Etiket: SAHİP

  • Aydın Valiliği Yetim Ve Öksüz Çocuklara Sahip Çıkıyor

    Aydın Valiliği tarafından başlatılan ve birçok kurumun destek verdiği “Yetim ve Öksüz Çocuklarımız Sahipsiz Değildir” projesi ile yetim ve öksüz çocuklar evinde ziyaret ediliyor.

    Aydın Valiliği Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü’nün organize ettiği projesi kapsamında 2016 yılı içerisinde Efeler İlçesinde ve mahallelerinde ikamet eden 8-14 yaş grupları arasında yetim ve öksüz 10 çocuk ziyaret edilecek. Aydın Valiliği Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü tarafından başlatılan “Yetim ve Öksüz Çocuklarımız Sahipsiz Değildir” projesine Aydın Büyükşehir Belediyesi, Aydın il Emniyet Müdürlüğü, Aydın Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Aydın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğü, Aydın Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği, Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanlığı gibi birçok kurum destek veriyor.

    “Yetim ve Öksüz Çocuklarımız Sahipsiz Değildir” projesi kapsamında Efeler İlçesi Ovaeymir Mahallesi 2. Sokakta ikamet eden İlknur Esenuluğ evinde ziyaret edildi. Ziyaretçilerini kapıda karşılayan İlknur Esenuluğ, dokuz yıl önce babasını kaybettiği ve dört kardeşinin olduğunu belirtti. İlknur Esenuluğ ve ailesini Aydın Vali Yardımcısı Abdullah Aslan, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nden Berrin Erman, Aydın Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü Özlem Akbay, Sosyal Etüt ve Proje İl Müdürü Necati Doru, Sağlık Müdürlüğü Şube Müdürleri, Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğü’nden yetkililer, Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği yazarları ve Aydın Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Şükrü Söylevci evinde ziyaret etti.

    Dokuz yıl önce babasını kaybeden dört kardeşi ve annesiyle birlikte yaşmalarını sürdüren İlknur Esenuluğ’u Aydın Valiliği Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü’nün yürüttüğü proje kapsamında ziyaretine gelen Vali Yardımcısı Abdullah Aslan, herhangi bir sıkıntısı olduğunda çekinmeden yanına gelebileceklerini söyledi.

    “YETİMLERLE BÜTÜNLEŞMEK İSTİYORUZ”

    Okul derslerinde başarılı olan ve teşekkür alan İlknur Esenuluğ’a Aydın Vali Yardımcısı Aslan, kitap ve bisiklet hediye ederken annesi Naciye Esenuluğ’a ise çiçek hediye edildi. Daha sonra Esenuluğ’la sohbet eten Vali Yardımcısı Abdullah Aslan, “Yetimlerle bütünleşmek istiyoruz. İlknur kızımızın dersleri de iyiymiş. Biz kızımızı ileride daha güzel yerlerde görmek istiyoruz. Bugün bizler senin yanındayız. İnşallah bu ziyaretimiz olumlu etkisi olur. Devlet fakirleri, yoksulları ve yardıma muhtaç insanları korur ve kollar. O yüzden bugün biz de buradayız. Bizler de elimizden geldiği ve gücümüzün yettiği kadar bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Yetim ve öksüz çocuklarımızın devlet tarafından hatırlandığını en azından unutmasınlar. O yüzden bugün buradayız” dedi.

    “YETİM VE ÖKSÜZLERİN YALNIZLIKLARIN UNUTTURACAĞIZ”

    Aydın’da fakir, bakıma muhtaç, yetim ve öksüz çocukların ihtiyacının karşılanması, sosyal yaşamlarını sürdürmelerinde ve özgüvenlerini korumalarının sağlanması amacıyla Aydın İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü tarafından başlatılan projeyle, devletin şefkatli elinin yetim ve öksüz çocuklar üzerinde olacağını belirten Sosyal Etüt ve Proje Müdürü Necati Doru, “Yetim ve öksüzlerin yalnızlıklarını unutturarak gelecek kaygısından arındırmak, hayat kalitelerini arttırmak, toplum sağlığını korumak, sosyal yaşam ve dayanışmayı sağlamak, gelecek nesillere ve genç kuşaklara örnek olabilmek projemizin ana hedefini oluşturmaktadır. Polis ve jandarma bölgelerinde ikamet eden 5’er yetim ve öksüz çocuk her ay ziyaret edilip toplam 10 çocuğun yıl boyunca bütün ihtiyaçları giderilmeye çalışılacak. Bugün polis sorumluluk bölgesinde tespit edilen yetim ve öksüz çocuğumuz İlknur Esenuluğ’un başı sıvazlanıp hal ve hatırı sorulup ihtiyaçları giderildi ve giderilmeye devam edecek. Onurumuz ve gururumuz olan bu yetim ve öksüzümüzün gönül bahçelerine gül ve sümbüller işlenerek memleketimizin güllük ve gülistanlık bir vatan toprağı olduğu veya olması gerektiği duygu ve düşüncesi bu çalışma ve faaliyetlerimiz buradan dalga dalga tüm ilçelerimizde yankılanacaktır. Bu yetim ve öksüz çocuğumuzun evinde bayram estiren tüm amir ve memurlarıma gönülden teşekkür ediyorum. İlknur kardeşimize bundan sonra ki yaşamında da neşeli, sağlıklı ve mutlu günler yaşamayı Allah nasip etsin” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Bakan Çelik: “Çiftçi Ne Haklara Sahip Olduğunu Bilmiyor”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, kırsalda yüzde 60’a varan hibeler olduğuna dikkat çekerek, “Ama bunları ne çiftçi, ne işçi, ne de memur bilmiyor. Alın teri akıtan emekçi dediğimiz kesim ne hakkını biliyor ne de hakkı arama yollarını biliyor. Ama ortadaki başka kesimler o hakları elde ediyor. Onun için bu konuda rehberlik çok önemlidir. Öncülük çok önemlidir. Ben dayanışmaların tüm bunları ortaya çıkaracağını inancı içerisindeyim” dedi.

    Uludağ Üniversitesi’nden mezun olan milletvekilleri ve Bursa milletvekilleri, Ankara’daki Bursa Evi’inde bir araya geldi. Gecede konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İstanbul İzmir Otoyolu’nun Bursa’ya değer katacağını söyledi.

    “BURSA’NIN GELECEK 40 YILI TEHLİKE ALTINDA”

    Otoyolun açılması ile birlikte Bursa’nın göç almaya başlayacağını ifade eden Çelik, “Eğer Bursa 70’li yıllardaki göçleri alırsa, yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalırsa, burada bulunanlar eğer onun alt yapısını hazırlamaz ise Bursa’nın 40 yılını karartırız. Buda çok tehlikeli bir hal alır. Ulaşım kolaylaşınca Bursa imkanların aktığı ve bireylerin koşa koşa geldiği bir şehir haline gelecek. 5 sene önce Bursa’nın 3’üncü büyük şehre aday olduğunu ifade ettim. Yani Bursa, İzmir’i geçebilecek bir potansiyele sahiptir. Artık İnsanlar İstanbul’da oturmaktansa İznik’te Gemlik’te oturmayı tercih edecek. İnsanlar batıya gitmeyi değil Bursa’yı tercih edecek. Onun için bununla ilgili alt yapı çalışmasını şehrin içinden çıkılmaz hal almaması için bugünden planlamak gerekiyor” diye konuştu.

    “BURSA’NIN KIYMETİNİ UZAKLAŞINCA ANLARSINIZ”

    Bursa özelinde siyasetçilerin bütünleşmiş durumda olduğunu ifade eden Çelik, “Bursa’nın doğru kararlarına herkes evet diyecek. Ama burada hakem pozisyonunda doğruları ortaya koyan bir üniversite olursa ben inanıyorum ki kimsenin fazla itilaf etmediği bir yürüyüşü gerçekleştirmiş oluruz. Bursa çok önemli bir kent, biz ne yapıp edip şehrin geleceğini planlamalıyız. Bursa’nın kıymetini dışarıda olduğunuz zaman çok iyi anlarsınız. Burada yanlışların yapılmaması gerekiyor. Onun için üniversitenin de burada sorumluluğu çok büyük” dedi.

    “TÜM HİBE VE DESTEKLERDEN BURSA’NIN YARARLANMASI GEREKİYOR”

    Birçok alanda kariyer mesleklerle ilgi çok ciddi desteklerin olduğuna da değinen Çelik, “İŞKUR bünyesinde projeleri çok yaygınlaştırma imkanı var. Çünkü İŞKUR’un bünyesindeki fon imkanları her yıl 2 milyar liradır. Bunu birçok kez dile getirdim. Bursa’nın da bundan faydalanması gerekiyor. Ama proje yapılmayınca olmuyor. Şuanda Tarım bakanlığı olarak Avrupa Birliği İPARD kapsamında da projeleri var. 4 yıl içerisinde yaklaşık 3,5 milyar lira kullanılacak. Bunun yüzde 70’i hibe olarak verilecek. Ama bu istendiği zaman olmuyor. Proje üretip Avrupa birliğinin kredisini kullanacaksınız. Bursa’nın dağ ilçeleri için bu projeler tam oturmuş projeler. Ama bununla ilgili çalışma yapılmaz ise o potansiyel bursa için kullanılmayacak. Başka yerlere gidecek. Burada Bursa’nın yeteri kadar pay alması gerekiyor” dedi.

    “ÇİFTÇİ NE HAKLARA SAHİP OLDUĞUNU BİLMELİ”

    Kırsal yatırımların da olduğunu ifade eden çelik, bununla ilgili de yüzde 60’a varan hibelerin olduğuna dikkat çekti. Çelik, “Ama bunları ne çiftçi, ne işçi, nede memur bilmiyor. Alın teri akıtan emekçi dediğimiz kesim ne hakkını biliyor nede hakkı arama yollarını biliyor. Ama ortadaki başka kesimler o hakları elde ediyor. Onun için bu konuda rehberlik çok önemlidir. Öncülük çok önemlidir. Ben bu dayanışmanın tüm bunları ortaya çıkaracağını inancı içerisindeyim” dedi.

  • Başıboş Dolaşan Eşeklere Sahip Çıkıldı

    MUŞ (İHA) – Varto Belediyesi Eş Başkanı Sabite Ekinci, ilçede başıboş dolaşan eşekleri toplatarak koruma altına aldı.

    Varto ilçesinde eksi 20 derecede sokağa bırakılan eşeklerin donma tehlikesi geçireceklerini fark eden Belediye Eş Başkanı Sabite Ekinci, hemen harekete geçti. Belediye görevlilerine talimat vererek eşekleri toplatan Ekinci, bir barınak kiralayarak bakıcı görevlendirdi. Hayvan barınağında inceleme yapan Sabite Ekinci, kışın köpek, at ve eşeklerin sokaklara terk edildiğini gördüklerini belirterek, “Çok üzüldüğümüz bir durum. Özellikle at ve eşekleri yaz aylarında kullanıyor, kışın ot ve yemleri kullanılmasın diye bu hayvanları yırtıcı hayvanlara, dışarıdaki soğuğa terk ediyorlar. Biz bunu fark ettiğimizde, havanın en sert olduğu bir dönemde hayvanları bir barınağa kapatmak ve onları korumak, mart ve nisan aylarında ise bırakma gibi bir niyetimiz var” dedi. Yerelde birçok eleştiri aldıklarını anlatan Ekinci, şunları söyledi: “Besinleri fazla tüketen at ve eşekleri belediyenin adına koruma altına almamız durumunda, bunun bir alışkanlık olacağını, insanların yazın bu hayvanları kullanıp kışın terk edeceğini yâ da sokağa terk edeceğine dair eleştiri geldi. Sonuçta bu hayvanlar canlı, bu hayvanların zeka ve düşüncelerinin olmaması, bunların hislerinin olmayacağı anlamına gelmiyor. Biz bu soğuk havada bu canlıları vahşi hayvanların insafına terk edemezdik. Bu yıl bir defalığına tedbir aldık, bu hayvanları korumaya aldık. Bu hayvanları vahşi hayvanlara yem etmeyeceğiz. Korunması için çaba sarf edeceğiz. Bu hayvanları koruma altına almak belediye olarak bir külfeti getirecek, bu bir alışkanlık haline gelecek, hayvan sahipleri kışın hayvanlarını dışarı bırakıp yazın alıp kullanacak, bize önerilen başka yöntemler var. Bu hayvanların alınıp topluca sıcak bölgelere, sıcak şehirlere bırakılması, sonuçta bu da mantıklı gelmedi. Hayvanları sıcak bir bölgede terk ettiğimizde, yine bu hayvanlar dışarıda sahipsiz, susuz, barınaksız, yiyeceksiz ve vahşi hayvanlara terk etmiş olurduk. Vicdanen bunu kabul etmediğimiz için daha temelden bir çözüm bulmayı tercih ettik. Bu an itibarı ile biz bu hayvanları korumaya alıyoruz.”

    Hayvanlara kimlik ve küpe yaptıracaklarını anlatan Ekinci, şunları söyledi:

    “Hayvan sahiplerine zimmetleyeceğiz. İleri dönemlerde ‘bu benim hayvanım, ben bıraktım, almak istiyorum’ diyen şahsa kesinlikle hayvanı vermeyeceğiz. Böyle bir durumla karşılaştığımız zaman belediye olarak bu hayvan sahiplerine kesinlikle yaptırım uygulayacağız.”

    BARINAK KİRALANDI, BAKICI TUTULDU

    Belediye olarak çok kıt kanaat geçindiklerini söyleyen Eş Başkan Sabite Ekinci, “Acil işlerin yanında böyle bir alanda kaynak oluşturmak zor oluyor. Bu insanı ve vicdanı duygularımızla oluşan bir olay, Vartolu arkadaşımızın kullanmadığı bir barınak alanı bulduk. Çok cüzi de olsa bir ücret ödeyeceğiz. Yine eş, dost ve vicdanlı arkadaşlarımızın, belediye çalışanlarımızın kendi aralarında topladıkları parayla alacağımız otla bu hayvanlara bakacağız. Belediye olarak böyle bir bütçemiz yok. İnsanlarımızın katkıları ile bu hayvanları kurtarmak için bir mekân hazırladık. Bir vatandaşla anlaştık, üç ay bu hayvanların bakımını yapacak. Bunlar şanslı hayvanlar, şehir merkezinde başıboş dolaşan hayvanlar olup mahallelerde yaptığımız araştırma sonucunda topladığımız hayvanlardır” diye konuştu.

    Toplanan eşekler yem verildikten sonra yeni barınaklarına bırakıldı.

  • Başkan Çetinkaya, Diyanet İşleri Başkanlığı’na Sahip Çıktı

    Çemberlitaş ve Civar Köyleri Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı Kazım Çetinkaya, Diyanet İşleri Başkanlığı’na yapılan saldırıları edep ve ahlaka davet ettiklerini kaydetti.

    Çemberlitaş ve Civar Köyleri Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı Kazım Çetinkaya, Diyanet İşleri Başkanlığını dillerine pelesenk eden bir takım art niyetli, kara düşünceli ve karanlık ruhlu insan müsveddeleri giderek saldırı dozlarını artırdığını vurguladı.

    Bu ülkenin en güzide kurumlarından olan Diyanet teşkilatının toplum nezdinde ki konumu düşünülmeksizin girişilen karalama gayretlerini büyük bir talihsizlik olarak vurgulayan Kazım Çetinkaya, “Her zaman ve özellikle son yıllarda Diyanet’in yalnız ülkemizde değil, bütün İslam coğrafyasında, mesai kavramı tanımadan, gece gündüz demeden, insanlığın inanç ve ahlaki değerlerini yükseltmek ve insanlığı yüceltmek adına gösterdiği çaba ve gayret her türlü takdire şayandır. Tarihin hiçbir döneminde, Diyanet İşleri Başkanlığına bu kadar seviyesizce saldırı olmadı ve bu seviyede itibarsızlaştırma alçaklığına düşülmedi. Birilerinin algı operasyonlarıyla kamu nezdinde teşkilatı yıpratma söylemleriyle, bazılarının da gayri ahlaki yayınlarla neşrettikleri nefret içeren haber ve yazılarla bu güzide kurumu töhmet altında bırakma gayretleri elbette cezasız kalmayacaktır.

    Bu edep ve haya yoksunu insan müsveddelerinin farklı yol ve yöntemlerle ittifak içinde teşkilatı itibarsızlaştırma ve dolayısıyla da yüce İslam dinini gözden düşürme çabaları boşa çıkacaktır. Güneş balçıkla sıvanmaz. Her yönden vatana, ahlaka, kutsal değerlere ve kardeşliğimize kast eden bu güruhun hiçbir ahlaki tutarlılıklarının olmadığı açıktır.

    Fasıkların puslu havadan istifadeyle suları bulandırma niyetlerini çok iyi biliyoruz.Bu art düşüncelilerin çamur atarak iz bırakma hedeflerine varmak üzere ortaya attıkları asılsız ithamlarını şiddetle kınıyor ve ortaya attıkları gayri ahlaki iftiralarında boğulacaklarını hatırlatıyor, kendilerini edep ve ahlak ölçüleri dahilinde kalmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Aydın DİVA-SEN, Diyanet İşleri Başkanlığına Sahip Çıktı

    Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (DİVA-SEN) Aydın İl Başkanı Necmettin Tufan, Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik saldırıları kınadı.

    Son dönemde saldırıların hedefi haline gelen Diyanet İşleri Başkanlığına (DİB) sahip çıkan DİVA-SEN Aydın İl Başkanı Necmettin Tufan, “ Son zamanlarda, ısrarla gündemde tutulmaya çalışılan, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatı ve Başkanlık Makamının, sistemli saldırıların etkisi altında olduğunu ibretle ve dikkatle izlemekteyiz. Bu çabanın üzüm yemek olmadığı, bağcıyı dövmek için mal bulmuş mağribi gibi, her durumdan bir vazife çıkaran ‘proje adamların’ algı operasyonundan başka bir maksada hizmet etmediği tarafımızca gayet iyi bilinmektedir. Herhangi bir kurumun hatalarını, eksiklerini, yanlışlarını iyi niyetle eleştirmek başka şey. Olmayanları olmuş gibi göstermek, samimi duygularla yapılanları çarpıtmak suretiyle haysiyet cellatlığına soyunmak başka şeydir. Tabii ki diğer bütün kurumlar içerisinde olan yanlış uygulamalar ve birtakım eksiklikler DİB içinde de yok değil; vardır. Bu sıkıntılar ehil insanların ısrarlı çalışmalarıyla çözülecek hususlardır. Unutulmamalıdır ki; her bir eksikliği aleyhte algı operasyonuna çevirmek, DİB’na yapılan büyük bir haksızlık olacağı gibi, mücrimlere de en ufak fayda sağlamayacaktır. Çünkü bu millet, Diyanet noktasında erbab-ı ferasettir. Diyanet İşleri Başkanlığını her fırsatta ve özellikle siyaseten kirli emellerine ulaşabilmek için tartışma konusu yapmaya çalışan karanlık odakların başarılı olamayacaklarını biliyor, yapılan saldırıları şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.