Etiket: Sanatları

  • Ordu’da el sanatları festivali

    Ordu Büyükşehir Belediyesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte düzenlediği “Ellerde Gizli Sanatlar” adlı el sanatları festivali açıldı.

    Ordulular Türkiye’nin değişik yörelerinden 40’ın üzerinde zanaatkârın katıldığı ve yedi gün sürecek festival sayesinde, Türk el sanatlarının birbirinden güzel örneklerini görme fırsatı yakalayacak.

    “Ellerde Gizli Sanatlar” adlı el sanatları festivali için Altınordu ilçesi Atatürk Parkında düzenlenen açılış törenine Kültür ve Turizm Eski Bakanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Okan İbiş, AK Parti Ordu İl Başkanı Uğur Çelenk, Genel Sekreter Bülent Civelek, Belediye Başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

    Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Eski Bakanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, küreselleşme ve sanayileşme karşısında el sanatlarının desteklenmesi gerektiğini söyleyerek, “Ordu ilimize her gelişimde çehresinin biraz daha değiştiğini görüyorum. Enver Başkanımız, sadece Ordu’yu imar etmekle yetinmiyor, yerli ve milli değerlerimize de sahip çıkıyor. Zanaatkârlarımız, bu değerlerimiz ile hayatın pratik ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak eserlerine şekil veriyor. Küreselleşme ve sanayileşme karşısında bu tür faaliyetlerle zanaat ve zanaatkârları desteklememiz gerekiyor. Diğer belediyelerimizin de Ordu Büyükşehir Belediyemizi ve Enver Başkanımızı örnek alarak el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlamasını istiyorum” diye konuştu.

    Gündüz sergi, akşam konser var

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Orduluların festival süresince son derece orijinal zanaat eserlerini yakından görme fırsatı yakalayacağını söyleyerek, “40’ın üzerinde zanaatkârın katılımıyla çok özgün çalışmaların yer aldığı bir sergiyi ilimizde düzenlemekten son derece mutluyuz. El sanatları festivalimiz, önümüzdeki 7 gün süresince açık olacak. Son derece orijinal çalışmaların yer aldığı festivalimizde, akşamları ise birbirinden değerli sanatçılarımız tarafından konserler verilecek” dedi.

    Başkan Yılmaz, kültürel ve sosyal faaliyetlere verdikleri öneme değinerek, “Kültürel ve sosyal faaliyetlere önem veren bir yerel yönetimiz. İki sene önce birbirinden orijinal mesleklerin eğitiminin verildiği meslek edindirme kurslarımızı açtık ve yaklaşık 17 bin mezun verdik. Bu anlamda, Ordulu hemşehrilerimizin yoğun ilgi göstereceği festivalimizin de son derece verimli geçeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Kültür ve Turizm Eski Bakanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’ya teşekkür eden Başkan Enver Yılmaz, “Sayın Bakanımız, bu tür faaliyet ve yatırımların ilimize kazandırılmasına her zaman önayak oldu ve bizlere destek verdi. Aynı şekilde Milletvekilimiz Metin Gündoğdu da Çambaşı Kayak Merkezi başta olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde ilimizle ile ilgili yatırımları bire bir takip ediyor. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

    Türk el sanatlarının çok farklı alanlarda netice veren ince el emeği, göz nuru ve sevginin eseri olduğuna dikkat çeken Vali İrfan Balkanlıoğlu, böyle güzel eserleri bir arada görmenin kendilerine ve görenlere mutluluk verdiğini söyledi.

    Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmalara dikkat çeken Ak Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, büyükşehir olduktan sonra Ordu’nun çehresinin değiştiğini ve bunun her yerde görüldüğünü belirterek altyapı yatırımlarının yanında çok önemli kültürel ve sosyal faaliyetlere de imza atıldığını belirtti.

    Konuşmaların ardından, protokol üyeleri tarafından festival açılış kurdelesi kesilerek birbirinden güzel el sanatlarının sergilendiği stantlar tek tek ziyaret edildi.

  • Kosovalı kadınlara Türk el sanatları eğitimi

    Karabük Belediyesi, Karabük Kent Konseyi ve Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde düzenlenen kurslarda 19 Kosovalı kadın el sanatı üzerine eğitim görüyor.

    Karabük Belediyesi Sosyal Yaşam Merkezlerinde Halk Eğitim Merkezi ile ortaklaşa düzenlenen kursların ünü yurt dışına yayıldı. Karabük Kent Konseyi tarafından düzenlenen kurslarda 19 Kosovalı kadın, tel kırma, takı tasarımı ile cilt bakımı ve kuaförlük eğitimi almaya başladı.

    Karabük Halk Eğitim Merkezi Müdürü Dursun Yeşiloğlu, “Karabük Belediyesi ve Kent Konseyi tarafından düzenlenen kurslara kendilerinin de öğretmen desteği verdiklerini söyleyerek, “Amacımız geleneksel Türk el sanatlarını Kosavalı kadınlarımıza öğretmek ve burada öğrendiklerini Kosava’da öğretilecek” dedi.

    Karabük kent Konseyi Başkanı Kazım Özcan ise yaptığı açıklamada, “Daha önce Karabük Belediyesi ve Kent Konseyi olarak Kosova’nın Prizren ve Mamuşa bölgelerinde iki kurs düzenlemiştik. Ayrıca Belediye Başkanımız Priştine Büyükelçiliği ve Yunus Emre Enstitüsü tarafından Drenas ve Jakova şehirlerinde düzenlenen İpek Halı Dokuma ve Tel Kırma kurslarına malzeme desteği sunmuştu. Şimdi ise Gilan şehrinden, Gilan Kültür Sanat Derneği üyesi 19 bayanı şehrimizde ağırlıyor ve değişik branşlarda eğitim veriyoruz. Amacımız hem şehrimizi dost ve kardeş ülkelere tanıtmak, hem de dost ve akraba toplulukları değişik branşlarda eğiterek onların ev ekonomilerine ve ülkelerine sunmasını sağlamak. İnşallah buradan ülkelerine döndükten sonra hem ekonomilerine katkı sağlayacaklar, hem de Türk el sanatlarını diğer arkadaşlarına da öğreterek Balkanlar’da da yayılmasını sağlayacaklar” dedi.

    Kosavalı Şadiye Ahmeti isimli kursiyer Kosavalı kadınlar olarak Türk el sanatlarını öğrenmeyi çok istediklerini söyleyerek, “Bize bu imkanı sağladıkları için herkese teşekkür ediyoruz. Aramızda genç ve orta yaşlı insanlar var. Gençler bu işe daha çok hevesli. İnşallah burada göreceğimiz kursun ardından kendi ülkemizde diğer kadınlarımıza hem bu el sanatlarını öğreteceğiz hem de iş imkanı sağlamış olacağız” dedi.

    19 Kosavalı bayan yaklaşık 10 gün boyunca kurs eğitimi aldıktan sonra ülkelerine dönecek.

  • (ÖZEL HABER) Türk savaş sanatları yeniden canlanıyor

    Her geçen gün ünü Türkiye’nin 4 bir yanına yayılan Karesi Atlı Okçuluk ve Atlı Savaş Sanatları Kulübü, ecdat sporu atlı okçuluğu gençlere sevdirip yeni kuşaklara aktarıyor. Kulüp Başkanı Ertan Erkekoğlu verdikleri kurslarla her yaştan insana okçuluğu öğrettklerini ifade ederek, “Kurslar kepaze çekmekle başlar, kepazelik çekmeden okçu olunmaz” dedi.

    Türkiye’nin atlı 3 gösteri ekibinde birisi olan Karesi Atlı Okçuluk ve Atlı Savaş Sanatları Kulübü’nün ünü bütün Türkiye’ye yayılıyor. Yaptıkları gösteriler kadar düzenledikleri kurslarada her yaştan vatandaşlar büyük ilgi gösteriyor. Karesi Atlı Okçuluk ve Atlı Savaş Sanatları Kulüp Başkanı Ertan Erkekoğlu, 2013 yılında kurduklarını ifade ederek, “4 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Kulübü kurmaktaki amacımız ata sporumuzu bin yıllık kültürümüzü, orta Asya’dan günümüze atalamızın var oluş sebebi olan ata sporumuz atlı okçuluğu, geleneksel okçuluğu ve atlı savaş sanatlarını gençlerimize tanıtıp yaşatmak ve öz kültürünü canlı canlı göstermek. Türkiye’nin 4 bir yanında bunun için gösteriler yapıyoruz festivallerde, yarışmalarda. Kalabalık bir ekibiz Türkiye’deki 3 atlı okçuluk gösteri ekibinden birisiyiz. Atlı okçuluğu ve bu kültürü Türkiye’nin 4 bir yanında hem Balıkesirimizi, hemde Karesimizi temsil ettik, sevdirdik ve tanıttık. İnsanlar bizim vasıtamızla bu kültürü ve sporu araştırmaya başladılar. Bunun bizaat geri dönüşleri oldu bize” dedi.

    Okçuluk genetik kodlarımızda var

    Balıkesirlilerin okçuluğa büyük ilgi duyduğunu ifade eden Erkekoğlu, “Düzenlediğimiz 3 aylık bir kurs döneminde her yaştan yaşlı, genç, bayan, çocuk öğrencilerimiz var ve ilgi çok büyük. Sizde küçükken ağaç dalarından yay yapmışsınızdır, inanın bu bizim genlerimizde, genetik kodlarımızda var. Bizim bilez, bilye dediğimiz oyun bile orta Asya’da çocukların baş parmaklarını ok atmak ve güçlendirmek için oynadıkları bir oyundur. Bizim bir kurs düzenleyeceğimizi öğrenince insanlar büyük ilgi gösterdiler. 160 kursiyerimizi mezun etmek üzereyiz” şeklinde konuştu.

    Kepazelik ve çile çekmek

    Okçulukta yer alan bazı terim ve ifadelerin zamanla dilimize yerşleştiğine dikkat çeken Erkekoğlu, “Geleneksel okçulukta bazı tabirler var kepaze çekmek, çile çekmek. Bunlar hep geleneksel okçuluktan dilimize yerleşmiş. Yay almadan önce yumuşak yaylarla kepaze çekilip kolların güçlenmesi ve kas hafızası oluşması sağlanıyormuş. Kepazelik çekmek dilimize buradan yerleşmiş. Çile çekmek de, yine yayın kirişinin bir ismi çiledir. Çocuk okçular vakfına talebe olmuş, birileri ne yapıyorsun diye sorduğunda, çile çekmeye devam ediyorum demiş. Çile çekmek dilimize ordan yerleşmiş” dedi.

    Türkler İslamın sancaktarı

    Okçulukla ilgili hadis-i şerifler bulunduğunu hatırlatan Erkekoğlu “Türkler İslamla şereflendikten sonra İslamiyetin sancaktarı olmuşlar. Atlı okçuların savaş kabiliyeti ve hızları, Türk yayının kalitesi ve hızı sayesinde zaferler kazanmışlar. Oklar diğer milletlerin kullandığı silahlara müthiş bir üstünlük sağlamış” şeklinde konuştu.

  • Vezirköprü’de yöresel el sanatları yaygınlaşıyor

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yöresel el sanatlarına ilginin arttığı ve yaygınlaştığı bildirildi.

    İlçenin Sarıdibet ve Tahtaköprü Mahallelerinde yaygın olarak kullanılan yöresel kıyafet kilim, heybe ve fesin unutulmaya yüz tuttuğu ve bu el sanatını bilen 2 usta kalmasıyla 2004 yılında iki eğitimci Adnan Aci ve Bünyamin Kıvrak’ın harekete geçmesiyle, daha sonra öğretmen Bünyamin Kıvrak ve Reşat Gümüş’ün bir proje kapsamında, 2010 yılında ise Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Eyüp Kumaş ile Bünyamin Kıvrak ve Reşat Gümüş’ün yöresel sanatları araştırma çalışmaları kapsamında gelecek kuşaklara aktarılması konusunda büyük aşama kaydedildiği belirtildi. Projeye Vezirköprü Kaymakamlığı, Vezirköprü Belediyesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesinin de destek verdiği, destek kapsamında Sarıdibek Mahallesi’ne Büyükşehir Belediyesi tarafından bir atölye yapıldığı açıklandı.

    Kurslar yıl boyu düzenleniyor

    Yöresel sanatların yaşatılması ve yaygınlaşması kapsamında ilk olarak 2010 yılı Nisan ayında açıldığı, bu yıl Sarıdibek Mahallesi’nde açılan kursa her yaştan 24 bayan katılırken usta öğreticiliği bu sanatı icra edebilen Emine Güzel (56), Asiye Güzel (62) tarafından yapıldığı belirtildi. Ayrıca Tahtaköprü ve Susuz Mahallelerinde de aynı el sanatlarının icra edildiği kaydedildi. İŞKUR Müdürlüğü ile yapılan is birliği kapsamında kursiyerlere günlük yevmiye olarak 30 TL verildiği, sağlık sigortalarının ödendiği, usta öğreticilere ise yevmiye ve günlük ücretlerinin Halk Eğitimi Müdürlüğü tarafından karşılandığı kaydedildi. Daha çok kursiyerin bu sanatı öğrenebilmesi için kursların yıl boyu devam ettiği, üretilen el sanatı ürünlerinin değerlendirildiği, kursiyerlerin bu sanatı icra ederek aile ekonomisine katkı sağlayabileceği ifade edildi.

    Usta öğreticiler Asiye Güzel ve Emine Güzel, kendilerinden başka bu sanatı bilen kalmadığını, eğer bu kurslar açılmasa bu sanatın ve geleneğin bitebileceğini dile getirerek kursların açılması ve bu sanatın yaşatılmasında emeği geçenlere teşekkür ettiler.

    Tanıtım ve pazarlama çalışmaları devam ediyor

    Samsun Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Vezirköprü Kaymakamlığı ve Vezirköprü Belediyesinin de destek verdiği proje kapsamında üretilen yöresel sanat ürünlerinin tanıtım ve pazarlama çalışmalarının devam ettiği açıklandı. Projenin birinci hedefinin bu kültürün ve el sanatının gelecek kuşaklara aktarmak olduğu belirtilirken diğer hedefin ise üretilen ürünlerin ekonomiye kazandırılması olarak açıklandı. Yöresel kıyafet ve el sanatlarının bu coğrafyada günlük hayatta da kullanıldığı yöre insanının kültürüne bağlı olduğu ve sadık kaldığı, bu nedenle ilçenin Tahtaköprü ve Sarıdibek Mahallelerinde bu kursların açıldığı ancak ilçe geneline bu el sanatının yaygınlaştırılacağı dile getirildi.

    Sarıdibek Mahallesi’ndeki el sanatları atölyesinde kursiyerleri ziyaret eden Halk Eğitim Merkezi Müdürü Eyüp Kumaş çalışmaları yerinde izleyerek bu sanatı icra etmek için birbiri ile yarışan kursiyerlere usta öğreticilere ve kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

  • Geleneksel el sanatları “Altın Eller’ Festivali’nde yeniden hayat buluyor

    Beyoğlu Belediyesi tarafından düzenlenen ve 50 gün sürecek “Beyoğlu Hareketleniyor” festivalinin ikinci etabı Altın Eller Festivali’nde etkinlikler hız kesmeden devam ediyor.

    Altın Eller Festivalinin üçüncü gün performansında sanatçılar geleneksel sanatlarını sahne üzerinde göstererek katılımcılara güzel bir gün yaşattı. Saat 14.00’de başlayan etkinlikte yorgan ustası Hasan Kar, ahşap kaşık ustası İsmail Yıldız, ebru ustası Özlem Çapur ve çini ustası Meryem Buhari sanatlarını canlı performansla sergiledi.

    “Mesleğime Sakarya’da başladım, yorgancılığın kitabını yazdım”

    Mesleğine Sakarya’da başladığını dile getiren yorgan ustası Hasan Kar, “Bilgi sahibi insanlar yorganlarını değiştirmeye başladı. Güzel bir yorgan üç günde tamamlanır. Benim yaptığım yorganlar hava alır. Sentetik değildir. Halkın sağlığı için bunları anlatmam gerek, bu yüzden yorgancılığa dair şeyleri bir kitapta topladım” dedi.

    Çini Ustası Meryem Buhari çini sanatına emekli olduktan sonra başladığını söyledi. Sahnede canlı performansını yaparken çini sanatına dair incelikleri de katılımcılarla paylaşan Buhari, “Kağıtlara çizdiğimiz desenleri iğne ile delip yapacağım alana transfer ediyoruz. Kömür kalemiyle çizdikten sonra içini boyuyoruz. 10 saat fırınlanıyor eserimiz sonra sırlanıyor ve fırında hayat buluyor” şeklinde konuştu.

    Ebru sanatının kültür elçiliğini yapan ve festivale Eskişehir’den katılan Özlem Çapur ise ebru sanatının yapılışını “Teknede geven otunun tozuyla karıştırılmış yoğun bir sıvı var. Boyalarımızı topraktan elde ediyoruz. Boyaların açılması ve büyüklüklerini ayarlayabilmek için büyükbaş hayvanların öds sıvısını kullanıyoruz. Ebrunun en güzel tarafı her zaman farklı eserler çıkarabilmek. Ülkemizi tek Türk olarak Dubai festivalinde temsil ediyorum ve her sene katılım için davet alıyorum. Gelenekselliğini bozmadan yenilik getiriyoruz” ifadeleriyle anlattı.

    1995 yılında baba mesleği olan ahşap kaşık yapma sanatını icra eden İsmail Yıldız işinin inceliklerini anlatan keyifli bir sunumla yaptı. Şimşir kaşığın sağlık açısından önemine vurgu yapan Yıldız, 5-6 yaşına kadar çocuklar bu kaşıklarla beslenmeli” dedi.