Etiket: Sağlığını

  • ETB Başkanı Oral: “Halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen taklit ve tağşiş ürünler ayrıca Erzurum’un markalaşmasındaki en büyük engel”

    ETB Başkanı Oral: “Halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen taklit ve tağşiş ürünler ayrıca Erzurum’un markalaşmasındaki en büyük engel”

    Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde ifşa ettiği hileli ürünler ile bu ürünlerde yapılan taklit ve tağşişler nedeniyle hem halkın sağlığının olumsuz yönde etkilendiğini hem de ülkemizin çeşitli bölgeleri ile ilimizdeki coğrafi işaretli ürünlerin markalaşma sürecinin sekteye uğradığını belirtti.

    Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde ifşa ettiği ürünlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Oral, insan sağlığının her şeyin üstünde olduğunu vurgulayarak , insanların hayatını, sağlığını hiçe sayarak, taklit ve tağşiş ürün satan firmaların daha ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Başkan Oral ayrıca taklit ve tağşiş ürünlere ilişkin titiz ve duyarlı çalışmalarından dolayı başta Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr.Bekir Pakdemirli ile Tarım ve Orman Bakanlığının tüm personeline teşekkürlerini sundu.

    “Taklit ve Tağşişli ürün sayısı artıyor”

    Gıda sahteciliğinin tehlikeli bir boyuta ulaştığını belirten ETB Başkanı Hakan Oral, “ Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı ifşa listesi yayınladı. 2012 yılından bu yana 3 bin 605 üründe taklit ve tağşişe rastlanmıştı. İki gün önce Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan listede 91 adet firmada 113 farklı ürün de taklit veya tağşişine rastladık. Taklit; ürünün özellikleri itibariyle sahip olmadığı bir durumu sahipmiş gibi göstermesidir. Tağşiş; ürün içerisindeki pahalı bir bileşeni çıkartıp yerine daha ucuz bir bileşen koymak yoluyla mevzuata aykırı üretimi ifade etmektedir. Gıdada en sık rastlanan bu taklit ve tağşiş Türkiye’de iki gün önce Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetim ile bir kez daha ortaya çıktı. Alkollü içeceklerden süt ürünlerine baharatlardan et ürünlerine, çikolataya, bitkisel yağlara ve gün içinde tükettiğimiz hemen hemen tüm ürünlere kadar gıda sahteciliği ve gıda hileleri önemli bir boyuta taşınmıştır” dedi.

    “Gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artış taklit ve tağşiş oranlarının arttırıyor”

    Başkan Hakan Oral, gıda fiyatları ile tarım ürünlerinde maliyetler arttıkça taklit ve tağşişin, gıda hileleri ile sahtekarlığı arttığına dikkat çekerek, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı bu son çalışmada da görülüyor ki gıda hilelerinde bir artış söz konusu. İnsanların alım güçleri düşüyor ve gıda ürünlerinin maliyetleri giderek artıyor, hayat pahalılaşıyor. Bu pahalılığın yanında gıda sahtecileri de boş durmayacak, bir şekilde onlar da rekabet ortamında haksız rekabet sağlamak için halkın sağlığını, gıda güvenliğini ve can güvenliğini tehlikeye atmaktan maalesef geri durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Denetimlerin arttırılması, cezaların caydırıcı olması lazım”

    İnsanların tüketim noktasında yeterince bilinçli olması ve tüketiciyi bilinçlendirmede en büyük rolün kamuoyuna, düştüğünü belirten Oral, “Bakanlığımızın kamu spotlarını, tüketiciyi bilinçlendirme çalışmalarını, gıda ile ilgili eğitimleri daha da artırması ve denetimlerin daha sıklaştırması lazım. 8 yılda sadece 3 bin 600 firma tespit edildi. Vatandaşların ‘Alo 174’ hattını etkin olarak kullanmaları, şüphelendiği her durumda alo gıda hattını aramaları konusunda uyarıyoruz. İyi bir tüketici, bilinçli bir tüketici ‘en iyi deneticidir’ diyoruz.

    “Coğrafi İşaretli ürünlerin markalaşmasını engelliyor”

    Başkan Oral,” Taklit ve tağşiş ürünler, halk sağlığını etkilediği gibi, illerin markalaşma ve gelişme oranlarını da azami seviyede etkilemekte. Türkiye genelinde yüzlerce coğrafi işaretli ürün olduğunu varsayar isek, bu oranda da taklit ve tağşiş ürün olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Bu anlamda Tarım ve Orman Bakanlığımızın gerekli yasal düzenlemelerde bulunarak gerekli değişikliklerin gecikmeksizin yapılması, insan sağlığını olumsuz etkileyecek gıda faaliyetinde bulunanlara daha caydırıcı cezai müeyyidelerin uygulanmasını istiyoruz” dedi.

  • Vali Atay “Amacımız vatandaşlarımızın sağlığını korumak”

    Vali Atay “Amacımız vatandaşlarımızın sağlığını korumak”

    DÜZCE(İHA) – Düzce Valisi Cevdet Atay, muhtarlarla bir araya geldi, “Amacımız vatandaşlarımızın sağlığını korumaktır. Maske, mesafe ve hijyen konusunda vatandaşlarımızı uyaralım” dedi.

    Vali Cevdet Atay, kurum amirlerinin de hazır bulunduğu toplantıda Merkez, Beyköy ve Boğaziçi Beldesindeki muhtarla bir araya geldi. Vali Atay, korona virüs ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerin uygulanması konusunda muhtarlarımıza ve ilgililere talimat vererek “Amacımız vatandaşlarımızın sağlığını korumaktır. Maske, mesafe ve hijyen konusunda vatandaşlarımızı uyaralım” ifadesinde bulundu. Adından ise muhtarlarının fikir, talep ve isteklerini dinledi.

  • Zabıtalar her türlü saldırıya karşı halk sağlığını koruyor

    Gaziantep’te Şahinbey Belediyesine bağlı Zabıta Müdürlüğü ekipleri, gıda denetimlerinde son kullanma tarihi geçmiş bin 511 adet gıda ürünü, 500 kilogram kokmuş et kaçak dolum yapılan 92 adet şampuan ve kozmetik ürün ele geçirdi. Ekipler, denetimlerde kendilerine saldıran kişilerden ise 100 adet kesici ve delici aletlere de el koydu.

    Halk sağlığı için denetimlerini aralıksız sürdüren Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Ruhsat Denetim Müdürlüğü ekiplerinin iş yerlerine yaptığı denetimler sonrasında bin 511 adet son kullanma tarihi geçmiş gıda ürünlerine, 500 kg kokmuş et, sucuk ve sakatat ürünlerine ve 92 adet kaçak dolum yapılan kozmetik (şampuan) malzemesine el koydu. Ayrıca ekipler, zabıta ekiplerinin yıl içerisinde görev yaptığı esnada yapılan cezai işlemlere mukavemet edenlerden alınan 100 adet kesici ve delici aletlere de el konuldu.

    Tarihi geçmiş, kokmuş, bozuk ve kaçak ürünler ise ekiplerin kontrolünde imha edildi.

    “İhbar edin”

    Denetimlerin halk sağlığı için yapıldığını belirten Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşlardan halk sağlığını tehdit eden ürünlerin görüldüğünde mutlaka zabıtaya bildirilmesini istedi. İlçe genelinde gıda üretimi ve satışı yapan iş yerlerinin denetimlerini sürdürdüklerini de belirten Tahmazoğlu, “Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Ruhsat Denetim Müdürlüğü ekiplerimiz marketlerde, bakkallarda, kasaplarda ve benzer yerlerde yapılan denetimler sonrası özellikle son kullanma tarihi geçmiş 1.511 adet ürüne el koydu. Bu denetimler sırasında son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin yanı sıra şişeler ve paketler içinde ne olduğu belli olmayan ürünlere de el kondu. Ayrıca okul önlerinde satılan ve çocukların sağlığını tehdit edecek, son kullanma tarihi geçmiş içeriği belli olmayan ürünlerde toplanıldı. Son kullanma tarihi 4 yıl geçmiş kremlere ve kozmetik ürünlerine ve bakkallarda satılan ilaçlara el konuldu. Vatandaşlarımızın da kendi sağlıklarını düşünerek bu konularda duyarlı olmalarını ve ilaçları eczaneden almalarını istiyoruz. Bu tür ürünleri satan yerleri zabıta ekiplerimize günün hangi saati olursa olsun bildirsinler” dedi.

    Zabıtaları tebrik etti

    Belediye Başkanı Tahmazoğlu, denetimlerde zabıta ekiplerinin karşılaştığı saldırı ve mukavamet girişimlerini de hatırlatarak, zorlu koşullara rağmen başarılı bir şekilde görev yapan zabıtalara teşekkür etti. Ele geçirilen delici, kesici aletlerin zabıta ekiplerinin karşılaştığını en iyi şekilde anlattığını ifade eden Başkan Mehmet Tahmazoğlu, “Yapılan bu denetimler vatandaşın sağlığı için ve bu ürünleri yakalamakta kolay değil. Denetimler sırasında, zabıta ekiplerimiz çarşıda, pazarda korsan geri dönüşümcüler ve izinsiz satış yapanlara da müdahale ediyor. Bu denetimler sırasında mukavemetle de karşılaştıkları oluyor. Bu denetimler sırasında birçok kesici ve delici malzemeye ekiplerimiz tarafından el konuldu. Bu denetimlerinden dolayı Zabıta ekiplerimizi kutluyorum” diye konuştu.

    Başkan Mehmet Tahmazoğlu, zabıtanın kamu düzenini sağlamak için görev yapan belediyenin kolluk kuvveti oluğunu hatırlatarak zabıtaların görev yaptığı esnada duygusal davranmaları gerektiğini söyledi.

  • Opr. Dr. Atıl Birol: “Ağız sağlığı vücut sağlığını da etkiler”

    Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Atıl Birol, ağız sağlığının önemine dikkat çekerek, “Ağız sağlığı vücut sağlığını da etkiler” dedi.

    22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü ile Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeniyle Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi’nde bir kutlama yapıldı. Hafta nedeniyle diş polikliniğini ziyaret eden Başhekim Opr. Dr. Atıl Birol, poliklinikte görev yapan Diş Hekimleri Şengül Orak, Özlem Şimşek Ak, Arif Koray Orak ve Nimetullah Yakut’u kutladı.

    Özveriyle çalışan ve görevini layıkıyla yapan diş hekimlerini kutlayan Başhekim Birol, “Sağlıklı bir ağza sahip olmak demek; aynı zamanda büyük ölçüde sağlıklı bir vücuda sahip olmanın başlangıcı demektir. Ağız sağlığımızın bozulması demek sindirim sistemimizin etkilenmesi, kalp ve böbreklerin çalışmalarını aksatacak sorunların ortaya çıkması demektir” diyerek ağız sağlığının önemine dikkat çekti.

    “Ağız ve diş sağlığı yerinde bir toplumu hedefliyoruz”

    Diş hekimleri adına bir açıklama yapan Dr. Şengül Orak da, Başhekim Birol’a ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, “Ağız ve diş sağlığı bireyin vücut sağlığını doğrudan etkilemektedir. Ağız ve diş sağlığı korunmadığında birçok hastalığa yol açmaktadır. Tüm sağlık konularında olduğu gibi ağız ve diş sağlığı ile ilgili hastalıklarda da tedaviden çok koruyucu önlemlere ağırlık verecek çalışmalar yürütüyoruz. Diş çürüğü olmayan ağız ve diş sağlığı yerinde bir toplumu hedefliyoruz” dedi.

    2018 yılı içinde diş polikliniği çalışmaları hakkında da bilgi veren Diş Hekimi Şengül Orak, ocak ayı başından bu yana 19 bin 580 hastaya sağlık hizmeti verdiklerini açıkladı. Orak, yıl boyunca 586 cerrahi operasyon gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekledi.

  • Başkan Yıldırım: ’Uzun süre radyasyon hem ruh hem beden sağlığını bozuyor’

    Sağlık Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, radyasyonun kanser üzerindeki etkisinin uzun bilimsel araştırma ve tartışmalara konu olduğunu, radyasyonun kanser olma riskini artırdığı yönünde uzmanlar tarafından bir çok kez bunun dile getirildiğini belirterek, hastalara çok gerekmedikçe tomogrofi, röntgen, anjiyografi ve mamografi çektirilmemesi uyarısında bulunuldu. Yıldırım, “Sağlık çalışanları ise günde defalarca söz konusu radyasyona maruz kalmaktadır. Bu sebeple sağlık çalışanlarının sağlığı riske atılmamalı, gerekli tedbirler derhal alınmalıdır” dedi.

    Radyasyona maruz kalan sağlık çalışanlarının sağlığının tehdit altında olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldırım, “Radyasyonla çalışanların sağlığının korunması için çalışma koşullarının acilen iyileştirilmesi gerekiyor. Personel sayısının artırılması ile kişi başına düşen iş yükünün azaltılması sağlanabilir. Bunlara ilaveten yasalarda belirtilen azami çalışma saatlerine uyulması, koruyucu ekipmanların kullanılması, bunların denetiminin uygun şekilde yapılması, hizmet içi eğitimin ve yıllık düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmadan sürdürülmesi sağlanmalıdır. 3153 sayılı kanunun ek 1. maddesi uyarınca radyasyonla çalışanların haftalık çalışma süresi en fazla 35 saattir. 20 Haziran 2012 gün ve 6331 sayılı kanunun 30. maddesine dayanılarak hazırlanan 16 Temmuz 2013 gün ve 28709 Sayılı Resmi Gazete’de günlük çalışma süresinin azami 7,5 saat veya daha az olarak düzenlenmesi ve başka bir işte çalıştırılmaması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu çalışma süreleri azami çalışma süresi olup, bu sürenin üzerine çıkarak fazla çalışma yaptırılması açıkça yasaya aykırıdır” diye konuştu.

    Tiroid kanseri oldular

    Radyoloji teknisyenlerinde tiroid kanseri ve nodülü tespit edildiğine vurgu yapan Başkan Yıldırım, “Geçtiğimiz yıllarda radyasyon güvenliği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görev yapan ve tiroid kanseri tanısı alan radyoloji teknisyenleri ile bir kez daha gündeme gelmiştir. Bu kurumda görev yapan radyoloji teknisyenlerinin rutin muayenelerinde 12 kişide tiroid nodülü saptanmış, yapılan biyopsi sonrası iki radyoloji teknisyeninde tiroid kanseri tanısı konarak ameliyat edilmiş, 10 kişinin de tiroid nodülü tanısıyla izlemlerinin yapıldığı öğrenilmiştir” dedi.

    Sendika olarak bakanlık ile iş birliğine hazırız

    Yüksek radyasyonun insan psikolojisi üzerinde sebep olduğu olumsuz etkilere de değinen Özgür Yıldırım, “Yoğun radyasyona maruz kalan sağlık çalışanlarımızın bedenen hastalanmasının yanı sıra psikolojileri de bozulmaktadır. Kendilerini sürekli yorgun, uyku halinde hissetmekteler ve bu durumun sürekliliği de tükenmişlik sendromuna girmelerine sebebiyet vermektedir. Bu alandaki olumsuzlukların giderilmesi için biz sendika olarak Sağlık Bakanlığı ile iş birliği yapmaya hazırız. Bu alanda sendika, meslek örgütleri ve uzmanlık derneklerinin de görüşleri dikkate alınarak Sağlık ve Çalışma Bakanlığı tarafından değerlendirilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sağlık merkezlerinde radyasyon güvenliği sağlanmalı

    Alınması gereken önlemleri anlatan Başkan Yıldırım, şöyle devam etti: “Radyasyona maruz kalan sağlık çalışanlarının güvenliği için öncelikle radyoloji departmanlarının standartlara uygun ve kurumlarca onaylanmış olması gerekmektedir fakat bu tek başına yeterli bir kriter değildir. Departmandaki iş yükünün fazlalığı, çalışma sırasında kullanılan kişisel koruyucu ekipmanların uygun olmaması veya uygun kullanılmaması, radyasyon uygulamalarında gerekli hassasiyetin gösterilmemiş olması çalışanlar için olumsuz sonuçların ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Çalışanların radyasyona maruz kalma süresini arttıran diğer durumlar, personel sayısının yetersizliği, ehliyetsiz ve eğitimsiz kişilerin radyasyon alanında çalıştırılması ve çalışma süresinin fazla olmasıdır.”