, sizin dik duruşunuz da bizlerin dik duruşudur.”

  • KUSİ, sanayicilere proje eğitimi verdi

    Bartın Üniversitesi Kamu-Üniversite-Sanayi İş Birliği (KUSİ) temsilciliği tarafından Bartın’da faaliyet gösteren sanayicilere proje eğitimi verildi.

    Bartın Üniversitesi Kamu-Üniversite-Sanayi İş Birliği (KUSİ) temsilciliği bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Kamu-üniversite-sanayi iş birlikteliğinin artan hızla devam ettirilmesine yönelik çalışmalar yürüten KUSİ temsilciliği, son olarak Bartın’da faaliyet gösteren sanayicilere proje eğitimi verdi.

    Bartın İnovasyon ve Test Merkezinde gerçekleştirilen eğitimlerde; sanayicilere Doç. Dr. Abdullah Cahit Karaoğlanlı, Doç. Dr. Volkan Kırmacı ve Doç. Dr. Ali Savaş Bülbül tarafından proje yazımı konusunda dikkat edilecek hususlar ve proje değerlendirme süreçleri konularında bilgiler verildi.

    3. Ar-Ge Proje Pazarı ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu

    Ayrıca, geçtiğimiz yıl ikincisi gerçekleştirilen ve 36 farklı il, 33 farklı üniversiteden 211 projenin sergilendiği Bartın Üniversitesi Ar-Ge Proje Pazarı’nın üçüncüsünün düzenlenmesiyle ilgili görüş alışverişinde de bulunuldu.

    KUSİ temsilcileriyle sanayiciler arasında gerçekleştirilen görüşmelerde 3. Ar-Ge Proje Pazarı’nın ana temaları, kapsamı, uygulama alanları ve yaygın potansiyel etkileri konularında bilgilendirmeler yapıldı.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise bölgesel kalkınma doğrultusunda üniversite-kamu-sanayi iş birlikteliğinin önemine vurgu yaparak, üniversite olarak düzenledikleri Ar-Ge Proje Pazarı’nın Ülkemizin ‘Kalkınma Hamlesi’ne değer kattığını söyledi.

    Rektör Uzun, “Bütüncül aklın harekete geçirilmesi ve geçmişten gelen birikimlerle üniversite-kamu-sanayi işbirliğinin tesisi önem arz etmektedir. Bartın Üniversitesi olarak bizler de Ülkemizin ’Kalkınma Hamlesi’ni akademik gücümüz ve tüm paydaşlarımızla birlikte desteklemekteyiz. KUSİ bu doğrultuda çalışmalarına ara vermeden devam ederken, bir yandan da Bartın Üniversitesi Ar-Ge Proje Pazarı’nın üçüncüsüne hazırlanıyor olmanın heyecanı içerisindeyiz. İnanıyorum ki, yaptığımız tüm çalışmalarda hedeflediğimiz gibi 3. Ar-Ge Proje Pazarı’nda da yaptığımız çalışmalarla değer üretmeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle emeği geçen tüm personelimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.

  • Vakıfbank’tan sanayicilere üretim çağrısı

    Gaziantep’te üretici ve sanayicilerle zirvede buluşan Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şahap Kavcıoğlu, ülkedeki sanayicilere çağrıda bulunarak, “Kriz falan yok. Türkiye üretmeye, ihracata devam ediyor. Antep bunun örneği, 179 ülkeye yaklaşık 6.6 milyar dolar ihracat yapıyor. Siz üretmeye devam edin. devlet ve bankalar sizin yanınızda” dedi.

    Vakıfbank Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen Vakıfbank Gaziantep Zirvesi’nde bankacılar, üretici, sanayici ve kent protokolü ile bir araya geldi. Zirveye Gaziantep Valisi Davut Gül, Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şahap Kavcıoğlu, Vakıfbank Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, üst düzey banka yöneticileri, kent protokolü, çok sayıda davetli ve Gaziantep başta olmak üzere Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Kilis gibi illerdeki banka yetkilileri ve çalışanları katıldı.

    Gaziantep ve çevre illerdeki iş adamlarının son birkaç aydır yaşanan zor süreçte ekonomi alanında destan yazdığına değinen Vakıfbank Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, “Başta Gaziantep olmak üzere çevre şehirlerle birlikte bu bölge milli ekonomimize en çok destek veren bölgelerden biridir. İhracata yönelik katkısı, istihdama yönelik katkısı, turizme uygun yapısı ve gastronomi alanındaki çalışmaları ve genç nüfusuyla bu bölge Türkiye ekonomisinin en dinamik bölgelerinden biridir. Gaziantep başta olmak üzere Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Kilis gibi illerin ihracatı 2017 yılında 8 milyar doları aşmış, bu yıl ise ilk 11 ayda bu bölge 7.7 milyar dolarlık ihracat yapmıştır” dedi.

    Vakıfbank Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, Türkiye ekonomisinin son dönemlerde düzenlenen saldırılar nedeniyle bozulan dengesinin yeniden düzelmeye başladığını belirterek, “Türk ekonomisi nisan ayı gibi girdiği türbülanstan Allah’a hamdolsun çıkmıştır. Süreçte yaşanan bu faiz artışlarından bankalar olarak maalesef olumsuz etkileniyoruz. Bankalar hiçbir zaman faizlerin artmasıyla para kazanmazlar. Bu bankaların aleyhine bir durumdur. Hamdolsun kurdaki dengelenme ve enflasyondaki durulma 2019’a daha büyük bir umutla bakmamızı sağlıyor. Dengelenme, değişim ve disiplin ana başlığından oluşan ve piyasalarca çok olumlu karşılanan Yeni Ekonomi Programı ışığında önümüzde iki yıl bir dengelenme yaşanacaktır” dedi.

    “Kriz falan yok”

    Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şahap Kavcıoğlu da Türkiye’de kriz bulunmadığını belirterek, “Ülkemizin bu gelişmemizi, birlikteliğimizi engellemeye çalışanlara en güzel cevap burada. Üretim yapan, müşterisiyle, bankacısıyla el ele bir arada. Kriz falan yok. Türkiye üretmeye, ihracata devam ediyor. Antep bunun örneği, 179 ülkeye yaklaşık 6.6 milyar dolar ihracat yapıyor. Sadece halı da dünyada üçüncü. Yaklaşık 2.5 milyar dolar civarında ihracat yapıyor. Son dönemlerde yaşadığımız bu kadar, bu olaylar olmasa belki çok daha fazla pay alacağız” dedi.

    Sanayiciye çağrı

    Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şahap Kavcıoğlu, devletin ve hükümetin üreticinin yanında olduğunu, Türkiye’de son dönemde yaşanan ekonomik sürecin ardından desteğin arttığını belirterek, “Şu an Mecliste 2019 bütçesi görüşülüyor. Bu kadar saldırılara rağmen, bu kadar kur dalgalanmasına, faizlerin yükselmesine rağmen, 2013’ten bu tarafa Türkiye’de bütçe, faiz dışı fazlasıyla, yatırımlara ayrılan payıyla örnek bir bütçedir dünyada. 2013 yılından beri bu durumu faiz ve kur saldırıları ile uğraşıyorlar. Dengemizi bozmaya çalışıyorlar. Çok güçlü bir hükümetimizin olması, kesintiye uğramadan üreticiye desteğini devam ediyor. Bütçede, üreten insanlara, KOBİ’lere, yatırımcılara, özel sektörün üretim yapabilmesi için teşvikleri dahil, bütçeden ayrılan kaynak, 56 milyar TL. Dolayısıyla siz üretmeye devam edin. Bu devlet, bu bankalar sizin yanınızda” ifadelerine yer verdi.

    Bankacılara çağrı

    Özcan, Gaziantep’teki mevduat rakamlarının düşük olduğunu belirterek, bankacılara da çağrıda bulundu..Özcan, “Kredi ve mevduat rakamlarına baktığımızda Antep’te mevduat rakamının biraz düşük olduğunu görüyoruz. Kişi başına düşen mevduatta 43. sıralarda, kişi başına düşen kredinin 6. sıralarda olduğunu, toplam kredi kullanımında da Antep’in 6. sırada olduğunu görüyoruz. Mevduatın düşük olması, yatırımların daha fazla olması veya mevduatın şehir dışına gittiğini düşünebiliriz. Antep sanayisi büyümüş bir şehir. Topladığı mevduatın 3 katı bankalar kredi veriyor. Aslında mevcut durumdan yeterince ve hatta fazla pay alıyor. Ama bu kadar sanayisi gelişmiş, üretimi artmış şehrimizin daha fazla yol alabilmesi için bankalarımızın biraz daha destek olması lazım. Türkiye gerçekten son 2-3 aydır yaşadığı olayları hepimiz biliyoruz. Türkiye’de bugün moralini düzeltmek istiyorsa, bankacıların müşterinin ayağına gitmesi, üretim yapanların insanların yanında yer alması çok önemli” ifadelerini kullandı.

    Gaziantep Valisi Davut Gül de Vakıfbank’ın Türkiye ekonomisine önemli bir katkısı olduğuna değinerek, “Ben böyle bir organizasyon yaptığı için Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili’ne, Genel Müdürüne, banka müdürlerine ve buraya gelerek bu organizasyona destek veren iş adamlarına, sanayicilere, oda başkanlarına teşekkür ediyorum. 2019 yılının da Gaziantep ve Türkiye için hayırlar getirmesini diliyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından zirve anısına pasta kesimi yapılırken, müzik dinletisi, kokteyl ve halk oyunları gösterisiyle program son buldu.

  • Dış Ticaret İstihbarat Merkezi sanayicilere ve Kayseri ekonomisine katkı sağlıyor

    Kayseri OSB Dış Ticaret İstihbarat Merkezi sanayicilere, bölge sanayicilerine ve Kayseri ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan; OSB bünyesinde kurulan ve çalışmalarına büyük bir titizlikle devam eden Dış Ticaret İstihbarat Merkezinin çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Nursaçan, “Dış ticaret ülkeler arasında yapılan mal ve hizmet alım satım işlerinin tamamıdır ve günümüzde de ülkeler arasında farklı ürünlerde alım ve satımlar olmaktadır. Ülkemiz dış ticarette geçmiş zamanlara göre birçok üründe giderek gelişerek başka ülkelere de satım yapmaktadır. Sanayicilerimiz ve şehrimiz ekonomisine katkı sağlamak için kurulan Kayseri OSB Dış Ticaret İstihbarat Merkezi’nde görev yapan uzmanlarımız hedef pazar tespiti, firma istihbaratı, sürdürülebilir ucuz ithalat, hedef Pazar, detaylı pazar ve mevzuat bilgisinin sağlanması gibi birçok hizmet veriyor” dedi.

    Nursaçan, küresel sistemde ciddi gelişmelerin yaşandığını, güçlü bildiğimiz ekonomilerin sallandığını, güçlü görülen yapıların tek tek yıkıldığını, dünyada ekonomik, siyasal ve sosyal çalkantıların baş döndürücü bir hızla devam ettiğini, Kurumların gelişmesi, daha verimli, kaliteli ve beklenen hizmeti sunabilmesi için kurumsallaşmanın kaçınılmaz bir hal aldığını, Küresel düzeyde rekabetin artış göstererek her geçen gün hızla arttığını, hiper rekabet ortamının yaşandığı günümüzde sanayicilerin doğru zamanda ve yerinde hamleler yapmaya mecbur kaldıklarını, analiz ve araştırmaların öneminin günden güne değer kazandığını, ihracatta hedef pazar seçimi yapıldıktan sonra, rakip firmaların tespiti ve potansiyel müşteri belirlenmesinin ikinci önemli bir adımı oluşturduğunu, firmaların fırsat sunan pazarları tespit edebilmeleri ve yeni müşterilere ulaşmalarına katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını kesintisiz bir şekilde sürdüren söz konusu merkezin, hizmet kalitesi bakımından Türkiye’deki 327 OSB arasında önemli ve ayrı bir yere sahip olduğunu ifade etti.