Etiket: Sanata

  • Ankara’da “Sanata Engel Yok” sergisi açıldı

    Ankara Güvenpark Sanat Galerisi, “Engelliler Haftası”nda engelli öğrencilerin eserlerinin yer aldığı “Sanata Engel Yok” sergisine ev sahipliği yaptı.

    “Engelliler Haftası”nda düzenlenen “Sanata Engel Yok” sergisinde, Özel Eğitim Meslek Liseleri ile Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezlerine devam eden öğrenciler tarafından yapılan 160’a yakın eser sergilendi. Sanat galerisini gezen Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ferda Yıldırım, “Bugün önemli bir gün, engelli öğrencilerimizin özgün çalışmalarını gördük. El emeği, göz nuru eserler. Ben çok gurur duydum” dedi.

    Sergi, 16 Mayıs tarihine kadar gezilebilecek.

  • Toprak ve fırından sanata giden yolculuk

    Osmanlı’dan günümüze intikal eden el sanatlarından olan ’çini işlemeciliği’, Osmangazi Belediyesi’nin OSMEK bünyesinde açtığı kurslarda yaşatılıyor.

    Akpınar Kültür Merkezi’nde haftanın 2 günü çalışan 25 kursiyer, her aşaması ince işçilik isteyen ata yadigarı sanatı yaşatmak istiyor. Çini işlemeciliği kursunun kendileri için terapi olduğunu ifade eden kursiyerler, aynı zamanda ev ekonomilerine de katkı sağlayacak.

    Kurslarda kullanılan topraklar, kursiyerlerin ellerinde şekillenirken, pişirme aşamasında adeta ateşle dans ediyor.

    Çini işlemeciliğinin aşamalarını anlatan kurs öğretmeni Şükran Şay, “Parşömen kâğıdına desen çizilip etrafından boncuk iğnesi ile deliniyor. Bisküvi (ham ürün) üzerine parşömen kâğıdı konulup kömür tozu dökülerek sünger ile üzerinden geçiliyor. Desen böylece bisküviye geçiriliyor. Tahrir boyası fırça yardımı ile sürülüyor. Tahrirlenen desene çini boyaları ile boyama işlemi yapılıyor. Daha sonra da 950-1000 dereceli çini fırınında pişiriliyor. Üzeri cam kaplanmış olarak çıkıyor” diye konuştu.

  • Ağacı, kesim motoruyla sanata dönüştürüyor

    Kütahya’nın Simav ilçesi Gökçeler köyünde emekli öğretmen Nuri Baştürk, kesim motoruyla ağaçtan heykel yapıyor.

    Simav, İzmir ve İstanbul’da öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan resim öğretmeni Nuri Baştürk, hobi olarak ahşaba şekil veriyor. Baştürk, emekli olduktan sonra doğup büyüdüğü Simav Gökçeler köyünde atölye açtığını ve son birkaç yıldır heykel yapma işine ağırlık verdiğini anlatarak, “Kütahya’dan, ülkemizin çeşitli illerinden, eşten dosttan duyanlar kendi resimlerini gönderip heykellerini yaptırıyorlar. Vesikalık olarak sağ, sol ve normal çekim resimlerini gönderiyorlar ben de kesim motorum ve diğer malzemelerimle kısa sürede heykellerini yapıp adreslerine gönderiyorum. Bu işi yaparken kesim motorunu çok fazla kullanmamın sebebi, işçiliği azaltması ve 15 günde bitecek olan bir heykeli 10 gün gibi kısa bir sürede bitirmeme vesile olmasıdır. Özellikle arkadaşlarımın gönderdikleri resimlerin aynısını yapmam onlarda büyük memnuniyete sebep oluyor. Hiç bir eğitim almadan kendi çabalarımla geliştirdiğim bu işi, istenildiğinde neler yapılacağını gösterip kendi çevremizde gençlerinde ilgisini çekmek, boyamacılık ve ahşap sanatının önemini onlara aşılamak için, onlara sanatı sevdirmek için yapmaya devam edeceğim. Ağaca şekil vermek bana büyük zevk veriyor. Amacım yaptığım işi dahada geliştirmek Kütahyamızın adını dünyaya duyurmak” diye konuştu. (YD-EFE)

  • Azerbaycanlı sanatçı Faig Ahmed, el yapımı halıları ilginç yöntemlerle sanata dönüştürüyor

    Azerbaycanlı sanatçı Faig Ahmed, eski halıları yeni formlara sokup orijinal çalışmalara imza atıyor.

    Geleneksel halı ve kilimleri kullanan 1982 Bakü doğumlu sanatçı Faig Ahmed oldukça ilgi çekici bir modern sanat örneği halıları oluşturuyor. Yüzlerce yıl önceki dokuma usulleriyle imal edilen halıları maniple edip adeta mutasyona uğratan Faig Ahmed çok farklı eserler meydana getiriyor.

    ”Halıların üzerindeki işlemeler antik yazılardan oluşuyor”

    Çalışmalarına nasıl başladığını anlatan Faig Ahmed, ”Halılarda benim ilgimi çeken motifler vardı. Bu işe halıların üzerindeki motifleri Orhun, Yenisey Yazıtları gibi antik sembolleri araştırarak başladım. İlham almak için çevremde olup bitenleri analiz etmeye çalışıyorum. Çünkü bu etrafımdan söylenen bir sözden, bir insandan da ola bilir. Halıların üzerindeki motiflerin çoğunun antik yazılar olduğunu belirten Faig Ahmed, ”Halıların üzerindeki işlemeler antik yazılardan oluşuyor. Latin Amerika dış dünyaya kapalı bir kabile yaşıyor. Bu kabile eskiden beri kendi motiflerini kilimlerin üzerine işliyor. Ben yakın zamanda Latin Amerika’ya seyahat etmeye hazırlanıyorum. Bu benim araştırmalarımın bir kısmı olacak. Bence onlar bu sembollerin dilini biliyor” dedi.

    Eserlerinin nasıl meydana geldiğini açıklayan Ahmed, ”Tasarımlarımı mühendislik kağıdına aktarıyorum ve sonra halı dokuyan bir imalatçıya veriyorum. Halının eski tekniklerinden başka, burada halı imalatçıların kendi dokunuşları çok önemli. Halının her bir ilmeğinde bu insanların enerjisi var. Böylece geleneksel tekniklerle modern firiklerin bir araya gelmesi sonucunda bu eserler ortaya çıkıyor” dedi.

    “Bazen Azerbaycan halılarını, bazen İran, Güney Azerbaycan, bazen de Türk halılarını daha fazla kullanıyorum”

    Projelere göre farklı ülkelerin halıları üzerinde çalışmalar gerçekleştiren Faig Ahmed, ”Projelere göre hangi halıları kullandığım farklılık gösteriyor. Bazen Azerbaycan halılarını, bazen İran, Güney Azerbaycan, bazen de Türk halılarını daha fazla kullanıyorum. Ana motifli halılar oluyor. Bu ana motiften halı serileri türüyor. Mesela Ejderha halı motifi serisi var. Bunun çok uzun bir tarihi var ama her bölgede bu motif değişiyor. Bu motifin değişmiş en son hali 18-19’cu asırlarda Azerbaycan’ın Karabağ ve bir kaç bölgesinde halılar üzerine işleniyordu” ifadelerini kullandı.

    Faig Ahmed, Azarbaycan Sanat Akademi’sinde heykeltıraşlık bölümünü bitirmiş bir sanatçıdır. Ahmed’in eserleri Amerika, Fransa, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere yaklaşık 40 ülkede sergileniyor. Bazıları üç boyutlu olan, bazılarının üzerinde grafiti yer alan Faig Ahmed’in eserleri dikkat çekiyor. Geleneksel formların çeşitli yöntemlerle bozularak tasarlandığı bu halılar asırlar önceki tekniklerle dokunuyor.

  • Beyoğlu’nda ‘Harflerin Sanata Yansıması’ Hüsn-i Hat Sergisi

    Demet Çetindoğan ve Cengiz Çetindoğan’ın 1997 yılından bu yana sevgi ve aşk ile bir araya getirdikleri hat koleksiyonundan seçme eserler ‘Harflerin Sanata Yansıması’ isimli sergi ile sanatseverlerle buluşturdu. Osmanlı Hat Sanatı’nın, 16. Yüzyıldan 20. Yüzyıla kadar uzanan dönemine ait 40’ın üzerinde eserin de yer aldığı sergiye sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.

    Demet Çetindoğan ve Cengiz Çetindoğan’ın, 1997 yılından bu yana sevgi ve aşk ile bir araya getirdikleri hat koleksiyonundan seçme eserler ’Harflerin Sanata Yansıması’ isimli sergi ile sanatseverlerle buluşturdu. Beyoğlu Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu’nda gerçekleşen sergi açılışına; İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, iş ve sanat camiasından çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış sonrası Başkan Demircan ve katılımcılar, sergi sahipleri Demet Çetindoğan ve Cengiz Çetindoğan ile birlikte sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı.

    “Tarihin her devrinde bu sanatın en iyi icra edildiği yerlerden birisi İstanbul olmuştur”

    Sergi açılışında konuşan İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Bu bizim yüzyıllardır bu coğrafyada icra ettiğimiz bir sanat. Ve gerçekten hassas ölçüleri olan bir sanat. Sadece bir yazı bir kaligrafi olarak düşünülmemesi gereken, öğrenilmesi de emek isteyen ama bir defa ustalaştıktan sonra da tarihe iz bırakacak derecede güzel eserler üretilebilen bir meslektir. Biraz önce başkanımız da söyledi bu sanatın en iyi icra edildiği yerlerden birisi İstanbul olmuştur, tarihin her devrinde. Bugün de hamdolsun İstanbul bu sanatı tekrar hayata kazandırdı, tekrar ihya etti. Ama bunda en büyük pay hiç kuşkusuz koleksiyonerlerimizin. Biraz önce Demet Hanım, elimizde 800 den fazla eser var, dedi. Ben kendilerini tebrik ediyorum, aile olarak” dedi.

    “Sanat eserlerine hak ettiği değeri vermek sanatın kendisi kadar önemlidir”

    Hat sanatının yaşaması, ilgi görmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının çok önemli olduğunu belirten Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Sanat eserlerine hak ettiği değeri vermek sanatın kendisi kadar önemlidir. Demet Hanım ve eşi Cengiz Çetindoğan’ın yıllarını vererek aşkla, tutkuyla derlediği bu koleksiyonun Beyoğlu Sanat Galerimizde sergilenmesi gerçekten mutluluk kaynağı. Bizim için bu eşsiz eserleri sanatseverlerle buluşturma güzelliğin bir parçası olmak anlamına geliyor. Sergide emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Demet Çetindoğan ise, “Yaklaşık 20 yıl önce koleksiyonumuzu oluşturmaya başladık. Bugün ilk kez koleksiyonumuzdan bir bölümünü sergiliyoruz. Aslında çok geniş bir koleksiyona sahibiz. Ama yaklaşık 16. Yüzyıl ve 20. Yüzyıl arasında oluşan değerli bir bölümü bugün İstanbul’daki sanatseverlerin bir ay boyunca burada, Beyoğlu Belediyesi’nde, bu güzel sanat galerisinde paylaşmış oluyoruz. Hepinize hoşgeldiniz diyorum” diye konuştu.