Etiket: Sanatçının

  • Mehmet Ali Erbil’in kardeşinden sanatçının son durumuyla alakalı açıklama

    Mehmet Ali Erbil hakkında sosyal medyada çıkan haberlerle ilgili Yeşim Erbil’den açıklama geldi. Açıklamada,”Bazı haberler çıkmış arayanlar oldu. Tedavisi devam ediyor. Bir sorun yok” dedi.

    Ünlü sanatçı Mehmet Ali Erbil ile ilgili sosyal medyada çıkan haberlerin ardından ablası Yeşim Erbil bir açıklama yaptı. Ünlü sanatçının ablası Yeşim Erbil sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; ” Bazı haberler çıkmış arayanlar oldu. Tedavisi devam ediyor. Bir sorun yok. Detaylı bilgileri paylaşırım. Bizden haber almadıkça başka haberlere inanmayın” ifadelerini kullandı.

  • Olgay Alışık, 46 sanatçının resim sergisiyle yeniden hayata ‘merhaba’ dedi

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, ünlü ressam Emine Alışık, geçen yıl kalp yetmezliğinden kaybettiği 33 yaşındaki oğlu Olgay Alışık’ın adına Cunda Adası’nda sanat galerisi açtı. Açılış, 46 sanatçının ‘Merhaba’ isimli sergiyle gerçekleştiririldi.

    Emine Alışık’ı oğlunun ismini taşıyan Olgay Sanat Galerisi’nin açılışında sanatçı dostları ve kalabalık bir sanatsever topluluğu yalnız bırakmadı. Emine Alışık, “Bu sanat evimizi rahmetli oğlumun adına açtım. Burada sergi açılışları, şiir dinletileri gibi etkinliklerle adamıza kültürel anlamda bir şeyler katmak istiyorum. Ayrıca resim kurslarımızı da haftanın belirli günlerinde çocuklar ve yetişkinlere yönelik yapmayı planlıyoruz” dedi.

    Sanat evinin açılışını 46 sanatçı arkadaşıyla birlikte hazırladığı resim sergisi ile gerçekleştirmiş olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Emine Alışık, “Şu anda burada Türkiye’nin çeşitli vilayetlerinden arkadaşlarım açılışa katıldı. Herkes birbirine sevgiyle, dostlukla sarılsın diye sergimize ‘Merhaba’ ismini verdik. Sanatı daha uzun yıllar yaşatabilme adına burada birlikte olmaya çalışacağız.” diye konuştu.

    Emine Alışık, 17 yıldan bu yana yerli ve yabancı sanatçı arkadaşlarıyla birlikte sürdürdükleri Ege Rüzgarları adını taşıyan resim atölyesi ve akabindeki sergi çalışmalarının bu yıl 18’incisini düzenleyeceklerini bildirerek, “Yeni sanat evimizde 20 Ağustos’ta da Mehmet Akkaya adlı bir ressam arkadaşımızın da kişisel resim sergisi gerçekleşecek. Bu sergi 10 gün sürecek. Böylelikle sergilerimiz burada yaz-kış devam edecek. Şu anda bunların müracaatlarını alıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Ünlü sanatçının yeni imajı şaşırttı

    Uzun bir aradan sonra yeniden albüm çıkaracağını müjdeleyen ünlü sanatçı Cengiz İmren’in yeni imajı görenleri şaşırttı. Yıllar sonra yeni albümü ve yeni imajı ile sevenlerinin karşısına çıkacak olan İmren, sanat camiasına eslenerek “Artık onlar düşünsün” dedi.

    Bodrum Gümbet Barlar Sokağında açılan Ampersand Club sahibi Burak İrtanki’yi hayırlı olsun ziyaret bulunan ünlü sanatçı Cengiz İmren’in yeni imajı şaşırttı. Bodrum’da sahne alacak olan İmren hayranlarına albüm müjdesini de verdi. Uzun süredir müzik piyasasından bulunmayan İmren yeni albümünün çok yakından çıkacağını açıkladı. Yıllardır albüm yapmayan İmren yeni albümünün Cengiz İmren şarkılarına özür albümü olduğunu söyledi.

    Yeni albüm yeni imaj

    Yeni imajı ve yeni albümüyle hayranlarının karşısına geçecek olan İmren Yaz sezonu boyunca da Ampersand Club’da sahne alacak. Albüm tanıtımını da aynı kulüpte yapacak olan İmren şarkılarıyla müzik piyasasını alt üst edeceğini söyledi. Zayıflığı ve kısacık saçlarıyla çok farklı bir imaja bürünün İmren’in kısa bir süre içerisinde albümünün çıkacağı öğrenildi. Çok yakın arkadaşım olan Burak İrtanki’yi ziyarete geldiğini söyleyen İmren, “Ampersand Clup hayırlı uğurlu olsun diyorum Burak kardeşime ve sevgili eşine. Çok emek harcadılar. Böyle elit bir mekanda çıkacak ve canlı müzik olacak” dedi.

    “Sanat camiası düşünsün artık”

    Hayranlarına albüm müjdesini veren İmren, şöyle konuştu:

    “Beni yılardır bekleyen bütün sevenlerime buradan müjde vermek istiyorum. Yaz boyunca yeni albümümle, yeni şarkılarım, yeni orkestram ve yeni Cengiz İmren’le müzik piyasasında olacağım. Her zaman hayalini kurduğum bir club vardı ve Burak bunu gerçekleştirdi. Burada çıkmanın keyfini yaşayacağım. İlk albüm tanıtımı yine burada olacak. Şimdiden herkese hayırlı olsun. Buradan bizim camiamıza sesleniyorum. Uzun zamandır yoktum. Ama var gibiydim her zaman Cengiz İmren ve şarkılarından özür diledim. Bu benim özür albümüm olacak. Gerisini onlar düşünsün.”

  • Bu eserlerin değerini sanatçının hayatı belirliyor

    Hediyem İstanbul, tombak sanatçısı İsmail Bülbül ile Ebced hesabı ile tasarlanmış koleksiyonerlere özel eserler hazırladı.

    Kalemkâr ve tombak sanatçısı İsmail Bülbül, İBB Kültür A.Ş.’nin Hediyem İstanbul markasına özel minyatür bakır miğfer, kalkan ve at alınlığı üretti. Bu üç ürünün hikâyeleri Ebced hesabı ile oluşturulan bir kompozisyonla eserlere aktarıldı.

    Sınırlı sayıda üretilen eserler, hiçbir teknolojik alet kullanılmadan 16. yüzyılda kullanılan aletlerle ve o dönemki uygulanış şekliyle yapıldı. Eserlerin desenleri sanatçı tarafından üretilen 300 farklı çelik kalem ve elmas kalemle işlendi.

    Tombakların değerini sanatçının sanatı uğruna ödediği hayat belirliyor

    Tombak oldukça zahmetli ve riskli bir sanat dalı. Bu sanatı hakkı ile yapabilmek için sanatkârların ömürlerini adamaları gerekiyor. Tombak sanatında uygulanan kaplama veya eskitme tekniklerinde kullanılan tariflerde kanserojen maddelerin yer alması sebebiyle, birçok sanatkâr en verimli zamanında hastalanarak vefat etmiş. Tarihte tombak sanatçıların kansere yakalanma ve erken yaşta vefat etme oranı yüzde yüz iken, günümüzde gelişen tıp ve kullanılan maddelerdeki kanserojen oranlarının değişmesi ile birlikte oran yüzde kırklara geriledi.

    İki hükümdarlığın yükselişinin anlatıldığı miğfer

    Hediyem İstanbul’a özel olarak 26×10 cm olarak üretilen minyatür miğferin tepesindeki formlar 16 Türk devletini temsilen 16 dilimden oluşuyor. Selçuklu ve Osmanlı dönemi süsleri ile bezeli miğferde bulunan Selçuklu deseni geçmeli “Y’’ yükselişi temsil ediyor. Osmanlı’nın en büyük yükselişi ise Yavuz Sultan Selim Han döneminde olduğundan miğferde bu desen de kullanılıyor.

    İlahi desteğin sembolü kalkan

    26×16 olarak üretilen bakır kalkanın alt kaidesine yine 16 dilim göze çarpıyor. Kalkandaki gül bezemesi ise; Osmanlı’nın geçilemez denilen Sina Çölü’nü geçmesi, hilafeti Türklere geçirmesi, geçiş esnasında Hz. Muhammed’in orduya mihmandar olarak nasip olması sebebi ile o Sultan’a kalkan olan ilahi desteği temsilen işlenmiş. Güllerin arasında olan Selçuklu “Y” desenleri yine yükselişi temsil ediyor.

    Hadis ve rivayetlerle form bulan at alınlığı

    26×5 cm olarak üretilen at alınlığının üzerindeki desenin hikayesi Yavuz Sultan Selim ile Hasan Can arasında geçtiği rivayet edilen bir konuşmaya dayanıyor. At alınlığının aşağıya doğru akan kısmında Nal-ı Şerif (Peygamber Efendimizin ayak izi) olan formda rumiler mevcut. Üst kısmında hilal ve hilal içinde güller vardır. Bu desenler Yavuz Sultan Selim ile birlikte halifeliğin Türklere geçişini temsil etmektedir.

    İsimsiz sanatkârlar tarifi hep eksik verdi

    Milattan önceye tarihlenen kazılarda yemek kaplarında rastlanan tombağın sanata dönüşmesi ve zirveye ulaşması Osmanlı döneminde oldu. Tombak sanatçıları, edep sebebiyle ve kibre kapılmamak için eserlerine imzalarını atmadı. Bu sebeple hayatlarını erken yaşta kaybetmelerine sebep olmasına rağmen günümüze ulaşan nadide eserlerde tombak sanatçılarının isimlerine rastlanmamakta.

    Ebced hesabı ile tasarlanıyor

    Eserlerin tasarım aşamasında yapılacak esere göre üzerine koyulacak kulp, menteşe, tepelik, zincir, emzik gibi kısımlar ayrıca çiziliyor. Eserin madeni ocaktan çıkarıldıktan sonra tasarlanan formun ölçülerine göre kesiliyor. Kesilen kısım tavlanarak ve demir örs üzerinde dövülerek form veriliyor. Form verildikten sonra üzerine işlenecek olan desenlerin tasarımına geçiliyor. Desenler, eser hangi medeniyeti anlatacaksa o dönemin tarzını yansıtan figür ve motiflerden seçilerek bir kompozisyon haline getiriliyor. Yapılacak kompozisyonlar genellikle Ebced hesabı dikkate alınarak tasarlanıyor, bölme ve figür sayıları bu hesaba göre belirleniyor.

    300 çeşit çelik kalem ve elmas kalemle işleme yapılıyor

    Çizilerek eser üzerine aktarılan kompozisyonların içi, işleme işlemine geçilmeden önce formu zarar görmesin diye zift veya kurşun ile dolduruluyor. Doldurma işleminden sonra kakma, oyma, işleme, ajur gibi teknikler kullanılarak eser her ayrıntısıyla işleniyor. Kakma işlemi sırasında yine sanatkârın kendi elleriyle yaptığı yaklaşık üç yüz çeşit çelik kalem kullanılıyor. Kakma işleminden sonra esere göre oyma, işleme veya ajur teknikleri uygulanıyor. Daha sonra işlenmiş desenin oyuk kalması istenilen negatif kısımları keski kalem ile sabırla tek tek vurularak objeden ayrılması sağlanıyor. Ajur işlemi de bittikten sonra eserin içindeki zift veya kurşun çıkartılıyor.

    On beş zehirli aşamadan geçip altınla mükâfatlandırılan sanat

    Çalışma altın, gümüş, bakır veya pirinç olmasına göre kalıntılarının temizlenmesi için farklı sıcaklıklardaki ateşte tavlanıyor. Kor ateş kırmızısı iken su ve keskinliği alınmış asit karışımı içerisine atılıyor. Bir veya iki saat asitte bekletildikten sonra bakır üzerindeki ilk zehirli ve kirli kabuğunu asitin içinde bırakarak, saf temiz haline dönüyor.Bakırın tavladıktan sonra asite atılan birinci zehirli katı tortusu yine kanserojen. Çalışma ateşte yumuşadığından tekrar eski gücüne gelmesi için çelik örs ve çekiçle yeniden dövülüp sertleştiriliyor. Daha sonra esere göre montaj işi başlıyor parça ve aparatlar bir araya getiriliyor. Tombaklamadan önceki son aşamada cila işlemi yapılarak bakır yüzeyi tüm kirden arındırılıyor. Böylece eser yaklaşık on beş çeşit zehir ihitiva eden aşamalardan geçerek tombaklanacak hale gelmiş oluyor. Eser son olarak tombaklanarak altın ile buluşup mükâfatını alıyor ve tombak oluyor.

  • Yaşam Boyu Başarı Ödülü iki dev sanatçının oldu

    Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” Ediz Hun ve Selda Alkor’un oldu.

    Bu yıl 17’incisi düzenlenen Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin sanat dalında verilen “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, sinema sanatçıları Ediz Hun ve Selda Alkor’un oldu. Ödül töreninde konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, ödül verilen sanatçıların festival komitesi ve halkın oylarıyla belirlendiğini hatırlatarak, “Dünya Festivaller Birliği tarafından 4 kez dünyanın en iyi kültür ve sanat festivali seçilen Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin sanat dalında verilen ’Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ gerçekten de amacına uygun isimlere verilmiş. Her iki sanatçımızda hem sanatçı yönleriyle, hem de kişilikleriyle Türk halkının gönlünde taht kurmuş çok başarılı örnek isimler. Kendilerine sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.

    “Sanatta 53 yılımı doldurdum”

    Sevilen sanatçı Ediz Hun, “Sizlerin huzurunda bulunuyor olmaktan çok büyük bahtiyarlık duyuyorum. Sanatta 53 yılımı tamamlamış oldum. Bunun gibi ödüller bizim için çok anlamlıdır, unutulmadığımızı anlamaktır. Bu gece 01.00 vapuruyla Büyükada’ya geçeceğim. Yattığım zaman inanın bana hep sizleri düşüneceğim. Sağolun var olun, iyi ki varsınız. Hepinizi en samimi, en içten duygularımla, sevgimle, saygımla selamlıyorum” şeklinde konuştu.

    Selda Alkor, Büyükçekmeceliler’in festivale gösterdiği ilgi karşısında duyduğu şaşkınlığını belirterek, şunları söyledi:

    “Bir yerde bir festival olacak ve o festivale böylesine büyük bir ilgi olacak ve o güzel mevcudiyetinizle hepiniz burada olacaksınız. Hem de böylesine hepimizin aklının karışık olduğu bir dönemde. Ne güzelsiniz, sizleri seviyorum. İnşallah bu festival daha çok uzun yıllar böyle devam eder.”

    Konuşmaların ardından Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı, Türk Folklor Kurumu Başkanı ve Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali Komitesi Başkanı Gürhan Ozanoğlu ve Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi sanatçı Emre Saltık tarafından Ediz Hun ve Selda Alkor’a ödülleri ve çiçek takdim edildi.