Etiket: Salonunu

  • (Özel Haber) Evinin salonunu sergi salonuna çevirdi

    Manisalı şair yazar Nazmi Alper Tanrıverdi, 50. sanat yılında, farklı bir etkinliğe imza atarak evinin salonunu sergi salonuna çevirdi. Şimdiye kadar 20’den fazla şiir sergisi açan Tanrıverdi sergilerini ziyarete gelemeyen öncelikle mahalle sakinleri ve Manisalıları evinin salonunda şiir yolculuğuna çıkaracak. 1 hafta açık kalacak olan sergi sabah 11.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

    Yıllarca kimya sektöründe makine teknikeri olarak çalıştıktan ve emekli olmasının ardından yazdığı şiirleri kitaplarda toplayarak şiir severlerle buluşturan Nazmi Alper Tanrıverdi, şimdiye kadar farklı şehirlerde açtığı şiir sergisini şimdi de evinin salonunda açtı. 50. sanat yılında evinin salonunu sergi salonuna çeviren Tanrıverdi, fotoğrafların üzerine yazılmış şiirlerinin yanı sıra aldığı ödülleri de ziyaretçileriyle paylaşıyor.

    Henüz 6 aylıkken annesini kaybeden ve hiç tanıyamayan aslen Kütahyalı olan ve 36 yıldır Manisa’da yaşayan şair yazar Nazmi Alper Tanrıverdi ilk şiir deneyiminin ilkokulda anneler günü için düzenlenen programda yazdığını belirterek, “Anneler günü için bir şiir programı yapılacaktı. Biden annelerle ilgili şiirler bulup okumamız istendi. Şiir okumayı çok severdim. Kütüphaneye gittim bütün kitapların daha önceden alınmış olduğunu gördüm. Ben de kimsenin almadığı bilmediği bir şiir okumak istiyorum o yüzden ilk şiirimi hiç tanıyamadığım annem için yazdım. Salondaki herkes çok duygulandı ağladı. O ilk şiirimi babamın polis olmasından dolayı sürekli taşınmalardan birinde kaybettim. Ondan sonra 1966 yılında Van’da bulunan annemin mezarı başında bir şiir daha yazdım” diyerek şiire başlayan yolculuğunu anlattı.

    Sergilerine gidemeyenler için özel sergi

    Fotoğraf sergisi, resim sergisi gibi sergilerin açıldığını ve kendinin de ‘Neden bir şiir sergisi olmasın’ diyerek çıktığı şiir sergisi yolculuğunun ilk durağının 2004 yılında Antalya’da başladığını aktaran Tanrıverdi, “İlk sergimi 2004 yılında Antalya Kültür Pasajında açmıştım. Daha sonra Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde Manisa da dahil olmak üzere 20’nin üzerinde kişisel sergi açtım. Sanat hayatımın 50. yılında sergilerime gelemeyen özellikle de mahalle sakinlerimin ve Manisalıların bu sergiye gelmeleri için evimin salonunu hazırladım. İnşallah gelenler olur, gezenler olur, faydalananlar olur. Bir hafta boyunca sabah 11.00 ile saat 16.00 arasında sergim açık kalacak. Sergimi gezebilir Manisalılar özellikle de mahallemin insanları” dedi.

    Dördüncü şiir kitabı yolda

    Yamaya ilk kez annesiyle ilgili şiiriyle başladığını hatırlatarak devam eden Tanrıverdi, “O şiir benim şiirlerimin ilk tuğlası oldu. Daha sonra peş peşe şiirler gelmeye başladı. En son 1999 senesinde emekli olduktan sonra etrafımın ricası ve baskısıyla ‘Bu kadar şiir yazıyorsun bunu kitaplaştır, herkes faydalansın’ dediler ve ilk şiir kitabım 1999 yılında ’Seher Yelleri’ ismiyle çıktı. Arkasında ikinci kitap ‘Hep sırılsıklam’ 2003 yılında geldi. 2007 yılında da ‘O adam’ isimli üçüncü şiir kitabımı çıkardım. Bu arada denemelerim oldu. Hür Işık Gazetesinde 10 senede binin üzerinde yazdığım köşe yazısından 150 tanesini ayırdım ve bir kitap haline getireceğim. Ayrıca 4’üncü şiir kitabım da bilgisayarda hazır basımını bekliyoruz. Hala üretmeye devam ediyorum” diye konuştu.

    ‘Şiirlerimle okumayı sevdiler’

    Yerelde sanatın hangi türü olursa olsun gerçekten zorlanıyorsunuz” diyen Tanrıverdi şunları söyledi:

    “Hatta benim ziyaretçi defterimde sergilerimi gezenlerden biri demiş ki, ‘Sizin en büyük şansızlığınız Manisa gibi dar bir bölgede bu işlerle uğraşmanız ama şevkiniz kırılmasın’ diye yazmış. Önceliğim gençleri kahve köşelerinden uzaklaştırıp, şiire, edebiyata, halk müziğine, sanat müziğine yönlendirebilmekti. O neden ben hem şiiri sevdirdiğimi düşünüyorum gençlere hem de Türk Halk Müziğini sevdirdiğimi düşünüyorum. Çünkü ‘Fotoğraflarla Türkülerimiz’ sergisi gerçekten büyük bir ilgi gördü. Birçok kişi türküyü sevmeye başladı. Şiiri de sevmeye başladılar. Hatta birçok kişi yine deflerle yazmışlar, ‘Hocam ben okumayı sevmiyordum ama sizin yazdığınız şiirleri okurken, okumayı sevdim, okumaya başladım, artık kitap okuyorum’ diyenler var. Bu da demek oluyor ki ben doğru yoldayım. Gençleri yönlendirebilmişim. Bana yetiyor bu çok mutlu oluyorum.”

    ‘Şiir benim yaşam tarzım’

    Şiirin kendisi için bir yaşam tarzı olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, “Şiir her ne kadar duyguların dili olsa da benim için bir yaşam tarzı. Çok duygusal bir insanım. En ufak bir şeyde burnumun direği sızlar, hüzünlenirim. Şiirlerimin içinde belki çok nadirdir içinde hüzün olmayan, bir elin parmaklarını geçmez. Kendi yaşantımı aksettiren şiirlerdir bunlar. Kendi yaşantımı anlatırım ama bunun yanı sıra eşten dosttan, arkadaştan veya radyoda televizyonda dinlediğim bazı haberlerden etkilenerek yazdığım şiirler olmuştur. Sergideki fotoğrafların yüzde 80’i de kendime ait fotoğraflardır. Yüzde 20’si de bulamadığım için başkalarından temin ettiğim fotoğraflardır. Resim merakım da var. Yağlı boya tablolar yapıyorum. 50’inci sanat yılımı kutluyorum ama şöyle söyleyeyim geçen sene Altın Elma Beste yarışmasında 542 eserin içerisinde benim güftesini yazdığım eser birinci oldu. Ama ne valilik tarafından ne belediyeler tarafından hiçbir şekilde destek almadım. Manisa kör sağır, kültür ve sanata. Mesela açtığım bu sergiye bir iki kişi gelir mi gelmez mi bu sergiye bilemiyorum. Kültür insanı olarak, görev insanı olarak ben görevimi yaptım diye düşünüyorum” dedi.

    Şehzadeler ilçesi Peker Mahallesindeki Okan Divrik Parkının yanında bulunan 1705 Sokak No:9/3 Fatmahanım Apartmanında bir hafta açık kalacak olan sergi 11.00-16.00 saatleri arasında gezilebilecek.

  • Efsane Başkanın Fabrikasında Mağdur Olan İşçiler Adliye Salonunu Doldurdu

    Bursa’da Galatasaray’ın eski başkanlarından merhum Özhan Canaydın’ın iflas eden fabrikasının yöneticilerinin yargılandığı davada mağdur işçiler mahkeme salonunu doldurdu.

    Edinilen bilgiye göre, uzun yıllar Galatasaray Spor Kulübü başkanlığı yapan ve 6 yıl önce vefat eden Özhan Canaydın’ın sahibi olduğu Bursa’daki 5 ayrı fabrikanın iflasının ertelenmesi için açılan dava 16 Ocak 2014 öncesinde sonuçlandı. Daha önce İcra İflas Kanunu’nun 179. maddesi gereği, Biesseci Bursa Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş. ile 4 şirketinin mal varlıklarının korunması için tedbir kararı verip, kayyum atayan Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, bu kez şirketlerin iflasına hükmetti. Şirkette yönetici Ahmet Murat Canaydın (47), Vedat Kantar (50), Cemil Boston (26) ile emekli icra memuru Adem Ballı (66) hakkında ’görevi kötüye kullanmak, hileli iflas’ suçundan Bursa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sanıklar hakkında 2 yıl ile 8 yıl hapis cezası istendiği davada alacaklı olan Hisar İplik Tekstil Fabrikası yöneticilerin avukatları, sanıklardan şikayetçi oldu.

    Biesseci Bursa Anomim Şirketi yöneticisi Ahmet Murat Canaydın, “Hakkımda 20’den fazla açılan dava var. Şirket için attığım imzadan dolayı şahsi eşyalarım, şahsi borcumdan dolayı da fabrikadaki eşyalarda haciz işlemi uygulandı. Fabrikayı ben hiç bir firmaya kiraya vermedim. Bu konuda bilgim yok. Haciz işlemini yapan Adem Ballı’yı da bugün ilk defa görüyorum” dedi.

    Fabrikaya birkaç sefer haciz işleme için gittiğini ifade eden Adem Ballı ise, “Dosyayı ben takip etmiyorum. Dosya bana geldiği için gitmem doğal. UYAP’a giden tarihlerin silinmesi unutuldu. O yüzden gazetedeki tarihlerle uyuşmuyor. Hata bundan kaynaklanıyor. Haciz tutanaklarının elle veya bilgisayarla yazılması yönünde kanun yok. Fabrikadaki mallar kalabalık olduğu için kabataslak not aldıktan sonra oradaki bilgisayarda haciz tutanağı düzenleyip ıslak imza attım” şeklinde konuştu.

    Cemil Boston ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

    İŞÇİLER MAHKEME SALONUNU DOLDURDU

    Öte yandan fabrikadan tazminat, 3 aylık maaş, ikramiye ve yıllık izin paralarını alamadıklarını iddia eden işçiler de davayı izledi. Yaklaşık bin 300 işçinin mağdur olduğunu ifade eden işçiler, mahkemeye müdahil olmak için mahkeme başkanına dilekçelerini verdiler. Mahkeme heyeti, duruşmayı eksik evrakların tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.

  • Vezirhan Beldesinde Yeni Spor Salonunu Öğrencilerin Hizmetine Sunuldu

    Bilecik’in Vezirhan ilçesindeki Vezirhan İlk/Ortaokulunun bulunduğu yerleşke içerisinde ek bina, spor salonu olarak yeniden dizayn edilerek öğrencilerin hizmetine sunuldu.

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Vezirhan Belediyesi tarafından ortaklaşa yapılan çok amaçlı salonun açılışına saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Programa, Vezirhan Belediye Başkanı Mehmet Duymuş, İl Genel Meclis Başkanı Serkan Yıldırım, İl Milli Eğitim Müdür İsmail Altınkaynak, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Fikret Karabıyık, spor salonunda yapımında katkısı olan firma yetkileri ve Vezirhanlılar katıldı.

    Program açılışında konuşan Okul Müdürü Vehbi Şahan, eğitime olan desteklerini hiç bir zaman esirgemeyen özel sektör temsilcilerine Vezirhan halkı adına teşekkür etti. Vezirhan Belediye Başkanı Mehmet Duymuş ise, beldelerinde eğitime verdikleri önemden bahsederek, “Eğitime hep destek, tam destek. Eğitim bir yerin şah damarlarını oluşturmaktadır. Belediye olarak normal görevlerinin dışında eğitim öğretim konularında da ellimizden gelen her türlü gayreti gösteriyoruz ve göstermeye devam edeceğiz” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİ SPORTİF MANADA DA YETİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak ise, Vezirhan´a her geldiğinde en çok hoşuma giden şeyin tüm programlarda Vezirhanlıların katılması olduğunu söyledi. Emeği geçen herkesin emeğine sağlık diyerek sözlerine devam eden İl Müdürü Altınkaynak, “Onların bize desteği bizim moral ve motivasyonumuzu artırıyor. Öğrencilerimiz bizim geleceğimiz. Geleceğimizi ne kadar nitelikli hale getirirsek ülkemiz de o kadar nitelikli hale gelir. Biz öğrencileri sadece akademik anlamda yetiştirmekle kalmıyoruz, onları sportif manada da yetiştirmeye çalışıyoruz. Bugün burada açılışını gerçekleştireceğimiz salon atıl bir vaziyetteyken, kurumlarımızın işbirliği ile bu hale gelmiş durumda. Buradan yetişecek gençler, Vezirhanımıza, ülkemize faydalı gençler olarak yetişecekler. Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Vezirhan beldemizde kurumlarımızın böylesi bir işbirliği ve yardımlaşma içine girerek bu güzel salonu gençlerimize kazandırdıkları için belediyemize, katkıda bulunan Marmara Kağıt A.Ş. firmasına ve bu işe ön ayak olan bir şeyler yapma gayretinde olan okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Büyüklerimiz, ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım’ demiş. Verdiğiniz desteğin maddi anlamda ne kadar olduğunun hiç önemi yok aslında, buradaki birlik ve beraberliğin kıymeti ölçülemez. Devletimiz çok büyük ve güçlü, bu tarz işleri yapacak gücü her zaman var. Fakat sevgili Vezirhanlıların desteği, firmalarımız ve belediyemizin katkıları bu birlik ve beraberliğin samimiyetin muhabbetin bir göstergesi olan bu tablonun her daim devam etmesini temenni ediyorum, katılan herkese saygılar sunuyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından destek veren sanayi kuruluşlarına plaket takdimi yapıldı. Duaların ardından spor salonunun açılışı yapılırken, program; salonu protokol üyelerinin gezmesi, potalara basket atmaları ve ikramların akabinde son buldu.