Etiket: şair

  • ‘Bir Bilge Şair Sezai Karakoç’ Etkinliği SAÜ’de Düzenlendi

    Sakarya Üniversitesi’nde (SAÜ), Sosyal Bilinç ve Fikir Topluluğu ile Şiir Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği “Bir Bilge Şair Sezai Karakoç” etkinliği düzenlendi.

    SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte Şair Sezai Karakoç’un hayatı ve şiirleri ele alındı. Etkinlikte Karakoç’un şiirlerini ve düşüncelerini anlatan bir konuşma yapan Şair ve Yazar Ercan Yılmaz, öğrencilere unutulmaz bir şiir gecesi yaşattı. Konuşmanın ardından topluluk öğrencileri, Sezai Karakoç’un “Monna Rossa”, “İnci Dakikaları”, “Köşe”, “Leyla Köşesi”, “Doğum”, “Sürgün” ve “Ülkelerden Başkentler Başkentine” adlı şiirlerini okudular.

  • 4 Dilde 127 Kitabı Yayınlanan Mülteci Şair

    İran’da yazdığı şiirlerden dolayı ölümle tehdit edildiği için ülkesini terk ederek Türkiye’ye sığınan şair Ali Vafi Eskişehirli şairlerin yaptığı yardımlar sayesinde yaşamını sürdürüyor.

    Yazdığı 4 dildeki şiirleri ile şimdiye kadar 127 kitabı basıldığını belirten Ali Vafi, İran’da ve Türkiye’de yaşadıklarını anlattı. İHA Muhabirine konuşan şair Vafi, Eskişehir’de tek odalı bir evde yaşadığını, doğalgaz ve kira ödemekte zorlandığını söyledi. İran’da yaşarken ölümle tehdit edildiğini dile getiren Vafi, “Benim İran’da sıkıntılarım vardı. Kitaplar devlet eliyle basılıp dağıtılırdı. Kitaplarımda şikayet sözlerim var. Çünkü ben şairim ve şair düşüncesi olan, yazabilmesi gereken birisidir. Nevruz Bayramında da bir şiir yazdım. Amerika ile İran arasında sıkıntılar vardı o sıralar. Yazdığım şiir çok paylaşıldı. Sonra dediler ki, senin de kanın gerekiyor, başın kesile. Çok sıkıntıyla para vererek İran’dan çıktım ve Türkiye’ye geldim. Unesco Kültür Merkezine gidip durumumu anlattım ve şimdi Eskişehir’de mülteci olarak kalıyorum. İran’da sıkıntılı günler geçirdim. Mollalara bir şiir yazım diye beni çok kötü şartlarda hapis ettiler. Vurdular, kırbaçla da vurdular. Sorguda 40 gün önceki sordukları soruları tekrar sorarlardı. Eğer bir yanlış cevap verirsen yarım saat döverlerdi. Hapse girerken ben 75 kiloydum. Çıktıktan sonra 15 gün boyunca her gün kurban kestiler, et yedirdiler. Ancak 42 kilo olabildim” dedi.

    “FABRİKAMI DA KAPATMAK ZORUNDA KALDIM”

    İran’daki hayatından ve ailesinden bahseden Şair Vafi, düzeninin bozulduğunu ifade etti. Fakirlik içerisinde yaşamasına rağmen şikayetçi olmadığını belirten Vafi, “Benim 4 çocuğum var. Hepsi üniversite gördüler. 2 tane de torunum var. İran’da fabrikam da var. Elbiselere baskı yapardık fabrikada. Fabrikayı da kapatmak zorunda kaldım. Devletin kültür merkezinde ben ders verirdim. Bir de arkadaşım vardı. Bilmiyordum hükümetin casusuymuş. Ben ona iyilik yapmıştım. Tahran’a eşini ameliyat ettirmek için hastahaneye gelmişti. Ben de evimin anahtarını onlara vermiştim kalmaları için. Evdeki tüm şiirlerimi falan görmüş ve sıkıntıya soktu beni. Tehdit ederek çok paramı aldı. Beni çok incitti. Aslında buraya gelmeden önce 2 yıl boyunca çok da iyi bir yaşayışım yoktu. Günde evime gelir dökülürlerdi. Türkiye’de de Eskişehir Şairler Derneği’ndeki arkadaşlar sayesinde rahatım biraz. Yiyecek içecek sıkıntım elbette ki oluyor. Fakirlik içinde yaşıyorum. Şikayetçi değilim ama bazen bir lokma ekmek bulamıyorum. Şiirlerime de bunlar yansıyor” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE 3. KİTABIM ÇIKACAK”

    Kitapları hakkında bilgi veren Ali Vafi, Türkiye’de yazdığı şiirleri “Kartal” isimli kitapta birleştirdiğini söyledi. Türkiye’de yayınlanan 2 kitabının ardından 3. kitabın da yakın zamanda basılacağını aktaran Vafi, “Benim 127 tane kitabım var. Yeni bir tane daha yazdım o da yakında basılacak Türkiye’de. 124 kitabı İran’da yazarak yayınlattım. 2 tane Türkiye’de ve 1 tane de Almanya’da basılan kitabım var. Yasaklı olan kitaplarımı halen daha saklıyorum. Burada kalan çok mülteci var. Hangi ülkeden oldukları önemli değil. Ben yeni kitabımda onların yaşayışlarından, yaşadıklarından aldıklarım notlar ile şiirler yazdım. Türkiye’de 3. kitabım da o şekilde yayınlanacak. İnternette çevirisini yaptıklarımın yarısını paylaştım. Her gün Şairler Derneğine giderek Dernek Başkanı İbrahim Sağır hocamla otururum. Ben aruz bildiğim için onlara aruz öğretirim, onlar da bana hece öğretirler. Türkiye’de Türkçe şiirler yazmaya devam ettim. Hepsini biriktirdikten sonra ’Kartal’ isimli şiir kitabımı Türkçe olarak çıkarttım. Eskişehir Şairler Derneğinde imza günüm de oldu” ifadelerine yer verdi.

    “SİZİN BURADA ÇOK BÜYÜK YAZARLARINIZ VE ŞAİRLERİNİZ VAR”

    Şiire başladığı günleri de dün gibi hatırladığını anlatan Ali Vafi sözlerini şu şekilde sonlandırdı;

    “Ben 10-11 yaşındaydım. Babam çok iyi şiir bilirdi. Şairler yazdıkları şiirleri babama getirirdi, babam da yanlışlarını ayıklardı. Ben de babamın huzurunda oturarak öğrenmeye çalışırdım. Bir gün liseye giderken, yolda şiir yazıyordum. Bir kişiye çarptım ve o kişi usta şair Şehriyardı. Şimdi de İran’da kültür günü, Şehriyar’ın doğum günüdür. Biz Şehriyar’a talebe olduk. İran’da devrim olduğunda ben bir şiir yazdım. O şiir yasaklandı ve halen daha yasak. Şehriyar dedi ki, bu çok güzel bir şiirdir. Şehriyar daha sonra şiire bir önsöz yazdı. Buraya geldiğimde Türkçe’ye de çevirdik. Zaten ben Tebriz Türküyüm. Burası benim 2. vatanımdır, ama öz vatanım değil. Ben burada çok büyük şairlerle tanıştım ve konuştum. Sizin burada çok büyük yazarlarınız ve şairleriniz var. Dünya’da bir olay olursa akşamdan bir şiir yazarak sabaha hazır ederim. Dün İran televizyonunda Türklere küfür haberleri vardı. Onun için şiir yazdım ve internette paylaştım. Yüzlerce kişi beğendi. Bu küfüre karşı güzel bir şiir yazdım. Şükürler olsun Allah’a güçlü de yazdım. Şimdi Türkçe’ye de çevireceğim. Farsça küfür etmişler, bende Farsça yazdım. Ben 4 dil biliyorum. Türkçe, Arapça, Farsça ve İngilizce. Bunun için 4 dille de şiirim var.”

  • Mersinli Şair Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirlerle Anıldı

    Türk şiirinin büyük ustalarından Tarsus doğumlu şair Ümit Yaşar Oğuzcan, ölümünün 31. yıl dönümünde Mersin’de anıldı.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Mersin Yazarlar Derneği üyesi şairlerin, Ümit Yaşar Oğuzcan şiirlerini seslendirdiği geceye, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın yanı sıra, vali yardımcıları Cezmi Türk Göçer, Süleyman Deniz ile çok sayıda sanatsever katıldı.

    Etkinlikte konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Ümit Yaşar Oğuzcan, bizim yaşlarımızdaki bütün insanların gençliğinin bir numaralı şairi. Bizler onun şiirleriyle büyüdük, onun şarkılarını dinleyerek bugünlere geldik. Onun Mersinli, Tarsuslu olması hepimiz için bir ayrıcalık” dedi.

    Oğuzcan’ın, Tarsus’un en eski mahallerinden biri olan Sofular Mahallesi’nde büyüdüğünü dile getiren Başkan Kocamaz, “Tesadüftür ki, dedemin evi de Ümit Yaşar Oğuzcan’ın evinin karşı tarafında idi. Bizde zaman zaman oraya gittiğimizde, kendisi olmasa da kardeşleriyle sohbet ederdik. Mehmet Oğuzcan beyefendi, bugün burada okuduğu şiirle adeta onun duygusal anlayışını, aşka, insana bakışını yansıttı. Kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Toplumumuzda Ümit Yaşar Oğuzcanların sayısının artırılması gerektiğinin altını çizen Kocamaz, yeni yetişen neslin bu ülkeye, vatana, bayrağa gönül bağı ile bağlanmasının yolunun şiire, şaire sahip çıkmakla mümkün olduğunu söyledi.

    Etkinlikte, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın hayatını anlatan sinevizyon gösteriminin ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Konservatuar sanatçıları şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ın beste olmuş şarkılarını da seslendirdi. Yoğun ilginin gösterildiği gecede Mersinliler, Oğuzcan’ın şiirlerinden oluşan dinletiyle duygu dolu bir akşam yaşama fırsatı buldu.

    Başkan Kocamaz gecenin sonunda Mersin Yazarlar Derneği Başkanı Rüştü Aydın’a plaket takdim ederken, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirlerini okuyan şairlere de teşekkür belgesi verdi.

  • Çılgın dadaş

    Çılgın dadaş

    E.MEHMET YILMAZ
    ERZURUM (İHA) –

     

    Erzurum’da bir şair kaleme aldığı binlerce şiirini kağıtlara sığdıramayınca duvarlara ve tavanlara yazmaya başladı.

     
    Erzurum’un Yakutiye ilçesinde esnaflık yapan Refik Sarıçam (60), 100 metrekarelik ofisinin bütün duvarlarını ve tavanlarını kaleme aldığı şiirlerle doldurdu. 2 yıl önce duvarlara şiir yazmaya başlayan şair, yaklaşık bir kamyon dolusu kalem harcadığını söyledi. Şiirlere çok düşkün olan ve şiirsiz yaşayamayacağını ifade eden Refik Sarıçam, ”Yıllardan beri şiirlerin içerisindeyim. İlk başlarda şiirlerimi küçük defterlerim vardı onlara yazardım ama her geçen gün şiirlerimin sayısı arttığından dolayı kağıtlara ve defterlere sığdıramadım. Yaklaşık 3 bin şiirim var bunların hepsini kağıtlara yazmak yerine duvarlara ve tavanlara yazmaya karar verdim. Benim iş yerimdeki ofisim 2 oda 1 salondur. Şiirlerimi duvarlara yazmaya karar verince ilk olarak küçük odadan başladım ama sığmadığı bana yetmediğini görünce ofisin bütün duvarlarını kaleme aldığım şiirlerle doldurdum. Bir de duvarlara şiirlerin tamamını yazmıyorum sadece girişlerini yazıyorum. Eğer bütün şiirlerin tamamını yazmaya kalksaydım koca bir binaya sığdıramazdım. Duvarlara şiir yazma işine 2 yıl önce başladım. Bu şiirleri yazmak kolay olmadı tabi ki neredeyse 5 ay içerisinde yazdım ve yazarken de bir kamyon dolusu kalem harcadım. Şiirlerimi duvarlara yazmaya devam ediyorum ama artık duvarlarda yer kalmadığı için ve bana yetmediğinden şiirleri tavanlara yazmaya başlayacağım. Ben şiirlere önem verdiğim için duvarlara ve tavanlara yazmak istedim. Çünkü şiirler bana hayat veriyor kendi içimdeki duyguları kaleme alarak dışarıya aktarıyorum. Şiirleri böyle duvara yazdığım zaman çevremdekilerden hiçbir şekilde olumsuz bir tepki almadım aksine hep olumlu tepkilerle karşılaştım. Çünkü burada sanat yaptığıma inanıyorum. Benim kapalı kutum, gizli hazinemde burasıdır” dedi.