Etiket: Sanayicilerden

  • İSO üyesi küresel sanayicilerden ortak görüş

    İSO), üyeleri arasında bulunan ve 74 ülkede faaliyet gösteren 600’ü aşkın uluslararası sermayeli firmayı bugün “Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler” konulu toplantıda buluştu.

    İstanbul Sanayi Odası (İSO), üyeleri arasında bulunan ve 74 ülkede faaliyet gösteren 600’ü aşkın uluslararası sermayeli firmayı bugün Başbakan Binali Yıldırım ile buluştudu. Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler konulu toplantıya, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü katıldı. Uzun yıllardır Türkiye’de faaliyet gösteren, üretim yaparak ve istihdam yaratarak ekonominin kalkınmasına katkıda bulunan gıda, otomotiv, kimya, makine gibi sektörlerden uluslararası sermayeli İSO Üyesi 600’ü aşkın şirket yöneticisinin hazır bulunduğu toplantıya, İSO Meslek Komitesi Üyeleri de katıldı.

    Toplantıya katılarak birer konuşma yapan ABB Elektrik Sanayi Murahhas Üye Sami Sevinç, BASF Türk Kimya Sanayi ve Ticaret CEO’su Buğra Kavuncu, Ford Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, Good Year Lastikleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Sarıoğlu, Nestle Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Zeynep Sungu, Procter & Gamble Tüketim Malları Sanayi Türkiye ve Kafkaslar Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, Sandoz / Novartis Türkiye ve Orta Doğu Bölgesi Başkanı Dr. Altan Demirdere, Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Siemens Sanayi ve Ticaret Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis ve Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş. Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Hukuktan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Saraç, Türkiye’ye güvendiklerini, yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam edeceklerini söyledi.

    “Türkiye’ye duyulan güvenin en güzel örneği”

    Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, paralel yapı olarak bilinen FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren İSO olarak tereddütsüz bir şekilde demokrasinin, milli iradenin ve seçilmiş Hükümetin yanında olduklarını hatırlattı. Bahçıvan, iş dünyasının lider kuruluşlarından biri olarak, darbe girişimini ilk andan itibaren gerek ortak bildiriler gerek Yenikapı’da düzenlenen Şehitler ve Demokrasi mitingine aktif katılım gerekse üyelerin yurtdışındaki 18 bini aşkın paydaşına mektup gönderme gibi yöntemlerle güçlü bir şekilde kınadıklarını ifade etti. Bu çabaların bir devamı olarak uzun yıllardır Türkiye ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlayan uluslararası sermayeli, köklü ve alanında isim yapan İSO Üyesi firmaları Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlar ile bir araya getirdiklerini söyleyen Bahçıvan, “Yıllardır Türkiye’ye güvenen ve Türkiye’de üretim yapan yatırımcıların bu toplantıda bulunması, ülkemizin geleceğine duyulan güvenin en güzel örneğini ortaya koyuyor. Bugün burada birlikte yaşadığımız, aslında Türkiye’ye güvenenlerin, Türkiye’de Üretenlerin hikayesidir. Bu, üretim çarkını dostça, kardeşçe, elbirliğiyle çeviren hepimizin hikayesidir. İSO bünyesindeki yerli ve yabancı sermayeli 18 bin üyemiz, bilgilerini, tecrübelerini ve vizyonlarını bir sinerji yaratacak şekilde bugüne kadar gerek müşterek olarak ve gerekse ferdi olarak ülkemizin kalkınması için seferber etmişlerdir” dedi.

    “Türkiye ekonomisine inancınızı dünya kamuoyu ile paylaşın”

    Toplantıya katılan yabancı sermayeli firmalara seslenen Bahçıvan, “Türkiye için çok önemli ve değerli olan içinde bulunduğumuz bu süreç, yurt dışındaki dostlarımız tarafından yeterli ve sağlıklı bir şekilde tahlil edilemiyor. Böyle bir zamanda doğru bilgi, büyük bir role ve öneme sahip. Sağlıklı ve kalıcı ilişkilerimize zarar verebilecek bu bilgi kirliliği karşısında sizlerin bizlerle el ele vermesi son derece önemli. Türkiye’de yaşanan gerçekleri ve ekonomimize olan inancınızı, ülkenizle ve dünya kamuoyuyla paylaşmanız, kuşkusuz bizler için en anlamlı ve güçlü destek olacaktır. Nitekim sizler ve temsil ettiğiniz firmalarınız, Türkiye’nin çok kıymetli elçileri, ortakları, dostlarısınız. Ülkemiz koşullarını tanıyan, gelişmeleri yıllardan beri yakından izleyen ve değerlendirebilen konumlarda bulunuyorsunuz. Uluslararası temas ve işbirliklerine her zamankinden çok nitelik ve nicelik kazandırmamız gerekiyor” dedi.

    “Ekonomi otoritesi kriz sürecini çok iyi yönetti”

    Darbe girişimi sonrası Hükümetin vakit kaybetmeden aldığı tedbirlerin, piyasalarda olumsuz bir hava oluşmasını engellediğinin altını çizen Bahçıvan, “Piyasaya yönelik hain darbeyi de aynı kararlılıkla önledik. Türk finansal sistemi darbe girişimi sonrası ilk çalışma gününden itibaren sağlıklı ve etkin şekilde, sorunsuz çalıştı. Hiçbir bankanın, Merkez Bankası’nın darbe girişimi sonrası oluşturduğu olanakları kullanma ihtiyacı olmadı. Bu süreçte Türk Lirası, uğradığı sınırlı değer kaybını kısa sürede telafi ederek iyi bir performans gösterdi. Ekonomi otoritelerimiz ve yönetimimiz kriz sürecini takdire şayan bir şekilde çok iyi yöneterek bu konudaki bilgi birikimleri ile büyük güven vermişlerdir. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki piyasa ekonomisine bağlılık sürerken ekonomimiz ve ticaret hayatımız normal seyrine devam ediyor” dedi.

    “Türkiye Varlık Fonu ve BES, ekonomiye ivme katacak”

    Bahçıvan, İSO olarak uzun zamandır dile getirdikleri ve Hükümetin gündeminde olan “fonların fonu” niteliğindeki Türkiye Varlık Fonu’nun oluşturulmasına ilişkin olarak “Hem mega projelere finansman temin edecek, hem de piyasalarda dalgalanmaları önleyecek Türkiye Varlık Fonu, ekonomimize büyük bir ivme kazandıracaktır” dedi.

    Türkiye ekonomisinin geçmişten gelen en önemli sorunlarından birisinin tasarrufların yeterli düzeyde olmayışı olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, “Bireysel Emeklilik Sistemi’nin zorunlu hale getirilmesinin hem ekonomimiz hem de çalışanlarımız için yararlı olacağı düşüncesindeyiz. Hükümetin attığı bir başka önemli adım da yurt dışındaki ve yurt içindeki varlıkların ekonomiye kazandırılması amacıyla hazırlığı devam eden Varlık Barışı’dır. Bu düzenleme bir yandan önemli bir kaynak oluşturacak, diğer yandan da kayıtlı ekonomimizin büyümesini sağlayacak. Hükümetin gündeminde olan yatırımcıların sadece taşınmazlarını değil, aynı zamanda taşınır mallarını bankalara teminat olarak gösterebilmesi konusu da sanayiciler için çok önemli ve büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu düzenleme özellikle KOBİ’leri rahatlatacaktır” dedi.

    İSO olarak dile getirdikleri yeni nesil Kalkınma Bankacılığı modeli ve Eximbank’ın orta-uzun vadeli kredileri daha da artırarak, uygun faiz oranı ve kolay teminat koşulları ile kullandırması önerilerine Hükümetin olumlu cevap verdiğinin altını çizen Bahçıvan, “Sayın Başbakanımız geçen temmuz ayının başında Kalkınma Bankasının işler hale getirilerek yatırımcılarımıza daha iyi şartlarda kredi imkanı sağlanacağını ve Eximbank’ın kredi verme şartlarının kolaylaştırılacağını ifade etmişti. Bizleri umutlandıran bu iki önemli konuda atılacak adımları heyecanla bekliyoruz” dedi.

    “Türkiye, geleceğin küresel oyuncusu”

    Konuşmasında Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele de değinen Bahçıvan, ekonominin sağlam temeller üzerine oturduğuna dikkat çekerek “Dünyaya entegre olan Türkiye, Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 18’nci en büyük ekonomisidir. 26 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam eden Türkiye, herkes için bir fırsatlar diyarıdır. 28,5 yaş ortalamasıyla Avrupa’daki en genç nüfusa sahip ülkemizin, internet abone sayısı 49 milyona, cep telefonu abone sayısı 74 milyona ulaşırken, gençlerimiz de teknolojik gelişmelere hızla uyum sağlayarak önemli bir potansiyel yaratmaktadır. Türkiye’de bu yıl yaklaşık 155 milyar dolar yatırım yapılması öngörülmektedir. Bunun 120 milyar dolarını  özel sektör yapacaktır. Türkiye kabına sığmayan, geleceğin küresel oyuncularından birisi olmak isteyen bir ülke konumundadır” dedi.

  • Egeli sanayicilerden darbe gündemi

    Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, darbe girişimin ekonomiye olumsuz bir yansımasının olmayacağını belirterek, Almanya ve Fransa örneğini de vererek OHAL kararının yargılanmaması gerektiğini ifade etti.

    Ege Bölgesi Sanayi Odası Temmuz ayı meclis toplantısında gündem 15 Temmuz darbe girişimi ve ekonomik yansımalarına Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ve 15 Temmuz şehitlerine saygı duruşu ile başlayan mecliste, ardından İstiklal Marşı okundu. Meclisin açılış konuşmasını yapan EBSO Meclis Başkanı Salih Esen, darbeyi lanetlerken, siyasileri de şapkayı önlerine koyup düşünmeleri gerektiğini hatırlattı.

    “15 Temmuz akşamı Kızılay olmasaydı..”

    Meclisin bu ay ki konuğu Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Gökay Gök de 15 Temmuz gecesi İstanbul ve Ankara’ya havayolu tehlikesinden dolayı karayolu ile kan gönderdiklerini anlattı. Gök, “Kan bağışının önemini son olarak 15 Temmuz akşamı yaşayarak hepimiz gördük. Eğer o gün 2 saat içinde binlerce kan hazır olmasaydı, binlerce insan şehit olacaktı. Her ilden her yerden kan temin ettiğimiz için kimse kan kaybından dolayı yaşam kaybı yaşamadı” dedi.

    İzmirlilere kan bağışı çağrısı

    İzmir’e kan bağış karnesinde yetersiz olduğunu ve kan ihtiyacının her kes için mecburi olduğunu hatırlatan Gök, “İzmir kendi ilinin kan ihtiyacını karşılamıyor. Geçen sen İzmir’de 50 bin kişi kan aradı. Bulduğu kan ne kadar güvenli? İzmir’e 190 bin ünite kan gerekiyor. Biz geçen sene 125 bin ünite kan toplayabildik. Yaklaşık 15 bin ünite çevre illerden geldi. Demek ki geçen sene İzmir’de 50 bin kişi sokaklarda kan aradı. Bunu siz destekçilerimizin kan bağışlarıyla aşacağız. Bu ülkede temel sorun kan bulmak değil, doğru anı bulmaktır. Önemli olan düzenli ve bilinçli bir şekilde kan vermektir” diye konuştu.

    “Biz olduk, bir olduk ve artık böyle olacağız”

    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da yapılan darbe girişimini sert sözlerle lanetleyerek, hukuk çerçevesinde darbecilerin en ağır cezayı almaları gerektiğini dile getirdi.

    İlk defa siyasilerin darbeye karşı birlik olduğuna ve bu birlikteliğin bozulmaması gerektiğine işaret eden Yorgancılar, “Konu ülke olunca, siyaseti bir kenara bırakıp ülke meseleleri ön plana çıkmaktadır. Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır sözünün tam da gereği budur. Unutmayalım ki, demokrasi, partiler üstü bir kavramdır ve ülkemizin bekası, milli iradenin temelidir. Ortak değerimiz olan Türk bayrağının gücü etrafında birleşmek, yaralarımızı saracak ve bizleri daha da güçlendirecektir. Biz olduk ,bir olduk ve artık böyle olacağız. Normalleşme sürecine katkı koyup, ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Güçlü demokrasi, hukukun üstünlüğü ve güçlü Türkiye için el ele vermeye mecburuz. Bu demokrasi sınavının ilk ayağını bir olarak verdik. Ancak bundan sonra atacağımız adımlar çok daha önemli. Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu.

    “OHAL’i yargılamamak gerekiyor”

    Hükümet tarafından alınan 3 aylık olağanüstü hal kararının millete, ekonomiye karşı değil sadece ülkenin güvenliği için alındığının altını çizen Başkan Yorgancılar, “Olağanüstü hali yargılamamak gerekiyor. Ülkenin güvenliğinin sağlanması için alınan bir karardır. OHAL kararı kişi hak ve özgürlüklerine, ekonomiye, ithalata, ihracata etki yapacak bir karar değildir. Fransa terör saldırılarında 3 ay aldı. 3 ay daha uzattı. Almanya Münih’teki saldırı sonrası OHAL kararı aldı. Ülkeler bu durumlarda olağanüstü hal kararı alıyorsa bizim sorunumuz terör değildi, ülkemizin geleceğiydi. Hepimiz bu durumu anlatmak durumundayız. Ümit ediyoruz ki, OHAL’in amacı doğrultusunda devlet yapılanması bu örgütten temizlenir ve tüm terör yapıları çökertilir. Son bir hafta içinde yapılanlar bu iradenin gösterildiği yönündedir” ifadelerini kullandı.

    “Erdoğan’dan başkası darbe girişimini önleyemezdi”

    Türkiye’nin çok güçlü bir devlet ve ekonomi yapısına sahip olduğunu kaydeden Yorgancılar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şimdi yeni bir hikaye yazmanın ve yeniden ayağa kalkmanın tam zamanıdır. Tekrar ve ısrarla altını çizmek isterim: darbe girişimi de teyit etmiştir ki, başta eğitim olmak üzere ülkemizin geleceğine ilişkin altyapı oluşturacak reformları ve adımları bir an evvel atmak ve gerçek Türkiye algısını yeniden oluşturmak zorundayız. Demokrasinin olmadığı yerde, huzurun güvenin, ekonominin, millet olma bilincinin olmayacağı unutulmamalıdır.”

    EBSO Meclis Üyesi Nedim Anbar da söz alarak, hükümeti birçok kere eleştirdiğini hatırlatarak, “Şu gerçeği söylemem gerekiyor ki, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası bu darbe girişimini önleyemezdi” dedi.

  • Yabancı Yatırımı Artırmanın Reçetesi Egeli Sanayicilerden Geldi

    Ticari marka ile fikri ve sınaî mülkiyet haklarının yeterli ölçüde korunmadığı ülkelerin, yatırım çekme gücünün zayıfladığını söyleyen Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Araştırmalar, fikri mülkiyet hakkı endeksindeki 1 puanlık artışın yatırımın üretim sektörüne yönlendirilmesini yüzde 57 artırdığını gösteriyor. İstikrarlı büyüme için yatırıma ihtiyaç var” dedi.

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, üretim ve yatırım olmadan, kalıcı büyüme sağlanamayacağını belirterek, yatırımları Türkiye’ye çekmenin yolunun fikri ve sınaî mülkiyet haklarını daha güçlü bir şekilde korumaktan geçtiğini söyledi. 26 Nisan Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Günü nedeniyle açıklama yapan EBSO Başkanı Yorgancılar, ülke ekonomisinin büyümesine yeniden ivme kazandırmak için sanayi ve üretime odaklanılması gerektiğini ifade ederek “Türkiye’nin büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşmak için daha çok üretmeye ve sanayileşmeye ihtiyacı var” dedi.

    “DAHA KARARLI ADIMLAR ATILMALI”

    Sanayi ve üretime dayanmayan büyümenin kalıcı olamayacağını dile getiren Yorgancılar, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Ekonomimizi büyütmek, daha fazla istihdam oluşturma, işsizliği azaltmak, milli gelirimizi ve ihracatımızı artırmak istiyorsak, fikri ve sınaî mülkiyet hakları konusunda daha kararlı adım atmalıyız. Ticari marka ile fikri ve sınaî mülkiyet haklarının yeterli ölçüde korunmadığı ülkelerin, yatırımı çekme gücü zayıflar. Yatırımları ülkemize çekebilmenin yolu ise fikri ve sınaî mülkiyet haklarını daha güçlü bir şekilde korumaktan geçiyor. Markayı korumadan yatırımı çekemezsiniz. Türkiye’nin istikrarlı büyümesi için yatırıma ihtiyacı var.”

    “YASA DIŞI ÜRÜN TİCARETİ ENGELLENMELİ”

    Yorgancılar, “Yapılan araştırmaların bir ülkenin fikri mülkiyet hakları endeksinde kaydedeceği her artışın, uluslararası yatırım girişini artırdığını ve yatırımın üretim sektörüne yönelme ihtimalini yüzde 57 oranında yükselttiğine” dikkat çekti.

    Türkiye’nin doğrudan yatırımları teşvik etmesi gerektiğini belirten Yorgancılar, “Türkiye fikri ve sınaî mülkiyet hakları konusunda önemli iyileştirmeler gerçekleştirdi. Ancak, içinde bulunduğumuz küresel rekabet sürecinde bu adımlar yetersiz kalmaktadır. Atılan adımların daha fazla güçlendirilmesine ihtiyacımız var. Çözmemiz gereken sorunların başında yasa dışı ürün ticareti bulunuyor. Birçok sektörde sıkıntı yapan düzenlemeler, ticari marka hakları ile fikri ve sınaî mülkiyet hakları konusunda çekincesi olan yabancı yatırımın, ülkemizden uzaklaşmasını hızlandırır. Kuşkusuz, kaçak ve sahte ürünlerin yoğunluğu, yabancı sermayenin yatırım şevkini de kırmaktadır” diye konuştu.

    “KOPYALANMA KORKUSU İKİ KERE DÜŞÜNDÜRÜYOR”

    Fikri ve mülkiyet haklarının zayıf olduğu ülkelerde, yabancı yatırımcının teknolojisinin çalınma ve kopyalanma riskini dikkate alarak yatırım yapma noktasında iki kere düşündüğünü dile getiren Yorgancılar, sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, yasa dışı ürünle mücadeleyi her alanda etkin şekilde yürüterek, bu sorunu çözmek zorundayız. Yasa dışı ürün nedeniyle devlet her yıl milyarlarca lira vergi kaybederken, yabancı sermaye yatırımları da olumsuz etkilenmektedir. Bu da, başta sanayici olmak üzere çalışanlar, esnaf ve tüketici üzerinde bir zincirleme zarara sebep olmaktadır. Türkiye’nin bu alandaki adımlarını çok boyutlu düşünerek atması gerektiğinin altını bir kez daha çizmek isterim.”

  • Ankaralı Sanayicilerden Isıf 16’da Büyük Başarı

    Ankara Sanayi Odası’nın da destekçileri arasında olduğu, Uluslararası Buluşçular Birliği Federasyonu (IFIA) himayesi altında ve Türk Patent Enstitüsü (TPE) ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı (ISIF 16) ödül töreninde ASO üyesi sanayiciler buluşlarıyla dereceye girerek 18 madalya kazandı.

    İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ISIF 16 fuarına ASELSAN, Havelsan, Hidromek, AFS Boru, Termikel, Elektromed, Eryiğit Endüstriyel Makina ve Tıbbi Cihazlar, Karba Otomotiv, Tunç Endüstriyel, Fideltus İleri Teknoloji, Cemsan Makina ve Ulusoy Elektrik olmak üzere 12 Ankara Sanayi Odası üyesi firma katıldı. Ankara Sanayi Odası’nın destekçisi olduğu ISIF 16 fuarında ASO üyesi firmalar hem ürünlerini sergilediler hem de ürünleriyle dereceye girerek madalya kazandılar.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın da katıldığı ISIF 16 ödül töreninde dereceye girerek başarı elde eden ASO üyesi firmalar altın, gümüş ve bronz madalya olmak üzere toplam 18 madalya aldı. Ödül töreninde ASO üyesi ASELSAN, Dijital Takograf Cihazı ile Kağıt Yuvası ve Online Sürüş Saatinin Elektronik İmza ile Takibi için Sistem ve Metod buluşlarıyla iki altın madalya aldı. ASELSAN’a ödüllerini Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık verdi.

    ISIF 16 ödül töreninde ayrıca Ankara Sanayi Odası özel ödülünü Ensar Körçoban’ın bireysel buluşu olan ‘ENKOBAN’ isimli Gömlek Kolu Ütüleme aparatı aldı. Ödülü Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Baran verdi.

    ENKOBAN, gömlek boyutunda herhangi bir kısıtlama olmaksızın saniyeler içinde gömlek kolunun ütülenmesini sağlayamaya yarayan bir ürün.

  • Sanayicilerden Başkan Altepe’ye Ziyaret

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’yi ziyaret eden DOSAB Başkanı Ferudun Kahraman, DOSABSİAD Başkanı Hasan Moral ve yönetim kurulu üyeleri, yeni hizmet binasının hayırlı olması dileğinde bulundu.

    Başkan Altepe’nin yeni belediye binasında son konukları, Demirtaş nahiyesinde faaliyet gösteren Bursalı sanayiciler oldu. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) Başkanı Ferudun Kahraman ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği (DOSABSİAD) Başkanı Hasan Moral, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Başkan Altepe’yi ziyaret etti. Ankara Yolu’ndaki yeni belediye binası başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede, Bursa’daki yatırımlar ve sanayicilerin sıkıntılarına dair konular gündeme geldi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın 136 yıl sonra ilk kez bu dönemde belediye binasına kavuştuğunu söyledi. 50 bin metrekarelik alana konuşlandırılan binada her şeyin en kalitelisini kullandıklarını ve çok ucuza mal ettiklerini belirten Başkan Altepe, “Bursa’da belediye binası yoktu ve yapmak bize nasip oldu. Büyükşehir’in tüm birimlerini burada topladık. Daha nitelikli ve hızlı hizmet etme, Bursa’yı bir eksikliğinden daha kurtarma yolunda güçlü bir adım atmış olduk. İnşallah buradaki hizmetlerimiz hayırlara vesile olur” dedi.

    DOSAB Başkanı Ferudun Kahraman ise, yeni belediye binasının hayırlı olmasını diledi. Bursa’nın Başkan Altepe döneminde gözle görülebilir bir atağa geçtiğini, bütünleşik projelerle uzun vadede şehrin kalıcı bir yaşanabilirliğe kavuşması için güçlü adımlar atıldığını kaydeden Kahraman, “Büyükşehir’in hizmetlerinden biz sanayiciler de faydalanıyoruz. Üretim yaptığımız bölgelerde alt ve üst yapı sorunları minimize edildi. Çok küçük adımlar kaldı, onları da biz atıyoruz. Tramvay ve en son uçak üretim hamlesiyle yeni alanlar, yeni heyecanlar oluşturuldu. Dikkatle izliyoruz. Bursalı sanayiciler olarak Büyükşehir’in attığı her adımda yanında olduğumuzu ifade ediyoruz” diye konuştu.

    DOSABSİAD Başkanı Hasan Moral de yeni binadan dolayı Başkan Altepe’yi tebrik etti. Moral, DOSAB’dan İstanbul Yolu’na paralel yeni bir yol açılması konusunda Başkan Altepe’den destek istedi.

    Görüşmede DOSAB Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Sarı, kendi bahçesinde yetiştirdiği organik zeytinyağlarını Başkan Altepe’ye takdim etti.