Etiket: Sahneye

  • Atiye 19 Mayıs için Maltepe’de sahneye çıktı

    Pop müziğin ünlü ismi Atiye, 19 Mayıs kutlamaları kapsamında Maltepe’de sahne aldı. Geceye katılanlar hep bir ağızdan Atiye şarkılarını söyledi.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlattığı ulusal kurtuluş mücadelesinin 98’inci yıl dönümü coşkusu, Maltepe’de Atiye konseriyle kutlandı. Maltepe Meydan’ı dolduran vatandaşlar başarılı solistin seslendirdiği parçalarla keyifli anlar yaşadı. Maltepeli vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte sevilen şarkılarını seslendiren Atiye’ye vatandaşlar da zaman zaman eşlik etti. Atiye ayrıca şarkı arasında herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutladı.

    Konser sırasında Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Canan Döner tarafından günün anısına Atiye’ye hediye takdim edildi.

  • Engelliler sahneye renk verdi

    Engelliler Haftası çerçevesinde organize edilen “Renk verelim gösterisi” izleyenlerin yoğun ilgisi ile karşılaştı.

    Tepebaşı Belediyesi Engelliler İletişim Merkezi’nde eğitim alan ve engelli atölyelerinde çalışan, yaşları 20 ila 40 arasında değişen, toplamda 30 bedensel ve zihinsel yetersizliği olan bireylerin yer aldığı “Renk verelim” gösterisi, Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gösteriyi izleyenler arasında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de vardı. 6 aydır süren çalışma sonucunda ilk kez gösteriye çıkan engelli bireyler; salsa, ritim, zumba, tango, lirik dans, bağlama ve solo gösterileri ile sahneye adeta renk verdi. Kıyafetleri ile de dikkat çeken engelli gençlere, izleyenler tarafından alkışla eşlik edildi. Birçok aile çocuklarını bu mutlu günlerinde yalnız bırakmazken, bol bol fotoğraf çektirdiler.

  • Oyuncu Yakup Yavru sahneye iki ayağında iki farklı ayakkabı ile çıktı

    Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası 12. Liseler Arası Tiyatro Festivaline konuk olarak katılan Oyuncu Yakup Yavru, uçağa geç kalacağı endişesi ile aceleyle giydiği iki farklı ayakkabıyla sahneye çıktı.

    ‘Sağ Salim’ filmindeki ‘Aman Tanrım dedim!’ repliğiyle belleklere kazınan ve sinema filmi ile tiyatro oyunlarında çok sayıda karakteri canlandıran Yakup Yavru, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası 12. Liseler Arası Tiyatro Festivalinde, genç yeteneklerle buluştu.

    Şehir Tiyatrosunda gerçekleştirilen söyleşisine bir itirafla başlayan ünlü oyuncu, sahnenin önüne kadar gelerek ayakkabılarını gösterdi. Oyuncu Yakup Yavru, İstanbul’dan Kayseri uçağına yetişmek için acele ettiği esnada, iki ayağına da iki farklı ayakkabıyı geçirdiğini söyledi. “Ayakkabılarıma bakın” diyen Yakup Yavru’nun samimi itirafı salonu kahkahalara boğdu.

    “Tiyatrocu olmasa idim köprü altı çocuğuydum”

    Aslında emekli sınıf öğretmeni olduğunu söyleyen Yakup Yavru, gelecekte oyunculuk yapmayan gençlere kendi yaşamından kesitler anlatarak önerilerde bulundu. Tiyatroya küçük yaştan itibaren meraklı olduğunu dile getiren ünlü oyuncu, “Orta 1’de Halkevi Tiyatrosunda oyunculuğa başladım. Tiyatro aşkına okudum, yoksa köprü altı çocuğuydum. Gangster olabilirdim. Sırf tiyatronun yüzünden ortaokulu da beş yılda bitirdim” dedi.

    “Tiyatro hürmetine okudum”

    Babasının gece bekçiliği yaptığını ve fakir bir ailede büyüdüğünü söyleyen Yakup Yavru, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fakir bir ailenin çocuğu idim. Babam gece bekçisi idi. Babam eve ocağa gelemiyor ki, buluğ çağında da anneyi kandırması kolay, baba da zaten yok Gidişatım iyi değildi. Ama orta 1’de Halkevi Tiyatrosu’na bir yazıldım, üyelik kartımı da hala saklarım. Ondan bir keyif aldım ki, bir heves, yorulmak bilmiyorum. Yoksa gidişat berbat olacaktı. Ben bu tiyatro hürmetine okudum ve şimdi emekli öğretmenim.”

    “Çocukluğumda çok çalıştığım için fark etmeden gözlem yapmışım”

    “Ben çok fakir büyüdüm ve bu fakirliğin bana tiyatroda çok faydası oldu. Çok yerlerde çıraklık falan yapınca, o zaman tabi gözlem lafını bilmiyoruz, farkına varmayarak gözlem yapmışım. Büyüklerim de her role çok kolay girebildiğimi söyledi. Meğer ben sağda solda neler görmüşüm de öyle yapabiliyormuşum. İlkokul 3’te iken, sinemada da gazoz satıyordum, okuldan sonra. Bir filmi bir hafta izliyorum, ezberliyorum dolayısıyla. O zaman bir Vahi Öz vardı, o yaşta onu izleye izleye o kalın sesi çıkarabilirdim.”

    “İlkokul öğretmenim beni hakir görürdü”

    “Fakat ilkokul öğretmenim beni birinci sınıftan beri hep hakir gördü ve bana müsamerelerde falan rol vermedi. Öyle boynu kırık dururdum hep. Ama dışarıda çok cingözdüm. Sınıfta mazlum, mahsun. Çok zoruma giderdi. Ben de ilkokul öğretmeni olunca, nice cevher olan çocukları ayıkladım, onları güzel yerlere getirdim şükür İşte o zaman Amasya Halkevi Tiyatrosunda oyunlar oynanırdı. Onlara bakacağım diye kapıcının yanından kaçardım, para da yok. Onlara bakar, imrenirdim; ‘Ben büyüyünce bundan olacağım’ derdim.”

    Sanatçı Yakup Yavru, söyleşisinin ardından öğrencilerden gelen sorulara yanıt verdi.

    Bu yıl, Uluslararası 12. Liseler Arası Tiyatro Festivaline 4’ü Gürcistan, Azerbaycan, Bosna-Hersek ve Kıbrıs’tan olmak üzere toplam 26 liseden oyun ve oyuncular katıldı. festival, 21 Mayıs tarihine kadar devam edecek.

  • Donald Trump İstanbul’da sahneye çıktı

    Amerika Birleşik Devletleri’nin 45’inci Başkanı Donald Trump siyasetten sonra, Erhan Yazıcıoğlu canlandırması ile tiyatroda da boy gösterdi.

    13 Şubat’ta prömeyeri yapılacak olan “Aşk -ı Memduh” isimli oyunda, usta tiyatrocu Erhan Yazcıoğlu’nun yanısıra Nurseli İdiz, Volkan Severcan ve Melda Gür rol olacak.

    Barış Dönmez’in yazdığı ve Bora Severcan’ın yönettiği oyun öncesinde Trump Towers’de düzenlenen basın toplantısında usta tiyatrocular kostümleri ile hazır bulundu. İki perdelik aşk-komedi türündeki oyunun provalarından da sahneleyen oyuncuların keyifli anları objektiflere yansıdı.

    Yazıcıoğlu, ’Neden Trump?’ sorusuna, “Aslında binadan kaynaklandı. Binada provalar yaptığımız sırada ben de hiç rahat durmam tabii. Bora ile paylaştım ve Trump’a karar verdik. Sonra bunu tekste nasıl uyarlarız diye düşündük. Onu da ben üstlendim ve yakından takip etmeye başladım. Yaptıkları yapamadıkları, günahıyla sevabı onları ironik bir biçimde tiyatronun içine soktuk ve oyun ile birleştirdik. Zaten oyun ilişkiler ve aşk üzerine kurulmuş buna birazda politik öğeler koyduk. Ortaya çok güzel lezzetli bir çorba çıktı. Sanıyorum halkta benimseyecektir. Bu tipi de. Tiyatro sahnesinde böyle bir komedi ile birleştirip sahneye çıkmakta bizim için de büyük bir şans oldu. Şuara o kadar fazla gündemde ve bir o kadar da iyi bir malzeme içeriyor. Hatalı yanlarını da gösteriyoruz. Yani övgülerle göğe çıkarmıyoruz. Ne söylememiz gerekiyorsa tiyatrocu kafamızla mümkün olduğunca ironi ile karışık eleştiriyoruz. Piyes dışına çıkmıyoruz. Tabii ki de zorluğu var. Onu sevenler Leh’inde konuşursan seviyorlar, aleyhinde konuşuyorsan sevmiyorlar. En büyük çizgisi bu, o yüzden günahıyla sevabıyla oynuyoruz. Tabi bunların bir karikatürize olduğunu düşünüp çok fazla da takılmamak gerekir. Amacımız bu günlerde insanımızı nefeslendirmek ve güldürmek” dedi.

    Siyasetçi mi, tiyatrocu mu?

    Erhan Yazıcıoğlu basın mensuplarının “tiyatrocu mu olmak daha iyi siyasetçi mi?” sorusuna da şu sözlerle yanıt verdi: “Tiyatrocu olmak iyi fikir. Çünkü ben dıştan belki Trump’ı andırıyorum. Ama içim hiç Trump’a benzemiyor” diye konuştu.

    Trump’a özel gösterim teklifi

    Nurseli İdiz, “Münevver Hürtopuz ismiyle seyirci karşısına çıkacak olan deneyimli tiyatrocu Nurseli İdiz, rolünün çok sürprizli olduğunu ve günün şartlarıyla çatlatmış bir kadını canlandırdığını aktardı. Oyunun aşk, hayat ve siyaset denkleminde gerçekleştiğini belirten İdiz, “Hayat da bu denklemden ibaret değil mi? Trump’ın seçimi bütün dünya liderlerini oturup düşündürdü. Özellikle uygulamaları. Batı ve Doğu dünyası, Müslüman ve Hristiyan keskin hatlarla ayrıldı. Dünya siyasetinde çok önemli bir nokta. Dolayısı ile böyle bir romantik komedinin içerisinde hayatımızı etkileyen son ekonomik alanda ve siyasi alanda etkileyen liderin ağzından da bir takım göndermeler yapmak hoş oldu bence.Bu bizi günümüze bağlayan bir oyun. İlişkiler açısından da gerçekten de dediğim gibi dostukları, adaşlıkların, sevgiyi ve aşk ilişkilerini bunları yitirdiğimiz günlerde bunlara bir gönderme yapmak. Çok hoş çok da eğleniyoruz” diye konuştu. İdiz, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir Türkiye ziyaretinde kendisine özel gösterim de sunabileceklerini belirterek, “Çünkü artık tiyatrolarda üst yazı verdiyorlar. Böyle bir imkan var. Eskiden bu yoktu. Herkesin çok eğleneceğine eminim” dedi.

    “Vergi alınmasın”

    Yeni oyunlarıyla duydukları mutluluğu ve heyecanı paylaşan oyunculardan Volkan Severcan özellikle tiyatro biletlerinden vergi ve KDV alınmamasını talep etti. Usta Tiyatrocu Severcan, “Trump tiyatro sahnesinde ilk kez gösteriliyor.32’inci yılım mesleğimde. Şehir tiyatrolarında ilk ustam ve baba dediğim Erhan Ağabeyimdir. Nurseli de bizi kırmadı. Hepimiz ilk kez sahneyle çıkıyor gibiyiz. 18 yaşındaymış gibi hissediyorum. Ayrıca ayakta durabilmemiz için sahneye ve seyirciye ihtiyacımız var. Herşeyde indirim var tiyatrolardan da ne olur vergi almasın, devletten böyle bir isteği istediğimizi de talep ediyoruz.

    Eğlenceli bir aşk komedisi oynuyoruz. Evliliğe adım atacaklara evlilere boşanmış olan çiftler, hayat, ilişkiler, aşk çok bambaşka bir yere getirebilir kendilerini.13 Şubat’ta promeyerini yapacak olan oyunumuz Mart ayında turnelerle de devam edecek” dedi.

    Toplantı sonrasında usta tiyatrocu Erhan Yazıcıoğlu, basın mensuplarına, “Gerçekten Trump gibi hissediyorum. Biz emekli maaşlarımızı bile üsse veriyoruz” diyerek espri yaptı.

  • O sahneye tepkiler devam ediyor

    Türkiye’de gişe rekorları kıran Recep İvedik serisinin 5. filminde yer alan, Türk ve Azeri boksörlerin karşılaştığı sahne tepki çekmeye devam ediyor.

    Tepkilerden biri de Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Başkanı Uzm. Ecz. Cavid Aydın’dan geldi. Söz konusu sahneyi kınadıklarını dile getiren Başkan Aydın, “Dünyanın dört bir tarafında Türk düşmanlığı devam ederken, bağımsız Türk cumhuriyetleri arasında ufak bir problem yaşanmasını sabırsızlıkla bekleyen bir düzine düşman varken, yabancı mihraklar elindeki medyayı kullanarak hep yalan yanlış bilgilerle Türk dünyası arasına nifak sokmaya çalışırken, ’Recep İvedik 5’ filmi ipin ucunun kaçtığının bariz göstergesidir. Türkiye’de yaşanan en ufak üzücü bir olaya kendi hanesinde yaşanmışcasına üzülen, aynı şekilde başarıya da sevinen bir Azerbaycan Türklüğü varken, ne gerek vardı ucuz ve seviyesizce bir komedi yapacağım diye kırıp dökmeye? İki kardeş ülke kötü günlerde birbirine destek olurken ne gerek vardı bir boks ringinde dövüştürmeye? Karabağ işgal altındayken, Türkiye’mizde bunca terör şehidi varken ne gerek vardı bu iki kardeşi bir şaklabanlık uğruna tekrar üzmeye? Gönül isterdi ki, boks sahnesinde Türk boksör bir Ermeni boksörü yere sersin ve tribünde Türkiye-Azerbaycan bayrakları her zaman olduğu gibi birlikte dalgalansın. Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine zarar verecek ve iki ülke Türklüğünü aşağılayacak her türlü eylem ve söylemin karşısındayız. Bu sebeple ’Recep İvedik 5’ filmini ve Şahan Gökbakar’ı şahsım ve Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği olarak kınıyoruz. Dileğimiz bu yanlışa son verilmesi ve film vizyona girmeden bu iğrenç sahnenin filmden çıkarılmasıdır. Aksi takdirde Türk milleti bunun cevabını sert bir şekilde verecektir ve filmi protesto edecektir” dedi.