Etiket: Sağlıyor

  • TİKA’nın kurduğu atölye Abhazyalı göçmenlere iş imkanı sağlıyor

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı tarafından Abhazya hükümeti ile koordineli olarak Abhazya göçmenlerine istihdam sağlamak için kurulan Vaziani Dikiş ve Ayakkabı Atölyesi’nde üretilen ürünler Abhazyalı ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.

    TİKA Başkanlığı tarafından Gardabani Belediyesi’ne bağlı Vaziani kasabasında Abhazya hükümeti ile koordineli olarak Abhazya göçmenleri için bir dikiş ve ayakkabı atölyesi kuruldu. Ağustos 2015’te açılan atölyede 20’ye yakın göçmene istihdam sağlandı. TİKA’nın desteklediği atölyede üretilen ayakkabılar ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Gürcistan’ın Gardabani Kaymakamlığı’na teslim edildi. Gardabani Kaymakamlığı binasında düzenlenen törende ayakkabılar, TİKA tarafından Gardabani Kaymakamı Goça Jamarauli’ye teslim edildi. Törene Abhazya Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkan Vekili Vakhtang Kolbaia ve birçok davetli katıldı. Gardabani Kaymakamı Jamarauli, TİKA’ya teşekkürlerini ileterek, iki ülke arasında söz konusu işbirliklerinin devam etmesi temennisinde bulundu.

    Vaziani Dikiş ve Ayakkabı Atölyesi’nde üretilen ürünler daha önce de Abhazya’daki ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştı.

  • Gezi tekneleri Taşucu’nun tanıtımına büyük katkı sağlıyor

    Silifke Turizm Derneği Başkanı Ali Küçük, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Mahallesinde yat turlarının bölgeye tanıtımda büyük katkı sağladığını belirtti.

    Ramazan Bayramında yat turlarına büyük bir ilgi olduğunu belirten Ali Küçük, “Yaz sezonunun başlaması ile birlikte Taşucu’nun turizm açısından tanıtılmasına büyük katkı sağlayan tekne sahipleri çok önemli bir misyonu üstlenmekteler. Yerli ve yabancı turistler koylarımızın güzelliklerini keşfediyorlar. Akdeniz’ in mavi sularında serinleyerek eğlenceli dakikalar geçiriyorlar. Tura katılmak üzere Taşucu’na gelen konuklarımıza misafirperverliğimizi en iyi şekilde göstermekteyiz. Günü birlik tur yaparken en önemli şey can, mal, çevre güvenliği ve deniz kirliği konusunda duyarlı olmak, tekneden bulunan kişileri bu konuda bilgilendiriyoruz” dedi.

    Turların ekonomik olduğu kadar konforuyla da tatilcilere farklı bir seçenek sunduğunu vurgulayan Küçük, “Turlara katılanlar, bölgenin bakir güzelliklerine, mavi suların eşsizliğine ve tarihin büyüsüne tanıklık ederek huzurlu bir gün geçiriyorlar, tüm streslerini atıyorlar” dedi.

    Yöre sahillerindeki bazı kesimlerin el değmemiş yapısıyla ilgi çektiğini vurgulayan Küçük, eşsiz güzelliğe tanıklık etmek isteyenleri yat turlarına katılmaya beklediklerini ifade etti.

    Küçük, Liman Kalesi önünden geçerek, dibi kum olan Barbaros koyu, ardından Dana Adası güzergahından Tisan ve Boğsak koyunda demir attıklarını, yörenin yapılaşma yaşanmamış bölgelerinde vakit geçirilmesi olanağı yarattıklarını bildirerek, şunları söyledi:

    “Turlara katılan tatilciler, tertemiz mavi sularda yüzme imkanı buluyor, ayrıca su kayağı ve sörf gibi su sporları yapabiliyorlar. Çeşitli aktivitelere katılan misafirler, 8 saatlik sürede unutulmaz bir gün geçiriyorlar. Turlara çevre il ve ilçelerden çok sayıda kişi katılıyor. Temmuz-Ağustos aylarında ilgi artırıyor. Taşucu’ndaki el değmemiş bakir alanlar Türkiye’nin hiçbir yerinde yok. Bunu turlarımıza katılan yerli ve yabancı tatilcilerimiz de kabul ediyorlar” dedi.

  • Bayramlar ruhsal rahatlamayı sağlıyor

    Aile Çift ve Evlilik Terapisti Psikoterapist Uzman Psikolog Naciye Tokaç, ebeveynlerin bayramı çocuklarıyla birlikte geçirmesi önerisinde bulunarak, bayramların karşılık beklemeden sevgi, saygı, hatırlamak, hatırlanmak gibi manevi duyguları doyuran ve dolayısıyla ruhsal durumumuzu iyi hissetmemizi artıran günler olduğunu söyledi.

    Tokaç, “Yüzyıllardır toplumumuzda bayramlar hak ettiği değer verilerek kutlanmıştır. Bayramların en güzel şekilde değerlendirilmesi için bayramların anlamını kavramak önemlidir. Ancak o zaman en iyi şekilde içimize dokunabilir” dedi.

    Bayramların en güzel yanının birlik ve beraberliğimizin vurgulaması olduğunu dile getiren Uzman Psikolog Naciye Tokaç, şunları kaydetti: “Özellikle ruhsal olarak yalnızlık kaygılarının yüksek oluşu ve bireyselliğin giderek arttığı bir toplum olmaya başladığımız şu yıllarda. Bireyselleşmenin benimsenmesi öz güven kazanılması açısından faydalı olabilirken; aile kavramının da giderek zayıfladığını ve insanların giderek yalnızlaştığını görmekteyiz. Bayramlar sayesinde ailemiz ile vakit geçirmek, bayramlaşma, el öpme geleneklerini, aile-akraba ziyaretlerini gerçekleştirmek aile bireylerinin birbirine yakınlaşmasını sağlayacaktır.

    Bayramların en önemli yanlarından birisi de; hiç tanımadığınız kişilere bile yardım ederek, ruhumuzun ferahlamasına vesile olmasıdır. Herkesin eşit haklara sahip olamadığı toplumumuzda diğerleri ile yardımlaşarak hem insanların mutluluğuna katkı sağlayabilir hem de ruhsal huzur bulmanız kaçınılmazdır.”

    Hayatın telaşı içerisinde zaman zaman insanların birbirine kırılması, incinmesi, kalp kırıklıklarının olmasının muhtemel olduğunu anlatan Tokaç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bayramlar kırgınlıkların giderilmesi, küslerin barışması için bir fırsattır. İşte tam da bu günlerde içinizdeki duyguları söyleyebilir ve çevrenizdekilere kırgınlıklarınızı gidermek için bir fırsat tanıyabilirsiniz. Bilerek veya bilmeden kırdığınız, incittiğiniz, hayal kırıklığına uğrattığınız kişiler olabilir. Sizde kırılmış, incinmiş veya hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz. Bu duyguların haklı veya haksız tarafı olmaz, üzmek de üzülmek de mutsuzluk yaratır. Bayramlar bu duygularınızı ifade etmek için fırsatlardır.” Psikolojik sağlığımızın iç huzurumuzdan geçtiğini anlatan Tokaç, şunları söyledi: “Bayramlarda yapılmasının yine insanları ferahlatan bir yanı da her nesli bir arada görme ve konuşma fırsatları sunmasıdır. Çocuklar geçmişinizi görme şansı sağlayıp yılların ne kadar hızlı geçebildiğini yaşlı kişiler ise geçen yılların ne kadar kıymetli olduğunu size gösterebilir. Hayatta hiçbir dert yoktur ki; geçmesin, hiçbir acı yoktur ki; bitmesin.”

    Çocukların dünyadaki en masum en doğal varlıklar olduğunu anlatan Tokaç, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarla vakit geçirmeye ve onları mutlu edebilecek küçük hediyeler vermek mutluluğunuzu kat kat artıracaktır. Hediye alan kadar hediye vermek de mutluluk vericidir. Bayramları kendi ruhsal dinginliğimize erişebilmek için birer fırsat olarak görebilir, içimizdeki saygı ve sevgiyi serbestçe kullanabiliriz.”

  • Sarımsak Hasadı 10 Bin Tarım İşçisine İş İmkanı Sağlıyor

    Türkiye’nin en kaliteli sarımsağının yetiştirildiği Araban Ovası’nda 10 bin tarım işçisine iş imkanı sağlanıyor.

    Araban Ovası’nın bereketli topraklarında yetişen Türkiye’nin en kaliteli sarımsağının hasadının devam ettiği tarlaları gazetecilerle birlikte gezen Araban Ziraat Odası Başkanı Mehmet Doğan, Araban Ovası’nda 10 bin dönüm civarında sarımsak ekildiğini söyledi.

    Araban Ziraat Odası Başkanı Mehmet Doğan, “Meşhur Araban sarımsağından alım yapabilmek için aylar önceden üreticiler ile bağlantı kurulması gerekiyor. Aksi takdirde alımı hasat dönemine bırakan tüccarlar alım yapamadan elleri boş geri dönüyor” dedi.

    İl ve ilçe halkından 10 bin kişiye iş imkanı sağlayan hasat döneminin verimli geçtiğini belirten Doğan, “2016 yılı için 10 bin dönüm civarında sarımsak dikimi gerçekleştirildi. Hasadına geçtiğimiz hafta başlanan sarımsağın 18 bin ton civarında rekolte beklenmekte. Sarımsak işinde çalışmak için Araban ilçe merkezi ile çevredeki il ve ilçelere bağlı kırsal mahallelerden günü birlik gelip giden ve yatılı kalan tarım işçileri, sabahın erken saatlerinde işlerine başlıyor. Akşam üzeri saat 17.00’de çalışmayı bırakan 10 bin civarındaki tarım işçilerinin her birine günlük 25-30 TL yevmiye veriliyor” diye konuştu.

    Arabanlı sarımsak üreticilerinden Mehmet Bilekçi ise, “2016 yılı sarımsak hasadı döneminde Araban Köklüce (Ardıl) kırsal mahallesi bölgesindeki 50 dönümlük sarımsak tarlamda başladığım kışlık sarımsak hasadında her gün yaklaşık yüz civarında tarım işçisi çalıştırıyorum. Günlük 28 lira ödediğim tarım işçilerine her gün toplam 2 bin 800 lira ödeme yapıyorum” şeklinde konuştu.

  • Doğru Hasta Ve Hastalık Seçildiğinde ’Endoskopik Cerrahi’ Avantaj Sağlıyor

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, kadınlarda önemli sağlık sorunlarına yol açan kistlerin, kapalı cerrahiyle ve yumurtalıklar korunarak çıkartılabildiğini söyledi.

    Önderoğlu, kesi yapılmadan ameliyat şansı tanıyan ve kapalı cerrahi olarak isimlendirilen ’endoskopik cerrahi’ yönteminin, ileri evre kanser olguları hariç, açık cerrahi yöntemiyle yapılan ameliyatların önemli bir bölümünde uygulanabildiğini vurguladı.

    Doğru hastanın ve hastalığın seçilmesi ön koşuluyla endoskopik cerrahinin hem hekim hem de hasta açısından çok avantajlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, “Açık cerrahi ile kıyaslandığında hastanın vücudunda derin ve geniş kesi yapılmadığından ameliyat izi daha küçük ve hissedilen ağrı da daha az. Yaranın enfeksiyon riski ortadan kalkıyor, hastanede yatış süresi kısalıyor. Böylece hastane enfeksiyonu riski de en aza iniyor. Hasta, birkaç gün içinde sosyal yaşama dönebiliyor. Böylece işgücü kaybının önüne geçilebiliyor ve refakatçi ihtiyacının da ortadan kalkmasını sağlıyor” dedi.