Etiket: Sağlıklı

  • Muzaffer Bilazer: “Sezona her anlamda sağlıklı bir şekilde başlamak istiyoruz”

    Muzaffer Bilazer: “Sezona her anlamda sağlıklı bir şekilde başlamak istiyoruz”

    Spor Toto 1. Lig takımlarından BB Erzurumspor’da Teknik Direktör Muzaffer Bilazer sezona her anlamda sağlıklı başlayıp sezon sonunda da şampiyon olmak istediklerini ifade etti. Bilazer, ayrıca Obertan’ın takımda kaldığını ama Sehic’in geleceğinin birkaç gün içerisinde belli olacağını söyledi.

    Spor Toto. 1. Lig ekiplerinden BB Erzurumspor yeni sezon kamp sürecinde ki Erzurum kampını tamamladı. Teknik Direktör Muzaffer Bilazer yönetiminde akşam yapılan antrenmanla kampı tamamlayan takım idmanda koşu ve ısınma hareketlerinin ardından dayanıklılık ve kondisyon ağırlıklı çalıştı.

    Antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bilazer, lige iyi başlamak istediklerini ifade ederek, “Erzurumspor geçen yıl zorluklar yaşadı. Bu yıla taşıdığı birçok yorgunluk var. Bunların zorluklarını şu an yaşıyoruz. Bu sorunları adım adım aşmaya çalışıyoruz. Bu zorluklarla erkenden yüzleşmek zorundayız. Geleceğe dönük bir takım kararlar alacağız. Sezona her anlamda sağlıklı bir şekilde başlamak istiyoruz. Erzurum şehri bu ülke için çok önemli bir şehir. Bazı noktalarda bu ülkeden alacaklıyız. Geçen sezon uğradığımız bir takım haksızlıklar oldu. Obertan artık bizim futbolcumuz. Kendisi futbol oynamayı çok seviyor. Bizim ondan beklentilerimiz çok fazla. Onla ilgili sürecimiz çok iyi durumda. Sehic ise Bosna Hersek Milli Takımı kalecisi. Kişisel planları içerisinde bazı istekleri var. Ama biz Sehic’in kalması için çaba sarf ediyoruz. Ama bazı kendi kaygıları var. Kalmasından yanayız” dedi.

    Yeni transfer Hasan Hatipoğlu ise, “Hedefimiz şampiyonluk sezon sonu Süper Lig’e geri dönmek istiyoruz. Yoğun bir tempo içerisinde çalışıyoruz. Sezon sonunda bunun karşılığı alıp şampiyon olmayı çok istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    BB Erzurumspor bir günlük aradan sonra 2. etap kamp çalışmaları için Düzce Topuk Yaylası’na harekete edecek.

  • “Sağlıklı nesil sağlıklı gelecek” yarışması il birincileri ödüllerini aldı

    “Sağlıklı nesil sağlıklı gelecek” yarışması il birincileri ödüllerini aldı

    Millî Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle bu yıl 9.’su gerçekleştirilen ve çocuklarda tütün, alkol, uyuşturucu madde, teknoloji, kumar bağımlılığının olumsuz ve yıkıcı etkileri konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla düzenlenen “Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek” yetenek yarışması görsel ve edebi eser kategorilerinde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde birinci seçilen eserlerin sahibi olan öğrenciler ödüllerini Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde düzenlenen törenle aldılar.

    Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay Cemiyeti Erzurum Şube Başkanı Salih Kaygusuz ödül töreninde yaptığı konuşmasında; “Erzurum’un 32 bin 440 eserle rekor bir katılım gösterdiği “Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek” yarışması sayesinde ülke kamuoyunda konu ile alakalı büyük bir farkındalık oluşturuldu. İlimiz ülke kamuoyunda bu farkındalığın oluşmasında büyük bir rol oynadı. Tüm okul idarecilerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize konu ile ilgili gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. İl birincisi olarak burada ödül alan öğrencilerimizi de kutluyor ve final yarışmasında başarılar diliyorum. Bu yarışma inşallah ilimiz ve ülkemiz adına hayırlara vesile olur” dedi.

  • Sağlıklı yaşam için doğru beslenme şart

    Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Diyetisyeni F. Bengü Büyükdereci, Kadın ve Demokrasi Derneğinde eğitime katıldı.

    Beslenme üzerine seminer veren Diyetisyen Büyükdereci, sağlıklı beslenmenin nasıl olması gerektiğini anlattı. Sağlıklı beslenmeyi; “Vücudun fonksiyonlarını tam ve yeterli şekilde yerine getirebilmesi için besin öğelerinden yeterli ve dengeli miktarda alınması” olarak tanımlayan Büyükdereci, sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenmenin şart olduğunu vurguladı. Diyetisyen Büyükdereci “Dengeli beslenme için süt ve süt ürünleri grubundan 2-3 porsiyon, tahıl grubundan her öğünde 1-2 dilim ekmek, öğünlerden birine ek 4-5 yemek kaşığı pilav, makarna gibi et grubundan 2-3 porsiyon (1 porsiyon-90gram-3 köfte kadar), sebze-meyve grubundan ise 5 porsiyon alınması gerekir” şeklinde konuştu.

    Yetişkin bir bireyin günlük alması gereken posa miktarının ise 25 gram olduğunu belirten Büyükdereci, “Posa, kolesterolün düşmesine yardımcı olur, bağırsak sağlığını korur, doygunluk sağlar, kan şekeri kontrolünde etkilidir, obezite riskini azaltır. Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi , sosyo – kültürel etmenler, gelir durumu, hormonal ve metabolik etmenler, genetik etmenler, psikolojik problemler, sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama, sigara-alkol kullanma durumu, kullanılan bazı ilaçlar, doğum sayısı ve doğumlar arası süre” dedi.

    “Dünyada 700 milyon kişi obezite ile savaşıyor”

    Dünyada obezite ile mücadele eden 700 milyon kişi olduğuna dikkat çeken Fizyomer Terapia Diyetisyeni “Bir birey için obezite, genellikle alınan kalorilerle harcanan kaloriler arasındaki dengesizliğin bir sonucudur” ifadelerini kullandı. Düzenli fiziksel aktivite yapmanın beden sağlığını korumaya yardımcı olduğunu vurgulayan Büyükdereci, diyette doğru bilinen yanlışları ise şöyle sıraladı:

    “Ekmeği kes zayıflarsın. Aç karnına limonlu ılık su içmek zayıflatır. Aç kalırsan zayıflarsın. Detoks yapmak faydalıdır ve vücudumuz için gereklidir. Karbonhidratlar düşmanımızdır. Yağı tamamen hayatımızdan çıkarmalıyız. Sağlıklı beslenmek, İsveç diyeti, Dukan diyeti ya da ’özel isimli’ herhangi bir diyette anlatıldığı gibidir.”

    Seminerin sonunda Büyükdereci katılımcıların sorularını yanıtladı.

  • 2019’un sağlıklı beslenme trendleri

    Yaşanılır bir hayat felsefesiyle yola çıkan QNET’in Uzman Diyetisyeni Işın Sayın, yeni yılda öne çıkan beslenme akımlarını 5 grupta ele aldı. Sayın, 2019’da yılında süt ve süt ürünlerinin öneminin biraz daha artacağını ve ezberlenmiş bilgilerle oluşturulmuş diyetlerden çok kişiye özel beslenme programlarının öne çıkacağını ifade etti.

    “Süt ve süt ürünleri her zaman çok değerli”

    Tüm moda diyet akımlarının aksine son dönemde süt ve süt ürünlerinin öneminin tekrar kabul edildiğini belirten Sayın, “Gebelik, emzirme, büyüme, gelişme, menopoz ve yaşlanma, süreçlerinde hep yanımızda olması gereken süt ve süt ürünleri çok ama çok değerli. Sinir iletimi, kas kasılması, kanın pıhtılaşması, kanda LDL kolesterolü düşürmeye ve yağ yakımına yardımcı, kemik ve diş sağlığı gibi önemli görevleri olduğundan hayat boyu beslenmemizdeki yerini koruyacak” dedi.

    “Her gün bağırsaklarımız için bir şey yapmalıyız”

    “Hipokrat’ın milattan önce 450 yılında ‘Tüm hastalıklar bağırsakta başlar. Bağırsak hastaysa, tüm beden hastadır’ şeklindeki açıklamasını yeni yeni anlıyoruz”diyen Sayın, “Besinler kısmen sindirildikten sonra bağırsaklarda sindirilmeye devam eder. Bağırsakların iç çeperine sıkıca tutunan probiyotikler, toksik maddelere, zararlı mikroorganizmalara karşı bedeni korur. Böylece iç organlarda gelişebilecek sayısız hastalığı önler. 2019’da hepimiz probiyotik besinlerin kıymetinin bilincinde olmalıyız. Düzenli olarak kefir, probiyotik takviyesi yapılmış süt tüketmeliyiz. Tatlı isteği için ise özellikle bozayı tercih edebiliriz” şeklinde konuştu.

    Yepyeni ve bambaşka kimyada sağlıklı beslenme destekleri ve ürünleri geliyor

    Değişen gıda kimyasına karşı bedeni koruyacak yeni beslenme ürünlerinin piyasaya çıkma olasılığının yüksek olduğu bir dönemin başladığını belirten Sayın, her alanda olduğu gibi yiyecek içecek alanında da yeni gelişmelerin olacağını söyledi.

    “Vejetaryen beslenmeye yönelik ürünlere herkesin ilgisi artacak”

    “Çevreye çok daha duyarlı, hayvanları ekosistemde önemseyen, bitkilere daha çok yer veren bir akımın ise tam da içinden geçiyoruz ve çok daha dikkat çekecek” diyen Sayın, “Et ve hayvan dokularından üretilen pek çok gıdanın yerini vejetaryen seçenekler alacak. Küresel ısınma ve değişen iklimler, yok olan türler, düşen toprak kalitesi ile neticede insanlar kendinden başka canlılara saygı ve sevgi konusunda çok farklı bir bilinç seviyesine doğru yaklaşıyor” yorumlarında bulundu.

    “Kişiye özel beslenme programı olmazsa olmaz”

    Kişiye özel beslenme programlarının önemine de değinen Sayın, “Enerjisi kısıtlanmış ya da salt protein üzerine kurulmuş moda akımlar bitti. Bağırsak mikro florasıyla uyumlu kişiye özel beslenme programları, genetik haritasına göre, gelecekte sizi bekleyen hastalıklara karşı koruyucu, önleyici, tedavi edici özellikte kişiye özel beslenme programları revaçta olacak” diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • 2019’un sağlıklı beslenme trendleri

    Yaşanılır bir hayat felsefesiyle yola çıkan QNET’in Uzman Diyetisyeni Işın Sayın, yeni yılda öne çıkan beslenme akımlarını 5 grupta ele aldı. Sayın, 2019’da yılında süt ve süt ürünlerinin öneminin biraz daha artacağını ve ezberlenmiş bilgilerle oluşturulmuş diyetlerden çok kişiye özel beslenme programlarının öne çıkacağını ifade etti.

    “Süt ve süt ürünleri her zaman çok değerli”

    Tüm moda diyet akımlarının aksine son dönemde süt ve süt ürünlerinin öneminin tekrar kabul edildiğini belirten Sayın, “Gebelik, emzirme, büyüme, gelişme, menopoz ve yaşlanma, süreçlerinde hep yanımızda olması gereken süt ve süt ürünleri çok ama çok değerli. Sinir iletimi, kas kasılması, kanın pıhtılaşması, kanda LDL kolesterolü düşürmeye ve yağ yakımına yardımcı, kemik ve diş sağlığı gibi önemli görevleri olduğundan hayat boyu beslenmemizdeki yerini koruyacak” dedi.

    “Her gün bağırsaklarımız için bir şey yapmalıyız”

    “Hipokrat’ın milattan önce 450 yılında ‘Tüm hastalıklar bağırsakta başlar. Bağırsak hastaysa, tüm beden hastadır’ şeklindeki açıklamasını yeni yeni anlıyoruz”diyen Sayın, “Besinler kısmen sindirildikten sonra bağırsaklarda sindirilmeye devam eder. Bağırsakların iç çeperine sıkıca tutunan probiyotikler, toksik maddelere, zararlı mikroorganizmalara karşı bedeni korur. Böylece iç organlarda gelişebilecek sayısız hastalığı önler. 2019’da hepimiz probiyotik besinlerin kıymetinin bilincinde olmalıyız. Düzenli olarak kefir, probiyotik takviyesi yapılmış süt tüketmeliyiz. Tatlı isteği için ise özellikle bozayı tercih edebiliriz” şeklinde konuştu.

    Yepyeni ve bambaşka kimyada sağlıklı beslenme destekleri ve ürünleri geliyor

    Değişen gıda kimyasına karşı bedeni koruyacak yeni beslenme ürünlerinin piyasaya çıkma olasılığının yüksek olduğu bir dönemin başladığını belirten Sayın, her alanda olduğu gibi yiyecek içecek alanında da yeni gelişmelerin olacağını söyledi.

    “Vejetaryen beslenmeye yönelik ürünlere herkesin ilgisi artacak”

    “Çevreye çok daha duyarlı, hayvanları ekosistemde önemseyen, bitkilere daha çok yer veren bir akımın ise tam da içinden geçiyoruz ve çok daha dikkat çekecek” diyen Sayın, “Et ve hayvan dokularından üretilen pek çok gıdanın yerini vejetaryen seçenekler alacak. Küresel ısınma ve değişen iklimler, yok olan türler, düşen toprak kalitesi ile neticede insanlar kendinden başka canlılara saygı ve sevgi konusunda çok farklı bir bilinç seviyesine doğru yaklaşıyor” yorumlarında bulundu.

    “Kişiye özel beslenme programı olmazsa olmaz”

    Kişiye özel beslenme programlarının önemine de değinen Sayın, “Enerjisi kısıtlanmış ya da salt protein üzerine kurulmuş moda akımlar bitti. Bağırsak mikro florasıyla uyumlu kişiye özel beslenme programları, genetik haritasına göre, gelecekte sizi bekleyen hastalıklara karşı koruyucu, önleyici, tedavi edici özellikte kişiye özel beslenme programları revaçta olacak” diyerek sözlerini sonlandırdı.