Etiket: saklama

  • Almanya’da hayvan kaçakçılarının akıl almaz saklama yöntemi

    Almanya’da hayvan kaçakçılarının akıl almaz saklama yöntemi

    Almanya’nın Düsseldorf ve Köln şehirlerinde polis tarafından hayvan kaçakçılarına yönelik gerçekleştirilen operasyonda buzdolabına gizlenmiş yavru köpekler bulundu.

    Almanya’nın Düsseldorf ve Köln şehirlerinde gelen ihbar üzerine polis tarafından hayvan kaçakçılarına karşı eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda farklı evlerde yapılan aramalarda buzdolabına gizlenmiş yavru köpekler bulundu. Kaçakçıların yavru köpekleri saklamak için buzdolabını kullandığı tespit edildi. Olayla ilgili 4 kişi gözaltına alınırken, yavru köpekler veterinerlerin kontrolünün ardından hayvan barınağına gönderildi.

    Alman polisi yeni yılın yaklaşması ile birlikte bu tür kaçakçılık olaylarının arttığını ifade ederek özellikle maddi değeri yüksek hayvanların internet üzerinden satıldığına dikkat çekti. Polis, bu tür satışlarla ilgili uyarıda da bulunarak yavru köpeklerin satışının da yasa dışı olduğunu belirtti.

    Hayvan hakları aktivistleri ise yavru köpeklere genellikle işkence yapıldığını ve yemek verilmeden birçok hayvanın öldüğüne dikkat çekti ve değişik hayvan türlerinin yasa dışı yollarla ülkeye sokulduğu ve bu tür satışlarda artış olduğunu ifade etti.

  • İpekyolu Belediyesinden ‘Saklama Paylaş’ projesi

    Van’ın İpekyolu Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Saklama Paylaş” projesi kapsamında toplanan oyuncak ve kitaplar, kırsal mahallelerdeki öğrencilere ulaştırıldı.

    İpekyolu Belediyesinden yapılan açıklamada, proje dâhilinde merkez mahallelerde bulunan tüm resmi ve özel okullara, kamu kurum kuruluşlarına, sağlık ocakları ve muhtarlıklara 25 gün süreyle ‘saklama paylaş’ kumbaraları bırakılarak, kırsal mahallelerdeki çocuklara ulaştırılmak üzere oyuncak ve okuma kitabı toplandığı belirtildi. Açıklamada, “Bu doğrultuda kırsal ve merkez mahalleler arasında kardeşlik köprüsü kurularak paylaşım duygusunun pekiştirilmesi, okuma oranının yükseltilerek kullanılmayan oyuncak, roman, hikâye, boyama kitabı gibi malzemelerin yeniden değerlendirilmesi hedefiyle projenin ilk aşamasında merkeze 50 kilometre uzaklıktaki Çalımlı ve Yeni Çavuş İlkokullarına gidilerek toplanan oyuncak ve kitaplar teslim edildi. Kendilerine gelen malzemelerden dolayı büyük sevinç yaşayan çocuklar, projeyi hayata geçiren İpekyolu Belediyesine ve paylaşımları yapan merkez mahallelerdeki arkadaşlarına teşekkür ettiler. İpekyolu Belediyesi, sosyal belediyecilik faaliyetleri doğrultusunda yürüttüğü ‘Saklama Paylaş’ projesini tüm kırsal mahallelerimizdeki okullara dağıtım yapılana kadar sürdürecektir” denildi.

  • Pekmezi saklama ve doğru tüketmenin 5 kuralı

    Vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılayan pekmez, içeriğindeki demir ve kalsiyum nedeniyle kemik gelişimini sağlıyor, kansızlığa iyi geliyor. Soğuk havalarda tüketildiğinde vücudun ısı dengesini sağlayan pekmez, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve antioksidan etkisi nedeniyle hastalıklara karşı vücudu koruyor. Ancak pekmez alırken ve tüketirken bazı basit kurallara uymak gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Nur Tatlıoğlu, özellikle soğuk havalarda vazgeçilmez bir besin kaynağı olan pekmezle ilgili bilgi verdi.

    Pekmez enerji kaynağıdır

    Şeker ve diğer katkı maddeleri kullanılmadan Anadolu’da binlerce yıldır geleneksel olarak yapılan pekmez, genelde şeker bakımından zengin meyve sularının kaynatılıp konsantre edilmesiyle üretilen yoğun ve tatlı bir şuruptur. Pekmez, taze üzüm ve ihraç şansı olmayan kuru üzümden üretilmekle birlikte keçiboynuzu, elma, dut, kayısı, erik, karpuz, incir ve şeker pancarından da yapılmaktadır. Yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olan pekmez; kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri de içermektedir. Pekmezin, yapıldığı meyveye göre besin içeriği değişmektedir.

    Hemen kana karışıyor

    Karbonhidrattan zengin bir enerji kaynağı olan pekmez, glikoz ve fruktoz içeriği nedeniyle sindirime gerek kalmadan tüketildikten kısa bir süre sonra kana karışmaktadır. İçeriğindeki B (B1,B2,B3) vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir zenginliğiyle de yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdır. Ortalama 29 kalori olan bir yemek kaşığı (10 gram) pekmez yaklaşık 1 mg demir ve 40 mg kalsiyum içermektedir. Pekmezin 100 gramı, yaklaşık 293 kalorilik enerji sağlamaktadır.

    Kansızlığa iyi geliyor

    Pekmez, vücutta kolayca emilebilen demir içeriği nedeniyle kan yapımını artıran, kansızlığa iyi gelen bir besin kaynağıdır. Süt ve süt ürünlerinden sonra, kalsiyum içeriği açısından en iyi kaynaklardan olan pekmez, kemik gelişimi ve sağlığı için çok önemlidir. Pekmez, içindeki zengin potasyum sayesinde kan basıncının düzenlenmesinde de oldukça etkilidir. Pekmezde bulunan antioksidanlar, vücut direncini arttırarak, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Hastalıklara karşı koruyucu etkisi nedeniyle öksürüğe iyi geldiği ve balgam söktürdüğü bilinmektedir.

    Şeker hastalarına uyarı

    Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda pamukçuk adı verilen ağız içi yaraların tedavisinde önemli rol oynar. Pekmezdeki basit şekerler kana hızlı karıştığından, diyabeti olan bireylerin şeker ve bal gibi pekmezi de fazla tüketmemesi önerilmektedir. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziren anneler ile iyileşme dönemindeki hastaların diyetinde olması gereken bir besindir.

    Tansiyonu da dengeliyor

    Özellikle büyüme çağındaki küçük çocukların, kilo alamayanların, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleri olanların beslenmesinde pekmeze yer verilmelidir. Pekmez, egzama, sedef, akne ve diğer cilt hastalıklarının tedavisinde de yardımcı besin olarak kullanılmaktadır. İçeriğindeki potasyum sayesinde, tansiyonu dengeleyici özelliği bulunmaktadır. Zengin besin içeriği olan pekmezi yetişkinlerin günde 1-2 yemek kaşığı, çocukların ise 1-2 tatlı kaşığı tüketmesi önerilmektedir.

    Pekmezi tüketirken ve saklarken

    1. Evde yapılan pekmez güneş ışığı almayan ve oda ısısında saklanmalıdır. Marketten alınan raf ömrü uzun olan pekmezin ise kapağı açıldıktan sonra buzdolabında bulundurulmalıdır.

    2. Pekmez yüksek ısıya maruz kalmamalıdır. Eğer donarsa bain-marie usulü ile 70 santigrat dereceyi geçmeden çözdürülmelidir.

    3. Pekmezin aşırı miktarı, ishal ve sindirim sisteminde şişkinliğe neden olabilmektedir. Bu nedenle dengeli tüketilmelidir.

    4. İçeriğindeki yüksek kalori nedeniyle aşırı tüketimi kilo alımına ve vücutta yağlanmaya neden olabilmektedir.

    5. Demir eksikliği olanlarda pekmez, yoğurtla karıştırılarak yenmemelidir. Eğer tek başına tüketilemiyorsa meyvelerle birlikte tercih edilebilir. Böylece demir emilimi daha yüksek olacaktır.

  • İpekyolu Belediyesinden ‘Saklama Paylaş’ projesi

    Van’ın İpekyolu Belediyesi, kırsal mahallelerdeki okullarda eğitim gören öğrenciler için başlattığı “Saklama Paylaş” projesi kapsamında oyuncak ve kitap paylaşım kampanyası düzenledi.

    İpekyolu Belediyesinden yapılan açıklamada, proje ile ilçe genelinde merkez mahallelerde bulunan tüm resmi ve özel okullara, kamu kurum kuruluşlarına, sağlık ocakları ve muhtarlıklara 25 gün süreyle saklama paylaş kumbaraları bırakılarak, kırsal mahallelerdeki çocuklara oyuncak ve okuma kitabı ulaştırılması hedeflendiğe belirtildi. Açıklamada, “Proje ile ilgili kumbara toplama noktaları ve stantları; Beşyol Meydanı, Sanat Sokağı, Van AVM önü, YYÜ Kampüsü, tüm merkez okulları, tüm sağlık ocakları, tüm muhtarlıklara bırakıldı. Bu doğrultuda kırsal ve merkez mahalleler arasında kardeşlik köprüleri kurularak paylaşım duygusunun pekiştirilmesi, okuma oranının yükseltilerek kullanılmayan oyuncak, roman, hikaye, boyama kitabı gibi malzemelerin yeniden değerlendirilmesi planlanıyor. İpekyolu Belediyesi, sosyal belediyecilik faaliyetleri doğrultusunda yürüttüğü ‘Saklama Paylaş’ projesini 25 Ekim’e kadar sürdürecektir. Vatandaşlarımız konuyla ilgili olarak ayrıntılı bilgilere 444 7 160 nolu telefondan da ulaşabilirler” denildi.

  • Uzmanlar kurbanlıkların saklama koşullarına dikkat çekiyor

    TEKİRDAĞ (İHA) – Kurban Bayramına sayılı günler kala, uzmanlar özellikle etin saklanma koşullarına dikkat çekerek, kesilen etlerin hemen tüketilmemesi gerektiğini ve bir süre bekletilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.

    Tekirdağ’da faaliyet gösteren Özel Star Medica Hastanesinde Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Hilal Mercan Kurban Bayramına sayılı günler kala kesilecek kurbanlıkların tüketilmesi konusunda çeşitli açıklamalarda bulundu. Kurban bayramı beslenme düzeninin oldukça değiştiği bir dönem olduğunu dile getiren Diyetisyen Hilal Mercan, Bayram ziyaretleri ve bayram telaşı beraberinde öğün atlama, ardından üst üste yemek yemeye neden olduğunu söyledi. Kurban bayramında en önemli değişikliğin ise kırmızı etteki tüketimin artışı olduğunu da vurgulayan Diyetisyen Mercan, bu noktada ise uygun kesim yöntemleri, saklama koşulları ve tüketim sırasındaki miktarlar önem kazandığını dile getirdi.

    “kesildikten sonra et ölüm sertliğine bağlı olarak sert ve lezzetsizdir”

    Diyetisyen Mercan yaptığı açıklamada “Kurbanlığı satın almadan önce veteriner kontrolünden geçtiğinden emin olmanız gerekir. Bu sizin ve ailenizin sağlığını korumak için oldukça önemlidir. Kurbanın uygun kesilmesinin yanı sıra kişisel hijyen kurallarına uyulması da aynı şekilde sağlık açısından önem taşımaktadır. Etler kesildikten sonra hemen tüketilmemelidir. Çünkü kesildikten sonra et ölüm sertliğine bağlı olarak sert ve lezzetsizdir. Bu da sindirim güçlüğüne neden olur. Özellikle mide- bağırsak rahatsızlığı olan kişiler bu konuda daha da özen göstermelidir. Etin tüketilmesi için beklenmesi gereken en az süre 24 saattir. Etlerin hepsi hemen tüketilemeyeceği için saklama koşulları da çok önemlidir. Etler büyük parça olarak değil, birer pişirimlik olarak az miktarlarda buzdolabı poşetlerine konularak buzluk ya da derin dondurucuda saklanmalıdır. Etler kolaylıkla mikroorganizmaların üreyebildiği, bozulmaya müsait besin gurubudur. Bu nedenle dondurulmuş etler çözdürüldükten hemen sonra pişirilmeli, kesinlikle tekrardan dondurulmamalıdır. Çözdürülme yöntemi olarak buzdolabının alt kısmını kullanmak gerekir. Oda sıcaklığında bekletme, kalorifer üstüne koyma vb. uygulamalar insan sağlığı açısından sakıncalıdır” dedi.

    “uygun pişirme yöntemlerine dikkat etmek gerekir”

    Günlük hayatta tüketilen hayvansal kaynaklı proteinin büyük bir kısmının etler oluşturduğunu da söyleyen Mercan, “Bu nedenle, bu dönemde tüketilen etin miktarının artışına bağlı sorunlar yaşamamak adına tüketilen etin, hayvanın hangi kısmı olduğuna ve uygun pişirme yöntemlerine dikkat etmek gerekir. Etin yağlı kısımlarının sıyrılması, sakatatların tüketilmemesi gerekir. Pişirme sırasında kuyruk yağı, tereyağ kullanılmamalıdır. Hatta etlerin kendi yağında pişirilmesi en uygunudur. Bu sayede kolesterol ve yağ alımımız azalmış olacaktır. Bu konuda özellikle kalp-damar hastalığı olan kişiler dikkat etmelidir. Etler çok yüksek ısıda pişirilmemelidir. Yüksek ısıda pişirilen etlerin dış kısmında su kaybı çok olur bu da beraberinde besin öğeleri kaybını getirir. Pişirme yöntemi olarak haşlama, ızgara yöntemi kullanılmalı, kızartmadan kesinlikle uzak durulmalıdır. Besin çeşitliliğini arttırmak adına etler sebzelerle pişirilebilir. Ya da beraberinde bol miktarda yeşillik tüketilebilir. Yeşil yapraklı sebzelerin içinde yüksek miktarda bulunan C vitamini, etin içinde bulunan demirin emilimini arttırır. Bu dönemde ayrıca ziyaretler sebebiyle şerbetli tatlı tüketimi de artış göstermektedir. Şerbetli tatlılardan uzak durarak ya da günlük 1 porsiyon ile sınırlandırarak günlük fazla kalori alımımızı azaltmış oluruz” diye konuştu.

    Beslenme düzenindeki geçici değişikliklere karşı bu dönemde tedbirler almak gerektiğini dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hilal Mercan, “Böylece sindirim bozukluğu, mide ağrısı, kabızlık reflü gibi sindirim bozukluklarının önüne geçmiş oluruz. Sağlıklı ve mutlu bayramlar” diyerek açıklamasını noktaladı.