Etiket: Sanal

  • Nasreddin Hoca’dan Sanal Ticaret

    Firmaların depolarında atıl dururumda bekleyen üretimden kalmış elektronik eşyaların satıldığı nasreddinkazani.com, birbirinden habersiz satıcı ve alıcıyı buluşturan yaklaşımıyla e-ticarete farklı bir boyut getirdi.

    Başta depolama, sigorta, personel, elektrik giderleri gibi maliyetlerin ortadan kalkmasıyla piyasadaki bir çok ürünün oldukça ucuza satılabildiği e-ticarete her gün yeni bir konsept ekleniyor. Yakın zamanda Bursalı işadamı Ertuğrul Çelik tarafından kurulan nasrettinkazani.com da e-ticarete getirdiği yeni bir anlayış ile ilgi görüyor. Sirkülasyonu az olmasına rağmen talep gören elektronik parçaların satışında alıcı ile satıcıyı buluşturmayı hedefleyen nasrettinkazani.com internet sitesi, kısa sürede e-ticarete farklı bir boyut kazandırmayı başardı. nasreddinkazani.com, doğrudan ürün ve hizmet satışı gerçekleştiren internet sitelerinden farklı olarak, atıl durumdaki ürünlerini çöpe atmak zorunda kalan üreticilerle (satıcılarla) piyasada fazla göz önünde olmaması nedeniyle ihtiyacı olan ürünleri temin etmekte zorlanan ve yüksek fiyat ödemek zorunda kalan alıcıyı buluşturuyor.

    “ALAN MEMNUN, SATAN MEMNUN”

    Nasreddinkazani.com sitesinin kurucusu ve fikir babası Ertuğrul Çelik, uyguladıkları yaklaşım sayesinde satıcının ürününü yok pahasına hurdaya vermek zorunda kalmadığını, alıcının da talep ettiği parçayı yüksek fiyata değil, değerinde alma şansı yakaladığını söyledi. Çelik, kendilerinin birbirlerine çok uzak olan satıcı ve alıcıyı kurdukları internet sitesi sayesinde bir araya getirdiklerini kaydederek, “Bizim konseptimiz aslında ‘alan memnun satan memnun’ yaklaşımına güzel bir örnek oluşturuyor. Firmalar depolarındaki atıl ürünleri çöpe atmaktan kurtulurken, alıcı da ihtiyacı olan parçayı yüksek paralar ödeyerek yurt dışından getirmekten kurtuluyor. Ayrıca katma değeri yüksek elektronik parçaların ithalatını önleyerek cari açığın kapanmasına katkıda bulunuyoruz” dedi.

    “YOK PAHASINA ELDEN ÇIKIYORDU”

    Sitelerinde satışa sundukları elektronik eşyaların üretimden kalkmış oldukları için bulunmasının zor olduğunu, ancak hala talep gördüklerini vurgulayan Ertuğrul Çelik, “Sanayi kuruluşlarının depolarında orijinal ambalajlarında bekleyen, satışları azalmış olduğu halde hâlâ piyasa değeri bulunan elektronik parçaları sanal ortamda pazarlıyoruz. Bu parçalar, geçmişte yok pahasına hurdaya verilerek elden çıkartılıyordu. Bu parçalara ihtiyacı olanlar ise yurt dışından çok yüksek bedellerle satın alıyordu. Biz arızalı ürünlerin tamirini de yapıyoruz. Aslında bu sistem dünyada çok yaygındır. Türkiye’de ilk kez uygulamaya koyarak, elektronik parçalara ihtiyaç duyan işletmelerle, ürünleri stoklarında bekleyen ama pazar bulamayan işletmeleri sanal ortamda buluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) İkinci El Otomobil Fiyatlarında Sanal Artış

    Geçen yıla nazaran yüzde 10 ile 15 arasında artış yaşanan ikinci el otomobil fiyatlarına bir de sanal ortamdaki hayali artışlar yansıyor. Araç almak isteyenleri sanal ortamdan alışverişe karşı uyaran Bursa Oto Galericileri Odası Başkanı Hakan Yanık, “Sanal ortamdan incelediğiniz aracın asıl fiyatını öğrenmek için galericilere uğrayın” dedi.

    İnternet ortamındaki farazi artışların piyasayı etkilediğini söyleyen Bursa Oto Galericileri Odası Başkanı Hakan Yanık, “Geçen yıla nazaran yüzde 10 ile 15 arasında bir artış var. Geçen yıla göre fiyatlarda artış olsa da sanal ortam insanları yanlış yönlendiriyor. İnternette yapılan farazi artışlar otomatikman piyasayı etkiliyor. İstediğiniz yerden istediğiniz arabaya bakın, ama sanal ortamda baktığınız aracın fiyatını oto galericilerindeki fiyat ile mukayese edin, internete göre fiyatların daha düşük olduğunu göreceksiniz. Dolar ve eurodaki artış sıfır araç satışlarını etkiledi. Geçen yıl ekim ayı satış rakamlarıyla bu yıl ekim ayı satış rakamları arasında 5 bin açık var. Bu yüzden ikinci el piyasasının gerileyeceğini düşünmüyorum. Dolar ve eurodaki artışlar bugün binilebilecek en düşük aracın fiyatını 40- 50 bin liralara çıkardı. Oysa 40-50 bin liralara ikinci el çok daha kaliteli, konforlu araçlar alınabilir. İnternetten yapılan araç alışverişleri öncesi vatandaşları kesinlikle kapora göndermemesi konusunda ikaz ediyoruz. Verilen hesap numaralarının dolandırıcılara ait olduğu pek çok kez ispatlandı. İnternette aracı görün, beğenin, fakat kesinlikle kapora göndermeyin. Aracı görerek, binerek alın. Adı üstünde sanal ortam. İnsanları dolandırmaya müsait bir mecra. Araç satarken de motor ve şasi numaralarını vermeyin. Bu numaralar üzerinden de birçok dolandırıcılık olayı gerçekleştiriliyor. Tedbirli olmakta fayda var. Bilinen, vergi levhası olan yerlerden alışveriş yapın” diye tavsiyelerde bulundu.

  • Antalya Sanal Kadın Müzesi Açıldı

    Sanal ortamda oluşturulan Antalya Kadın Müzesi açılışı yapıldı. Eğitsel, sanatsal ve sosyo-kültürel alanlarda dinamik bir aktivite merkezi olarak, başlangıçta sanal olan, Antalya Kadın Müzesi törenle açıldı.

    Kent ve kırsalda kadın yurttaşlığını yükseltmek, kadınlarla ilgili her türlü konuyu ele alarak kadınların var olma ve toplumda hak ettikleri yeri alma mücadelelerine katkı vermeyi amaçlayan sanal müzenin Antalya’nın kentsel bilincinin gelişiminde çeşitli ve birbirinden bağımsız kulvarlarda katkı vermiş olan kadınları, onların başarı hikayelerini derleyerek Antalya’nın gözlerine önüne sermesi planlanıyor. Küratörlüğünü Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik’in yaptığı bu sanal müzede, Antalya tarihini, kentin kendi içinden yetiştirdiği veya bu kente aşık kadınların gözünden Antalya’yı yorumlayacaklar.

    Antalya Kadın Müzesi, kadınlara özel olarak hitap eden ve Antalya’nın geleneksel tarihinin bir parçası olan takı ve aksesuarların satışının yapılacağı bir sanal mağazaya da ev sahipliği yapıyor. Antalya Tanıtım Vakfı’na ait yayınların da bulunacağı sanal mağaza, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından üretilmekte olan takı ve aksesuarları da bulunacak.

    Antalya Kadın Müzesi, yine Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan Yörük kadınları kıyafetlerinin sergilendiği bir fotoğraf galerisini de içerisinde barındırıyor.

    Açılışta konuşan Antalya Kadın Müzesi’nin kurucusu Antalya Tanıtım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Şen, “Antalya’nın varları sadece deniz, kum, güneş, gastronomi, endemik bitkiler veyahut kelebekler değil. Antalya’nın varlığı insanı ve kadınıdır. Onun için Antalya’nın kadın müzesine ihtiyacı olduğunu düşündük. Süregelen kadın hareketinin devamı olarak da hem sanal ortamda hem de ileriki dönemde fiziki yapıda yapılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

    Geçtiğimiz yıl Kasım ayında ATAV Kongre Bürosu’nun Dünya Kongre Organizatörleri Birliği Kongresi Antalya’da yapılmasaydı, 77 ülkeden bin 200 katılımcının Antalya’ya getirilmemiş olsaydı G20 zirvesinin de Antalya’da gerçekleşmesinin mümkün olmayacağını belirten Şen, “Dünya Kongre Organizatörleri Birliği’nin kongresini biz Antalya’da yapmamış olsaydık, 77 ülkeden bin 200 katılımcıyı Antalya’ya getirilmemiş olsaydık bugün övündüğümüz G20’yi maalesef başaramamış olacaktık. Bunlar birbirinin arkasından gelen güzel şeyler. G20 bizim onurumuz oldu. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Antalya’nın ne kadar güvenli bir kent olduğunu bize kanıtlayan polislerimiz ve emniyet teşkilatımıza da teşekkür ediyorum. Bir kentte güvenlik varsa o kentte turizm vardır. Güvenlik yoksa hiçbirimizin elde edeceği kazancı yoktur” diye konuştu.

    Antalya Kadın Müzesi fikrini ortaya çıkaran ATAV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yeliz Gül Ege ise, “Dünyada 11 tane olan kadın sanal müzesine bir tane de biz ekleyerek 12’ncisini Antalya’da açıyoruz. Bu fikir kadının bir medeniyet olduğunu, geleceği temsil ettiğini, geleceği temsil eden çocukları yetiştirdiğinden ortaya çıktı. Burası sıradan bir müze değil. Antalya’da bir ilk. Müzemiz çok aktif ve herkesin birbiriyle iletişim kurduğu bir müze olacak” ifadelerini kullandı.

    Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik de, “Toplumda her ne sorunumuz var, neyi göstermek, ne yapmak istiyorsak bütün hepsinin çözüm merkezi müzedir. Onun için bu aracı kullanmak istedik. Uzun çalışmalar sonrasında kadın temasını seçtik. Kadın temasını seçtikten sonra Antalya ile inanılmaz örtüştü. Antalya uluslararası marka olmuş, kendisini bir ülke kadar tanıtmış bir yer olduğunu için çok önemli. Artık dünya dijital, sanal bir dünya. Sanal ortam somut ortamdan daha güçlü. Şu anda Japonya’daki bir kadın, Alaska’daki bir bey, Hindistan’daki bir çocuk buna dahil olabilecek. Somut müzeden önce sanal müzeyi bu esasla kurmuş olduk. Bundan sonrası çok daha kolay olacak. Asıl büyük gücü böyle elde edeceğiz. Bu birinci etap. Buranın dünyada bir numaralı uluslararası kadın platformu oluşacağına inanıyoruz” dedi.

    Antalya Kadın Müzesi çalıştayına katıldığını bildiren Orhan Özçatalbaş da, “Bu çalışmanın geçen yıl bir ön toplantısı yapılmıştı. Bende kırsal kadın ve kırsal alan kültürüyle ilgili tartışmıştık. Kırsal alanda kadın önemli bir üretici. İş hayatında, sanatta, sağlıkta ve başka sektörlerde kadının farklı başlıklar altında ele alınması gerektiğini konuşmuştuk. Bizim öz kültürümüzün temeli kırsal alana dayalıdır. Kent kültürü kırdaki öz kültürümüzün bozulmuş ya da yıpranmış halidir. Tarihsel anlamda yörük kültürü ve öz kültürümüze yönelik kırsal alandan örneklerin konulduğunu görüyorum. Daha projenin başındayız ama önümüzdeki günlerde kırsal alandaki münevver diyebileceğimiz kadınlarımız var. Onlarla da görüşülüp buraya eklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, şuanda kırsal kadın, yörük ve Türkmen kültürünü anlatacak kadın sayısı yok denecek kadar az. Kırdaki kültürün sahibi olan ve bizzat yaşayan insanların da burada baskın hale getirilmesi gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından sanal Antalya Kadın Müzesi klavyenin düğmesine basılarak açıldı.

    MÜZE’NİN DANIŞMA KURULU

    Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV)’ın sahibi olduğu, başkanlığı’nı Nizamettin Şen’in, başkan yardımcılığını Yeliz Gül Ege’nin, küratörlüğünü ise Nevzat Çevik’in yaptığı Antalya Kadın Müzesi Danışma Kurulu şu isimlerden oluşuyor: Sibel Atasoy, Huriye Beken, Prof. Dr. Esma Durugönül, Melike Gül, İlkay Günal, Prof. Dr. Havva Işkan Işık, Serap Kocaoğlu, Sema Nur Kurt. Prof. Dr. Günseli Orhon, Feyza Özmen, Ebru Nalan Sülün ve Işık Yargın.

    Antalya Kadın Müzesi’nde kadınlarla yapılmış röportajlar, heykeller, yörük kadın kıyafetleri sergileri bulunuyor.

  • Sanal Dünyanın Kurbanı Olmayın

    Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği (TERAPİDER) Genel Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, ‘Sevgiliden ya da eşten zaman çalınarak, çeşitli bahanelerle sosyal paylaşım ağlarına girilmeye çalışılmasının ilişkilerde sorunlar yaşanmasına ortam hazırladığına’ dikkat çekti.

    Uz. Dr. Canatar, yaptığı açıklamada, aile ve evlilik sorunları nedeniyle boşanmaya karar veren çiftlerde, sosyal paylaşım ağlarından kaynaklanan problemlerin giderek artan oranda yer işgal ettiğini belirterek, “Boşanma dilekçelerinde, eşler birbirini sosyal ağlarda kaçamak yapmakla, eski sevgilileriyle görüşmekle ya da sosyal ağ paylaşım sitelerine dalıp birbirlerini unutmakla suçluyor. Son yıllarda Türkiye’de de bu nedenlerden dolayı ciddi tartışmalar yaşayan, boşanma eşiğine gelen hatta ilişkilerini bitiren çiftler gözleniyor” dedi.

    Uz. Dr. Taner Canatar, sosyal paylaşım sitelerinin kurbanı olmaması için çiftlere şu önerilerde bulundu:

    “- Böyle bir durumu ilk fark ettiğinizde birbirinize karşı açık olmalı ve konuşmalısınız. Görmemezlikten gelmek en büyük yanlıştır. Doğabilecek problemleri çözmenin en iyi yolu, olup biteni iyice anlamaya çalışmaktır. Eşinizi bu davranışa iten problemleri ya da ilişkinizdeki eksiklikleri ortaya çıkarıp, düzeltme yoluna gitmelisiniz.

    – Sosyal paylaşım siteleri, bir yandan arkadaşlarınız hakkında fikir edinmenizi sağlarken, diğer yandan da ilişkiniz üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Eski erkek ya da kız arkadaşlarınızdan gelebilecek arkadaşlık taleplerini onaylamak ya da onaylamamak konusunda ortak bir karar almanız, çıkabilecek sorunların önüne geçilmesinde oldukça yararlı olacaktır.

    – Sevginin, paylaşımın ve şeffaflığın olduğu her yerde güven vardır. Bu nedenle, sosyal paylaşım ağlarının, aranıza girmemesi ve kafanızda soru işaretleri yaratmaması için kullandığınız sosyal paylaşım site hesap şifrelerini birbirinizden saklamamanız daha doğru olacaktır. Böylelikle merak edilen konular rahatlıkla çözümlenebilecektir.

    – Unutmayalım ki aldatma bir kandırmacadır. Bu kandırmaca ilişkinizin çatırdamasına yol açabilir. Bu nedenle, birer sosyal paylaşım ağı kullanıcısı olarak, eşinizle birlikte ortak bir hesap oluşturabilir ya da aynı kareyi paylaştığınız bir fotoğrafı profil resmi yapabilirsiniz. Aynı sosyal paylaşım ağı hesabını kullanarak, hem birbirinizin arkadaş çevresini yakından tanımış olur hem de yanlış anlaşılmalara neden olabilecek durumlara yer vermemiş olursunuz.

    – Bir arkadaşlık talebiniz var!’, ’Bir mesaj aldınız!’, ’Oyuna davet edildin!’ gibi bildirimlerle her gün siteye çağırılıyorsunuz. ’Sadece, beş dakikalığına gireceğim!’ dediğiniz de, bir bakmışsınız saatlerdir sosyal paylaşım sitesi sayfasının karşısındasınız. Sanal dünyada sosyalleşmektense sevgiliniz, eşiniz ya da arkadaşlarınızla evde ya da dışarıda daha güzel vakit geçirebilirsiniz.

    – Her gün akşam eve geldiğinizde mutlaka yarım saatinizi eşinize ayırın ve o gününüzü birbirinizle paylaşın. Böylece ilişkiniz ve aranızdaki güven duygunuz güçlenecektir.

    – Her ikinize de iyi gelecek ortak kararlar alın. Tüm bunlara rağmen ilişkinizdeki sorunları aşamıyorsanız da uzman bir aile-evlilik terapistinden destek almaktan çekinmeyin.”

  • İhlas Kolejinde Sanal Gerçeklik Şovu Nefes Kesti

    Dünyanın gelişimini merakla takip ettiği sanal gerçeklik teknolojisi, İhlas Koleji öğrencileriyle buluştu.

    Özel Bahçelievler İhlas İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri, kurulan dijital platformda sanal gerçeklik ile tanıştılar. Öğrenciler, hazırlanan program kapsamında kasklarını ve kulaklıklarını takarak dijital ortamda geliştirilen parkurda heyecanlı bir yolculuk yaşadılar.

    Etkinlikle ilgili bilgi veren Özel Bahçelievler İhlas İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Server Gürsoy, sanal gerçekliğin, şu anda en sevilen eğlence araçlarından biri olduğunu söyleyerek, “Son yıllarda giderek popüler hale gelen sanal gerçeklik gözlükleri, kullanıcının gözleri önünde 360 derecelik sanal görüntü oluşturuyor. Öğrencilerimiz de bu etkinlik sayesinde, bu teknolojiyle geliştirilmiş kasklı ekran ve kulaklıkla sanal ortama bağlanarak eğlenceli bir tecrübe yaşadılar” dedi.

    TEKNOLOJİNİN EĞİTİMLE ETKİLEŞİMİ

    Sanal gerçeklik kavramının, eğlencenin yanı sıra dünyanın en büyük şirketleri tarafından da kullanılmaya başladığını söyleyen Gürsoy, bu teknolojinin eğitim alanında geleneksel öğrenme araçlarına ciddi rakip olacağını ifade etti. Gürsoy, “Küçük bir yazılımla sanal bir dünya turuna çıkabilir, dünya üzerindeki nefes kesici doğa harikalarını görebilir, farklı kültürlerdeki sanat eserlerini görüntüleme fırsatına erişebilirsiniz” diye konuştu.

    Bu teknolojinin ilerleyen yıllarda tıp ve e-ticaret gibi birçok alanda yaygınca kullanacağına inandığını söyleyen Gürsoy, sanal gerçekliğin gelişimini ve eğitimle olan etkileşimini yakından takip ettiklerini vurguladı.