Etiket: Sahaya

  • Ekipler Adıyaman’ın risk analizi için sahaya indi

    Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Fehmi Çelik, Adıyaman’ın Risk Analizini çıkarmak için ekiplerin alan taramasına başladıklarını söyledi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Fehmi Çelik İhlas Haber Ajansı Adıyaman Bürosuna yaptığı ziyarette, “Adıyaman’ın Risk Analizi” ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Adıyaman’da 38 kişilik ekibin alan taraması için sahaya indiğini ve çalışmaların başladığını kaydeden Fehmi Çelik, “Adıyaman’ımıza Aile Sosyal Destek Projesi kapsamında risk haritamızı sahada gerçekleştirmeye başladık. 38 personel ile ev ev, köy köy, mahalle mahalle gezeceğiz. Bütün evlerdeki vatandaşlarımızla 50 soruluk anketimizle görüşmelerimizi yapacağız. Bu görüşmeler sonucunda bizler hangi engel türümüz var, bunların yoğunluk bölgeleri ile bu bölgelere hizmet türünü seçeceğiz. Ne tür hizmet götüreceğimizi belirleyeceğiz.

    Adıyaman’da Risk Haritası elzemdir. Bu sadece engeliler ile ilgili değil, çocuk, kadın, aile toplum ihtiyacını ihtiyaca göre gerçekleştirmek istiyorsak bunu tek yolu gidip ev ev yapmaktır. Bu verileri güzel bir şekilde değerlendireceğiz. Adıyaman’ın Risk Haritasını ortaya çıkaracağız. ASDEP Projesi ile ilgili 38 meslek elemanıyla sahada tarama çalışmaları yapılıyor. Farkındalık oluşturmak adına sosyal devlet olarak bizler anneye, kadına, çocuğa verdiğimiz önemle bu çalışmayı yapacağız. Tez avantajlı vatandaşlarımızı umarım avantajlı hale getiririz” dedi.

  • Kadınlar sahaya iniyor

    KAGİDER’in düzenlediği ’Kadınız Sahadayız’ panelinde konuşan üst düzey kadın yöneticiler, kadınların satış pozisyonlarında daha fazla yer almaları için önyargıların kırılması ve kadınların cesaretlendirilmesi görüşünde birleşti.

    Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Global Girişimcilik Haftası kapsamında, gençleri, potansiyellerini keşfetmeye teşvik eden ve girişimciliği bir kariyer alternatifi olarak sunan ’Kadınız Sahadayız’ paneli düzenledi. Panelde, satış alanında çalışan kadınların en sık karşı karşıya kaldıkları zorluklar ile fırsatlar masaya yatırıldı. Kadınların, satış pozisyonlarına iş başvurusunda bulunmak için tereddüt ettikleri konuşuldu. Panelde, aşılması gereken en büyük engelin zihinlerdeki ’görünmez’ bariyerler olduğuna değinilerek, bu engeller yıkıldığında kadınların önlerinde yepyeni kariyer ufukları açılacağı fikri öne çıktı.

    Panelde konuşan KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi, Tek Bilgisayar Bilişim ile Edalp Bilişim şirketlerinin kurucusu Esra Bezircioğlu, teknoloji alanındaki ilk ve tek kadın girişimci olduğunun altını çizerek, şirketindeki kadın çalışan oranının yüzde 62 olduğunu anlattı ve “Kadınların satışta her zaman artısı var. Biz kadınlar verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. Bu da bizi başarıya götürüyor” dedi.

    “Asıl bariyerler kafalarımızın içinde”

    Kadınların her iş kolunda çok başarılı olabileceğini belirten Philsa Satış Direktörü Filiz Yavuz Diren ise sınırların bireylerin düşüncelerinde var olduğunu belirterek, şunları söyledi: “O sınırları görmediğiniz zaman birçok şeyi başarabilirsiniz. Önemli olan önce kendimize inanmak ve önyargılarımızı kırmak. Bugün şirketimizde, satış da dahil olmak üzere, kadınlarımız her alanda ve her kademede çok başarılılar. Bunun için, esnek çalışma da dahil olmak üzere, bir çok yapılandırılmış programımız var. Satış alanında her yıl yaklaşık 40 bin başvuru alıyoruz ve önümüzdeki dönemde kadınların, satışın renkli dünyasına olan ilgisinin ve katkısının daha da artacağını düşünüyorum”.

    Ünlü & Co Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü, şirketlerinde kadın yönetici oranının yüzde 45 olduğunu belirterek, geçen yıl Kadın Girişimciler Akademisi adıyla bir inisiyatif başlattıklarını söyleyerek, “Bizim için kadın, girişimcilik ve eğitim çok önemli” dedi.

    Satışta, müşterinin ihtiyacını anlayıp ona değer katmak gerektiğini vurgulayan Ünlü, sahada olmanın bu noktada çok önemli bir rol oynadığına işaret etti.

    “Satışta başarı duygusal zekâ gerektirir, bu da kadınlarda var”

    28 yaşındayken atandığı Rusya’da 250 kişilik bir satış ekibini yönettiğini anlatan Philsa Yeni Ürünler Direktörü Beste Ermaner Tekeli ise, satışın çok boyutlu bir alan olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: “Satışta hem stratejiyi çok iyi bilmek hem de bunu taktikle birleştirmek gerekiyor. Satış sadece sipariş almak değil, müşteriyi anlamak, müşterinin ne istediğinin farkında olabilmek, müşteriye ihtiyaç oluşturabilmek Dolayısıyla satış her ne kadar daha aksiyon odaklı, daha operasyonel gibi düşünülse de, aslında duygusal zekâ gerektiren bir alan. Bu yüzden kadınların güçlerinin farkında oldukları ve ortaya çıkarmaktan korkmadıkları sürece satışı çok başarılı bir şekilde yapabileceklerine inanıyorum”.

    Piramit Danışmanlık kurucusu Berrin Kuleli de 10 yıl boyunca görev yaptığı Shell’de sahayla tanıştığını anlattı. Kuleli, “O dönem genel müdürüm, ’Neden bu sektörde hiç kadın yok, sahada kadın olmalı’ demişti. Bunun üzerine Trakya bölgesine müdür olarak atandım. O zamanki yöneticim satış işini yapamayacağımı düşünüyordu ama ben bölgeyi bir yılda yüzde 40 büyüttüm. Beni tüm bölge müdürlerine örnek olarak gösterdiler” dedi.

    Kuleli, Shell sonrası kendi şirketini kurduğunu belirterek, kariyerinin başındaki kadınlara mutlaka satış tecrübesi edinmelerini önerdi.

    “Kadınlar satışta çok başarılı olabilir, yeter ki algıları kıralım”

    KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Sanem Oktar ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bugün kadın istihdamının yetersizliğinden söz ediyoruz. İş sahibi kadınların dağılımına baktığımızda ise özellikle satış ekiplerinde kadınların çok az olduğunu görüyoruz. Bunun birçok nedeni var. Öncelikle kadınlar ev işlerinden de sorumlu tutuldukları için masa başı işlerde bile zorlanıyorlar. Sık yolculukları gerektirecek görevler onlar için daha da zor oluyor. Bir de bu alanın genelde erkeklere özgü olduğu algısı bulunuyor. Bu algı da kadınlarda bir özgüven eksikliğine neden olabilir. Oysa kadınların iletişim, ilişki kurma becerileri ve duygusal zekâları erkeklerden daha yüksektir. Dolayısıyla bu alanda en az erkekler kadar hatta onlardan daha fazla başarılı olacaklarından hiç kuşkum yok, yeter ki çalışma koşulları kadınların bu alanı tercih etmelerini kolaylaştıracak şekilde iyileştirilsin Ben de geçmiş kariyerimde satış ekiplerinde çalıştım. Dolayısıyla kadınların bu işi yapabileceklerini kendi deneyimlerimle biliyorum”.

  • Dr. Atabekoğlu: “Sahaya çıkmadan maç kazanılmaz”

    Medova Hastanesi Genel Cerrahi (Onkolojik Cerrahi) Uzmanı Op. Dr. Süleyman Şefik Atabekoğlu, meme kanseriyle ilgili kadınlara uyarılarda bulunarak, “Bütün kadınları hayatlarını ve memelerini kurtarmak için sahaya çıkmaya davet ediyoruz. Sahaya çıkmadan maçı kazanmak mümkün değil” dedi.

    Op. Dr. Süleyman Şefik Atabekoğlu, meme kanseri farkındalık ayı içerisinde meme kanseriyle ilgili olarak kadınlara uyarılarda bulundu. Atabekoğlu, meme kanserinde erken teşhisin çok önemli olduğunu belirterek, “Çağımızın hastalığı olan kanser, her dört kişiden birini etkilerken, her 8 kadından biri de meme kanserine yakalanıyor. Erken teşhiste bunların yüzde 80-90’nını kurtarma şansımız mevcut. Ne kadar erken teşhis edersek hem hastamızın hayatını kurtarıyoruz hem de estetik olarak memesini kurtarma şansımız o kadar artıyor. Bütün kadınları hayatlarını ve memelerini kurtarmak için sahaya çıkmaya davet ediyoruz. Sahaya çıkmadan maçı kazanmak mümkün değil” dedi.

    “Kanserde en önemli silahımız şu anda hala mamografi”

    Op. Dr. Atabekoğlu, risk grubunda olanlara dikkat çekerek, “Erken yaşta adet görmeye başlayan, çocuğu olmayanlar, menopozun geç olduğu hastalar, ailesinde bir veya birden fazla meme kanseri olan kişiler, yumurtalık kanseri olan yakın akrabaları olan kişiler, aşırı kilolu olan, az hareketli olanlar risk grubunu oluşturmakta. Tedavide erken teşhis hayat kurtardığı gibi hastanın memesini de kurtarmakta. Bunun için de en önemli silahımız şu anda hala mamografi. Mamografinin de teknik detayları önemli. Kaliteli bir mamografi iyi görüntü sağladığı için çok daha fazla teşhis oranı sağlamakta. Hastalarımızı daha az radyasyona maruz bırakarak, onların hayatlarına ekstra katkı da sağlamaktadır. Bugün Türkiye’de 40 yaşının üzerinde herkese 2 senede bir kez meme kanseri taraması amacıyla mamografi çekmeyi öneriyoruz. Bu şekilde erken tanı oranımızı artırıyoruz ve buna bağlı olarak da hayatlarını ve memelerini kurtarma şansını sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Meme kanserinden korunmak için 20 yaşından itibaren hastaların memelerini kendi kendine muayene etmelerini önerdikleri söyleyen Atabekoğlu, “40 yaşını geçtikten sonra 2 senede bir mamografik muayene ve yıllık doktor muayenesi bu konuda faydalı olmakta. Kendi kendine muayenede meme başı akıntısı, memede sertlik, memenin başında çekilme, çökme, kabuklanma en bildiğimiz klasik belirtiler. Ancak bu belirtiler bile aslında erken evre meme kanserinde olmayabiliyor. Bunun için biz hastalarımıza daha erken dönemde yakalayabilmek için 40 yaşından küçüklerde ultrason muayenesi, 40 yaşından büyüklerde de mamografi, gerekirse meme MR önererek teşhis oranını ve erken tanı oranlarını yükseltmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Hastalarımızın olur olmaz yere mamografi çektirmesini önermiyoruz”

    Atabekoğlu, “Kalitesiz mamografi hastanın ikinci kere radyasyon almasına sebep olduğundan dolayı veya olan bozuklukların gözükmesini geciktirdiğinden bizim için sıkıntılı. Nasıl ki televizyonlarda üst teknolojiler varsa mamografi de yenileştikçe ve teknolojisi düzeldikçe daha ince ayrıntıları gösterebiliyor. Son zamanlarda dijital teknolojiyle üretilen mamografi cihazları daha ince ayrıntıları gösterdiği ve tekrarlayan mamografi filmlerine gerek bırakmadığı için tercih edilmeli. Hastalarımızın olur olmaz yere mamografi çektirmesini önermiyoruz. Meme kanserinden korunmak için hanımlara; periyodik muayene, gerekirse ultrason ve mamografi, sigaradan uzak durmaları, obez olmamaya çalışmaları ve bunun için de hareketli bir yaşam sürmeleri, hormonlu gıdalardan da mümkünse uzak kalmalarını öneriyoruz” dedi.

  • Çalımbay: “Eto’o sorunlarını sahaya taşımıyor”

    Antalyaspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, takımın beraberlik golünü atan yıldız futbolcu Samuel Eto’o’nun, yönetimle yaşadığı sorunları sahaya taşımadığını belirterek, ”Bize bağlı bir şey olsa halledebiliriz. Yönetim’le Eto’o arasındaki bir anlaşmazlık. İnşallah en kısa sürede çözeceklerdir” dedi.

    “Nasri’de yırtık var”

    Sahasında karşılaştıkları Galatasaray maçının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çalımbay, kazanmak için sahaya çıktıklarını belirterek, maçın başından sonuna kadar mücadele ettiklerini söyledi.

    Maç içinde hataları olduklarını da dile getiren Çalımbay, “Bunda da en büyük etki ideal kadromuzu kuramamak. Dün gece bile Nasri’nin ayağında yırtık çıkması, Deniz’in hastalığından dolayı hastaneye kaldırılması. Menez 3 aydan beri yok. Zeki’nin ayağının kırılmış olması, Sandro’nun sakat olması. Bir sürü sakatımız var, bunlar dezevantajımız oldu. Son pasları iyi yapabilseydik beklide galip gelecektik. Güzel bir lig maçı oldu. Sakat arkadaşlarımız takıma dönerse, yeni transferler takıma uyum sağlarsa daha geniş alternatifli bir kadromuz olacak” diye konuştu.

    “Eto’o açıklaması”

    Bu hafta içi yönetimle ilgili sorunları medyaya yansıyan Eto’o’un beraberlik golünü atmasını da değerlendiren Çalımbay, “Eto’o’nun saha içinde kesinlikle sorunu yok. Onun tek sorunu yönetimle ve kendi arasında. Sözleşmesiyle ilgili, istedikleriyle ilgili. O yönetimi ilgilendirir. Eto’o hiçbir zaman o sorunları sahaya taşımadı. Sahada inanılmaz şekilde mücadele ediyor, elinden gelen her şeyi yapıyor. O nedenle bize bağlı bir şey olsa halledebiliriz. Yönetim’le Eto’o arasındaki bir anlaşmazlık. İnşallah en kısa sürede çözeceklerdir. Böyle sorunlar olduğu zaman takımda zarar görüyor ama Eto’o kesinlikle bunu sahaya taşımıyor” dedi.

  • ’Halı sahaya’ diyerek denize giden 3 çocuktan biri boğuldu

    Kocaeli’de ailesine ’Halı sahaya maç yapmaya gidiyorum’ diyerek 2 arkadaşıyla denize giden 14 yaşındaki çocuk boğuldu. Boğulma tehlikesi atlatan diğer 2 çocuk ise son anda kurtarıldı.

    Olay, akşam saatlerinde Kocaeli’nin Körfez ilçesi Tütünçiftlik sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ömer Baki Yeşilyurt (14), Enver C. G. (12) ve Hüseyin A. (15) adlı arkadaşları ile ’Halı sahaya gidiyorum’ diyerek yüzmek için Tütünçiftlik sahiline geldi. Denize giren yüzme bilmeyen 3 arkadaş, bir anda akıntıya kapıldı. Suda çırpınmaya başlayan çocuklardan Ömer Baki Yeşilyurt suyun içinde kaybolurken, durumu gören vatandaşlar 112’yi aradı. Daha sonra suya atlayan vatandaşlar, Hüseyin A. ve Enver C.G.’yi sudan çıkardı. Kısa sürede olay yerine gelen polis ve itfaiye balık adamlarının yaklaşık 1 saat süren arama çalışmaları sonucu Ömer Baki Yeşilyurt, kıyıdan 50 metre açıkta suyun dibinde bulundu. Bilinci kapalı halde sudan çıkarılarak ambulansa alınan çocuk, kalp masajı yapılarak Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. 14 yaşındaki çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Polis ekiplerinin haber vermesi üzerine hastaneye gelen baba Yeşilyurt ise acı haberi alınca sinir krizi geçirdi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.