Etiket: şair

  • Şiir Kıraathanesi’nin Konuğu Şair Atlansoy

    Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından İbrahim Paşa Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Şiir Kıraathanesi’ne konuk olan şair Hüseyin Atlansoy, edebiyat yolculuğunu anlattı.

    Genç yaşta şiir yazmaya başladığını belirten Atlansoy, şairliğinin uzun yıllar sonra farkına vardığını söyledi. Atlansoy, “Çok şiir okudum, çok şiir yazdım, ama tek bir şiir yazmışım sonradan anladım. Aslında şairliğimin de farkında değildim, bu 1987 yılına kadar sürdü” dedi.

    Kendisinin aynı zamanda öğretmen olduğunu, ancak öğrencilerinin kendisinin şair olduğundan uzun süre haberleri olmadığını ifade eden Atlansoy, 30 yılı aşkındır edebiyatın içinde olduğunu ifade etti. Bütün şairlerin bazı şiirlerine karşı zaafı olduğunu, 1991 yılında yazdığı ‘’İyi Günler İleride Anneanne’’ şiirini kendisinin okumakta zorlandığını, şiirde bahse konu kişileri kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını söyleyen Atlansoy, eserlerinde çok fazla ironi yaptığına dair yorumlara ise ‘’farkında’’ değilim cevabını verdi.

    Atlansoy, “Bir şey yazdığınızda o yazılan hakikatten şiir ise o sizde ben bittim hissi oluşturuyor. Özellikle öyle bir intiba bırakmayan şiir ise çok sinmiyor içinize. Çok kalabalık ortamlarda ya da çok tenha durumlarda yazabiliyorum, nedense ortası olmuyor bu durumun. Bende çok hızlı bir biçimde gerçekleşiyor yazma işi, bazen yazmaya yetişmekte zorlanıyorum” dedi.

  • Şair Ali Emre: “90’Lar Şiiri Canlıydı Fakat Dağınıktı”

    Şair Ali Emre, “80’ler şiirinde soğuk bir olgunluk, kırılganlık, estetizme fazla koşullanmış bir eda vardı. 90’lar şiiri ise biraz daha canlıydı fakat o da dağınıktı” dedi.

    Zeytinburnu Belediyesi tarafından Zeytinburnu Kültür-Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Şiirimizde 90’lar” adlı seminerde Şair Ali Emre, 90’lı yıllar şiirinin önemli temsilcilerini ve kitaplarını konuştu. Emre, bu dönem şiirinin farklı şair profillerine de sahne olduğunu söyledi. 90’larda biraz da ilginç bir “ben” duygusu ve algısıyla herkesin kendi yeteneğinin, birikiminin, gücünün peşinden gittiğini dile getiren Emre, “Bu, ortam korkusunun aşılmasında ve güç merkezlerinin sarsılmasında etkili ve yararlı oldu. Yavaş yavaş bir paradigma değişimi yaşanmaya başladı. Şiirin hem aktörleri, hem okuyucuları hem de içeriği, sözlüğü ve şahıslar kadrosu değişim emareleri gösterdi” diye konuştu.

    “ŞİİR ETKİLİ VE SÜREĞEN BİR ‘BAYRAK YARIŞI’ İÇİNDE OLAMADI”

    90’lardan itibaren “şiir kontrolden çıktı”, “şiirin manipülasyonu zorlaştı” gibi sözlerin daha sık duyulduğunu söyleyen Ali Emre, “Çünkü halkın kontrolü de bu yıllarda zorlaştı. Kökleşmiş odaklar, cepheler, kabuller sarsılmaya başladı” dedi. Şair Emre, sözlerine şöyle devam etti:

    “80’ler şiirinde soğuk bir olgunluk, kırılganlık, estetizme fazla koşullanmış bir eda vardı; 90’lar şiiri ise biraz daha canlıydı fakat dağınıktı. Yine de hem dikkate değer kişisel çabalar hem de bir söylem geliştiren, bir sistem getirmeye çalışan şairler, öbekler vardı. Şiir, etkili ve süreğen bir ‘bayrak yarışı’ içinde olamadı elbette. Herkes yarışı kendince yeniden başlattı, bu yüzden bayrak, ileriye çok fazla götürülemedi. Bunun sonucu olarak 2000’li yıllarda, dergilerde toplanma ve küçük öbekler oluşturma zorunluluğu doğdu. Doku ve kan uyuşmazlığına, mizaç çatışmalarına, yanlış yol ve yoldaş seçimlerine rağmen parça doğrular, parça güzellikler, kanona, statükoya teslim olmayan isimler çıkardı 90’lar şiiri.”

    Ali Emre, genel tespitlerin ardından görseller eşliğinde 90’lı yıllar şiirinde öne çıkan şairler ve kitaplar üzerinde durdu. Bu şairler ve kitaplar hakkında özet bilgiler veren Emre, önemli noktaların altını çizdi. Az sayıda şair ve kitapla yetinmek zorunda kaldığını belirten Emre, başka birinin başka isimler ve kitaplar üzerinde durmasının da mümkün olduğunu belirtti.

    Ali Emre, Ali K. Metin, Yücel Kayıran, Süleyman Çobanoğlu, Ömer Erdem, Cevdet Karal, Metin Kaygalak, İbrahim Tenekeci, Ali Ayçil, Hüseyin Akın, Ahmethan Yılmaz, Selim Temo, Mehmet Can Doğan, Celal Fedai, Hüseyin Akın, Hakan Arslanbenzer, Ahmet Murat, Hakan Şarkdemir, Murat Güzel, Baki Ayhan T., Mustafa Muharrem, Şeref Bilsel, Suavi Kemal Yazgıç, Osman Özbahçe, Bülent Ata, Mehmet Aycı, Bünyamin K. gibi şairlerin kitaplarını ele aldı.

    İlerleyen günlerde 90’larda yazmaya başlayan kadın şairlerle ilgili özel bir program yapmak istediğini belirten Ali Emre, programı soru-cevap faslıyla sona erdirdi.

  • Azerbaycan Şairler Meclisi İçtimai Birliği’nden Şair Minever Sezer’e Fahri Diploma ‏

    Azerbaycan Şairler Meclisi İçtimai Birliği’nden Eskişehirli Şair Minever Sezer’e, Fahri Diploma ve Anı Tabağı verildi.

    Azerbaycan’da faaliyet gösteren Şairler Meclisi İçtimai Birliği, yenilikçiliği, uğurları arzusu ile Eskişehirli Şair Minever Sezer’e yeni yayınlanan şiir kitabı Gül Burcu’ndaki şiirleri dolaysıyla ’Fahri Diploma’ verdi. Şair Minever Sezer’in evinde gerçekleşen hediye merasiminde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Karşılaştırmalı Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Tamella Aliyeva Abbashanlı, Şair Minever Sezer’e Fahri Diplomasını ve Azerbaycan’ın tarihi yerlerini resmeden Anı Tabağını takdim etti.

    Abbashanlı, Eskişehirli kadın şair Minever Sezer’i şiir şölenlerinden tanıdığını belirterek, “Şiir şölenlerine gelir, bir kenarda oturur, insanlarla konuşurken gözlerinde ışık dolu sevinç vardır. Herkesle mihriban, samimidir. Şiirlerini okurken gördüm ki, onun bu samimiyeti şiirlerine de yansımıştır. Bu şiirde canımızdan aziz vatanımız, milletimiz, kalbimizde ebedi yaşayan manevi atamız Atatürk, vatan için canını feda eden şehitlerimiz, gazilerimiz, askerlerimiz, annemiz, babamız, evlatlarımız, öğretmenlerimiz, şiirimizin baş tacı sayılan Yunus’umuz, Mevlana’mız, manevi dünyamızı zenginleştiren fikirler ve ruhumuza ilme ilme işleyen ince duygular vardır. İşte bu sebeple Azerbaycan Şairler Meclisi İçtimai Birliği Şair Minever Sezer’e, Fahri Diplomayı layık görmüştür. Bu Fahri Diplomayı ve Anı Tabağını gururla takdim ediyorum” dedi.

    Duygulanan Şair Minever Sezer ise, “Daha ilk kitabındaki şiirlerinin böylesine ilgi görerek, kardeş ülke Azerbaycan’dan gönderilen Fahri Diploma ve Anı Tabağı için sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum” diye konuştu.

  • Şair Hacı Yiğid’in 7’inci Şiir Kitabı “Yar Seni” Çıktı

    Sorgun Belediyesi’nde görev yapan Şair Hacı Yiğid, yedinci şiir kitabı “Yar Seni” çıktı.

    Sorgun Belediyesinde görev yapan Şair Hacı Yiğid, içerisinde 39 şiirin bulunduğu kitap okuyucularının beğenisine sundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi’nde halk şairi olarak kayıtlı Şair Yiğid, kitabında, şiire lise yıllarında başladığını belirterek, “Okul yıllarında ve yapılan diğer yarışmalarda çeşitli dereceler aldım. Halk şiiri geleneğine bağlı kalarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Şiirlerimin temasını sevda, vatan ve millet sevgisi oluşturuyor” dedi.

  • Kar Başkan Kasap’ı Şair Yaptı

    Karla mücadele çalışmalarındaki aksaklıklardan dolayı eleştirilerin hedefi olan Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat Kasap, sosyal medya üzerinden yazdığı şiir ile kendini savundu.

    Rize’de etkili olan yoğun kar yağışı sonrası yaşanan buzlanmalar hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Rize’de şehrin ara caddelerinde bile oluşan kar dağları ve kırılmayan buzlar günlük yaşantıyı güçleştiriyor. Karla mücadele çalışmalarındaki aksaklıklardan dolayı Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat Kasap ise eleştirilerin hedefi haline geldi.

    Kasap, sosyal medya üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere yine sosyal medya üzerinden yazdığı bir şiir ile cevap verdi. Şiirine “Bu türkü bazı hemşerilerime gelsin. Kar şair etti beni” sözleri ile başlayan Kasap şiirinde ise şu mısralara yer verdi:

    “Kar yağdı mi Rize de. Sinirler hep hoplayı. Bazı hemşerilerum hesabini sorayı. Kar sokakta oldu mi. Bazıları kizayi. Haçan yuzume bakup bu karı benden sorayı. Bilseydum böyle olmaz. Göğe branda gererdum. Belki bazılarinun. Gözlerine girerdum.”

    Başkanın şiiri Rizeli hemşerileri tarafından ise tam not aldı. Şiiri beğendiğini belirten Rizeliler, “Şiir çok güzel olmuş. Çok kar yağdı. Başkan elinden geleni yaptı. Gece yarılarına kadar çalıştığına şahidiz. Birazda vatandaşlar yardımcı olmalı” dediler. Kimi Rizeliler ise şiiri güzel bulduklarını belirterek “Keşke şair olsaydı. Şairliği daha iyi yapardı” dediler.