Etiket: Sahibinden

  • Köyde öküz saldırısına uğrayan kadının kızı, hayvanın sahibinden şikayetçi olacak

    Isparta’nın Aksu ilçesinde başıboş gezen öküz tarafından saldırıya uğrayan 77 yaşındaki kadın 1 haftadan bu yana yoğun bakımda cihazlara bağlı yaşıyor. Saldırıya uğrayan kadının kızı Meryem Öcal, hayvanın köyde başıboş dolaşmaya devam ettiğini, buna karşın hiçbir önlem alınmadığını ileri sürdü. Öcal, hayvan sahibinin de komşuları olmasına rağmen kendilerini bir kez dahi aramadığını dile getirerek konuyla ilgili şikayetçi olacaklarını söyledi.

    Aksu’nun Koçular köyünde başıboş vaziyetteki öküzün saldırdığı 77 yaşındaki Gülsüm Köse’nin kızı Meryem Öcal, annesinin durumunu haber aldığında fenalık geçirdiğini belirterek, hala hiçbir önlem alınmadığını kaydetti.

    Annesinin cihazlarla yaşamını sürdürdüğünü belirtilen Öcal, “Bu olay oldu, daha sahibi bir sefer bizi arayıp da ‘Geçmiş olsun. Abla nasıl’ demedi, arayıp sormadı. Sahibi, bu olayı yapan hayvanı daha hala satmamış, köyde duruyor. Hiçbir önlem de alınmamış. Daha önce başka birilerini de yaralamış. Bizim başımıza gelen bu şey başkasının başına gelmesin. Bunun cezası neyse çeksin. Biz sahibinden davacı olacağız” dedi.

    Öcal, “Annem, geçen Perşembe günü saat 12.30 sıralarında bahçeden geliyormuş. Köydeki Kocataş mevkiinde yoldan geçerken annemin arkasından gelen hayvan itiyor. İttikçe itmiş ve anneme saldırınca şuurunu yitirmiş. Bu sırada yoldan geçen 22-23 yaşlarında bir genç, bir ayakkabı buluyor ve ileriye bakınca annem ve öküzü kanlar içinde görmüş. ‘Ne oldu sana teyze?’ diye sorduğunda, annem ‘Emin’in tosunu beni süstü, parçaladı’ diye cevap vermiş. O genç, hemen koşa koşa köy muhtarına gidiyor ve muhtar da gelerek durumu 112 acil servis ekiplerine bildiriyor. Muhtar o sırada oradakilere, ‘Koşun, Gülsüm yengeyi tosun süsmüş’ diyor. Herkes annemin o halini görüyor. Annemin üzerinde kan bulaşmayan ve kanamayan yeri kalmamış. Oradan sağlık ekipleri tarafından müdahale edildikten sonra annem ambulansla Eğirdir’deki hastaneye götürülüyor.”

    “Annem kendindeyken ‘Kızım, Emin’in tosunu beni süstü, onu dava edin’ dedi”

    Durumun haber verilmesinden sonra fenalaştığını kaydeden Öcal, “Ben Eğirdir’de annemin yanına vardığımda; ‘Kızım beni tosun süstü dedi. Annemin durumu kötüleşince oradan Isparta merkezdeki Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk ettiler” diye konuştu.

    Talihsiz kadın cihazlarla yaşıyor

    Annesi Gülsüm Köse’nin daha sonra Isparta’daki hastaneye getirildiğini ve burada yapılan MR çekimi ve kontroller sonucu vücudunun birçok yerinde kırık ve yaralar oluştuğunu kaydeden Öcal, “Annemin kalça kemiği, boyun kemiği 2 yerinden, iman tahtası (kaburga kemiği) ve bel kemiği kırık durumdaydı. O sırada annemin şuuru da yerinde değildi. Kafasında yaklaşık 20-25 tane dikiş atıldı, neredeyse kafatası görünüyordu. Annemin tedavisini hastanede 2 saatte zor yaptılar. Sonra hemen yoğun bakıma aldılar. Kemiklerde kanama vardı. İlk gün annem olayı bize anlatıyordu ama ikinci günden sonra artık durumu iyice kötüleşti ve cihazlara bağlı bir şekilde yaşamaya başladı. Annem sonra bilincini yitirdi. Solunumla ilgili sıkıntıları var ve şu an solunum cihazına bağlı şekilde yaşıyor. Artık hafızası ve bilinci yerinde değil. Cihazla yaşıyor, mama veriyorlar” şeklinde konuştu.

    “Geçmiş olsun bile demedi”

    Olayın üzerinden 7 gün geçmesine rağmen, hayvan sahibinin kendilerini bir kez dahi aramadığından yakınan Öcal, “Bu olay oldu, daha sahibi bir sefer bizi arayıp da ‘Geçmiş olsun. Abla nasıl’ demedi, arayıp sormadı” dedi.

    Annesine saldıran hayvanın halen köyde başıboş vaziyette gezdiğini belirterek, hiçbir önlem alınmadığını savunan Öcal, şöyle devam etti:

    “Sahibi, bu olayı yapan hayvanı daha hala satmamış, köyde duruyor. Hiçbir önlem de alınmamış. Daha önce başka birilerini de yaralamış. Bizim başımıza gelen bu şey başkasının başına gelmesin. Bunun cezası neyse çeksin. Biz sahibinden davacı olacağız” ifadelerini kullandı.

  • Ev sahibinden kaçtı, polisten kaçamadı

    Bursa’nın İznik ilçesinde girdiği evde ev sahibi ile göz göze gelince kaçan hırsızlık zanlısı, polis ekiplerinin takibi sonucu kısa sürede yakalandı.

    Olay, dün gece saat 03.40 sıralarında Selçuk Mahallesi Er Mustafa Sivri Sokak’ta meydana geldi. Yenişehir’den İznik’e gelen S.Ö. ve İ.Ç, kullandıkları otomobili benzini bitince bir akaryakıt istasyonunda park etti. Şahıslar ardından Er Mustafa Sivri Sokak’ta H.K’nin oturduğu evin ardiye kapısını zorlayarak içeri girdi. Ev sahibi H.K, sesin geldiği yöne doğru gittiğinde S.Ö. ile karşı karşıya geldi. Ev sahibini karşısında gören S.Ö, hızla olay yerinden kaçtı. Ev sahibi H.K. durumu hemen polise bildirdi. Olay yerine gelen İznik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevrede yaptıkları geniş çaplı aramalarda S.Ö’yü ve ona gözcülük yapan İ.Ç’yi yakalayarak gözaltına aldı. Zanlılar, emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çok sayıda suçtan sabıkası bulunan S.Ö. çıkartıldığı mahkemece tutuklanırken, İ.Ç. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

  • Sahibinden kaçan kurbanlık tosun tatlıcı dükkanına daldı

    Malatya’da sahibinin elinden kaçan kurbanlık tosun, bir tatlıcı dükkanına girdi. Paniğe neden olan tosun, güçlükle dükkandan çıkartılabildi.

    Olay, sabah saatlerinde Turgut Temelli Caddesi alt kavşağı yakınlarında meydana geldi. Satılmak için canlı hayvan pazarına götürülmek istenen kurbanlık tosun, sahibinin bir anlık dalgınlığından faydalanarak kaçmaya başladı. Araç ve yayaların arasında hızla koşan tosun, caddede bulunan bir tatlıcı dükkanına daldı. Büyük paniğe neden olan olayda vatandaşlar ve belediye ekipleri tosunu dükkandan çıkarmak için büyük çaba sarf etti. Bir vatandaşın kamerasına yansıyan bu anlarda uzun uğraşlar sonunda tosun dükkandan çıkartılarak pazara götürüldü.

  • Karaköy’deki şüpheli çantanın sahibinden ilginç tepki

    Beyoğlu’nda Karaköy İskelesi’nin yanında unutulup paniğe neden olan çantanın sahibi ortaya çıktı. Çantayı teslim alan şahıs ilginç bir tepki vererek eşine, “Dön bak, haber olacağız, haber olacağız” dedi.

    Beyoğlu’nda, Karaköy İskelesi’nin hemen yanında unutulan bir çanta paniğe neden oldu. İhbar üzerine olay yerine gelen asayiş ekipleri, alanı güvenlik şeridi ile kapatarak önlem aldı. Çantanın incelenmesi için uzman ekibin de olay yerine beklendiği sırada, paniğe neden olan çantanın sahibi ortaya çıktı. Polis ekiplerine çantanın kızına ait olduğunu belirten bir baba, ailesiyle birlikte incelemeye alındı. Gerekli incelemelerin ardından baba ile bir polis çantanın yanına geldi ve çanta incelenerek, babaya teslim edildi. Çantanın herhangi bir risk bulundurmadığı anlaşılınca güvenlik şeridi de kaldırılarak, sahil yaya geçişine yeniden açıldı.

    Çanta sahibinden ilginç tepki

    Öte yandan, söz konusu çantanın kızına ait olduğunu ifade eden baba, ilginç bir cevap verdi. Eşi ve 3 çocuğuyla birlikte yeniden olay yerine gelen baba, kendilerini görüntüleyen gazetecileri görünce eşine dönerek, “Dön bak, haber olacağız, haber olacağız” dedi. Yaşanan kısa süreli paniğin ardından iskelede durum normale döndü, sahilden yolcu geçişleri devam etti.

  • 2 bin yıllık sütunların konulduğu apartman sahibinden tepkilere yanıt

    İki bin yıllık granit mermer sütunların Antalya’nın tarihi Kaleiçi bölgesinde bir evin önüne konulmasına gösterilen tepkilere yanıt veren apartman sahibi tartışma konusu sütunun 1994 yılında resmi belgelerle korunması amacıyla kendisine verildiğini belirtti.

    Kaleiçi’de bulunan Roma dönemine ait 2 bin yıllık granit sütunların, Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi 1507. Sokak’ta su altı araştırmacısı Mustafa Aydemir tarafından kendisinin de oturduğu 3 katlı bir apartmanın girişine konulduğu iddia edildi. Tarihi sütunları fark eden emekli sanat tarihi öğretmeni Ertekin Kaya ise duruma tepki göstererek change.org adlı internet sitesinden sütunların korunmasına yönelik kampanya başlatmıştı. Kaya’nın iddialarına yanıt, bahse konu apartmanın sahibi Mustafa Aydemir’den geldi. Aydemir yaptığı açıklamada, “1994 yılında müzenin izniyle dikildi. Korumaktan gurur duyuyoruz” dedi.

    “Biz bunu korumaktan dolayı gurur duyuyoruz”

    Resmi belgelerle korunması amacıyla sütunun kendisine verildiğini ifade eden Aydemir,“Bu sütun 1994 yılında devletimizin ve müzemizin üçüncü derecedeki tarihi eserleri kente yayma ve kentte dolaşan insanların nasıl bir tarihi kentte yaşadığını anlatmak amacıyla dikildi. 1994 yılında müzenin izniyle dikildi. Müzenin resmi belgeleri zaten burada. Bu sütun kimsenin malı değil. Tarihi eserler hiç kimsenin malı değil. Tarihi eserler milletin malıdır. Tarihi eserler insanlığın malıdır. Dolayısıyla bizler bunu müzenin verdiği izin belgesiyle bunca yıl koruduk. Bu güne kadar geldi. Bölgenin de simgesi oldu. Sokağın, mahallenin süsü oldu. Evimizin süsü asla değil. Biz bunu korumaktan dolayı gurur duyuyoruz” dedi.

    “2 yıldır devam eden davaların sütunla bir alakası yoktur”

    Kaya ve Aydemir arasındaki davaların bahse konu sütunlarla ilgili olmadığını kaydeden Aydemir, “Bu sütunla ilgili bir dava değil ama konu maalesef ona getirilmeye çalışılıyor. Tanımadığımız bir şahıs hakkımda başka iftiralarda bulundu. Bu iftiraların karşısında ona iftira ve hakaret davası açtım. Devam eden davalar, sonuçlanmadı. 2 yıldan beri devam eden davalar bu davalardır. Sütunla bir alakası yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Antalya’da yüzlerce sütun halkın beğenisine ve görseline sunulmuştur”

    Aydemir, Antalya’nın bir çok yerinde benzer sütunların bulunduğunu ifade ederek “ Yine Antalya’da sadece bu sütun değil, yüzlerce sütun ve diğer üçüncü derecedeki tarihi eserler halkın beğenisine ve görseline sunulmuştur.Bu doğru bir karardır.Devletimizin de böyle bir kararın arkasında duracağına inanıyoruz. Sütun zaten kamuya ait. Kamunun sokağında ve kaldırımında durmaktadır.Bizim malımız değildir” şeklinde konuştu.

    Son olarak kendisiyle ilgili açıklamalarda bulunan Kaya’ya cevap veren Aydemir, “Benim kim olduğum ortadır. Bunu devletimiz de bilir. Halkımız da miletimiz de bilir.Antalyalımız da bilir.Çok merak eden, sütun üzerinden kendini halk kahramanı gibi göstermeye çalışan insanın, geçmişine bir baksın. Benim geçmişime baksın sonucu göreceklerdir” dedi.

    Emekli öğretmen Ertekin Kaya’nın başlattığı kampanyaya ise destek gün geçtikçe artıyor.

    Öte yandan Sütunların üzerinde, “Roma Dönemi Sütun/M.S. 2. Y.Y., Korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı iade belgesi 2863 sayılı yasanın 25. maddesi gereği ’M.A.’ adına kaydının izin belge ve no’su ve tarihi; Sütun: 94-1/11.4.1994, Sütun başı: 94-2/11.4.1994, Antalya Müzesi Müdürlüğü. Tarihi eserler tüm insanlığın ortak kültürel mirasıdır” yazan bir tabela bulunuyor.