Etiket: Sanatın

  • Sanatın tonları Kırıkkale’de

    ‘Sanatın 10 Tonu’ ismi verilen karma sergi ile sanatın farklı dallarından eserler Kırıkkalelilerin beğenisine sunuldu.

    Farklı alanlardan sanatçılar eserlerini ‘Sanatın 10 Tonu’ isimli sergi ile Kırıkkale Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda açtı. 11 kişilik bir ekipten oluşan ‘Sanatın 10 Tonu’ sergisini hazırlayan sanatçılar Pazar gününe kadar meydanda olacaklar.

    Sergi ekibinden Diş Hekimi Çağlar Sakin ekibin oluşumunu ve oluşturdukları sergiyi şöyle anlattı:

    “Bu seneki sergimiz Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenleniyor. Bu yıl sergimizin üçüncüsünü düzenliyoruz. Bu bakımdan biraz geleneksel hale geldi. Yola iki kişi ile başladık daha sonra giderek yaygınlaştı. Giderek daha çok katılım oldu ve bu sene 2017 yılında, 11 sanatçımız var. Sergimizde bugün 40 eser sergiliyoruz, pek çok daldan insanlar var. Karikatür çizen arkadaşlar var, şair var, resim çizen, yağlı boya yapan, farklı farklı dallardan 40 eser sergileyeceğiz Kırıkkale’de yaşayan insanlara. Sergimize katılımın yoğun olduğunu düşünüyoruz, geçmiş yıllarda böyleydi. Bu sene daha geniş bir katılımla olacağını tahmin ediyoruz. Sanatçılarımızın 10 tanesi Kırıkkaleli 1 tanesi Ankara’dan katıldı. Sergimiz Pazar gününe kadar saat 21.00 – 01.00 arasında sergimiz devam edecek.”

    Eserleri ile sergiye katılan sanatçıların isimleri ise şöyle, Orhan Karartı, Ferda Balkaya Çetin, Çağlar Sakin, Aynur Önder, Gülbeyaz Demir, Çağrı Mete Duran, Yasemin Günindi, Rafet Olgun, Ahmet Uraz Avcı, Ayten Türk, Senem Şevketferoğlu Çetin.

  • Sinema ve sanatın yıldızları Çirkin Kral için Adana’ya gelecek

    Türk sinemasının usta ismi ’Çirkin Kral’ lakaplı Yılmaz Güney, Adana’da Çukurova Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikle anılacak. Etkinliğe sinema ve sanat dünyasından ünlü isimler katılacak.

    Çukurova Belediyesi Orhan Kemal Kültür Merkezi’nde 7 Eylül Çarşamba günü yapılacak Yılmaz Güney’i anma etkinliği, saat 18.00’de Adanalı sanatçı-yazar Menderes Samancılar’ın ‘Bir Orman Yangını’ adlı kitabını imzalamasıyla başlayacak. Ardından Tarsuslu yazar-sanatçı Uğur Pişmanlık’ın ‘Güneşin Sofrasında’ adlı sergisi açılacak. Etkinliğe Orhan Kemal Kültür Merkezi’nde müzikli sunum ve çeşitli konuşmalarla devam edilecek.

    Anma etkinliğine Arif Keskiner, Aytaç Arman, Erdal Cindoruk, Levent Özdilek gibi sinemacıların yanı sıra Menderes Samancılar, Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney, sanatçı Melike Demirağ, yazar İbrahim Çenet, sanatçı Nilüfer Bıyıklı ve Uğur Pişmanlık ile Güney’in kardeşleri Leyla Demirezen, Özlen Pütün ve Güzide Sayıl da katılacak. “Çirkin Kral” Yılmaz Güney için düzenlenen etkinliğe katılmak amacıyla 7 Eylül’de Adana’ya gelecek olan Melike Demirağ, toplantıyı izleyecek konuklara özel bir sürpriz yapacak. Adana’ya yıllar sonra da olsa geliyor olmaktan çok büyük bir mutluluk ve heyecan duyduğunu ifade eden Melike Demirağ, duygularını “Yılmaz Güney’in sofrasında Yılmaz Güney dostlarıyla Yılmaz Güney’i anmak, bir arada olmak müthiş bir heyecan” diyerek ifade etti.

    Başkan Çetin’den davet

    Yılmaz Güney’i 30 yıl aradan sonra ilk kez bir yürüyüş ve gece düzenleyerek iki yıl önce andıklarını hatırlatan Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “Bu yılki anma etkinliğimize çok ciddi bir planlama yaparak hazırlandık. Yılmaz Güney’in çok yakını, dostu, kardeşi, arkadaşı, yoldaşı ve takipçisi olan aydınlarımızla güzel bir program hazırladık. Tüm Adana’yı, Adanalıları Orhan Kemal Kültür Merkezimizdeki etkinliğimize bekliyoruz. Hayatı birlikte güzelleştireceğiz” dedi.

  • Anadolu’da “Kadim Sanatın Işığı Yeni Dünyada”

    Anadolu Üniversitesi’nin Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında ev sahipliğini yaptığı ve açılışı gerçekleştirilen “Kadim Sanatın Işığı Yeni Dünyada” isimli sergide, New York Islamic Arts grubunun karma eserleri yer alıyor.

    Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde açılışı gerçekleştirilen sergiye, Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan, New York Islamic Arts grubu kurucusu ve eğitmeni Müjgan Başköylü, Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü Sadettin Aygün, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve Çağdaş Sanatlar Müzesi Yönetim Kurulu Üyesi Recai Dönmez’in yanı sıra çok sayıda sanatçı, akademisyen ve sanatsever katıldı. Neyzen Yavuz Kenarda tarafından açılış öncesinde ney konseri verildiği sergide, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde faaliyet gösteren “New York Islamic Arts” grubunun karma eserleri yer alıyor. Sergide grubun kurucu eğitmeni Müjgan Başköylü’nün Kat’ı sanatının örneklerinden olan 38 adet eseri ve öğrencileri A. Elinor Holland, Zinnur Doganata, Behnaz Karjoo, Nurdan Yeneroğlu ve Nadia Celestin’in hat, tezhip,minyatür, ebru ve kat’ı tekniği ile çalıştıkları 30 eseri bulunuyor.

    “SERGİNİN GÜZELLİĞİ YUNUS EMRE HAFTASI İÇERİSİNDE OLMASI”

    Serginin açılışında konuşan New York Islamic Arts Kurucusu ve Eğitmeni Müjgan Başköylü, kendilerine gelen talep doğrultusunda yaklaşık 9 ayda bu sergiyi hazırladıklarını bildirdi. Eserlerin 6 yıllık çalışma sonrasında ortaya çıktığını dile getiren Başköylü, “Bu sergi, New York Islamic Arts’ın New York’ta yapılmış ve New York’taki öğrencilerinin ve bizim ortak düzenlediğimiz bir sergi. Serginin güzelliği Yunus Emre Haftası içerisinde olması. Bu haftada biz de elimizden geldiği kadar bu haftaya özgü bazı çalışmalarla sergiye katıldık. Yunus Emre, ‘Biz bu kapıdan eğri bir şey sokmayız’ der ve onun sanat anlayışı, estetiği de hep doğrunun ve idealin peşinde koşmaktır. Biz sadece o doğruyu ve ideali bulmak için yola çıktık. İnşallah bu sergide bir parça onları görüp yakalama fırsatı olur. Serginin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Amerika’dan gelen sanatçılara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Rektör Gündoğan ise, “Kadim sanatımızın dünyanın öbür ucundaki sanatçılar tarafından devam ettiriliyor olması, sanatımızın ışığının yeni dünyada ışıldıyor olması gerçekten bizim için gurur verici. Ramazan ayı boyunca da devam edecek güzel bir sergi. 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti olan kentimizde 2013-2014 yıllarında üniversitemiz çok ciddi etkinlikler gerçekleştirdi. Hem Türk dünyasına ilişkin hem de kadim mirasımızın tanıtılmasına yönelik önemli etkinlikler gerçekleştirdi. Bunun devamı olarak da üniversitemiz Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni kurdu. Bu merkez aracılığıyla da bundan sonra Türk dünyasına ilişkin sanatsal ve bilimsel tüm çalışmaları üniversitemiz çatısı altında devam ettireceğiz. Bu serginin aynı zamanda Yunus Emre Haftası’na denk gelmiş olması da gerçekten kayda değer. İnşallah 2 ay boyunca sergimize konuklarımızı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yunus Emre ile de alakalı çalışmaların yer aldığı “Kadim Sanatın Işığı Yeni Dünya’da’’ isimli sergi, 30 Haziran tarihine kadar açık kalacak.

  • Plato Sanat’ın ’Ölü Doğa Sergisi’ Açıldı

    Çağdaş sanat ve sanatçıya destek sergilerine bir yenisini ekleyen Plato Sanat, natürmort resmin çağdaş sanattaki çeşitli görüş ve anlamlarını ele alan ’Ölü Doğa’ sergisini ziyaretçileriyle buluşturuyor.

    Plato Meslek Yüksekokulu bünyesinde faaliyet gösteren Plato Sanat, Küratör Marcus Graf yönetiminde çağdaş sanatı ve sanatçıları destekleyen sergilere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu etkinliklerden biri olan ve görsel sanatlardan 9 sanatçıyı bir araya getirerek, sanatçıların farkı disiplin ve tekniklerinin yanı sıra fikir ve kavramlarını da bir arada sunan ’Ölü Doğa’ sergisi sanatseverlerle buluştu. Sergiye eser veren Burçak Bingöl, Elif Boyner, Serkan Demir, İsmet Doğan, Orhun Erdenli, Melike Kılıç, Ilgın Seymen, Ekrem Yalçındağ ve sanatseverlerin katılımı ile Ayvansaray’da bulunan Plato MYO Kampusü’nde açılan sergi, 3 Nisan tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

    ’ÖLÜ DOĞA’ SERGİSİNDE NELER ANLATILIYOR?

    Ayşegül Çinici Yazıcı’nın direktörlüğünü yaptığı Plato Sanat’ın, ’Ölü Doğa’ isimli yeni sergisi, insanların hayatlarındaki şeylerin anlamlarının eleştirel analizini ele alıyor. Bu analizi yaparken de, bir zamanlar cisimleri kavrama ve nesneleri fikirlere dönüştürme gücüne sahip olan sanat akımı Natürmort’un güncel geçerliliğinin gözden geçirilmesine de katkıda bulunuyor.

    Natürmort’un 17. yüzyıldan beri sanat tarihinin önemli bir konusu olduğunu ve yüksek estetik ve dekoratif değeri nedeniyle özellikle barok ve klasik dönemde popüler olduğunu vurgulayan Plato Sanat Daimi Küratörü Marcus Graf, eserlerin yalnızca ressamın ustalık becerilerini göstermekle kalmadığını, her bir nesne, sıvı, hayvan, böcek, meyve ve sebzenin, hayat ve ölüm üzerine metaforik anlamı olarak dünyanın hallerine gönderme yaptığını açıkladı. Bu anlamda natürmortun gerçek ve metafiziğin bir aynası olduğunu söyleyen Marcus Graf, aynı zamanda insan ile kullandığı ve çevrelendiği şeylerle de bağlantılı olması sebebiyle Natürmort’un, ’Şeylerin Dünyası’nın (Dingwelt) bir yansıması olduğunu belirtti. Natürmort aynasının, yüzeyini kaplayan kodlar ve kültürel katmanlardan dolayı her zaman için bulanık olduğunu ve sadece metaforik algıya izin verdiğini dile getiren Marcus Graf sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yansıyan imgenin ikonografisi, dünya üzerindeki her bir maddeyi çoklu muhtemel içeriklerle dolu olan semboller dünyasında dönüştürür. Nesnelerin düşünsel yer değiştirmeleri ve anlamlarının dönüşümü modern sanat tarihinde temel bir rol oynar. Ready Made ve Kolaj sanatı, nesneler dünyasının bu tarzdaki kavrayışına dayanmaktadır. Arte Povera, Pop Art ve Fluxus gibi sanat akımları da çalışmalarının büyük bir çoğunluğunu eserler ve gündelik öğeler temeline dayandırmaktadır. Bugün Natürmort’un bu boyutu halen birçok sanatçının üretimini etkilemektedir.”

  • “Dem Sanat”ın İlk Konser Heyecanı

    Dem Kültür ve Sanat Derneği, Türk Halk Müziği konseri verdi.

    Çukurova Üniversitesi’nde Türk Halk Müziği Koro Şefi olan ve aynı zamanda Dem Kültür ve Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürüten Özgür Peker, Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde verdikleri konser sonrasında açıklamalarda bulundu. Peker, derneklerinin kuruluş amacına yönelik olarak, “Türkü dostluğu başlangıç noktamız. Zaman içerisinde sanatın diğer alanlarına ve kültürümüzün çeşitli konularına yönelik çalışmalar da yapmayı planlıyoruz” dedi. Peker, Dem Sanat’ın kuruluşundan bu yana dostluk, sevgi, geçmiş, gelecek ve türkü ile yoğrulduğunu söyleyerek yaptıkları müzikle Anadolu’yu, Çukurova’yı ve Adana’yı anlattıklarını söyledi.

    Çukurova’nın bereketli topraklarından çıkmış nice büyük sanatçı olduğunu, kendilerinin de onların izinden yürümeye çalıştıklarını anlatan Peker, “Bu topraklarda yüzyıllardır var olan kederi, acıyı, neşeyi ve coşkuyu, sevgiyi yaptığımız sanata yansıtıyor, elimizin altında var olan bu zengin kültürel birikimi gelecek kuşaklara aktarmak için çabalıyoruz. Tüm bunların sonucunda da böyle bir konser vermeyi amaçladık” diye konuştu.

    Özgür Peker, konsere gelen sanatseverlere ve konserin sponsorluğunu üstlenen Seyhan Belediyesi, Acıbadem Adana Hastanesi ve Armoni Prodüksiyon’a teşekkür etti.