Etiket: Şahitlik

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’un Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’un Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik”

    MİT’in İstanbul Bölge Başkanlığı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni ibadete açma sürecinde, İstanbul’un 1453’ten beri süren Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik” dedi.

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) İstanbul Bölge Başkanlığı Hizmet Binası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle hizmete açıldı.

    Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ocak ayında Ankara’da teşkilatımızın karargah binasının açılışını yapmıştık. Bugün de adeta onun bir izdüşümü olan İstanbul Bölge Başkanlığı Hizmet Binasını açıyoruz. MİT’in yeni binaları ve yeni atılımlarıyla devletine ve milletine sunduğu hizmetleri katbekat arttıracağına inanıyorum. Bilginin ve bilgiyi kullanmanın en etkili bir silaha dönüştüğü dönemde istihbaratın önemi daha da artmıştır. Tarihimizde istihbarat zafiyetinin ne büyük facialara yol açabileceğinin pek çok acı örneği vardır. Bunların en çarpıcısı ise Balkan savaşlarıdır. Balkanlardaki kimi topluluklar yıllarca savaşa saldırıya hazırlandıkları halde dönemin yöneticileri doğru bilgi ve idrakle bunu göremedikleri için tarihimizin en utanç verici yenilgisine uğradık. Ülkemizin bir süredir verdiği tarihi mücadelede ilk hedef alınan kurumun MİT olması tesadüfi değildir. İstihbaratı çökertilmemiş bir ülkenin işgali ya mümkün değildir ya da fevkalade ağır maliyetlidir. Türkiye en önemli milli kurumlarından biri olan Milli İstihbarat’ın ayakta kalması son dönemdeki imtihanlarından alnının akıyla çıkmıştır. Bu süreçte İstanbul, diğer özelliklerinin yanı sıra istihbarat konusundaki özel konumu ile öne çıkmıştır. Hiç şüphesiz İstanbul sadece Türkiye’nin değil dünyanın merkezi konumundadır. Burada attığımız her adım dünyanın ilgisini çekiyor. Stratejik öneme sahip olan İstanbul, bugün de aynı cazibesini sürdürüyor. Ecdadımız da İstanbul’a sahip olmanın hayalini kurmuş, bu uğurda büyük mücadeleler vermiştir. Bu hayal Fatih Sultan Mehmed Han’a nasip olmuştur. Fethin üzerinden asırlar geçmesine rağmen halen İstanbul’un Türk milletinin ve Müslümanların elinde olmasının kabullenilemediğini görüyoruz. Son olarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin ibadete açma sürecinde, İstanbul’un 1453’ten beri süren Türk toprağı kimliğini sindirmekte zorlananlar bulunduğuna bir kez daha şahitlik ettik” dedi.

    “İstanbul’da terör örgütlerinin eylem yapma kapasiteleri ciddi şekilde sınırlanmıştır”

    “İstanbul’u her anlamda geliştirdik, güzelleştirdik. Son dönemde attığımız her adımla İstanbul’a layık olmaya çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz İstanbul’u finansın, ticaretin, eğitimin, kültürün merkezi olarak dünyanın en üst seviyelerine çıkarmaktır. Bu vizyonun bir boyutu da İstanbul’u dünyanın en güvenli şehri haline getirmektir. Bunun için diğer güvenlik kurumlarımızla birlikte istihbaratımıza da önemli görevler düşüyor. Nüfus bakımından Avrupa’nın 23 ülkesinden daha büyük olan İstanbul’umuza özellikle güvenliği sağlamak öyle kolay bir iş değil. Böyle bir şehrin istihbarat servislerinin faaliyetleri açısında cazibe merkezi olması kaçınılmazdır. Bu merkezimizle Ankara’dan sonra en önemli ikinci bir merkeze sahip olduk. Tüm teknik donanımlarıyla birlikte Ankara ve İstanbul bu süreçteki yükümüzü büyük oranda alacağı gibi, bütün faaliyetleri çok daha seri bir şekilde takip etmemizi sağlayacaktır. İç ve dış istihbarat ve koordinasyondan sorumlu olan MİT’in İstanbul’daki görevleri de bununla orantılı olarak ta giderek ağırlaşıyor. Teşkilatımız PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C gibi örgütlerle mücadelenin yanında dış güvenlik, dış istihbarat ve dış istihbarata karşı koyma görevlerini de başarıyla yürütüyor. Teşkilatımızın diğer güvenlik kurumlarıyla yakın işbirliği neticesinde İstanbul’da terör örgütlerinin eylem yapma kapasiteleri ciddi şekilde sınırlanmıştır. FETÖ’cü hainlerin İstanbul’da gizlenme hayallerinin boşa çıkarılmasında istihbaratımız önemli görevler yürütmüştür” ifadelerine yer verdi.

    “PKK lider kadrosu adeta hareket edemez hale gelmiştir”

    Ülkemizin bir süredir verdiği tarihi mücadelelerde hedef alınan kurumların başında MİT’in gelmesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin son 4 yılda yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü operasyonlarda teşkilatımızın çok büyük katkıları vardır. DEAŞ başta olmak üzere, terör örgütleriyle götürdüğümüz etkin mücadele birçok devleti bizimle işbirliğine yöneltmiştir. Teşkilatımız yürüttüğü istihbarat diplomasisi ile 100’ü aşkın FETÖ’cünün ülkemize iadesini sağlamıştır. Aynı şekilde teşkilatımız FETÖ yapılanmasının deşifresi yanında, yurt dışındaki faaliyetlerinin engellenmesi için ciddi başarılar elde etmiştir. Kendine özgü çalışma yöntemleriyle PKK’nın tarihinin en büyük darbeleri almasında teşkilatımızın çok büyük emekleri vardır. MİT’in TSK ve Emniyet teşkilatı ile yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü ortak operasyonlar sayesinde PKK lider kadrosu adeta hareket edemez hale gelmiştir” diye konuştu.

    “Her alanda olduğu gibi istihbaratta da zoru başardık”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Özellikle Suriye’de teröristlerin sınırımızdan temizlenmesi, güvenli bölgeler oluşturulması, hareket alanlarında ordumuza destek sağlanması gibi pek çok görev teşkilatımızca eksiksiz ifa edilmiştir. Libya’da da Darbeci Hafter’in ilerleyişinin durdurulmasında MİT’in sağladığı istihbari ve operasyonel destek oyun değiştirici güce sahiptir. Türkiye’nin çıkarları nerede vaziyet alınmasını gerektiriyorsa, MİT orada hemen faaliyetlerini yoğunlaştırmaktadır. Diğer çalışmalarımızı da daha güçlü şekilde yürütebiliyoruz. Her alanda olduğu gibi istihbaratta da zoru başardık.”

    “İstihbaratı olmayan bir devlet yok olmaya mahkumdur”

    “2023 hedeflerimiz doğrultusunda yeni yetenekler kazanmaya odaklanan MİT’in teknolojik kapasitesini artırdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptığımız yatırımlar sayesinde teşkilatımız İHA, SİHA, istihbarat gemisi, istihbarat uçağı gibi pek çok teknik özelliğe kavuşarak görülmeyeni görünür yolunda mesafe aldı. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda verdiğimiz tarihi mücadelede istihbarat bizim kilit silahımızdır. İstihbaratı olmayan devlet istihbaratı olmayan bir millet yok olmaya mahkumdur. Sürekli değişen ve dengeleri yeni tehdit alanını analiz etme için teşkilatımıza her türlü desteği vermeye sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Vali Okay Memiş: “Emre itaatın destanına bu topraklar şahitlik etti”

    Vali Okay Memiş: “Emre itaatın destanına bu topraklar şahitlik etti”

    Allahuekber Şehitleri anma programında konuşan Vali Okay Memiş, “105 yıl önce dünya tarihindeki en büyük emre itaat destanı bu topraklarda yazıldı. Onları Allahuekber dağlarına çıkaran ateş ne ise günümüzde de sınırda ve sınır ötesinde torunlarının kanını ısıtan duyguda aynıdır. Bu duygu elbette ki iman, inanç ve yüreklerindeki vatan sevgisinin ateşiydi” dedi.

    Birinci Dünya Savaşı sırasında Allahuekber ve Soğanlı Dağları’nda şehit olan askerler, Erzurum’un Şenkaya İlçesi Gaziler Mahallesinde düzenlenen törenle anıldı.

    1. Dünya Savaşı’nda Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak amacıyla başlattığı Sarıkamış Harekatı’nın 105. yılı Erzurum’un Şenkaya ilçesi Gaziler Mahallesi’nde büyük bir katılımla gerçekleştirildi.

    2005 yılından bu yana Erzurum Valiliği öncülüğünde; Şenkaya Kaymakamlığı ve Şenkaya Belediyesi tarafından çeşitli etkinliklerle anılan Allahuekber Şehitleri anma programı, Bardız Köyü Gaziler Mahallesi Allahuekber Şehitleri Meydanında yapıldı.

    Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisi ile başlayan tören, dönemin kıyafetlerini giymiş askerler tarafından Bardız Köyü Cami minaresine 105 yıl önce olduğu gibi 85’inci alay sancağı çekilerek ezan okunup saygı atışı yapılmasıyla devam etti.

    Bardız Köyü Allahuekber Şehitleri Meydanında devam program da daha sonra konuşmalara geçildi. İlk olarak konuşan Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı, şehit olabilme ve sevebilme Allah’ın insanlara verdiği bir lütuf olduğunu ifade etti.

    Ardından konuşan Şenkaya Belediye Başkanı Yavuz Bedir, bu şanlı kahramanlığın gelecek nesillere aktarılacağını söyledi. Başkan Bedir, “Allahuekber tarihi şanlı zaferlerle dolu cenk etmeden eksi 40 derecede düşmana karşı durmanın ve geri dönmemenin bir adıdır. Bu millet ezanı, namusu, vatanı, bayrağı için gözünü kırpmadan canını vermiş ve vermeye de devam etmiştir. 105 yıl önce bu dağlarda vatan savunması için donarak şehit olan bu kahramanlık hiç unutulmayacak ve gelecek nesillere aktarılacaktır” dedi.

    YURDUN HER KARIŞ TOPRAĞI KANLA SULANMIŞTIR

    Vatan toprağının çok kolay elde edilmediğini dile getiren Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet sekmen, “Türkiye’nin dört bir tarafından gelen sevgili kardeşlerim Sarıkamış Harekatı’nın 105. yıldönümünde şehitlerimizi yad etmek için toplanmış bulunuyoruz. Vatanı uğruna milletin bekası, birliği, dirliği uğruna bu toprağa düşmüş bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Yaşadığımız bu topraklar çok kolay kazanılmadı. Aynen bugünde aynı hadiseleri yaşıyoruz. Görüyoruz ki bu topraklara tutunmanın bir bedeli ve karşılığı var. Bu da Mille Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nda bahsettiği gibi ‘bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatanı’ işte toprakları karıştırsak her karış toprağında şehit kanını görmemiz mümkündür” dedi.

    TOPRAĞA DÜŞEN HER BEDEN TÜRK TOPRAKLARININ PERÇİNİDİR

    Bu topraklarda destan yazan ecdadın o günkü ruhunu bugünde sınırımızda ve sınır ötesinde şahit olunduğuna dikkat çeken Erzurum Valisi Okay Memiş, “Şehadetin 105. Yıl dönümünde Bardız’daki şehitlerimiz başta olmak üzere kanlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi milletçe sonsuz şükran ve rahmetle anıyoruz. Bundan tam 105 yıl önce dünya tarihindeki en büyük emre itaat destanına şahitlik etmiş bu topraklarda büyük bir heyecan vardı. 93 harbi sonrasında esir kalmış vatan topraklarına ilk kez Türk askeri giriyordu. Askerin geçtiği yollar adeta Cennet bahçeleri gibi gül kokuyordu. Dünyanın en büyük emre itaat destanı bu topraklarda yazıldı. Burada o destanı yazan yiğitleri anmak için toplanmış bulunuyoruz. Bu yiğitlerin toprağa düşen bedenleri bu topraklara atılmış Türk milletinin perçinleridir. Dünya durdukça bu milletin bu topraklarda var olacağının açık gerçeğidir. Onları Allahuekber dağlarına çıkaran ateş ne ise günümüzde de sınırda ve sınır ötesinde torunlarının kanını ısıtan duyguda aynıdır. Tıpkı Barış Pınarı Harekatı ve vatan savunması yapan kahraman askeriz gibi. Bu duygu elbette ki iman, inanç ve yüreklerindeki vatan sevgisinin ateşiydi. Ne mutlu bizlere ki onların torunlarıyız. Ayrıca benim büyük dedem de yani dedemin babası Mahmut dedem Sarıkamış Harekâtı’nda şehit olmuştur. Dedemde başta olmak üzere bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kendimi ayrıca gururlu ve onurlu hissediyorum” dedi.

    TARİH YAZAN MİLLETİN EVLATLARIYIZ

    Vatan savunmasında Türk ordusunun yaptığı kahramanlığı tarihte hiçbir ordunun gösteremeyeceğini belirten Vali Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Erzurum’dan yola çıkarak Kaleboğazı’nda, Narman’da, Oltu’da, Köprüköy’de Bardız ve Kosor Boğazını aslanlar gibi savaşarak gelen bu cengâverler bitti sanılan bir devletin ve onu oluşturan milletin en zayıf anlarında neler yapabileceklerini ve diğer milletlerden farkını burada ortaya koymuştur. Bu yüzdendir ki Allahuekber ve Soğanlı Dağlarını aşarak hedeflerine ulaşan 3’üncü Ordu’nun 9 ve 10’uncu Kolorduları günümüzde en modern teçhizatla bile başka orduların göze alamayacağı bir işi başarmıştır. Dünyada hiçbir ordu kahraman Türk ordusu kadar, sebatkâr, gözü kara, cefakâr ve itaatkâr değildir. Sizler tarih yazan ve asla tarihte kaybolmayan bir milletin evlatlarısınız. Uyanık olalım birlik olalım beraber olalım. Gurur timsali tarihimizi okuyup öğrenelim ve onlara layık olmaya gayret edelim. O zaman canla kanla ödenen o bedeli günümüzde çok çalışarak bilim, teknoloji ve ilimle uğraşarak kimseye muhtaç olmayan bir toplum olarak büyük çaba sarf etmeliyiz. En önemlisi dünyanın en kıymetli topraklarında yaşadığımızı dolayısıyla düşmanında eksik olmayacağının bilincinde olarak çok çalışmalıyız. Bu bağlamda Allahuekber şehitliğinde anma töreninde bulunan siz değerli kardeşlerime ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

    Konuşmaların ardından 32’inci tümeni temsilen Kaynak Yayla üzerinden Sarıkamış Hattına yürüyecek izcilere Vali Okay Memiş temsili sancak teslim etti. Allahukber Şehitleri Anma törenlerine Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Semih Okyar, Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı, Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı, adli ve idari yargı mensupları, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, kurum amirleri, 8 ülkeden 152 izci ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Minik kızın ilk kez duyduğu anlara şahitlik ettiler

    Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 4 yaşındaki minik Zeynep, doğduğu günden bu yana ilk kez duymanın mutluluğunu yaşadı.

    Taban ailesinin 2014 yılında dünyaya gelen 4 yaşındaki kızları Zeynep’in doğumundan itibaren her iki kulağında duyma hassası olmadığı anlaşıldı. Baba Vedat Taban ve eşi, minik kızlarının duyması için elerinden geleni yaptı, ancak bir türlü çare bulunamadı. Son olarak küçük kızlarının duyabilmesi için işitme cihazına ihtiyaç olduğunu öğrenen aile, Belediye Başkanı Sadi Kurtulan ve medikal işletmecisi Ahmet Çenteli sayesinde sevince boğuldu. Minik Zeynep’in duyabilmesi için gereken masrafları karşılayan belediye, işitme cihazını temin etti.

    Başkan Sadi Kurtulan ve Ahmet Çenteli, küçük kızın ilk kez işitme anına şahitlik etti. Kurtulan, ”Belediyemiz Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, bu küçük kızımızın içinde bulunduğu durumu tespit etti. Minik Zeynep’imizin ilk kez duyma anına şahitlik etmek çok büyük bir mutluluk. Şu an kızımızda herhangi bir sıkıntı görünmüyor. Her şey yolunda. Kendisine ve ailesine mutluluklar diliyorum” dedi.

    Doğduğu andan itibaren duyamayan minik kızlarının seslerle ilk kez tanıştığı an gözlerinin dolduğunu ifade eden baba Vedat Taban, ”Minik kızımız artık sesleri duymaya başladı. Bu mutluluk her şeye değer. Çok mutluyuz” dedi.

  • Başkan Asya: “Bugün zulmün helakına şahitlik ettiğimiz bir gün”

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katılan Belediye Başkanı Feyat Asya, “Bugün bağrımızdan kopan 250 canın şahadet ile şereflendiği bir gün. Bugün zulmün helakına şahitlik ettiğimiz bir gün” dedi.

    Muş’ta, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Akşam saatlerinde Muş Valiliği önünde toplanan halk, protokol üyeleri ile birlikte belediye meydanına kadar yürüdü. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği program ilk olarak saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Kur’an-i Kerim tilavetiyle devam eden programda protokol konuşmalarına geçildi.

    Burada bir konuşma yapan Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, “Bugün, tarihe ilelebet adı ‘ihanet günü’ kalacak bir gün. Bugün bir ses ve bir sela ile sabahı muzaffer olacak bir gün. Bugün 80 milyon isimsiz ve silahsız kahramanın destan yazdığı bir gün” dedi.

    Başkan Asya, şunları kaydetti:

    “Bugün bağrımızdan kopan 250 canın şahadet ile şereflendiği bir gün. Bugün zulmün helakına şahitlik ettiğimiz bir gün. Ve bugün artık hiçbir şeyin dün gibi olmayacağı, yarını aydınlık, yarını özgürlük ve yarını inananların olacağı bir gün. İki yıl önce bugün, 15 Temmuz akşamı, bu ülkenin geleceğine kast edildi. Bir grup hain bu ülkenin onurlu halkına kurşun sıktı. Her şeyi kendilerince hesap etmişlerdi ancak Allah’ın hesabını düşünememiştiler. Bu aziz milletin göğsünü tanklara toplara siper edeceğini hesaba katmamıştılar. Bu topraklarda yaşayanlar olarak o gece el ele verdik, gönül gönüle verdik ve hep beraber bir tarih yazdık. Bizleri muvaffak eden Allah’a binlerce şükürler olsun. 15 Temmuz akşamı, bu toprakların tarihini, bu toprakların yiğit ve yürekli halkı yeniden yazdı. Her on yılda bir, ruhunu şeytana satmış uğursuz ve onursuz darbecilerin hakaretlerine, işkencelerine, cinayetlerine ve zulümlerine maruz kalan halkımızın onurlu ve yürekli evlatları olarak, imansız ve izansız cuntacılara geçit vermedik. Milletimiz, korkusuzca zorbalara, alçaklara, kalleşlere karşı dimdik durarak direndi. Onların o kirli emellerine ulaşmalarına imkan ve fırsat vermedi.”

    15 Temmuz 2016 gecesi Muş’ta bir kalkışmanın yaşanmadığını hatırlatan Başkan Asya, “O gece Muş’ta bir kalkışma olmadı ancak 15 Temmuz akşamı sokaklara çıkan yürekli Muş halkı Ankara’daymış gibi, İstanbul’daymış gibi hareket ediyordu. Eşi ve benzeri görülmemiş büyük bir kardeşlik ve dayanışma ruhu içinde, milli irademizi küresel çıkar çetelerine teslim etmedik. Darbelerden epeyce canı yanmış bir halkın çocukları olarak haklarımıza, irademize, tercihlerimize, geleceğimize ve onurumuza sahip çıktık. İşbirlikçi, paralelci, cuntacı zalimleri birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla bozguna uğrattık. Adil ve aydınlık bir gelecek adına umutlarımızı tazeledik. Kardeşliğimiz daim olur inşallah” şeklinde konuştu.

    “Yıllardır bu ülke insanının maddi ve manevi bütün duygularını kendi hedefleri ve hesapları uğruna sömüren bu zavallıların maskeleri 15 Temmuz’da düşmüş, gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır” diyen Asya, “Kendilerinden başka kimseye Müslüman gözü ile bakmayan bu zavallılar, her türlü takiyyeyi yapıp bu halkı iliklerine kadar sömürmüştür. En başarılı çocukları ikbal ve başarı adına ailelerinden koparıp beyinlerini yıkayarak birer militan gibi kendi hesapları uğruna kullanmıştır. On binlerce yuva, bu aileler tarafından dağılmıştır. Büyük bir musibet olarak başlayan 15 Temmuz sonrası ihanetçilerin ifşa olması ile Allah’ın bir nimeti olarak bizlere sunuldu. O musibet sayesinde kimlerin hain olduğu orta çıktı. Topraklarımız üzerinden alçakça uçuşlar yaparak bize gözdağı vermek isteyen alçaklara bu millet haddini bildirdi. Kendi yerelimizde de vatandaşlarımız Cumhurbaşkanımızın çağrısından önce milli iradesine sahip çıkmak için sokaklara çıkarak tepkisini ortaya koymuştur. Aynı şekilde bu yürekli halk 27 gün boyunca ülke genelinde olduğu gibi Muş’ta da sokakları boş bırakmayarak adeta dünyaya meydan okumuştur. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Bu topraklar küresel efendilerin işgal coğrafyası olmayacak”

    Başkan Asya, konuşmasının devamında, “Milletimiz sayesinde bütün ihanet çetelerinin ve şer şebekelerinin hevesleri kursağında kaldı. Artık bütün dünya biliyor ki, bu can bu tenden çıkmadıkça, bu topraklar küresel efendilerin işgal coğrafyası olmayacak. Siyasetin, askeriyenin, güvenliğin, yargının en küçük birimlerine kadar sızmış, devleti ve toplumu tepeden tırnağa çepeçevre kuşatmış yalancı ve yabancı bir yapıyla karşı karşıya kaldık. Bu yapıyla başa çıkabilmek için cesaretli, kararlı ve iradeli olduk, olmaya devam edeceğiz. Bu tür yapılara karşı asla zaafa düşmemeliyiz. Onları hafife almamalıyız. Aksi takdirde çok pahalı bedeller ödemek zorunda kalabiliriz. Yeniden kurulan bir dünyada Ortadoğu’nun kadim halkları olarak irademizin emperyalizmin, Siyonizmin güdümüne girmesine izin vermemeliyiz. Yeniden varoluş öykümüzü bu kirli ve kanlı kalemlerin yazmasına rıza göstermemeliyiz. Bu karanlık güçlerin halen fırsat kolladığını unutmamalıyız. Nasıl ki 15 Temmuz’da irademize sahip çıktıysak, bundan böyle de gerektiğinde bedel ödeyerek irademize sahip çıkalım. Adil ve özgür bir dünyanın kurulması adına her zaman, her yerde ve her şekilde hazır olalım. Bu duygu ve düşüncelerle, irademizi ve topraklarımızı darbecilere karşı korurken şehit olan vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Rabbim, bir daha milletimize ve milli iradeye namluları doğrultmak isteyen, tankla, topla, mermiyle, bombayla, uçakla saldırmak isteyen bedbahtlara, güdümlü hainlere, alçaklara asla fırsat vermesin. Allah sizlerden razı olsun. Yaşasın adalet, yaşasın kardeşlik, yaşasın özgürlük. Kahrolsun cuntacılar, kahrolsun onların yerli ve şımarık piyonları. Kahrolsun onların kanlı oyunları, kahrolsun onların kirli emelleri. Zalimler için, caniler için, cuntacı ve darbeciler için yaşasın cehennem. Allah bir daha bize 15 Temmuzları yaşatmasın. Allah Türkiye halklarına zeval vermesin” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

  • Nacar; “Ankara’da tarihi anlara şahitlik ettik”

    Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Nacar, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

    Meclisin bu yıl tatilini seçime denk getirdiğini dolayısıyla yoğun bir çalışma programına başladıkların söyleyen Nacar Cumhurbaşkanın davetlisi olarak gittiği Ankara ziyareti hakkında da bilgiler verdi. Yeni sistemin resmen başlamasıyla tarihi anlara tanıklık ettiklerini anlatan Nacar bu sistemle Türkiye’nin şahlanacağını vurguladı. Cumhurbaşkanın 81 milyonunun Cumhurbaşkanı olduğunu belirten Nacar artık milli politikaların uzun vadeli planların daha rahat yapılabileceğini ileri sürdü.

    Konuşmasının ilk bölümünde Uşak İl Genel Meclisinin çalışmaları hakkında bilgiler veren Nacar; “Meclis çalışmalarına geçmeden evvel Haziran ayında genel seçim olduğu için Uşak İl Genel Meclisi olarak yılda bir ay tatil dönemimiz var. Daha önce Ağustos ayında yapıyorduk bu sene Haziran ayında Meclisimiz tatil yaptı. Dolayısıyla bütün gruplar siyasi çalışmalarına devam ettiler. Özellikle Meclis üyelerimiz arasında Uşak ile ilgili işleri yaparken siyasi gerginlik olmasın diye tatil yaptık bunu da başarıyla tamamlamış olduk. Bildiğiniz gibi bizim sıcak asfalt sezonumuz Haziran ayında fakat bu sene havaların yağmurlu geçmesi ve statik kaplama dediğimiz soğuk asfalt atığımızdan dolayı bunu atamadık, mutlaka toprağın ısınması lazım. Haziran ayını böyle geçirdik. Temmuz ayı itibariyle de çok şükür sezonumuzu açtık. Şu anda başladık. Yaklaşık 130 km birinci kat, 50-60 kilometre civarında da ikinci katı atacağız toplamda 180-190 kilometreyi bulacağız inşallah. Bu çalışmalarımızı Temmuz ve Ağustos, Eylül’ün 15’ine kadar bitirmeyi planlıyoruz. Bu arada ayrıca özellikle Mayıs ayı çalışmalarımızla Uşak’ta sıcak asfalta geçiyoruz, borçlanmamızı gerçekleştirdik önümüzdeki dönem inşallah grup yollarından başlamak üzere sıcak asfalt çalışmalarımıza başlamış olacağız“ dedi.

    Kamuoyunu yakında ilgilendiren çokça sorulan imar barışıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Nacar vatandaşları kötü niyetli kişilere karış uyardı. Nacar konuyla ilgili olarak şunları söyledi; “ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzden ve bizim imardan yetkilileri davet ettik ve meclisimizde tüm gruplarımıza sunum yaptırdık. Burada sunumu özellikle şunun için yaptırdık? Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzde imar barışı ile ilgili masa kuruldu, tecrübe ile sabit, bu tür şeylerde işte muhasebeci, avukat veya yetkiliyim diye aracı giriyordu. Bakanlığımızın da konu hakkında açıklaması var, tefeci olmayacak , vatandaşımız bizzat Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gidecek orada bilgisayardan anlayan oğlu torunu kim varsa imar barışı neleri kapsıyorsa her türlü kolaylık sağlanacak ve böylece başvurmuş olacak.”

    24 Haziran seçimlerinin bütün Uşaklılara hayırlara vesile olmasını temenni eden Nacar yeni sistemin başlangıcına şahitlik etmek üzere bir haftadır Ankara’da olduklarını hatırlattı. Nacar Ankara’daki yoğun programı şu şekilde anlattı; “Önce İl Genel Meclis Başkanları toplantısı ardından İl Başkanları sonrasında Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yeni gündeme yeni sisteme şahitlik etmek için oradaydık çok şükür. Türkiye 9 Temmuz itibariyle Cumhurbaşkanımızın Mecliste yaptığı yemin ile birlikte yeni bir döneme girdi, eni bir sisteme girdi, artık yeni bir Türkiye var. Şu anda bugün itibariyle Meclis Başkanımız seçilmedi, milletvekillerimiz yemin etti. Bir takvim var biliyorsunuz bir süreç var bu takvimle birlikte yapılacak, ama eski dönemde biz meclis başkanın bekliyorduk, seçilmesini bekliyorduk, şu anda Cumhurbaşkanlığı hükümet sitemi resmen başladı. Yeni sistemde biliyorsunuz AK Partiden önce 37-38 tane bakan vardı, AK Parti bunu 20’ye kadar düşürdü şu anda da 16 bakan atandı. Birde başkan yardımcılığı var, bakanların 4’ü parlamentodan geçtiği için onlarında milletvekillikleri şu anda düştü. Artık hükümet kurulduydu kurulmadıydı, pazarlıklar, her şey bitti. Sandıkta hükümeti kuruldu.”

    AK Parti olarak yıllardan beri ısrarla Cumhurbaşkanlığı sistemini savunmalarının en önemli nedenlerinden birinin koalisyonlar olduğunu vurgulayan Nacar; “ Bundan böyle şu anda gördüğümüz gibi artık koalisyon devri falan yok her şey millet. Kötü bir ihtimalle birinci turda olmasaydı 15 gün sonra ikinci turda millet yine hükümeti kuracaktı. Tabi Cumhurbaşkanımız mecliste yemin ettikten sonra ardından Anıtkabire geçti, sonrasında Külliyeye Beştepe’ye geldi, orada bütün dünyanın merakla beklediği programı gerçekleştirdik. Bütün dünya liderleri başbakanları hepsi oradaydı biz de 9 Temmuz itibariyle şahitlik ettik. İnşallah bizim ülkemizde yeni bir dönem yeni bir sistem Ankara’daki gerek Cumhurbaşkanımızın gerek Milletvekillerimizin gerekse yapmış olduğumuz Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı gelenler bile şu anda ne kadar isabetli bir karar verildiğini gördüler. İnşallah yeni sistem Türkiye’mize yerleştikten sonra . Amerika’da, Rusya’da yani büyük güç dediğimiz ülkeler bu sistemle idare ediliyor. Onlarda olduğu zaman bu sisteme demokrasinin beşiği deniliyor. Bize gelince tek adamlık padişahlık. Böyle bir şeyi nasıl yakıştırabiliyorlar? Görüyorsunuz milletimiz seçti, birinci turda seçti, ondan sonra mecliste yeminini yaptı, bakanlar kurulunu açıkladı, bakanlarımız ertesi günü meclise gitti onlar da yemini yaptılar, dün itibariyle devir teslim başladı bütün sistem işliyor. İşte özlenen tablo buydu. İnşallah buna Türkiye olarak sancısız başardığımız için emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Belki de en önemlisi buydu.

    Eskiden Bakanın şahsına göre bir politika güdülüyordu biz bunu değil, Türkiye’nin milli bir politikası olsun istiyoruz. İşte yeni sistemde kurulan bu ofislerde milli politikalar üretilecek. Cumhurbaşkanımız bunu çok zorluklar çekerek başardı. Bundan sonra Cumhurbaşkanı olmak isteyenler milletle barışması lazım. Milletle barıştıktan sonra isimler o kadar ödemli değil. Milletle barışık olmayan zaten gelemeyecek. Sözde değil özde, adam ben Allah’ın izniyle diye başlayabiliyorsa, bunu laf olsun diye yapmıyorsa, milletini hor görmüyorsa, başı örtülü, açık, namaz kılan, kılmayan diye ayırt etmiyorsa milletini kucaklamış demektir. Seçim döneminde yapılan hataları gördük mesela aday konuşma yaptığı sırada şu televizyon dışarı çıksın diyor. İşte diktatörlük bu. Milletle barışacaksın kanalların düşünceleriyle de barışacaksın. Bu arada MHP lideri Sayın Bahçeli’ye ve MHP teşkilatına teşekkür ediyoruz. İlerideki Türkiye’nin rolünü gördü. Şunu da belirtmek istiyorum Türkiye’de ne oldu da “Dolar, Avro fırlıyor? Biz Türkiye olarak memurun emeklinin parasını mı ödemedik, borcumuz mu var da bir anda bunlar fırlıyor? Demek ki bütün dünya bizim şu şahlanışımızı istemiyor. Bu sisteme geçmemizi istemiyor, onlara muhtaç olmamızı istiyor. Başımıza gelenlerin birçoğu Dünya 5’ten büyük lafını nasıl dersiniz diye. Ama çok şükür bunların hepsini atlattık, bu sisteme geçtik hem de çok güzel bir şekilde. İnşallah bu sisteme alışacağız. Cumhurbaşkanımız ne dedi? “Ben artık 81 milyonun Cumhurbaşkanıyım” en önemlisi buydu. Sadece AK Partinin değil oy verenlerin değil 81 milyonun Cumhurbaşkanı 81 milyona hizmet edecek. Zaten Cumhurbaşkanımız Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan derken de bunu vurguluyor, sürekli vurguluyor. İnşallah sistem güzel bir şeklide yürüyecek dışa karşı da biz güçlü olacağız. “ Şeklinde konuştu.