Etiket: Sanatlarını

  • Yabancı 23 öğrenci Karabük’te el sanatlarını öğreniyor

    Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Yaz Okulu kapsamında yabancı ülkelerden Karabük’e gelen 23 öğrenciye Safranbolu Kültür Eğitim Merkezi’nde (SAKEM) seramik ve boyama eğitimi veriliyor.

    Karabük Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) tarafından Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Yaz Okulu kapsamında İngiltere, Japonya, Filistin, Hindistan, Pakistan, Moğolistan, Çin, Rusya, Mısır gibi ülkelerden Karabük’e gelen 23 yabancı öğrenciye rölyef kursundan sonra seramik ve boyama eğitimi veriliyor. 3 hafta sürecek olan kursta öğrenciler ebru sanatını da öğrenecekler.

    SAKEM Koordinatörü Münevver Esen, dünyanın 18 ülkesinden 23 öğrencinin çeşitli seramik objeler yapmak için bir araya geldiklerini belirterek, “Geleneksel sanatlarımızdandır seramik. Öğrencilerimiz seramik hamurlarının ne şekilde hazırlanacağını, kalıplanacağını, fırınlanacağını ve ne şekilde obje haline getirip boyanacağının eğitimini almış oldular bugün. Objeleri yaparken öğrencilerin aralarındaki Türkçe diyaloglarından biz çok keyif aldık. Bu sene de dünyanın çeşitli ülkelerine Safranbolu’nun ve Safranbolu Belediyesinin yaptığı etkinlikleri yaygınlaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    Esen ayrıca öğrencilerle birlikte çalışmalarını bitirdikten sonra şubelerdeki diğer yaptıkları etkinlikleri tanıtacaklarını, ahşap ve deri alanında çok iddialı çalışmaları olduğunu söyledi.

    “Türkiye’den gitmek istemiyorum”

    Öğrencilerden Pakistanlı Taqdees Fatima, Türkiye’yi çok sevdiğini ve gezmekten hoşlandığını belirterek, “Bugün biz boyuyoruz ve çok heyecanlıyım. Türkiye’yi keşfetmek istiyorum ve buradan hiç gitmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.

    Kazak Akerke Assan ise, Safranbolu ve Karabük’ü keşfettikleri için çok mutlu olduğunu ve Türkiye’yi derslerde anlatıldığı kadar bildiğini dile getirerek, “Ama her şey daha güzelmiş, o yüzden çok mutluyuz. Sadece ders yapmıyoruz. Çeşitli kurslara katılıyoruz. Bu yüzden SAKEM ailesine ve belediye başkanına, herkese çok teşekkür ederiz” dedi.

  • Sanatlarını icra edecekleri yer bulamıyorlardı Şimdi festivali yapılıyor

    Gruplar kurup, sanatlarını icra edecekleri yerler bulmakta sıkıntı yaşayan Oda Müziği Müzisyenleri için bu yıl ikincisi Süleymanpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen “2. Bisanthe Oda Müziği Festivali” başladı.

    ‘2. Bisanthe Oda Müziği Festivali’ne Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, ‘2. Bisanthe Oda Müziği Festivali’ Genel Yönetmeni Kemal Küçük’ün yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.

    Yaklaşık 2 saat süren konserde Cihat Aşkına, Orkestra İstanbul, Oğuzhan Balcı şefliğinde eşlik etti. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa İlçesinden 8 gün sürecek olan Oda Müziği Festivali hakkında açıklamada bulunan ‘2. Bisanthe Oda Müziği Festivali’ Genel Yönetmeni Kemal Küçük, bu alanda her gün yeni gruplar kurulduğunu, ve çok değerli müzisyenler yetiştiğini ifade ederek, “Onlar gruplarını kuruyorlar ama kendi sanatlarını icra edecekleri yerler bulamıyorlar. İşte bu festival örnek olup, bu gibi festivaller çoğalırsa bu gruplarımızın geleceği için çok önemli yollar açılmış olur” dedi.

    “Klasik Müzik dünyasında, en önemli türlerden biridir”

    Genel Yönetmen Kemal Küçük, gazetecilere yaptığı konuşmasının devamında, “‘2. Bisanthe Oda Müziği Festivali’ Türkiye’de bir ilçe belediyesinin gerçekleştirdiği ilk geniş kapsamlı oda müziği festivalidir. Başkanımız Ekrem Bey, bana ‘Ne yapabiliriz’ dediği zaman, aklıma gelen ilk fikir, bir oda müziği festivaliydi. Çünkü Oda Müziği Klasik Müzik dünyasında, en önemli türlerden biridir. O koca koca besteciler, dünyanın en tanınmış bestecileri, en önemli eserlerini oda müziğinde vermiştir. Çünkü zamanın şartlarına göre besteledikleri büyük formdaki besteler yerine, tamamen kendi içlerinden geçen, kendi güçlerini gösterebilecekler en önemli form olarak Oda Müziğini görmüşlerdir. Oda Müziği grupları vasıtasıyla da müziği halka ulaştırdılar. Oda Müziği adından da belli olacağı gibi, Büyük salonlarda değil, daha küçük kapasiteli salonlarda direk dinleyiciyle yakın ilişki içinde yapılan 4’lü 5’li 7’li 8’li 10’luya kadar gruplardan oluşan enstrümanlar tarafından seslendirilir” şeklinde konuştu.

    “Sanatlarını icra edecekleri yerler bulamıyorlar”

    Genel Yönetmen Kemal Küçük konuşmasının devamında Türkiye’de Oda Müziği geleceği olan en önemli dallardan biri olduğunu ifade ederek, “Ama ne yazık ki Oda Müziği’ne yer veren festivaller salonlar son derece azdır. Halbuki bu alanda her gün yeni gruplar kuruluyor. Çok değerli müzisyenler yetişiyor. Onlar gruplarını kuruyorlar ama kendi sanatlarını icra edecekleri yerler bulamıyorlar. İşte bu festival örnek olup, bu gibi festivaller çoğalırsa bu gruplarımızın geleceği için çok önemli yollar açılmış olur. ‘2. Bisanthe Oda Müziği Festivali’ yakın gelecekte bence Türkiye sınırlarını aşıp, uluslararası alanda da çok tanınan çok değerli bir festival haline gelecek. Amacımız bu hedefimizde budur” diyerek konuşmalarını noktaladı.

    “Türkiye’deki Oda Müziği Festivali’nin en iyisi Bisanthe’dir”

    Programda gazetecilere açıklamada bulunan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat ise “Genel Sanat Yönetmenliğini Sayın Kemal Küçük’ün yaptığı bu yılda 2’ncisini yaptığımız artık bir Tekirdağ, Trakya klasiği haline gelmiş Süleymanpaşa Belediyesi ‘2. Bisanthe Oda Müziği Festivali’ açılışındayız. Tekirdağlılar, Trakyalılar inanılmaz konserler seyredecekler. Bu akşam Dünyaca tanınmış Türk Kemancısı Cihat Aşkın’ın izleyeceğiz. İddia edebilirim ki Türkiye’deki Oda Müziği Festivali’nin en iyisi Bisanthe’dir Süleymanpaşa Belediyesi bu konuda iddialıdır ve iddiasını sürdürecektir, devam edecektir. Süleymanpaşa, Türkiye’nin, Trakya’nın sanat merkezi haline gelecektir” diye konuştu.

  • Ustaları Ebru Ve Hat Sanatlarını Anlattı

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kocaeli Kitap Fuarı’nda, Ebru sanatı ustası Güseher Kahraman ve Hat Sanatı Ustası Mahmut Şahin, icra ettikleri sanatların inceliklerini anlattı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en önemli kitap fuarı olma özelliğini taşıyan 8. Kocaeli Kitap Fuarı’nda, geleneksel Türk sanatlarının önde gelen dallarından olan ebru ve hat sanatları anlatıldı. Ebru Sanatçısı Gülseher Kahraman ve Hattat Mahmut Şahin, dinleyicilere icra ettikleri sanatların tarihinden ve inceliklerinden bahsetti. Konferansta ilk olarak söz alan Ebru Sanatçısı Gülseher Kahraman, “Bilinen en eski ebru sanatı Maliki Deylemi’nin hafif ebru üzerine yaptığı çalışma olarak biliniyor. Ebru’nun kelime anlamının çoğu renkte ebru ismini karşıladığı biliniyor. Ancak Farsçada ise Ebru kelimesi bulut rengi anlamına gelmektedir. Çağatayca’da ise ebru kelimesi “Su Yüzü” anlamını karşılıyor” dedi.

    “EBRU TARİHİNE BİRÇOK İSİM KİLOMETRE TAŞI OLMUŞTUR”

    Ebru sanatında yararlanılan maddeler hakkında da bilgi veren Kahraman, “Bu sanatta en çok ihtiyacımız olan Kitre’yi artık bulamıyoruz. Bunun yerine deniz kadayıfından oluşan tozlar kullanıyoruz. Ebru sanatının uygulandığı tekneler genellikle 6-7 santimetre derinliğinde oluyor. Ebru sanatı bir tekke sanatıdır. Ebru tarihine birçok isim kilometre taşı olmuştur bunların içinde en önemlileri ise Şebek, Hezarfen İbrahim Ethem Ğfendi, Hafız Efendi, Aziz Efendi, Necmettin Okyay, Mustafa Düzgünman gibi isimlerdir” ifadelerini kullandı.

    “KUR’AN-I KERİM’İN İNDİRİLMESİNDEN SONRA YAZI ÖRNEKLERİ ARAYIŞINA GİRİLDİ”

    Ebru Sanatçısı Gülseher Kahraman’ın ardından konuşan Hattat Mahmut Şahin ise, sözlerine hat sanatının icrasında kullanılan malzemeleri anlatarak başladı. Yazı örneklerini anlatarak konuşmasına devam eden Hattat Şahin, “Kufi yazısı Peygamber Efendimiz’den beri kullanılmaktadır. Kufi yazısının ilk etapta kullanılıp sonradan vazgeçilmesinin en önemli nedeni ise harekeleri ve hatta noktalarının olmamasından dolayıdır. Özellikle Kur’an-ı Kerim’in indirilişinden sonra bu alanda yazı örnekleri arayışına girildi. Bu dönemde Reyhani ve Muhakkak yazı türleri keşfedildi. Günümüz hattatlarının yazdığı yazılar bu sebeple daha kolaydır. Günümüzde karalamalar ve talimler hat yazılarında önemli yer tutuyor” ifadelerini kullandı. Hattat Mahmut Şahin’in görsellerle desteklediği sunumunun ardından konferans sona erdi.

  • Unutulmaya Yüz Tutan El Sanatlarını Kadınlar Yaşatıyor

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinde özel tezgahlarda dokunan yöresel kilim, heybe, torba, seccadeler yoğun ilgi görüyor.

    Sadece ilçeye bağlı Sarıdibek ve Kuruçay mahallelerinde kullanılan ve dokunan yöreye ait kilim, heybe, çanta, torba ve seccadelerin unutulmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması için her iki mahallede de kurs açıldı. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Yöresel El Sanatları Atölyesi kurulurken, Vezirköprü Halk Eğitim Merkezi de kurs düzenliyor. 24 kursiyere usta öğreticiler 43 yaşındaki Şehri Doğan ve 50 yaşındaki Güleser Doğan eğitim veriyor.

    Tezgahlarda kullanılan iplerin özel olarak yaptırıldığını ve kök boya kullanıldığını söyleyen usta öğretici Şehri Doğan, kursun 4 aylık bir süre için açıldığını belirterek, “Bu kurs sürekli olmalı. Kursların yaygınlaşmasını istiyoruz. Kadınlar üreten insanlar olmalı. Emeği geçenlere teşekkür ederim. Heybe, kilim, sehpa örtüsü, araba koltuk kılıfı hepsini dokuyoruz” dedi.

    Bu kültürü gelecek kuşaklara aktarmak istediklerini belirten Şehri Doğan, bu el sanatının yaygınlaşması ile kadınlara iş alanı açılacağını söyledi.

    Kursta dokunan yöresel el ürünlerinin ise Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınacağı öğrenildi.

    “YÖRESEL EL SANATIMIZ YAŞATILACAK”

    İlçenin Sarıdibek ve Tahtaköprü mahallelerine el sanatları atölyeleri açarak unutulmaya yüz tutan bu kültürün yaşatılması için elinden geleni yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’a teşekkür eden AK Parti Vezirköprü İlçe Başkanı Halil İbrahim Doğan, ülkemizde sadece o yöreye ait olan yöresel el sanatlarının yaşatılması ve hayat bulması için Tahtaköprü Mahallesi’nde iki usta öğreticinin 24 kursiyeri eğittiğini, bu kültürü gelecek kuşaklara aktarmayı görev saydıklarını söyledi.

  • Unutulan El Sanatlarını Gün Yüzüne Çıkaran Sergi

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesine bağlı Salköprü Semt Konağında 83 çıpıt ve 42 mefruşat ürününden oluşan karma sergi açıldı.

    Karma Sergi’nin açılış törenine Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Şube Müdürleri, Yeşilyurt Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Lütfi Hangün ile usta öğreticiler ve kursiyerler katıldı. Açılış töreninde kısa bir konuşma yapan Yeşilyurt Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Lütfi Hangün, kısmi sergilerin bütün yerel kurslarda devam ettiğini, yıl sonunda Malatya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bütün bu sergileri birleştirerek genel bir sergi açacaklarını ifade etti.

    Kültür ve Eğitim Şube Müdürü Mükremin Yağbasan ise Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Yağbasan, “Semt konaklarımızda Halk Eğitimi Merkezi işbirliğinde açtığımız kurslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Dönemi tamamlanan kurslar sonunda çıkan ürünleri bir sergiyle vatandaşlarımızın beğenisine sunuyoruz. Yeni kurslarla geleneksel el sanatlarımızı yaşatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Daha sonra serginin açılış kurdelesi kesilerek sergi gezildi.

    ÇIPIT DOKUMA NEDİR?

    Asıl adı “Çulpacılık” olan “Çıpıt Dokuma”, geçmişten günümüze ulaşan ancak unutulmaya yüz tutan bir el sanatıdır. Mersin’de daha çok yaygın olan çıpıt dokuma, Malatya’ya kurs olarak getirilmesi 2000 yılındadır. 2006 yılından 2013 yılına kadar Usta Öğretici Bahriye Alabacak tarafından devam ettirilen çıpıt dokuma kursunda farklı dokuma teknikleri kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları cicim, şagi halı tekniği ile dokumadır. Çıpıt dokuma ile klozet takımları, paspaslar, seccadeler, duvar süslemeleri ve son dönemde ise aba adı verilen yöresel erkek kıyafetleri ve şark köşesi dokunmaktadır.