Etiket: Sağlık

  • Sağlık Bakanlığı’ndan ‘Verem artıyor ama aşısı yok’ haberlerine yalanlama

    Sağlık Bakanlığı, bazı gazetelerde yer alan “Verem artıyor, ama aşısı yok” başlıklı haberlerdeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

     

    Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, bazı gazetelerde yer alan “Verem artıyor, ama aşısı yok” başlıklı haberlerdeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı bildirildi. Açıklamada, “Haberde ülke genelinde bulunamadığı iddia edilen Verem (BCG) Aşısı, Ulusal Aşı Programımızda yer almakta ve bebeklerimize 2’nci ve 3’üncü aylarında uygulanmaktadır. Bakanlığımız illere verem aşısının sevkiyatını, 3 aylık dönemler halinde yapmaktadır. 2015 yılının Ocak-Şubat-Mart aşı sevkiyatı ise Ocak ayında yapılmıştır. Halen Bakanlığımız depolarında verem aşısı bulunmakta olup, ihtiyaçları halinde illerimize gönderilmektedir. Ayrıca ülkemizde veremin ülkemizde son birkaç yılda tekrar yükselişe geçtiği iddiası da gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Ülkemizde verem hastalığı her yıl ortalama yüzde 6-7 oranında azalmaktadır. Ülke genelinde tespit edilen hasta sayısı 2005 yılında 20 bin 535 iken, bu sayı 2013 yılında 13 bin 409’a düşmüştür” denildi.

  • EVDE BAKIM HİZMETLERİNİN SAĞLIK BOYUTU ELE ALINDI

    Erzurum Palandöken Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Zülküf Kaya, Evde Bakım Birimi Doktoru Gülşah Gül Çelebi, Tıbbi Sosyal Hizmet Birimi Sosyal Hizmet Uzmanı Uğur Çimen ve evde sağlık ekibi, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sedat Abdulhakimoğullarını ziyaret etti.
    Kaya, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile Palandöken Devlet Hastanesinin özellikle evde bakım hizmetleri konusunda koordinasyon içerisinde olacağını ifade etti.

     

    Sağlık alanında yapılan çalışmaların Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünü de ilgilendirdiğini belirten Kaya, “İki kurumun özellikle evde sağlık ve bakım hizmetleri açısından önemli görevleri var. Her iki kurumda yatalak hastaların ihtiyaçlarına yönelik hizmet veriyor. Çalışmalarımızda işbirliği içerisinde olacağız” dedi.
    Abdulhakimoğulları ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sağlık alanında yapılan çalışmaların sosyal politikaları da ilgilendirdiğini ifade etti.

     

    Kurum olarak evde bakım hizmetler konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını belirten Abdulhakimoğulları, “Evde bakım ihtiyacı duyan yaşlı ve yatalak hastaların sağlık hizmetleri, Palandöken Devlet Hastanemizi, ilgilendirirken, konunun sosyal ve ekonomik boyutu kurumuzun çalışma alanına giriyor. Bundan sonra yapacağımız çalışmalarda ve hayata geçireceğimiz projelerde koordinasyon içerisinde olacağız.” diye konuştu.
    Abdulhakimoğulları, kurum olarak diğer kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla sinerjiye önem verdiklerini ifade etti.
    Ziyarette ayrıca Aile ve sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Harun Akpınar’da hazır bulundu.

  • Anne adayları hamile kalmadan önce bağırsak sağlığına dikkat etmeli

    Ünlü Fizyoterapist Ümit İstiraç, anne adaylarının hamile kalmadan önce bağırsak sağlığına dikkat etmeleri gerektiğini belirterek, “İkinci beyin olarak da anılan bağırsağımız, bizim vücudumuzdaki hastalıklar kadar çocuklarımızın hastalıklarının ve zekasının da belirleyicisi olmaktadır” dedi.

     

    Gelecek nesillerin sağlıklı ve zeki bireyler olarak dünyaya gelmesinde, annelerin gebe kalmadan önceki bağırsak sağlığının çok önemli olduğu ortaya çıktı. Manisa’da yeni hizmete giren Osteofiz Egzersiz-Eğitim Danışmanlığı’nın sahibi Fizyoterapist Ümit İstiraç, anne adaylarına önemli tavsiyelerde bulundu. Anne adaylarının özellikle bağırsak sağlığına çok dikkat etmesi gerektiğini aktaran İstiraç, “İkinci beyin olarak da anılan bağırsağımız, bizim vücudumuzdaki hastalıklar kadar çocuklarımızın hastalıklarının ve zekasının da belirleyicisi olmaktadır. Sindirim sistemimizin son ve en önemli durağı olan bağırsağın beyin ve bedenle çok büyük bir ilişkisi vardır. Bunu en bariz olarak yaşadığımız streslerde yakından hissederiz. Ancak çoğumuzun önemsiz gördüğü bu sistem bizim hastalıklarımızın geçiş kapısıdır. Toksinlerin, ağır metallerin, bakteri ve mikropların, sindirilememiş besinlerin bağırsak duvarından geçerek dolaşım sistemine katıldığı ve birçok hastalığa sebep olduğu bugün bilinmektedir. Bunun örnekleri içerisinde çölyak hastalığı, otizm, hiperaktivite, disleksi, Parkinson, alzheimer ve daha birçok hastalık mevcuttur” dedi.

     

    “HAMİLE KALMADAN ÖNCE SAĞLIKLI HALE GETİRMEK ZORUNDAYIZ”
    Gerek kendi sağlığı, gerekse de gelecek nesillerin sağlıklı olması için anne adaylarını hamile kalmadan önce sağlıklı hale getirmek zorunda olduklarını kaydeden İstiraç, şöyle konuştu: “Anne adaylarının beslenmelerini incelediğimizde, mesela soya vücutta iyot emilimini engellemektedir. Bu da tiroit fonksiyonlarını azaltmaktadır. Tiroit ise vücudumuzda birçok fonksiyonda yer alırken, özellikle hamileliğin ilk dönemlerinde bebeğin tiroit ihtiyacını anneden karşıladığını göz önüne almamız gerekmektedir. Tiroidin buradaki önemi ise nöron gelişimini sağlamasıdır. Aynı şekilde beslenmede fitat görüyoruz. Fitat ise buğday, pirinç, arpa, çavdar gibi besinlerin yanında soyada da bulunmaktadır. Soyadaki oranı en yüksektir. Fitat vücut tarafından sindirilemeyen bir fosfordur ve vücuda girdiğinde kalsiyum, magnezyum, demir, çinko gibi önemli minerallere bağlanır ve bunların serbest kalmasını engeller. Böylece de mineral eksikliği ve bunlara bağlı hastalıklar ve semptomları yaşanmaya başlar. Bunlar verilebilecek birkaç örnekti. Bunları düşündüğümüzde sağlıklı ve zeki nesillerin olabilmesi için hamilelik öncesi anne sağlığının düzenlenmesi gerekmektedir. Sağlıklı bir toplum sağlıklı annelerden geçer. Ruhen ve bedenen.”

  • AİLECE SAĞLIKLI DİYETİN SIRRI

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, sağlıklı beslenmek diyetin en önemli ögesidir. Kilo vermeye çalışan veya kilosunu dengede tutmaya çalışan her aile bireyi birlikte aynı diyeti uygulayabilir diye belirtti.

     

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk,” ‘ Diyette olma ‘ kavramının zayıflama, düşük kalorili besinler tüketmek zorunda kalma, kişiye özgü yemek pişirme olarak algılandığı son zamanlarda aile içinde beslenme düzeninde birtakım değişiklikler yapılması gerektiği akla gelmektedir. Bu sebeple de aile içinde bir kişinin bile diyette olması tüm fertlerin beslenmesine yansır.Diyetin gerçek anlamı gün boyunca yenilen gıdaların toplamıdır. Diyetine dikkat eden kişi tüm gün yediklerine dikkat eden kişi olmalıdır. Bu düşük kalori almak veya evde farklı yemekler pişirip yemek olarak algılanmamalıdır.”diye ifade etti.

     

    Şefika Aydın Selçuk,”Sağlıklı beslenmek diyetin en önemli ögesidir. Kilo vermeye çalışan veya kilosunu dengede tutmaya çalışan her aile bireyi birlikte aynı diyeti uygulayabilir. Bu bir çeşit sağlıklı yeme planı olarak tanımlanabilir.
    Sağlıklı yeme planı aile diyetinin temelini oluşturur. Kaliteli yaşam için doğru beslenme alışkanlıklarını uygulamak gerekir. ”dedi ve sözlerine şöyle devam etti:”Ailece yapılan beslenmede birtakım olumsuz yeme davranışları varsa bunları değiştirmek daha mümkün olacaktır. Ebebeynlerin yeme alışkanlıkları çocukları da olumlu olumsuz etkileyecektir.
    Özellikle kazandırılması gereken alışkanlıklar:
    Yemek yerken yanında mutlaka bir sıvı alınacaksa bunu su olarak tercih edin. Son yıllarda hazır meyve suları ve asitli içeceklerin yüksek miktarlarda tüketildiği bilinmektedir. Boş kalori olarak da adlandırılabilen bu içecekler besin içerikleri açısından düşük olup karbonhidrattan zengin içeceklerdir. Yüksek miktarda tüketimleri kilo aldırır, kemiklerden kalsiyum çekimine sebep olur ve dehidratasyonu oluşturur.
    Sabah kahvaltılarında mutlaka domates, salatalık, biber, maydanoz gibi taze çiğ sebzeler ve taze meyveler bulunsun. Sabah kahvaltısında vitamin ve mineral açısından en önemli ilk besin kaynakları çiğ sebze ve meyvelerdir. Herkese enerji verir ve direnç, konsantrasyon sağlar.
    Ev yapımı ekmekler hem sabah kahvaltısı hem de diğer öğünlerde olmazsa olmaz besin olmalıdır. Sağlıklı diyetin en önemli enerji kaynağı ekmektir. Özellikle tam buğday unu ile yapılmış ekmekler ev yapımı ile zenginleştirilerek daha da sevilir olmuştur.
    Sabah kahvaltısında kimi zaman sebzeli veya peynirli gözleme, börek, simit gibi ev yapımı hamur işi besinlerle de haftada 1-2 gün değişiklik yapılarak kahvaltı zenginleştirilebilir.
    Aile diyetinin bireylere kazandıracağı en iyi alışkanlıklardan bir tanesi ara öğün yapmaktır. Akşam yemeğinden 2- 2,5 saat sonrasında taze meyve iyi bir ara öğündür.
    Yemek sonrası tatlı alışkanlığı yerini daha sağlıklı alternatiflere bırakır. Örneğin meyve ve dondurmadan oluşan bir tatlı, 1 kâse kuru meyve kuruyemiş karışımı veya sütlü bir tatlıda tercih edilebilinir.” dedi.
    Şefika Aydın Selçuk,”Aile diyetinde evde doğru pişirme ve hazırlama teknikleri uygulanmalıdır. Örneğin;kızartma hariç tüm pişirme yöntemleri sağlıklıdır,salata her öğünün vazgeçilmezi olmalıdır, sofrayı o süslemeli ve renk vermelidir. Salataya kişi başı 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağı ilave edilmelidir. Salatanın içeriğindeki vitaminlerin emilimi için mutlaka koymak gerekir,yemeğin yanında asitli içecekler ya da hazır meyve suları tüketilmemelidir. Bu alışkanlığı olan ebeveynler çocuklarına kötü örnek olmaktan öteye gitmez. Çünkü bu içecekler boş kaloriye sahip katkı maddesi ihtiva eden sağlıksız alternatiftir. Yemeği bütünleyen güzel bir salata ve yanında yoğurt/cacık olmalıdır.”diye belirtti.
    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk,”Yemekler aynı tüketilebilir fakat herkesin porsiyon miktarı farklıdır!! Her bireyin yaşına; cinsiyetine; beden kitle indeksine; sağlık durumuna ve sosyal yaşamına göre alması gereken kalori farklıdır. Bu sebeple aile diyetinde değişmesi gereken tek nokta tüketilmesi gereken porsiyon miktarlarıdır. Sağlıklı beslenmenin en önemli kuralı her çeşit besini bir arada tutan bir tabak modelidir. Bu diyette yasak bir besin yoktur. Herkes alması gereken porsiyonlarda aldığı sürece sıkıntı olmayacaktır.”diye söyledi.

  • Sağlık ekiplerinin insanüstü çabası

    Erzurum’da kar ve tipi nedeniyle yolu ulaşıma kapanan köy ve mezralardaki hastaların yardımına kar üstü araçları snowtracklar yetişiyor.
    Son 1 hafta içerisinde 94 hasta kurtarılarak yol açma yöntemi ve kar üstü araçlarıyla hastaneye kaldırıldı. Hastalar İl Kriz Merkezi koordinesinde, snowtrack ve paletli ambulanslar ile kurtarılıyor.
    Kış mevsimi sebebiyle yolları kapalı köy ve mezralardan son 1 hafta içerisinde snowtrack ve yol açma suretiyle kurtarılan hasta sayısının 94 olduğu belirtildi. Kurtarılan hastaların gruplara göre dağılımı şöyle belirtildi: “Doğum; 26, çocuk hastalar; 9, diğer hastalar; 59, toplam; 94”
    Snowtrack (Kar üstü araçla) kurtarılan hasta sayısı ise;39, yol açma suretiyle kurtarılan hasta sayısı da; 55.
    Öte yandan soğuk havanın da etkisini sürdürdüğü Doğu Anadolu Bölgesi’nde gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında 13 dereceyle Ardahan’da kaydedildi.
    Meteoroloji Tahmin ve Uyarı Merkezi yetkililerinden alınan bilgiye göre, yüksek basınç sisteminin etkisi altında olan bölgede havanın sabah saatlerinde az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu olması tahmin ediliyor. Yetkililer, bölge genelinde buzlanma, don olayı ve yüksek kar örtüsünün bulunduğu eğimli dik yamaçlarda yaşanabilecek olası çığ tehlikesine karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini belirtti.