Etiket: Sağlıyor

  • Terzioğlu: “Suriyeliler yeni hayatlarına Turkcell’le uyum sağlıyor”

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Davos’ta Suriyeli mültecilerin eğitim ve iletişim alanlarındaki problemlerine çare olarak Turkcell’in geliştirdiği çözümleri, dünya liderlerine anlattı.

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Dünya Ekonomi Forumu’na konuşmacı olarak katıldı. ’Duyarlı ve Sorumlu Liderlik’ temasının işlendiği zirvede Terzioğlu, ülkemiz sınırları içerisine yaşayan Suriyeli mültecilerin herkesle eşit şartlara sahip olmasını sağlamak amacıyla Turkcell’in geliştirdiği projeleri anlattı. Konuşmasında, Turkcell’in ilk etapta mobil uygulama olarak hayata geçirdiği ve daha sonra AFAD, Prodea Systems ve Naiim işbirliğiyle geliştirerek Kahramanmaraş Geçici Barınma Merkezi’ne entegre edilen Merhaba Umut eğitim projesinin önemine dikkat çekti. Merhaba Umut mobil uygulaması Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin Türkçe öğrenme, iletişim kurma ve bilgi edinme gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek Merhaba Umut eğitim projesi ile de Kahramanmaraş’taki merkezde çocuk, genç ve yetişkinlere özel eğitim, sağlık, günlük yaşam içerikleri ve Türkçe öğrenme imkanı sunulacak.

    “İletişim teknolojileri ile doğru çözümler mümkün”

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu konuşmasında, “Dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke olan Türkiye’de yaklaşık 3 milyon Suriyeli yaşıyor. Turkcell olarak, 1.2 milyonundan fazlasına hizmet verdiğimiz bu müşterilerimizin ihtiyaçlarını araştırdığımızda parasal yardım, yiyecek ve barınaktan sonra gelen en büyük ihtiyaç taleplerinin eğitim olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte dil problemi hem çocuk hem de yetişkinler için her alanda olduğu gibi eğitimde de problem. Özellikle bu alanda devletimizin yoğun çalışmalarının yanı sıra halen çözüm ihtiyacı devam ediyor. İletişim teknolojileri işte bu zorluklara karşı önemli çözümler yaratma potansiyeline sahip.

    Bu bakış açısıyla, 20 Eylül’de Turkcell Akademi’nin geliştirdiği, özellikleri arasında Türkçe-Arapça temel dil eğitimi ile anında sesli çeviri imkanı da bulunan mobil uygulamamız “Merhaba Umut”u lanse ettik. Bugün de çalışmalarımızın bir sonraki aşaması olarak, Kahramanmaraş’ta bulunan Suriyelilerin yaşadığı Geçici Barınma Merkezi’nde yaşayan herkese hitap edecek bir eğitim merkezi oluşturma amacıyla mobil uygulamamız Merhaba Umut’u yeni bir boyuta taşıyoruz. Geliştirdiğimiz Merhaba Umut eğitim projemiz ile Barınma Merkezi’nde yaşayan Suriyelilerin eğitimine ve Türkçe öğrenebilmelerine destek olabilmeyi umuyoruz“ dedi.

    “Doğru yaklaşımlar ile daha büyük etki yaratmak mümkün”

    Davos’taki konuşmasında, kullanıcıları doğru çözümlerle buluşturmanın, başarıyı da beraberinde getirdiğinin altını çizen Terzioğlu, ’Merhaba Umut’ projesinin özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının bir araya gelerek yaratabileceği güç birliği anlamında değerli bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. Özel sektörün, “yardım etmek” bakış açısının ötesine geçip sosyal sorunlara çözüm için çare üretmek yaklaşımını benimseyerek, bu gibi konularda daha büyük bir etki yaratılabileceğine dikkat çekti.

    Merhaba Umut Kahramanmaraş’ta

    Aralık 2016’da faaliyete geçen Kahramanmaraş Geçici Barınma Merkezi’nde, önümüzdeki günlerde hayata geçireceği Merhaba Umut eğitim projesi ile yer alan Turkcell, çocuk ve gençlere özel Arapça K-12 eğitimleri, yetişkinler için haber, sağlık ve günlük yaşama dair içerikler ile Türkçe öğrenme olanağı sağlıyor.

  • Kağnı ve kara saban satarak geçimini sağlıyor

    Samsunlu marangoz, kağnı ve kara saban minyatürü yapıp satarak geçimini sağlamaya çalışıyor.

    65 yaşındaki Remzi Gündüz, baba mesleği olan marangozluğu eskiden kullanılan tarım araçlarını yaparak sürdürüyor. ‘Öküz arabası’ olarak tabir edilen kağnı arabası ve kara sabanların minyatürlerini yapıp pazarlarda satan Gündüz, vatandaşlardan daha fazla ilgi bekliyor.

    45 yıldır mini kağnı ve kara saban sattığını belirten Gündüz, “Kağnı, kara saban, oklava, merdane, bebek beşiği, sofra, ayak tarağı, sarımsak dövücü gibi eşyalar yapıp satıyorum. Bunları evde ve dükkanda yapıyorum. Bir öküz arabası yapmak yaklaşık 3 günümü alıyor. Öküz arabaları küçükten büyüğe doğru 50 liradan başlıyor, 100 liraya kadar çıkıyor. Kara sabanı da 30 liradan satıyorum. Bu öküz arabalarına ve kara sabanları daha çok soruyorlar. Alan fazla yok. Ama meraklı olanlar evlerinde saklamak için alıyorlar. 13 yaşımdan beri kara saban ve kağnı yapıyorum. Bunları yapmayı babamdan öğrendim. 45 senedir bunları satarak geçinmeye çalışıyorum. İnsanların böyle eski ve manevi değeri olan şeylere daha çok ilgi göstermesini istiyorum” dedi.

    Remzi Gündüz, imalat yapmadığı günlerde pazarlarda ürünlerini satıyor.

  • Atölyesinde çizdiği resimlerle geçimini sağlıyor

    Kare kalem portre çalışmalarıyla insanların dikkati çekmeyi başaran 47 yaşındaki sanatçı Osman Akmeşe, atölyesinde çizdiği resimlerle geçimini sağlıyor.

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan ve resim eğitimi almayan Osman Akmeşe, İzmit Belediyesi tarafından oluşturulan Sanat Sokağında resim çiziyor. Ailevi durumlardan dolayı okul hayatını devam ettiremeyen Akmeşe, lise diplomasını aldıktan sonra okulu bırakmak zorunda kaldı. Küçük yaşlardan beri resim çizen Akmeşe, lise çağında alışkanlık haline getirdiği kara kalem portre çalışmalarını geçimini sağlamak için kullanmaya başladı. Kısa süre içerisinde insanların dikkatini çeken Akmeşe, yaptığı çalışmalarla büyük beğeni topladı.

    Kare kalem çalışmalarıyla geçimini sağlayan Kare kalem sanatçısı Osman Akmeşe, “Sanat Sokağında çok sayıda iş yeri bölmeleri var. İnsanlar kendi yaptıkları sanatsal çalışmaları el işçiliklerini halka sergileyip satışını yaparak, ürünlerini sergilettirerek, mücadele veriyor. Kare kalem çalışmalarımı burada tamamen kişiye özel, insanlar değer verdikleri, sevdikleri ya da yıpranmasını istemedikleri resimleri buraya getirerek, bize sunuyorlar. Bizde resmin yapılabilecek durumda olup olmadığına bakıyoruz ve ona göre bir çalışma çıkartıyoruz. Onlarla da kalıcı bir hediye olarak kalıyor. Sanat sokağında bu çalışmaları yapıyoruz” dedi.

    “Kömür ile yaptığımız için, işi bilmeyen birisi için zor bir çalışma oluyor”

    Kare kalem çalışmaları hakkında bilgiler veren Akmeşe, “Bir çalışmanın ortalama süresi 2.5 saat sürüyor. Ama biz elimizde yoğunluk olsa dahi insanlara, ’Sizin istediğiniz bir günü söyleyin ona göre hazırlayalım’ diyoruz. Bu işi kömür ile yaptığımız için işi bilmeyen birisi için zor bir çalışma oluyor. İşi öğrendikten sonra kömürle çalışmak daha kolay oluyor. Çünkü, kömür tozunu dağıtarak, toplayarak ortaya güzel bir çalışma çıkıyor” ifadelerini kullandı.

    Vefat eden babasıyla birlikte çekildiği fotoğrafı resmettiren müşteri Umut Elmas, “Çok memnun kaldım. Resim çalışmasını buraya getirmenin iyi bir karar olduğunu düşünüyorum. Ustama teşekkür ediyorum. Eski bir resmi, kalıcı güzel bir şekilde sundu. Çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Akıllı ilaçlar meme kanserinde etkin mücadele sağlıyor

    Memorial Diyarbakır Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Muhammet Ali Kaplan, uzun yıllardır kullanılan hormonal tedavilere akıllı ilaçların eklenmesi sayesinde tedavi etkinliğinin büyük oranda arttığının gözlemlendiğini söyledi.

    15 Ekim Dünya Meme Kanseri Günü öncesi, meme kanserinde gelişen tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Memorial Diyarbakır Hastanesi Tıbbı Onkoloji Bölümün’de görevli Doç. Dr. Muhammet Ali Kaplan, tüm dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde son yıllarda geliştirilen modern tedavi yöntemlerinin hastaların önemli bir bölümünün tamamen iyileşmesini sağlayabileceğini hatırlattı. Doç. Dr. Kaplan, “Sağlıklı hücrelere zarar vermeyen, hedefe yönelik akıllı ilaçlar da hastaya önemli konfor sağlayarak tedavide önemli rol oynuyor. Ortalama 15 yıl öncesine kadar meme kanserli hastalar için klasik kemoterapi ilaçları ve hormon tedavileri dışında seçenek bulunamazken günümüzde artık daha yeni ve etkin kemoterapi ilaçları, damardan ve ağızdan hap şeklinde alınabilen hedefe yönelik akıllı ilaçlar gibi birçok tedavi seçeneği ile meme kanseri başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir” dedi.

    “Kanser tedavisinde akıllı ilaç kullanımı artıyor”

    Hemen hemen tüm kanser türlerine yönelik akıllı ilaçlar geliştirildiğini anlatan Doç. Dr. Kaplan, “Meme kanserinde de birçok akıllı ilaç artarak tedaviye girmiştir. Meme kanseri için kullanıma giren ilk akıllı molekül hücre yüzeyinde bulunan, HER2 adı verilen büyüme sinyallerini algılayan reseptörekarşı geliştirilmiştir. HER2, hastaların yaklaşık yüzde 25’inde pozitif saptandığından bu ilaç yalnızca bu grup hastalarda kullanılır. Son yıllarda aynı reseptör üzerinden etki eden birçok farklı akıllı moleküller de geliştirilmiş ve ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır” diye konuştu.

    “Akıllı ilaçlar hormon tedavisi ile de kullanılabiliyor”

    Östrojen ve progesteronhormon reseptörleri pozitif olan meme kanseri hastalarına yönelik geliştirilen akıllı ilaçların da kullanıma başladığına dikkat çeken Doç. Dr. Kaplan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Uzun yıllardır kullanılan hormonal tedavilere akıllı ilaçların eklenmesi sayesinde tedavi etkinliğinin büyük oranda arttığı gözlemlenmiştir. Bu akıllı ilaçlardan bazıları da ülkemizde kullanılabilmektedir. Ancak hücre büyümesi ve bölünmesinde etkili bir yolak olan, CDK ve PI3K yolaklarını bloke eden, hormonal tedavi ile birlikte kullanıldığında tedaviye önemli ölçüde katkı sağlayan yeni geliştirilmiş ilaçlar henüz ülkemizde kullanılamamaktadır.”

  • Ev hanımları kışlık yiyecek yaparak aile ekonomisine katkı sağlıyor

    Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde ev hanımları kışlık yiyecekler yaparak, aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Ev hanımları, çalışan ama geleneksel lezzetlerden vazgeçemeyen kadınların kışlık yiyeceklerini hazırlayarak para kazanıyor.

    Hayrabolu’da yaşayan ev hanımı Elif Görgülü, çalışan kadınlar için kışlık yiyecek hazırlayarak, aile ekonomisine katkı sağladığını belirtti. Evinin altında bulunan garajda, kış aylarında tüketilen, yufka, gözleme, kuskus, erişte ve tarhana yaptığını ifade eden Görgülü, çalışan ve yaşları müsait olmayan bayanların kışlık yiyeceklerini hazırlayarak hem aile ekonomisine katkı sağlıyor, hem de kışlık ihtiyaçlarını karşılamış olduğunu söyledi.

    Her gün tarhana yoğurduğunu, kesme kestiğini ve yufka açtığını ifade eden Görgülü, “Bu iş benim ekmek kapım oldu. Sabah erken saatlerde gelerek, kışlık yiyecekleri her gün hazırlıyorum. Kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerini çalışan ve yapamayan kadınlara yapıyorum buda bana ek gelir oluyor. Eşime ve çocuklarıma yardımcı oluyorum burada. Kesme, gözleme, tarhana bunlar bizim vazgeçilmez damak tadımız. Bu iş için herkesin yeri müsait olmuyor, bende böyle bir şey düşündüm. Burada hazırlıklarımı yapıyorum herkese, isteyenler bana ulaşıyor ve bende yardımcı oluyorum hem de bana ek gelir olmuş oluyor. Damak tadımız vazgeçilmiyor. Tarhana, kesme, yufka, kuskus, kesme bunlar bizim Trakya’ya özgü yiyeceklerimiz. Bende burada ihtiyacı olan bayanların kışlık yiyeceklerini yapıyorum. Bu benim için gelir kapısı oldu. Kazandığım parayla evimin ihtiyaçlarına da katkı sağlıyorum” dedi.