Etiket: Sahipliği

  • Büyüközer: “İstanbul 4-7 Eylül tarihlerinde iki önemli etkinliğe ev sahipliği yapacak”

    Büyüközer: “İstanbul 4-7 Eylül tarihlerinde iki önemli etkinliğe ev sahipliği yapacak”

    GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, “04-07 Eylül 2019 günlerinde Helal ve Tayyib Ürünler için İstanbul’da gerçekleştirilecek büyük etkinlik için bütün dünyadaki kardeşlerimizi İstanbul’a davet ediyoruz” dedi.

    Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer 7. si düzenlenecek olan Helal ve Tayyip Ürünler Fuarı için açıklamalarda bulundu.

    Yeşilköy’de düzenlenmesi planlanan fuar ve kuanferansın çalışmalarının başladığını duyuran Büyüközer, “04-07 Eylül 2019 günlerinde Helal ve Tayyib Ürünler için İstanbul’da gerçekleştirilecek büyük etkinlik için bütün dünyadaki kardeşlerimizi İstanbul’a davet ediyoruz.” dedi.

    Bugüne kadar birçok uluslararası konferans ve fuara öncülük ettiğini ifade eden Büyüközer, “Nüfusu 2 milyara ulaşan İslam dünyası bu kaostan kurtulabilmek için dininin gereği olan Helal ve Tayyib ürün arama eylemini fark etmiş ve her geçen gün bu arayış eylemini güçlendirerek sürdürmektedir. Ülkemizde de bu arayış, Helal ve Tayyib ürünleri Sertifikalama ve Denetleme çalışmaları ile 2005 yılından itibaren öncü olan GİMDES ile başlatılmış ve bu konunun yaygınlaşmasında, Sertifikama hizmeti ile birlikte yürütülen etkinlikler olan fuar ve konferanslar da önemli rol oynamıştır. Bu anlayışla, 2008-2018 yılları arasında 11 adet Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansını ve 6 adet Helal ve Tayyib Fuarını gerçekleştirmiştir.Bu etkinliklerde GİMDES ve CNR EXPO ev sahipliği yapacak. Tarihi ve doğal güzellikleri ile dünyaca meşhur olan İstanbul, inanıyoruz ki sizi de büyüleyecektir. 100 yıldır kendisine dayatılan, kendisine ait olmayan Batı modernitesine mahkum edilmiş İslam Ümmeti artık kendi modernitesini inşa ediyor, kaybettiği Helallerini yeniden keşfediyor.” dedi.

    3.8 trilyon dolarlık Helal pazarın gerçekleştirilmesi için bir araya geleceklerini belirten Büyüközer, “Üreticimiz, ihracatçımız, satıcılarımız, tüketicilerimiz ve kamu kurumlarımız elbirliği, güç birliği, gönül birliği yapıyoruz. Bütün ümmet elele, gönül gönüle, omuz omuza olmak için İstanbul’da buluşuyoruz. Fuarda GİMDES’den Helal Sertifika almış Helal ve Tayyib Gıda, Helal ve Tayyib Kozmetik, Helal ve Tayyib İlaç, Helal Turizm, Helal Lojistik, Helal Tekstil, Helal Oyuncak, Helal Dericilik ve Ürün üretiminde kullanılan Makine ve Cihazlar Sanayi ürünleri yer alacak. Bütün gıdaların başlangıç hammaddesini oluşturan tohumun ve embriyonun helal olanından başlayarak, çatala kadar gelen her aşamada, proses, işletme, alet ve ekipman vs., helal kriter, helal standartlar ve helal yol izlenen gıdaların sergilendiği, ulusal ve uluslararası niteliği olan bu fuarlar, Müslümanlara ve insanlığa, inanılmaz güzel ve isabetli bir imkânı, altın bir fırsatı sunmaktadır. İşte bu altın fırsat Türkiye üreticisinin ve tüketicisinin ayağına kadar getirilmektedir.” ifadelerine yer verdi.

    11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansına birçok ülkeden uzman konuşmacıların katılacağını dile getiren Büyüközer son olarak, “Endonezya’dan, Malezya’dan, Amerika’dan, Almanya’dan, Güney Afrika’dan, Filipinlerden, Cezayir’den, Tunus’tan, Fransa’dan, Türkiye’den konularında uzman 16 konuşmacı katılacak. Fuar ve konferansımızda işlenecek konular aşağıdaki gibidir. Müslüman ve gayri müslim ülkelerde Helal ve Tayyib ürünlerin üretim ve ticaretinin problemleri ve yaygınlığı artıracak çözüm önerileri. Tıp ve kozmetik sanayinde kullanılan ana hammaddelerin İslami yönden incelenmesi. Helal Kesim ile ilgili dünya Müslümanlarının mevcut durumları şoksuz ve elle kesim şartları,Transgenik ve genetiği değiştirilmiş katkıların İslam ve insan sağlığı açısından taşıdığı riskler.” ifadelerini kullandı.

  • Dev e-ihracat konferansına EİB ev sahipliği yapacak

    Dünya ticaretinden aldığı pay hızla artan, e-ticarette öne çıkan isimler, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği organizasyonunda 9 Ocak 2019 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri’nde “İzmir’den Tüm Dünyaya E-İhracat” konulu konferansta bir araya geliyor.

    İstanbul’da düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük e-ihracat buluşması olan ve bin kişinin katılımıyla düzenlenen “E-İhracat Odaklı Yenilikçi Ekonomi” konferansının devamı niteliğindeki etkinlikte, Türkiye’nin uluslararası ticaretteki payının arttırılmasına katkı sağlamak için A’dan Z’ye e-ihracatın tüm fonksiyonları tartışılacak. Bu kapsamda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) katkılarıyla Word e Commerce Forum (WORLDEF) tarafından bu sene dördüncüsü düzenlenen Avrupa’nın en büyük e-ihracat konferansı Türkiye’nin tüm e-ticaret ekosistemini bir araya getiriyor.

    Dünya genelinde tüketici tercihlerinin hızla değiştiğini ve e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının hızla arttığını belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, her alanda teknolojinin ticaretteki kuralları yeniden dizayn ettiğini, Egeli ihracatçıların bu ekosisteme ayak uydurması için “İzmir’den Tüm Dünyaya E-İhracat” isimli konferansı büyük bir fırsat olarak gördüklerini, Egeli ihracatçıların yoğun ilgi göstermesini beklediklerini kaydetti.

    “Hedefimiz ürettiğimiz katma değerli ürünleri global pazarla buluşturmak” diyen Zandar, “Dünya’nın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek isteyen Türkiye’nin, e-ihracata yoğunlaşması gerekiyor. Bugün 170 milyar dolar bandında olan ihracatımızı 500 milyar dolar seviyelerine çıkarabilmek için inovasyon, Ar-Ge ve tasarım odaklı üretim ve e-ihracat gibi pazarlama metotlarını iş hayatımızın vazgeçilmezi haline getirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Uluslararası e-ticaret 2020’de 1 trilyon dolara ulaşacak”

    Uluslararası e-ticaret katlanarak büyüyor. Hızla güçlenen e-ticaret sektörünün hacmi 2016 yılında 300 milyon dolar iken, 2020 yılında 1 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor. Yerel ticaret ile küresel anlamda yapılan e-ticaret arasındaki farklara bakıldığında ise sınırlar ötesi yapılan ticaret iki kat daha hızlı performans gösteriyor.

  • Türkiye Gerontoloji Ödülleri törenine Dinar ev sahipliği yaptı

    Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesi, Türkiye Gerontoloji Ödülleri törenine ev sahipliği yaptı.

    Dinar Belediye Başkanı ve Ulusal Yaşlılık Konseyi Başkanı Saffet Acar tarafından 2018 yılının yaşlanma ve yaşlılık alanında başarılı çalışmalar yapmış olan bilim insanlarının ve uygulayıcılarının ödüllendirildiği alanının en prestijli ödül töreni olan Türkiye Gerontoloji Ödülleri Dinar’da düzenledi.

    Ödül programına Dinar Kaymakamı Selami Kapankaya, Dinar Belediye Başkanı ve Ulusal Yaşlılık Konseyi Başkanı Saffet Acar, Yakındoğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevinç Yücecan, Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Gerontologlar Derneği Başkanı Uzm. Gerontolog Faruk Yaşar Gürdal ile çok sayıda bilim insanı, öğrenci ve Dinarlı vatandaşlar katıldı.

    Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dinar Belediye Başkanı Saffet Acar, Dinar’da yapılması planlanan Alzheimer Merkezinin önümüzdeki döneme açılacağını vurguladı. Acar, “Türkiye Gerontoloji Ödüllerini bu yıl 3. kez Dinar’da yapıyoruz. Ev sahipliği yapmanın onurunu ve gururunu taşıyorum. Böylesine devasa programların, birçok büyük şehrin bile cesaret edemediği törenlerin Dinar’da yapılması ilçe halkımızın ve belediyemizin kültürel alanda ne kadar başarılı olduğunu göstermektedir. İnşallah önümüzdeki dönemde de Dinarlı yaşlılarımız için dev projelere imza atacağız. Uzun yıllardır çalışmakta olduğumuz alzheimer evini inşallah hayata geçireceğiz. Bizler hangi zorlamalar ve baskılar ile karşılaşırsak karşılaşalım, mutlaka bu hizmetlerimizi inşallah en iyi şekilde devam ettireceğiz. İnanıyorum ki hem Dinarımıza hem de ülkemize bu konuda ciddi adımlar atılacak. Ve yaşlılık ile ilgili sorunlarımızı çözmeyle ilgili çabalarımız devam edecek” dedi.

    Ödül programında konuşma yapan Dinar Kaymakamı Selami Kapankaya ise; “Dinar’da olmaktan gurur duyduğum konulardan birisi olan gerontoloji konusunda gerçekten güzel çalışmalar yapılmış. Bugün de ödül töreni ve ödüller verilecek. Tabii ki marifet iltifata tabidir. Bu konuda çalışma yapan bilim adamlarının insanlarımızın ödüllendirilmesi de gayet tabiidir. Teşvik edici olacaktır. İleri yaşlarda hepimizin hayat kalitesi ister istemez düşmeye başlıyor. Ama bilim sayesinde araştırma sayesinde bunların büyük çoğunluğunu çözmek mümkün.” dedi.

    Uzm. Dr. Melih Vural ise yaptığı sunumunda alzheimer hastalığı hakkında bilgi verirken vatandaşlardan gelen soruları da cevapladı.

    10. Gerontoloji Ödül Töreninde ödülleri kapsamında; Bilim Hizmet dalında Prof. Dr. Sevinç Yücecan, Prof. Dr. Zeynep Onur, Uzm. Dr. Melih Vural ödül alırken, Gerofuture ödülüne Arş. Gör. Çiğdem Demir Çelebi, Uygulama Hizmet ödülünü ise Mustafa Cengiz Çöpelli layık görüldü.

  • Gölün ortasındaki ada “Tavşanlara” ev sahipliği yapıyor

    Doğunun gizli denizi olarak bilinen Elazığ’ın Sivrice ilçesinde bulunan Hazar Gölünde yer alan ada, 17 yıl önce ilçede görevli bir komutan tarafından bırakılan bir çift tavşanın çoğalmasıyla şimdilerde 200’ün üzerinde tavşana ev sahipliği yapıyor. Tavşanlı adası olarak bilinen adada 68 kuş türü bulunuyor.

    Hazar Gölü’nde bulunan 35 dönümlük ada, 17 yıldır tavşanlara ev sahipliği yapıyor. İlçede görevli bir komutanım bıraktığı iki tavşanın çoğalmasıyla adada şu anda 200’ün üzerine tavşan olduğu biliniyor. Tavşanların yanı sıra 68 kuş türüne de ev sahipliği yapan 35 dönümlük ada dikkat çekiyor. Rahatsız edilmekten hoşlanmayan tavşanlar, tehlikeyi sezdikleri anda kaçarak korunma bölgelerine çekiliyor. 1. derece SİT alana ilan edilen ve çıkmanın yasak olduğu ada için, sahil bandına gezinti alanı oluşturulması planlanıyor.

    Adanın 35 dönüm olduğunu belirten Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak, “Burada 68 kuş türümüz barınıyor. Aynı zamanda göçmen kuşların durakladığı yer. İlk baharda turistlerimiz feribotla yapmış olduğumuz turlarla tavşanlarımız ve kuluçka dönemindeki yumurtaları seyredebilir. Adaya çıkışlar kesinlikle yasak. Yaz aylarında ortalama 200 tavşan var. Kışa doğru popülasyon biraz daha düşüyor. Tavşanlar, adamıza güzellik katıyor” dedi.

    İlçe jandarma karakolunda bir komutanın yıllar öncesinde birkaç çift tavşan bıraktığını ve böylelikle adanın tavşanlı adası olduğunu anımsatan Irmak, “Geçmişte burada yaşayan köylüler ilkbaharda, adaya küçükbaş ve büyükbaş hayvan bırakırlardı. Kışın da tekrardan alıp götürürlerdi. Kiloları da bayağı olurdu. Şimdi adada yaşayan tavşanlar için biz kışın gelip ot ve yem bırakıyoruz” diye konuştu.

    Gölün tamamıyla ilgili çalışmaları olduğunu dile getiren Başkan Irmak, “Özellikle gölün sahip bantlarında insan dokusunu ve insan ayağının basmayacağı şekilde gezinti yerleri oluşturmayı hedefliyoruz. Milli Parklardan onay alırsak yağacağız. Sadece uzaktan seyretmekle yetinilecek. Tavşanlar, sesi ve insan gürültüsünü duyunca tepkilerini gösteriyor ve kaçıyorlar” şeklinde konuştu.

  • Tarihi Van evleri, ‘Olgunlaşma Enstitüsü’ne ev sahipliği yapacak

    Van Valiliği, Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tuşba Belediyesi işbirliği ile kurulacak olan “Olgunlaşma Enstitüsü” için işbirliği protokolü imzalandı.

    Van Valiliğinde düzenlenen programda bir araya gelen Vali Vekili Sinan Aslan, Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke ve Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, söz konusu işbirliği protokolünü imzaladı. Vali Vekili Aslan, programda yaptığı konuşmada, projenin Van için önemli bir hizmet olduğunu söyledi. Tuşba Belediyesinin Kalecik bölgesinde yaptırdığı 4 tarihi Van Evi’nden üçünü proje için tahsis ettiğini belirten Vali Vekili Aslan, “Bu güzel çalışma kültürümüze, yöremize ve bölgemize çok güzel hizmetler edecek. Katkılarından dolayı Tuşba Belediyesine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde, tarihi Van evlerinde “Olgunlaşma Enstitüsü” açmanın memnuniyet verici olduğunu dile getiren Tuşba Belediye Başkanı Özgökçe de, “Tarihimizi, kültürümüzü, unutulmaya yüz tutan mesleklerimizi yaşatabilmek anlamında Kalecik bölgesinde İl Milli Eğitim Müdürlüğünden devraldığımız yeri, yine halkımızın hizmetine sunuyoruz. Tarihî Van evlerinde bu enstitünün açılması bizi memnun etti. İnsanların bu evleri daha aktif kullanabilmesi için projeye sonuna kadar destek sunacağız. Burada tüm kültürel değerlerin yaşatılması adına çaba gösteren herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

    İmzalanan protokol; geleneksel sanatları, giyim kültürünü araştıran, asıllarını koruyarak yeni ürünler hazırlayan, arşivleyen ve gelecek kuşaklara aktaran, bunların ulusal ve uluslararası alanlarda tanıtılmasını sağlayan, teknolojik gelişmelere paralel olarak sektörde yer alacak nitelikli elemanlar yetiştiren, eğitim ve öğretimin yanı sıra araştırma, tasarım, üretim, tanıtım ve pazarlama süreçlerinin tümünü gerçekleştiren bir enstitü kurulmasını kapsıyor.