Etiket: Sanal

  • Muğla’da sanal üniversite tanıtım günleri başlıyor

    Muğla’da sanal üniversite tanıtım günleri başlıyor

    Pandemi sürecinde Muğla’da üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin kariyer planlamalarına destek olunması, Türkiye’deki üniversitelerin il genelinde öğrencilere tanıtılması amacıyla Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan “Sanal üniversite turu” çevrimiçi tanıtım programları öncesi İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre açıklamalarda bulundu.

    İl Müdürü Pervin Töre, “Muğla’da eğitime devam eden 155 Bin öğrencimiz var. Şimdi tüm öğrencilerimizi evinde takip ediyoruz. Her ev bir okul oldu. Anne babalara bu süreçte desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Öğretmenlerimiz çocukları bire bir takip ediyorlar. Çevrimiçi dijital materyal oluşturmada öğretmenlerimize yoğun eğitimler veriyoruz. Bu çok önemsenen bir çalışma. Muğla’da öğretmenlerimiz dijital içerik geliştirmede çok başarılı. Bu değişim ve dönüşüm sürecini en hızlı şekilde tamamlayacağız” dedi.

    Öğretmen, öğrenci ve veli akademisi oluşturulduğunu, çalışmaların bu üç akademi ile devam ettiğini vurgulayan Töre, “Daha önce çocuklar otobüslerle üniversitelere götürülürdü. Bu, çocukların hayal kurması, kendilerini orada okuyormuş gibi hissetmesi için yapılırdı. Bu geziler çok önemliydi. Muğla’da yaklaşık 9 bin öğrencimizin pandemi nedeniyle bu heyecandan geri kalmamasını istiyoruz. Hayallerini diri tutmaya çalışıyoruz. Her hafta Perşembe günleri iki üniversitemizi tanıtacağız. Bu konuda üniversitelerden sanal görüntüler istedik. Yaptığımız anketin sonucunda çocuklarımız hangi üniversiteleri talep ettiyse o üniversiteleri tanıtacağız” ifadelerini kullandı.

    14 Ocak’ta başlayacak tanıtım günleri İTÜ ve 21 Ocak’ta Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile başlayacak.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sanal dünyada da terör propagandasına, terörün zemin kazanmasına müsaade edemeyiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sanal dünyada da terör propagandasına, terörün zemin kazanmasına müsaade edemeyiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”Nasıl ülkemiz sınırları içinde teröre izin vermiyorsak, sanal dünyada da terör propagandasına, terörün zemin kazanmasına müsaade edemeyiz. İnsanımızın hak ve hukukunu gözetmede kendilerini hukukun üstünde gören sosyal medya şirketlerinin baskılarına boyun eğmeyeceğiz. Cezalar kesilmeye başlayınca onlar da kuzu olmaya başladılar. Ödeyeceksin, batıda nasıl ödüyorsan burada da ödeyeceksin” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen bir programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır anneleri ile dijital ortamda verilerin korunması konusuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    “Bu toprakların geleceğinde teröre ve şiddete yer yoktur, olmayacaktır”

    Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele eden bir ülke olduğunu ancak, örgütün gerçek yüzünü deşifre etme noktasında arzu edilen seviyede olunmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü örgüt, askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, din görevlimizin, en çok da Kürt kardeşlerimizin kanını dökerek varlığını sürdürmüştür. Baskı ile tehditle, kandırarak dağa çıkardığı binlerce gencimizin kanından beslenen teröristler, en büyük acıyı çocuklarını örgüte kaptıran analara yaşatmıştır. Kendi evlatlarını Paris’e, Londra’ya, Brüksel’e tatile gönderenler, analarından koparttıkları Kürt çocuklarını Kandil’e, Sincar’a, Suriye’ye ölüme yolladılar. Diyarbakır anneleri evlatlarına kavuşmak için aştıkları bayrakla hem korku duvarlarını yıktılar hem de terör örgütünün kanlı yüzünü ifşa ettiler. Terör örgütü sempatizanlarının kimi iğrenç saldırısına rağmen 500 gündür evlat nöbeti tutan bu cesur anneleri saygıyla selamlıyorum. Ciğerparesine sarılmak isteyen bir ana yüreğini hiçbir tehdit korkutamaz, yıldıramaz, anaları karşısına alan hiçbir yapı ne kadar çirkefleşirse çirkefleşsin hedefine ulaşamaz. Çocuklarını kurtarmak için çırpınan anaların önüne hiçbir set vurulamaz. Çünkü anaların evlatları için döktükleri her damla gözyaşında zalimi sarsan, zulmü deviren bir kuvvet vardır. Kandil’deki terör baronları ve siyasetteki uzantılarının Diyarbakır annelerinin evlat nöbetinden korkmalarının temel sebebi de işte budur. Türkiye teröre, şiddete, gözünü kan ve kin bürümüş katil sürülerine karşı yürüttüğü mücadeleyi anaların da desteği ile zafere taşıyacaktır inşallah, hiç endişeniz olmasın. Bu toprakların geleceğinde teröre ve şiddete yer yoktur, olmayacaktır” diye konuştu.

    Bu süreçte herkese büyük sorumluluklar düştüğünü belirten Erdoğan, “Teröristle mücadele güvenlik kuvvetlerinin, terörle mücadele ise siyaset kurumundan medyaya tüm toplumun görevidir. Ancak bu konuda ülke olarak yıllardır ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Türkiye’de bölücü terörün 40 yıldır bitirilememesinde bir dönem yapılan yanlışlar kadar kimi basın yayın organlarının terörü meşrulaştıran, teröristi masumlaştıran dilinin de payı bulunuyor. Diyarbakır annelerinin sürdürdüğü evlat nöbetinin bu açıdan bir turnusol işlevi gördüğüne inanıyorum. Kandil’deki teröristlerin reklam ajansına dönüşen kimi medya kuruluşları bırakın Diyarbakır annelerine destek vermeyi yaptıkları haberlerle bu masum eylemi itibarsız hale getirmeye çalıştılar. Bölücü örgüte gönüllü avukatlık hizmeti sunan sözde insan hakları dernekleri bu annelerin feryatlarına kör ve sağır kesildiler. Bir kere ziyaret ettiklerini duydunuz mu? Ama başka zamanlarda buralardan hiç eksik olmadılar. İttifak ortaklarını küstürmemek için devleti suçlayan, destek vermek yerine analara desteğe giden bakanlarımızı eleştiren oldu. Diyarbakır’a kadar gidip bölücü örgütün uzantılarına şirinlik yaparken iki adım ötedeki bu acılı anneleri ziyaret dahi etmeyen siyasetçiler gördük. Lafa gelince demokrasiyi, çocuk ve kadın haklarını, özgürlükleri kimseye bırakmayanlar, evlatları kaçırılmış annelere bir kez olsun sahip çıkmadılar. Yine bu dönemde ne batılı medyadan ne de batılı insan hakları kuruluşlarından hiçbir dayanışma mesajı duymadık. 6-8 Ekim olaylarında onlarca masum insanın kanının dökülmesine sebep olan bir şahsı adaletten kaçırmaya çalışanlar, çocukları ellerinden alınan anneler için tek bir cümle dahi kuramadı. Ülkemizdeki muhalefet partilerinden sözde insan hakları örgütlerine, medyadan yazarlara kadar birçok kesim tam 500 gündür bu meselede üç maymunu oynadı. Diyarbakır anneleri haklı mücadeleleri ile sadece terör örgütünün karanlık yüzünü değil, bu riyakarlığı da ifşa ettiler. Terör ve şiddet konusunda ülkemiz içindeki ideolojik bağnazlığın ortaya çıkmasını onlar sağladı” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı”

    Dijitalleşmeyle beraber hayatın her alanında olduğu gibi iletişimde de köklü değişiklikler yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir önceki kuşağın hayal edemediği pek çok imkana bu gün teknoloji sayesinde saniyeler içinde ulaşılabildiğini, buna “Teknolojik faşizm” dediğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en ücra köşesinde meydana gelen herhangi bir gelişmeden anında haberdar oluyor, daha evvel saatlerimizi harcadığımız işleri bugün saniyeler içinde yapabiliyoruz. Korona virüs salgınıyla beraber dijitalleşmede yeni bir safhaya geçtik. Eve kapanma zorluluğu teknolojinin günlük hayatımızdaki yerini hiç olmadığı kadar artırdı. İş dünyasından eğitime, ticaretten sağlığa hayatın rutin düzenini kısmen devam ettirebilmesinde teknolojinin katkısını elbette inkar edemeyiz. Mesela bugün çocuklarımız okullarına gidemeseler bile çevrimiçi olarak eğitimlerini sürdürebiliyor. İhracatçılarımız yurt dışındaki müşterili ile irtibatlarını farklı iletişim uygulamaları üzerinden kurabiliyor. Kamu görevlimiz, mühendisimiz, mimarımız, öğretmenimiz ve daha birçok meslek mensubumuz bu zorlu dönemde vazifelerini dijital alt yapılar sayesinde sürdürebiliyor. Ancak dijitalleşme ve yeni medya araçları sağladıkları kolaylıklar yanında beraberinde ciddi riskler de getirmektedir. Bir yandan demokratik mecraları çeşitlendiren dijital ağlar, diğer yanda siber zorbalık, siber terör ve yalan haber gibi kavramları da gündemimize taşımıştır. Hayatımızın hiçbir döneminde olmadığı kadar çok dezenformasyona maruz kalıyoruz. Bilhassa sosyal medyada yayılan haberlerin kahir ekseriyetini düzmece haberler oluşturuyor. Son günlerde yaşanan dramatik hadiselerin bu bakımdan önemli olduğuna inanıyorum. Amerikan seçim sonuçları ekseninde süren tartışmalar bizim de bir süredir dile getirdiğimiz, bir taraftan teknolojik dedim, diğer taraftan da dijital faşizmin nerelere kadar uzanacağını gözler önüne sermiştir” açıklamasında bulundu.

    “Hiçbir hukuki dayanağı olmadan insanların iletişim kanallarının kapatılmasını kabul edemeyiz”

    Demokrasiyi, demokratik kurumları hedef alan şiddet eylemlerini mazur görmeyeceklerini söyleyen Erdoğan, “Ancak hiçbir hukuki dayanağı olmadan insanların iletişim kanallarının kapatılmasını kabul edemeyiz. Söz konusu sosyal medya şirketlerinin devletlerin vatandaşlarını koruma amacıyla attığı adımlara da özellikle verdikleri tepkileri de gayet iyi biliyoruz. Türk mahkemelerinin terörü ve şiddeti öven hesaplarla ilgili kararlarının hemen hiçbirini uygulamadılar. Bölücü terör örgütü mensuplarına sergiledikleri müsamahayı, bu katillerin canını yaktıkları insanlara göstermediler. Sosyal medya linçine uğrayan insanların mağduriyetini giderecek hiçbir çabanın içine girmediler. Daha da vahimi içeriği, gayesi, çerçevesi ne olursa olsun, tüm hukuki düzenlemeleri özgürlüklere müdahale yaygarası ile sabote ettiler. Türkiye olarak Gezi olaylarından başlayarak bugüne kadar sosyal medya şirketlerinin birçok keyfiliğine maruz kaldık. Bu yapılara karşı vatandaşımızı ve demokrasimizi savunduğumuz için başta muhalefet partileri olmak üzere acımasızca eleştirildik. Ancak geldiğimiz noktada dijital diktatörlüğü ve siber zorbalığa karşı verdiğimiz hukuk mücadelesinin önemini daha iyi anlıyoruz. İyi ki bu meseleyi çok erkenden gündemimize almışız diyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Sanal dünyada da terör propagandasına, terörün zemin kazanmasına müsaade edemeyiz”

    Devletin görevinin vatandaşlarının özgürlüğünü korumak, güvenliğini, huzurunu, hak ve hukukunu temin etmek olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz genci yaşlısıyla 83 milyonun tamamına karşı sorumluyuz. Nasıl ülkemiz sınırları içinde teröre izin vermiyorsak, sanal dünyada da terör propagandasına, terörün zemin kazanmasına müsaade edemeyiz. İnsanların tacize uğradığı, dolandırıldığı, onurlarının kırıldığı, linç edildiği, her türlü haklarının çiğnendiği bir sanal dünyaya asla teslim olmayacağız. Özgürlük kılıfı altında Türkiye’yi yalan haberin, hakaretin, tehdidin, provokasyonların kol gezdiği bir iklime terk etmeyeceğiz. İnsanımızın hak ve hukukunu gözetmede kendilerini hukukun üstünde gören sosyal medya şirketlerinin baskılarına boyun eğmeyeceğiz. Burada bir ofis kurma ama buradan reklamlarla, her şeyi ile paraları al, topla ve Türkiye’yi adeta bir soygun cennetine çevir, yok böyle bir şey. Cezalar kesilmeye başlayınca onlar da kuzu olmaya başladılar. Ödeyeceksin, batıda nasıl ödüyorsan burada da ödeyeceksin” dedi.

    “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı diyerek başlattığımız çalışmalarda önemli mesafe aldık”

    Bu amaçla milli ve yerli alternatifleri geliştirirken, diğer taraftan da hukuki düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirten Erdoğan, “Vatandaşlarımızın can ve mal emniyetine gösterdiğimiz hassasiyetin aynısını verilerimizin korunmasına da gösteriyoruz. Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı diyerek başlattığımız çalışmalarda önemli mesafe aldık. Geçen hafta yaşanan hadiselerden sonra inşallah bu çalışmaları daha da hızlandıracağız. Son dönemde bazı uluslararası şirketlerin de içinde yer aldığı skandallar bu konuda ne kadar dikkatli ve hassas olmamız gerektiğini göstermiştir. Veri mahremiyetine dair farkındalık yükseldikçe milli teknolojilere yönelim de artıyor. Yabancı uygulamaların kişisel veriler konusundaki çifte standartları BİP gibi milli anlık mesajlaşma uygulamalarının kullanımı yaygınlaşıyor. İnşallah önümüzdeki dönemde bu alanda yerli ve milli alt yapımızın gücünü arzu ettiğimiz seviyeye çıkartacağımıza inanıyorum. İnşallah yerlisini, millisini biz de kuracağız. Zaman yakın” diye konuştu.

    “Kaleminin ve mesleğinin hakkını verenlerin sayısı da arttıkça Türk medyasındaki kötü hatıraların izleri de silinecektir”

    Darbe dönemlerinde Türk medyasının nasıl kötü bir görüntüye sürüklendiğini herkesin hatırladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıcalıklarını kaybedenler rahatsız olsalar da bugün daha renkli, daha demokratik, daha çoğulcu bir medya yapısına sahibiz. Halen eksikliklerimiz elbette var. Bu eksiklikleri de gidermenin yollarını arıyoruz. Kaleminin ve mesleğinin hakkını verenlerin sayısı da arttıkça Türk medyasındaki kötü hatıraların izleri de silinecektir” ifadelerini kullandı.

    Programa TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu katıldı.

  • Türkiye’nin ev tekstili alanındaki ilk sanal fuarı için geri sayım başladı

    Türkiye’nin ev tekstili alanındaki ilk sanal fuarı için geri sayım başladı

    Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ve Denizli Sanayi Odası (DSO) işbirliğinde, dünyanın önde gelen fuar organizatörü ile düzenlenecek Virtual Hometex Turkey için geri sayım başladı. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Fuarımızı tüm Türkiye’ye açtık. Sadece Denizli’den değil, İstanbul’dan, Bursa’dan ve ülkemizin farklı bölgelerinden katılımcılarımızın yer alacağı fuar dolayısıyla şimdiden çok heyecanlıyız” dedi.

    DENİB, DSO ve Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle 12-17 Ocak 2021 tarihlerinde organize edilecek ve Türkiye’nin ev tekstili alanındaki ilk sanal fuarı olacak etkinlik için çalışmalar son sürat devam ediyor. Dünyanın önde gelen fuar organizatörü ile düzenlenecek Virtual Hometex Turkey için geri sayım başladı. Virtual Hometex Turkey Fuarı kapsamında, ev tekstili sektöründe faaliyet gösteren Türk katılımcılar ABD, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Rusya’dan davet edilecek ziyaretçilerle bir araya gelecek. Denizli İhracatçılar Birliği’nde düzenlenen basın toplantısında fuar ile ilgili açıklamalarda bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye’nin ilk ev tekstili sanal fuarının pandemi dolayısıyla 2021 yılı Mayıs ayına ertelendiğini, Heimtextil Frankfurt Fuarı’nın gerçekleşeceği tarihte yapılacağını açıkladı.

    “İhracatçı sektörlerimizde de benzer etkinlikler düzenlemeyi düşünüyoruz”

    Fuarla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Memişoğlu, “Bilindiği gibi Heimtextil Fuarı, pandemi dolayısıyla ertelenmeseydi 12-15 Ocak 2021’de düzenlenecekti. Biz de, Virtual Hometex Turkey Fuarı’nı bu tarihlerde organize etmeye karar verdik. Hatta hafta sonunu da işin içine katarak, fuarımızı 16 ve 17 Ocak tarihlerine uzattık. Denizli Sanayi Odamızın da, sanal fuar konusunda çalışmaları bulunmaktaydı. Biz ‘Birlikten kuvvet doğar’ düşüncesinden yola çıkarak DENİB ve DSO olarak güçlerimizi birleştirmek istedik. Fuarımızı tüm Türkiye’ye açtık. Sadece Denizli’den değil, İstanbul’dan, Bursa’dan ve ülkemizin farklı bölgelerinden katılımcılarımızın yer alacağı fuar dolayısıyla şimdiden çok heyecanlıyız. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle gerçekleştireceğimiz Virtual Hometex Turkey Fuarıyla iyi bir başlangıca imza atarak, diğer ihracatçı sektörlerimizde de benzer etkinlikler düzenlemeyi düşünüyoruz. Virtual Hometex Fuarı’nı birlikte düzenleyeceğimiz Denizli Sanayi Odamıza, DSO Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu’na ve tüm yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    “Denizli’nin ve kurumlarının tecrübeli olduğu ev tekstil fuarıyla yapmaya karar verdik”

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan DSO Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu, “Bildiğiniz gibi Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan etmesi ile birlikte tüm dünyada fuarlar iptal edilmeye başladı. Yıllık 3,5 milyar dolar ihracatı olan Denizli sanayicisinin ürünlerini tanıtması, yeniliklerini göstermesi anlamında fiziksel fuarlar büyük bir önem taşıyordu. Bu düşünce ile Sanayi Odası olarak bu durumu nasıl telafi edeceğimizi düşünmeye başladık ve sanal fuarların yeni dönemde bu anlamda yeni bir enstrüman olacağını öngördük. Geçmişte yapılmış sanal fuar örneklerini araştırırken DENİB’in de bu doğrultuda çalışmalar yaptığını öğrendik. Tüm sektörler için fuarların önemli olduğunu biliyoruz ancak böyle bir organizasyonda ilk adımı Denizli’nin ve kurumlarının tecrübeli olduğu ev tekstil fuarıyla yapmaya karar verdik. Bugün bu hazırlıklar son noktaya geldi ve ev tekstil sanayicisinin en iyi şekilde tanıtılması amacı ile Virtual Hometex Turkey Fuarının 12-17 Ocak tarihlerinde yapılmasına karar verildi” dedi.

    “Virtual Hometex Turkey Fuarı bu çalışmalarımızın ilk örneğidir”

    DSO Başkan Yardımcısı Kasapoğlu, “DSO olarak, pandemiden önce başlayan ve pandemi ile hızlanan dijitalleşme sürecinde, Denizlili sanayicilerin bu sürece hızlı bir şekilde adapte olabilmelerini hedefliyoruz. Yeni dönemde ülkemiz sanayisi ve ihracatı için değişimin öncüsü olmak istiyoruz. Virtual Hometex Turkey Fuarı bu çalışmalarımızın ilk örneğidir. Firmalarımızın dijitalleşmesi ve uluslarası rekabet güçlerini kaybetmemesi için benzer çalışmalarımız diğer sektörler için de devam edecektir. Güçlerimizi birleştirerek Virtual Hometex Turkey Fuarını gerçekleştirmemizi sağlayan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve yönetim kurulu üyelerine ayrıca teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

  • BTM Sahne XL pandemi nedeniyle sanal ortamda yapıldı

    BTM Sahne XL pandemi nedeniyle sanal ortamda yapıldı

    Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Sahne XL’ı pandemi nedeniyle sanal ortamda gerçekleştirdi. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Dijital çağın bu evresinde, ülkeler arasındaki rekabetin en belirleyici unsuru, ülkelerin girişimcilik ekosistemleri arasındaki rekabettir. Bir ülkeye değer katacak projeler, BTM gibi girişimcilik eko sistemlerinden yükselecektir” dedi.

    Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) Covid-19 virüsünün bütün dünyayı etkisi altına aldığı 2020 yılının üçüncü Sahne XL’ını yılın son ayında gerçekleştirdi. Pandemi nedeniyle sanal ortamda yapılan etkinlik alanında bir ilk oldu. Sahne XL için BTM Fulya Yerleşkesi 3 boyutlu modellenerek birebir olarak sanal ortama taşındı. Böylece katılımcılar tıpkı BTM’ye geliyormuş gibi sanal ortamdan giriş sağladı, kaydını yaptırdı. BTM’yi katılımcıların evlerine getiren bu etkinlik ile dileyen katılımcı, kendisi için ayrılan yere oturarak sahnedeki sunumları izlerken dileyen katılımcı da BTM’yi gezerek stand açan 16 girişim hakkında bilgi alma olanağı buldu.

    “Güçlü toplum olmanın yolu girişimci toplum olmak”

    Girişimci ile yatırımcının bir araya getirildiği en büyük etkinlik olan BTM Sahne XL’in açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç yaptı. Konuşmasına ünlü Alman iktisatçı Sombart’ın toplumları “tüccar toplumlar” ve “asker toplumlar” olarak iki ayırmasına atıfta bulunarak başlayan Avdagiç, “Eskiden güçlü ve büyük ülke olmanın ölçütü, asker toplum olmaktan geçiyordu. Mevlana’nın ‘Dünle beraber gitti cancağızım/Ne kadar söz varsa düne ait/Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’ sözlerinde olduğu gibi bu tanımlama da dünde kaldı. Artık güçlü toplum ve ülke olmanın yolu, girişimci toplum olmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Ticaret Odası’nın bunun öneminin farkında olan 440 bin üyeli bir meslek örgütü olduğunun altını çizen Avdagiç, “Biz, üç yıl önce kurduğumuz Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’yle, Türkiye’de girişimcilik ekosistemine yeni bir soluk getirdik” dedi.

    “BTM rol model oldu”

    “BTM olarak, pandemi sürecinde de çalışmalarımıza hız kesmeden devam ettik ve yeni nesil hibrit girişimcilik merkezleri arasında rol model görevi üstlendik. Pandemide çok ciddi projeler, hayata geçirdik” diyen Avdagiç, “Aklınıza ‘BTM ve BTM gibi merkezler ne yapıyor da, bu kadar hayati bir rol üstleniyorlar?’ diye bir soru gelebilir. Hemen belirtmeliyim ki bizim yaptığımız en önemli iş, sağladığımız imkanlarla ‘inovatif fikirlerin gelişip büyümesine, hayata geçmesine, ölçeklenmesine, globalleşmesine ve ülke ekonomisinin kalkınmasına’ katkıda bulunmasını sağlamaktır. Yani fikirlerin önünü açmaktır, onları unutulup gitmekten kurtarmaktır. Özetle, dijital çağın bu evresinde, ülkeler arasındaki rekabetin en belirleyici unsuru, ülkelerin girişimcilik ekosistemleri arasındaki rekabettir. Bir ülkeye değer katacak projeler, BTM gibi girişimcilik eko sistemlerinden yükselecektir” şeklinde konuştu.

    Avdagiç, BTM’nin üç yılda dört binden fazla girişimciye ev sahipliği yaptığını, BTM girişimcilerinin bugüne kadar aldığı yatırım miktarının 160 milyon lira değerlemeyi geçtiğini ve toplam satış rakamının ise 60 milyon lirayı aştığını sözlerine ekledi.

    “Girişimcilerimiz gibi bizler de değer ve nitelik odaklı çözümler geliştiriyoruz”

    Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda geliştirdiği faaliyetlerle ülkesine, milletine ve geleceğe hizmet eden çok yönlü bir kalkınma argümanı sunduğunu belirten BTM Direktörü İbrahim Elbaşı, “Bunu da girişimcilik konseptiyle ve sürdürülebilir değer yaklaşımlarıyla yapıyor. Girişimcilerimiz gibi bizler de değer ve nitelik odaklı çözümler geliştiriyoruz, geliştireceğiz. Çok yakın zamanda bilgiyi ticarileştiren, değerlendiren ve uygulayan topluluklar, girişimciler; ülkemizin refahına, küresel rekabetine ve ekonomik kalkınmasına etki edecek yegane sermaye teşkil edecekler. BTM bu sürecin merkezinde yer almaya bugün olduğu gibi yarın da devam edecek. Nesiller BTM’den edindiği yöntemlerle girişimci toplumlar oluşturmamıza yardımcı, birer elçi gibi çalışacak. Böylece gelişmiş ülkeler arasında Türkiye, girişimcilik kapasitesiyle ve ekosistemiyle yer almış olacak” diye sözlerini tamamladı.

    16 girişim sunum yaptı

    Ana teması “Potansiyelini Yansıt” olan etkinliğin sunumunu teknoloji yazarı Ahmet Can Şit gerçekleştirdi. Keynote Spiker olarak etkinlikte yer alan Serdar Kuzuloğlu, “Dijitalleşen Dünyada Korona Günlükleri” başlıklı bir sunum yaptı. Etkinlikte ayrıca E-Spor girişimciliği üzerine düzenlenen panelde de Sinan Güler, Kaan Kural ile Engin Sever birer konuşma yaptı.

    Girişimci ile yatırımcıyı buluşturan etkinliğin en önemli bölümünü ise BTM girişimcilerinin yaptığı sunumlar oluşturdu. Toplam 16 girişimci kendilerine ayrılan 3’er dakikalık sürede yatırımcılara projelerini anlatma olanağı buldu. İşte o projeler:

    Noticy: Su, enerji ve para tasarrufu yapmanızı sağlarken çocuklarımızın da bilinçli bireyler olarak yetişmesine yardımcı olan akıllı ev aletleri.

    Arche Robotics: Pandemi ile önem kazanan halka açık alanlarda ve toplu taşıma çözümlerindeki hijyen problemine otonom çözüm sunan bir platform.

    Işın: Kısa ve uzun mesafelere uygun olarak tasarlanmış trafiğe takılmadan, hızlı, güvenli ve çevreci olan tek başına seyahat edebilme kolaylığı sağlayan elektrikli bisiklet paylaşım uygulaması.

    Vaveyla: Yapılan görevlerle puan kazanılan ve bu puanlarla uygulama içerisindeki dükkandan kültürel etkinlikler ve kitaplar için alışveriş yapılabilen uygulama.

    Freek Steam Key: İnsanların oyun oynayarak yeni oyunlar alabileceği oyunlaştırılmış e-ticaret platformu.

    Law Podcast: Hukuk odaklı podcast yapımlarının barındırıldığı ve paylaşıldığı online bir podcast servisi.

    Social Hunters: Bireysel kullanıcılarına ve işletme hesaplarına Instagram özelinde hikaye, takipçi ve medya analizleri sunan platform.

    Wogusearch: Coğrafi arama yöntemini kullanarak, mevcut internet yapısında, kullanıcının günlük hayatta ulaşamadığı, dergi haberi gibi yayınlanmış 200 milyondan fazla değerli bilgiye dayalı büyük veriden güç alan, geleceğin yeni tip arama motoru.

    Exhibin: Canlı yayın ile dijital fuar deneyimi sunan bir altyapı platformu.

    Argist: Firmaların satış öncesi ve sonrası süreçleri otomatize etmek ve süreci buluta taşımak üzere kurulmuş platform.

    Let’s Steps: Doğasından koparak hareketsizliği alışkanlık haline getiren bireyleri oyun dinamikleri ile motive eden, sürdürülebilir davranış değişikliği ile sağlıklarında pozitif değişim sağlamayı amaçlayan platform.

    Sanayidebul.com: Sanayi sektöründe, endüstriyel ve ticari faaliyetlerin her aşamasında; gerek kurumsal ve gerekse bireysel olarak, pazarlama ve satın alma ihtiyaçlarını; hızlı, kolay, çok alternatifli ve ekonomik olarak sonuçlandırmaya yarayan bulut platformu.

    Halal Travels: Müslüman seyahat severlerin tüm seyahat ihtiyaçlarını teknoloji ile buluşturarak tek bir çatı altında sunan platform.

    Classest: Öğrenciler için akademik ve pedagojik bakımdan en uygun öğretmenlerin belirlendiği, sadece yüksek imaja ve profesyonel başarılara sahip öğretmenlerin bulunduğu, kendi geliştirdiği sanal ortamda canlı ders, sınav ve eğitim koçluğu programlarıyla uzun soluklu eğitimlerin verildiği bir online eğitim platformudur.

    Hamilinden.com: İşletmelerin aynı anda finans kurumlarından faturalı çek, vadeli fatura, ihracat finansmanı ve KOBİ kredileri için teklif alabilecekleri online finansman portalı.

    Lukwise: Kurumsal eğitim sektöründe hizmet arayan ve hizmet verenleri buluşturan platform.

  • Güzel Sanatlar Fakültesinden sanal sergi etkinliği

    Güzel Sanatlar Fakültesinden sanal sergi etkinliği

    Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) pandemi dolayısıyla yüz yüze eğitime ara verilen bu dönemde gerçekleştirdiği sanal sergi ile sanatseverlerle buluşuyor.

    Öğretim elemanlarının eserlerinden oluşan sanal sergi hakkında görüşlerini dile getiren Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Rahmi Atalay şunları söyledi:

    “1983’te Uygulamalı Güzel Sanatlar Yüksekokulu olarak kurulmuş olan Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, kurulduğu günden günümüze çağdaş bir misyonla hareket etmiştir. Ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok başarıya imza atan fakültemiz, sanat eğitiminde geliştirici düşünmeyi merkezde tutan bir kurum olmuştur. Fakültemiz; çevreye, sosyal yaşama duyarlı, insana ve ülkesine değer veren bir anlayışla yalnızca Anadolu’da değil aynı zamanda ülkemizde ve uluslararası platformda da önemli bir eğitim kurumu ve çağdaş kültürün oluşturulmasında söz sahibidir. Her yıl ziyaretçilerle buluştuğumuz ‘29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Öğretim Elemanları Karma Sergisi’ Covid 19 tedbirleri nedeniyle bu yıl sanal ortamda sanatseverler ile buluşuyoruz.”

    42 öğretim elemanının eserlerinin yer aldığı sergi, https://www.artsteps.com/embed/5ee0bc4d22517c4cdd6acbb8 adresinden ziyaret edilebilecek.