Etiket: Saldırıdır”

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak: “Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı demokrasiye ve millet iradesine yapılan bir saldırıdır”

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı demokrasiye ve millet iradesine yapılan bir saldırıdır” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, 15 Temmuz gecesinde yapılan darbe girişimi sırasında olayların şiddetli bir şekilde yaşandığı yerlerden olan Saraçhane’de ki İstanbul Büyükşehir Belediye binasını ziyaret ederek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a taziye dileklerini sundu. Başbakan Yardımcısı Kaynak, darbe girişiminden sonra belediye binasına koyulan 15 Temmuz Taziye Defterini imzaladıktan sonra, Başkan Topbaş’a olaydan dolayı üzüntülerini illetti. Daha sonra Başkan Topbaş, Başbakan Yardımcısını makamında konuk etti.

    “Bu saldırı sadece Sayın Kılıçdaroğlu’na değil, demokrasiye ve millet iradesine yapılmış bir saldırıdır”

    15 Temmuz Taziye defterini imzaladıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı büyük bir üzüntüyle karşılıyorum, hem de saldırıyı yapanları lanetliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ülkemizin en eski ve en köklü partilerinden biridir. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarından birisidir. 15 Temmuz darbe girişiminin ilk saatlerinde Sayın Kılıçdaroğlu’nun millet iradesinin yanında bulunarak darbeye karşı duruşu, sonra devam eden süreç ve daha sonra 7 Ağustos’ta İstanbul Yenikapı’da yine milletimizle beraber olarak milletimizin yanında oluşu çok önemliydi. Bu hadise 93’üncü yılını yaşayan milletimizin en önemli hadisesiydi. Bu konu bu yönüyle sadece Cumhuriyet Halk Partisi liderine değil demokrasiye ve millet iradesine yapılmış bir saldırıdır” dedi.

    “Türkiye kokteyl bir terör saldırıyla karşı karşıyadır”

    Türkiye’nin tarihi günlerden geçtiğini söyleyen Kaynak, “Türkiye çok tarihi günlerden geçiyor, bu tarihi günleri hep beraber yaşıyoruz. Milletimiz tarihi hep beraber yazıyor. Bir yandan güneyimizde terör üreten bir bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz koalisyon güçleriyle beraber önemli bir operasyon yaparken, bir yanda da Türkiye’mizin içerisinde sınırlarımızda PKK ve DAEŞ terörü eylemler yapıyor. Gaziantep’te yaşanan olaylarda, Güneydoğu’dan gelen şehit haberleriyle üzülüyoruz. Ancak Türkiye benim tanımımla sadece PKK ve DAEŞ’in değil, kokteyl bir terör saldırısıyla karşı karşıyadır. Düşünün ki Suriye’de ve Irak’ta birbiriyle savaşan PYD ve DAEŞ ikisi bir Türkiye’ye saldırıyorlar” diye konuştu.

    “Bu süreçte dikkatli olacağız ama asla millet ve devlet iradesinden taviz vermeyeceğiz”

    Emniyet Teşkilatımız ve İstihbarat Teşkilatımız birçok terör eyleminin önceden istihbaratını aldıklarını ifade eden Başbakan Yardımcısı Kaynak, “Dün Sayın Başbakanımızın ifade ettiği gibi belki bu süreç içerisinde 300’e yakın bombalı araç tespit edildi ve önlendi. Ama istihbaratın aradan kaçırdığı bu bir iki tür eylem çok can sıkıcı, can yakıcı eylemler haline gelebiliyor. Cumhurbaşkanımız hatırlarsınız söylemişti, demokrasi nöbetimiz bitmedi, herkes olduğu yerde iş yerinde evinde, resmi kurumunda herkes demokrasi nöbetine devam edecek demişti. Cumhurbaşkanımızın bu hususta ki öngörüsünün ne kadar isabetli olduğunu bugün bir kere daha ortaya çıktı. hepimiz dikkatli olacağız. Ama asla millet iradesinden ve devlet iradesinden taviz vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Geçmişi unutmadan geleceğe yürüyeceğiz”

    Ziyaretlerinden dolayı Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’a teşekkürlerini ileten İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Başbakan Yardımcımıza ben nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Ülkemiz ve şehrimiz bir vakıf medeniyetinin eserleriyle doludur. 15 Temmuz gecesi yaşanan maalesef profesyonel bir terör saldırısına uğramış belediyemizin 18 şehit ve 50 civarında da yaralının bulunduğu ve kamu binası olarak İstanbul’da en fazla hasar gören bir belediye olarak bizi ziyaret etmesinden dolayı Başbakan Yardımcımıza ben teşekkür ediyorum. Tabi ki emanet bir şehir ve geleceğe yürüyeceğiz. Geçmişi unutmadan geleceğe yürüyeceğiz. Bu konuda Başbakan Yardımcımızla yakın bir mesaiyi içerisine gireceğiz. İnşallah bundan sonraki süreçte vakıflarla olan çalışmalarımızda yeni bir dönem başlatacağız” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Ala: “Bu ülkemize, milletimize yapılmış bir saldırıdır”

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Bölücü terör örgütü, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna saldırmış, konvoyunda emniyeti almakla görevli olan jandarma aracımız hedef alınmış ve aracımızdaki biri er olmak üzere 3 jandarmamız yaralandı. Bu ülkemize, milletimize yapılmış bir saldırıdır ve bunun şuanda gereği orada yapılmaktadır. Güvenlik birimlerimiz bu adi saldırıyı düzenleyen alçak teröristlerin peşindedir” dedi.

    Gölbaşı’ndaki Polis Akademisi Başkanlığı’nda, eğitimlerini başarı ile tamamlayıp mezun olan 177’si kadın, bin 558’i erkek olmak üzere toplam bin 735 komiser yardımcısı için mezuniyet töreni düzenlendi. Törene İçişleri Bakanı Efkan Ala, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, Polis Akademisi Başkanı Yılmaz Çolak ve mezun öğrencilerin aileleri katıldı. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Mezuniyet töreninde konuşan İçişleri Bakanı Efkan Ala, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna yönelik yapılan terör saldırısına değindi. Bölücü terör örgütü PKK’nın Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna saldırdığını ve 3 jandarmanın saldırı sonucunda yaralandığını ifade eden Bakan Ala, “CHP camiasına ve Sayın Genel Başkanına büyük geçmiş olsun diyorum. Kendisini telefonla arayarak bundan sonraki süreçle ilgili bilgi sundum, hem kendi durumunun iyi olduğunu memnuniyetle gördüm. Biz bilinsin ki birimize bir saldırı olduğunda hepimize saldırı olmuştur gibi hareket ederiz. Bu ülkemize, milletimize yapılmış bir saldırıdır ve bunun şuanda gereği orada yapılmaktadır. Güvenlik birimlerimiz bu adi saldırıyı düzenleyen alçak teröristlerin peşindedir. Kısa zamanda inşallah bunun gereği yapılacaktır” diye konuştu.

    “Bugün birlik olmak zamanıdır, dirlik olmak zamanıdır. Memnuniyetle görüyoruz ki herkes ne zaman demokrasimize bir saldırı olsa topyekun birlikte oluyor” diyen Bakan Ala, “Bu Türkiye’nin en önemli varlığıdır. 15 Temmuz gecesi ülkemize alçakça bir saldırı oldu. Bir darbe girişiminde bulundu bizim kutsal bildiğimiz asker içerisine girmiş hainler, bu ülkeyi darmadağın etmek amacıyla ülkemizin varlığını, milletimizin bütünlüğüne bir darbe teşebbüsünde bulundular. Ama emniyetimizin içindeki vatansever kardeşlerimizin duruşuyla, askerimizin içindeki memleket sever askerlerin dik duruşuyla ve bu milletin tarihine yakışır duruşuyla, bütün siyasi partilerimizin, basın kuruluşlarımızın birlikteliğiyle ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle bu alçak girişim tarihin çöplüğüne atıldı. İşte memleketin en önemli varlığı budur” şeklinde konuştu.

    “Bu millete tuzak kurmak isteyenlerin kendileri kurduğu tuzağa düşecektir”

    Konuşmasında mezun olan komiser yardımcılarını seslenen Bakan Ala, “Sevgili komiser yardımcılarımız, gördünüz ki soruları çalanlar, milletin hakkını yiyenler, milletine ihanet edenler payidar olamadılar. Aklını kiraya verenler, Allah’ın verdiği muhakeme kabiliyetini yok edenler, kendilerini demokratik kişilikten yoksun bir yapının üyesi olarak kişiliklerinden sıyrılanlar ve nihayetinde bu kadar necip bir millete sokağında kurşun sıkanlar, milletin iradesini temsil eden Meclisi ahlaksızla bombalayanlar, terörle mücadelede en çok başarı gösteren ve kendilerini ortaya koyan özel harekattaki polis kardeşlerimizin üzerine lazer güdümlü füze atan alçaklar yok oldular, rütbeleri söküldü, generallikleri indirildi, makamları ellerinden alındı ve onların yerine sizin gibi memleket sever adam gibi memleketin çocukları yerlerini aldı. Milletin içerisinde yetişmiş, milletin geleceğine hizmet etmeyi amaç edinmiş her birinizin anlından öpüyorum. Bu millete tuzak kurmak isteyenlerin kendileri kurduğu tuzağa düşecektir. Bizim önümüzü kimse kesemeyecektir. Bunu yapmaya çalışanlar kimsesizlerin hainler mezarlığına gömülecek, bunun için şehit olanlar ise Ay Yıldızlı bayrağımızın hilali önündeki yıldız gibi parlayacaktır ve ebediyete kadar hatırlanacaktır. Biz bayrağımızdaki yıldızı gördüğümüz zaman şehitlerimizi hatırlayan bir milletiz. Böyle bir millet dize getirilemez” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin lider ülke olma konusunda hedefleri olduğundan bahseden Bakan Ala, “Şimdi birçok açıdan Türkiye’ye saldırmaya çalışanlar Türkiye’nin birliği, dirliği karşısında beton duvara çarpmış gibi tarumar oldular. Şimdi bu maşa terör örgütlerini kullanmaya çalışıyorlar. Görüyorsunuz Allahın izniyle bunları da dize getireceğiz. Sizden tek ricam var, milletiniz evladı olduğunuzu hiç unutmayın, aklınızı asla başkalarına kiraya vermeyin. Zaten böyle yapmayacağınıza eminiz. Sizi bu millet yetiştirdi, bu milletin iradesiyle sandıktan ne çıkarsa bu milleti o yönetecektir. Onların koyduğu yasalar da sizin rehberiniz olacaktır. 79 milyonun evladısınız ve buna uygun hareket edeceğinizden hiç şüphemiz yok” dedi.

    Tören mezun öğrencilerin yemin etmesinin ardından sona erdi.

  • Bakan Bozdağ: “Diyarbakır’daki Saldırı Türkiye’nin Birlik Ve Beraberliğine Yapılan Bir Saldırıdır”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır’da 2 polisin şehit olduğu ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin, “Aynı zamanda Türkiye’mizi hedef almıştır. Türk milletinin birliğini, dirliğini, huzurunu, kardeşliğini, barış ortamını hedef almıştır. Bu hesapları hepimizin görmesi lazım” dedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, partisinin düzenlediği İl Danışma Meclis Toplantısı için memleketi Yozgat’a geldi. Yozgat Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Bozdağ, dün Diyarbakır’da 2 polisin şehit olduğu ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü terör saldırısını değerlendirdi. Saldırıda hayatını kaybeden polislere ve Baro Başkanı Avukat Tahir Elçi’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Bozdağ, “Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de nereden ve kimden geldiği tespit edilememiş olan bir kurşunun isabeti suretiyle hayatını kaybetti. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, terörün her türlüsü lanetlidir, lanetlenmelidir. Şiddetin her türü lanetlidir, lanetlenmelidir. Dünyanın hiçbir yerinde terörle, şiddetle elde edilmiş doğru bir netice yoktur. Bundan sonra da terörle ve şiddetle elde edilecek bir netice olmayacaktır. Türkiye’de terörün, şiddetin, kirli oyunların, provokasyonların netice aldığı baki değildir. Bundan sonra da Türkiye’mizde hiçbir terör saldırısı, hiçbir şiddet, hiçbir provokasyon netice alamayacaktır. Ben bu vesile ile teröristlerin başlatmış olduğu terör saldırısını şiddetle ve nefretle kınadığımı bir kez de Yozgat’tan ifade etmek istiyorum” dedi.

    “TERÖR TÜRKİYE’NİN BİRLİK VE BERABERLİĞİNİ HEDEF ALMIŞTIR”

    Dün Diyarbakır’da başlatılan terör saldırısının sadece polisi hedef almadığını, isabet eden kurşunların sadece polisi şehit etmediğini, sadece Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybetmesine neden olmadığını vurgulayan Bakan Bozdağ, “Bu aynı zamanda Türkiye’mizi hedef almıştır. Türk milletinin birliğini, dirliğini, huzurunu, kardeşliğini, barış ortamını hedef almıştır. Bu hesapları hepimizin görmesi lazım. Onun için de her terör saldırısı sonrası birbirimize kem gözle bakmak yerine, birbirimize şüphe ile yaklaşmak yerine birliğimize, dirliğimize, huzurumuza, barışımıza daha fazla sahip çıkmalı, ellerimizi birbiriyle daha fazla buluşturmalı, daha fazla kenetlenmeliyiz ki bu kirli oyunları, kirli hesapları yapanlar hedeflerine ulaşmasın. Olayın akabinde hem adli, hem de idari soruşturma başlatılmıştır. Adli ve idari soruşturma olayı bütün yönleriyle detaylı bir şekilde ortaya çıkaracaktır. Şu anda yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden yayınlanan bazı haberler gerçek değil yalandır. Bazıları manipülasyon, bazıları çarpıtma, maalesef kirli haberlerle milletimizin zihnini bulandırmak isteyen çevreler de var. Olay bütün yönleriyle incelenecek ve bütün gerçek tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılacaktır. Hiçbir şeyin gizlenmesi, örtülmesi, göz ardı edilmesi, ihmal edilmesi asla söz konusu değildir, olması da mümkün değildir. Dünden bu yana yapılan açıklamalara baktığımızda bazı çevreler daha işin başında katil devlet diye önyargılarıyla katil ilan etmeye başladılar. Elde bilgi var mı, yok. Delil var mı, yok. Herhangi bir bulgu var mı, yok. Sadece önyargılarla konuşan parti temsilcileri oldu. HDP’nin temsilcileri oldu ve başka yerlerde, başka çevrelerde benzer konuşmalar yapıldı. Sayın Başbakanımızın yaptığı açıklamalar çarpıtıldı. Sayın Başbakanımız bunların hiçbirini söylemedi. Çünkü ortada elde edilmiş delillere, bulgulara baktığımız zaman kurşunun kimin silahından çıktığını kesin olarak ifade edecek bir bilgiye henüz sahip değiliz. Türkiye’nin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu Beyefendi, Türkiye’yi ve Türk milletini doğru bilgilendirmekle mükelleftir ve doğru bilgilendirdi. Yalan söyleyen HDP’nin temsilcileridir ve gerçeği çarpıtan onlardır ve Başbakanımızın sözünü çarpıtan onlardır. Başbakanımız çok açık, net bir şekilde ’Bu olayda Diyarbakır Baro Başkanı polisin silahından çıkan kurşunla öldürülmüşse onu tespit ederiz. Çıkan sonucu da Türkiye kamuoyuyla paylaşırız. Teröristlerin silahından çıkan kurşunla öldürülmüşse onu da araştıracağız onu da tespit edip Türkiye kamuoyuyla paylaşacağız. Yok, başka bir taraf, üçüncü bir kişi orada bu eylemi yaptıysa, bir suikast ihtimali varsa onu da araştıracağız. Yani olayı bütün yönleri ile inceleyip bütün çıplaklığıyla Türk milletiyle, kamuoyuyla paylaşacağız’ demiştir. Takdir edilecek bu yaklaşım, olumlu görülecek bu tutum karşısında tavır takınması gerekenler maalesef bu doğru sözleri çarpıtmayı seçmişlerdir” diye konuştu.

    Parlamentoda soruşturma sürecinde gizlilik kararı alındığı iddialarını da yalanlayan Bakan Bozdağ, “PKK terör örgütü gerçeğin ortaya çıkmasından belli ki rahatsız. HDP Genel Başkanları ve diğer yetkileri konuşuyorlar, onlara da sesleniyorum, siz gerçeğin ortaya çıkmasını istiyor musunuz istemiyor musunuz? İstiyorsanız o zaman bu soruşturmayı yapan cumhuriyet savcılarımızın görevlerini sağlıklı bir şekilde yürütmelerini neden sabote ediyor, neden terör örgütü saldırıyor, neden onların görevlerini yapmasına engel çıkarılmak isteniyor?” şeklinde konuştu.

    “OLAYIN ÖRTÜLMESİ, KAPATILMASI ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Olay yerinde pek çok delil toplandığını vurgulayan Bakan Bozdağ, “Görüntü kayıtları, başka deliller titizlik içerisinde toplanmakta. Bunların analizi ve değerlendirilmesi yapıldıkça Türkiye kamuoyu ile de paylaşılacaktır. Soruşturmanın hiçbir aşamasında kimseden gizlenen bir şey olmamıştır, bundan sonra da soruşturmanın usul hukukunda çerçevesi ne ise o çerçeve içerisinde yürütüleceğinden de kimsenin endişesi olmamalıdır. Bu yüzden de gerçek bilgilere itibar edelim ve bu noktada sorumlu olanların açıklamalarından hareketle değerlendirme yaparsak o zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapmış oluruz. Olay yerinde merhum Tahir Elçi’nin yanında bulunan silahın şuanda elde edilen bilgiler çerçevesinde kaçan teröristlerin kullandığı silahlardan birisi olduğu ve bu silahın da şehit olan polislerimizden birinin vurulmasında kullanıldığı da balistik incelemede tespit edilmiş durumdadır. Ancak bundan sonraki süreçte de olay bütün boyutlarıyla tespit edilecektir. Zira o açıklamanın yapıldığı yerin etrafındaki sokaklarda hendeklerin arkasında teröristlerin bulunduğu, oralardan da ateşlerin yapıldığına dair tanık ifadeleri var ve bütün boyutlarıyla bu olay incelenecek, gerçek en açık şekilde ortaya çıkarılacaktır. Olayın örtülmesi, kapatılması asla söz konusu olmayacaktır. Kimin kusuru, kastı varsa onlarla ilgili yasal olarak ne gerekiyorsa o yapılacaktır. Bunu buradan bir kez daha ifade etmek isterim” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİNİ BERABERLİĞİNİ BOZMAK İSTEYEN ÇEVRELER VAR”

    Türkiye Cumhuriyeti devletinin büyük bir devlet olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Ülkemizin huzurunu, istikrarını, birliğini, dirliğini bozmak isteyen içeride ve dışarıda pek çok çevre var. Bunları siz biliyorsunuz. Onun içinde bu ülkenin huzuruna, birliğinde, dirliğine dönük her türlü terör saldırısı veya başka türlü saldırılar karşısında bizim sağduyu ile hareket etmek, birlik içinde olmak, aramızdaki sevgi ve saygı bağlarını daha güçlendirmek, bütün teröristleri, Türkiye üzerinde kirli hesap yapan bütün çevreleri perişan edecektir. Onların hedeflerine en büyük zararı bizim birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize, sevgi ve saygımıza sahip çıkmak verecektir. Milletimiz bugüne kadar onlara pirim vermedi. Bundan sonra da pirim vermeyecektir. Hükümetimiz gerek şehit polislerimize, gerek hayatını kaybeden baro başkanımıza sahip çıkmıştır. Çünkü hayatını kaybeden herkes aziz Türk milletinin bir mensubudur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin birer vatandaşıdır. Onların canları da bizim devletimize aittir. O canı korumak, onlara zarar verenlerle mücadele etmek bizim vazifemizin başında gelmektedir” ifadelerini kullandı.

    “HDP’Lİ YETKİLİLERİN ŞEHİT POLİSLERİMİZE EN UFACIK TAZİYE MESAJINA ŞİMDİYE KADAR RASTLAMADIK”

    HDP’yi de eleştiren Bakan Bozdağ, şunları söyledi:

    “Maalesef HDP’li yetkililerin açıklamalarına baktığınızda Tahir Elçi ile ilgili taziye dileklerini görüyor ama hayatını kaybeden şehit polislerimize en ufacık taziye mesajına şimdiye kadar rastlamadık. Onlar insan değil mi, onlar da insan. Hem de baro başkanını korurken hayatını kaybeden insanlardan birisi. İnsan olmak, vicdanlı olmak, ahlaklı olmak böyle bir durumda aynı gözle bakmayı, aynı anlayışı yansıtmayı gerektirir. Ama bakıyorsunuz baro başkanı ile ilgili taziye mesajı var ama şehit polislerimiz ve ailelerine ilişkin bir açıklama yok. Biz bunun yanlışlığını buradan bir kez daha ifade ediyor ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bu farklı ve hastalıklı yaklaşımı deşifre etmek istiyoruz. Hepsine aynı gözle bakmak ve oradaki polislerimize karşı da aynı yaklaşımını göstermek Türkiye’nin parlamentosunda görev yapan bir siyasi partinin hassasiyet göstermesi gereken önemli bir konudur. Ama maalesef bu hassasiyeti göstermediler. Türkiyelileşme iddiasında olan HDP’nin bu hassasiyeti göstermesi onların iddiasını güçlendirir, aksi takdirde bu iddianın sadece vatandaşın oyunu almak için ortaya atılmış bir yalan olduğunu tescil etmeye yarar. Türkiye’nin birliğine, dirliğine dönük her türlü saldırı karşısında Allah’ın izniyle hem aziz milletimiz hem de devletimiz dimdik ayaktadır. Türkiye’nin sokakları, Türkiye’nin dağları, ovaları, mahalleleri, köyleri her yeri terör örgütlerinden, teröristlerden temizleninceye kadar her yerde huzur, güven, barış tesis edilinceye kadar terörle mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.”