Etiket: Sağlıyor

  • Trabzon Organize Sanayi Bölgesi Türk Ekonomisine Yılda Yaklaşık 500 Milyon Dolar Katkı Sağlıyor

    Trabzon’un Arsin ilçesinde faaliyetini sürdüren Organize Sanayi Bölgesi 5 bin kadar çalışanı ile Türk ekonomisine yılda yaklaşık 500 milyon dolar katkı sağlıyor.

    Karadeniz’in ticaret merkezi Trabzon’da sanayileşmeye verilen önem doğrultusunda hizmet sunan Trabzon Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren 87 adet işletmede bin 500 kadın olmak üzere 5 bin kişi çalışıyor. Bölgede, başta gıda sektörü olmak üzere, makine, orman ürünleri, plastik sanayi olarak 16 farklı sektörde üretim yapılıyor.

    Bölgede 2014 yılında 400 milyon dolarlık ihracat, 20 milyon dolar ithalat yapılırken 2015 yılında ihracat rakamlarının 500 milyon dolara ulaştığı kaydedildi.

    Öte yandan, Organize Sanayi Bölgesinden başta fındık olmak üzere plastik, mobilya ve makine gibi ürünler ihraç ediliyor.

  • Mikroçip Yöntemi Tüp Bebekte Başarı Sağlıyor

    Tüp bebek tedavisinde mikroçip yöntemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, geliştirilen son teknik imkanlar ile tüp bebek tedavisindeki başarı oranlarının arttığını söyledi.

    Tüp bebek tedavisinin uzun yıllar çocuk sahibi olamayan çiftler için umut ışığı olan yardımcı bir üreme yöntemi olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Tüp bebek tedavisi ile labaratuvar koşullarında sağlanan döllenme imkanı ile çiftlerin istedikleri çocuklara kavuşabilme şansları olmuştur. Günümüzde kısırlıkların yarısı erkek kısırlığından kaynaklanmaktadır. Erkek spermlerinin yeterisiz ya da kalitesiz olması çiftlerin doğal yollardan çocuk sahibi olmalarındaki en büyük engellerdendir. Ancak hem tıbbın ilerlemesi hem de tüp bebek tedavisi imkanlarının geliştirilmesi ile artık erkek kısırlığının da önüne geçilebilmektedir” dedi.

    MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK TEDAVİSİ

    Tüp bebek tedavisinde mikro akışkan çip teknolojisinin kullanılmaya başlanması ile yeni bir döneme de girildiğini belirten Fıçıcıoğlu, “Mikroçipli tüp bebek tedavisi yöntemi olan bu teknikle erkeklerin sperm miktarlarındaki azalma veya kalitesizliğin doğurduğu sorunlar büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Mikroçipli tüp bebek tedavisi Amerika’da bir Türk biliminsanı tarafından keşfedilmiştir. Amerika’da ve Avrupa’dan sonra ülkemizde de birçok merkez mikroçipli tüp bebek tekniğini kullanmaya başlamıştır” dedi.

    Mikroçipli tekniğin kullanılmasıyla tüp bebek merkezlerinde elde edilen gebelik oranlarında artış gözlemlendiğini ifade eden Fıçıcıoğlu, “Mikroçipli yöntem sayesinde en iyi DNA’ya sa-hip spermlerin seçilmesi imkanı elde edilmiştir. DNA’sı en iyi olan spermlerde en düzdün DNA’lı embriyoların meydana gelmesini sağlamaktadır. Böylelikle yapılan embriyo transferi sonrasında kaliteli embriyoların anne adayının rahmine tutulması daha kolay olmaktadır. Mik-roçip tekniğinin kullanılmasının temelinde vücudun sperm üreten mekanizmasının tatklit edilmesi amacı vardır. Mikroçip tekniğinde kaliteli spermler ile kalitesiz spermler mikro ka-nallar sayesinde farklı yerlerde toplanmaktadır. Mikroçip teknolojisi ile ulaşılan kaliteli spermler doğrudan yumurtaların döllendirilmesine ve kaliteli embriyoların meydana gelmesi için kullanılır. Mikroçipli tüp bebek tedavisinin keşfedilmesindeki amaç erkek faktörlü kısır-lıkların ortadan kaldırılmasının istenmesidir. Gerçekten de bu teknik ile spermlerin kaliteli olanlarının seçilmesi sağlanarak erkek kaynaklı kısırlığın önüne geçilmiştir” diye konuştu.

    MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK UYGULAMASI

    Tüp bebek tedavisinde istenilen başarılı sonucun elde edilebilmesi için kaliteli embriyoların oluşturulması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, “Kaliteli embriyoların oluşturulması için hem yumurtanın hem de spermlerin birbirinden ayrı kaliteli olmaları gerekmektedir. Mikro akışkan çip teknolojisi sayesinde kaliteli spermlerin seçilmesi ile iyi nitelikte embriyolar oluşturulabilmektedir. Döllenme işlemi doğal yollardan yapıldığı taktirde spermler kadın vü-cudunda rast gele seçilme özelliğine sahiptirler. Mikro akışkan çip teknolojisi yöntemiyle hor-monların ortaya çıkarmış olduğu mikro kanalcıklar ile vücudun kendi işleyişi taklit edilir. Tıpkı bir süzgeç gibi kaliteli spermler ile kalitesiz spermler birbirlerinden ayrıştırılarak farklı mikro kanalcıklarda toplanırlar. Ardından mikroenjeksiyon yöntemi ile birbirinden ayrılmış sperm-lerden kaliteli olanlar seçilerek doğrudan yumurtaya enjekte edilir. Sağlanan döllenme sonrası daha kaliteli ve canlılığı yüksek embriyolar elde edilir” ifadelerine yer verdi.

    MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK TEKNİĞİNİN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR

    Mikroçip yönteminin avartajlarına değinen Cem Fıçıcıoğlu, “Mikro akışkan çip teknolojisinin çiftlere sağladığı en büyük avantaj erkek kısırlığı sorununu ortadan kaldırarak tüp bebek teda-vilerinde elde edilen gebeliklerdeki artıştır. Tüp bebek tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmesi için kaliteli embriyoların seçilmesi şarttır. Kaliteli embriyoların oluşması içinse anne adayının yumurtalarının kaliteli olması baba adayının da sperm miktarının yetmesi ve kaliteli olması gerekmektedir. Mikro akışkan çip teknolojisi sayesinde kaliteli spermlerin seçilmesi ve kaliteli spermlerin kullanılması mümkündür. Böylelikle yumurta ile yapılan döllenme son-rasında 5. güne kadar canlılığını ve gelişimini koruyan embriyoların elde edilmesi sağlana-bilmektedir. Bu embriyolar canlılığı ve gebelik şansı en yüksek olan embriyolardır. Mikro akışkan çip teknolojisi sayesinde erkek kısırlıklarından kaynaklı tüp bebek başarısızlıkları oranı da yüzde 20’lere kadar düşürülmüştür” dedi.

  • Yalıtımlı Binalar Doğalgazda Yüzde 25 Tasarruf Sağlıyor

    Aksa Doğalgaz Manisa Bölge Müdürü İbrahim Başaran, doğalgaz kullanımında tasarruf edilebilecek yöntemleri anlattı.

    Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte yaklaşık 97 bin kullanıcısı bulunan Manisa’da doğalgaz tüketimi de artıyor. Tüketimin artmasıyla birlikte, faturaların da kabarması vatandaşların hem enerji tüketiminde hem de maddi tüketimde tasarruf etmeye yöneltiyor. Aksa Doğalgaz Manisa Bölge Müdürü İbrahim Başaran da doğalgaz kullanımında yapılacak tasarruf önlemlerini anlattı. Doğalgaz tüketiminde enerjinin korunması gerektiğini ve bunun da yalıtımdan geçtiğini söyleyen Başaran, “Binaların yalıtımı olduğu sürece yüzde 25 civarında tasarruf ettiği kanıtlandı. Yalıtımı genel anlamda sağlayamadığımız noktalarda ufak tefek hamlelerle tasarruf yapılabilir. Özellikle cam altındaki radyatörlerin arkasına ambiyantlar yerleştirerek ısının dışarı doğru kaçışı engellenebilir. Isı ihtiyacı kişilere göre odalara göre kullanımı değişkenlik gösteriyor. Yatak odasının ısı ihtiyacı, oturma odasının ısı ihtiyacı birbirinden bağımsızdır. Daha düşük olabilir daha yüksek olabilir. Oda termostatlarıyla termostatik vanalarla ısı ihtiyacına göre düzenleme ayarlama yapılabilir. Kullanılmayan odaların vanaları kapatılarak bu tür önlemler alınabilir. Doğal gazlı cihazlar yeni teknoloji olduğu için bir çok elektronik aparata müsait. Oda termostatları zaman ayarlayıcı saatler bu tip ekip ekipmanlarla tasarruf tedbirleri alınabilir” dedi.

    “GÜVENLİĞİ KAYBETMEMEK LAZIM”

    Tasarruf tedbirleriyle birlikte güvenlik tedbirlerinin de alınması gerektiğini sözlerine ekleyen Başaran, “Tabi bu tedbirlerin totalinde güvenliği de kaybetmemek lazım. Tasarruf yapmanın yanında bir takım güvenlik tedbirleri de var. Bizim tesisat kontrolleri esnasında çok basit gördüğümüz cam kesitlerinde menfez açıyoruz. O menfezler kesinlikle kapatılmasın. Soğuk geliyor diye kapanmasın çünkü o ihtiyaç halinde tahliyeyi sağlayacak bir mekanizmadır. Vatandaşlarımız her hangi bir koku aldığında 187 acil hattımızı 444 0 187 çağrı merkezimizi aradıkları takdirde bizim arkadaşlarımız önlem alacaktır” diye konuştu. Başaran ayrıca Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın açıklamalarına bakıldığında doğalgazda bir zam beklenmediğini dile getirdi.

  • Wacom Color Manager, Komple Renk Kontrolünü Sağlıyor

    Wacom, iş akışlarında renk doğruluğu isteyen fotoğrafçılar, tasarımcılar ve diğer profesyoneller için tasarlanmış yeni renk kalibrasyonu çözümü olan Wacom Color Manager’ı duyurudu.

    Her sanatçının bildiği gibi, rengin paylaşımı ve yeniden üretimi oldukça sinir bozucu olabilir. Tasarım aşamasında titizlikle yaratılmış olan renkler, kullanıcının, iş ortaklarının veya müşterinin işin son halini görmek için kullandıkları ekrana veya projektöre bağlı olarak çok farklı görünebilirler. Fotoğraflar, baskılar, animasyon ve video gibi son çıktıların renklerini ekranda uygun hale getirmek çok daha zor olabilir. Yeni Color Manager, Cintiq kullanıcılarına çizim süreci boyunca daha fazla hız ve güven sağlamak için bir renk ölçer kalibratör ile pazar lideri renk uzmanı X-Rite tarafından geliştirilen özel bir profiling yazılımını birleştiriyor. Wacom’un Kıdemli Pazar Stratejisi ve Planlama Direktörü Don Varga, “Sonuçta müşterilerimiz bir sanat eserini yaratmak içinçok sıkı bir şekilde çalışıyorlar. Biz de onların sürecin tam kontrolünü ellerine almalarına, böylece renklerin ekranda göründüğü gibi olmasına yardım etmek istiyoruz. Renk yönetimi ile hayal kırıklıklarını ve işin doğasındaki sonuç tahminini ortadan kaldırarak, profesyonel yaratıcıların mükemmel resimler yaratmalarının yanı sıra, değerli zamanlarından ve paralarından tasarruf etmelerine de yardımcı oluyoruz” dedi.

  • Frenzel: “Turizm, Ulusal Gayri Safi Hasılaya 7,5 Trilyonluk Katkı Sağlıyor”

    Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Dr. Michael Frenzel, dünyada turizmin hafif bir endüstri olarak düşünüldüğünü, ancak rakamların bunun tam tersini gösterdiğini belirterek, “Turizm, dünya çapında ulusal gayri safi hasılaya 7,5 trilyonluk bir katkı sağlıyor ve aynı zamanda yüzde 8 ile yüzde 10 arası bir büyüme kaydediyor. Turizm, 277 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyor” dedi.

    Dünya turizminin önde gelen isimlerinden, 140’tan fazla küresel şirket, havayolu şirketleri, seyahat birliği ve seyahat endüstrisini temsil eden Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Dr. Michael Frenzel, ilki Mersin’de Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Kardeş Şehirler Turizm Zirvesi’ne katıldı. Wonasis Aqua Resort Otel’de gerçekleştirilen zirvede, bir konferas veren Frezel, dünya turizminin gelişimini, kentlerin cazibe merkezi haline gelebilmesi için yapılması gerekenleri ve kardeş şehirlerin bu noktadaki paylaşım ve desteklerinin neler olması gerektiğini anlattı.

    “TURİZM 277 MİLYONDAN FAZLA KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR”

    Temel amacın, turizmin nasıl geliştirilebileceği ve daha iyi noktaya getirilebileceği olduğunu belirten Frenzel, turizmin değerinin her zaman olduğundan az gözüken bir endüstri olduğunu söyledi. Turizmin, hafif bir endüstri olarak düşünüldüğünü dile getiren Frenzel, oysa rakamların tam tersini gösterdiğine işaret etti. Turizmin son yıllardaki büyümesine, kaydettiği ilerleme ve gelişimine bakılması gerektiğini vurgulayan Frenzel, dünyada turizmin en büyük sektörlerden biri olduğunu dile getirerek, “Turizm, dünya çapında ulusal gayri safi hasılaya 7,5 trilyonluk bir katkı sağlıyor ve aynı zamanda yüzde 8 ile yüzde 10 arası bir büyüme kaydediyor. Daha da önemlisi, diğer endüstrilerden daha hızlı gelişiyor. Yılda yüzde 4 civarı bir büyüme söz konusu. Aynı zamanda iş imkanı açısından 277 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyoruz. 10 kişiden en az birinin turizmle bağlantısı var. Ekonomik yönden güçlü bir endüstri. Gelişmekte olan devletlerde turizm hem istihdam hem zenginlik hem altyapı oluşturma açısından itici güç” diye konuştu.

    “TURİZMİN, TÜRKİYE’NİN GAYRİ SAFİ HASILASINA KATKISI YÜZDE 12”

    Dünyada 1950’li yıllarda 25 milyon insan uluslararası seyahat ederken, bu sayının 2014’te 1,3 milyar kişiye ulaştığına dikkat çeken Frenzel, bunun çok önemli olduğunu, ancak vize sıkıntılarının 100 yıl öncesi gibi aynen devam ettiğini ifade ederek, artık sınır ötesi seyahatin farklı şekilde ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Madalyonun diğer yüzünün de giderek kalabalıklaşan destinasyonlar olduğuna işaret eden Frenzel, Venedik, Roma, İtalya’yı örnek vererek, yaz aylarında artık insanların buralarda adım atamadığını belirterek, destinasyonların aşırı kalabalıklaşmasından kaçınması gerektiğini kaydetti.

    Turizmin, ulusal pazar ve Türkiye’nin gayri safi hasılasına katkısının yüzde 12 olduğunu aktaran Frenzel, “Türkiye’de 2 milyondan fazla kişi turizm endüstrisinde çalışıyor. Bu da toplam iş imkanının yüzde 8-9’una denk geliyor. Turizm odaklı bölgelerde bu oranlar daha da yüksek. Bu da bizim sektörümüzün Türkiye açısından önemini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Dünyada, küresel değişim, dijital değişim ve tecrübeye dayalı ekonomi olmak üzere üç mega trend olduğuna değinen Frenzel, artık insanların Amerika kıtası ve Avrupa dışında Çin ve Rusya gibi yeni pazarlara yöneldiğini, akıllı telefonların ise insanların hayatını yönettiğini ve müşterilerin de seyahat edenlerin de turistlerin de davranışını değiştirdiğini vurguladı. Öte yandan, insanların artık bireysel deneyimlere daha fazla odaklanarak seyahat ettiklerini dile getiren Frenzel, turizmin de tüm bu değişim ve gelişmelere ayak uydurması gerektiğinin altını çizdi.

    Turizmde insanların ve ürünlerin artık daha çeşitli hale geldiğini söyleyen Frenzel, ülkelerin ve şehirlerin de ürünlerini ve hedef kitlelerini bilerek, buna uygun çeşitlilik ortaya koymaları gerektiğini belirtti. Şehirlerin profillerini korumaları ve diğer destinasyonlarla aynı hale gelmemeleri gerektiğini ifade eden Frenzel, “Otantik bir deneyim istiyor turistler. İnsanlar farklı deneyim arıyor, yeni şeyleri görmek, tatmak istiyorlar. O ülkenin ne olduğunu anlamak istiyorlar” şeklinde konuştu.

    “TURİZMİN GELİŞMESİ İÇİN KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ARASINDA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ YAPILMASI GEREKİYOR”

    Turizmin geliştirilebilmesi için büyük fırsatlardan birinin, kamu ve özel sektör arasında bölgesel ve küresel düzeyde güçlü işbirliği yapılması gerektiğine vurgu yapan Frenzel, turizmi teşvik için vizelerin kolaylaştırılmasının en kilit noktalardan biri olduğunu söyledi.

    Turizm endüstrisiyle güvenlik arasında yakın bağlantı olduğunu da belirten Frenzel, şunları söyledi: “Tunus’ta sahilde terör saldırısı oldu. Kimse bunu kontrol edemezdi. Etkisi kesinlikle silinemez, hemen reaksiyonlara sebep oldu. Gelecekte kumsallarımız aynen böyle korunacak. Turistler açısından kabul edilebilir değil. Güvenlikle bizim endüstrimizin yakın bağlantısı var. Bu konuda devlet kurumlarıyla, hükümet yetkilileriyle işbirliği elzem. Müşterilere belli teminatların sağlanması için turizm temsilcileriyle birlikte çalışılması gerekiyor. Ayrıca, güvenlik ve korumayı seyahat özgürlüğü ile dengelemek lazım. Bir taraf çok kuvvetli olamaz. Bunu da ancak devletle endüstri ve destinasyonlar arasında, insanların geldiği yerler arasında net diyalogla aşabiliriz. Doğru denge işbirliğiyle sağlanabilir. Turizm, barış ve diyalog açısından önemli bir araçtır.”

    Dünyada binden fazla kardeş şehir bulunduğunu ve önemli bir potansiyele sahip olduğunu da kaydeden Frenzel, “Araştırmalar gösteriyor ki, kardeş şehirler birçok sektörde işbirliği yapıyor. Turizme bakınca çok yeterli işbirliği gerçekleşmiyor. Bunun değişmesi gerekiyor. Daha fazla işbirliği temel amacımız” dedi.

    BAŞKAN KOCAMAZ, DÜNYA KARDEŞ ŞEHİRLER BİRLİĞİ’NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI’NA SEÇİLDİ

    Zirvede, Frenzel’in konferansının ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, iki yıllığına Dünya Kardeş Şehirler Birliği’nin Dönem Başkanlığı’na seçildi.

    Kocamaz, başkan seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada, “Hepimiz bu dünyada hapis durumdayız. Dünyayı, birbirimizin eksiğini tamamlayarak, her zamankinden fazla birbirimizle yakınlaşıp, dertlerimizi dinleyip, ortak çözümler üretme konusunda kendimizi geliştirip daha huzurlu hale getirebiliriz. İnsanların en kolay yoldan birbiriyle iletişim kurması turizmle gerçekleşebilir. Bunu bir fırsat olarak görmeliyiz. Bugün burada oluşan halkayı genişletip büyütmemiz gerekir. Bu konuda herkesi göreve çağırıyorum” ifadelerini kullandı.