Etiket: Salonunu

  • Kısıtlamada oyun salonunu kıraathaneye çevirenlere polis baskını

    Kısıtlamada oyun salonunu kıraathaneye çevirenlere polis baskını

    BURSA (İHA) – Bursa’da sokağa çıkma kısıtlamasını delerek internet kafeyi kıraathaneye çeviren gençlere polis baskın düzenledi. Oyun salonunda bulunan 13 kişiye toplamda 41 bin 418 lira ceza kesildi. Öte yandan bir şüphelinin masanın altında saklanırken yakalanması dikkatlerden kaçmadı.

    Olay, merkez Yıldırım ilçesi Duaçınarı Mahallesi Bedir Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre mahalle sakinleri, sokağa çıkma kısıtlamasına uymayan onlarca gencin, oyun salonuna girip kapıyı kilitledikleri ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Oyun salonunun çevresini ablukaya alan ekipler, oyun salonuna girdiklerinde gözlerine inanamadı.

    Oyun salonunda bulunan onlarca genç, karşısında polis ekiplerini görünce ne yapacaklarını şaşırdı. Ayrıca internet kafenin arkasında bulunan gizli bir kapıdan girildiğinde içeriyi kıraathaneye çevirdikleri ve masalarda iskambil kartlarının olduğu görüldü. Şüphelilerden biri ise olay yerine baskın düzenleyen polislerin kendini fark etmemesi için masanın altına saklandı. Polis ekipleri tarafından fark edilen genç daha sonra gülerek arkadaşlarının yanına geçti. Yasağı delen ve canlarını hiçe sayan gençlerin rahat tavırları ve gülmeleri ise pes dedirtti. Yasağı delen 13 kişiye toplamda 41 bin 418 lira ceza kesildi. İş yeri sahibi Cemal D. ise ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Bakkalı eczaneye, bilardo salonunu aquaparka dönüştürdüler

    Adana polisi Suriyeli göçmenleri denetlemek için onların yoğunlukta yaşadığı yerde özel harekat polisinin de katılımıyla uygulama yaptı. Uygulamada bir bakkal dükkanında çok sayıda ilaç ele geçirilirken, bir bilardo salonunun arka tarafına ’izin belgesiyle’ yapılan kaydıraklı yüzme havuzu ise herkesi şaşkına çevirdi.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Yabancı Şube Müdürlüğü ekipleri yabancı uyruklu şahısların huzur ve güvenliğini, kamu düzenini sağlamak, suçların önlenmesi ve suç işleyenlerin yakalanması için uygulama başlattı.

    Aralarında özel harekat polislerinin de bulunduğu çok sayıda emniyet mensubu, Mirzaçelebi Mahallesinde özellikle Suriyelilerin yoğunlukta olduğu bölgeye geldi. Zırhlı araçlarla sokağa giren polis bütün iş yeri ve Suriyeli vatandaşların üzerinde tek tek arama yaptı.

    Uygulamada 718 Suriye uyruklu şahıs sorgulanırken, Suriyelilere ait 421 ait iş yeri de kontrol edildi. Kontroller esnasında bir bakkal dükkanının arka bölmesinde çeşitli markalarda çok sayıda ilaç bulundu. Dükkan sahibi Suriye uyruklu Sami Eleti isimli şahıs ve ilaçlar, işlem yapılmak üzere Dağlıoğlu Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.

    Sorgulamalarda, Suriye uyruklu 47 yabancının izinsiz olarak başka şehirden geldiği belirlendi. İzinsiz şehir değiştiren göçmenler, kayıt illerine dönmeleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

    Polisler yaptıkları bir aramada ise bilardo salonunun arka tarafından yüzme havuzu buldu. Çocukların saati 4 liraya girdiği yüzme havuzunun her tarafının kapalı olması ve kaydırakların bile bulunması herkesi şaşkına çevirdi. İş yerinin izin belgesi olduğu öğrenildi. Polis Suriyelilerin işlettiği hamamda da didik didik arama yaptı.

  • Hisarcıklıoğlu, Yaşar Tetiker Bulvarı ve konferans salonunu açtı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu Kdz. Ereğli’de ekonominin yıldızları ödül törenine katılmak için geldiği ilçede bir süre önce vefat eden eski Kdz. Ereğli TSO Başkanı Yaşar Tetiker’in isminin verildiği Bulvar ile TSO binasındaki konferans salonunun açılışını gerçekleştirdi.

    Kdz. Ereğli TSO Yönetimi tarafından ‘Ekonominin yıldızları’ adı verilen ödül töreni Gülüç Büyük Anadolu Otel’de gerçekleştirildi. Törende kurumlar vergisi rekortmenleri, ISO ilk 500’e giren sanayi kuruluşu temsilcileri ile Ereğli TSO’nun en eski üyeleri ve odaya katkı veren belediye başkanlarına plaketleri TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Faruk Çaturoğlu, Özcan Ulupınar, CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Zonguldak Vali Yardımcısı Nevzat Taşdan, Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Kdz. Ereğli TSO Başkanı Sertan Yalçın, Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal ve Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol tarafından verildi. Ödüllerin verilmesinin ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve protokol üyeleri bir süre önce vefat eden Kdz. Ereğli Eski TSO Başkanı Yaşar Tetiker’in isminin verildiği OSB’de ki ana bulvarın sembolik açılış kurdelasını kesti. Tören sırasında Yeşil Yumurta üreticisi demir çelik fabrikası emeklisi İsmet Koç, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na bir sepet yeşil yumurta hediye etti.

    Hisarcıklıoğlu Kdz. Ereğli TSO Başkanı Sertan Yalçın’ın talebi üzerine Ereğli ilçesine bir okul yaptırma sözü verdi.

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu törenin ardından Kdz. Ereğli TSO’ya geçerek burada eski TSO Başkanı Yaşar Tetiker’in isminin verildiği konferans ve toplantı salonunun açılışını gerçekleştirdi. Tetiker’in hayatını anlatan slayt gösterisini izleyen Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşması sırasında kendisi ile yaşadığı bazı anılarını anlattı. Hisarcıklıoğlu, koltukların kimseye baki olmadığını, önemli olanın ise geride güzel bir isim ve hoş bir seda bırakmak olduğunu belirtirken, vefalı davranışlarından dolayı Kdz. Ereğli TSO Başkanı Sertan Yalçın ve yönetimine teşekkür etti.

    Hisarcıklıoğlu buradaki programın ardından Kdz. Ereğli ilçesinden ayrıldı.

  • Kadın cinayeti davasında ’Uyuşturucudan’ sözleri mahkeme salonunu karıştırdı

    İzmir’in Buca ilçesinde iddiaya göre kıskançlık nedeniyle dini nikahlı eşini kalbinden bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi. Tanık olarak dinlenen komşunun “Maktulün gözünde morluklar var” sözleri üzerine sanık “Uyuşturucudan” deyince seyirciler arasında bulunan sanık ve maktulün ağabeyleri arasında tartışma çıktı.

    Davaya konu olan olay, geçtiğimiz 15 Haziran günü Yıldız Mahallesi 206/23. Sokak’ta meydana geldi. 15 yıldır dini nikahlı olan 57 yaşındaki Mehmet Sabırlı ile 51 yaşındaki Dilek Mamalı arasında kıskançlık krizi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Sabırlı, mutfaktan aldığı ekmek bıçağını Mamalı’nın kalbine sapladı. Dilek Mamalı aldığı bıçak darbesiyle ağır yararlanırken, kocası durumu sağlık ekiplerine bildirdikten sonra olay yerinden kaçtı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından evin içinde hareketsiz yatarken bulunan kadın, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alan polis ekipleri, Sabırlı’yı kısa sürede yakaladı. Buca Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden emekli olduğu ve dini nikahlı olarak yaşadığı eşinin de yine aynı kurumda memur olduğu öğrenilen Mehmet Sabırlı’nın ilk ifadesinde cinayeti kıskançlık krizi yüzünden işlediğini itiraf ettiği öğrenildi. Olayı soruşturan savcı, hazırladığı iddianamede sanık Mehmet Sabırlı hakkında ’kasten adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis istemiyle dava açtı.

    “Amacım korkutmaktı”

    İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Sabırlı, sanık avukatı, öldürülen Dilek Mamalı’nın ağabeyi müşteki Mehmet Tacettin Mamalı, müşteki avukatları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı katıldı. İlk celsede hastalığını öne sürerek savunma yapmayan sanık Mehmet Sabırlı, savunmasını yaptı. Sanık Mehmet Sabırlı, Dilek Mamalı ile 15 yıldır beraber yaşadıklarını, maktulün son zamanlarda eve alkollü geldiğini ve bu yüzden tartıştıklarını ileri sürerek, “Maktul sürekli internette birileriyle yazışıyordu. Bu nedenle tartışıyorduk. Son tartışmamızda Dilek bana sinkaflı ifadeler sarf ediyordu. Elimde bulunan bıçakla yatak odasına girdim. Amacım korkutmaktı. Boğuşma sırasında bıçak istemsiz bir şekilde saplandı. Cinayetten birkaç ay önce maktulle yaşadığımız bir tartışmada maktulü darp ettim. Kıskançlık nedeniyle telefonunu aldığımda maktulün telefonundaki yazışma ve fotoğrafları alarak flash diske kaydettim ve maktulün yengesine verdim” dedi.

    Tanık olarak dinlenen Dilek Mamalı’nın kuzeni N.M. ise, Dilek’in psikolojik baskı altında olduğunu ve öldürülmekten korktuğunu belirterek, “Sanık Dilek’in annesine gidip ’Kızınızı öldüreceğim’ demiş. Bana da bir kere telefon açıp ’Dilek’in ağzını burnunu kırdım’ demişti. Sanık bana da Dilek’i öldüreceğini söylemişti. Maktulün banka hesaplarına bakıldığında görülür. Dilek, sanığın borçlarını ödemeye çalışıyordu. Maktul çok borçlanmıştı, o yüzden” diye konuştu.

    Tanık olarak dinlenen çiftin komşuları Z.T., “Bir akşam maktul Mamalı’nın evine gittiğimde göz altlarında morluklar olduğunu gördüm. Dilek bana, ’Öldürülmekten çok korkuyorum’ diye dert yandı” dedi.

    Tanığın konuşmasının ardından sanık Mehmet Sabırlı’nın “Maktulün gözlerinin altındaki morluklar uyuşturucudan” demesi üzerine salondaki seyirciler arasında bulunan Dilek Mamalı ve sanık Mehmet Sabırlı’nın ağabeyleri arasında tartışma çıktı. Mahkeme başkanı, tartışan ağabeyleri polis eşliğinde dışarı çıkarttı. Kısa bir aranın ardından mahkeme devam etti. Duruşma savcısı, dinlenen tanıkların beyanına bir diyecekleri olmadığına, eksikliklerin tamamlanması ve sanığın tutukluluk halinin devam etmesini talep etti. Sanığın avukatı ise tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, dinlenmeyen tanıkların dinlenilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Hobi olarak başladı, evinin salonunu müzeye çevirdi

    Eskişehir’de emekli olduktan sonra antikaya merak salan Ahmet Aydın, satın aldığı antika eşyalar ile evinin salonunu adeta müzeye çevirdi.

    2009 yılında emekli olduktan sonra antika eşyalara merak salan Ahmet Aydın, evinin salonunu adeta müzeye çevirdi. 68 yaşındaki Aydın, tutku haline dönüştürdüğü antika sevdası nedeniyle günün büyük bir kısmını evde geçirerek, yakın dönem tarihine ışık tutmuş antika eşyalarının bakım ve onarımını yapıyor. Eşinin de desteği ile antika eşyaların temizliğini yapan Ahmet Aydın, salonunda günümüz teknolojisine ait hiçbir şey de bulundurmuyor.

    “Emeklilik demek köşede oturmak değil bana göre”

    Eve gelen misafirlerinin şaşkınlık içinde kaldığını belirten Bulgaristan doğumlu Ahmet Aydın, “Emeklilikten sonra yine evin içinde olan antika, resim ve buna benzer şeylere merak saldım. Bu şekilde hoş vakit geçiriyorum. Emeklilik demek köşede oturmak değil bana göre. O yüzden ben boş durmayı hiç sevmem. Salonda belki 100’e yakın saat vardır, işim olmadığı zaman saatlerden birini mutlaka bozar tekrar montajını yaparım. Salonda bulunan antika diyebileceğimiz eşyaları saymadım ama 100’e yakın saat var. Bu saatlerin yaşları en az 40-50 yıllık. Fransa’nın Marsilya kentinde yapılan bir mandolin var, 1902 yılında yapılmış, şuan 114 yaşında. Buna benzer şeyler vardır ama şuanda aklıma gelen bunlar. Benim oturma odam, misafir kabul odam burasıdır. Hanım televizyon seyretmesini sever, ben hiç hazzetmem, böyle şeyleri sevmiyorum. O gider televizyonu seyreder, ben burada mutlaka bir şeylerle uğraşırım” ifadelerini kullandı.

    “Buraya harcanan para o kadar astronomik rakam değil”

    Antika eşya almak için zaman zaman şehir dışına da çıktığını belirten Aydın, “Antikaları almak için bazen Bursa’ya, Kütahya’ya ve Ankara’ya giderim ama genellikle bunlar internette çok olduğu için internetten temin ediyorum. Fakat görüp almak daha iyi bir şey. Evimize ilk gelen misafirler çok şaşırıyor. Çünkü her evde göremiyorlar ‘Nasıl bir yer burası’ diyorlar, bir süre geçtikten sonra huzur bulduklarını söylüyorlar. İçinde varsa yapabilirsin, bu herkesin yapabileceği bir şey. Çünkü buraya harcanan para o kadar astronomik rakam değil. Benim buradaki tek kazancım bozuk alıyorum, tamir ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Aldığınız antika sizi en az 50-60 yıl geriye götürüyor”

    Aydın, günümüzde antika eşyalara hak edilen değerin verilmediğini de ifade ederek, “Benim çocukluğumda hatırlıyorum radyo ve gramofon gibi antika şeyler başköşede dururdu. Şimdi eskicilerin arabasında geziyor. Bir plastik leğene babasından kalmış radyoyu veriyor. Antika özellik isteyen bir şeydir. Antika konusunda da biz bir şey bilmiyoruz işin garip tarafı ama yavaş yavaş internet sayesinde insanlar biraz daha bilinçleniyor. Herkesin antikaya merak salmasını istiyorum, çünkü bambaşka bir şey. Aldığınız antika sizi en az 50-60 yıl geriye götürüyor” dedi.