Etiket: Saldırganların

  • Başkan Çerçioğlu, “Saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inanıyorum”

    Başkan Çerçioğlu, “Saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inanıyorum”

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Efeler ilçesinde adliye önünde tutuklu yakınları tarafından saldırıya maruz kalan gazetecilere geçmiş olsun dileklerini iletirken, saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inandığını dile getirdi.

    Başkan Çerçioğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Aydın Adliyesi’nde tutuklu bulunan kişinin yakınları tarafından darp edilen gazeteci Kıymet Sarıyıldız ve Murat Uçkaç’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Basın özgürlüğünü engellemeye yönelik bu olayı kınıyor, saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inanıyorum” dedi.

  • Saldırganların silahla vurduğu vatandaşın yardımına otobüs şoförü koştu

    Saldırganların silahla vurduğu vatandaşın yardımına otobüs şoförü koştu

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yol üzerinde 2 şahsın silahla vurduğu vatandaşın yardımına otobüs şoförü koştu. Gencin silahla vurulma anı ve otobüs sürücüsünün araçtan inince saldırganların kaçışı otobüsün kamerasına yansıdı.

    Olay, dün akşam saatlerinde Kocaeli’nin İzmit ilçesi Seka Tünel üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Murat U. adlı şahıs, Seka Tünel üzerinde kimliği henüz öğrenilemeyen iki kişi ile tartışma yaşadı. Tartışmanın büyümesi üzerine kimliği belirsiz şahıslar, yanlarındaki silahla Murat U.’ya ateş etti. Silahtan çıkan kurşunlar sırtına isabet eden Murat U. kanlar içinde yere yığıldı. Bu sırada Derince–İzmit istikametinde seyir halinde olan halk otobüsü şoförü Resul G. Kozluk Mahallesi mevkiinde seyir halindeyken, 2 kişinin ellerinde silahla 1 kişiyi kovaladıklarını fark etti. Saldırganların kovaladıkları kişiye silahla ateş ettiklerini görünce aracını durdurup silahla yaralanan kişiye yardıma koştu. Bu esnada yaralı kişinin kafasına silah dayandığı ve tekmelendiğini gören şoför saldırganlara durmaları konusunda seslenince saldırganlar kaçarak kayıplara karıştı.

    112 Acil Yardım ekiplerini arayarak durumu bildirdi.

    Olayı gören diğer sürücülerin yerde yatan şahsı görmelerine rağmen durmadığı bir anda aracından inen otobüs sürücüsü Resul G. yerde yatan kişiyi gördüğü esnada ilk olarak yaralının nabzını kontrol etti ve hemen akabinde 112 Acil Yardım ekiplerini arayarak durumu bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapılan olay yeri ve yaralının durumunu bildirdi. Sağlık ekipleri olay yerine intikal edene kadar sürücü Resul G. yaralının yarasına tampon yaptı. Daha sonra olay yerine intikal eden sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Murat U. Seka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Sırtından giren merminin göbeğinden çıktığı öğrenilen gencin durumunun ağır olduğu ve tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

    Gencin yaralanması otobüs içi güvenlik kamerasına yansıdı

    Silahla vurulan gencin, saldırganlar tarafından bir süre kovalandıktan darp edilme anları ise otobüsün güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, 2 şahsın genci bir süre kovaladıkları, silahla sırtından vurularak yere düşen gencin başına silah dayayarak darp ettikleri ve otobüs sürücüsünü görünce kaçtıkları görünüyor. Görüntülerin devamında ise diğer araçların olay yerinden geçtiği anlarda otobüsünden inen belediye otobüsü sürücüsü, yaralı gencin nabzını kontrol ederek durumu 112 Acil Yardım ekiplerine haber veriyor. İhbar sonrası olay yerine gelen sağlık ekipleri ambulansa aldıkları genci hastaneye kaldırıyor.

    Saldırganlar yakalandı

    Olayın ardından inceleme başlatan polis ekiplerinin takibi sonucunda silahla ateş eden B.O. ve olaya karışan M.D. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadelerinin sonrası adliyeye sevk edilen şahısların işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

  • (Özel haber) Şişli’deki silahlı saldırganların kaçma anı kamerada

    Şişli’de lüks bir otomobile ateş açarak içindeki 2 kişiyi ağır yaralayan şüphelilerin kaçtığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.

    Olay, Şişli Merkez Mahallesi Perihan Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki içinde Murat B., Murat Ç. isimli şahıslarında bulunduğu lüks araca kimliği belirsiz 3 kişi tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda lüks araçta bulunan 2 kişi ağır yaralanırken, araçtakilerin karşılık vermesi sonucu şüphelilerden biri bacağından yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri yaralıları hastaneye kaldırıldı.

    Şüpheliler silahı çöp konteynerine atarak kaçtı

    Şüpheliler olay yerinden kaçarken olay yerinde incelemelerini sürdüren polis ekipler, her noktayı didik didik aradı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin silahı çöp konteynerine attığı belirlendi. Çöp konteynerinden silahı çıkartan ekiplerin çalışmaları sürüyor.

    Şüphelilerin kaçtığı anlar kamerada

    Lüks araca yapılan saldırı sonrasında Murat B. ve Murat Ç.’nın ağır yaralandığı olayın ardından şüphelilerin kaçma anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin koşarak kaçtığı, bacağından vurulan şüphelinin ise sekerek kaçtığı görülüyor.

  • Bellek implantlarındaki açıklar siber saldırganların radarında

    Gelecekte siber saldırganlar, bellek implantlarındaki açıklardan yararlanarak insanların belleklerini çalabilecek, izleyebilecek, değiştirebilecek veya kontrol edebilecek. Kaspersky Lab ve Oxford Üniversitesi Fonksiyonel Nöroşiruji Grubu’ndan araştırmacıların hazırladığı rapora göre, saldırganların yararlanabileceği bir dizi mevcut ve potansiyel risk senaryosu tespit edildi ve gelecekte insanları bekleyen tehditlere hazır olmak için bu açıkların kapatılması şart.

    Gelecekte siber saldırganlar, bellek implantlarındaki açıklardan yararlanarak insanların belleklerini çalabilecek, izleyebilecek, değiştirebilecek veya kontrol edebilecek. Bilim adamları anıların beyinde nasıl oluştuğunu ve bu tür cihazlarla nasıl hedeflenebileceğini, kaydedilebileceğini ve iyileştirilebileceğini öğreniyor. Ancak, bağlı yazılım ve donanımlarda açıklar mevcut. Kaspersky Lab ve Oxford Üniversitesi Fonksiyonel Nöroşiruji Grubu’ndan araştırmacıların hazırladığı rapora göre, gelecekte bizleri bekleyen tehditlere hazır olmak için bu açıkların kapatılması şart.

    Araştırmacılar, derin beyin uyarı cihazlarındaki mevcut açıkları keşfetmek için pratik ve teorik analizlerini bir araya getirdi. Vücuda yerleştirilebilir titreşim üretici (IPG -implantable pulse generator) veya beyin pili olarak da bilinen bu cihazlar; Parkinson, titreme, depresyon ve obsesif kompulsif bozkukluk gibi rahatsızlıkların tedavisi için beyindeki belirli noktalara elektrik uyarıları gönderiyor. Bu cihazların en son nesli, hem doktorlar hem de hastaların kullanabileceği yönetim yazılımıyla birlikte geliyor. Bu yazılım herkesin satın alabileceği tabletler ve akıllı telefonlara kuruluyor. Cihazlar arasındaki bağlantı standart Bluetooth protokolü üzerinden gerçekleşiyor.

    Araştırmacılar, saldırganların yararlanabileceği bir dizi mevcut ve potansiyel risk senaryosu tespit etti. Risk senaryoları arasında şunlar yer alıyor:

    “Açık bağlantı altyapısı – Araştırmacılar, cerrahi ekipler arasında popüler olan bir çevrim içi yönetim platformunda bir adet ciddi açık ve endişe verici sayıda hatalı ayar tespit etti. Bunlar, saldırganların hassas verilere ve tedavi prosedürlerine erişmesini sağlayabiliyor.

    Vücut içindeki cihaz, yazılım ve ilgili ağlar arasındaki güvensiz veya şifrelenmemiş veri aktarımı sayesinde bir hastanın cihazına veya aynı altyapıya bağlı bir grup cihaza (ve hastaya) müdahale etmek mümkün olabiliyor. Yapılacak müdahale ile gizli kişisel bilgilerin çalınabilmesinin yanı sıra cihazların ayarları değiştirilerek hastanın acı çekmesi veya felç olması da sağlanabiliyor.

    Hastanın güvenliği için getirilen bazı tasarım kısıtlamaları nedeniyle güvenlikten ödün veriliyor. Örneğin, tıbbi implantların acil durumlarda doktorlar tarafından kontrol edilebilmesi gerek. Buna hastaların evlerinden hastaneye hızla getirildiği durumlar da dahil. Bu da doktorların genel olarak bilmediği bir parola kullanmayı imkansız hale getiriyor. Bu tür implantlarda yazılım tabanlı bir ‘arka kapı’ olması gerekiyor.

    Tıbbi ekiplerin güvenliği göz ardı eden davranışları – Hastalar için kritik önem taşıyan yazılımın yüklü olduğu cihazların varsayılan parolayla bırakıldığı, internette gezmek için kullanıldığı veya içine başka uygulamaların yüklendiği görüldü”.

    Bilimadamları anıları oluşturan beyin sinyallerini elektronik olarak kaydedebilmeyi hedefliyor

    Araştırmacılar önümüzdeki yıllarda, daha gelişmiş beyin pilleri ve insan beyninin anıları nasıl oluşturup sakladığına dair elde edilecek daha derin bilgiler sayesinde bu tür teknolojilerin gelişim ve kullanımının hızlanacağını tahmin ediyor. Bu da siber saldırganlar için yeni fırsatlar anlamına geliyor. Bilim adamları beş yıl içinde, anıları oluşturan beyin sinyallerini elektronik olarak kaydedebilmeyi ve ardından beyne tekrar göndermeden iyileştirip yeniden yazabilmeyi hedefliyor. Bundan on yıl sonra, ilk ticari hafıza geliştirici implantlar piyasaya çıkabilir. Yaklaşık 20 yıl içinde ise bu teknoloji hafızamız üzerinde kapsamlı bir kontrol sunacak şekilde gelişebilir. Bunların sonucunda ortaya çıkacak tehditler arasında, politik olaylar veya anlaşmazlıklara dair anıların eklenmesi veya çıkarılmasıyla geniş insan gruplarını toplu bir şekilde etki altına almak gibi durumlar bulunabilir. Ayrıca, ‘yeni amaçlar edinen’ siber tehditler; siber casusluk veya anıların çalınması, silinmesi ya da ‘kilitlenmesi’ (örneğin fidye için) için çıkan yeni fırsatları değerlendirebilir.

    Araştırma sonuçları hakkında konuşan Kaspersky Lab Global Araştırma ve Analiz Ekibi Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Galov, “Mevcut açıklar önemli çünkü bugün kullanılan teknoloji gelecekteki teknolojinin temelini oluşturuyor. Şimdiye kadar beyin pillerine yönelik bir saldırı tespit edilmemiş olsa da bulunan açıklardan yararlanmak hiç de zor değil. Sağlık sektöründe çalışanları, siber güvenlik endüstrisini ve üreticileri bir araya getirip, hem bugün gördüğümüz hem de ilerleyen yıllarda çıkabilecek tüm potansiyel açıkları araştırmalı ve ortadan kaldırmalıyız” dedi.

    Oxford Üniversitesi Fonksiyonel Nöroşiruji Grubu Doktora Araştırmacısı Laurie Pycroft ise şunları ekledi: “Bellek implantları, tedavilerde önemli yararlar vadeden gerçek ve heyecan verici bir konu. Anılarımızı elektrotlarla değiştirip iyileştirmek bilim kurgu gibi gelebilir fakat bu fikir, temelleri günümüzde kullanılan somut bilime dayalı. Protez belleklerin çıkması artık yalnızca bir zaman meselesi. Bu teknoloji henüz yeniyken, ileride karşılaşılacak riskler ve açıkları anlamak ve önlemek için iş birliği yapmanın getirisini gelecekte alacağız”.

  • Cinsel İstismarda Saldırganların Çoğu Tanıdık

    Psikiyatri Uzmanı Sümer Öztanrıöver, cinsel istismarların, yabancı kötü görünümlü kişiler tarafından değil, tanıdık, güvenilen kişiler tarafından yapıldığını söyledi.

    Öztanrıöver, yaptığı açıklamada, cinsel istismarın en çok kız çocuklarına yapıldığını her yaş, kültür ve sosyoekonomik seviyede görüldüğünü söyledi. Yapılan bir araştırmada, kadınların yüzde 95’inin hayatlarında en az bir kez cinsel istismara uğradığını gösterdiğini belirten Öztanrıöver, cinsel istismarın ancak yüzde 15’inin bildirildiğini kaydetti.

    Cinsel istismarların, yabancı kötü görünümlü kişiler tarafından değil, tanıdık, güvenilen kişiler tarafından yapıldığını ifade eden Öztanrıöver, “Durum böyle olunca şaşkınlık, korku ve utanç ile sessiz kalınmaktadır. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi ataerkil aile yapımız, ikincisi ise hata yapmanın korkunç bir şey olarak görülmesi ve çocuklukta hata yapma hakkının bize verilmeyişidir. Bizim gibi ataerkil toplumlarda adet olduğu üzere büyüklere tek taraflı saygı esastır. Çocuktan mutlak itaat beklenir. Sevgi, genellikle şımarıp yoldan çıkacağı korkusuyla gösterilmez. Hiyerarşik, üstünlük üzerine bir güç dengesi ile verilen mesaj: Büyüklere saygı duy ve itaat et” dedi.

    “Çocuğun hayır demesi, karşı çıkması, farklı bir fikir öne sürmesi sözde onun iyiliği için şiddetle bastırılır” diyen Öztanrıöver, şöyle konuştu:

    “Böylece çocuğun en temel ihtiyacı olan onaylama-kabul edilme karşılanamaz. Hata yapmamak, esastır. Hata yaptığında kızılan, cezalandırılan yani reddedilen çocuk, hata yapmaktan korkar hale gelir ve tabii ki hatalarını gizler.

    Ailede kazandığı bu yetiler çocuğu, otorite konumundaki kişilere karşı savunmasız bırakır. Öğretmen-öğrenci ilişkisi de anne-baba ilişkisi gibi öğretmen lehine bir güç ilişkisidir. Otorite konumundaki bir öğretmen veya ailenin tanıdığı bir yetişkin, çocuğa bir de ilgi gösteriyorsa, çocuk ondan aldığı kabulün çekimine kolayca kapılabilir. Tecrübesizliği nedeniyle güvendiği kişinin gerçek niyetini ayırt edemez. Ayrıt etse bile bazen koşulsuz kabule öylesine susamıştır ki pervane böcekleri gibi gözleri körleşerek bu çekime kapılabilir. Ta ki istismar ortaya çıkana dek. Ancak ne olduğunu o zaman anlayabilir.”

    Öztanrıöver, beynin ahlaki yargı, muhakeme etme, planlama gibi soyut işlevleri yapan bölümü 20 yaşın sonunda geliştiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Dolayısıyla 20 yaşın altındaki bireylerin etkilenmesi, kandırılması ve duygusal kararlar vermesi onları istismara açık hale getirir. Önlemek için ne yapabiliriz. Önce çocuğun ihtiyacını doğru anlamak gerekir. Çocuğun ilk ihtiyacının sevgi olduğu sanılır, aslında saygıdır ilk ihtiyacı. Saygı, çocuğu hatalarıyla, fikirleriyle, davranışlarıyla olduğu gibi kabul etmedir. Saygı olduğunda hata yapma izniniz vardır. Zira hata yapmadan öğrenemezsiniz. Bu izin, başınıza gelen olumsuzluklardan dolayı kendinize zarar vermek yerine yardım istemenize yol açar. Bazı ailelerde bu denge, yanlış olarak çocuk lehine dönmüştür. Anne-baba çocuğa sınırsız tolerans gösterirken, çocuk anne-babaya saygı göstermez. Kontrolsüz, mutsuz, başarısızlıkları için daima başkalarını suçlayan olgunlaşmamış insanlar yetişir bu ailelerde. Çocuğun özdeğerini geliştiren ve cinsel istismara karşı koruyan tutum; ailede karşılıklı saygının olduğu tutumdur. Böyle ailelerde gerek anne-babanın gerekse çocuğun ihtiyaçları gözetilir, sınırlar buna göre belirlenir ve kurallar koyulur. Fikirleriyle-hatalarıyla kabul gören, bir çocuk dışarıda bir kabul arayışına ya da çekimine kapılmayacaktır.”